Danıştay danistay 2024/1754 E. 2025/1071 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Danıştay Kararı
2024/1754
2025/1071
15 Mayıs 2025
"İçtihat Metni"
T.C.
D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2024/1754
Karar No : 2025/1071
TEMYİZ EDEN (DAVACILAR): 1- ... 2- ... ... 11-...
VEKİLİ: Av. ...
KARŞI TARAF:I- (DAVALI): ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı
VEKİLİ: Av. ...
II-DAVALI YANINDA MÜDAHİL: ... Sanayi AŞ
VEKİLİ: Av. ...
İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı ısrar kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: İstanbul ili, ... ilçesi, ... Mahallesi, ... Sokak adresinde bulunan ... Sitesi sakini davacılar tarafından, ikamet etmiş oldukları site ile bitişik olan ve silah üretimi faaliyetinde bulunan ... Silah Sanayi AŞ'ye ait ... tarih ve ... sayılı birinci sınıf gayri sıhhi müessese niteliğindeki işyeri açma ve çalışma ruhsatının iptali istemiyle yapılan 02/08/2021 tarihli başvurunun zımnen reddine ilişkin işlemin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; İşyeri Açma ve Çalışma Ruhsatı Yönetmeliği'nin 'Tanımlar' başlıklı 4. maddesine göre; ikinci sınıf gayrisıhhî müesseselerin (GSM) konutlardan ve insan ikametine mahsus diğer yerlerden mutlaka uzak bulundurulması gerekmezken birinci sınıf GSM'lerin meskenlerden mutlaka uzak bulundurulmaları gerektiği, yapılan denetimde tespit edildiği üzere; iş yerindeki faaliyette kullanılan toplam motor gücünün ikinci sınıf GSM'ye ilişkin düzenlemeyi aşan, birinci sınıf GSM ruhsatını gerektirir ölçüde olduğu, ayrıca birinci sınıf GSM ruhsatı verilebilmesi için iş yerinin imar durumunun da buna uygun olması, kendi türündeki iş yerlerine mahsus sanayi bölgesinde kurulması, sağlık koruma bandının konulması ve konutlardan mutlaka uzak olmasının gerektiği, bahse konu iş yerine birinci sınıf GSM ruhsatı verildiği tarih olan 06/02/2015 tarihinde iş yerinin 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planında konut kullanımında kaldığı ve sanayi bölgesinde olmadığından, imar durumunun uygun olmadığı, iş yerinin sağlık koruma bandının olduğuna ilişkin herhangi bir belgenin de mevcut olmadığı gibi etrafında konutların yer aldığı, iş yerine ait önceki ikinci sınıf GSM ruhsatı beyana göre verilen bir ruhsat olduğundan, ilgili Yönetmelik gereğince müdahil şirkete kazanılmış bir hak vermeyeceğinin anlaşıldığı, öte yandan motor gücünün yüksek olması nedeniyle kendi türüne mahsus iş yerlerinin olduğu sanayi bölgesinde kurulması ve konut alanlarından mutlaka uzak bulundurulması gerektiği belirlenen birinci sınıf GSM ruhsatlı dava konusu iş yerinin yürüttüğü faaliyet ile 2872 sayılı Kanun'un "Gürültü" başlıklı 14. maddesini de ihlal edeceği anlaşıldığından, bu iş yerine verilen birinci sınıf GSM iş yeri açma ve çalışma ruhsatının iptal edilmesine ilişkin başvurunun zımnen reddine ilişkin işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; davacılardan ...'un mernis kayıtlarının incelenmesinden, gerek geçmiş ikametlerinin gerekse mevcut ikametinin yukarıda bahsedilen sitede olmadığı görüldüğünden, dava konusu işlemle kişisel, meşru ve güncel bir menfaat bağının bulunmadığı ve davanın subjektif ehliyet yönünden reddi gerektiği; diğer davacılar yönünden ise; anılan adreste bulunan iş yeri için ... Belediye Başkanlığınca müdahil adına "Av Tüfeği İmalatı" faaliyet konulu... tarih ve ... sayılı ikinci sınıf GSM ruhsatı düzenlendiği, davalı idarece yapılan inceleme sonucunda söz konusu iş yerinin birinci sınıf GSM niteliğinde bulunduğundan bahisle bu iş yeri için dava konusu ... tarih ve ... sayılı iş yeri açma ve çalışma ruhsatının düzenlendiği, davacılar tarafından söz konusu ruhsatın iptali istemiyle 02/08/2021 tarihinde davalı idareye yapılan başvurunun zımnen reddi üzerine bakılan davanın açıldığı, iş yerinin komşuluğunda bulunan sitede ikamet eden davacıların mevcut ikametgahlarına 13/07/2008 ile 09/09/2020 tarihleri arasında taşındığının anlaşılması nedeniyle, iş yerinin faaliyetinden bilgi sahibi oldukları konusunda tartışma bulunmayan hatta bu hususta davacıların 02/08/2021 tarihinde davalı idareye verdikleri dilekçede, yaklaşık beş yıldır CİMER, BİMER, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı ve ... Belediye Başkanlığına yazılı ve sözlü olarak yaptıkları başvuru ile ilgili iş yeri hakkında şikayetlerinin iletildiği dolayısıyla davacıların ilgili iş yerinin ruhsatından bilgi sahibi oldukları halde bu iş yerine ruhsat verildiği tarihten başlamak üzere ikametlerine taşındıkları tarihten itibaren 2577 sayılı Kanun'un aktarılan hükümleri uyarınca doğrudan dava açmaları ya da davalı idareye başvurarak ruhsatın iptalini talep etmeleri gerekirken bahse konu siteye en son taşınma tarihi 09/09/2020 olan davacı yönünden dahi anılan Kanun'da öngörülen süre geçirildikten sonra 02/08/2021 tarihinde yapılan başvurunun zımnen reddi üzerine 16/09/2021 tarihinde açılan davanın süresinde olmadığı sonucuna varılarak istinaf talebinin kabulüne,.... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının kaldırılmasına, davanın, davacılardan ... yönünden ehliyet yönünden reddine, diğer davacılar yönünden ise süre aşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay Dördüncü Dairesinin 17/01/2024 tarih ve E:2023/13178, K:2024/354 sayılı kararıyla;
Davacılardan ... (...)'un davacıların bulunduğu sitede geçmişte oturmamış veya halen oturmuyorsa bile dava tarihinde veya halihazırdaki ikametgah adresinin veya maliki olduğu bir taşınmazının anılan iş yerine yakın olup olmadığı ve iş yerinin olası etki alanında bulunup bulunmadığının da araştırılarak irdelenmesinden sonra işlemden etkilenip etkilenmediğine, dolayısıyla davayı açmakta güncel ve kişisel menfaati, başka deyişle ehliyetinin olup olmadığına karar verilmesi gerektiği,
Diğer davacılar yönünden davanın süre aşımı nedeniyle reddine ilişkin karar kısmı yönünden ise; uyuşmazlık mahkemeye erişim hakkı yönünden incelendiğinde; dava açma ya da kanun yollarına başvuru için öngörülen süre koşullarının açıkça hukuka aykırı olarak yanlış uygulanması ya da yanlış hesaplanması nedeniyle kişiler dava açma ya da kanun yollarına başvuru hakkını kullanamamışsa mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiğini kabul etmek gerektiği, Anayasa Mahkemesinin B. No:2013/1718, 02/10/2013, s. 27 kararında olduğu gibi, Anayasa Mahkemesi birçok kararında; kanun yoluna yapılan başvuruların farklı sebeplere dayanarak süresinde olmadığı gerekçesiyle reddedilmesinin Mahkeme hakkı unsurlarından olan mahkemeye erişim hakkını ihlal ettiğine karar verdiği, somut olayda anılan av tüfeği imalatı konulu ruhsat konusu iş yerinin faaliyetinin süregeldiği ve çevre sakinleri yönünden olumsuz etkisi olup olmadığının bu sürecin devam ettiği göz önünde bulundurularak değerlendirilmesi gerektiğinin açık olduğu,
Somut olayda; uyuşmazlık konusu ruhsatın verildiği iş yerine komşu binada oturan davacılar tarafından ... Büyükşehir Belediyesi Ruhsat Denetim Müdürlüğüne 02/08/2021 tarihinde yapılan başvuru ile ... Sanayii Anonim Şirketine ait olan iş yerinin birinci sınıf gayrisıhhi iş yeri ruhsatının insan sağlığına ve çevreye zarar verdiği, güvenlik yönünden risk oluşturduğu ve mevzuatta belirtilen koşulları taşımadığı, 2017 yılından bu yana şikayetlerinin dikkate alınmadığı belirtilerek müdahil iş yerine ait ... tarih ve ... sayılı birinci sınıf GSM ruhsatının iptalinin talep edildiği, ilgili Büyükşehir Belediyesi tarafından davacılara cevap verilmeyerek 01/09/2021 tarihinde taleplerin zımnen reddi üzerine 16/09/2021 tarihinde dava açıldığının görüldüğü,
Adil yargılanma hakkının bir unsuru olan mahkemeye erişim hakkının kullanılmasının, idarî işlemlerin kanunda belirtilen sürede ilgililere yazılı bildirimine veyahut da idarenin cevap vermemek suretiyle zımni ret işlemi gerçekleştirerek, bu tarihten itibaren dava açma süresinin ilgili kanun hükmünde yer verilen süre olarak öngörülmesi ve sürenin bu şekilde başlatılmasının Anayasal güvenceye bağlanması karşısında Mahkemenin, dava konusu işleme yönelik dava açma süresini, kanundaki düzenlemeleri göz ardı ederek, davacıların işlemi öğrendiği tarih olarak esas alması ve davanın süresinde açılmadığı gerekçesiyle reddine karar vermesi, âdîl yargılanma hakkının temel unsurlarından biri olan mahkemeye erişim hakkının ihlal edilmesi sonucunu doğuracağı gerekçesiyle ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi ısrar kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; Mernis ve Takbis kayıtlarının incelenmesinden adı geçen davacının gerek geçmiş ikametlerinin gerekse mevcut ikametinin bahsedilen site olmadığı gibi güncel durumda da uyuşmazlığa konu iş yerinin bulunduğu ilçe sınırları içerisinde herhangi bir taşınmazının bulunmadığı görüldüğünden, dava konusu işlemle kişisel, meşru ve güncel bir menfaat bağının bulunmadığı sonucuna varılan söz konusu davacı (...) yönünden davanın subjektif ehliyet yönünden reddi gerektiği gerekçesi eklenmek suretiyle istinaf talebinin kabulü, İdare Mahkemesi kararının kaldırılması, davanın, davacılardan ... yönünden ehliyet yönünden reddi, diğer davacılar yönünden ise süre aşımı nedeniyle reddi yolundaki ilk kararda ısrar edilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : Davacılar tarafından, ilgililerin Anayasa ile güvence altına alınan temel hak ve özgürlükleri kapsamında gerekli işlemin yapılmasını idareden 2577 sayılı Kanun'un 10. maddesi kapsamında her zaman isteyebilecekleri ve yapılan her yeni başvuru üzerine idarece tesis edilecek işleme karşı anılan maddede öngörülen süreler içinde dava açabileceklerinin kabulü gerektiği, Anayasa ve İYUK'ta öngörülmeyen şekilde "siteye taşınmakla" dava açma süresinin başlatılmasının mahkemeye erişim hakkını ve hak arama hürriyetini orantısız şekilde sınırlandırdığı, elbette kendilerinin yanı başında faaliyet gösteren fabrikadan haberdar oldukları ve yaklaşık 5-6 yıldır bu fabrikanın koku ve gürültüsü nedeniyle tüm idari kurumlara şikayette bulunduklarının aşikar olduğu, ancak duvarları bitişik olan, birinci sınıf gayrisıhhi müessese olduğu için can ve mal güvenliklerini tehdit eden, yaşadıkları konutlardan gereği gibi faydalanmalarını engelleyen silah fabrikasının kendilerinin yaşam, mülkiyet ve sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama haklarını yakından etkilediğinden daha önce bulundukları şikayetten farklı olarak ruhsatın iptali talebinde bulunmaları ve reddi üzerine dava açmalarının anayasal hakları olduğu, yalnızca sitede yaşayan ve fabrikanın gürültü ve kokusundan rahatsız olanların; siteye taşınmakla birlikte silah fabrikasının ruhsatının türü, bu ruhsatla hangi yerlerde faaliyet gösterilebileceği, etrafında olması gereken sağlık koruma bandı, imar durumu ile ruhsatın uyumu gibi konular hakkında bilgi sahibi olmasını beklemenin hayatın olağan akışına aykırı olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI : Davalı idare ve davalı yanında müdahil tarafından, ısrar kararının hukuka ve usule uygun bulunduğu, davacılar tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen sebeplerin kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı, istemlerin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemlerinin kabulü ile İstanbul Bölge İdare Mahkemesi 6. İdari Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 17. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca davacıların duruşma istemi yerinde görülmeyerek ve dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemleri hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Temyize konu kararın davacılardan ...'a ilişkin olarak davanın ehliyet yönünden reddine ilişkin kısmı yönünden;
Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan;
"a)Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,
b)Hukuka aykırı karar verilmesi,
c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Dayandığı hukuksal nedenler ve gerekçesi yukarıda açıklanan ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesi kararının, davanın kısmen ehliyet yönünden reddine ilişkin kısımı, aynı gerekçe ile Kurulumuzca da uygun bulunmuş olup davacılar tarafından temyiz dilekçelerinde ileri sürülen iddialar, kararın bu kısmının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Temyize konu kararın ... dışında kalan diğer davacılar yönünden davanın süre aşımı nedeniyle reddine ilişkin kısmı yönünden;
Anayasa'nın 40. maddesinin ikinci fıkrasında; Devletin, işlemlerinde, ilgili kişilerin hangi kanun yolları ve mercilere başvuracağını ve sürelerini belirtmek zorunda olduğu hükme bağlanmış, 125. maddesinin üçüncü fıkrasında da; 40. maddedeki düzenlemenin devamı niteliğinde, "İdari işlemlere karşı açılacak davalarda süre, yazılı bildirim tarihinden başlar." hükmüne yer verilmiştir.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Dava açma süresi" başlıklı 7. maddesinde, dava açma süresinin, özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hallerde Danıştayda ve idare mahkemelerinde 60 gün olduğu belirtilmiş, aynı maddenin 2. fıkrasının (a) bendinde; "Bu süreler; idari uyuşmazlıklarda; yazılı bildirimin yapıldığı tarihi izleyen günden başlar." hükmüne, aynı Kanun'un, davanın açıldığı tarihte yürürlükte olan haliyle "Üst makamlara başvurma" başlıklı 11. maddesinde ise; "1. İlgililer tarafından idari dava açılmadan önce, idari işlemin kaldırılması, geri alınması, değiştirilmesi veya yeni bir işlem yapılması üst makamdan, üst makam yoksa işlemi yapmış olan makamdan, idari dava açma süresi içinde istenebilir. Bu başvurma, işlemeye başlamış olan idari dava açma süresini durdurur. 2. Altmış gün içinde bir cevap verilmezse istek reddedilmiş sayılır. 3. İsteğin reddedilmesi veya reddedilmiş sayılması halinde dava açma süresi yeniden işlemeye başlar ve başvurma tarihine kadar geçmiş süre de hesaba katılır." hükmüne yer verilmiştir.
İdari işlemlere karşı açılacak davalarda sürenin, konusuna göre, yazılı bildirim tarihinden veya ilan tarihinden başlayacağı yolundaki kural, idari işlemlerin idare tarafından ilgililere açık ve anlaşılır bir biçimde duyurulmasını ve bu işlemlere karşı idari yollara veya dava yoluna başvurmalarına olanak sağlanması amacı taşımaktadır.
Bununla birlikte, idari işlemin niteliğinin ve hukuki sonuçlarının davacı tarafından bütünüyle öğrenildiği kimi davalarda, bilgi edinmenin yazılı bildirimin sonuçlarını doğuracağı, yani yazılı bildirim olmaksızın öğrenme ile dava açma süresinin başlayacağı durumlar da söz konusu olabilmektedir.
Dosyanın incelenmesinden; İstanbul ili, ... ilçesi, ... Mahallesi, ... Caddesi, ... Sokak No:... adresinde bulunan iş yeri için ... Belediye Başkanlığınca müdahil adına Av Tüfeği İmalatı faaliyet konulu ... tarih ve ... sayılı ikinci sınıf gayrisıhhi müessese ruhsatı düzenlendiği, davalı idarece yapılan inceleme sonucunda söz konusu iş yerinin birinci sınıf gayrisıhhi müessese niteliğinde bulunduğundan bahisle anılan iş yeri için dava konusu işyeri açma ve çalışma ruhsatının tanzim edildiği, davacılar tarafından söz konusu ruhsatın iptali istemiyle 02/08/2021 tarihinde davalı idareye yapılan başvurunun zımnen reddi üzerine temyizen bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Bahse konu iş yerinin komşuluğunda bulunan sitede ikamet eden davacıların mevcut ikametgahlarına 13/07/2008 ile 09/09/2020 tarihleri arasında taşındığı görülmüştür.
Bu durumda; iş yerine ruhsat verildiği tarihte söz konusu sitede ikamet eden ve/veya taşınmazı bulunan davacılar yönünden (...) (...) (...) (...) (...) (...) bu ruhsatın iptali istemiyle iş yerine ruhsat verildiği veya işletmenin faaliyete geçtiğinin eşyanın tabiatına ve hayatın olağan akışına uygun bir ıttıla ile öğrenildiği tarihten başlamak üzere ya doğrudan dava açılması ya da belirtilen bu tarihlerden itibaren 2577 sayılı Kanunun 11. maddesi uyarınca davalı idareye başvurularak ruhsatın iptalinin talep edilmesi, talebin reddi üzerine de kalan süre içerisinde dava açılması gerekirken bu sürelerden çok sonra 02/08/2021 tarihinde yapılan başvurunun zımnen reddi üzerine 16/09/2021 tarihinde açılan davanın bu kişiler yönünden süresinde olmadığı sonucuna varılmıştır.
Ruhsatı davaya konu iş yerine komşu olan siteye, ruhsat verildiği tarihten sonra taşınan veya bu siteden taşınmaz edinen davacıların ise (...) (...) (...) (...) söz konusu iş yerinin varlığını bilerek buraya taşındıkları ve/veya buradan taşınmaz edindikleri, ruhsat tarihinden çok sonra yaptıkları 02/08/2021 tarihli başvuru ilgililere yeni bir dava açma süresi bahşetmeyeceğinden ve aksine bir yaklaşım idarece verilen ruhsatın sürekli yeni bir dava tehdidi altında kalmasına yol açacağından, bu davacılar yönünden de davanın süresinde açıldığının kabulüne hukuken olanak bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Davacıların temyiz isteminin reddine,
2.... Bölge İdare Mahkemesi ...dari Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı ısrar kararının ...'a ilişkin olarak davanın ehliyet yönünden reddine ilişkin kısmının ONANMASINA,
3.Diğer davacılar yönünden davanın süre aşımı nedeniyle reddine ilişkin kısmının yukarıda belirtilen gerekçeyle ONANMASINA,
4.Kullanılmayan ... TL yürütmeyi durdurma harcının istemi hâlinde davacılara iadesine,
5.Bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın .... İdare Mahkemesine gönderilmesine,
6.Kesin olarak, 15/05/2025 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi.
KARŞI OY
X-2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde, iptal davaları, idari işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılan davalar olarak tanımlanmıştır.
Bir iptal davasının açılabilmesi ve idari yargı mercilerinin bu davayı ön koşullar yönünden kabul edebilmesi için 2577 sayılı Kanun'un 14. maddesi uyarınca dava dilekçeleri "ehliyet" yönünden de incelenmektedir. Dolayısıyla, iptal davası açılabilmesinin ön koşullarından biri, davacının objektif ve subjektif dava ehliyetinin olmasıdır. Danıştayın istikrar bulan kararlarına göre, davacının subjektif dava açma ehliyetinin bulunduğunun kabulü için idari işlemin davacının meşru, şahsi ve güncel bir menfaatini ihlal etmesi gerekmektedir.
İptal davalarında, dava konusu işlemin davacının menfaatini ihlal ettiğinin saptanması halinde davacının bu davada ehliyetinin (subjektif ehliyetinin) bulunduğu, dolayısıyla davanın esasının incelenmesine geçilebileceği sonucuna varılmaktadır.
Dosya ve UYAP üzerinden yapılan Mernis ve Takbis sorguları incelendiğinde, davacılardan Rana Pendar(Ulusoy)'ın söz konusu ilçede ikamet etmediği görülmekle birlikte, davanın açıldığı 16/09/2021 tarihinde İstanbul ili, ... ilçesi, ... Mahallesi, ... parsel, ... Blok, ...nolu dairenin maliki olduğu, bu taşınmazı dava açıldıktan sonra 12/12/2022 tarihinde satış yolu ile devrettiği anlaşılmaktadır.
Davacının davanın açıldığı tarih itibarıyla fabrikanın etki alanı içerisinde taşınmazı bulunduğu anlaşıldığından söz konusu fabrikaya ilişkin ruhsatın dava konusu edilmesinde meşru ve güncel menfaatinin bulunduğunun kabulü gerekmektedir.
Buna göre, davacı ...(...) tarafından silah üretimi faaliyetinde bulunan ... Sanayi AŞ'ye ait ... tarih ve ... sayılı birinci sınıf gayri sıhhi müessese niteliğindeki işyeri açma ve çalışma ruhsatının iptali istemiyle yapılan 02/08/2021 tarihli başvurunun zımnen reddine ilişkin işlemin iptali istemiyle açılan davada, kişisel ve güncel menfaatinin, dolayısıyla dava açma ehliyetinin bulunduğu sonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle; ısrara konu kararın davacılardan ...(...) yönünden davanın ehliyet yönünden reddine ilişkin kısmının bozulması gerektiği oyuyla, karara katılmıyoruz.
KARŞI OY
XX-Temyiz edilen kararla ilgili dosyanın incelenmesinden, davacıların davanın süre aşımı yönünden reddine ilişkin kısım yönünden yapmış oldukları temyiz isteminin kabulü ile, ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı ısrar kararının, Danıştay Dördüncü Dairesinin 17/01/2024 tarih ve E:2023/13178, K:2024/354 sayılı kararında yer alan gerekçe doğrultusunda bozulması gerektiği oyuyla, karara katılmıyoruz.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.