Danıştay danistay 2024/2423 E. 2025/1271 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Danıştay Kararı
2024/2423
2025/1271
11 Haziran 2025
"İçtihat Metni"
T.C.
D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2024/2423
Karar No : 2025/1271
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : I-(DAVACI): ...
VEKİLİ : Av. ...
II-(DAVALI): ...Kurulu
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : Danıştay Beşinci Dairesinin 12/02/2024 tarih ve E:2022/10247, K:2024/876 sayılı kararının aleyhlerine olan kısımlarının temyizen incelenerek bozulması taraflarca karşılıklı olarak istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacının, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin geçici 35. maddesinin (A) fıkrası uyarınca PKK/KCK terör örgütü ile iltisak ve irtibatının olduğu gerekçesiyle meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun ... tarih ve... sayılı kararı ile bu karara karşı yapılan yeniden inceleme talebinin reddine ilişkin yine aynı Kurulun ... tarih ve ... sayılı kararının iptaline, yoksun kaldığı parasal haklarının görevden uzaklaştırıldığı 16/06/2020 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine, özlük haklarının iadesine karar verilmesi istenilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay Beşinci Dairesinin 12/02/2024 tarih ve E:2022/10247, K:2024/876 sayılı kararıyla;
"Maddi Olay ve Hukuki Süreç" ile "İlgili Mevzuat"a yer verilmiş; "Yargılamada İzlenen Usul ve Süreç", "PKK/KCK'ya İlişkin Tespit ve Değerlendirmeler", "Demokratik Anayasal Düzene Sadakat Yükümlülüğü", "Dava Konusu Edilen Kararın Hukuki Niteliği" başlıkları altında genel; "Kişiselleştirme ve Delillerin Değerlendirilmesi" başlığı altında hem genel hem de davacıya özel değerlendirmelerde bulunularak,
Davacı Yönünden Yapılan Değerlendirmede;
Dairelerinin karar verdiği tarih itibarıyla UYAP ortamında yapılan inceleme sonucunda, davacı hakkında "PKK silahlı terör örgütü propagandası yapmak" suçundan adli soruşturma başlatıldığı ve Antalya Cumhuriyet Başsavcılığının ... sayılı dosyasında soruşturmanın devam ettiğinin anlaşıldığı,
Davacı hakkındaki dava konusu meslekten çıkarma kararına esas alınan 4 ve 6 saniyelik iki videoya ilişkin olarak düzenlenen raporlar yönünden, davalı idare tarafından, davacının yer aldığı 4 ve 6 saniyelik görüntü içeriklerindeki hareket ile konuşmalara ve arka fonda çalınan Kürtçe şarkının Türkçe çevirisine ilişkin söz konusu raporların davacının PKK/KCK terör örgütü ile irtibat ve/veya iltisaklı olduğunu gösterir delil niteliğinde olduğu ileri sürülmüş ise de, anılan Raporlar ve davalı idarece gönderilen 4 ve 6 saniyelik video içerikleri incelendiğinde evde gerçekleştiği anlaşılan söylem ve hareketlerin örgütsel amaçla gerçekleştirildiğinin başkaca bir delille desteklenmediği; bununla birlikte dava konusu meslekten çıkarma kararına esas alınan 4 ve 6 saniyelik iki videoya ilişkin olarak düzenlenen raporlarda videoların içerik tarihine ilişkin bir bilgiye yer verilmediği, ancak davacı ile birlikte videoda bulunduğu iddia edilen Z.B.'nin "...Ben 2009-2013 yılları arasında Malatya İnönü Üniversitesi Eğitim Fakültesinde üniversite eğitimimi tamamladım. Üniversite eğitimim sırasında evde kalıyordum. ... isimli şahsı tanımıyorum. 2011-2012 eğitim döneminin ikinci yarısında ... isimli o dönem hukuk fakültesinde eğitim gören bir şahıs ile birlikte aynı evde kalmıştım..." ifadesinden videoların içerik tarihinin davacının üniversite eğitimi dönemine ait olduğu kabul edilse dahi bu videolar dışında dosyaya davacının üniversite dönemine ya da sonrasına ait PKK/KCK terör örgütü ile iltisaklı ya da irtibatlı olduğunu kanıtlayacak herhangi bir tespit ve delilin de dosyaya sunulmadığı görüldüğünden, davalı idarece gönderilen video içerikleri ile ilgili davacıya ilişkin yapılan tespitlerin, davacının PKK/KCK terör örgütü ile irtibat veya iltisakını tek başına ortaya koymaya yeterli bir delil olarak değerlendirilmesinin mümkün bulunmadığı,
Davacı hakkındaki tanık beyanı yönünden, Z.B.(K) 'nin ifadesinde, kendisine izlettirilen görüntülerdeki şahsın teşhisine ilişkin beyanlarda bulunduğu, görüntülerdeki şahsın davacı olduğu yönündeki beyanında da davacının PKK/KCK terör örgütü ile ilişkilendirecek herhangi bir hususa yer verilmediği görüldüğünden, anılan şahsın beyanlarının davacının PKK/KCK terör örgütü ile irtibat ve iltisakını ortaya koyan bir delil olarak değerlendirilmesine olanak bulunmadığı,
Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 19/01/2021 tarihli yazısı içeriğindeki HTS kayıtları yönünden, davacı hakkında düzenlenen HTS kayıtlarının incelemesi sonucunda görüşme içerikleri tespit olunamayan yalnızca PKK/KCK kapsamında eylem ve faaliyetlerde bulundukları iddiası ile haklarında adli işlem yapılan bir kısım kişilerle görüşmesinin bulunmasının, davacının PKK/KCK terör örgütü ile irtibat ve iltisakını ortaya koyan yeterli bir delil olarak değerlendirilmediği,
Ayrıca Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 19/01/2024 tarihli cevabi yazısında Başsavcılıklarınca davacı hakkında yürütülen soruşturma kapsamında, ... Sulh Ceza Hakimliğinin ... tarih ve...D.İş sayılı kararı gereğince PKK/KCK silahlı terör örgütüne üye olma (TCK 314/2 maddesi) suçundan şüpheli davacının kullandığı kendi adına kayıtlı... numaralı GSM hattının 2 (iki) ay süreyle iletişimin tespitine, dinlenmesine, kayda alınmasına ve sinyal bilgilerinin değerlendirilmesine CMK 135 maddesi gereğince izin verildiği ve bu kapsamda davacının soruşturma konusu olayla ilgili olarak 17/02/2023 tarihinde ... numaralı hattı kullanan Y.S.Ö. ile bir telefon görüşmesi yaptığı, Y.S.Ö. isimli şahsın halen Gaziosmanpaşa Cumhuriyet Savcısı olarak görev yaptığının belirtilmesi üzerine, davacı hakkında PKK/KCK silahlı terör örgütünün propagandasını yapma ve bu örgüte üye olma suçundan devam eden Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı'nın... esas sayılı soruşturma dosyasının UYAP üzerinden incelenmesi sonucu, 17/02/2023 tarihinde davacı ile halen görevde olan Gaziosmanpaşa Cumhuriyet Savcısı Y.S.Ö. arasında geçen konuşma içeriğinden davacının PKK/KCK terör örgütü ile irtibat ve iltisakını ortaya koyan bir tespit yapılamadığının anlaşıldığı,
Hazine ve Maliye Bakanlığı Mali Suçları Araştırma Kurulu Başkanlığı'nın(MASAK) UYAP kayıt tarihi 25/12/2023 olan bilâ tarihli yazısı içeriğindeki transfer bilgisi yönünden, FETÖ/PDY terör örgütü ile iltisaklı olduğu gerekçesiyle kamu görevinden çıkarılan E.A.'ya mahiyeti ve kapsamı bilinmeyen ve bir kere yapıldığı görülen para transferinin davacının PKK/KCK terör örgütü ile irtibat ve iltisakını ortaya koyan bir delil olarak değerlendirilmediği,
Dosyada bulunan bilgi ve belgeler ile yukarıda yer verilen açıklamalar bir bütün olarak değerlendirildiğinde, davalı idarece bakılmakta olan dosyada davacının terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplarla iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğuna ilişkin yeterli delil sunulmadığı, sunulan delillerin ise davacının iltisakı veya irtibatını ortaya koyacak yeterlilikte ve nitelikte olmadığı, ayrıca ilgili kamu kurumları ve özel kuruluşlarca Dairelerinin 02/11/2023 tarihli ara kararına verilen cevaplarda da davacının iltisak veya irtibatını somut olarak ortaya koyan herhangi bir bilgi ve belgenin bulunmadığının anlaşıldığı,
Bu nedenle, davacının PKK/KCK terör örgütü ile iltisak ve irtibatının olduğu gerekçesiyle tesis edilen dava konusu kararlarda hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varıldığı,
Dava konusu kararlarda hukuka uyarlık görülmediğinden davacının bu kararlar nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin işlemin tesis edildiği tarihten itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesi ve özlük haklarının iadesi gerektiği,
Öte yandan, davalı idarece, davacının PKK/KCK terör örgütü ile iltisak ve/veya irtibatını ortaya koyacak nitelikte delillerin tespit edilmesi halinde yeniden işlem tesis edilebileceği gerekçesiyle,
Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun ... tarih ve ...sayılı kararının ve bu karara karşı yapılan yeniden inceleme talebinin reddine ilişkin yine aynı Kurulun ... tarih ve...sayılı kararının davacıya ilişkin kısımlarının iptaline, davacının bu kararlar nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin işlemin tesis edildiği tarihten itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davacıya ödenmesine, özlük haklarının iadesine, görevden uzaklaştırıldığı döneme denk gelen parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesi istemi yönünden davanın incelenmeksizin reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, dava sürecinde ortaya konulan maddi sebeplerin davacının PKK/KCK terör örgütüne iltisak ve irtibatını ortaya koyması için yeterli olduğu, davacıyla ilgili video içerikleri, davacının"Yaşasın Başkan Apo" anlamına gelen “biji serok Apo" ve "bölücüyüm" şeklindeki söylemleri, videonun arka fonunda elebaşını öven müzik yer alması, tanık ifadesi, PKK/KCK örgüt üyeliği sebebiyle hakkında adli işlem yapılan - 18 kişiyle - kişilerle iletişimi, Masak raporunda tespit edilen hususların davacının iltisakı yönünde kanaatin oluşması için yeterli olduğu; görüntülerde yer alan kişinin davacı olduğu hususunda tereddüt bulunmadığı, tanığın davacıyı teşhis ettiği ve görüntülerdeki kişinin bizzat davacının kendisi olduğunu beyan ettiği; Danıştay Savcısının, davacının PKK/KCK ile irtibat ve iltisaklı olduğu ve davanın reddine karar verilmesi gerektiği yönündeki görüşünün de dikkate alınması gerektiği, davacıya 375 sayılı KHK'da savunma yapılması için öngörülen 7 günlük sürenin verildiği; 685 ve 375 sayılı KHK'lar kapsamında açılan tam yargı davalarına karşı yargı yolunun kapalı olduğu, 7075 sayılı Kanun'un 10/1. maddesi gereği maddi/manevi tazminat taleplerinin reddi gerektiği, 685 sayılı KHK’nın yürürlüğe girdiği tarih öncesi için hiçbir şekilde parasal/özlük hak, maddi/manevi tazminat ve faize hükmedilemeyeceği, söz konusu parasal/özlük hak ve faiz taleplerinin dava tarihinden itibaren dikkate alınabileceğine dair yerleşik Danıştay içtihatlarına aykırı taleplerin kabulünün mümkün olmadığı, dava konusu işlemde herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığından parasal/özlük hak ve faiz talebinin de reddi gerektiği ileri sürülmektedir.
Davacı tarafından, Daire kararının, görevden uzaklaştırılması nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının görevden uzaklaştırıldığı tarihten itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesi istemi yönünden davanın incelenmeksizin reddine dair kısmının, usul ve yasaya aykırı olduğu; hakkında verilen meslekten uzaklaştırma kararı ile birlikte özlük ve mali haklarından yoksun kaldığının açık olduğu, bu tarihten itibaren kendisine parasal ve özlük haklarının iade edilmesi gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından, irtibat ve iltisak kavramlarının geniş yorumlandığı, dosya kapsamında davacının terör örgütü ile irtibatlı ve iltisaklı olduğunu gösterir delillerin bulunmadığı, terör örgütü ile bağlantısının veya bu örgütlerin amacına hizmet eden bir eyleminin ya da davranışının olmadığı; eşinin ve abisinin polis olarak görev yaptığı, video içeriklerinin kısa olduğu, videonun öncesinin ve sonrasının olmadığı, video içeriğinin kırpılmış olmasının ve videodaki kişilerin hal ve hareketlerinin tiyatral bir görünüm arz etmesi nedeniyle itibar edilemeyeceği, tanığın ifadelerinin çelişkili olduğu, tanık hakkında aynı eylemler nedeniyle yürütülen ceza soruşturması neticesinde takipsizlik kararı verildiği, bu takipsizlik kararının gerekçelerinin tamamının kendisi için de geçerli olduğu; HTS kayıtlarına göre 2011-2020 yılları arasında on yıllık bir süreçte terör örgütü adına eylem ve faaliyette bulunan 18 kişi ile irtibat kurmasının aleyhe yorumlandığı ancak bu kadar uzun bir sürede bu kadar az görüşmenin olmasının terör örgütüyle irtibat ve iltisaklı olmadığını göstermiş olduğu, ailevi çevresi ve sosyal hayatıyla ilgili detaylı araştırma yapılması gerekirken yapılmadığı, temyize konu kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuş, davalı idare tarafından savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ : Davalı idarenin temyiz isteminin kabulü ile Daire kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY:
Türkiye’de 15 Temmuz 2016 gecesi, kendilerini “Yurtta Sulh Konseyi” olarak isimlendiren bir grup Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) mensubu tarafından, demokratik biçimde halk tarafından göreve getirilen Türkiye Büyük Millet Meclisini (TBMM), Türkiye Cumhuriyeti Hükûmetini ve Cumhurbaşkanı'nı devirmek ve anayasal düzeni ortadan kaldırmak amacıyla darbe teşebbüsünde bulunulmuş, bu teşebbüs Türk Milleti tarafından akamete uğratılmıştır.
Anayasa'nın olay tarihinde yürürlükte bulunan 118. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca Milli Güvenlik Kurulu (MGK) tarafından 20/07/2016 tarihli toplantıda yapılan değerlendirmede, darbe teşebbüsünün TSK içindeki Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) mensupları tarafından başlatıldığı, bu örgütün kuruluş aşamasından itibaren etkisi altına aldığı eğitim kuruluşları, sivil toplum kuruluşları, medya kuruluşları, ticari kuruluşlar ve kamu görevlileri aracılığıyla Milleti ve Devleti kontrol altında tutmayı amaçladığı belirtilmiştir.
MGK'nın anılan toplantısında "demokrasinin, hukuk devleti ilkesinin, vatandaşların hak ve özgürlüklerinin korunmasına yönelik tedbirlerin etkin bir şekilde uygulanabilmesi amacıyla" Hükûmete olağanüstü hâl ilan edilmesi tavsiyesinde bulunulması hususu kararlaştırılmıştır. Cumhurbaşkanı başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulu 20/07/2016 tarihinde, ülke genelinde 21/07/2016 Perşembe günü saat 01.00'den itibaren geçerli olmak üzere doksan gün süreyle olağanüstü hâl ilan edilmesine karar vermiştir. Anılan karar 21/07/2016 tarih ve 29777 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiş ve aynı gün TBMM tarafından onaylanmıştır. Olağanüstü hâl, daha sonrasında üçer aylık dönemler hâlinde Cumhurbaşkanı başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulu tarafından uzatılmış ve 18/07/2018 tarihinde kaldırılmıştır.
23/07/2016 tarihinde Türkiye Cumhuriyeti tarafından Avrupa Konseyi Genel Sekreterliği ve Birleşmiş Milletler Genel Sekreterliğine, Türkiye’de 21/07/2016 tarihinde olağanüstü hâlin yürürlüğe girmesiyle birlikte başlayan süreçte, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi (AİHS)’nin 15. maddesinde görüldüğü şekliyle Sözleşme’den doğan yükümlülükler bağlamında daha az güvence sağlanabileceği belirtilerek derogasyon bildiriminde bulunulmuştur.
23/07/2016 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname'nin (667 sayılı KHK) 3/1. maddesi ile yargı mensupları ve bu meslekten sayılanlardan terör örgütlerine veya Devletin millî güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna MGK tarafından karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilenlerin meslekten veya kamu görevinden çıkarılmalarına karar verileceği düzenlenmiştir. Anılan KHK, 18/10/2016 tarihli ve 6749 sayılı Kanun'la değiştirilerek kabul edilmiş, bu Kanun ise 29/10/2016 tarih ve 29872 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir.
23/01/2017 tarih ve 29957 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 685 sayılı Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu Kurulması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname (685 sayılı KHK) ile 667 sayılı KHK'nın ilgili maddesi uyarınca meslekte kalmalarının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmalarına karar verilen hâkim ve savcıların, kararın kesinleşmesinden itibaren altmış gün içinde ilk derece mahkemesi olarak Danıştayda dava açabilecekleri düzenlenmiştir. 685 sayılı KHK, 01/02/2018 tarihli ve 7075 sayılı Kanun'la değiştirilerek kabul edilmiş, anılan Kanun 08/03/2018 tarih ve 30354 sayılı (mükerrer) Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir.
Nitekim, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM), Kadriye Çatal/Türkiye (B. No: 2873/17, 07/03/2017) kararında, haklarında meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına karar verilen yargı mensupları için doğrudan Danıştayda iptal davası açma imkânının tanındığını belirterek Kadriye Çatal tarafından yapılan başvuruyu iç hukuk yollarının tüketilmemiş olduğu gerekçesiyle kabul edilemez bulmuştur.
Diğer yandan, olağanüstü hâlin sona erdirilmesinden sonra 31/07/2018 tarih ve 30495 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 7145 sayılı Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 26. maddesi ile 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'ye geçici 35. madde eklenmiş ve bu maddenin (A) fıkrasında; bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren üç yıl süreyle, 667 sayılı KHK'nın 3/1. maddesi ile benzer şekilde, yargı mensupları ve bu meslekten sayılanlardan terör örgütlerine veya Devletin millî güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna MGK tarafından karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilenlerin meslekte kalmalarının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmalarına karar verileceği, ayrıca aynı maddenin son fıkrasında, (A) fıkrası uyarınca haklarında işlem tesis edilecek olanlara yedi günden az olmamak üzere ilgili kurum tarafından uygun vasıtalarla savunma hakkı verileceği düzenlenmiştir. Daha sonra, 28/07/2021 tarihli ve 31551 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 7333 sayılı Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 23. maddesiyle, söz konusu geçici 35. maddenin (A) fıkrasında yer alan “üç yıl” ibaresi “dört yıl” şeklinde değiştirilmiştir.
Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun ...tarih ve... sayılı kararıyla, yargı mensubu olarak görev yapmakta olan davacının meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına karar verilmiş, bu karara karşı yapılan yeniden inceleme talebi anılan Kurul tarafından ... tarih ve ... sayılı kararla reddedilmiştir.
Bunun üzerine temyizen incelenen dava açılmıştır.
Öte yandan, davacı hakkında "PKK silahlı terör örgütü propagandası yapmak" suçundan adli soruşturma başlatıldığı ve Antalya Cumhuriyet Başsavcılığının ... sayılı dosyasında soruşturmanın devam ettiği görülmüştür.
İLGİLİ MEVZUAT
1) Anayasa
Anayasa’nın Başlangıç kısmında, Millet iradesinin mutlak üstünlüğü, egemenliğin kayıtsız şartsız Türk Milletine ait olduğu ve bunu Millet adına kullanmaya yetkili kılınan hiçbir kişi ve kuruluşun, bu Anayasa'da gösterilen hürriyetçi demokrasi ve bunun icaplarıyla belirlenmiş hukuk düzeni dışına çıkamayacağı belirtilmiş ve 176. maddesinde de Anayasa'nın dayandığı temel görüş ve ilkeleri belirten başlangıç kısmının, Anayasa metnine dâhil olduğu kuralı getirilmiştir.
Anayasa'nın 5. maddesi: "Devletin temel amaç ve görevleri, Türk Milletinin bağımsızlığını ve bütünlüğünü, ülkenin bölünmezliğini, Cumhuriyeti ve demokrasiyi korumak, kişilerin ve toplumun refah, huzur ve mutluluğunu sağlamak; kişinin temel hak ve hürriyetlerini, sosyal hukuk devleti ve adalet ilkeleriyle bağdaşmayacak surette sınırlayan siyasal, ekonomik ve sosyal engelleri kaldırmaya, insanın maddî ve manevî varlığının gelişmesi için gerekli şartları hazırlamaya çalışmaktır."
Anayasa’nın 6. maddesi: “Egemenlik, kayıtsız şartsız Milletindir.
Türk Milleti, egemenliğini, Anayasanın koyduğu esaslara göre, yetkili organları eliyle kullanır.
Egemenliğin kullanılması, hiçbir surette hiçbir kişiye, zümreye veya sınıfa bırakılamaz. Hiçbir kimse veya organ kaynağını Anayasadan almayan bir Devlet yetkisi kullanamaz.”
Anayasa’nın 9. maddesi: "Yargı yetkisi, Türk Milleti adına bağımsız ve tarafsız mahkemelerce kullanılır."
Anayasa’nın 13. maddesi: “Temel hak ve hürriyetler, özlerine dokunulmaksızın yalnızca Anayasanın ilgili maddelerinde belirtilen sebeplere bağlı olarak ve ancak kanunla sınırlanabilir. Bu sınırlamalar, Anayasanın sözüne ve ruhuna, demokratik toplum düzeninin ve lâik Cumhuriyetin gereklerine ve ölçülülük ilkesine aykırı olamaz.”
Anayasa’nın 14. maddesi: “Anayasada yer alan hak ve hürriyetlerden hiçbiri, Devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğünü bozmayı ve insan haklarına dayanan demokratik ve lâik Cumhuriyeti ortadan kaldırmayı amaçlayan faaliyetler biçiminde kullanılamaz.
Anayasa hükümlerinden hiçbiri, Devlete veya kişilere, Anayasayla tanınan temel hak ve hürriyetlerin yok edilmesini veya Anayasada belirtilenden daha geniş şekilde sınırlandırılmasını amaçlayan bir faaliyette bulunmayı mümkün kılacak şekilde yorumlanamaz...”
Anayasa’nın 20. maddesinin birinci fıkrası: “Herkes, özel hayatına ve aile hayatına saygı gösterilmesini isteme hakkına sahiptir. Özel hayatın ve aile hayatının gizliliğine dokunulamaz.”
Anayasa’nın 36. maddesi: "Herkes, meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir.
Hiçbir mahkeme, görev ve yetkisi içindeki davaya bakmaktan kaçınamaz."
Anayasa’nın 138. maddesinin birinci fıkrası: “Hâkimler, görevlerinde bağımsızdırlar; Anayasaya, kanuna ve hukuka uygun olarak vicdanî kanaatlerine göre hüküm verirler.”
Anayasa’nın 139. maddesi: “Hâkimler ve savcılar azlolunamaz, kendileri istemedikçe Anayasada gösterilen yaştan önce emekliye ayrılamaz; bir mahkemenin veya kadronun kaldırılması sebebiyle de olsa, aylık, ödenek ve diğer özlük haklarından yoksun kılınamaz.
Meslekten çıkarılmayı gerektiren bir suçtan dolayı hüküm giymiş olanlar, görevini sağlık bakımından yerine getiremeyeceği kesin olarak anlaşılanlar veya meslekte kalmalarının uygun olmadığına karar verilenler hakkında kanundaki istisnalar saklıdır.”
Anayasa’nın 140. maddesinin ikinci fıkrası: “Hâkimler, mahkemelerin bağımsızlığı ve hâkimlik teminatı esaslarına göre görev ifa ederler.”
Anayasa’nın 159. maddesinin birinci fıkrası: “Hâkimler ve Savcılar Kurulu, mahkemelerin bağımsızlığı ve hâkimlik teminatı esaslarına göre kurulur ve görev yapar.”
Aynı maddenin sekizinci fıkrası: “Kurul, adlî ve idarî yargı hâkim ve savcılarını mesleğe kabul etme, atama ve nakletme, geçici yetki verme, yükselme ve birinci sınıfa ayırma, kadro dağıtma, meslekte kalmaları uygun görülmeyenler hakkında karar verme, disiplin cezası verme, görevden uzaklaştırma işlemlerini yapar...”
2) AİHS
AİHS'in 6. maddesinin birinci fıkrası: "Herkes davasının, medeni hak ve yükümlülükleriyle ilgili uyuşmazlıklar ya da cezai alanda kendisine yöneltilen suçlamaların esası konusunda karar verecek olan, yasayla kurulmuş, bağımsız ve tarafsız bir mahkeme tarafından, kamuya açık olarak ve makul bir süre içinde görülmesini isteme hakkına sahiptir. Karar alenî olarak verilir. Ancak, demokratik bir toplum içinde ahlak, kamu düzeni veya ulusal güvenlik yararına, küçüklerin çıkarları veya bir davaya taraf olanların özel hayatlarının gizliliği gerektirdiğinde veyahut, aleniyetin adil yargılamaya zarar verebileceği kimi özel durumlarda ve mahkemece bunun kaçınılmaz olarak değerlendirildiği ölçüde, duruşma salonu tüm dava süresince veya kısmen basına ve dinleyicilere kapatılabilir."
AİHS'in 8. maddesi: “Herkes özel ve aile hayatına, konutuna ve yazışmasına saygı gösterilmesi hakkına sahiptir.
Bu hakkın kullanılmasına bir kamu makamının müdahalesi, ancak müdahalenin yasayla öngörülmüş ve demokratik bir toplumda ulusal güvenlik, kamu güvenliği, ülkenin ekonomik refahı, düzenin korunması, suç işlenmesinin önlenmesi, sağlığın veya ahlakın veya başkalarının hak ve özgürlüklerinin korunması için gerekli bir tedbir olması durumunda söz konusu olabilir.”
3) Kanun
31/07/2018 tarih ve 30495 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7145 sayılı Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 26. maddesi ile 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'ye eklenen ve 18/07/2021 tarihli, 7333 sayılı Kanun'un 23. maddesiyle değiştirilen geçici 35. maddenin (A) fıkrası: "Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren dört yıl süreyle; terör örgütlerine veya Millî Güvenlik Kurulunca Devletin millî güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilen ... hâkim ve savcılar hakkında Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunca, ... meslekte kalmalarının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmalarına karar verilir. Bu kararlar, Resmî Gazetede yayımlanır ve yayımı tarihinde ilgililere tebliğ edilmiş sayılır. Meslekten çıkarma kararlarına karşı ilgili kanunlarda yer alan hükümler uyarınca itiraz edilmesi veya yeniden inceleme talebinde bulunulması üzerine verilen kararlar da Resmî Gazetede yayımlanır ve yayımı tarihinde ilgililere tebliğ edilmiş sayılır. Bu kişiler hakkında alınan kararlar on beş gün içinde Devlet Personel Başkanlığına bildirilir. Görevden uzaklaştırılanlar veya görevlerine son verilenlerin silah ruhsatları ve pasaportları iptal edilir ve bu kişiler oturdukları kamu konutlarından veya vakıf lojmanlarından on beş gün içinde tahliye edilir.
Bu fıkranın birinci paragrafı uyarınca görevine son verilenler hakkında bu maddenin (B) fıkrasının ikinci paragrafı hükümleri uygulanır. Ayrıca askeri hâkimlerin askeri rütbeleri, mahkûmiyet kararı aranmaksızın alınır."
Anılan maddenin (B) fıkrasının ikinci paragrafı: "Bu fıkranın birinci paragrafı uyarınca görevine son verilenler bir daha kamu hizmetinde istihdam edilemez, doğrudan veya dolaylı olarak görevlendirilemez; görevinden çıkarılanların uhdelerinde bulunan her türlü mütevelli heyet, kurul, komisyon, yönetim kurulu, denetim kurulu, tasfiye kurulu üyeliği ve sair görevleri de sona ermiş sayılır... Bu paragrafta sayılan görevleri yürütmekle birlikte kamu görevlisi sıfatını taşımayanlar hakkında da bu paragraf hükümleri uygulanır."
Aynı maddenin son fıkrası: "Bu maddenin (A) ve (B) fıkraları uyarınca haklarında işlem tesis edilecek olanlara yedi günden az olmamak üzere ilgili kurum tarafından uygun vasıtalarla savunma hakkı verilir. Verilen süre içinde savunmasını yapmayanlar, savunma hakkından vazgeçmiş sayılır."
4) Etik İlkeler
Hâkimler ve savcılar Anayasa ve kanunlarla kendilerine verilen görev ve yetkileri, yazılı olsun ya da olmasın evrensel anlamda hâkim ve savcıları bağladığı hususunda kuşku bulunmayan etik kurallara tabi olarak yerine getirmelidirler.
Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulunun 27/06/2006 tarih ve 315 sayılı kararı ile benimsenmesine karar verilmiş ve Adalet Bakanlığı Personel Genel Müdürlüğünce tüm hâkim ve savcılara genelge olarak duyurulmuş olan "Bangalor Yargı Etiği İlkeleri"nde bağımsızlık, tarafsızlık, doğruluk, dürüstlük, eşitlik, ehliyet ve liyakat korunan değerler olarak sayılmıştır. Yine Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulunun 10/10/2006 tarih ve 424 sayılı kararı ile benimsenmesine karar verilerek Adalet Bakanlığı Personel Genel Müdürlüğü tarafından tüm hâkim ve savcılara duyurulan Savcılar İçin Etik ve Davranış Biçimlerine İlişkin Avrupa Esasları “Budapeşte İlkeleri” de Bangalor İlkeleri ile benzer ilkeleri içermektedir.
Bangalor Yargı Etiği İlkelerinde hâkimin; herhangi bir yerden herhangi bir sebeple doğrudan ya da dolaylı olarak gelebilecek her türlü dış etki, rüşvet, baskı, tehdit ve müdahaleden uzak şekilde, olaylara ilişkin kendi değerlendirmesine dayanarak ve hukuka dair kendi vicdani anlayışı ile uygun biçimde yargı işlevini bağımsız olarak yerine getirmesi; mahkeme içerisinde ve dışında, halkın, hukukçuların ve dava taraflarının yargı ve hâkim tarafsızlığına duyduğu güveni koruyacak ve artıracak davranışlar içerisinde olması; sürekli kamu gözetiminin öznesi durumunda olan hâkimin, sıradan bir vatandaşın ağır olarak nitelendirebileceği kişisel sınırlamaları kabul etmek durumunda olduğu ve bunu özgürce ve kendi iradesiyle yapması, özellikle yargı vazifesinin onuruyla uyumlu bir tarzda davranması; diğer vatandaşlar gibi ifade, inanç, dernek kurma ve toplanma özgürlüğüne sahip olduğu ancak bu hakların kullanılmasında, yargı mesleğinin onurunu, yargının bağımsızlığını ve tarafsızlığını koruyacak şekilde davranması gerektiği hususları belirtilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
1) Dava Konusu Edilen Kararların Hukuki Niteliği
Anayasa’nın 139. maddesinde hâkim ve savcıların görevlerinin sona ermesi sonucunu doğuran işlemler, disiplin cezaları ve meslekte kalmalarının uygun olmadığı yönünde verilen kararlar olarak ikiye ayrılmıştır. 24/02/1983 tarihli ve 2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanunu'nun "Hâkimlik ve savcılık görevlerinin sona ermesi" kenar başlıklı 53. maddesinde de disiplin cezası niteliğindeki meslekten çıkarma işlemi ile hâkimlik ve savcılık görevinin sona ermesi sonucunu doğuran diğer işlemler ayrı ayrı belirtilmiştir.
Dolayısıyla gerek 667 sayılı KHK'nın 3. maddesi gerekse OHAL kalktıktan sonra uygulanacak olan 375 sayılı KHK'nın geçici 35. maddesi uyarınca hâkim ve savcıların meslekte kalmalarının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmalarına ilişkin kararların, bu kişilere disiplin cezası verilmesine ilişkin kararlardan ayrı nitelikte olduğu konusunda duraksama bulunmamaktadır.
Kurulumuz kararlarında da belirtilmiş olduğu üzere, 667 sayılı KHK'nın 3. maddesi uyarınca terör örgütlerine veya MGK'ca Devletin millî güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilen yargı mensuplarının, “meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına" ilişkin kararlar, adli suç veya disiplin suçu işlenmesi karşılığında uygulanan yaptırımlardan farklı olarak terör örgütleri ile millî güvenliğe karşı faaliyette bulunduğu kabul edilen yapıların kamu kurum ve kuruluşlarındaki varlığını ortadan kaldırmayı amaçlayan “olağanüstü tedbir" niteliğindedir.
Bu kapsamda, ülkenin içinde bulunduğu tehdidin ortadan kaldırılması ve bozulan kamu düzeninin ivedi şekilde yeniden tesis edilmesi amacıyla, üstün kamu gücü yetkisi kullanma ayrıcalığına sahip bu kişilerden 667 sayılı KHK'nın 3. maddesiyle “terör örgütleri ile millî güvenliğe karşı faaliyette bulunduğu kabul edilen yapılara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilenler" hakkında olağan dönemdeki yaptırımlardan farklı olarak olağanüstü nitelikte tedbir, OHAL kalktıktan sonra 375 sayılı KHK'nın geçici 35. maddesiyle de “terör örgütleri ile millî güvenliğe karşı faaliyette bulunduğu kabul edilen yapılara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilenler” hakkında da dört yıl süreyle uygulanmak üzere meslekten çıkarma yaptırımı getirilmiştir.
Terör örgütleri ile millî güvenliğe karşı faaliyette bulunduğu kabul edilen yapılara üyelik, mensubiyet, iltisak veya bunlarla irtibat, anayasal düzene sadakat yükümlülüğünün yitirildiğini ortaya koyan ve hâkim ve savcılar hakkında bahse konu yaptırımın uygulanmasını gerektiren hâllerdir. Yukarıda yer verilen yapılara üyelik ve mensubiyet olmasa da bu yapılara iltisaklı veya bunlarla irtibatlı bulunulması hâli de anılan yaptırımın uygulanabilmesi için yeterlidir. Nitekim davalı idare, yargı mensupları hakkında aldığı meslekte kalmalarının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin kararları, anılan yargı mensuplarının terör örgütleri ile irtibat ve iltisaklarının sabit olduğu gerekçesiyle tesis etmiştir.
Anayasa Mahkemesi 14/11/2019 tarih ve E:2018/89, K:2019/84 sayılı kararında iltisaklı kavramını ''kavuşan, bitişen, birleşen'', irtibatlı kavramını ise ''bağlantılı'' olarak tanımlamıştır. Bu kavramlar ile kişilerin cezai sorumluluğunu gerektiren örgüte üyelik ve mensubiyet kavramlarına nazaran terör örgütleri ile daha az yoğun ve atipik bir bağlantının vurgulandığı açıktır. Bu kapsamda kişilerin terör örgütleri ile irtibat ve iltisaklarının ortaya konulabilmesi için, örgütün amaçlarının gerçekleştirilmesi ya da örgütten yarar sağlamak maksadıyla gerek örgütten gelen talimatlar doğrultusunda gerekse inisiyatif alarak bulundukları hal ve hareketler neticesinde örgüte veya kendilerine yarar sağladıkları ya da örgüt ile amaç birliği veya sosyal birliktelik görünümü içinde oldukları yönünde kanaat oluşması yeterli olacaktır.
Bu bağlamda, üstün bir kamu gücü yetkisi niteliğindeki yargı yetkisini kullanan yargı mensupları yönünden örgüt ile irtibat ve iltisak hususu değerlendirildiğinde, yetki ve nüfuzlarını kullanarak örgütün amaçlarını gerçekleştirmesi için ya da örgütün talimatları doğrultusunda kendilerine veya başkalarına yarar sağlamak için birtakım hal ve hareketlerde bulunmak suretiyle demokratik anayasal düzene sadakat yükümlülüklerini ihlal ettikleri yönünde bir kanaat oluşması halinde örgüt ile irtibat ve iltisaklarının bulunduğunu söylemek mümkün olacaktır.
5) Kişiselleştirme ve Delillerin Değerlendirilmesi
Yargı mensubu olarak görev yapanlar hakkında meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin bahse konu yaptırımın uygulanması için ilgililerin terör örgütleri ve millî güvenliğe karşı faaliyette bulunduğu kabul edilen yapılara üyelik, mensubiyet veya iltisakını ya da bunlarla irtibatını ortaya koyan delil, bulgu ve bu yönde değerlendirme yapılmasına neden olan hususların idare tarafından ortaya konulması gerekmektedir.
Dava konusu kararların dayanağı olan deliller davalı idare tarafından dava konusu kararların tesisinden önce tespit edilerek ve savunması alınmak suretiyle davacıya bildirilmiştir. Bunun yanında, dava konusu kararlar ile ilgili olarak kararların tarihinden sonra tespit edilerek davalı idare tarafından dosyaya sunulan birtakım delillerin, terör örgütleri ile millî güvenliğe karşı faaliyette bulunduğu kabul edilen yapılara üyelik, mensubiyet, iltisak veya bunlarla irtibatı ve anayasal düzene sadakat yükümlülüğünün yitirildiğini ortaya koyan geçmişe ilişkin olay ve olgular olması halinde dava konusu kararların hukuka uygunluğunun değerlendirilmesinde dikkate alınabileceği tabiidir. Kaldı ki, kararımızın "Yargılamada İzlenen Usul ve Süreç" başlıklı kısmında da belirtildiği gibi, dava konusu kararların gerekçesi olarak daha önce davacıya bildirilmemiş olmakla birlikte yargılama safahatında dava dosyasına sunulan tüm bilgi ve belgeler ilgililere tebliğ edilerek bu bilgi ve belgelere karşı etkin bir şekilde beyanda bulunma imkânı tanınmıştır.
Öte yandan, 375 sayılı KHK'nın geçici 35. maddesi uyarınca bir yaptırım olarak meslekte kalmalarının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmalarına karar verilen yargı mensupları hakkında bu yaptırımın tedbirin sebebini oluşturan eylem ve davranışların niteliği ve mahiyeti itibarıyla aynı zamanda ceza hukuku bakımından da suç oluşturması halinde 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu (TCK) uyarınca ceza soruşturması ve kamu davası açıldığı da görülmüştür.
Bununla birlikte, 375 sayılı KHK'nın geçici 35. maddesi uyarınca bir yargı mensubu hakkında terör örgütüne üyelik ve mensubiyeti olmasa da bu terör örgütü ile iltisaklı veya irtibatlı olması nedeniyle meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına yönelik yaptırımın uygulanabilmesi karşısında, anılan yargı mensubu hakkında açılan ceza davasında beraat veya takipsizlik kararı verilmiş olmasının, ilgili hakkında anılan yaptırımın hukuka uygunluğu yönünden yürütülen yargılama faaliyeti için bağlayıcı olmayacağı açıktır.
Bu durumda, somut olayda davacı hakkında "PKK silahlı terör örgütü propagandası yapmak" suçundan adli soruşturma başlatıldığı ve Antalya Cumhuriyet Başsavcılığının 2022/14519 sayılı dosyasında soruşturmanın devam etmesinin, PKK/KCK ile iltisak ve irtibatının bulunup bulunmadığı yönünden farklı bir değerlendirme yapılmasına hukuki engel oluşturmayacağı gibi yapılacak idari yargılama yönünden bağlayıcılığı da bulunmamaktadır.
Dava dosyasında yer alan davacı hakkındaki bilgi ve belgelerin değerlendirilmesine gelince;
a) Dava Konusu Meslekten Çıkarma Kararına Esas Alınan 4 ve 6 saniyelik iki videoya İlişkin Olarak Düzenlenen Raporlar
Görüntü içeriklerinde davacının olduğuna dair 4 ve 6 saniyelik iki video hakkında Hakimler ve Savcılar Kurulu Müfettişliği'nin talebi üzerine hazırlanan Emniyet Genel Müdürlüğü Ankara Bölge Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğünün 14/08/2020 tarihli Uzmanlık Raporunda;
""...Müzekkerede Belirtilen İnceleme Talebi
Tarafımıza gönderilen müzekkerede; tetkik konusu kamera kayıtlarında hedef gösterilen şahıslara ait görüntüler ile mukayese konusu ... (...) ... isimli şahsa ait olduğu belirtilen fotoğraf arasında karşılaştırmalı bir incelemenin yapılması talep edilmiştir.
Açıklama ve Değerlendirmeler
İstem doğrultusunda, inceleme konusu görüntüler üzerinde yapılan ön incelemede
Tetkik konusu görüntülere ait kayıt çözünürlüğün (görüntüyü oluşturan piksel sayısı) düşük olduğu
Tetkik konusu görüntülerde hedef gösterilen şahsın kayıtları gerçekleştiren kameralara göre uygun açı ve pozisyonda bulunmadığı müşahede edilmiştir.
Yine de, tetkik konusu kamera kayıtlarında hedef gösterilen şahsa ait görüntüler ile mukayese konusu ... (...) ... isimli şahsa ait olduğu belirtilen fotoğraf arasında morfolojik (yüzün anatomik karakteristiğinin incelenmesi) yöntemler kullanılarak yapılan karşılaştırmalı incelemede;
Genel yüz görünümleri ve çene yapıları,
Yönlerinden "Benzerlik” görülmüş ise de;
Yukarıda ön inceleme bölümünde belirtilen olumsuzluklar nedeniyle, kanaat belirtme düzeyinde bir görüş beyanında bulunulabilmesi mümkün olamamıştır." şeklinde tespitlere yer verilmiştir.
Ankara İl Emniyet Müdürlüğü TEM Şube Müdürlüğünün 28/10/2021 tarihli Araştırma Raporunda;
"...Hakimler ve Savcılar Kurulu'nun ... tarih ve ... sayılı yazısı ile, yazı ekinde gönderilen CD/DVD içerisindeki (2) iki adet görüntü kaydında yer alan şahısların açık kimlik bilgilerinin tespit edilerek hazırlanacak evrakın gönderilmesi istenmiştir.
Talimat gereği yapılan araştırmada;
Müdürlüğümüze gönderilen CD içeriğinde WhatsApp Video 2020-06-1 1 at 13.47.43 ve WhatsApp Video 2020-06-1 1 at 13.47.44 uzantılı iki adet görüntünün bulunduğu,
...
WhatsApp Video 2020-06-11 at 13.47.43 uzantılı görüntünün toplam 6 sn. olduğu, görüntüde ki bayan şahsın zafer işareti yaparak "Serok Apo Biji” (Başkan Apo Yaşa) şeklinde slogan attığı,
....
WhatsApp Video 2020-06-1 1 at 13.47.44 uzantılı görüntünün toplam 4 sn. olduğu. görüntüde iki bayan şahsın bulunduğu.
Sol taraftaki bayan şahsın zafer işareti yaparak '-Biji" (Yaşa) şeklinde slogan attığı
Sağ taraftaki şahsın zafer işareti yaparak ••Serok Apo" (Başkan Apo) şeklinde sloganı devam ettirdiği.
Görüntünün arka fon müziği kısmında . . . .. Apo Xâhraman tu rebere gele me şeklinde şarkının çalındığı, şarkı hakkında yapılan araştırmada Bilind Apo isimli şarkının nakarat kısmı olduğu...." belirtildikten sonra arka fonda Kürtçe olarak çalılan şarkının Türkçe çevirisine yer verilerek,
"...bahse konu şarkının PKK/KCK silahlı terör örgütünü ve elebaşı Abdullah Öcalan'ı sahiplenici ve benimseyici içerikli olduğu değerlendirilmiştir.
Şahısların tespitine yönelik iltisaklı kurum (V) ile koordineli ve emniyet sistemleri üzerinde yapılan çalışmada;
Görüntülerde sol tarafta bulunan ve aşağıda ekran görüntüsü bulunan şahsın,
...
... (T.C.K.N.:...) Osmaniye-Sumbas-Armağanlı nüfusuna kayıtlı, ...-...kızı, 22/07/1993-Derik doğumlu şahıs olduğu değerlendirilmiş,
...adresinde ikamet kaydının bulunduğu,
Son SGK kaydının Cumhuriyet Savcısı unvanıyla Serik Adliyesi/ANTALYA olduğu,
Görüntülerde ... isimli şahsın yanında sağ tarafta bulunan ve aşağıda ekran görüntüsü bulunan şahsın,
...
Z.B. (T.C.K.N.:...) Diyarbakır-Dicıe-Değirmenli nüfusuna kayıtlı, ...kızı, 10.10.1989-Ergani doğumlu şahıs olduğu değerlendirilmiş,
... adresinde ikamet kaydının bulunduğu,
2015 yil Haziran ayından itibaren Diyarbakır Bağlar Temel Eğitim Okullarında öğretmen olarak görev yaptığı şeklinde bilgiler elde edilmiştir." bilgilerine yer verilmiştir.
Adalet Bakanlığı Adli Tıp Kurumu Adli Bilişim İhtisas Dairesi Ses ve Görüntü İnceleme Şubesinin 24/02/2021 tarihli raporunda;
"...5. İNCELEME YÖNTEMLERİ:
5.1. Teknik Yöntemler
Görüntü Kayıtlarındaki Kişileri Karşılaştırma Deney Metodu Tanımı (ABID.P.11.DMT.08-01)
5.2. Yazılım ve Donanım
Adobe Premiere Pro CC v14.7.0
NEC Watch v3.3.0.4.91
6\. BULGULAR ve SONUÇ:
6.1. Kafa ve yüz morfolojisi, Saç yapısı, Kaş yapısı, Göz yapısı, Burun yapısı, Ağız yapısı, Çene yapısı
yönlerinden benzerlikler görülmekle;
1 no.lu şahıs'a ait görüntü örnekleri ile ... Sarıdal'a ait görüntü örneklerinin mukayeselerinin
"inceleme konusu medyalardaki analizi yapılan görüntü örneklerinin aynı şahsa ait olması mümkündür(+2)*" şeklinde kanaat içeriğine yer verildiği görülmüştür.
Emniyet Genel Müdürlüğü Ankara Bölge Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğünün 01/11/2021 tarihli Uzmanlık Raporunda;
"..."WhatsApp Video 2020-06-11 at 13.47.43.mp4” isimli kaydın çözümü
Açıklamalar
kayıtta anlaşılamayan konuşmalar "........."şeklinde belirtilmiştir.
A-Kadın Konuşmacı
B-Erkek Konuşmacı
A-Serok Apo.Biji
B-........Gerek yok
A-Bölücüyüm.(00:06:101) Dakika-Saniye-Salise
Kayıt Sonu
"WhatsApp Video 2020-06-11 at 13.47.44.mp4” İSİMLİ KAYDIN ÇÖZÜMÜ
AÇIKLAMALAR
Kayıtta anlaşılamayan konuşmalar "........."şeklinde belirtilmiştir.
A-Kadın Konuşmacı
B-Erkek Konuşmacı
A-Biji
B-Serok BİJİ Apo.(00:04:37) Dakika-Saniye-Salise
Kayıt Sonu" bilgilerine yer verildiği görülmüştür.
Yukarıda yer alan Emniyet Genel Müdürlüğü Ankara Bölge Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğünün 14/08/2020 tarihli Uzmanlık Raporunda, videodaki görüntü ile davacı arasında genel yüz görünümleri ve çene yapıları yönlerinden "Benzerlik” görüldüğü ancak kayıt çözünürlüğünün düşük oluşu ve hedef gösterilen şahsın kayıtları gerçekleştiren kameralara göre uygun açı ve pozisyonda bulunmadığından kanaat düzeyinde görüş beyanında bulunulmadığının belirtildiği görülmüştür.
Dosya kapsamında davacı tarafından, bu rapora bahsi geçen olumsuzluklar dolayısıyla itibar edilemeyeceği iddia edilmiş ise de, raporla videodaki şahsa ait görüntünün davacıyla genel yüz görünümleri ve çene yapıları yönlerinden benzerlik gösterdiğinin tespit edildiği; Adalet Bakanlığı Adli Tıp Kurumu Adli Bilişim İhtisas Dairesi Ses ve Görüntü İnceleme Şubesinin 24/02/2021 tarihli raporuyla da, görüntü örneklerinin aynı şahsa ait olmasının (+2) düzeyinde mümkün olduğu tespitine yer verilmek suretiyle 14/08/2020 tarihli Uzmanlık Raporu içeriğinin teyit edildiği anlaşılmıştır.
Ankara İl Emniyet Müdürlüğü TEM Şube Müdürlüğünün 28/10/2021 tarihli araştırma raporunda ise anılan görüntülerdeki kişilerin davacı F.S. ve davacının üniversiteden ev arkadaşı olan Z.B. olduğu bilgisine yer verilmiştir.
Öğretmen olarak görev yapan ve ifadesine başvurulan Z.B.(K.)'ye ait, Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 11/11/2021 tarihli tanık ifade tutanağı şu şekildedir:" "... ... sayılı istinabe talebi konulu yazı ekinde bulunan CD içindeki "Görüntü 1 " ve "Görüntü 2” isimli kayıtlar izlettirilerek tanıktan soruldu:
Bana izlettirmiş olduğunuz CD içerisindeki "Görüntü l” kaydında bulunan şahıs, benim İnönü Üniversitesinde öğrenci olarak bulunduğum 2011-2012 yıllarında ev arkadaşım olan ...dir. Kendisi ile I yıl ev arkadaşlığı yaptım dedi
Tanığa "Görüntü 2” isimli kayıt izlettirilerek soruldu: 2.Görüntüdeki sağda bulunan şahıs ben değilim, bu şekilde bir görüntü çekildiğini bilmiyorum. ... aslen mardinli idi. Ancak ailesi Adana'da yaşıyordu. Bildiğim daha doğrusu arkadaşlardan duyduğum kadarıyla ... okulu bitirdikten sonra Savcı olarak atanmıştı. İkimizin de ev arkadaşlığı okulu bitirmemizden önce tartışmamız sebebiyle sonlanmıştı. Ortak bir arkadaşımızın vesilesi ile tanışıp ev arkadaşı olduk. Ancak ortak bir paylaşımımız olmadığı ve birlikte çokça vakit geçirmediğimiz için 1 yılın bitiminde ev arkadaşlığımızı sonlandırdık. Bana sormuş olduğunuz sorulara başka verecek cevabım yoktur." şeklinde beyanda bulunmuştur. "
Tanık Z.B. tarafından, görüntü 1'deki şahsın üniversite döneminde ev arkadaşlığı yaptığı davacı ... olduğu beyan edilmiştir. Yukarıda belirtilen bilirkişi raporlarındaki tespitlerin Z.B. isimli tanığın 11/11/2021 tarihli ifadesiyle birlikte değerlendirilmesinden, uyuşmazlığa konu görüntülerdeki şahsın davacı olduğu ve "serok apo.biji" " bölücüyüm" şeklinde PKK/KCK terör örgütü ile irtibat ve iltisakını ortaya koyan söylemlerde bulunduğu görülmüştür.
Ayrıca, davacı hakkında Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı'nca "PKK silahlı terör örgütü propagandası yapmak" suçundan başlatılan ... sayılı adli soruşturma kapsamında temin edilen, "Antalya Tem Şube Müdürlüğü'nün 04/10/2022 tarihli HTS analiz tutanağına göre; 2011-2020 yılları arasında haklarında farklı tarihlerde PKK/KCK terör örgütü adına eylem ve faaliyetlerde bulunan ve adli işlem yapılan 18 kişi ile irtibatlı olduğu" tespit edilmiştir. HTS kayıtlarının incelenmesinden, davacının silahlı terör örgütü kurma, yönetme veya üye olma (PKK/KCK), terör örgütü adına silahlı eylemde bulunma (PKK/KCK), terör örgütü propagandası yapma gibi suçlardan yargılanarak mahkumiyet cezası alan kişilerle irtibat içinde olduğu görülmüştür.
Temyize konu Daire kararında, dosyadaki mevcut delillerin davacının PKK/KCK terör örgütü ile irtibat ve iltisakı için yeterli görülmemiş ise de, davacıya ait video görüntülerine ilişkin bilirkişi raporlarının, davacının üniversitede ikinci sınıf öğrencisi iken ev arkadaşlığı yapmış olan Z.B. isimli tanığın beyanıyla ve davacı hakkındaki HTS kayıtlarının bir bütün olarak değerlendirilmesinden, davacının PKK/KCK terör örgütü ile iltisak ve irtibatlı olduğu sonucuna ulaşılmıştır.
3)Dava Konusu Kararların Temel Hak ve Özgürlükler Bağlamında Değerlendirilmesi
Dava konusu kararlarla ortaya çıkan özel hayata saygı hakkına yönelik müdahalenin ihlal oluşturup oluşturmadığı hususunun, AİHS ve Anayasa bağlamında, kanunilik, meşru amaç ve demokratik bir toplumda gerekli olma ile ölçülülük ilkeleri doğrultusunda irdelenmesi gerekmektedir.
Dava konusu kararlar, davalı idare tarafından, 375 sayılı KHK’nın Geçici 35. maddesinin (A) fıkrası uyarınca tesis edilmiştir. Anılan madde hükmü, 7145 sayılı Kanun'un 26. maddesiyle 375 sayılı KHK'ye eklenmiş ve 31/07/2018 tarih ve 30495 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. Sonuç olarak, dava konusu kararın tesis edildiği tarih itibarıyla, karara dayanak olan düzenlemenin mevzuatta öngörülen usuller dâhilinde kanunlaşmış ve yürürlükte olduğu görülmektedir. Bu durumda, özel hayata saygı hakkına müdahale niteliği taşıyan dava konusu karar, öngörülebilir ve belirli bir kanun hükmü uyarınca tesis edilmiş olduğundan, müdahale kanunilik şartını taşımaktadır.
Dava konusu karar, darbe teşebbüsü üzerine ilan edilen olağanüstü halin sona ermesinden sonra olağan dönemde de terör örgütleriyle mücadelenin hukuk devleti ilkesine uygun ve etkin bir şekilde devam ettirilmesi, terör örgütlerinin ve bu örgütlerle iltisak veya irtibatı bulunanların yargıdaki varlığının ortadan kaldırılması ve bu bağlamda millî güvenliğin, kamu düzeninin ve başkalarının hak ve özgürlüklerinin korunması amacıyla tesis edilmiştir. Bu nedenle, PKK/KCK ile iltisak ve irtibatı olan ve dava konusu kararın tesis edildiği tarih itibarıyla kamu gücünün güçlü bir tezahürü niteliğinde yargı yetkisi kullanan davacının meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına karar verilmesi suretiyle özel hayata saygı hakkına yapılan müdahale meşru bir amaca dayanmaktadır.
Dava konusu kararlar ile davacının özel hayata saygı hakkına yapılan müdahale, zorlayıcı bir toplumsal gereksinim olarak ortaya çıkmıştır. Nitekim 15 Temmuz 2016 gecesi yaşanan darbe teşebbüsü nedeniyle "ulusun varlığını tehdit eden genel bir tehlike"nin bulunduğu açıktır (Alparslan Altan/Türkiye, B. No: 12778/17, 16/04/2019, §§ 71-75). Bu tehlike, ulusun ve Devlet teşkilatının varlığı için tehdit teşkil eden, kamu düzenini etkileyen, olağandışı bir kriz niteliğindedir. Bu nedenle anılan olağanüstü koşullar altında ve olağan demokratik düzene geri dönebilmek amacıyla söz konusu terör örgütü ile iltisak ve irtibatı bulunan davacının yargı yetkisini kullanmasına son veren tedbirin demokratik bir toplumda gereklilik arz ettiği açıktır.
Bu itibarla, PKK/KCK ile iltisak ve irtibatı olduğu gerekçesiyle hakkında tesis edilen dava konusu kararlar ile yargı mensubu olarak görev yapması nedeniyle üstün kamu gücü ayrıcalığına sahip olan davacının, meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına karar verilmesi suretiyle özel hayatına saygı hakkına yapılan müdahalenin, AİHS ve Anayasa anlamında durumun gerektirdiği ölçüde bir tedbir olduğu anlaşılmıştır.
4) Sonuç olarak
Dava dosyasında bulunan bilgi ve belgeler ile yukarıda yer verilen açıklamalar bir bütün olarak değerlendirildiğinde; davacının, PKK/KCK ile iltisak ve irtibatının olduğu ve bu nedenle demokratik anayasal düzene sadakat yükümlülüğünü ihlal ettiği anlaşıldığından dava konusu kararlarda hukuka aykırılık görülmemiştir.
Bu itibarla, Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun ...tarih ve ... sayılı kararının ve bu karara karşı yapılan yeniden inceleme talebinin reddine ilişkin yine aynı Kurulun ... tarih ve... sayılı kararının davacıya ilişkin kısımlarının iptali ile davacının yoksun kaldığı parasal haklarının meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin işlemin tesis edildiği tarihten itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davacıya ödenmesine, özlük haklarının iadesi yolundaki Daire kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.
Davacının temyiz istemi yönünden;
Davacı tarafından, Daire kararının, görevden uzaklaştırılması nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının görevden uzaklaştırıldığı tarihten itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesi istemi yönünden davanın incelenmeksizin reddine dair kısmının bozulması gerektiği ileri sürülmüşse de, Daire tarafından bozma kararı üzerine yeni bir karar verileceğinden, davacının temyiz isteminin bu aşamada karara bağlanmasına gerek görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1\. Davalı idarenin temyiz isteminin kabulüne;
2\. Danıştay Beşinci Dairesinin 12/02/2024 tarih ve E:2022/10247, K:2024/876 sayılı kararının, temyize konu dava konusu kararların davacıya ilişkin kısmının iptaline, davacının bu kararlar nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının meslekten çıkarılmasına karar verildiği tarihten itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davalı idarece davacıya ödenmesine, özlük haklarının iadesine ilişkin kısımlarının BOZULMASINA,
3\. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Danıştay Beşinci Dairesine gönderilmesine,
5\. Kesin olarak, 11/06/2025 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi.
KARŞI OY
X- Temyiz edilen kararla ilgili dosyanın incelenmesinden; Danıştay Beşinci Dairesince verilen 12/02/2024 tarih ve E:2022/10247, K:2024/876 sayılı kararın usul ve hukuka aykırı bulunmadığı, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenlerinin kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı anlaşıldığından, temyiz isteminin reddi ile temyize konu kararın onanması gerektiği oyuyla, karara katılmıyoruz.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.