Danıştay danistay 2024/2292 E. 2025/1347 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Danıştay Kararı
2024/2292
2025/1347
18 Haziran 2025
"İçtihat Metni"
T.C.
D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2024/2292
Karar No : 2025/1347
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Üniversitesi
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı ısrar kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davalı idare bünyesinde öğretim görevlisi olarak görev yapan davacının sözleşmesinin 23/07/2018 tarihinden itibaren yenilenmeyeceğini bildiren ... tarih ve ... sayılı işlemin iptaline ve mali haklarının faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla;
Mütevelli heyetince alınmış doğrudan davacıyla ilgili bir karar bulunmadan ya da mütevelli heyetince yetki devri yapılan merciin aldığı bir karar olmadan, davalı Üniversite vekil Rektörü tarafından sözleşmenin yenilenmemesine dair işlemde şekil yönünden hukuka uyarlık bulunmadığı sonuç ve kanaatine varıldığı,
Öte yandan Anayasa'nın 125. maddesinde yer alan idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu yolundaki hüküm gereği, hukuka aykırılığı tespit edilen dava konusu işlem sebebiyle davacının mahrum kaldığı parasal haklarının ödenmesinin Anayasal zorunluluk olduğu gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline, davacının parasal haklarının tazmini talebinin kabulü ile bu işlem nedeniyle davacının yoksun kaldığı parasal haklarının adli yargı nezdinde açılan ilk davanın tarihi olan 25/07/2018 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte hesaplanarak davalı idare tarafından davacıya ödenmesi gerektiğine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla;
Mahkeme kararının usul ve hukuka uygun olması karşısında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 4. fıkrasındaki kaldırma nedenlerinden hiçbirisinin bulunmadığı anlaşıldığından davalı idare istinaf başvurusunun reddi gerektiği; Mahkeme kararının davacı lehine vekalet ücretine hükmedilmesine ilişkin kısmı yönünden, bakılan davada davacının avukat ile temsil edilmediği halde lehine vekalet ücretine hükmedildiği anlaşıldığından davalı idarenin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile kararın bu kısmının kaldırılması gerektiği gerekçesiyle Mahkeme kararının "dava konusu işlemin iptali ile parasal haklarının tazmini talebinin kabulüne" ilişkin kısmına yönelik davalı idarenin istinaf başvurusunun reddine, davalı idarece yapılan istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile mahkeme kararının "Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 2.040,00.-TL vekalet ücretinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine" ilişkin kısmının kaldırılmasına ve davacı lehine vekalet ücretine hükmedilmemesine karar verilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay Sekizinci Dairesinin 22/02/2024 tarih ve E:2021/7266, K:2024/795 sayılı kararıyla;
Temyize konu kararın dava konusu işlemin iptaline ilişkin kısmının onanmasına,
Kararın "davacının parasal haklarının tazmini talebinin kabulü ile bu işlem nedeniyle davacının yoksun kaldığı parasal haklarının adli yargı nezdinde açılan ilk davanın tarihi olan 25/07/2018 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte hesaplanarak davalı idare tarafından davacıya ödenmesine" ilişkin kısmı yönünden ise,
İdari yargılama hukukunun temel ilkeleri ve yerleşik yargı içtihatları gereği, idari yargı mercilerince verilen iptal kararlarının, geriye yürüyeceği ve idari işlemi tesis edildiği andan itibaren hiç tesis edilmemiş gibi ortadan kaldıracağı, iptal edilen işlem hiç yapılmamış sayıldığı için ilgilinin, işlem nedeniyle uğradığı parasal ve özlük hak kayıplarının karşılanması gerektiği,
Buna karşın, belirli süreli iş sözleşmelerinin yenilenmemesine ilişkin işlemlerin, yetki unsuru yönünden hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle idari yargı mercilerince iptal edilmesi durumunda, yetkili idari makam ya da organ tarafından, sözleşmenin yenilenmesi veya yenilenmemesi yönünde bir karar alınması gerektiği, bu aşamada, iptal kararının hukuksal sonucu olarak yetki yönünden hukuka aykırı bulunan sözleşmenin yenilenmemesi işlemi ortadan kalkmış olmakla birlikte, idare ile ilgili arasındaki belirli süreli iş sözleşmesinin sona ermiş olması nedeniyle ortada bir sözleşme ilişkisi de bulunmadığı, idari yargı merci tarafından, sözleşmenin yenilenmemesi işleminin esasına ilişkin bir değerlendirme yapılmadığından ve belirli süreli iş sözleşmesinin süresinin sona ermiş olması nedeniyle ortada bir sözleşme ilişkisi bulunmadığından, bu aşamada, ilgili bakımından, kesin ve net olarak belirli olmayan parasal ve özlük hak kayıpları hakkında sözleşmenin yenilendiği varsayımı ile doğrudan bir kabul kararı verilmesi mümkün olmadığından, karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiği,
Bu durumda, 2547 sayılı Kanun'un ek 5. maddesine aykırı olarak, mütevelli heyet başkanının oluru ile tesis edilen sözleşmenin yenilenmemesine ilişkin dava konusu işlemin yetki unsuru yönünden hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle iptal edilmesi nedeniyle davacının parasal hakları bakımından "karar verilmesine yer olmadığına" karar verilmesi gerektiğinden, aksi yönde değerlendirme ile verilen Bölge İdare Mahkemesi kararının bu kısmında hukuki isabet görülmediği gerekçesiyle temyiz isteminin kısmen kabulü ile ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının bu kısmının bozulmasına karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi ısrar kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla;
Davacının, işlemden kaynaklanan zararlarının tazmini gerektiği gerekçesi eklenmek suretiyle İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusu üzerine verilen önceki kararın, "davacının parasal haklarının tazmini talebinin kabulü ile bu işlem nedeniyle davacının yoksun kaldığı parasal haklarının adli yargı nezdinde açılan ilk davanın tarihi olan 25/07/2018 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte hesaplanarak davalı idare tarafından davacıya ödenmesine yönelik istinaf başvurusunun reddine" ilişkin kısmında ısrar edilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, süreli olarak istihdam edilen davacı ile olan sözleşmenin yenilenmek istenmediği, bu hususun davacıya bildirildiği, bunun bir fesih işlemi olmadığı, yazı ile bildirilmiş olmasa dahi 2547 sayılı Kanun'a göre 23/07/2018 tarihi itibarıyla sözleşmenin kendiliğinden sona ereceği, Kanun'un açık hükmüne rağmen mütevelli heyeti tarafından alınmış olan sözleşmenin feshedilmesine yönelik işlem tesisi arandığı, kendiliğinden sona eren sözleşme nedeni ile bir mağduriyetin söz konusu olmadığı ve buna bağlı olarak mahrum kalınan parasal bir hakkın bulunmadığı belirtilerek ısrar kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : İstemin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'ÜN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile ısrar kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
Üye ...'in, uyuşmazlığın temelinde davacı ile davalı idare arasında 4857 sayılı İş Kanunu uyarınca akdedilen bir iş sözleşmesinin bulunduğu, 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanununun 5. maddesi uyarınca 4857 sayılı Kanuna tabi işçiler ile işverenler arasında iş ilişkisinden kaynaklanan her türlü uyuşmazlığın iş mahkemelerinin görevinde bulunması nedeniyle, taraflar arasında kurulan sözleşmelerin bireysel iş sözleşmesi ve aralarındaki iş ilişkisinin özel hukuk kurallarına göre belirlenen özel hukuk ilişkisi olması gözetildiğinde, uyuşmazlığın görüm ve çözümünde adli yargının görevli olduğu ve davanın görev yönünden reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle kararın bozulması yönündeki usule ilişkin karşı oyuna karşılık, üniversitenin, sürekli ve düzenli nitelikteki kamu hizmetinde çalıştırdığı davacının statüsü, göreve alınması, hak ve yetkileri gözetildiğinde, idare hukuku kapsamında bir kamu personeli olduğu, davaya konu işlem, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nda tanımı yapılan iptal davasına konu edilebilecek idari işlem niteliği taşıdığından, bu işlemin yargısal denetiminin idari yargının görev alanında bulunduğuna, bu işlemden kaynaklanan parasal hakların da, asıl işleme bağlı bir nitelik taşıdığı, dolayısıyla bu istemin de aynı kapsamda idari yargı yerinde görülmesi gerektiğine oyçokluğu ile karar verilerek, işin esasına geçildi.
İNCELEME VE GEREKÇE :
MADDİ OLAY :
Davacı, davalı idare bünyesinde, "akademik personel için belirli süreli iş sözleşmesi" ile öğretim görevlisi statüsünde çalışmaktadır.
Davalı idarenin ... tarih ve ... sayılı işlemi ile davacıya, sözleşmesinin, ihbar süresi göz önünde bulundurularak 23/07/2018 tarihi itibarıyla yenilenmeyeceği bildirilmiştir.
Bunun üzerine temyizen incelenen dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT :
Anayasa'nın 125. maddesinin son fıkrasında, "İdare, kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlüdür." kuralı yer almaktadır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
İdari yargı yerlerince verilen iptal kararları, Danıştayın istikrar kazanmış ve ilke hâline gelmiş içtihadına göre, idari işlemi tesis edildiği tarihten itibaren ortadan kaldıran, objektif, geriye yürüyen ve genellik ifade eden kararlardır. Bu ilke ile idari işlemin hukuka uygunluk denetimi sonrasında verilen iptal kararlarının gerekçeleri doğrultusunda hukuk düzeninin etkin bir biçimde korunması amaçlanmaktadır.
Buna göre, iptal kararının uygulanması, tespit edilen hukuka aykırılığın ortadan kaldırılması adına idarece, yargı kararının icaplarının yerine getirilmesi ile gerçekleşecektir. Bu uygulama, yargı kararı ile ulaşılmak istenen maksada uygun düşmelidir. Bu bağlamda en önemli yol gösterici, yargı kararının gerekçesidir. İdarenin yargı kararının gereğini yerine getirdiğinden söz edilebilmesi için kararın gerekçesinde izah edilen sebeplere, kararla güdülen amaca uygun olarak gereği yapılmalıdır.
Davacının 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu kapsamında, belirli süreli iş sözleşmesi ile görev yapması ve dava konusu işlemin, belirlenen sürenin dolması halinde sona erecek olan sözleşmesinin yenilenmemesi işlemi olması nedeniyle sözleşmeli personel statüsüne yönelik bir değerlendirme de yapılması gerekmektedir. Sözleşmeli personel, Anayasa'nın 128. maddesinde belirtilen "diğer kamu görevlileri" kapsamında yer almaktadır. Uygulamada memurlarla aynı işi yapsalar da sözleşmeli personelin statüsü, çalıştırılma amacı, süresi, hakları ve yükümlülükleri memurlardan farklılık arz etmekte ve istihdam koşulları yönünden, idareye tanınan takdir yetkisi ölçüsünde, haklarında aynı hukuksal statüde bulunmadıkları memurlardan farklı düzenlemeler yapılması mümkün hale gelmektedir. Bu suretle kamu yönetiminde sınırlı da olsa bir esneklik yaratılması amaçlanmış olup sözleşmeli personel açısından kamu hizmetinin gerekleri ile bağlantılı olarak memurlara tanınan kanuni güvencelere kıyasla daha sınırlı güvencelere yer verilmiştir.
Bu açıklamalara göre somut olay değerlendirildiğinde,
Israra konu olan husus, davalı vakıf üniversitesi bünyesinde sözleşmeli öğretim elemanı statüsünde görev yapan davacının, sona erecek olan belirli süreli iş sözleşmesi süresinin sonunda, sözleşmesinin yenilenmeyeceğine dair işlemin, yetki unsurunda hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle verilen iptal kararı üzerine parasal haklarının ödenmesine karar verilmesi gerekip gerekmediği noktasındadır.
Belirli süreli iş sözleşmelerinin yenilenmemesine ilişkin işlemlerin iptali istemiyle açılan davalarda, idari yargı mercilerince dava konusu işlemlerde yetki unsuru yönünden hukuka aykırılık tespit edilmesi halinde, verilen iptal kararlarının hukuksal sonucu olarak, davaya konu işlemler tesis edildikleri tarihten itibaren ortadan kalkmakla birlikte, kararın gerekçesi "işlemin yetki unsuru yönünden hukuka aykırı bulunması" olduğundan, bu durum sözleşmenin doğrudan yenilenmesi veya sözleşmesi sürenin bitim tarihi itibarıyla sonlanmış olan davacının görev süresinin doğrudan uzaması sonucunu doğurmamakta, verilen iptal kararları üzerine yetkili idari makam ya da organ tarafından, sözleşmenin yenilenmesi veya yenilenmemesi yönünde yeni bir işlem tesis edilmesi gerekmektedir.
Uyuşmazlıkta, dava konusu işlemin yetki unsuru yönünden hukuka aykırı bulunarak iptal edilmesi üzerine, idarenin kadro ve ihtiyaç durumu ile kamu yararı ve hizmet gerekleri doğrultusunda sözleşmeyi yenileyip yenilememe konusunda sahip olduğu takdir yetkisi kapsamında yapılacak yeniden değerlendirme sonrasında, sözleşme süresinin uzatılıp uzatılmaması konusunda yetkili idari makam veya organ tarafından yeni bir karar verileceğinden, davacı hakkında kesin ve net olarak belirli olmayan parasal hak kayıplarına ilişkin olarak sözleşmenin yenilendiği varsayımı ile bu aşamada doğrudan bir kabul kararı verilmesi mümkün bulunmamaktadır.
Bu durumda, davacının mali haklarının faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemi yönünden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekirken, aksi yönde değerlendirme ile verilen Bölge İdare Mahkemesi ısrar kararında hukuki isabet görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1.Davalı idarenin temyiz isteminin kabulüne;
2\. İdare Mahkemesi kararının "davacının parasal haklarının tazmini talebinin kabulü ile bu işlem nedeniyle davacının yoksun kaldığı parasal haklarının adli yargı nezdinde açılan ilk davanın tarihi olan 25/07/2018 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte hesaplanarak davalı idare tarafından davacıya ödenmesine" yönelik kısmına yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin temyize konu ... tarih ve E:..., K:... sayılı ısrar kararının BOZULMASINA,
3\. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın .. Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 18/06/2025 tarihinde kesin olarak oyçokluğu ile karar verildi.
KARŞI OY
X- Temyiz edilen kararla ilgili dosyanın incelenmesinden, ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince verilen ısrar kararının usul ve hukuka uygun bulunduğu, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenlerinin kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı anlaşıldığından, temyiz isteminin reddi ile temyize konu ısrar kararının onanması gerektiği oyuyla, karara katılmıyorum.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.