SoorglaÜcretsiz Dene

Danıştay danistay 2024/2026 E. 2025/1485 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Danıştay Kararı

Esas No

2024/2026

Karar No

2025/1485

Karar Tarihi

3 Temmuz 2025

DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2024/2026 E. , 2025/1485 K.
"İçtihat Metni"

T.C.
D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2024/2026
Karar No : 2025/1485

TEMYİZ EDENLER :1- (DAVACI): ... Üniversitesi Rektörlüğü
VEKİLİ: Av. ...

2-(DAVALI): ... Bakanlığı
VEKİLİ: Hukuk Müşaviri ...

İSTEMİN KONUSU : Danıştay Onuncu ve Sekizinci Daireleri Müşterek Kurulunun 28/02/2024 tarih ve E:2020/3137, K:2024/390 sayılı kararının aleyhlerine olan kısımlarının temyizen incelenerek bozulması taraflarca istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: 04/03/2020 tarih ve 31058 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Sağlık Bakanlığına Ait Kurum ve Kuruluşlar ile Devlet Üniversitelerinin İlgili Birimlerinin Birlikte Kullanımı ile İşbirliği Usul ve Esasları Hakkında Yönetmeliğin 2. maddesinin 1. fıkrasının (b) ve (c) bentlerinin, 4. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendinin, 7. maddesinin 2., 8., 9., 10., 11. ve 12. fıkralarının, 8. maddesinin 5. fıkrasının son iki cümlesinin, 10. maddesinin 1. fıkrasının ve 2. fıkrasının son cümlesinin, 11. maddesinin 4. fıkrasının iptali istenilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay Onuncu ve Sekizinci Daireleri Müşterek Kurulunun 28/02/2024 tarih ve E:2020/3137, K:2024/390 sayılı kararıyla;
3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu’nun ek 9. maddesinde 6354 ve 6745 sayılı Kanunlarla yapılan değişikliklerin iptali istemiyle Anayasa Mahkemesine başvurulduğu ve Anayasa Mahkemesinin sırasıyla 03/10/2013 tarih ve E:2012/103, K:2013/105 sayılı ve 20/12/2018 tarih ve E:2016/181, K:2018/111 sayılı kararları ile iptal taleplerinin reddine karar verildiği gözetilerek davacının, Anayasaya aykırılık iddiası ciddi görülmeyerek uyuşmazlığın esası incelenmiş;
Dava konusu Yönetmeliğin 2. maddesinin 1. fıkrasının (b) ve (c) bentleri ile 7. maddesinin 8., 9., 10. ve 12. fıkraları yönünden;
Dava konusu düzenlemelerin, dayanak kanun olan 3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu'nun ek 9. maddesinin üçüncü fıkrasının tekrarı mahiyette olduğu veya Kanun hükümlerine aykırı düzenlemeler içermediği, anılan düzenlemelerde kamu yararı ve hizmet gereklerine aykırılık bulunmadığı, düzenlemelerin üst norma uygun olduğu,
Dava konusu Yönetmeliğin 4. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendi yönünden;
3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu'nun ek 9. maddesinin beşinci fıkrası uyarınca, dekanın, hastane yöneticisinin (başhekimin) görüşünü alarak eğitim sorumlusunu görevlendireceği, buna karşın, Yönetmeliğin 4. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendinde, eğitim sorumlusunun, tıpta ve diş hekimliğinde ilgili programdaki lisans ve uzmanlık eğitiminin yürütülmesinden sorumlu olan her bir klinik/laboratuvar için dekanın görüşü alınarak başhekim tarafından görevlendirileceğinin belirtildiği,
Bu itibarla; Yönetmeliğin davaya konu 4. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendi ile eğitim sorumlusunun görevlendirilmesi konusunda, dayanak norm olan 3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu'nun ek 9. maddesi ile belirlenen usulün değiştirilmesi ve yeni bir usulün öngörülmesinin, kanuni idare ilkesine ve normlar hiyerarşisine aykırılık teşkil ettiği,
Dava konusu Yönetmeliğin 7. maddesinin 2. fıkrası yönünden;
Birlikte kullanılacak sağlık tesisinin tüm kaynakları hakkında Sağlık Bakanlığına bağlı sağlık tesisini temsilen başhekim ve üniversitenin tıp ve/veya diş hekimliği fakültesini temsilen dekanın katılımıyla oluşturulacak komisyon tarafından bir ön değerlendirme yapılmasının, bu komisyonun çalışmalarının söz konusu tesisin bulunduğu ilde, Sağlık Bakanlığının üst düzey görevlisi olan il sağlık müdürünün başkanlığında yürütülmesinin, protokol öncesi hazırlık çalışmalarının ve birlikte kullanımın fizibilitesinin yapılmasının işin doğası ve hizmet gereği olduğu anlaşıldığından, anılan düzenlemede üst hukuk normlarına ve hukuka aykırılık bulunmadığı,
Dava konusu Yönetmeliğin 7. maddesinin 11. fıkrası yönünden;
Söz konusu fıkranın ilk cümlesinde, süresinden önce hastane yönetimi ve öğretim elemanı tarafından sözleşmenin feshedilebileceğinin belirtildiği, öğretim elemanı tarafından sözleşmenin feshedilmesi dekanın uygun görüşü şartına bağlanırken, hastane yönetimi tarafından sözleşmenin feshedilmesinin herhangi bir şarta bağlanmadığı,
Ayrıca, 3359 sayılı Kanun'un ek 9. maddesinin üçüncü fıkrası ve dava konusu Yönetmeliğin 7. maddesinin 8. fıkrasında, öğretim elemanı ve diğer personel ile sözleşme imzalanması aşamasında fakülte dekanının (tıp fakültesi ile diş hekimliği fakültesi dışındaki fakültelerdeki üniversite personeli için rektörün) görüşünün alınması gerektiğinin öngörüldüğü,
Buna göre, öğretim elemanı tarafından sözleşmenin süresinden önce feshedilebilmesinin, (sözleşmenin imzalanması aşamasındaki gibi) dekanın uygun görüşünün bulunması koşuluna bağlandığı, yetki ve usulde paralellik ilkesi uyarınca hastane yönetimi tarafından sözleşmenin feshedilebilmesi için de aynı koşulun aranması gerekirken, bu hususun göz ardı edildiği,
Bu itibarla, dava konusu fıkranın birinci cümlesinde, hastane yönetimi tarafından sözleşmenin feshedilebilmesi için dekanın uygun görüşünün alınması koşuluna yer verilmemesi sebebiyle hukuka uyarlık bulunmadığı,
Öte yandan, dava konusu fıkranın, süresinden önce sözleşmenin sona erdirilmesine ilişkin işlemlerin hastane yönetimi tarafından eğitim ve sağlık hizmet sunumunda aksamalara sebebiyet vermeyecek şekilde en geç üç ay içerisinde tamamlanacağına yönelik ikinci cümlesinin, birlikte kullanılan sağlık tesisinde bir arada sunulan eğitim ve sağlık hizmetlerinin gereklerine uygun olduğu sonucuna varıldığından, ikinci cümlede hukuka aykırılık görülmediği,
Dava konusu Yönetmeliğin 8. maddesinin 5. fıkrasının son iki cümlesi yönünden;
3359 sayılı Kanun'un ek 9. maddesi uyarınca birlikte kullanılan sağlık tesisindeki bütün sağlık hizmetlerinin Başhekimin, bütün eğitim hizmetlerinin ise Dekanın yetki ve sorumluluğuna bırakıldığı, dava konusu Yönetmeliğin 9. maddesinin 2. fıkrasında da, Başhekimin sağlık ve eğitim hizmetlerinin aksamadan verimli bir şekilde yürütülmesi için Dekan ile işbirliği içinde çalışarak mevzuat çerçevesinde her türlü tedbiri almaya yetkili olduğunun düzenlendiği; buna göre, dekan veya dekan tarafından görevlendirilen kurum eğitim sorumlusu tarafından hazırlanan yıllık lisans ve lisansüstü eğitim planlarının, sağlık tesisinin lisans ve lisanüstü programlarının yürütüldüğü birimlerinde uygulanacağı, anılan eğitimlerin ise bu birimlerde sunulan sağlık hizmetleriyle birlikte ve koordinasyon içinde yürütüleceği, Başhekimin eğitim ve sağlık hizmetlerinin aksamadan verimli bir şekilde yürütülmesini sağlamakla görevli olduğu hususları göz önünde bulundurulduğunda; eğitim planlarının hazırlanarak performans hedeflerinde değerlendirilmek üzere başhekime sunulması ile klinik derslere ilişkin zaman çizelgesinin sağlık tesisinin yönetiminden sorumlu başhekimce planlanmasında hukuka ve hizmet gereklerine aykırılık bulunmadığı,
Dava konusu Yönetmeliğin 10. maddesinin 1. fıkrasının ve 2. fıkrasının son cümlesi yönünden;
3359 sayılı Kanun'un ek 9. maddesinin beşinci fıkrasında, birlikte kullanımdaki sağlık tesislerinde tıpta uzmanlık ve lisans eğitimlerinin, Sağlık Bakanlığı uzmanlık öğrencilerinin eğitimi de dâhil olmak üzere, ilgili mevzuata göre tıp fakültesi dekanının yetki ve sorumluluğunda yürütüleceğinin; dekanın, hastane yöneticisinin (başhekimin) görüşünü de alarak bir eğitim sorumlusu görevlendireceğinin açıkça düzenlendiği; öncelikle, birlikte kullanımdaki tesislerde tıpta ve diş hekimliğinde lisans ve uzmanlık eğitimlerinin planlanması, yürütülmesi ve denetiminden sorumlu olan eğitim sorumlusunun dekana karşı sorumlu olması; dayanak Kanun maddesinin, tıpta uzmanlık ve lisans eğitimlerinin, Sağlık Bakanlığı uzmanlık öğrencilerinin eğitimi de dâhil olmak üzere, tıp fakültesi dekanının yetki ve sorumluluğunda olduğu yönündeki açık hükmünün bir gereği olduğu; ayrıca, 3359 sayılı Kanun'un ek 9. maddesi kapsamında birlikte kullanılacak sağlık tesisinde, sağlık hizmeti sunumu ile eğitim, araştırma ve uygulama hizmetlerinin bir arada yürütüldüğü ve bir sağlık tesisi üzerinden birden fazla üniversite ile birlikte kullanıma geçilebildiği dikkate alındığında, birden fazla üniversite ile birlikte kullanımdaki sağlık tesisindeki tüm klinik ve laboratuvarlarda ilgili çekirdek eğitim müfredatına uygun tek bir program uygulanmasının, söz konusu sağlık tesisindeki eğitim hizmetlerini olumsuz yönde etkileyecek nitelikte olmadığı, anılan düzenlemenin, eğitimde yeknesaklığın sağlanması suretiyle sunulacak tüm hizmetlerin etkili ve verimli şekilde yürütülmesi ve mevcut kaynakların müşterek ve verimli bir şekilde kullanılması amacına; eğitim sorumlusuna aynı zamanda idari sorumluluk görevi de verilebilmesinin ise, birlikte kullanılan tesisteki sağlık hizmetinin yirmi dört saat esasına göre kesintisiz olarak yürütülmesi ve verimlilik ölçütlerinin gerektirdiği yönetsel önlemlerin alınması amacına yönelik olduğu,
Dava konusu Yönetmeliğin 11. maddesinin 4. fıkrası yönünden;
Dava konusu Yönetmeliğin 11. maddesinin 4. fıkrasında, bilimsel araştırma projelerinin finansmanı için öngörülen kesintilerin döner sermaye gelirlerinden ayrılacağına ilişkin düzenlemeye yer verilmemesinde, Yükseköğretim Kurulunun uygun görüşünün alınmamış olması sebebiyle şekil unsuru yönünden üst hukuk normuna ve hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varıldığından, anılan fıkranın diğer unsurlar yönünden incelenmesine gerek görülmediği,
gerekçesiyle, 04/03/2020 tarih ve 31058 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Sağlık Bakanlığına Ait Kurum ve Kuruluşlar ile Devlet Üniversitelerinin İlgili Birimlerinin Birlikte Kullanımı ile İşbirliği Usul ve Esasları Hakkında Yönetmeliğin 4. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendinin, 7. maddesinin 11. fıkrasının 1. cümlesinin ve 11. maddesinin 4. fıkrasının “ilgili mevzuatı gereğince üniversitenin bilimsel araştırma projelerinin finansmanı için öngörülen kesintiler” ibaresine yer verilmemesine ilişkin kısmının iptaline, Yönetmeliğin diğer maddeleri yönünden davanın reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI :
Davacı tarafından, dava konusu Yönetmeliğin 2. maddesinin 1. fıkrasının (b) ve (c) bentleri ile 7. maddesinin 8., 9., 10. ve 12. fıkralarında yer alan düzenlemeler yönünden 3359 sayılı Kanun'da dayanak olabilecek nitelikte düzenlemeler bulunmadığı, idareye çerçevesi, belirsiz bir düzenleme alanı bırakıldığı; dava konusu Yönetmeliğin 2. maddesinin 1. fıkrasının (b) ve (c) bentleri ile 7. maddesinin 8., 9., 10. ve 12. fıkralarında yer alan düzenlemeler yönünden 3359 sayılı Kanun'da dayanak olabilecek nitelikte düzenlemeler bulunmadığı, dava konusu Yönetmeliğin 7. maddenin 2. fıkrasında, sağlık tesisinin insan gücü ve diğer tüm kaynakları hakkında oluşturulan komisyonun hastanenin bulunduğu ilin il sağlık müdürünün başkanlığında toplanacağının, başhekim ve dekanın da komisyon üyesi olarak komisyonda yer alacağının belirtildiği, oluşturulan bu komisyonun “il protokol listesine” açıkça aykırı olduğu, bu listede 17. sırada bulunan fakülte dekanlarının altında 37. sırada bulunan il sağlık müdürlerinin protokol sıralamasına aykırı olarak dekanın üyesi olduğu bir komisyona başkanlık etmesinin mümkün olmadığı, bu nedenle dava konusu fıkranın iptalinin gerektiği; 8. maddenin 5. fıkrasının son iki cümlesi yönünden, Yönetmelikte yer alan eğitim sorumlusu tanımı üzerine Yönetmeliğin çeşitli maddelerinde eğitim işiyle ilgili yapılmış olan diğer bazı düzenlemelerin de iptalini istemeleri gereğinin doğduğu, önceki düzenlemede dava konusu son iki cümlenin yer almadığı, bu düzenlemenin sebebinin, 4. maddenin 1. fıkrasının (d) bendi ile Yönetmeliğe girmiş olan “eğitim sorumlusu” tanımı olduğu, eğitim sorumlusu düzenlemesi ile başhekime lisans ve uzmanlık eğitiminin yürütülmesi hususunda bir kişiyi görevlendirme yetkisi tanındığı, bu yetkinin bir sonucu olarak da 8. maddenin 5. fıkrasında başhekime, lisans ve lisansüstü eğitim planı ve klinik derslere ilişkin ek bir görev tanımı yapıldığı, eğitim işleri konusunda herhangi bir yetki ve sorumluluğu bulunmayan başhekim yönünden dava konusu cümleler ile yapılan düzenlemenin iptalinin gerektiği; 10. maddenin 1. fıkrasında, eğitim sorumlusu tanımının iptalini istemiş olmalarının bağlantılı düzenlemelerin de iptalini gerektirdiği, 10. maddenin 1. fıkrasında eğitim işinin yürütülmesinde başhekim tarafından görevlendirilen kişinin dekana karşı sorumluluğu düzenlenmek suretiyle esasında işi organize etmesi gereken dekanın işin dışında bırakılmasının amaçlandığı, 2. fıkranın son cümlesinde ise, eğitim sorumlusuna idari sorumluluk görevi verilebileceğinin düzenlendiği, eğitim işi ile idari işleyişin birbirinden farklı olduğu, farklı kişilerce yürütülmesi gerektiği, Kanun'daki düzenlemenin de bu yönde olduğu ileri sürülmektedir.
Davalı idare tarafından, bireysel sözleşmeye konu hususların 3359 sayılı Kanun'da ayrıntılı şekilde düzenlendiği, sözleşmenin sona ermesini müteakiben kişinin üniversitedeki görevine döneceği, Kanun'un ek 9. maddesinin üçüncü fıkrasının son halinde de dekanın uygun görüşünün alınması öngörülmediğinden dava konusu Yönetmeliğin 7. maddesinin 11. Fıkrasında hukuka aykırılık bulunmadığı; dava konusu Yönetmeliğin 4. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendinde ifade edilen eğitim sorumlusu ibaresinin 3359 sayılı Kanun'un ek 9. maddesinin beşinci fıkrasında yer alan hükmü azami derecede koruduğu, bu madde ile sağlık hizmetinin yürütülmesinin başhekimin sorumluluğuna verilmesinin amaçlandığı; Yönetmeliğin 11. maddesinin 4. fıkrasının ise Sayıştay görüşüne uygun olarak yürürlüğe konulduğu, dayanağı Kanun hükmüne aykırılık taşımadığı ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI :
Davacı tarafından, Savunma verilmemiştir.
Davalı idare tarafından, davacının temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NUN DÜŞÜNCESİ: 3359 sayılı Kanun'un ek 9. maddesinin 7496 sayılı Kanun'un 18. maddesi ile değişik üçüncü fıkrasına aykırı olan, dava konusu Yönetmeliğin 7. maddesinin 10. fıkrasının iptali istemi yönünden davanın reddine ilişkin karara yönelik temyiz isteminin kabul edilerek Daire kararının anılan maddeye ilişkin kısmının bozulması; 7. maddesinin 11. fıkrasının birinci cümlesinde, hastane yönetimi tarafından sözleşmenin feshedilebilmesi için dekanın "uygun görüşünün" değil Kanun'un ek 9. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca "görüşünün" alınması yeterli olacağından, anılan kısma yönelik iptal kararının bu gerekçeyle onanması gerektiği; diğer maddelere ilişkin kısmına yönelik temyiz isteminin reddi ile kararın ilgili kısımlarının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden davalı idarenin yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan;
"a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,
b) Hukuka aykırı karar verilmesi,
c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Dayandığı hukuksal nedenler ve gerekçesi yukarıda açıklanan Danıştay Onuncu ve Sekizinci Daireleri Müşterek Kurulu kararının, dava konusu Yönetmeliği 7. maddesinin 11. fıkrasının birinci cümlesinin haricinde kalan kısmı, aynı gerekçe ile Kurulumuzca da uygun bulunmuş olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar, kararın anılan kısmının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Öte yandan, dava konusu Yönetmelik düzenlemesinin hukuki denetimi, yürürlüğe konulduğu tarih itibarıyla yapıldığından; 3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu’nun ek 9. maddesinin üçüncü fıkrasında 01/03/2024 tarih ve 32476 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 7496 sayılı Kanun'un 18. maddesi ile yapılan değişiklik, dava konusu Yönetmeliğin 7. maddesinin 10. fıkrasının hukuki denetimi yapılırken dikkate alınmamıştır.
Dava konusu Yönetmeliğin 7. maddesinin 11. fıkrasının birinci cümlesi yönünden davalı idarenin temyiz istemi incelendiğinde;
04/03/2020 tarih ve 31058 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Sağlık Bakanlığına Ait Kurum ve Kuruluşlar ile Devlet Üniversitelerinin İlgili Birimlerinin Birlikte Kullanımı ile İşbirliği Usul ve Esasları Hakkında Yönetmeliğin 7. maddenin 11. fıkrasında, "Süresinden önce hastane yönetimi tarafından sözleşmeler feshedilebileceği gibi dekanın uygun görüşü ile öğretim elemanı tarafından da sözleşme feshedilebilir. Bu talebe ilişkin işlemler hastane yönetimi tarafından eğitim ve sağlık hizmet sunumunda aksamalara sebebiyet vermeyecek şekilde en geç üç ay içerisinde tamamlanır." kuralına yer verilmiştir.
Söz konusu fıkranın ilk cümlesinde, süresinden önce hastane yönetimi ve öğretim elemanı tarafından sözleşmenin feshedilebileceği belirtilmiş, öğretim elemanı tarafından sözleşmenin feshedilmesi dekanın uygun görüşü şartına bağlanmış, hastane yönetimi tarafından sözleşmenin feshedilmesi için herhangi bir şart öngörülmemiştir.
3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu'nun ek 9. maddesinin üçüncü fıkrasında, öğretim elemanı ve diğer personel ile "fakülte dekanının görüşü alınarak" sözleşme imzalanabileceği kuralına yer verilmiştir.
Bir hiyerarşik normlar sistemi olan hukuk düzeninde alt düzeydeki normların, yürürlüklerini üst düzeydeki normlardan aldığı kuşkusuzdur. Normlar hiyerarşisinin en üstünde evrensel hukuk ilkeleri ve Anayasa bulunmakta ve daha sonra gelen kanunlar yürürlüğünü Anayasa'dan, yönetmelikler ise yürürlüğünü kanunlardan almaktadır. Kanundan sonra gelen yönetmelik, genelge, tebliğ, talimat gibi düzenlemelerin ancak kanunda verilmiş olan hakkın kullanılmasının açıklanması ile ilgili olacağı, bu metinlerde kanun ile verilmiş olan hakkı genişletici veya daraltıcı mahiyette hükümlere yer verilemeyeceği hukukun genel ilkelerindendir. Belirtilen hiyerarşinin, yönetmelikler bakımından bir ifadesi niteliğini taşıyan Anayasa'nın 124. maddesinde de; Cumhurbaşkanı, bakanlıklar ve kamu tüzelkişileri, kendi görev alanlarını ilgilendiren kanunların ve Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinin uygulanmasını sağlamak üzere ve bunlara aykırı olmamak şartıyla, yönetmelikler çıkarabilecekleri kuralına yer verilmiştir.
Temyize konu kararda, hastane yönetimi tarafından sözleşmenin feshedilebilmesi için dekanın "uygun" görüşünün alınması koşuluna yer verilmemesi gerekçesiyle dava konusu 11. fıkranın birinci cümlesinin iptaline karar verilmiş ise de, 3359 sayılı Kanun'da "uygun görüş" değil "görüş alınması" zorunluluğu bulunmaktadır.
Dava konusu Yönetmelik maddesinde -usul ve yetkide paralellik ilkesine aykırı olarak- Kanun'da sözleşmenin imzalanması aşamasında aranan "dekanın görüşünün alınması" koşuluna, hastane yönetimi tarafından sözleşmenin feshedilmesi aşamasında yer verilmemiştir.
Bu itibarla, dava konusu Yönetmeliğin 7. maddenin 11. fıkrasının "Süresinden önce hastane yönetimi tarafından sözleşmeler feshedilebileceği gibi dekanın uygun görüşü ile öğretim elemanı tarafından da sözleşme feshedilebilir." kuralını içeren birinci cümlesinin, süresinden önce hastane yönetimi tarafından sözleşmelerin feshedilebileceğine ilişkin kısmının, Kanun'da yer alan fakülte dekanının görüşünün alınması zorunluluğuna yer vermemesi nedeniyle, normlar hiyerarşisi ilkesine aykırı olduğu sonucuna varılmıştır.
Bu nedenle, dava konusu 7. maddenin 11. fıkrasının birinci cümlesinin "süresinden önce hastane yönetimi tarafından sözleşmelerin feshedilebileceği"ne ilişkin kısmında, hastane yönetimi tarafından sözleşmenin feshedilebilmesi için dekanın görüşünün alınması koşuluna yer verilmemesi sebebiyle hukuka uygunluk, Daire kararında sonucu itibarıyla isabetsizlik görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1\. Tarafların temyiz istemlerinin reddine,
2\. Danıştay Onuncu ve Sekizinci Daireleri Müşterek Kurulunun 28/02/2024 tarih ve E:2020/3137, K:2024/390 sayılı kararının, 04/03/2020 tarih ve 31058 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Sağlık Bakanlığına Ait Kurum ve Kuruluşlar ile Devlet Üniversitelerinin İlgili Birimlerinin Birlikte Kullanımı ile İşbirliği Usul ve Esasları Hakkında Yönetmeliğin 2. maddesinin 1. fıkrasının (b) ve (c) bentleri, 4. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendi, 7. maddesinin 2., 8., 9., 10. ve 12. fıkraları ile 11. fıkrasınını ikinci cümlesi, 8. maddesinin 5. fıkrasının son iki cümlesi, 10. maddesinin 1. fıkrası ve 2. fıkrasının son cümlesi ve 11. maddesinin 4. fıkrasına ilişkin kısımlarının ONANMASINA, Yönetmeliğin 7/10. ve 11/4.maddeleri yönünden oyçokluğu,
3\. Temyize konu kararın, dava konusu Yönetmeliğin 7. maddesinin 11. fıkrasının birinci cümlesine ilişkin kısmının yukarıda belirtilen gerekçe ile ONANMASINA oybirliği ile,
4\. Kesin olarak, 03/07/2025 tarihinde karar verildi.


KARŞI OY

X-Dava konusu Yönetmeliğin 11. maddesinin 4. fıkrası yönünden:
Davaya konu Yönetmeliğin dayanağı olan 3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu'nun ek 9. maddesinin 20/08/2016 tarih ve 6745 sayılı Kanun ile değişik son fıkrasında; birlikte kullanım ve işbirliğine ilişkin usul ve esaslar ile ilgili mevzuat hükümleri çerçevesinde döner sermaye gelirlerinden personele yapılacak ek ödemelere ilişkin diğer hususların Maliye Bakanlığının ve Yükseköğretim Kurulunun uygun görüşü alınarak Sağlık Bakanlığı tarafından çıkarılan yönetmelikle belirleneceği kurala bağlanmıştır.
04/03/2020 tarih ve 31058 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Sağlık Bakanlığına Ait Kurum ve Kuruluşlar ile Devlet Üniversitelerinin İlgili Birimlerinin Birlikte Kullanımı ile İşbirliği Usul ve Esasları Hakkında Yönetmeliğin hazırlanması aşamasında; Sağlık Bakanlığı tarafından hazırlanan Yönetmelik taslağı hakkında Yükseköğretim Kurulundan görüş istenilmiştir. Yükseköğretim Kurulu yaptığı değerlendirmeler üzerine taslak hakkında görüş vermiş ve Yükseköğretim Kurulunun teklif ve önerileri sonucunda Yönetmelik taslağı üzerinde son düzenlemeler yapılarak Yükseköğretim Kuruluna tekrar gönderilmiştir. Yükseköğretim Kurulunca, Yönetmeliğin 11/4 maddesine ‘’üniversitenin bilimsel araştırma projelerinin finansmanı için öngörülen kesintiler ve‘’ ifadesinin eklenmesi durumunda uygun görüş verildiği belirtilmiştir.
Yönetmelik taslağının mali hususlar içermesi nedeniyle, değerlendirme yapılması amacıyla taslak Sayıştaya da gönderilmiştir. Sayıştay Daireler Kurulu kararı ile, birlikte kullanımdaki sağlık tesisinin döner sermaye gelirlerinden bilimsel araştırma projeleri finansman payı ayrılmasına ilişkin tüm hükümlerin taslaktan çıkarılmasının uygun olacağı ve Yönetmeliğin 11/5 maddesinin son cümlesinin, 3359 sayılı Kanun'un ek 9. maddesinin sekizinci fıkrasıyla uyumlu olacak şekilde yeniden düzenlenmesinin uygun olacağı, görüşünü bildirmiştir.
Sağlık Bakanlığı tarafından, Sayıştayın görüşü dikkate alınarak, taslağın 11/4 maddesine Yükseköğretim Kurulunun görüşü doğrultusunda eklenen "üniversitenin bilimsel araştırma projelerinin finansmanı için öngörülen kesintiler ve" ifadesi taslaktan çıkarılmıştır.
Mevzuat Hazırlama Usul ve Esasları Hakkında Yönetmeliğin ''Taslak hazırlamada uyulacak ilkeler'' başlığını taşıyan 4. maddesinde; taslaklar hazırlanırken uyulacak ilkeler belirtilmiş olup, (a) bendinde; taslakların üst hukuk normlarına aykırı olamayacağı kurala bağlanmıştır.
İdarenin yetkilerini kullanırken ve görevlerini yerine getirirken egemen olan ilkeler ve mevzuat hazırlamaya ilişkin usul ve esaslar bir bütün olarak değerlendirildiğinde; 3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu'nun ek 9. maddesi gereği, birlikte kullanım ve işbirliğine ilişkin usul ve esaslar ile ilgili mevzuat hükümleri çerçevesinde döner sermaye gelirlerinden personele yapılacak ek ödemelere ilişkin diğer hususları belirlemek, Sağlık Bakanlığının görev ve yetkileri arasındadır. Sağlık Bakanlığının, bu görev ve yetkisini kullanırken, Hazine ve Maliye Bakanlığının ve Yükseköğretim Kurulunun uygun görüşünü alması şekil unsuru olarak zorunludur.
Bu bakımdan, uyuşmazlığın çözümlenebilmesi için davaya konu Yönetmeliğin ihdas edilmesinde, Sağlık Bakanlığı, Hazine ve Maliye Bakanlığı ve Yükseköğretim Kuruluna tanınan görev ve yetkilerin, üst hukuk normlarına ve kamu hizmetinin gereklerine uygun olarak kullanılıp kullanılmadığının ortaya konulması gerekmektedir.
Dava konusu Yönetmeliğin yukarıda aktarılan hazırlık aşamasında, Yükseköğretim Kurulundan uygun görüş almak için yürütülen süreç bir bütün olarak değerlendirildiğinde, Yükseköğretim Kurulunun, Yönetmeliğin 11/4 maddesine "üniversitenin bilimsel araştırma projelerinin finansmanı için öngörülen kesintiler ve" ifadesinin eklenmesi durumunda uygun görüş verildiğini belirterek, Yönetmeliğe uygun görüş vermemesi, sebep unsuru yönünden dayanak kanuna ve üst hukuk normlarına aykırılık teşkil etmektedir.
Açıklanan nedenlerle, üst hukuk normlarına aykırı bulunan Yükseköğretim Kurulu görüşünün dikkate alınmaması suretiyle düzenlenen Yönetmeliğin 11. maddesinin 4. fıkrasının hukuka uygun olduğu anlaşıldığından, bu fıkra yönünden davanın reddine karar verilmesi gerektiğinden, davalı idarenin temyiz isteminin kısmen kabulü ile temyize konu kararın, dava konusu Yönetmeliğin 11. maddesinin 4. fıkrasına ilişkin kısmının bozulması gerektiği oyuyla, karara katılmıyoruz.


KARŞI OY

XX- Dava konusu Yönetmeliğin 7. maddesinin 10. fıkrası yönünden;
Dava konusu Yönetmeliğin, "Protokolün imzalanması, feshi ve diğer uygulama esasları" başlıklı 7. maddesinin 10. fıkrasında; "(10) Sözleşme süresi en fazla üç yıldır. Süre sonunda tekrar sözleşme imzalanabilir. Sözleşme bitiminden bir ay önce tarafların aksine yazılı bildirimi yoksa sözleşme kendiliğinden birer yıllık sürelerle uzar. Ancak sözleşme şartlarına aykırı davranılması halinde veya performans hedeflerindeki gerçekleşmeler dikkate alınarak süresinden önce de sözleşmeler feshedilebilir. Sözleşmesi sona erdirilen veya yenilenmeyen üniversite personelinin hastanedeki görevi sona erer ve bu personel üniversitedeki diğer görevlerini yürütmeye devam eder." kuralına yer verilmiştir.
Dayanak kanun maddesi olan 3359 sayılı Kanun'un ek 9. maddesinin dava konusu maddenin yürürlüğe konulduğu tarihte yürürlükte olan haliyle üçüncü fıkrası; "Birlikte kullanıma konu sağlık tesisleri için bu maddede belirtilen esaslar çerçevesinde birden fazla üniversite ile de protokol yapılabilir. Birlikte kullanımdaki hastane tarafından üniversitenin tıp fakültesi ve diş hekimliği fakültesi öğretim elemanları ve bunların kadrosunda bulunan öğretim elemanı dışındaki diğer personelle, ilgili fakülte dekanının görüşü alınarak, yürütülecek hizmetlere ilişkin en fazla üç yıl süreli ayrı ayrı sözleşme imzalanabilir. Bu fakültelerin dışındaki üniversite personeli ile de rektörün görüşü alınarak sözleşme yapılabilir. Bu sözleşmelerde, sunulacak hizmetin niteliği, performans hedefleri ve süresi yer alır. Öğretim elemanlarıyla yapılan sözleşmelerde mezuniyet öncesi ve mezuniyet sonrası eğitim ile bilimsel çalışmalara ilişkin yetki ve sorumluluklar ayrıca belirtilir. Süresi biten sözleşmeler yenilenebilir. Sözleşme bitim tarihinden bir ay önce tarafların aksine yazılı bildirimi yoksa sözleşme kendiliğinden birer yıllık sürelerle uzar." kuralını içermekte iken; anılan fıkra, 01/03/2024 tarih ve 32476 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 7496 sayılı Kanun'un 18. maddesi ile değiştirilmiş ve "Birlikte kullanıma konu sağlık tesisleri için bu maddede belirtilen esaslar çerçevesinde birden fazla üniversite ile de protokol yapılabilir. Birlikte kullanımdaki hastane tarafından üniversitenin tıp ve diş hekimliği fakültesi öğretim elemanları ile ilgili fakülte dekanının görüşü alınarak, eğitim ve araştırma faaliyetlerinin yürütülmesi ile sağlık hizmeti sunumu için iki yıl süreli ayrı ayrı sözleşme imzalanabilir. Ayrıca tıp ve diş hekimliği fakültesi kadrosunda bulunan öğretim elemanı dışındaki diğer personelle ve bu fakültelerin dışındaki üniversite personeli ile de ilgili fakülte dekanının görüşü alınarak sözleşme yapılabilir. Öğretim elemanlarına Bakanlıkça ek ödeme yapılabilmesi için hizmet sözleşmesi akdedilmesi şarttır. Bu sözleşmelerde, sunulacak hizmetin niteliği, performans hedefleri ve süresi yer alır. Öğretim elemanlarıyla yapılan sözleşmelerde mezuniyet öncesi ve mezuniyet sonrası eğitim ile bilimsel çalışmalara ilişkin yetki ve sorumluluklar ayrıca belirtilir. Öğretim elemanının;
a) Bu statüyü kazanma şartlarından herhangi birini taşımadığının sonradan anlaşılması veya görevi sırasında şartlardan herhangi birini kaybetmesi,
b) Kamu görevinden veya üniversite öğretim mesleğinden çıkarma cezası alması ya da yükseköğretim kurumu kadrosundan çekilmesi, çekilmiş sayılması, emekliye ayrılması,
c) Gözaltına alınma, tutukluluk ve hükümlülük gibi sebeplerle görevden uzak kaldığı sürenin altmış günü geçmesi,
ç) Sözleşmedeki yükümlülüklerin haklı bir nedene dayanmaksızın yerine getirilmemesi nedeniyle, savunması alınmak kaydıyla, bir sözleşme döneminde üç kez yazılı olarak hastane koordinasyon kurulunca ikaz edilmesi,
hâlinde sözleşme feshedilir. Sözleşmesi feshedilen veya yenilenmeyen öğretim elemanlarının sağlık tesisindeki görevi sona erer. Sözleşmenin, (a) ve (b) bendindeki hâller dışında feshi veya süresinin sona ermesi hâlinde öğretim elemanı, üniversitenin Bakanlıkla birlikte kullanım protokolü imzaladığı diğer sağlık tesisleriyle yeniden sözleşme yapabilir." düzenlemesine yer verilmiştir.
Dava konusu Yönetmelik maddesinde, sözleşme süresi en fazla üç yıl olarak belirlenmiş ve sözleşme imzalanabilecek personele, sözleşmenin süresi, sunulacak hizmetin niteliği, performans hedefleri gibi sözleşmede yer alacak hususlara, sözleşme şartlarına aykırı davranılması halinde veya performans hedeflerindeki gerçekleşmeler dikkate alınarak süresinden önce de sözleşmelerin feshedilebileceği kuralına yer verilmiştir. Sözleşmenin feshine ve fesih şartlarına ilişkin usul ve esaslara ilişkin bir düzenlemeye ise yer verilmemiştir.
Dayanak Kanun maddesinde yapılan değişiklik sonucunda ise, birlikte kullanımdaki hastane tarafından üniversitenin tıp ve diş hekimliği fakültesi öğretim elemanları ile ilgili fakülte dekanının görüşü alınarak, eğitim ve araştırma faaliyetlerinin yürütülmesi ile sağlık hizmeti sunumu için iki yıl süreli ayrı ayrı sözleşme imzalanabileceği belirtildikten sonra, sözleşme fesih halleri düzenlenmiş olup, sözleşmenin kendiliğinden uzamasına ilişkin bir düzenlemeye yer verilmemiştir.
İdarenin takdir yetkisini kullandığı bireysel işlemler neticesinde ortaya çıkan uyuşmazlıkların çözümünde, idari istikrar ilkesi uyarınca, dava konusu işlemin tesis edildiği tarihteki hukuki durum esas alınmakla birlikte; düzenleyici işlemlerin hukuka uygunluk denetiminde idarenin kanuniliği ilkesi uyarınca, düzenleyici işlemin (düzenleyici işlemin yürürlüğe konulduğu tarihle sınırlı olmaksızın) kanuni dayanağının bulunması zorunluluğu, öncelikli meseledir.
Düzenleyici nitelikteki hukukî metinlerin (Yönetmelik, Tebliğ ve diğer düzenleyici idari işlemlerin) yargısal denetiminde yargı organlarınca göz önünde bulundurulacak husus, bir hukuk kuralının, üst hukuk kurallarının tümüne uygunluğunun denetlenmesidir. Hiyerarşik olarak kendinden daha üstte bulunan herhangi bir kuralla çelişen düzenlemenin hukuka aykırı olacağı açıktır.
Bakılan uyuşmazlıkta ise, dava konusu Yönetmeliğin, "Protokolün imzalanması, feshi ve diğer uygulama esasları" başlıklı 7. maddesinin 10. fıkrası, 3359 sayılı Kanun'un ek 9. maddesinin 01/03/2024 tarih ve 32476 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 7496 sayılı Kanun'un 18. maddesi ile değiştirilen üçüncü fıkrasına aykırı hale gelmiştir.
Bu durumda, dava konusu Yönetmeliğin 7. maddesinin 10. fıkrasının, dayanağı Kanun maddesine aykırı olması nedeniyle, iptali istemi yönünden davanın reddine ilişkin Daire kararına yönelik davacının temyiz isteminin kabulü ile temyize konu kararın anılan maddeye ilişkin kısmının bozulması gerektiği oyuyla, karara katılmıyorum.


KARŞI OY

XXX- Dava konusu Yönetmeliğin 7. maddesinin 10. fıkrası yönünden;
Yönetmeliğin dayanağı 3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu’nun ek 9. maddesinin üçüncü fıkrasında yapılan değişiklik:
Dava konusu Yönetmeliğin dayanağı olan 3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu’nun ek 9. maddesinin üçüncü fıkrası, 01/03/2024 tarih ve 32476 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 7496 sayılı Kanun'un 18. maddesi ile tamamıyla değiştirilmiş olup, anılan maddede, sözleşmelerin iki yıl süreyle imzalanabileceği belirtilmiş ve sözleşmenin kesin fesih halleri düzenlenmiştir.
Düzenleyici işlemlerin karar tarihi itibarıyla değerlendirilmesi:
Düzenleyici işlemlerin hukuka uygunluk denetimi yapılırken, bireysel işlemlerden farklı olarak "işlemin tesis edildiği tarih itibarıyla değerlendirilmesi" genel ilkesi yerine, düzenleyici işlemlerin "karar tarihi itibarıyla" değerlendirilmesi gerekmektedir. Zira, düzenleyici işlemlerde, işlemin yürürlüğe konulduğu tarihte üst hukuk normlarına aykırılık bulunsa/bulunmasa da zaman içinde üst hukuk normlarında yapılan düzenlemeler ya da üst hukuk normlarına ilişkin olarak Anayasa Mahkemesi ve idari yargı mercilerince verilen kararlar nedeniyle dava konusu edilen düzenleyici işlemler, yasal dayanaktan yoksun kalabileceği gibi, sonradan yasal dayanağa da kavuşabilir.
Bu itibarla, kanun maddesinin son hali göz önünde bulundurulduğunda; dava konusu 7. maddenin 10. fıkrasında, takdiri fesih nedenlerine yer verildiği, Kanun maddesinde ise kesin fesih nedenlerinin düzenlendiği, Kanun ve Yönetmeliğin farklı alanları düzenlediği ve Yönetmelik maddesinin Kanun'a uygun olduğu sonucuna varılmıştır. Ancak Kanun'da yer alan sözleşmelerin iki yıl süreyle imzalanabileceği kuralı karşısında, Yönetmelikte yer alan "üç yıl" düzenlemesinin Kanun'a aykırı olduğu görülmektedir.
Belirtilen nedenlerle, dava konusu Yönetmeliğin 7. maddesinin 10. fıkrasında yer alan "üç yıl" ibaresi yönünden, davacının temyiz isteminin kabulü ile düzenlemenin anılan kısmına yönelik ret kararının bozulması; fıkranın diğer kısımlarına ilişkin ret kararına yönelik davacının temyiz isteminin reddi, ret kararının belirtilen kısmının yukarıda yer verilen gerekçe ile onanması gerektiği düşüncesiyle çoğunluk görüşüne katılmıyorum.




10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim