Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Danıştay Kararı
2024/2178
2025/1783
1 Ekim 2025
"İçtihat Metni"
T.C.
D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2024/2178
Karar No : 2025/1783
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Derneği
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Kurumu
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : Danıştay Onüçüncü Dairesinin 12/01/2024 tarih ve E:2022/526, K:2024/109 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Perakende Enerji Satış Fiyatlarının Düzenlenmesi Hakkında Tebliğ'in 8. maddesinin altıncı fıkrasının ve söz konusu düzenleyici işleme bağlı olarak 30/12/2015 tarih ve 6001-1, 6001-2 (Akedaş); 6002-1, 6002-2 (Başkent); 6003-1, 6003-2 (Aras); 6004-1, 6004-2 (Toroslar); 6005-1, 6005-2 (Akdeniz); 6006-1, 6006-2 (Aydem); 6007-1, 6007-2 (Boğaziçi); 6008-1, 6008-2 (Uludağ); 6009-1, 6009-2 (İstanbul Anadolu); 6010-1, 6010-2 (Fırat); 6011-1, 6011-2 (Çoruh); 6012-1, 6012-2 (Çamlıbel); 6013-1, 6013-2 (Kayseri); 6014-1, 6014-2 (Gediz); 6015-1, 6015-2 (Meram); 6016-1, 6016-2 (Osmangazi); 6017-1, 6017-2 (Dicle); 6018-1, 6018-2 (Sakarya); 6019-1, 6019-2 (Trakya); 6030-1, 6030-2 (Vangölü); 6038-1, 6038-2 (Yeşilırmak) sayılı Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu kararlarının iptali istenilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay Onüçüncü Dairesinin 12/01/2024 tarih ve E:2022/526, K:2024/109 sayılı kararıyla;
Dairelerinin ... tarih ve E:..., K:...sayılı davanın reddi kararının temyizi üzerine Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 24/11/2021 tarih ve E:2020/2698, K:2021/2611 sayılı kararıyla, "(...) davacının dava dilekçesinde belirttiği dava konusu ve ileri sürdüğü hukuka aykırılık sebepleri ile temyiz dilekçesinde yer verdiği temyiz sebepleri dikkate alındığında, Dairece, dava konusu edilen tarife bileşeni hakkında değil, başka bir tarife bileşeni hakkında karar verildiği anlaşılmış olup, davacı tarafından, Tebliğ düzenlemesi ve Kurul kararlarının, perakende satış tarifesinin bir unsuru olan perakende satış hizmet bedelinin nispi olarak belirlenmesinin hukuka aykırı olduğu iddiasıyla iptaline karar verilmesinin istenildiği dikkate alınarak yeniden bir karar verilmesi gerekmektedir. (...)" gerekçesiyle Daire kararının bozulduğu;
Davacı tarafından, perakende satış hizmet bedelinin nispi bir bedel olarak alınmaya devam edilmesinin kesinleşmiş yargı kararlarına aykırı olduğu ileri sürülmekle birlikte, söz konusu yargı kararlarının, Geçiş Dönemi ve 2. Uygulama Dönemine ilişkin olduğu;
01/09/2006 tarih ve 26276 1. Mükerrer sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 24/08/2006 tarih ve 875 sayılı Kurul kararıyla belirlenen Geçiş Dönemi Tarife Uygulamaları başlıklı II. Bölümün 2. maddesinin (b) alt bendinin iptali istemiyle açılan davada, Dairelerinin 06/04/2011 tarih ve E:2008/2695, K:2011/1368 sayılı kararıyla işlemin iptaline karar verildiği, bu karara karşı yapılan temyiz başvurusu sonucunda, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'nun 24/05/2012 tarih ve E:2011/1901, K:2012/798 sayılı kararıyla, Dairelerinin anılan kararının, iptal isteminin serbest tüketicilere ilişkin olduğu dikkate alındığında, kararın serbest tüketicilerle sınırlı olarak uygulanacağı gerekçesiyle onandığı;
Benzer şekilde, 2. Uygulama Döneminde perakende satış hizmet bedelinin nispi bir bedel olarak alınacağını düzenleyen Yönetmelik kuralının iptali istemiyle açılan davada da, Dairelerinin 31/03/2015 tarih ve E:2011/690, K:2015/1261 sayılı kararıyla Geçiş Dönemine ilişkin karara atıf yapılmak suretiyle anılan kuralın iptaline karar verildiği;
Söz konusu yargı kararları ile ortaya konan hususun, "sayaç okuma bedeli"nin, abone grubuna ve tüketilen enerji miktarına göre değişiklik gösterecek bir maliyet niteliğini taşımadığı, abone başına sabit bir bedel olarak belirlenerek tahsil edilmesi gerektiği ve buna ilişkin bedelin tüketilen elektrik enerjisi miktarı dikkate alınarak kWh üzerinden belirlenemeyeceği olduğu;
2016-2020 3. Uygulama Döneminde yeni bir tarife metodolojisinin yürürlüğe girdiği, bu metodolojide, 6446 sayılı Kanun'un öngördüğü hukukî ayrıştırma dikkate alınarak fatura bileşenlerinin sayısının azaltıldığı ve her bir maliyet kaleminin ilişkili olduğu temel maliyet bileşeni içerisinde hesaplanmaya başlandığı, bu çerçevede perakende satış hizmet bedelinin de aktif enerji bedelinin bir unsuru olarak yer aldığı;
Daha öncesinde perakende satış bedelinin bir unsuru olan sayaç okuma bedelinin, dağıtım ve görevli perakende satış şirketlerinin 01/01/2013 tarihinden itibaren ayrıştırılmasından sonra dağıtım şirketleri tarafından tahsil edilmeye başlanılması ve 3. Uygulama Döneminde de sayaç okumadan kaynaklı maliyetlerin dağıtım tarifesinin bir unsuru olarak dikkate alınması nedeniyle perakende satış hizmet bedeline yönelik yapılacak değerlendirmede yeni metodolojiyle birlikte, perakende satış tarifesinin sayaç okuma bedeli hariç diğer unsurlarıyla bir bütün olarak değerlendirilmesi gerektiği;
Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 24/11/2021 tarih ve E:2020/2698, K:2021/2611 sayılı bozma kararı sonrasında Dairelerinin 25/05/2023 tarihli ara kararıyla; davalı idareden, Tebliğ'in dava konusu kuralları kapsamında nispi hesaplanan kalem ve/veya kalemler bulunup bulunmadığının, varsa nispi hesaplanan kalem ve/veya kalemlerin ayrı ayrı açıklanmasının istenilmesine; 01/01/2016 tarihinden itibaren aktif enerji bedeli içerisinde elektrik faturalarına yansıtılan perakende satış hizmet bedelinin hangi kalemlerden (alt başlıklar hâlinde) oluştuğunun, bu kalemlerin nispi ve/veya maktu alınmasına göre ayrı ayrı ayrıntılı olarak açıklanmasının istenilmesine karar verildiği;
Davalı idarece anılan ara kararına verilen 06/07/2023 tarihli cevabî yazı ve eklerinde, görevli tedarik şirketlerinin ikili anlaşmalar kapsamında enerji alan tüketicilere yönelik yürüttüğü faaliyetler nedeniyle (müşteri hizmetleri, faturalama ve tahsilat hizmetleri gibi) giderlerinin oluştuğu, müşteri hizmetleri, faturalama ve tahsilat hizmetleri gibi giderlerden ancak "düzenlemeye tabi tarifeler üzerinden enerji alan tüketicilere ait olanların" düzenlemeye esas işletme giderleri kapsamında değerlendirildiği, bu durumun da Tebliğ'in dava konusu 8. maddesinin altıncı fıkrasında açıkça belirtildiği, anılan düzenlemede söz konusu maliyet kalemlerinin nispi olarak tarifede dikkate alınacağına ilişkin herhangi bir ibareye yer verilmediği, dava konusu 30/12/2015 tarihli Kurul kararları ile tarifesi düzenlemeye tabi olan görevli tedarik şirketlerinin 3. Uygulama Döneminde ve 2016 yılında perakende satış faaliyetinde bulunarak toplamda ne kadarlık bir gelir ihtiyacı olacağı ve buna bağlı olarak ne kadarlık gelir elde edeceğinin belirlendiği, söz konusu Kurul kararlarında tüketicilere uygulanması gereken aktif enerji bedelinin veya perakende satış hizmet bedelinin nispi veya maktu olacağına ilişkin bir ibareye yer verilmediği, görevli tedarik şirketlerinin baz yıl olarak kabul edilen 2013 ve 2014 yıllarına ilişkin mali verilerinden hareketle 2016-2020 yılları gelir ihtiyacının ilgili Kurul kararları ile belirlendiği, 3. Uygulama Döneminde görevli tedarik şirketlerinin düzenleyici hesap planına uygun olarak Kuruma sundukları işletme giderlerinin temel başlıklara ayrıldığı, bu kapsamda şirketlerin işletme giderlerinin, "malzeme gideri, personel gideri, dışarıdan sağlanan fayda ve hizmet gideri, çeşitli giderler, vergi-resim-harçlar, finansman giderleri, amortisman giderleri" şeklinde kategorileştirilebildiği, 3. Uygulama Döneminde fatura basım-gönderim ve ihbar bırakma görevli tedarik şirketleri tarafından hizmet alımı yoluyla da yapılabildiği için bu kapsamda oluşan giderlerin dışarıdan sağlanan fayda ve hizmet gideri olarak da raporlanabildiği, söz konusu hizmetlerin görevli tedarik şirketlerinin bünyelerindeki personeller marifeti ile de yürütülebildiği, bu hizmete ilişkin personel giderlerinin bu kalemlerle ilişkili olarak Kuruma raporlanabildiği, bu bakımdan görevli tedarik şirketlerinin tarifede dikkate alınan işletme giderlerinin dâhil oldukları ve raporlandıkları başlıklar altında kıyaslandığı ve normalize edildiği, dolayısıyla perakende satış hizmeti ile ilgili oluşan tüm maliyetlerin her biri ayrı ayrı hesaplanarak ayrı ayrı kalemler olarak analiz edilemediği, geçmiş bir döneme ilişkin olarak görevli tedarik şirketlerinin tüm işletme gider unsurlarından perakende satış hizmetine/faturalamaya ilişkin her bir kısmın ayrıştırılmasının işbu ara kararına cevap verme süresi içerisinde yapılamadığı, uygulama dönemi bazında görevli tedarik şirketleri için onaylanacak gelir gereksinimi hesaplanırken bu şirketlerin işletme giderlerinin analizi/maliyet hesaplamalarının yaklaşık bir yılda tamamlanabildiği, öte yandan serbest tüketicilerin tedarik şirketleri ile ikili anlaşma yaparak temin ettikleri elektrik enerjisine ilişkin olarak tahakkuk ettirilen aktif enerji bedelinin düzenlemeye tabi olmadığı, ikili anlaşma kapsamında tüketicilere perakende satış hizmet bedelinin aktif enerji bedeline dâhil edilerek veya edilmeyerek yansıtılabildiği, ikili anlaşmalarda perakende satış hizmet bedelinin Kurum tarafından ilân edilen fiyata eşitlenebileceği gibi taraflar arasında özel olarak da belirlenebildiği, düzenlemeye tabi tarifeler açısından ele alınması gerekirse, 01/01/2016 tarihinden önce Kurul onaylı tarife tablolarında perakende satış hizmet bedeli ayrıca ilân edilmekte iken anılan tarih itibarıyla geçerli olan mevzuat kapsamında perakende satış hizmetine ilişkin maliyetin enerji bedeli altında tüketicilere yansıtıldığı, bir serbest tüketicinin tedarik şirketi ile 30/12/2015 tarihinden önce imzaladığı ikili anlaşmada enerji fiyatı, Kurul onaylı enerji fiyatından tamamen bağımsız olarak belirlenmiş ve düzenlemeye tabi perakende satış hizmeti bedelinin aynen veya belli bir oranda ikili anlaşmanın tarafı olan serbest tüketiciye uygulanması hüküm altına alınmış ise tarafların imzaladıkları anlaşmaya esas perakende satış hizmet bedelinin 31/12/2017 tarihini geçmemek kaydıyla 0,7233 kr/kWh olarak nispi şekilde uygulanmış olması gerektiği, 30/12/2015 tarihinden önce serbest tüketiciler ile tedarikçiler arasında yapılan ikili anlaşmalarda Kurum tarafından açıklanan perakende satış hizmet bedelinin referans olarak alınmasına taraflarca serbest şekilde karar verilmiş olması hâlinde 31/12/2017 tarihini geçmemek kaydıyla referans alınabilecek perakende satış hizmet bedelinin Tebliğ'in dava konusu Geçici 3. maddesi kapsamında 0,7233 kr/kWh olarak belirlendiğinin beyan edildiği;
Bu kapsamda, faturalarda aktif enerji bedeli ve dağıtım bedeli olarak iki temel bileşen bulunduğu, bu bileşenlerden aktif enerji bedelini oluşturan unsurların nispi veya maktu olarak ayrıştırılmasının fiilen mümkün olmadığı; aksi bir kabul hâlinde, tarifede yer alan her bir maliyet kaleminin nispi veya maktu olarak ayrıştırılmasının gerekeceği, ancak bu yönde bir değerlendirmenin tüketiciler arasında eşitsizliğe yol açacağının açık olduğu; kaldı ki, 6446 sayılı Kanun'un Geçici 1. maddesinde düzenlenen ulusal tarife uygulamasının, tüketicileri fiyat farklılıklarından korumaya matuf olduğu;
Öte yandan, "Elektrik Dağıtım Şirketleri Düzenleyici Hesap Planı" incelendiğinde de, hangi unsurun nispi veya maktu olduğuna yönelik herhangi bir ayrıştırma yapılmadığı, tarifede yer alan unsurların nispi veya maktu olarak alınması gerektiğinin yargı kararıyla belirtilmesinin, tarifenin bütünüyle ilgili hukukîlik denetimi yapılması sonucunu getireceği, her bir unsurun ayrı ayrı incelenmesinin de mümkün olmadığı, zira, 3. Uygulama Döneminde yargı kararlarının bulunduğu dönemlerden farklı olarak tarife metodolojisinin değiştiği;
Bu itibarla, dava konusu Tebliğ düzenlemeleri ve Kurul kararlarıyla perakende satış hizmet bedelinin nispi bir bedel olarak faturalara yansıtılmasında hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, perakende satış hizmeti bedelinin sabit olarak belirlenmesinin hukuka aykırı olduğu, konuyla ilgili daha önce verilen iptal kararlarının gereğinin yerine getirilme zorunluluğu bağlamında, Dairece dava konusu düzenlemelerin iptaline karar verilmesi gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, Danıştay Onüçüncü Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Daire kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
İLGİLİ MEVZUAT :
Anayasa'nın 138. maddesinin 4. fıkrasında, "Yasama ve yürütme organları ile idare, mahkeme kararlarına uymak zorundadır; bu organlar ve idare, mahkeme kararlarını hiçbir suretle değiştiremez ve bunların yerine getirilmesini geciktiremez." hükmüne; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Kararların sonuçları" başlıklı 28. maddesinin 1. fıkrasında ise, "Danıştay, bölge idare mahkemeleri, idare ve vergi mahkemelerinin esasa ve yürütmenin durdurulmasına ilişkin kararlarının icaplarına göre idare, gecikmeksizin işlem tesis etmeye veya eylemde bulunmaya mecburdur..." hükmüne yer verilmiştir.
6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu'nun 3. maddesinin birinci fıkrasının (ff) bendinde "tarife", "elektrik enerjisinin ve/veya kapasitesinin iletimi, dağıtımı ve satışı ile bunlara dair hizmetlere ilişkin fiyat, hüküm ve şartları içeren düzenlemeler" olarak tanımlanmış; 4. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinde "dağıtım faaliyeti", (d) bendinde ise "perakende satış faaliyeti" elektrik piyasası faaliyetleri arasında sayılmış; 9. maddesinde, dağıtım faaliyetinin, lisansı kapsamında, dağıtım şirketi tarafından lisansında belirlenen bölgede yürütüleceği, dağıtım şirketinin, lisansında belirlenen bölgede sayaçların okunması, bakımı ve işletilmesi hizmetlerinin yerine getirilmesinden sorumlu olduğu; 10. maddesinin dördüncü fıkrasında, dağıtım şirketi tarafından yürütülmekte olan perakende satış faaliyetinin görevli tedarik şirketi tarafından yerine getirileceği, görevli tedarik şirketinin, ilgili dağıtım bölgesinde bulunan serbest olmayan tüketicilere Kurul tarafından onaylanan perakende satış tarifeleri üzerinden elektrik enerjisi satışı yapacağı; 17. maddesinde, bu Kanun kapsamında düzenlenen ve bir sonraki dönem uygulanması önerilen tarifelerin, ilgili tüzel kişi tarafından, Kurul tarafından belirlenecek usûl ve esaslara göre hazırlanacağı ve onaylanmak üzere Kurum'a sunulacağı; aynı maddenin altıncı fıkrasının (ç) bendinde, dağıtım şirketleri tarafından hazırlanacak olan dağıtım tarifelerinin elektrik enerjisinin dağıtım sistemi üzerinden naklinden yararlanan tüm gerçek ve tüzel kişilere eşit taraflar arasında ayrım gözetmeksizin uygulanacak fiyatları, hükümleri ve şartları içerdiği; aynı fıkranın (d) bendinde, perakende satış tarifelerinin serbest tüketici niteliğini haiz olmayan tüketiciler için, eşit taraflar arasında ayrım gözetmeksizin uygulanacak fiyatları, hükümleri ve şartları içereceği, serbest tüketici niteliğini haiz olmayan tüketicilere uygulanacak perakende satış tarifelerinin, görevli tedarik şirketi tarafından önerileceği ve Kurul tarafından incelenerek onaylanacağı kurala bağlanmıştır.
Elektrik Piyasası Tarifeler Yönetmeliği'nin dava konusu işlemlerin tesis edildiği tarihte yürürlükte olan hâliyle "Dağıtım tarifesi" başlıklı 9. maddesinde, "(1) Dağıtım tarifesi; dağıtım sisteminin kullanımına ilişkin bedeller ile tarifenin uygulanmasına ilişkin usûl ve esaslardan oluşur.
(2) Dağıtım sisteminin kullanımına ilişkin bedeller, dağıtım şirketlerinin dağıtım faaliyetlerini yürütebilmesi için gerekli olan maliyetlerden hareketle belirlenir. Bu kapsamda; dağıtım sisteminin kullanımına ilişkin bedellerinin belirlenmesinde, faaliyetin yürütülmesi için gerekli olan yatırım harcamaları ile yatırım harcamalarına ilişkin makul getiri, işletme giderleri, teknik ve teknik olmayan kayıp enerji tedarik maliyetleri ve iletim tarifesi kapsamında ödenen tutarlar Dağıtım Sistemi Gelirinin Düzenlenmesi Hakkında Tebliğ hükümleri esas alınarak dikkate alınır. Dağıtım sisteminin kullanımına ilişkin bedeller; bağlantı durumuna, tüketim miktarına ve kullanım amacına göre farklılaştırılabilir.
(3) Dağıtım tarifesinin uygulanmasına ilişkin usûl ve esaslar dağıtım şirketlerinin önerileri de dikkate alınarak Kurul tarafından belirlenir. Söz konusu usûl ve esaslar tüm dağıtım bölgeleri için ortak belirlenebileceği gibi, her bir dağıtım bölgesi için ayrı ayrı da belirlenebilir."; "Perakende satış tarifesi" başlıklı 10. maddesinde, "(1) Görevli tedarik şirketleri tarafından serbest olmayan tüketicilere yapılan elektrik enerjisi ve/veya kapasite satışı için hazırlanan perakende satış tarifesi, perakende satış fiyatı ile tarifenin uygulanmasına ilişkin usûl ve esaslardan oluşur.
(2) Perakende satış fiyatı, görevli tedarik şirketlerinin serbest olmayan tüketicilere yönelik perakende satış faaliyetlerini yürütebilmesi için gerekli olan maliyetlerden hareketle belirlenir. Bu kapsamda; perakende satış fiyatının belirlenmesinde, faaliyetin yürütülmesi için gerekli olan yatırım harcamaları, işletme giderleri, enerji tedarik maliyetleri ile perakende satış faaliyetinin yürütülmesi için katlanılan maliyetler ve maruz kalınan risklerden hareketle belirlenen sektörel brüt kâr marjı Perakende Enerji Satış Fiyatlarının Düzenlenmesi Hakkında Tebliğ hükümleri çerçevesinde dikkate alınır. Perakende satış fiyatları; tüketicilerin bağlantı durumu, tüketim miktarı ve kullanım amacına göre farklılaştırılabilir.
(3) Perakende satış tarifesinin uygulanmasına ilişkin usûl ve esaslar görevli tedarik şirketlerinin önerileri de dikkate alınarak, Kurul tarafından belirlenir. Söz konusu usûl ve esaslar tüm görevli tedarik şirketleri için ortak belirlenebileceği gibi, her bir görevli tedarik şirketi için ayrı ayrı da belirlenebilir." kuralları yer almıştır.
30/12/2015 tarih ve 29578 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Perakende Enerji Satış Fiyatlarının Düzenlenmesi Hakkında Tebliğ'in dava konusu 8. maddesinin altıncı fıkrasında, "Müşteri hizmetleri, faturalama ve tahsilat hizmetleri gibi faaliyetlere ait giderlerden düzenlemeye tabi tarifeler üzerinden enerji alan tüketicilere ait olanlar düzenlemeye esas işletme giderleri kapsamında değerlendirilir." kuralı yer almakta olup, anılan Tebliğ'in Geçici 3. maddesinin birinci fıkrasında ise, bu Tebliğ'in yürürlüğe girdiği tarihten önce imzalanan ikili anlaşmalarda, düzenlemeye tabi perakende satış hizmeti bedelinin aynen veya belli bir oranda uygulanacağının belirtilmiş olması ve enerji bedelinin düzenlemeye tabi aktif enerji bedelinden bağımsız belirlenmiş olması durumunda geçerli olmak üzere, bu sözleşmeler kapsamındaki perakende satış hizmet bedeli, 31/12/2017 tarihini geçmemek kaydıyla 0,7233 kr/kWh olarak belirlenmiş; 23. maddesinde ise, anılan Tebliğ'in 01/01/2016 tarihinde yürürlüğe gireceği kuralına yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
01/01/2007-31/12/2010 tarihleri arasındaki Geçiş Döneminde perakende satış bedeli içerisinde; faturalama, okuma ve perakende satış hizmetine ilişkin tüm maliyetler yer almakta iken, 2011 yılından itibaren perakende satış hizmeti bedeli, sayaç okumaya ilişkin perakende satış hizmeti bedeli ve sayaç okuma dışında perakende satış hizmeti bedeli olarak ikiye ayrılmış; dağıtım ve görevli perakende satış şirketlerinin 01/01/2013 tarihinden itibaren ayrıştırılmasından sonra perakende satış hizmet bedeli, dağıtım şirketleri tarafından tahsil edilmeye başlanmıştır.
2013 yılından itibaren, 6446 sayılı Kanun'un öngördüğü şekliyle dağıtım şirketlerinin ayrışarak dağıtım ve görevli tedarik faaliyetlerinin ayrı şirketler tarafından yürütülmeye başlanmasına karşılık, 2010 yılında onaylanan, dağıtım şirketlerinin 2011-2015 2. Uygulama Dönemi gelir gereksinimleri kapsamında tarifeleri ile Tarife Uygulama Usul ve Esasları'nın 2015 yılında gözden geçirilmesi kararlaştırılarak mevcut uygulamaya devam edilmiş; 2015 yılında yapılan gözden geçirme çalışmaları neticesinde, ilgili mevzuat kapsamında dağıtım şirketlerinin 2016-2020 3. Uygulama Dönemi gelir gereksinimleri ve Tarife Usul ve Esasları onaylanmıştır.
Bu aşamada, 31/12/2015 tarihinde yürürlüğe giren Tarife Usul ve Esasları ile dağıtım tarifeleri kapsamında faturalarda gösterilen dağıtım, kayıp-kaçak, sayaç okuma ve iletim bedellerinin, dağıtım ve görevli tedarik faaliyetinin ayrışması neticesinde ayrı olarak izlenmesine son verilerek söz konusu bedellerin tek bir bedel altında gösterilmesi benimsenmiştir.
Nitekim, 01/01/2016 tarihinde yürürlüğe giren Dağıtım Sistemi Gelirinin Düzenlenmesi Hakkında Tebliğ'in 5. maddesinin birinci fıkrası uyarınca sayaç okuma bedeli, iletim bedeli ve teknik ve teknik olmayan kayıp bedelinin, dağıtım bedeli altında birleştirildiği; aynı şekilde 01/01/2016 tarihinde yürürlüğe giren Perakende Enerji Satış Fiyatlarının Düzenlenmesi Hakkında Tebliğ'in 5. maddesinin birinci fıkrası uyarınca 01/01/2016 tarihinden önce ayrı bir bedel olarak hesaplanan perakende satış hizmeti bedelinin, 01/01/2016 tarihinden itibaren aktif enerji bedeli içerisinde faturalara yansıtıldığı anlaşılmaktadır.
Özetle, dava konusu Tebliğ düzenlemesinin ilgili olduğu dönem itibarıyla, dağıtım şirketlerinin faaliyetlerine yönelik olarak hazırlanan dağıtım tarifesi ile görevli tedarik şirketlerinin faaliyetlerine yönelik olarak hazırlanan perakende satış tarifesinin farklı bileşenlerden oluştuğu açık olup, "sayaç okuma bedeli" dağıtım tarifesinin bir unsuruyken, "perakende satış hizmet bedeli" ise perakende satış tarifesinin bir unsuru konumundadır.
Davacı tarafından, perakende satış tarifesinin unsurlarından birisi olan perakende satış hizmet bedelinin nispi bir bedel olarak alınmasının kesinleşmiş yargı kararlarına aykırı olduğu ileri sürüldüğünden, iptali istenilen düzenlemelerin bu çerçevede değerlendirilmesi gerekli görülmüştür.
Anayasa'nın 138. maddesinde belirtilen yargı kararlarının uygulanması zorunluluğunu, kararların hiç uygulanmamasının önüne geçilmesinden ziyade, tam olarak yerine getirilmesini sağlamaya yönelik bir düzenleme olarak değerlendirmek gerekmektedir. Nitekim, Anayasa hükmünde yer alan kararların "değiştirilemeyeceği" ifadesi, kararın şeklen değil, içeriğine uygun olarak yerine getirilmesini belirtme amacını taşımaktadır.
Bu bağlamda, hukuk devletinde idarenin, yargı kararlarının gerekçesine uygun şekilde işlem tesis etmesi zorunlu olup, idare, yargı kararlarının gereklerinin, kararın gerekçesine uygun şekilde yerine getirilmesi noktasında "bağlı yetki" içerisindedir.
4628 sayılı Kanun'un tarifelere ilişkin maddelerinin yürürlükte olduğu dönemde, Enerji Piyasası Düzenleme Kurulunun 875 sayılı kararı ile onaylanan ve 2006-2010 yılları arasını kapsayan I. Uygulama Döneminde perakende satış hizmeti bedelini kWh bazında belirleyen 20 Dağıtım Şirketi İçin Gelir Gereksinimi Hesaplanması ve Tarife Metodolojisinin, Geçiş Dönemi Tarife Uygulamaları başlıklı II. Bölümün (B) bendinin iptali istemiyle açılan davada, Danıştay Onüçüncü Dairesinin 06/04/2011 tarih ve E:2008/2695, K:2011/1368 sayılı kararıyla, sayaç okuma ve faturalama hizmetlerine ilişkin maliyetlerin, abone grubuna ve tüketilen enerji miktarına göre değişiklik gösterecek maliyetler olmadığı, bu nedenle abone başına sabit bir ücret olarak uygulanması gerektiğinden bahisle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiş, anılan karar Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 24/05/2012 tarih ve E:2011/1901, K:2012/798 sayılı kararıyla, davacı şirketin serbest tüketicilere elektrik satan bir şirket olduğu dikkate alınarak Daire kararının "serbest tüketiciler"le sınırlı olarak uygulanmasının gerektiği belirtilerek onanmış; benzer şekilde, 2011-2015 yılları arasını kapsayan II. Uygulama Döneminde sayaç okuma bedelinin nispi bir bedel olarak alınacağına ilişkin düzenlemelerin (Enerji Piyasası Düzenleme Kurulunun ... tarihli, ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... sayılı ve ... tarihli, ... sayılı kararları ile Elektrik Piyasası Tarifeler Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 1., 3., 4. ve 11. maddelerinin ve Elektrik Dağıtım Bölgelerinde Uygulanacak Fiyat Eşitleme Mekanizması Hakkında Tebliğde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ'in 7. maddesinin) iptali istemiyle açılan davada, Danıştay Onüçüncü Dairesinin 31/03/2015 tarih ve E:2011/690, K:2015/1261 sayılı kararıyla, yukarıda belirtilen karara ve gerekçesine atıf yapılmak suretiyle Elektrik Piyasası Tarifeler Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğinin perakende satış hizmeti fiyatının 2011-2015 döneminde kWh üzerinden uygulanmaya devam edileceğini düzenleyen 11. maddesinin ve dava konusu kararların bu Yönetmelik maddesine göre tesis edilen kısımlarının serbest tüketiciler yönünden iptaline, diğer kısımlara yönünden ise davanın reddine karar verilmiş; karar Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 07/06/2017 tarih ve E:2015/3403,K:2017/2449 sayılı kararıyla onanmıştır.
Bahse konu yargı kararlarında, sayaç okuma ve faturalama hizmetlerine ilişkin maliyetlerin, abone grubuna ve tüketilen enerji miktarına göre değişiklik gösterecek maliyetler olmadığı, perakende satış hizmet bedeli adı altında tahsil edilen sayaç okuma hizmetlerine ilişkin giderler nedeniyle ortaya çıkan bedelin serbest tüketicilerden abone başına sabit bir bedel olarak belirlenerek tahsil edilmesi gerektiği ve buna ilişkin bedelin tüketilen elektrik enerjisi miktarı dikkate alınarak kWh üzerinden belirlenemeyeceği açık bir şekilde vurgulanmıştır. Bu itibarla, davalı idarece yasal bir dayanağı olmaksızın, bu kararları bertaraf edecek şekilde uygulama yapılmaması ve kararların gerekçesinin yapılacak düzenlemelerde göz önünde bulundurulması gerekmektedir.
Her ne kadar konuyla ilgili tarife metodolojisi değişmiş ve sayaç okuma bedeli ile faturalama hizmetlerine ilişkin maliyetlerin nispi usûlle belirlenemeyeceğine ilişkin yargı kararları önceki uygulama dönemlerine ilişkin olarak verilmiş olsa da, yargı kararıyla ortaya konulan husus, "sayaç okuma bedeli" ile "faturalama hizmetlerine ilişkin maliyetlerin" abone grubuna ve tüketilen enerji miktarına göre değişiklik gösterecek bir maliyet niteliğini taşımadığı, abone başına sabit bir bedel olarak belirlenerek tahsil edilmesi gerektiği ve buna ilişkin bedelin tüketilen elektrik enerjisi miktarı dikkate alınarak kWh üzerinden belirlenemeyeceğidir.
Bu bağlamda, davalı idarece, yasal bir dayanağı olmaksızın, söz konusu yargı kararlarının gerekçeleri göz önünde bulundurulmadan ve bu kararları bertaraf edecek şekilde uygulama yapılmasında hukuka uygunluk bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle, Perakende Enerji Satış Fiyatlarının Düzenlenmesi Hakkında Tebliğ'in 8. maddesinin altıncı fıkrasının ve söz konusu düzenleyici işleme bağlı olarak 30/12/2015 tarih ve 6001-1, 6001-2 (Akedaş); 6002-1, 6002-2 (Başkent); 6003-1, 6003-2 (Aras); 6004-1, 6004-2 (Toroslar); 6005-1, 6005-2 (Akdeniz); 6006-1, 6006-2 (Aydem); 6007-1, 6007-2 (Boğaziçi); 6008-1, 6008-2 (Uludağ); 6009-1, 6009-2 (İstanbul Anadolu); 6010-1, 6010-2 (Fırat); 6011-1, 6011-2 (Çoruh); 6012-1, 6012-2 (Çamlıbel); 6013-1, 6013-2 (Kayseri); 6014-1, 6014-2 (Gediz); 6015-1, 6015-2 (Meram); 6016-1, 6016-2 (Osmangazi); 6017-1, 6017-2 (Dicle); 6018-1, 6018-2 (Sakarya); 6019-1, 6019-2 (Trakya); 6030-1, 6030-2 (Vangölü); 6038-1, 6038-2 (Yeşilırmak) sayılı Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu kararlarının perakende satış hizmet bedelinin nispi olarak belirlenmesi yönünden iptaline karar verilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.
Bu itibarla, davanın reddi yolundaki Daire kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1\. Davacının temyiz isteminin kabulüne;
2\. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Danıştay Onüçüncü Dairesinin temyize konu 12/01/2024 tarih ve E:2022/526, K:2024/109 sayılı kararının BOZULMASINA,
3.Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Daireye gönderilmesine,
4\. Kesin olarak, 01/10/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.