SoorglaÜcretsiz Dene

Danıştay danistay 2024/2381 E. 2025/1289 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Danıştay Kararı

Esas No

2024/2381

Karar No

2025/1289

Karar Tarihi

12 Haziran 2025

DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2024/2381 E. , 2025/1289 K.
"İçtihat Metni"

T.C.
D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2024/2381
Karar No : 2025/1289

TEMYİZ EDENLER : 1-(DAVACI): ... Telekomünikasyon A.Ş.
VEKİLİ: Av. ...

2-(DAVALI): ... Kurumu
VEKİLİ: Av. ...

İSTEMLERİN KONUSU : Danıştay Onüçüncü Dairesinin 01/04/2024 tarih ve E:2022/3224, K:2024/1564 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacıdan "Ek kaynak tahsisi" adı altında frekans kullanım bedeli talep edilmesine yönelik Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumunun ...tarih ve ... sayılı işlemi ile Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararının ve bu karara dayanak olan 28/05/2009 tarih ve 27241 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Elektronik Haberleşme Sektörüne İlişkin Yetkilendirme Yönetmeliği'nin 18. maddesinin 3. fıkrasının, geçici 3. maddesinin 1. fıkrasının başında yer alan "Kurum ile imtiyaz sözleşmesi imzalamış işletmeciler ile" ibaresinin ve geçici 4. maddesinin 1. fıkrasının (ç) bendinin iptali istenilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 27/04/2022 tarih ve E:2021/1000, K:2022/1653 sayılı kısmen onama, kısmen bozma kararına uyularak verilen Danıştay Onüçüncü Dairesinin 01/04/2024 tarih ve E:2022/3224, K:2024/1564 sayılı kararıyla;
Dairelerinin ...tarih ve E:... esas sayılı ara kararı ile "Davalı idarenin ... tarih ve ... sayılı işlemine konu olan ve davacı şirketten ek kaynak tahsisi adı altında istenilen 17.924.851,35.-TL (%18 KDV hariç) kullanım hakkı bedelinin neye göre ve hangi yöntemle hesaplandığının sorulmasına" karar verildiği, davalı idarece verilen cevapta, davacı şirket tarafından ödenmesi gereken kullanım hakkı ücretinin 18/05/2009 tarih ve 2009/15001 sayılı Bakanlar Kurulu kararı ile belirlenen ve ...tarih ve... sayılı; ... tarih ve...sayılı; ...tarih ve ... sayılı; ... tarih ve...sayılı;... tarih ve ... sayılı ve ... tarih ve ...sayılı Kurul kararlarıyla güncellenen formüller doğrultusunda yapılan hesaplamalarla belirlendiği ve bu hesaplamalara ilişkin tablonun sunulduğu, ancak vade tarihlerinin nasıl belirlendiğine ilişkin yeterli açıklamaya yer verilmediği,
Bu durumda, Dairelerinin 12/01/2024 tarihli ara kararıyla uyuşmazlığın çözümlenebilmesi için gerekli görüldüğünden davalı idareden, ... tarih ve ... sayılı işlemde, "Ek kaynak kapsamındaki frekanslara ilişkin ödenmesi gereken kullanım hakkı ücretleri ve ilgili ücretlerin ödemelerinde esas alınacak vade tarihleri" isimli tabloda yer verilen toplam 26 kalemden oluşan 17.924.851,35.-TL (%18 KDV hariç) kullanım hakkı bedelinin hesaplanmasında gösterilen her bir kalem ücret tutarı için vade tarihinin nasıl belirlendiğinin ve bu belirlemeye esas ilgili mevzuatın sorularak ara kararına verilecek cevabın açık ve anlaşılır bir şekilde liste hâlinde hazırlanması ve cevaba ilişkin tüm bilgi ve belgelerin sunulmasının istenilmesine karar verildiği, ara karar cevabının dosyaya sunulduğunun görüldüğü,
1- Yeni tahsis ve band genişliği değişimi için talep edilen bedellere ilişkin gecikme zammının vade tarihi açısından yapılan inceleme:
Davalı idarenin 14/03/2024 tarihinde kayıtlara alınan ara karar cevabı incelendiğinde, yeni tahsis ve band genişliği değişimi için vade tarihi olarak yeni tahsisin ya da band değişiminin yapıldığı tarihin vade tarihi olarak belirlendiğinin görüldüğü belirtildikten sonra,
5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu'nun 9. maddesine, 11. maddesinin 1., 3., 5. ve 6. fıkralarına, 12. maddesinin 3. fıkrasının (g) bendine ilişkin açıklamalara yer verildikten sonra,
5809 sayılı Kanun'un 11. maddesi kapsamında, kullanım hakkı ücretlerinin asgari değerlerinin 26/05/2009 tarih ve 27239 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 18/05/2009 tarih ve 2009/15001 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile karar ekindeki tabloda frekans bandı aralıkları esas alınarak belirlendiği,
28/05/2009 tarih ve 27241 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Elektronik Haberleşme Sektörüne İlişkin Yetkilendirme Yönetmeliği'nin dava konusu işlem tarihinde yürürlükte bulunan hâliyle, 12. maddesinin 3. fıkrasında, "Kurum tarafından başvurusu kabul edilen şirkete, muhtemel ödeme tarihleri esas alınarak şirketin başvurduğu yılın sonuna kadar kıst olarak hesaplanan ilgili kullanım hakkı ücretini Hazineye gelir kaydedilmek üzere muhasebe biriminin veznesine veya ilgili banka hesabına yatırması bildirilir."; 13. maddesinin 1. fıkrasında ise "Kullanım hakkı sayısının sınırlandırılmasının gerekmediği tespit edilen elektronik haberleşme hizmet, şebeke ve/veya altyapıları için kullanım hakkı ücretinin ilgili hesaba yatırıldığını belgeleyen dekontun aslının veya banka onaylı suretinin Kuruma sunulmasını müteakip başvuru sahibine usulüne uygun başvuruyu izleyen otuz gün içerisinde Kurum tarafından belirlenen ve üzerinde ve/veya Ek’inde tahsis edilen kaynakların yer aldığı kullanım hakkı yetki belgesi düzenlenir." kuralına yer verildiği,
Aktarılan mevzuatın değerlendirilmesinden, kullanım hakkı ücretinin kaynakların tahsis edilmesinden önce ödenmesi gerektiği görüldüğünden, davalı idare tarafından yeni tahsis ve band genişliği değişimi için vade tarihi olarak tahsisin ya da band değişiminin yapıldığı tarihin belirlenmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı,

2- Yıllık kullanım hakkı ücretleri için talep edilen gecikme zammının vade tarihi açısından yapılan inceleme:
A) 2009 Yılı
Davalı idare tarafından 2009 yılı kullanım hakkı ücreti için yapılan hesaplamada vade tarihinin 04/07/2009 olarak alındığı, zira 2009 yılı kullanım hakkı ücretlerinin belirlendiği ... tarih ve ... sayılı Kurul kararının 03/06/2009 tarihinde Kurum'un internet sitesinde ilan edildiği, ilan tarihinin davacı şirkete tebliğ tarihi olarak sayılacağının değerlendirildiği, mevzuat gereği davacı şirketin kullanım bedelini ödemesi için bir ay süre verildiğinden 04/07/2009 tarihinin vade tarihi olduğunun belirtildiği,
2009 yılı kullanım hakkı ücretinin vade tarihine ilişkin düzenlemeye Elektronik Haberleşme Sektörüne İlişkin Yetkilendirme Yönetmeliği'nin Geçici 3. maddesinde yer verildiği, buna göre davacı şirketin 2009 yılı kullanım hakkı bedelini kullanım hakkı ücretlerinin Resmî Gazete’de yayımlanmasını müteakip 10/05/2009 tarihinden itibaren yetkilendirme yıldönümlerine kadar olan kıst ücretlerini kendisine tebliğini takip eden en geç bir ay içerisinde ödemekle yükümlü olduğu; bu durumda, 2009 yılı kullanım hakkı ücreti için vade tarihinin, davacı şirkete yapılacak tebliğden itibaren bir ayın sonu olacağı; Yönetmeliğin Geçici 3. maddesinde, tebliğden bahsedildiğinden, Kurumun'un internet sitesinde yapılan ilanın vade tarihine ilişkin süreyi başlatan tebliğ yerine geçmesinin mümkün olmadığı; davalı idare tarafından kullanım hakkı ücretlerinin belirlenmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı Kurul kararının 03/06/2009 tarihinde Kurum'un internet sitesinde yayımlandığından bahisle vade tarihinin bu ilandan itibaren bir ay içinde olması gerektiği ileri sürülmüş olsa da; davacı şirkete Yönetmeliğin Geçici 3. maddesi uyarınca bildirim yapılmadığı, Yönetmeliğin Geçici 3. maddesinin gerek ilk hâlinde gerek ise daha sonra yapılan değişiklikte, 2009 yılına ilişkin vade tarihinin yapılacak tebliğden itibaren bir ay olduğunun kurala bağlandığı görüldüğünden, Kurum internet sitesinde yapılan ilanın Yönetmelikte bahsedilen tebliğ şartını karşılaması mümkün olmadığından, davalı idare tarafından 2009 yılı kullanım hakkı ücreti için belirlenen vade tarihinde hukuka uygunluk bulunmadığı,
B) 2010 ve 2011 yılları:
Davalı idare tarafından 2010 ve 2011 yıllarına ilişkin olarak kullanım hakkı ücreti için Elektronik Haberleşme Sektörüne İlişkin Yetkilendirme Yönetmeliği'nin yapılan hesaplamada vade tarihinin, 23/09/2011 tarih ve 28063 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Yönetmelik ile değiştirilmeden önceki 13. maddesi ve Geçici 3. maddesi uyarınca 10/05/2010 olarak alındığının belirtildiği,
28/05/2009 tarih ve 27241 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Yetkilendirme Yönetmeliği'nin 23/09/2011 tarih ve 28063 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Yönetmelik ile değiştirilmeden önceki hâlinde 13. maddede, “Kurum ile imtiyaz sözleşmesi imzalamış işletmeciler kendilerine yapılan numara, R/L ve frekans tahsislerinden doğan kullanım hakkı ücretlerini (Katma Değer Vergisi dahil olmak üzere) her yılın 10 Mayıs tarihine kadar Hazineye gelir kaydedilmek üzere ilgili muhasebe birimine yatırmakla ve dekontu Kuruma göndermekle yükümlüdür.” düzenlemesine uygun olarak 2010 ve 2011 yılları için vade tarihi olarak 10/05/2010 tarihinin belirlenmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı,
C) 2012, 2013 ve 2014 yılları:
23/09/2011 tarih ve 28063 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Elektronik Haberleşme Sektörüne İlişkin Yetkilendirme Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik'in 15. maddesi ile yetkilendirme yıldönümünün 10 Mayıs'tan, 01 Ocak'a alındığı, anılan Yönetmelik'in 10. maddesiyle de Yönetmeliğin 18. maddesinde değişiklik yapılarak kullanım hakkı ücretinin en geç her yılın Ocak ayı sonuna kadar ödenmesi gerektiğinin kurala bağlandığı,
23/09/2011 tarihinde yapılan değişiklik ile kullanım hakkı ücretlerinin yıllık dönemlerinin, yılın Mayıs ayının 10. günü iken, Ocak ayının 1. günü olacak şekilde değiştirildiğinden 2012 yılı kullanım hakkı ücretinin dönemi 01/01/2012-31/12/2012 tarihleri olduğu ancak yapılan değişiklikten önce 2011 yılı için kullanım hakkı ücreti dönemi 10/05/2011-10/05/2012 olduğundan, 2012 yılı için, 10/05/2012-31/12/2012 tarihleri arasında yaklaşık 8 aylık bir dönemin kaldığı, 2012 yılının Mayıs ayının 10. gününe kadar olan dönem için 2011 yılı içerisinde hesaplama yapıldığından, 2012 yılı için geriye kalan kullanım hakkı ücreti dönemi için vade tarihinin 10/05/2012 olarak belirlenmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı,
Öte yandan, 2013 ile 2014 yılları kullanım hakkı ücreti açısından ise Yönetmeliğin Geçici 3. maddesinde 23/09/2011 tarihinde yapılan değişiklik ile kullanım hakkı ücreti dönemi 10 Mayıs'tan 01 Ocak'a alınmış olsa da Yönetmelik'in 18. maddesinde yapılan değişiklikle kullanım hakkı ücretinin en geç her yılın Ocak ayı sonuna kadar ödenmesi gerektiği kurala bağlandığından kullanım izni ücretleri için vade tarihinin 31 Ocak olacağı; kullanım hakkı ücretinin dönemi ile bu döneme ilişkin ücretin vade tarihinin farklı hukuki durumlar olduğu; bu nedenle, 2013 ve 2014 yılları için, vade tarihi 01 Ocak kabul edilerek yapılan hesaplamada hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varıldığı,
Bu itibarla, dava konusu ... tarih ve ... sayılı işlemin "gecikme zammı" istenilmesine ilişkin kısmında, 2009, 2013 ve 2014 yılları kullanım hakkı ücretlerine ilişkin vade tarihlerinin, Elektronik Haberleşme Sektörüne İlişkin Yetkilendirme Yönetmeliği'nde yer alan kurallara uygun olarak belirlenmediğinden hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle,
Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu'nun... tarih ve ... sayılı işleminin "gecikme zammı" istenilmesine ilişkin kısmının iptaline karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI :
Davacı tarafından, gecikme zammı yönünden kısmen davanın reddine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğu; salt davalı idarenin beyanlarından yola çıkarak gecikme zammının kısmen de olsa hukuka uygun bulunmasının silahların eşitliği ilkesine aykırı olduğu; davanın reddine yönelik kısmının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

Davalı idare tarafından, dava konusu işlemin, denetim çerçevesinde sonradan ortaya çıkarılmış eksik ödemenin işletmeciden talep edilmesine ilişkin hususun göz ardı edildiği, dava konusu işleme konu 2009 yılına ilişkin ek kaynak tahsisi kapsamındaki kullanım hakkı ücretleri bakımından işletmeciye tebliğ edilmesi esasının arandığı fakat bunun fiilen mümkün bulunmadığı; 2813 sayılı Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumunun Kuruluşuna İlişkin Kanun'un 8. maddesinde yer alan hüküm çerçevesinde 2009 yılı kullanım hakkı ücretlerini internet ortamında yayımlamasıyla tüm işletmecilerin ve sektörün kullanım hakkı ücretlerinden haberdar oldukları; Dairenin 2009, 2013 ve 2014 yıllarına ilişkin olarak hukuka aykırılık tespit ettiğini belirtmesine rağmen, dava konusu işlemin tümden iptaline karar vermesinin hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI :
Davacı tarafından, Danıştay Onüçüncü Dairesince verilen kararın lehlerine olan kısımlarının usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bu kısımlarının bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.

Davalı idare tarafından, Danıştay Onüçüncü Dairesince verilen kararın lehlerine olan kısımlarının usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bu kısımlarının bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ: Davalı idarenin temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması; davacının temyiz isteminin ise, incelenmeksizin reddine karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Davalı idarenin temyiz istemi yönünden:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinin 2. fıkrasında, Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulmasının;
"a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,
b) Hukuka aykırı karar verilmesi,
c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Davacının temyiz istemi yönünden:
Davacı tarafından sunulan temyiz dilekçesinde, Daire kararının davanın reddine ilişkin kısmının bozulması istenilmiş ise de; temyiz istemine konu karar, dava konusu işlemin "gecikme zammı" istenilmesine ilişkin kısmının iptaline ilişkin olduğundan ve bu haliyle davacının lehine olduğu; öte yandan, davanın redde yönelik diğer kısmının ise Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 27/04/2022 tarih ve E:2021/1000, K:2022/1653 sayılı kararı ile onanarak kesinleştiği dikkate alındığında, davacının temyiz isteminin incelenmesine olanak bulunmamaktadır.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Davalı idarenin temyiz isteminin reddine,
2.Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle "gecikme zammı" istenilmesine ilişkin kısım yönünden iptaline ilişkin Danıştay Onüçüncü Dairesinin temyize konu 01/04/2024 tarih ve E:2022/3224, K:2024/1564 sayılı kararının ONANMASINA,
3.Davacının temyiz isteminin İNCELENMEKSİZİN REDDİNE,
4..Kesin olarak, 12/06/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.



10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim