SoorglaÜcretsiz Dene

Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Danıştay Kararı

Esas No

2024/2218

Karar No

2025/1921

Karar Tarihi

15 Ekim 2025

DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2024/2218 E. , 2025/1921 K.
"İçtihat Metni"

T.C.
D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2024/2218
Karar No : 2025/1921

TEMYİZ EDEN (DAVALILAR) : 1- ... Başkanlığı
VEKİLİ: Av. ...

2- ... Üniversitesi
VEKİLİ: Av. ...

KARŞI TARAF (DAVACI) : ...
VEKİLİ : Av. ...

İSTEMİN KONUSU : Danıştay Sekizinci Dairesinin 24/04/2024 tarih ve E:2020/1717, K:2024/2232 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: 3795 sayılı Kanun kapsamında Mühendislik Tamamlama Programı öğrencisi olan davacı tarafından; Yükseköğretim Kurulu Başkanlığının ... tarih ve ... sayılı kararının 3. maddesinde yer alan “Üniversite senatoları tarafından ‘Mühendislik tamamlama’ müfredatındaki dersler en fazla %50 oranında artırılabilecektir." ibaresi ile 11. maddesinde yer alan “Yükseköğretim Kurulu tarafından belirlenen müfredatta üst sınırı geçmemeleri kaydıyla artırım yaparak programı uygulayan yükseköğretim kurumlarındaki öğrencilere ise iki yıl ilave eğitim öğretim hakkı verilerek azami 3 yıl içinde öğrenimlerini tamamlamaları” ibaresinin, Adıyaman Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Yönetim Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararı ile Adıyaman Üniversitesi Senatosunun ... tarih ve ... sayılı kararının ve CİMER üzerinden yapılan başvuruların reddine ilişkin işlemlerin iptali istenilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay Sekizinci Dairesinin 24/04/2024 tarih ve E:2020/1717, K:2024/2232 sayılı kararıyla;
Davalı idarelerin usule yönelik itirazları yerinde görülmeyerek işin esasına geçilmiş,
3795 sayılı Bazı Lise, Okul ve Fakülte Mezunlarına Unvan Verilmesi Hakkında Kanun'un 1., 2. ve 4. maddeleri ile 07/08/1992 tarih ve 21308 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Teknik Öğretmenler İçin Düzenlenecek Mühendislik Programlarının Uygulama Esas ve Usulleri Yönetmeliği'nin 1., 2., 3., 4., 5. ve 6. maddelerine yer verilerek,
Dava konusu Yükseköğretim Kurulu Başkanlığının 26/09/2019 tarih ve 71085 sayılı kararının 3. maddesinde yer alan “Üniversite senatoları tarafından ‘Mühendislik tamamlama’ müfredatındaki dersler en fazla %50 oranında artırılabilecektir." ibaresi ile 11. maddesinde yer alan “Yükseköğretim Kurulu tarafından belirlenen müfredatta üst sınırı geçmemeleri kaydıyla artırım yaparak programı uygulayan yükseköğretim kurumlarındaki öğrencilere ise iki yıl ilave eğitim öğretim hakkı verilerek azami 3 yıl içinde öğrenimlerini tamamlamaları” ibaresi yönünden;
3795 sayılı Kanun'un 3. maddesinin 1. fıkrasının (e) bendinde; teknik öğretmen unvanını kazananlar için Yükseköğretim Kurulunca belirlenen mühendislik fakültelerince düzenlenecek iki yarıyıl süreli mühendislik eğitimi tamamlama programını en fazla dört yarıyıl içinde bitirenlere dallarında mühendis unvanı verileceğinin düzenlendiği, Teknik Öğretmenler İçin Düzenlenecek Mühendislik Programlarının Uygulama Esas ve Usulleri Yönetmeliği'nin 4. maddesinde, müfredat programlarının hazırlanması ve onaylanmasına ilişkin hususların belirlendiği, 5. maddesinde ise, tamamlama programlarının süresinin iki yarıyıl olduğu, programı bu sürede bitiremeyenlere iki yarıyıl ek süre verileceği, bu sürenin sonunda da başarılı olamayanların programla ilişiklerinin kesileceğinin düzenlendiği,
Dava konusu Yükseköğretim Kurulu Başkanlığının ... tarih ve ... sayılı kararının 3. maddesinde, üniversite senatoları tarafından ‘Mühendislik tamamlama’ müfredatındaki derslerin en fazla %50 oranında artırılabileceği ve 11. maddesinde; Yükseköğretim Kurulu tarafından belirlenen müfredatta üst sınırı geçmemeleri kaydıyla artırım yaparak programı uygulayan yükseköğretim kurumlarındaki öğrencilere ise 2 yıl ilave eğitim öğretim hakkı verilerek azami 3 yıl içinde öğrenimlerini tamamlamaları gerektiğinin düzenlendiği, aynı kararın Ek-2 kısmının 13. tablosunda ise, Makine Mühendisliği Tamamlama Programında ders sayısının 12 olarak belirlendiği,
Normlar hiyerarşisi kuramına göre hukuk düzeninin, farklı kademede yer alan Anayasa, kanun, tüzük, yönetmelik ve diğer düzenleyici işlemlerden oluşan birçok normu içerdiği ve her normun geçerliliğini bir üst basamakta yer alan normdan aldığı, bu nitelikleri gereği alt kademede yer alan normun, üst kademedeki norma aykırı hüküm ihtiva etmesinin veya onun kapsamını aşan düzenlemeler içermesinin mümkün olmadığı,
İdarelerin işlem tesis ederken kendilerine Anayasa ve yasalarla çizilen çerçeve içinde takdir hakkına sahip oldukları, ancak bu takdir hakkının, sınırsız şekilde kullanılanabilecek bir keyfiyeti ifade etmeyip kamu yararı ve hizmet gerekleri açısından hukuka uygun olarak temellendirilmiş olgularla desteklenmesi gerektiği,
Davalı Yükseköğretim Kurulunca, 3795 sayılı Kanun ve buna dayanılarak çıkarılan Yönetmelik hükümleri ile verilen yetkiye istinaden, mevzuat hükümlerinin uygulanmasına yönelik kararlar alınabileceğinin açık olduğu; ancak iki yarıyılda bitirilebileceği öngörülerek belirlenen ders sayısını artırma hususunda yükseköğretim kurumlarına yetki verilmesi ve ders artırımı yapan yükseköğretim kurumlarındaki öğrencilere azami üç yıl içinde öğrenimlerini tamamlamaları gerektiği yolunda tesis edilen dava konusu kararın; Kanun'da emredici şekilde düzenlenen azami dört yarıyıllık eğitim süresini ve bu sürede bitirilebileceği öngörülen ders sayısını artırıcı bir nitelik taşıması nedeniyle dayanağı ve üst hukuk normu olan Kanun ve Yönetmelik hükümleri ile verilen yetkiyi ve belirlenen sınırları aştığından, dava konusu kararın 3. ve 11. maddelerinde yer alan ibarelerde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna ulaşıldığı,
Dava konusu Adıyaman Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Yönetim Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararı ile Adıyaman Üniversitesi Senatosunun ... tarih ve ... sayılı kararı yönünden;
Adıyaman Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Yönetim Kurulunun dava konusu kararında; Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı kararı dikkate alınarak 2019-2020 akademik yılı güz dönemi için Makine Mühendisliği Bölümü Mühendislik Tamamlama Programı için 18 dersin (artırımlı olarak) tanımlandığı hususuna yer verildiği,
Dava konusu Adıyaman Üniversitesi Senatosu kararında ise; Makine Mühendisliği Bölümü Mühendislik Tamamlama Programı kapsamında yerleşen öğrencilerin aldığı derslerin birimden geldiği şekliyle kabulüne karar verildiği,
Yükseköğretim Kurulu Başkanlığının ... tarih ve ... sayılı kararının 3. maddesinde yer alan “Üniversite senatoları tarafından ‘Mühendislik tamamlama’ müfredatındaki dersler en fazla %50 oranında artırılabilecektir." ibaresi ile 11. maddesinde yer alan “Yükseköğretim Kurulu tarafından belirlenen müfredatta üst sınırı geçmemeleri kaydıyla artırım yaparak programı uygulayan yükseköğretim kurumlarındaki öğrencilere ise iki yıl ilave eğitim öğretim hakkı verilerek azami 3 yıl içinde öğrenimlerini tamamlamaları” ibaresi yönünden hukuka ve mevzuata uygunluk bulunmadığından, dava konusu Adıyaman Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Yönetim Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararı ile Adıyaman Üniversitesi Senatosunun ... tarih ve ... sayılı kararı yönünden de hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna ulaşıldığı,
CİMER üzerinden yapılan başvuruların reddine ilişkin 12/11/2019 tarihli ve 05/02/2020 tarihli Adıyaman Üniversitesi işlemleri ile 10/02/2020 tarihli Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı işlemi yönünden:
Dava konusu işlemlerin dayanağı olan Yükseköğretim Kurulu Başkanlığının ... tarih ve ... sayılı kararının 3. maddesinde yer alan “Üniversite senatoları tarafından ‘Mühendislik tamamlama’ müfredatındaki dersler en fazla %50 oranında artırılabilecektir." ibaresi ile 11. maddesinde yer alan “Yükseköğretim Kurulu tarafından belirlenen müfredatta üst sınırı geçmemeleri kaydıyla artırım yaparak programı uygulayan yükseköğretim kurumlarındaki öğrencilere ise iki yıl ilave eğitim öğretim hakkı verilerek azami 3 yıl içinde öğrenimlerini tamamlamaları” ibaresi ve Adıyaman Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Yönetim Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararı ile Adıyaman Üniversitesi Senatosunun ... tarih ve ... sayılı kararında hukuka uygunluk bulunmadığından, konuya ilişkin CİMER üzerinden yapılan başvuruların reddine ilişkin işlemlerde de hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemlerin iptaline karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI :
Davalı Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı tarafından, 3795 sayılı Kanun'un uygulama usul ve esaslarının yönetmelikle düzenleneceğinin öngörüldüğü, anılan Kanun'a dayanılarak çıkarılan Yönetmelik'te ise bu konuda idarelerinin yetkili kılındığı, ilgili mevzuat hükümleri doğrultusunda tesis edilen dava konusu işlemlerde normlar hiyerarşisine aykırılık bulunmadığı ileri sürülmektedir.
Davalı Adıyaman Üniversitesi tarafından, davacının CİMER başvurularına verilen bilgilendirme amaçlı cevapların idari davaya konu olabilecek kesin ve yürütülebilir nitelikte işlemler olmadığı, davanın süre aşımı nedeniyle reddi gerektiği, Üniversite ile ilişiği kesilen davacının aktif ehliyeti kalmadığı gibi davanın da konusuz kaldığı, 3795 sayılı Kanun'un uygulama esas ve usullerinin düzenlenmesi hususunun yönetmeliğe bırakıldığı, bu Kanun'a dayanılarak çıkarılan Yönetmelik'in ise bu konuda Yükseköğretim Kurulunu yetkili kıldığı, idarelerinin de Kanun, Yönetmelik ve Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı uygulama ve kararları doğrultusunda işlem tesis ettiği, normlar hiyerarşisine, bilimsel özerkliğe ve hukuka uygun olarak ve öğrencilerin lehine tesis edilen düzenleme ve işlemlere karşı açılan davanın reddi gerektiği, davaya hukuki yardımı bulunmayan avukat lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından, savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NUN DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemlerinin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan;
"a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,
b) Hukuka aykırı karar verilmesi,
c) Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Dayandığı hukuksal nedenler ve gerekçesi yukarıda açıklanan Danıştay Sekizinci Dairesi kararının esasa ilişkin kısmı, aynı gerekçe ile Kurulumuzca da uygun bulunmuş olup davalı idareler tarafından temyiz dilekçelerinde ileri sürülen iddialar, kararın esastan bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Kararın davacı lehine vekalet ücretine hükmedilmesine ilişkin kısmına gelince;
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Tebligat ve cevap verme" başlıklı 16. maddesinin 3. fıkrasında; tarafların, kendilerine yapılan tebliğlere karşı cevap verme süresinin otuz gün olduğu kuralına yer verilmiş, aynı maddenin 4. fıkrasında ise; tarafların, sürenin geçmesinden sonra verecekleri savunmalara veya ikinci dilekçelere dayanarak hak iddia edemeyecekleri hüküm altına alınmış, 49. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde ise temyiz incelemesi sonunda Danıştayın, kararda yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan maddi hatalar ile düzeltilmesi mümkün eksiklik veya yanlışlıklar varsa kararı düzelterek onayacağı kurala bağlanmıştır.
1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 164. maddesi uyarınca avukatlık ücreti, avukatın hukukî yardımının karşılığı olan meblâğı veya değeri ifade etmektedir. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 31. maddesinin yargılama giderleri konusunda yollama yaptığı 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 323. maddesinde, avukatlık ücretinin yargılama giderlerine dahil olduğu, 326. maddesinde ise, avukatlık ücretinin de aralarında bulunduğu yargılama giderlerinin, aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verileceği hükümleri yer almaktadır.
Dosyanın incelenmesinden; temyizen incelenmekte olan davanın 17/02/2020 tarihinde davacı tarafından açıldığı, davalı idareler tarafından süresinde verilen savunmaların davacıya 28/07/2020 tarihinde tebliğ edildiği, davacı tarafından 04/08/2020 tarihinde verilen savunmaya cevap dilekçesinin yürütmenin durdurulması kararı ile birlikte davalılara 27-28/01/2021 tarihlerinde tebliğ edildiği, davalı Adıyaman Üniversitesi tarafından 01/03/2021 tarihinde verilen ikinci savunma dilekçesinin de davacıya 08/09/2021 tarihinde tebliğ edildiği; 12/09/2022 tarihinde kayda giren dilekçe ile Avukat ... tarafından vekil kaydının yapılması istemiyle dosyaya vekaletname sunulduğu, vekile tebliğ edilen savcı düşüncesine cevap verilmediği gibi vekilin 24/04/2024 tarihinde yapılan duruşmaya da katılmadığı, Daire kararı verildikten sonra 08/05/2024 tarihinde dosyaya sunulan beyan dilekçesinde ise davalılardan Adıyaman Üniversitesinin savcı düşüncesine cevap dilekçesi ile 01/04/2024 tarihli ek beyan dilekçesine karşı beyanlarda bulunulduğu, Danıştay Sekizinci Dairesinin temyize konu 24/04/2024 tarihli kararında da davacı lehine Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 17.100,00 TL vekalet ücretine hükmedildiği görülmektedir.
Yukarıda aktarılan mevzuat hükümleri uyarınca vekalet ücretine hak kazanılabilmesi ve yargı yerince vekalet ücretine hükmedilebilmesi için yerine getirilmesi şart olan hukuki yardımın, Daire kararı verildikten sonra beyan dilekçesi verilmesi suretiyle yerine getirilmiş olarak kabulü mümkün olmadığından davacı lehine vekalet ücretine hükmedilemeyeceği sonucuna ulaşılmıştır.
Bu durumda; davacı lehine vekalet ücretine hükmedilmesi hususunun yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediği anlaşıldığından, temyize konu Daire kararının hüküm fıkrasındaki, "3)Davacıyı temsilen duruşmaya katılan olmadığından karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca duruşmasız işler için belirlenen 17.100,00-TL vekâlet ücretinin davalı idarelerden alınarak davacıya verilmesine," ifadesinin, 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendi uyarınca; "3) Davacı lehine vekalet ücretine hükmedilmemesine" şeklinde düzeltilmesi gerekmektedir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1\. Dava konusu işlemlerin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline ilişkin Danıştay Sekizinci Dairesinin temyize konu 24/04/2024 tarih ve E:2020/1717, K:2024/2232 sayılı kararının esasa ilişkin kısmının ONANMASINA,
2\. Anılan Daire kararının (3) numaralı hüküm fıkrasının "3) Davacı lehine vekalet ücretine hükmedilmemesine" şeklinde düzeltilerek ONANMASINA,
3\. Kesin olarak,15/10/2025 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi.


KARŞI OY
X- 2024 yılı Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 5. maddesinde, hangi aşamada olursa olsun, dava ve icra takibini kabul eden avukatın, Tarife hükümleri ile belirlenen ücretin tamamına hak kazanacağının düzenlendiği, uyuşmazlık konusu olayda da, davacı vekilinin Daire tarafından esas hakkında karar verilmeden önce dosyaya vekaletname sunarak davayı müvekkili adına takip edeceğini bildirdiği, bu nedenle davacı lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinden Daire kararının aynen onanması gerektiği oyuyla, karara katılmıyoruz.


KARŞI OY
XX- 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun ''Dava açma süresi'' başlıklı 7. maddesinde;
''1. Dava açma süresi, özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hallerde Danıştayda ve idare mahkemelerinde altmış ve vergi mahkemelerinde otuz gündür.
2\. Bu süreler;
a) İdari uyuşmazlıklarda; yazılı bildirimin yapıldığı, (...) tarihi izleyen günden başlar.
..." hükmü; Kanun'un 14. maddesinde süre aşımı hususunun dilekçeler üzerinde yapılan ilk inceleme sırasında değerlendirileceği, 15/1-(b) maddesinde de 3/(e) bendine göre süre aşımı bulunana hallerde davanın reddine karar verileceği kurala bağlanmıştır.
Dosyanın incelenmesinden, davacı tarafından CİMER'e yapılan ilk başvuruya Adıyaman Üniversitesi Rektörlüğünce verilen dava konusu 12/11/2019 tarihli cevap üzerine, davacının bu sefer CİMER üzerinden Yükseköğretim Kurulu Başkanlığına 28/12/2020 tarihli başvuruda bulunduğu; bu başvurunun Yükseköğretim Kurulu Başkanlığının 10/02/2020 tarihli cevabı ile 2547 sayılı Kanun uyarınca öğrencilerin kabulü, ders intibakları, çıkarılmaları ile eğitim-öğretim ve sınavlara ait işlemler hakkında karar verme yetkisinin yükseköğretim kurumlarının ilgili fakülte yönetim kurullarına ait olduğu şeklinde yanıtlandığı; davacı tarafından son olarak 28/01/2020 tarihli CİMER üzerinden Adıyaman Üniversitesi Rektörlüğüne yapılan başvuruya 05/02/2020 tarihinde davalı idarece cevap verildiği, bunun üzerine 17/02/2020 kayıt günlü dava dilekçesi ile işbu davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Olayda, dava konusu işlemlerin tebliğ tarihi araştırılarak, davada süreaşımı bulunup bulunmadığı hususu belirlendikten sonra işin esası hakkında bir karar verilmesi gerektiği oyuyla, karara katılmıyorum.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim