Danıştay danistay 2024/2220 E. 2025/893 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Danıştay Kararı
2024/2220
2025/893
24 Nisan 2025
"İçtihat Metni"
T.C.
D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2024/2220
Karar No : 2025/893
TEMYİZ EDENLER : 1- (DAVACI): ...
VEKİLİ : Av. ...
2- (DAVALI): ... Bakanlığı
VEKİLİ : Av. ...
DİĞER DAVACILAR : 1- ...
2- ...
3- ...
4- ...
VEKİLLERİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : Danıştay Sekizinci Dairesinin 16/11/2023 tarih ve E:2020/629, K:2023/5909 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: 15/11/2019 tarih ve 30949 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Karayolu Taşıma Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin; 4. maddesinin (ç) bendi ile asıl Yönetmeliğin, 14. maddesinin 4. fıkrasının (ç) bendine eklenen (7) numaralı alt bendin ve 26. maddesiyle asıl Yönetmeliğin Geçici 3. maddesine eklenen 5. fıkranın iptali istenilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay Sekizinci Dairesinin 16/11/2023 tarih ve E:2020/629, K:2023/5909 sayılı kararıyla;
Anayasa'nın 48. ve 49. maddeleri, 4925 sayılı Karayolu Taşıma Kanunu'nun 3., 4., 5. ve 34. maddeleri, 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nin 477. maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 12. maddesi, 5393 sayılı Belediye Kanunu'nun 15. maddesi, 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunu'nun 9. maddesi ile Karayolu Taşıma Yönetmeliği'nin 2., 4., 6., 7., 14., 24., 41. ve Geçici 3. maddelerine atıfta bulunularak,
Yönetmeliğin 14. maddesinin 4. fıkrasının (ç) bendinin (7) numaralı alt bendinin, "Servis taşımaları faaliyetinde bulunmak üzere D4 yetki belgesi talep edenler için, (2) ve (4) numaralı alt bentlerde yer alan hükümler ile 24 üncü maddenin ikinci fıkrasının (b) bendinde yer alan hüküm aranmaz." kısmının incelenmesi:
2 numaralı alt bent yönünden;
Düzenleme ile, servis taşımacılığı faaliyetinde bulunmak üzere D4 yetki belgesi talep edenlerin, il içi ya da 100 kilometreyi aşmayan şehirler arası taşımacılık yapılması durumuna göre, gerçekleştirilecek faaliyetin, arz/talep dengesi ile taşıma düzeni yönünden sakınca oluşturmayacağına ilişkin yetkili merciilerden karar alma ve bu kararda kullandırılacak taşıma hatları/güzergahları ile taşıt belgesine kaydedilecek taşıtların sayısı ve koltuk kapasitelerinin belirtilmesine ilişkin yükümlülükten muaf tutulduğu,
Servis taşımacılığında, taşınan öğrenci ve personelin ikametgahlarına en yakın noktalardan toplanarak varış noktası olan okul ve iş yerine ulaştırılmasının amaçlandığı, bu taşımacılığa ihtiyaç duyan yolcuların, iller arası/il içi yeterli ulaşım arzı olsa dahi, zamanında, en uygun araçla ve doğrudan varış noktasına ulaşma konusundaki talebinin, yalnızca bu taşımacılığa özgü araçlarla karşılanabileceği, servis taşımacılığının niteliğine uygun olan dava konusu düzenlemede hukuka aykırılık bulunmadığı,
4 numaralı alt bent yönünden;
Düzenleme ile, servis taşımacılığı faaliyetinde bulunmak üzere D4 yetki belgesi talep edenler hakkında, sadece tarifesiz taşımacılık yapmak üzere D4 yetki belgesi düzenlenmeyeceği ve yetki belgelerinde geçerli bir hattının bulunması gerektiği yönündeki kuralın uygulanmayacağının kurala bağlandığı, bu kişiler için sadece servis taşımacılığı yapmak üzere D4 yetki belgesi düzenleneceğinden, söz konusu şartların aranmamasında hukuka aykırı bir yön bulunmadığı,
24\. maddenin 2. fıkrasının (b) bendi yönünden;
Tahditli ticari plaka uygulamasının, toplu taşıma araçlarının, tahdit kararı alınan belediye sınırları dahilindeki vatandaşların ihtiyacına yetecek sayıda sabitlenerek gerek halkın ihtiyacının karşılanması gerekse kaynak israfının önlenmesi; ayrıca tahditli araçların kayıt altına alınması suretiyle kaçak taşımacılığın engellenmesi amaçlarıyla getirildiği, bunun doğal sonucu olarak, tahditli plakalı araçların taşıma yetkilerinin de tahdit kararı verilen bölge ile sınırlı olduğu,
Dava konusu düzenleme ile, tahditli plakalı araçların servis taşımacılığında kullanılmak üzere D4 yetki belgesi eki taşıt belgesine kaydedilerek, bu araçlarla tahdit kararı alınan yer sınırlarını aşarak taşımacılık yapmasına izin verildiği, bu durumun özellikle belediyelerce yapılan ulaşım planları, programları ve ihtiyaç analizi sonucu belli bir bölgenin toplu taşıma ihtiyacını karşılamaya yetecek plaka sayısının belirlenmesine yönelik işlemlerin boşa çıkmasına, tahditli plakalı araçlarla yapılan şehir içi taşımacılıktaki arz/talep dengesinin bozulmasına, meydana gelecek arz eksikliğinin tamamlanması için plaka sayısının artırılması durumunda da trafiğe çıkan araç sayısı yönünden öngörülemez bir durumun ortaya çıkmasına sebep olabileceği, sayısı belediyeler/UKOME'ce belirlenen tahditli plakalı araçlarla yürütülen şehir içi taşımacılığı da ilgilendiren bir hususta 5393 ve 5216 sayılı Kanun'larda belediyelere tanınan yetkilerin kullanılmasını güçleştirecek olan düzenlemede hukuka uyarlık bulunmadığı,
Yönetmeliğin 14. maddesinin 4. fıkrasının (ç) bendinin (7) numaralı alt bendinin, "Ancak, bu alt bent kapsamında faaliyet gösteren/gösterecek firmaların, yolcu toplama noktalarının 41 inci maddenin onikinci fıkrasına uygun olması ve bu noktaların bir il için 3'ten fazla olmaması şarttır." kısmının incelenmesi:
Düzenlemede, servis taşımacılığı faaliyetinde bulunan/bulunacak D4 yetki belgesi sahiplerinin yolcu toplama noktaları ile ilgili uyması gereken yükümlülük ve sınırlamalara yer verildiği, davacılar tarafından D2 yetki belgesi kapsamında yolcu taşımacılığı yapıldığından, söz konusu düzenlemenin, davacıların menfaatini ihlal eder bir yanının bulunmadığı, bu kısım yönünden davanın ehliyet yönünden reddi gerektiği,
Yönetmeliğin, Geçici 3. maddesinin 5. fıkrasının incelenmesi;
Davalı Bakanlığın, yetki belgelerinin kapsamı, taşımacıların yerine getirmesi gereken şartlar ile hizmetin yürütülme esaslarını belirleme görev ve yetkisinin bulunduğu, 15/11/2019 tarihinden önce D2 yetki belgesi ile belediye sınırlarını aşan il içi ve şehirler arası servis taşımacılığı faaliyetini yürütenlerin, durumlarını 31/12/2021 tarihine kadar Yönetmeliğe uygun hale getirmelerini öngören düzenlemede hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle,
Yönetmeliğin 14. maddesinin 4. fıkrasının (ç) bendinin (7) numaralı alt bendinde yer alan; "...ile 24 üncü maddenin ikinci fıkrasının (b) bendinde yer alan hüküm..." kısmının iptaline, (7) numaralı alt bentte yer alan "Ancak, bu alt bent kapsamında faaliyet gösteren/gösterecek firmaların, yolcu toplama noktalarının 41 inci maddenin onikinci fıkrasına uygun olması ve bu noktaların bir il için 3'ten fazla olmaması şarttır." kısmı yönünden davanın ehliyet yönünden reddine, Yönetmeliğin dava konusu diğer kısımları yönünden ise davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : Davacı tarafından, dava konusu düzenlemeler uyarınca D2 yetki belgesi ile şehirlerarası servis taşımacılığı yapanların, bu faaliyetlerini devam ettirebilmeleri için D4 yetki belgesi almak zorunda bırakıldıkları, bu durumun D2 yetki belgesi sahiplerinin kazanılmış haklarını ihlal ettiği, mevzuatla belediyelere tanınan görev ve yetki alanında kalan hususlarda, servis taşımacılığı yapmak üzere D4 yetki belgesi alacaklara bir takım muafiyetler tanınmasının hukuka aykırı olduğu, temyize konu kararın davanın reddi ile davanın ehliyet yönünden reddine ilişkin kısımlarının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
Davalı idare tarafından, tahditli plakalı araçların, tahdit kapsamındaki yolcu taşıma faaliyetlerini aksatmadıkları sürece D4 yetki belgesi kapsamında çalışmalarına imkan tanındığı, düzenlemenin belediye sınırları dışına/dışından yapılacak servis taşımacılığına yönelik talep ve ihtiyaçlar dikkate alınarak yapıldığı, düzenlemenin hukuka, kamu yararına ve taşımacılık faaliyetinin niteliğine uygun olduğu, temyize konu kararın iptale ilişkin kısmının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI : Davalı idare tarafından, Danıştay Sekizinci Dairesince verilen kararın davanın reddi ile davanın ehliyet yönünden reddine ilişkin kısımlarının usul ve hukuka uygun bulunduğu, temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın anılan kısımlarının bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuş, davacı tarafından, savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NİN DÜŞÜNCESİ: Davacının temyiz isteminin kısmen kabulüne, kısmen reddine, davalı idarenin temyiz isteminin reddine karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, davacının duruşma isteği yerinde görülmeyerek gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
İLGİLİ MEVZUAT :
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2. maddesinde, iptal davalarının, idarî işlemler hakkında menfaatleri ihlâl edilenler tarafından, tam yargı davaları da idarî eylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtel olanlar tarafından açılan davalar olarak tanımlanmış; 14. maddesinin 3. fıkrasının (c) bendinde, dava dilekçelerinin, diğer ilk inceleme konuları yanında ehliyet yönünden de inceleneceği belirtilmiş; 15. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde ise, 14. maddenin 3/c, 3/d ve 3/e bentlerinde yazılı hâllerde davanın reddine karar verileceği kurala bağlanmıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan;
"a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,
b) Hukuka aykırı karar verilmesi,
c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Dayandığı hukuksal nedenler ve gerekçesi yukarıda açıklanan Danıştay Sekizinci Dairesi kararının, davanın ehliyet yönünden reddine ilişkin kısmı dışındaki kısımları, aynı gerekçe ile Kurulumuzca da uygun bulunmuş olup, temyiz dilekçelerinde ileri sürülen iddialar, kararın anılan kısımlarının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Yönetmeliğin 14. maddesinin 4. fıkrasının (ç) bendinin (7) numaralı alt bendinde yer alan, "Ancak, bu alt bent kapsamında faaliyet gösteren/gösterecek firmaların, yolcu toplama noktalarının 41 inci maddenin onikinci fıkrasına uygun olması ve bu noktaların bir il için 3'ten fazla olmaması şarttır." cümlesine gelince;
2577 sayılı Kanun'un 2. maddesinde yer alan ve iptal davasının subjektif ehliyet koşulu olan "menfaat ihlali" kavramı, doktrin ve içtihatlarda dava konusu işlemle davacı arasında kurulan kişisel, meşru, güncel bir menfaat ilişkisi olarak tanımlanmaktadır. Sözü edilen menfaat ilişkisinin varlığı ve sınırları her olayda yargı yerince uyuşmazlığın niteliğine göre belirlenmektedir.
İptal davalarındaki subjektif ehliyet koşulu, doğrudan doğruya hukuk devletinin yapılandırılmasına ve sürdürülmesine ilişkin bir husus olup, kişisel menfaat ihlali kavramının, idari işlemlerin hukuka uygunluğunun iptal davası yoluyla denetlenmesini engellemeyecek bir biçimde anlaşılması gerekmektedir.
Danıştayın istikrar bulan kararlarına göre, davacının subjektif dava açma ehliyetinin bulunduğunun kabulü için, idari kararın davacının meşru, şahsi ve güncel bir menfaatini ihlal etmesi gerekmektedir. İptal davalarında, dava konusu işlemin davacının menfaatini ihlal ettiğinin saptanması davacının bu davada ehliyetinin (subjektif ehliyetinin) bulunduğu, dolayısıyla davanın esasının incelenmesine geçilebileceği sonucunu doğurmaktadır.
Dosyanın incelenmesinden; davacının dava konusu düzenleme tarihi (15/11/2019) itibarıyla D2 yetki belgesi ile iller arası servis taşımacılığı yaptığı anlaşılmaktadır. 15/11/2019 tarihli değişiklik ile Karayolu Taşıma Yönetmeliği'nin 14. maddesinin 4. fıkrasının (ç) bendine eklenen (7) numaralı alt bendin 1. cümlesinde, servis taşımacılığı yapmak üzere D4 yetki belgesi talep edenlerin, Yönetmelikte taşımacılar için öngörülen bir takım yükümlülüklerden muaf oldukları; 2. cümlesinde, bu alt bent kapsamında faaliyet gösteren/gösterecek taşımacıların, belediye sınırları içindeki terminal dışı indirme/bindirme cepleri için UKOME ve/veya il/ilçe trafik komisyonlarından izin almaları gerektiği, bu noktaların ise bir il için 3'ten fazla olamayacağı; Yönetmeliğin geçici 3. maddesine eklenen 5. fıkrada ise, dava konusu düzenlemelerin yürürlüğe girdiği tarihten önce servis taşımacılığı faaliyetinde bulunan D2 yetki belgesi sahiplerinin, durumlarını 31/12/2021 tarihine kadar bu Yönetmeliğe uygun hale getirmek zorunda oldukları düzenlemiştir.
Uyuşmazlık, yukarıda yer verilen açıklamalar çerçevesinde değerlendirildiğinde; dava konusu düzenleme tarihi (15/11/2019) itibarıyla, D2 yetki belgesi ile iller arası servis taşımacılığı yapan davacının, bu faaliyetini devam ettirebilmesi için, 31/12/2021 tarihine kadar D4 yetki belgesi almak zorunda bırakıldığı, servis taşımacılığı yapmak üzere alacağı D4 yetki belgesi kapsamında yürüteceği taşımacılık faaliyetinin de, bir takım yükümlülük ve sınırlamalara (belediye sınırları içinde terminal dışındaki indirme/ bindirme cepleri için UKOME ve/veya il/ilçe trafik komisyonlarından izin alma ve bu noktaların bir il için 3'ten fazla olamaması) tabi tutulduğu hususları dikkate alındığında, Yönetmeliğin 14. maddesinin 4. fıkrasının (ç) bendine eklenen (7) numaralı alt bendinde yer alan "Ancak, bu alt bent kapsamında faaliyet gösteren/gösterecek firmaların, yolcu toplama noktalarının 41 inci maddenin onikinci fıkrasına uygun olması ve bu noktaların bir il için 3'ten fazla olmaması şarttır." cümlesinin davacının menfaatini ihlal ettiği, anılan düzenlemenin iptalini istemede davacının sübjektif ehliyetinin bulunduğu sonucuna ulaşılmıştır.
Bu itibarla, temyize konu Daire kararının davanın ehliyet yönünden reddine ilişkin kısmında hukuki isabet bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1\. Davacının temyiz isteminin kısmen kabulüne, kısmen reddine, davalı idarenin temyiz isteminin ise reddine,
2\. Danıştay Sekizinci Dairesinin temyize konu 16/11/2023 tarih ve E:2020/629, K:2023/5909 sayılı kararının, davanın ehliyet yönünden reddine ilişkin kısmının BOZULMASINA, kararın diğer kısımlarının ONANMASINA,
3\. Bozulan kısım yönünden yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Daireye gönderilmesine,
4\. Kesin olarak, 24/04/2025 tarihinde, kararın iptale ve davanın ehliyet yönünden reddine ilişkin kısımları yönünden oyçokluğuyla, diğer kısımları yönünden oybirliğiyle karar verildi.
KARŞI OY
X- Temyiz edilen kararla ilgili dosyanın incelenmesinden; Danıştay Sekizinci Dairesince verilen kararın, Karayolu Taşıma Yönetmeliği'nin 14. maddesinin 4. fıkrasının (ç) bendine eklenen (7) numaralı alt bendinde yer alan "Ancak, bu alt bent kapsamında faaliyet gösteren/gösterecek firmaların, yolcu toplama noktalarının 41 inci maddenin onikinci fıkrasına uygun olması ve bu noktaların bir il için 3'ten fazla olmaması şarttır." cümlesi yönünden, davanın ehliyet yönünden reddine ilişkin kısmında usul ve hukuka aykırılık bulunmadığı, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenlerinin kararın anılan kısmının bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı anlaşıldığından, davacının temyiz isteminin reddi ile temyize konu kararın bahse konu kısmının onanması gerektiği oyuyla, karara kısmen katılmıyoruz.
KARŞI OY
XX- Karayolu Taşıma Yönetmeliği'nin 7. maddesinde; D4 yetki belgesi talep edenlerin, iliçi ve yüz kilometreye kadar şehirlerarası taşımalarda, D4 yetki belgesi düzenlenmesinin o ildeki mevcut arz/talep dengesi ve taşıma düzeni bakımından bir sakıncası olmadığına dair ilgili İl Trafik Komisyonu veya UKOME kararlarını Bakanlığa sunmaları ve bu kararda, düzenlenecek D4 yetki belgesi için kullandırılacak taşıma hatları/ güzergahları ile taşıt belgesine kaydedilecek taşıtların sayısı ve koltuk kapasitelerinin belirtilmesi zorunlu kılınmasına rağmen, servis taşımacılığı faaliyetinde bulunmak üzere D4 yetki belgesi talep edenler, anılan Yönetmeliğin 14. maddesinin 4. fıkrasının (ç) bendine eklenen (7) numaralı alt bendinde yer alan "...(2) ... numaralı alt bentlerde yer alan hükümler ..." ibaresi ile, bahse konu yükümlülüklerden muaf tutulmuşlardır.
Anılan düzenlemelerin; büyükşehirlerde iller arasında, büyükşehir olmayan illerde ilçeler arasında yapılan servis taşımacılığı faaliyetlerinin kolaylaştırılması, özellikle öğrenciler ve fabrika çalışanlarının yakın il ve ilçeler arasındaki ulaşım faaliyetlerinin sekteye uğratılmaması amacıyla, kamu yararı gözetilerek ve karayolu taşıma mevzuatının Bakanlığa verdiği yetki çerçevesinde yapıldığı anlaşılmaktadır.
Bu durumda, belediye sınırları dışına/dışından yapılacak öğrenci/personel servis taşımacılığına ilişkin vatandaş ve sektör talepleri ile servis taşımacılığının niteliği dikkate alınarak tesis edildiği anlaşılan, Yönetmeliğin 14. maddesinin 4. fıkrasının (ç) bendinin (7) numaralı alt bendinde yer alan; "...ile 24 üncü maddenin ikinci fıkrasının (b) bendinde yer alan hüküm..." ibaresinde, hukuka, kamu yararına ve hizmet gereklerine aykırılık bulunmadığı sonucuna ulaşılmaktadır.
Açıklanan nedenlerle, davalı idarenin temyiz isteminin kabulü ile Daire kararının iptale ilişkin kısmının bozulması gerektiği oyuyla, karara kısmen katılmıyorum.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.