SoorglaÜcretsiz Dene

Danıştay danistay 2024/2378 E. 2025/1031 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Danıştay Kararı

Esas No

2024/2378

Karar No

2025/1031

Karar Tarihi

8 Mayıs 2025

DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2024/2378 E. , 2025/1031 K.
"İçtihat Metni"

T.C.
D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2024/2378
Karar No : 2025/1031

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Valiliği
VEKİLİ : Av. ...

KARŞI TARAF (DAVACILAR): ... mirasçıları;1- ...2- ... ... 12- ...
VEKİLLERİ : Av. ...

İSTEMİN KONUSU : ... İdare Mahkemesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı ısrar kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Şırnak ili, Merkez ilçesi, ... köyünü terk etmek zorunda kaldığından bahisle uğranıldığı ileri sürülen zararların 5233 sayılı Kanun uyarınca karşılanması talebiyle davacı tarafından yapılan başvurunun zımnen reddi üzerine açılan davada, ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kısmen iptal kararının uygulanmaması sebebiyle uğranılan zararlara karşılık 37.000,00-TL maddi tazminatın 25/12/2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte tazminine karar verilmesi istenilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:... K:... sayılı kararıyla; işbu davanın 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 12. ve 13. maddelerinde belirtilen bir tam yargı davası olmadığı, bu nedenle süre ve ön karar alma hususlarının anılan maddeler kapsamında değil 2577 sayılı Kanun'un 28. maddesi kapsamında değerlendirilmesi gerektiğinden, davalı idarenin süre ve ön karar alınmadığı yolundaki itirazlarının yerinde görülmediği,
Bu davanın dayanağını oluşturan Mahkemelerince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı iptal kararının temyiz edildiği, henüz kesinleşmediği, bu durumun bekletici mesele yapılması gerektiği savunulsa da; İdare Mahkemesi kararlarının, idarelerce yerine getirilmesi için kesinleşmesi zorunluluğunun bulunmadığı, tebliğden itibaren en geç 30 gün içinde yerine getirilmesinin zorunlu olduğu anlaşıldığından davalı idarenin bu savunmasına itibar edilmediği,
Davacının maddi zararının, 5233 sayılı Kanun uyarınca terör olayları sebebiyle malvarlığına ulaşamamadan kaynaklanan bir zarar olduğu ve bu zarara yönelik olarak davalı idarece daha önce davacının malvarlığının tespiti yapıldığından davacı zararının da bu tespitler ışığında hesaplanması gerektiği, davacının zararının hesaplanması amacıyla 23/02/2016 tarihli ara kararı ile daha önce davacı adına tespiti yapılan sulu ve susuz arazilerine ilişkin olarak 30/05/2007 tarihinden itibaren hesaplama yapılmasının istenildiği, ara karar cevap yazısı eki hesaplama tutanağı uyarınca Mahkemelerince yapılan hesaplamada, davacının 30/05/2007 tarihi ile idareye başvuru yaptığı 11/07/2013 tarihi arasındaki zararının 27.685,79-TL olduğu sonucuna ulaşıldığı, davacının dava dilekçesinde zararlarına karşılık 37.000,00-TL istediğinin görüldüğü, yapılan hesaplama sonucu davacının gerçek zararının 27.685,79-TL olduğu, bu nedenle talep edilen tazminat tutarının 27.685,79-TL 'lik kısmının kabulüne, fazlaya ilişkin kısmının ise reddine karar verilmesi gerektiği,
... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının idareye tebliğ edildiği tarihten sonraki 30 günlük sürenin geçtiği tarihten itibaren söz konusu tutara faiz yürütülmesi talebinin ise; Anayasa'nın 125/son maddesinde yer verilen "İdare, kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlüdür." hükmü uyarınca, tazminat talebinin kabul edilen kısmına Mahkemenin ... tarih ve E:... K:... sayılı kararının idareye tebliğ edildiği tarihi takip eden 30 gün sonraki tarihten işbu davanın açıldığı tarihe kadar geçen süre zarfında, davacının dava açmayarak suskun kaldığı görüldüğünden, kabul edilen tazminat tutarına işbu davanın açıldığı 08/09/2015 tarihinden itibaren faiz yürütülmesinin hakkaniyete uygun olduğu gerekçesiyle, davacının tazminat talebinin kısmen kabulü ile 27.685,79-TL'nin 08/09/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı idare tarafından davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay Onuncu Dairesinin 10/12/2019 tarih ve E:2019/2523, K:2019/9853 sayılı kararıyla;
İdare Mahkemesince, davanın kısmen kabul, kısmen reddine karar verilmiş ise de; davacının tazminat talebinin dayanağı ... İdare Mahkemesince verilen kısmen iptal, kısmen ret yolundaki ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararın, davalı idarece temyiz edilmesi üzerine Dairelerinin ...tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile, mahkeme kararının kısmen reddine ilişkin kısmının gerekçeli onanmasına, kısmen iptale ilişkin kısmının bozulmasına karar verildiği, bu durumda ilgili karar gözönünde tutularak karar verilmesi gerektiğinden, dava konusu talebin kısmen kabul kısmen reddine ilişkin idare mahkemesi kararının, temyize konu kısmen kabule ilişkin kısmında hukuka uygunluk görülmediği gerekçesiyle, ... İdare Mahkemesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının kabule ilişkin kısmının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi ısrar kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla;
Malvarlığına ulaşılamamasından kaynaklanan zararın tazmini için yapılan idari başvurunun süresinde görülmemesi nedeniyle, mülkiyet hakkıyla bağlantılı olarak etkili başvuru hakkının ihlal edildiği iddiası ile Anayasa Mahkemesi'ne yapılan 2021/11655 sayılı başvuruda; "(...) Bu nedenle Bölge İdare Mahkemesinin Zarar Tespit Komisyonuna başvuru süresine ilişkin yorumunun makul olmayan, zarar konusu olayın adeta her yıl kesintiye uğrayarak tekrarlandığını kabul eden, aşırı şekilci ve başvurucunun 5233 sayılı Kanun'la getirilen tazminat imkânından yararlanmasını zorlaştıran bir yorum olduğu değerlendirilmiştir. Bu hâliyle mülkiyet hakkına ilişkin ihlalin giderilmesi bakımından teorik düzeyde etkili olduğu saptanan 5233 sayılı Kanun'la oluşturulan tazminat yolu Bölge İdare Mahkemesinin bariz takdir hatası teşkil eden, şekilci ve katı yorumu sebebiyle somut olayda başarı şansı sunma kapasitesini yitirmiştir. Sonuç olarak Bölge İdare Mahkemesinin başvurucunun mülkiyet hakkının ihlal edildiği iddiasının esasının incelenmesini ve giderim sağlanmasını engelleyen yorumu nedeniyle Anayasa'nın 35. maddesinde güvence altına alınan mülkiyet hakkı ile bağlantılı olarak Anayasa'nın 40. maddesinde düzenlenen etkili başvuru hakkının ihlal edildiğine karar verilmesi gerekir.(...)" gerekçelerine yer verilerek Anayasa’nın 35. maddesinde güvence altına alınan mülkiyet hakkı ile bağlantılı olarak Anayasa'nın 40. maddesinde düzenlenen etkili başvuru hakkının ihlal edildiğine karar verildiği gerekçesi eklenmek suretiyle, dava konusu tazminat isteminin kısmen kabulü, kısmen reddi yolundaki idare mahkemesi kararının, kabule ilişkin kısmında ısrar edilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, ... Valiliği Zarar Tespit Komisyonunun .... tarih ve ... sayılı kararıyla, uyuşmazlık konusu yerleşim yerini terör olayları nedeniyle terk edenlerin mal varlığına ulaşamama nedeniyle oluşan zararlarının tazminine karar verildiği, mahkeme kararı bu suretle yerine getirildiğinden, konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekirken, dava konusu işlemin iptali yolunda verilen temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından, savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NİN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kısmen kabulü, kısmen reddi düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan;
"a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,
b) Hukuka aykırı karar verilmesi,
c) Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Öte yandan; bakılan dava, ... İdare Mahkemesince verilen kısmen iptal, kısmen ret yolundaki ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararın iptale ilişkin kısmının davalı idarece uygulanmaması üzerine açıldığından, davalı idare tarafından davacılara yapılacak ödemelerde, mükerrer ödemeye sebebiyet verilmemesi için, işbu davada verilen kısmen kabul yolundaki karar ile bu davanın dayanağını oluşturan kısmen iptal yolundaki kararın birlikte değerlendirilmesi gerektiği açıktır.
Müteveffa ... mirasçısı (dava dışı) ... yönünden;
2577 sayılı Kanun'un "Temyiz incelemesi üzerine verilecek kararlar" başlıklı 49. maddesinin 1. fıkrasında;
"Temyiz incelemesi sonunda Danıştay; (...)
b) Kararda yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan maddi hatalar ile düzeltilmesi mümkün eksiklik veya yanlışlıklar varsa kararı düzelterek onar." hükmüne yer verilmiştir.
Dosyanın incelenmesinden; yargılama devam ederken davacı ...'ın 23/09/2020 tarihinde vefat etmesi üzerine,... İdare Mahkemesinin... tarih ve E:...,K:... sayılı kararı ile 2577 sayılı Kanun'un 26/1. maddesi uyarınca dosyanın işlemden kaldırıldığı, davacı vekili tarafından dosyaya sunulan 23/02/2024 tarihli dilekçe ile davanın müteveffa ... mirasçıları tarafından takip edileceği belirtilerek dosyanın işleme konulması talebinde bulunulduğu, bahse konu dilekçede davayı takip edecek müteveffa ... mirasçıları arasında...'ın ismine de yer verildiği, ancak davacı vekilince aynı gün dosyaya sunulan ikinci bir dilekçe ile, dosyanın işleme konulması talebini içeren dilekçede ...'ın ismine sehven yer verildiği, adı geçene ait vekaletnamenin dosyaya sunulamadığı belirtilerek, dosyanın işleme konulma yolundaki istemin ...yönünden dikkate alınmaması talep edildiği, buna rağmen İdare Mahkemesince, temyizen incelenen kararın ilk sayfasında yer alan "Davacılar" başlıklı bölümde ...'ın ismine de yer verilmek suretiyle hüküm kurulduğu anlaşılmaktadır.
Bu durumda; müteveffa ... mirasçısı olmakla birlikte, davayı takip iradesi bulunmayan ...'ın ismine de kararda yer verilmek suretiyle hüküm kurulduğu anlaşılan temyize konu kararda usul ve hukuka uyarlık bulunmamakla birlikte, bahse konu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, temyize konu ısrar kararın birinci sahifesinde yer alan "Davacılar" başlıklı bölümünün;
"DAVACILAR :... Mirasçıları 1-... 2-... ... 12-...şeklinde düzeltilerek onanması gerektiği sonucuna ulaşılmıştır.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1\. Davalı idarenin temyiz isteminin reddine,
2\. Dava konusu tazminat isteminin yukarıda özetlenen gerekçeyle kısmen kabulüne, kısmen reddine ilişkin ...İdare Mahkemesinin ...tarih ve E:..., K:... sayılı ısrar kararının, kabule ilişkin kısmının ONANMASINA oybirliği,
3\. Anılan kararın birinci sahifesinde yer alan "Davacılar" başlıklı bölümünün yukarıda belirtildiği şekilde düzeltilerek ONANMASINA oyçokluğuyla,
4\. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren 15 (onbeş) gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 08/05/2025 tarihinde karar verildi.


KARŞI OY
X- 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde, Danıştayca yapılacak temyiz incelemesi sonucunda, görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması, hukuka aykırı karar verilmesi ya da usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması durumunda, idare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının bozulmasına karar verilmesi gerektiği düzenlenmiştir.
Dosyanın incelenmesinden, yargılama devam ederken davacı ...'ın 23/09/2020 tarihinde vefat etmesi üzerine,... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:...,K:... sayılı kararı ile 2577 sayılı Kanun'un 26/1. maddesi uyarınca dosyanın işlemden kaldırıldığı, davacı vekili tarafından dosyaya sunulan 23/02/2024 tarihli dilekçe ile davanın müteveffa ... mirasçıları tarafından takip edileceği belirtilerek dosyanın işleme konulması talebinde bulunulduğu, bahse konu dilekçede davayı takip edecek müteveffa ... mirasçıları arasında...'ın ismine de yer verildiği, ancak davacı vekilince aynı gün dosyaya sunulan ikinci bir dilekçe ile, dosyanın işleme konulması talebini içeren dilekçede...'ın ismine sehven yer verildiği, adı geçene ait vekaletname dosyaya sunulamadığı belirtilerek, dosyanın işleme konulma yolundaki istemin ... yönünden dikkate alınmaması talep edildiği, buna rağmen İdare Mahkemesince, temyizen incelenen kararın ilk sayfasında yer alan "Davacılar" başlıklı kısmında ...'ın ismine de yer verilmek suretiyle hüküm kurulduğu anlaşılmaktadır.
Müteveffa ... mirasçısı olmakla birlikte, 2577 sayılı Kanun'un 26/1. maddesi uyarınca dosyanın işlemden kaldırılan işbu davayı takip iradesi bulunmayan ...'ın ismine de kararda yer verilmek suretiyle hüküm kurulduğu anlaşılan temyize konu karardaki hukuka aykırılığın, usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte olduğu değerlendirildiğinden, kararın ... yönünden bozulması gerektiği oyuyla, karara bu kısım yönünden katılmıyoruz.



10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim