Danıştay danistay 2024/2163 E. 2025/804 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Danıştay Kararı
2024/2163
2025/804
10 Nisan 2025
"İçtihat Metni"
T.C.
D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2024/2163
Karar No : 2025/804
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Valiliği
VEKİLİ : Av. ...
DİĞER DAVALI : ... Belediye Başkanlığı
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : ... İletişim Otomotiv Temizlik Elektronik Nakliyat Gümrükleme Taahhüt Sanayi Ticaret Limited Şirketi
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı ısrar kararının davalı Ağrı Valiliğince aleyhine olan kısmının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Mülkiyeti ... Belediyesine ait birbirine birleşik iki iş yerinin tahliyesine ilişkin işlemin yargı kararı ile iptal olunduğundan bahisle taşınmazların tahliye edilmesi nedeniyle uğranıldığı öne sürülen 281.273,09-TL maddi ve 250.000,00-TL manevi zararın ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; davacının tahliyeye ilişkin bildirimler üzerine ve en geç tahliyenin gerçekleştiği tarih itibarıyla ticari faaliyetin devamı sağlamak adına iş yerlerini başka yere taşıyabilecekken bunu yapmadığı, kendi mülkiyetinde bulunmayan iş yerlerinin herhangi bir sebeple tahliyesi halinde ticari faaliyetlerinin başka bir yerde devamına engel bir durumun olmadığı, ... bayiilik sözleşmesinde tarafların onayı ile iş yeri adresinin değiştirilebileceğinin belirtildiği dikkate alındığında idareye izafe edilecek kusur durumu ve nedensellik bağı gibi etmenlerin tayini yönünden işlem ile zarar arasındaki illiyet bağının kesildiği, illiyet bağının kesilmesinin davacıdan kaynaklandığı, ayrıca idarece iş yerinin tahliyesinin icrasının tahliye işlemine açılan davada ilk derece mahkemesinin ret kararı üzerine gerçekleştirildiği hususu da gözetildiğinde iddia edilen zararın davacının kendi iradi eyleminden veya eylemsizliğinden kaynaklandığı sonucuna varıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının maddi tazminata ilişkin kısmının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine; manevi tazminat yönünden ise, telekom bayilik sözleşmesinin iptal edildiği ve davacının bu sektörde çalışmasının durduğu gözetildiğinde, bu kayıp nedeniyle elem ve üzüntü duyacağı ve işlemin tesisinde kusurlu olan idare tarafından davacının duyduğu bu elem ve üzüntünün bir nebze olsa da karşılanması amacıyla davacıya manevi tazminat ödenmesi gerektiği sonucuna varıldığından davacının manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 50.000,00-TL tutarındaki kısmının iptal davasının açılma tarihi olan 10/05/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı idarelerden Ağrı Valiliği tarafından davacıya ödenmesi gerektiği gerekçesiyle, istinaf başvurusunun kısmen reddine, kısmen kabulü ile İdare Mahkemesi kararının manevi tazminat isteminin 50.000,00-TL'lik kısmının reddine ilişkin kısmının kaldırılarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay Dördüncü Dairesinin 19/02/2024 tarih ve E:2023/9205, K:2024/1033 sayılı kararıyla;
Davacının temyiz istemi yönünden yapılan değerlendirmede;
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulmasının, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkün olduğu,
Temyizen incelenen kararın bu kısmının usul ve hukuka uygun olduğu, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenlerinin kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediği,
Davalı idarelerden Ağrı Valiliğinin temyiz istemi yönünden yapılan değerlendirmede;
Dosyanın incelenmesinden, davacının Ağrı Belediye Başkanlığına ait fotoğraf stüdyosu ve telekom bayiiliği iş yeri olarak faaliyetinde bulunduğu birbirine bitişik iki adet iş yerinin kiracısı iken, söz konusu iş yerine ait kira süresinin bittiği ve ayrıca kira bedelinin ödenmediğinden bahisle 2886 sayılı Kanun'un 75. maddesi uyarınca anılan taşınmazda bulunan iş yerinden tahliye edilmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı Ağrı Valiliği işleminin iptali istemiyle açılan davada, ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:.., K:... sayılı kararıyla davanın reddi yolundaki karara karşı davacının istinaf başvurusu üzerine ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile dava konusu işlemin iptaline karar verildiği, bu sırada 30/11/2018 tarihinde tahliyenin icrasının gerçekleştiği, davacı tarafından 05/11/2019 tarihinde tahliye işlemine açılan davada verilen mahkeme kararı uyarınca kiracılık hakkının yeniden tesisi için davalı Ağrı Belediye Başkanlığına başvuruda bulunulduğu, ancak taşınmazın yıkılması üzerine, davacı tarafından tahliye işlemi dolayısıyla uğranıldığı ileri sürülen maddi ve manevi zararların tazmini amacıyla bakılmakta olan davanın açıldığının anlaşıldığı,
Olayda, Ağrı Belediye Başkanlığı tarafından, taşınmazların 2886 sayılı Kanun uyarınca 02/05/2000 tarihinde dava dışı ... isimli şahsa kiraya verildiği, 21/06/2001 tarihli Ağrı Belediyesi Encümen kararı ile söz konusu şahsın kira kontratının 05/07/2004 tarihine kadar uzatıldığı, bu arada 24/06/2003 tarihli encümen kararıyla iş yerinin aynı şartlarla davacıya devrine izin verildiği, dolayısıyla davacının kira sözleşmesinin 05/07/2004 tarihinde sona erdiği, bu tarihten sonra davacı ile herhangi biçimde bir kira sözleşmesi yapılmadığı, ... gün ve ... sayılı Ağrı Belediye Başkanlığı işlemiyle taşınmazın tahliye edilmesinin davacıdan istenildiği, taşınmazın tahliye edilmemesi üzerine 2886 sayılı Kanunun 75. maddesi kapsamında taşınmazın tahliye edilmesinin Ağrı Valiliğinden istenilmesi üzerine tahliye işleminin yapıldığının görüldüğü,
Gerek 2886 sayılı Kanun’un 75. maddesi, gerekse Hazine Taşınmazlarının İdaresi Hakkında Yönetmelik ile Hazineye ait taşınmazların işgali sonucu tahliyesine ilişkin özel hükümler getirildiği, kira sözleşmesinin bitimi üzerine fuzuli şagil durumuna düşen kişilerin tahliyesinin, 2886 sayılı Kanun’un 75. maddesi uyarınca mülki amirden istenebilmesine imkan tanındığı, 2886 sayılı Kanun'da ilgili idarenin talebi üzerine mülki idare amirine tahliye işlemini gerçekleştirmek görevinin verildiği,
Uyuşmazlıkta, dava konusu işyerinin üç yıl süre ile davalı Belediye tarafından 02/05/2000 tarihinde dava dışı üçüncü kişiye kiraya verildiği, kira süresinin 05/07/2004 tarihinde sona ermiş olmasına rağmen taşınmazların tahliye edilmediği görüldüğünden, kira sözleşmesinin sona erdiği tarihten itibaren davacının dava konusu taşınmazlarda fuzulen işgalci konumunda olduğundan bahisle Ağrı Belediye Başkanlığının talebi üzerine Valilik tarafından tahliye işleminin yapıldığının görüldüğü,
Temyize konu İdari Dava Dairesi kararında davalı Ağrı Valiliği tarafından davacıya manevi tazminat ödenmesine karar verilmiş ise de, Valiliğe tahliye konusunda kanunla verilen yetki dikkate alındığında, Valiliğin karar verici değil, uygulayıcı olduğu, bu hususta ilgili idarenin tasarrufu ile bağlı olduğu dikkate alındığında kendisine kusur izafe edilemeyeceğinden tazminat konusunda sorumluluğunun bulunmadığı,
Bu nedenlerle, davalı Valiliğin kusurlu olduğundan bahisle davacıya 50.000,00-TL manevi tazminat ödenmesi yolundaki temyize konu İdari Dava Dairesi kararının buna ilişkin kısmında hukuki isabet bulunmadığı gerekçesiyle ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının davacının temyiz istemi yönünden onanmasına, davalı Ağrı Valiliğinin temyiz istemi yönünden ise bozulmasına karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi ısrar kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; her ne kadar Danıştay Dördüncü Dairesinin bozma kararında, "Bakılan uyuşmazlıkta, dava konusu işyerinin üç yıl süre ile davacı idare tarafından 02/05/2000 tarihinde dava dışı üçüncü kişiye kiraya verildiği, kira süresinin 05/07/2004 tarihinde sona ermiş olmasına rağmen taşınmazların tahliye edilmediği görüldüğünden, kira sözleşmesinin sona erdiği tarihten itibaren davacının dava konusu taşınmazlarda fuzulen işgalci konumunda olduğundan bahisle Ağrı Belediye Başkanlığının talebi üzerine Valilik tarafından tahliye işleminin yapıldığı görülmüştür. Temyize konu İdare Dava Dairesi kararında davalı Ağrı Valiliği tarafından davacıya manevi tazminat ödenmesine karar verilmiş ise de, Valiliğin tahliye konusunda kanunla verilen yetkinin karar verici değil uygulayıcı olduğu, bu hususta ilgili idarenin tasarrufu ile bağlı olduğu dikkate alındığında kendisine kusur izafe edilemeyeceğinden tazminat konusunda sorumluluğu bulunmamaktadır. Bu nedenlerle, davalı Valiliğin kusurlu olduğundan bahisle davacıya 50.000,00-TL manevî tazminat ödenmesi yolundaki temyize konu İdare Dava Dairesi kararının buna ilişkin kısmında hukukî isabet bulunmamaktadır." gerekçesine yer verilmiş ise de; Devlet İhale Kanunu'nun 75. maddesine göre, cebren tahliye kararını verme (-dolayısıyla gerekiyorsa- vermeme) ve tatbik etme (-dolayısıyla gerekiyorsa- tatbik etmeme) görev, yetki ve sorumluluğunun mülkî idare âmirine tanındığı, bundan dolayı davalı Belediyenin tahliye istemini mülkî idare âmirinin kabul etmeme ve tatbik etmeme yetkisinin de bulunduğu, somut olayın özelliklerine göre maddî ve hukukî yönlerden ilgili kişinin tahliye koşulları oluşmamışsa mülkî idare âmirinin bu talebi kabul etmemesi ve tatbik etmemesi gerektiği, şayet mülkî idare âmirinin tahliye talebini kabul edip cebren tahliye kararını vererek ilgili kişiyi cebren tahliye etmesi ve anılan işlemin de yargı kararıyla iptal edilmesi durumunda bundan kaynaklanan zararları tazmin etme yükümlülüğünün mülkî idari âmirliğine ait olduğu sonucuna varıldığından ve zaten tahliye kararının iptali istemiyle açılan dava da, sadece mülkî idare âmirliğinin husumetiyle görüldüğünden, söz konusu bozma kararına uyulmayarak ısrar kararı verilmesi gerektiği gerekçesi eklenmek suretiyle istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile İdare Mahkemesi kararının manevi tazminat isteminin 50.000,00-TL'lik kısmının reddine ilişkin kısmının kaldırılarak davanın kısmen kabulü yolundaki ilk kararda ısrar edilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idarelerden Ağrı Valiliği tarafından, olayda manevi zararın şartlarının oluşmadığı, ortaya çıktığı ileri sürülen zarar ile idarelerinin işlemi arasında illiyet bağı bulunmadığı belirtilerek temyize konu ısrar kararının aleyhlerine olan kısmının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından, savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile temyize konu ısrar kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Mülkiyeti davalı idarelerden Ağrı Belediye Başkanlığına ait bitişik iki iş yeri 02/05/2000 tarihinde dava dışı ... isimli kişiye kiraya verilmiştir. 21/06/2001 tarihli Ağrı Belediyesi Encümen kararı ile söz konusu kira kontratı 05/07/2004 tarihine kadar uzatılmış, bu arada 24/06/2003 tarihli encümen kararıyla iş yerinin aynı şartlarla davacıya devrine izin verilmiştir.
Davacıya devredilen iş yerine ilişkin kira sözleşmesinin süresi 05/07/2004 tarihinde sona ermiş olmasına rağmen taşınmazlar 2017 yılına kadar davacı tarafından kullanılmaya devam etmiştir. Bu süreç içerisinde davacı ile kira sözleşmesi yapılmamış, ... tarih ve ... sayılı Ağrı Belediye Başkanlığı işlemiyle taşınmazın tahliye edilmesi davacıdan istenilmiştir.
Taşınmaz tahliye edilmemiş, 2886 sayılı Kanun'un 75. maddesi kapsamında taşınmazın tahliye edilmesinin Ağrı Valiliğinden istenilmesi üzerine tahliye işlemi diğer davalı idare olan Ağrı Valiliği tarafından tesis edilmiştir.
Bunun üzerine, davacının iş yerlerinden tahliye edilmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı Ağrı Valiliği işleminin iptali istemiyle açılan davada, ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı davanın reddi yolundaki karar, davacının istinaf başvurusu üzerine ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile kaldırılarak, dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bu sırada, 30/11/2018 tarihinde tahliye kararı icra edilmiş, davacı tarafından 05/11/2019 tarihinde tahliye işlemine açılan davada verilen mahkeme kararı uyarınca kiracılık hakkının yeniden tesisi için davalı Ağrı Belediye Başkanlığına başvuruda bulunulmuş, ancak taşınmaz davalı Belediye tarafından yıkıldığından, kiracılık ilişkisi yeniden tesis edilememiştir.
Davacı tarafından ise, tahliye işlemi dolayısıyla uğranıldığı ileri sürülen maddi ve manevi zararların tazmini amacıyla temyizen incelenen dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT :
01/07/2012 tarihinde yürürlüğe giren 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 339. maddesinin 2. fıkrasında; kamu kurum ve kuruluşlarının, hangi usul ve esaslar içinde olursa olsun yaptıkları bütün kira sözleşmelerine de konut ve çatılı iş yeri kiralarına ilişkin hükümlerin uygulanacağı hüküm altına alınmış, 6101 sayılı Türk Borçlar Kanununun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 8. maddesinde; "Diğer mevzuatta, bu Kanun veya Türk Borçlar Kanunuyla yürürlükten kaldırılmış ya da değiştirilmiş bulunan kanunların maddelerine yapılan yollamalar, o maddeleri karşılayan yeni hükümlere yapılmış sayılır. Bununla birlikte, bu Kanunun 1 inci maddesinin hükümleri saklıdır." hükmüne yer verilmiş, 10. maddesinde açık bir şekilde 6570 sayılı Gayrimenkul Kiraları Hakkında Kanun'un yürürlükten kaldırıldığı belirtilmiştir.
2886 sayılı Devlet İhale Kanunu’nun dava konusu işlemin tesis edildiği tarihte yürürlükte olan haliyle 75. maddesinin 1. fıkrasında, Devletin özel mülkiyetinde veya hüküm ve tasarrufu altında bulunan taşınmaz malları ve Vakıflar Genel Müdürlüğü ile idare ve temsil ettiği mazbut vakıflara ait taşınmaz malların, gerçek ve tüzel kişilerce işgali üzerine fuzuli şagilden, bu Kanun'un 9. maddesindeki yerlerden sorulmak suretiyle, ecrimisilin idareden taşınmaz ve değerleme konusunda işin ehli veya uzmanı üç kişiden oluşan komisyonca tespit tarihinden geriye doğru beş yılı geçmemek üzere tespit ve takdir edilerek isteneceği; 3. fıkrasında, kira sözleşmesinin bitim tarihinden itibaren, işgalin devam etmesi halinde, sözleşmede hüküm varsa ona göre hareket edileceği, aksi halde ecrimisil alınacağı; 4. fıkrasında ise, işgal edilen taşınmaz malın, idarenin talebi üzerine, bulunduğu yer mülkiye amirince en geç 15 gün içinde tahliye ettirilerek, idareye teslim edileceği hükümlerine yer verilmiştir.
5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 15. maddesinde de, 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu'nun 75. maddesi hükümlerinin belediye taşınmazları hakkında da uygulanacağı hükmü düzenlenmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Israr kararına konu olan husus, davalı idarelerden Ağrı Belediye Başkanlığına ait taşınmazların anılan Belediye tarafından tahliye edilmesinin talep edilmesi üzerine, tahliye talebini yerine getiren Ağrı Valiliğinin tahliye işleminin, kiracılık sıfatının devam ettiği gerekçesiyle yargı kararıyla iptal edilmesi üzerine, tahliye işlemini gerçekleştiren Valiliğin meydana gelen manevi zarardan sorumlu tutulup tutulamayacağına ilişkindir.
2886 sayılı Kanun’un 75. maddesi ile Hazineye ait taşınmazların işgali sonucunda tahliyesine ilişkin özel hükümler getirilmiş olup, kira sözleşmesinin bitimi üzerine fuzuli şagil durumuna düşen kişilerin tahliyesinin, 2886 sayılı Kanun’un 75. maddesi uyarınca mülki idare amirinden istenebilmesine imkan tanınmış, 2886 sayılı Kanun'da ilgili idarenin talebi üzerine mülki idare amirine tahliye işlemini gerçekleştirmek görevi verilmiş; 2886 sayılı Kanun'dan sonra yürürlüğe giren 5393 sayılı Belediye Kanunu'nun 15. maddesi ile de bu Kanun hükümlerinin belediye taşınmazları hakkında da uygulanacağı düzenlenmiştir.
Dosyanın incelenmesinden; davacının fotoğraf stüdyosu ve telekom bayiliği iş yeri olarak faaliyette bulunduğu Ağrı Belediye Başkanlığına ait birbirine bitişik iki adet iş yerinin kiracısı iken, söz konusu iş yerine ait kira süresinin bittiği ve ayrıca kira bedelinin ödenmediğinden bahisle 2886 sayılı Kanun'un 75. maddesi uyarınca anılan taşınmazda bulunan iş yerinden tahliye edilmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı Ağrı Valiliği işleminin iptali istemiyle açılan davada, ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı davanın reddi yolundaki karara karşı davacının istinaf başvurusu üzerine ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile istinaf başvurusunun kabulü ile dava konusu işlemin iptaline kesin olarak karar verildiği, bu sırada 30/11/2018 tarihinde tahliyenin gerçekleştiği, davacı tarafından 05/11/2019 tarihinde tahliye işlemine karşı açılan davada verilen mahkeme kararı uyarınca kiracılık hakkının yeniden tesisi için davalı Ağrı Belediye Başkanlığına başvuruda bulunulduğu, ancak taşınmazın yıkılması üzerine davacı tarafından tahliye işlemi dolayısıyla uğranıldığı ileri sürülen maddi ve manevi zararların tazmini amacıyla bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Olayda, Ağrı Belediye Başkanlığı tarafından, taşınmazların 2886 sayılı Kanun uyarınca 02/05/2000 tarihinde dava dışı bir şahısa kiraya verildiği, 21/06/2001 tarihli Ağrı Belediyesi Encümen kararı ile söz konusu şahsın kira kontratının 05/07/2004 tarihine kadar uzatıldığı, bu arada 24/06/2003 tarihli encümen kararıyla iş yerinin aynı şartlarla davacıya devrine izin verildiği, dolayısıyla davacının kira sözleşmesinin 05/07/2004 tarihinde sona erdiği, bu tarihten sonra davacı ile herhangi biçimde bir kira sözleşmesi yapılmadığı, ... tarih ve ... sayılı Ağrı Belediye Başkanlığı işlemiyle taşınmazın tahliye edilmesinin davacıdan istenildiği, taşınmazın tahliye edilmemesi üzerine 2886 sayılı Kanun'un 75. maddesi kapsamında, kira süresinin 05/07/2004 tarihinde sona ermiş olmasına rağmen taşınmazların tahliye edilmediği, kira sözleşmesinin sona erdiği tarihten itibaren davacının dava konusu taşınmazlarda fuzulen işgalci konumunda olduğundan bahisle tahliye edilmesinin Ağrı Valiliğinden istenilmesi üzerine tahliye işleminin yapıldığı görülmüştür.
Her ne kadar, tahliye işlemine karşı açılan davada, Ağrı Valiliğinin hasım mevkinde bulunduğu ve ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:.., K:... sayılı kararı ile dava konusu işlemin iptaline kesin olarak karar verildiği görülmekte ise de, davalı Valiliğin, 2886 sayılı Kanun'un 75. maddesi ile Hazine Taşınmazlarının İdaresi Hakkında Yönetmeliğin 86. maddesi uyarınca ilgili idarelerin talebi üzerine tahliyeyi gerçekleştirmekle yükümlü bulunduğu, talebi uygulayıp uygulamama konusunda takdir yetkisinin bulunmadığı, başka bir ifade ile Valiliğin bağlı yetki içerisinde bulunduğu ve söz konusu iptal kararının tahliye kararından kaynaklanan bir hukuka aykırılığa dayanmayıp kiracılık ilişkisinin devamı gerektiği gerekçesine dayandığı dikkate alındığında, olayda davalı idarelerden Ağrı Valiliğine kusur izafe edilebilmesine hukuken imkan bulunmamaktadır.
Diğer davalı idare Ağrı Belediye Başkanlığına kusur yüklenip yüklenemeyeceği hususu ise ısrar kararına konu olmadığından bu hususta bir değerlendirme yapılamamıştır.
Bu durumda, davalı Valiliğin kusurlu olduğundan bahisle davacıya 50.000,00-TL manevi tazminat ödenmesi yolundaki temyize konu İdari Dava Dairesi ısrar kararında hukuki isabet görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Davalı idarelerden Ağrı Valiliğinin temyiz isteminin kabulüne;
2\. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik yapılan istinaf başvurusunun kısmen kabulü, İdare Mahkemesi kararının manevi tazminat isteminin 50.000,00 TL'lik kısmının kaldırılarak davanın kısmen kabulü yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı ısrar kararının BOZULMASINA,
3.Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 10/04/2025 tarihinde, kesin olarak oyçokluğu ile karar verildi.
KARŞI OY
X- ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı ısrar kararının usul ve hukuka uygun bulunduğu, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenlerinin kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı anlaşıldığından, temyiz isteminin reddi ile temyize konu ısrar kararının onanması gerektiği oyuyla, karara katılmıyorum.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.