SoorglaÜcretsiz Dene

Danıştay danistay 2024/1920 E. 2025/980 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Danıştay Kararı

Esas No

2024/1920

Karar No

2025/980

Karar Tarihi

6 Mayıs 2025

DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2024/1920 E. , 2025/980 K.
"İçtihat Metni"

T.C.
D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2024/1920
Karar No : 2025/980

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Müdürlüğü
VEKİLİ : Av. ...

KARŞI TARAF (DAVACI) : ...
VEKİLİ : Av. ...

İSTEMİN KONUSU: ......İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı ısrar kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Polis memuru olarak görev yapan davacının, ... İl Emniyet Müdürlüğü emrinde görev yapmakta iken, Emniyet Örgütü Disiplin Tüzüğü'nün 8/32 ve 15. maddeleri uyarınca ''24 ay uzun süreli durdurma'' cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Emniyet Genel Müdürlüğü Merkez Disiplin Kurulunun... tarih ve .../... sayılı kararının iptaline karar verilmesi istenilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:... K:... sayılı kararıyla;
Mahkemelerinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının Danıştay Beşinci Dairesinin 13/02/2018 tarih ve E:2016/23023, K:2018/8684 sayılı kararıyla bozulması üzerine, bozma kararına uyularak; davacının meslekten çıkarma cezasını gerektiren eylemini sabit gören ve geçmiş hizmetleri sırasındaki olumlu çalışmaları nedeniyle bir alt ceza uygulanması yönünde karar veren Merkez Disiplin Kurulunun bu yetkiyi kendisinin kullandığı, ancak 3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu'nun ek 7. maddesi uyarınca Merkez Disiplin Kurulunun bu kararı ile ilgili Genel Müdürlük Yüksek Disiplin Kurulu görüşü ve Bakan onayı alınmadığı, dolayısıyla anılan kararın Kanun'da belirtilen makamlar tarafından onaylanmadığı anlaşıldığından dava konusu işlemde yetki yönünden hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.

Daire kararının özeti: Danıştay İkinci Dairesinin 26/10/2023 tarih ve E:2021/2793, K:2023/5023 sayılı kararıyla; Emniyet Teşkilat Kanunu'nun ek 5 ve ek 7. maddelerinde, Genel Müdürlük Merkez Disiplin Kurulunun kendi yetki alanına giren personel bakımından meslekten çıkarma cezası da dahil olmak üzere verebileceği disiplin cezalarının açıklandığı, nihai ceza olarak meslekten çıkarma cezasının uygulanması durumunda ek bir usuli güvence kapsamında bu cezanın Genel Müdürlük Yüksek Disiplin Kurulu görüşü ve Bakan onayı ile kesinleşeceğinin hüküm altına alındığı; başka bir anlatımla, Emniyet Teşkilat Kanunu'nun ek 5 ve ek 7. maddeleri incelendiğinde, kanun koyucu tarafından Merkez Disiplin Kurulunca cezanın teklif edildiği ve Bakanlık Makamınca cezanın verildiği bir sistemin öngörülmediği, ceza verme yetkisinin doğrudan merkez disiplin kuruluna ait olduğu, ancak bu noktada sonuç cezanın, meslekten çıkarma cezası olması durumunda, personel bakımından ikinci bir incelemeden sonra bu yaptırımın uygulanmasının amaçlandığının anlaşıldığı; nitekim, 19/02/1980 tarih ve 2261 sayılı Kamu Güvenliğine ve Kolluk Hizmetlerine İlişkin Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması ve Bunlara Yeni Hükümler Eklenmesi Hakkında Kanun ile 3201 sayılı Kanun'a "Ek Madde 2" olarak eklenen ve daha sonra 11/09/1987 tarih ve 291 sayılı KHK ile "Ek Madde 5" olarak teselsül edilmiş olan maddenin gerekçesinde, "Emniyet örgütünde kurulacak disiplin kurullarının ceza verebilecekleri personel ve uygulayacakları cezalar bakımından yetki sınırlarını belirlemektedir. Maddeye egemen olan görüşe göre, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunundaki, disiplin kurullarını ceza vermek için sadece görüş bildiren bir yer kabul eden ve ceza verme yetkisini merkezdeki atamaya yetkili amire bırakan sistem bırakılmakta ve disiplin kurulları, gösterilen yetki sınırları çerçevesinde disiplin cezası vermede birer karar yeri durumuna getirilmektedir. Böylece 657 sayılı Kanuna göre bugüne kadar uygulamada karşılaşılan, işlerin merkezde toplanması yüzünden disiplin cezalarının geç verilmesinden doğan sakınca giderilecek ve disiplin işleri büyük bir hız kazanmış olacaktır." şeklinde ifade edilen hususlar ile de, bu duruma işaret edildiği ve işlerin merkezde toplanması yüzünden disiplin cezalarının geç verilmesinden doğan sakınca giderilerek, disiplin işlerine hız kazandırılmasının hedeflendiği; olayda, meslekten çıkarma cezası yerine alt ceza uygulanmak suretiyle verilen ''24 ay uzun süreli durdurma'' cezası bakımından aynı disiplin fiiline iştirak söz konusu olduğundan soruşturmaları beraber yapılan üstleri ile birlikte polis memuru davacı hakkında Merkez Disiplin Kurulunun bu cezayı vermeye yetkili makam olduğu, ceza verme yetkisine sahip olan kurulun alt ceza uygulaması konusunda da yetkisinin bulunduğu ve nihai cezanın meslekten çıkarma cezası olmaması nedeniyle Yüksek Disiplin Kurulu ve Bakan onayı ile değil, 3201 sayılı Kanun'un ek 7. maddesi uyarınca Emniyet Genel Müdürünün onayıyla kesinleşeceği sonucuna varıldığından, belirtilen usulde tesis edilen dava konusu işlemde yetki yönünden hukuka aykırılık görülmediği; bu itibarla, uyuşmazlığın esası incelenerek bir karar verilmesi gerekirken, dava konusu işlemin yetkili makam tarafından tesis edilmediği gerekçesiyle iptali yolunda verilen idare mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmadığı; Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 09/07/2020 tarih ve E:2019/1831, K:2020/1425 sayılı kararının da bu yönde olduğu gerekçesiyle .... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:... K:...sayılı kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi ısrar kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; dava konusu işlemin iptali yolundaki ilk kararda ısrar edilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, mevzuata göre ülkemizde bir devlet memuru olarak "polis" açısından "sendika kurma"nın bir hak olmadığı, aksine "yasak olma" özelliğini hep sürdürdüğü; 03/03/2013 tarihinde gerçekleştirilen Emniyet-Sen'in zorunlu organ seçimlerine ilişkin genel kurul sonuçlarını içeren ilgili İlçe Seçim Kurulu Başkanlığının ... tarih ve ... sayılı yazılarında ismi bulunan davacının 4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanunu'nun, 15/1 maddesinin açık hükmüne ve Emniyet Genel Müdürlüğünün ... tarih ve ... sayılı genelgesinde yer alan açık yazılı emrine karşı geldiği tüm dosya kapsamından anlaşılmakla hakkında isnad olunan ve Tüzüğün 8/32 maddesi hükmünde yer alan suçu işlediğinin sübuta erdiği; buna göre dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu belirtilerek ısrar kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI :Davacı tarafından, savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'ÜN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile ısrar kararının gerekçesinin değiştirilerek onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Temyiz edilen kararla ilgili dosyanın incelenmesinden,... İdare Mahkemesince davanın reddine ilişkin verilen kararın, Danıştay Beşinci Dairesinin 13/02/2018 tarih ve E:2016/23023, K:2018/8684 sayılı kararıyla davacının meslekten çıkarma cezasını gerektiren eylemini sabit gören ve geçmiş hizmetleri sırasındaki olumlu çalışmaları nedeniyle bir alt ceza uygulanması yönünde karar veren Merkez Disiplin Kurulunun bu yetkiyi kendisinin kullandığı, ancak 3201 sayılı Kanun'un ek 7. maddesi uyarınca Merkez Disiplin Kurulunun bu kararı ile ilgili Genel Müdürlük Yüksek Disiplin Kurulu görüşü ve Bakan onayı alınmadığı, dolayısıyla anılan kararın Kanun'da belirtilen makamlar tarafından onaylanmadığının görüldüğü, bu durumda, dava konusu işlemde yetki yönünden hukuka uyarlık bulunmadığından, İdare Mahkemesince dosyanın esasının incelenmesi sonucunda verilen kararda hukuki isabet bulunmadığı gerekçesiyle bozulması üzerine, .... İdare Mahkemesince bozma kararına uyularak dava konusu işlemin iptaline karar verildiği; davalı idarenin temyiz başvurusu üzerine Danıştay İkinci Dairesinin 26/10/2023 tarih ve E:2021/2793, K:2023/5023 sayılı kararıyla meslekten çıkarma cezası yerine alt ceza uygulanmak suretiyle verilen ''24 ay uzun süreli durdurma'' cezası bakımından aynı disiplin fiiline iştirak söz konusu olduğundan soruşturmaları beraber yapılan üstleri ile birlikte polis memuru davacı hakkında Merkez Disiplin Kurulunun bu cezayı vermeye yetkili makam olduğu, ceza verme yetkisine sahip olan kurulun alt ceza uygulaması konusunda da yetkisinin bulunduğu ve nihai cezanın meslekten çıkarma cezası olmaması nedeniyle Yüksek Disiplin Kurulu ve Bakan onayı ile değil, 3201 sayılı Kanun'un ek 7. maddesi uyarınca Emniyet Genel Müdürünün onayıyla kesinleşeceği sonucuna varıldığından, belirtilen usulde tesis edilen dava konusu işlemde yetki yönünden hukuka aykırılık görülmediği, bu itibarla uyuşmazlığın esası incelenerek bir karar verilmesi gerekirken, dava konusu işlemin yetkili makam tarafından tesis edilmediği gerekçesiyle iptali yolunda verilen İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmadığı gerekçesiyle ... İdare Mahkemesi kararının bozulduğu; İdare Mahkemesince, bozma kararına uyulmayarak dava konusu işlemin iptali yolundaki kararında ısrar edildiği görülmektedir.
Temyiz incelemesi sonucunda bir mahkeme kararının işin esasına ilişkin olarak bozulması hâlinde mahkemenin, bozma kararına uymak veya ilk kararda ısrar etmek olanağı bulunmaktadır. Mahkemenin ilk kararda ısrar etmeyerek, bozma kararına uymak suretiyle verdiği kararın temyizi hâlinde, temyiz mercii, bu kez bozma kararına uygun karar verilip verilmediğini incelemek durumundadır.
Temyiz incelemesi sırasında, temyiz merciinin, aynı yasal düzenlemeyle farklı bir sonuca ulaşması, ilk bozma ve buna uyularak verilmiş olan yargı kararının aynı mevzuat karşısında yeniden değerlendirilmesi, taraflar ve uygulama açısından istikrar ve kazanılmış haklar yönünden, aykırı sonuçlar yaratabilir.
İdare Mahkemesince, Danıştayın ilgili Dairesinin temyiz incelemesi sonucunda vermiş olduğu bozma kararına uyulmak suretiyle verilen kararın, Dairesince yeniden temyizen incelenmesi aşamasında yapılacak inceleme, Mahkeme kararının bozma kararına uygun olup olmadığı, bir başka anlatımla, bozma kararının gereklerinin yerine getirilip getirilmediği, kararın bozma kararı doğrultusunda olup olmadığı konusuyla sınırlı olmak durumundadır. Nitekim, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 18/06/2014 tarih ve 6545 sayılı Kanun’un 23. maddesiyle değiştirilen 50. maddesinin (4) numaralı fıkrasında, "Danıştayın bozma kararına uyulduğu takdirde, bu kararın temyiz incelemesi, bozma kararına uygunlukla sınırlı olarak yapılır." hükmüne yer verilerek, bu husus kanun hükmü hâline getirilmiştir.
Bununla birlikte, kanunda geçmişe etkili bir değişiklik yapılması, o konuda sonradan bir içtihadı birleştirme kararının alınması, Anayasa Mahkemesince kanun hükmünün iptal edilmesi, kamu düzenini ilgilendiren bir usûl kuralı dikkate alınmadan karar verilmiş olması, Anayasa Mahkemesince bireysel başvuruda aynı konuda hak ihlaline karar verilmesi gibi durumlarda usûli kazanılmış haktan söz edilemeyeceği yüksek yargı içtihadıyla kabul edilmektedir. Bu husus, 2577 sayılı Kanun'un 50. maddesinin (4) numaralı fıkrasının somut norm denetiminin yapıldığı Anayasa Mahkemesinin 12/06/2020 tarih ve E:2019/115, K:2020/31 sayılı kararının "Anlam ve Kapsam" kısmında şu şekilde ifade edilmiştir.
"12. Bu itibarla kural, mahkemece bozma kararına uyulmasıyla birlikte taraflardan biri lehine ortaya çıkan hukuki sonucun -söz konusu tarafın bu sonucun devam etmesi yönündeki beklentisinin korunmamasını haklı ve zorunlu kılacak bir sebep bulunmadığı sürece- temyiz merciince değiştirilememesini ifade etmektedir. Dolayısıyla kural, yargılama sürecinde maddi ve hukuki koşullarda herhangi bir değişiklik olmamasına rağmen heyet oluşumunun değişmesi, heyetin görüş değiştirmesi ya da aynı mevzuat hükmünü farklı şekilde yorumlaması gibi nedenlerle bozma kararının aksi yönünde kararlar verilmesine engel teşkil etmektedir."
Bakılan uyuşmazlıkta ise, Danıştay İkinci Dairesi, Danıştay Beşinci Dairesince verilen ilk bozma kararına uyulmak suretiyle verilen kararı, yargılama sürecinde maddi ve hukuki koşullarda herhangi bir değişiklik olmamasına rağmen, aynı mevzuat hükmünü farklı şekilde yorumlamak suretiyle, bu uyuşmazlıkta daha önce temyizen inceleme sonucu verilmiş bir karar yokmuş ve uyuşmazlık, ilk kez temyizen inceleniyormuşçasına değerlendirerek, aksi bir gerekçeyle bozmuştur.
Bu durumda; İdare Mahkemesince, Danıştay Beşinci Dairesinin 13/02/2018 tarih ve E:2016/23023, K:2018/8684 sayılı bozma kararına uyulmak suretiyle verilen 22/02/2019 tarih ve E:2019/242, K:2019/315 sayılı kararın yeniden bozulmasına ilişkin Danıştay İkinci Dairesinin 26/10/2023 tarih ve E:2021/2793, K:2023/5023 sayılı kararı, usûli kazanılmış hak ilkesiyle sağlanmaya çalışılan amaca aykırı olması nedeniyle usule uygun bulunmadığından, anılan karara uyulmayarak, Mahkemece dava konusu işlemin iptali yolunda verilen ve temyizen incelenen ısrar kararı, sonucu itibarıyla usul ve hukuka uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar bu kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.



KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1\. Davalı idarenin temyiz isteminin reddine,
2\. Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline ilişkin ... İdare Mahkemesinin temyize konu ... tarih ve E:..., K:...sayılı ısrar kararının yukarıda belirtilen gerekçeyle ONANMASINA,
3\. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren 15 (onbeş) gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 06/05/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.


10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim