Danıştay danistay 2024/1389 E. 2025/1262 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Danıştay Kararı
2024/1389
2025/1262
11 Haziran 2025
"İçtihat Metni"
T.C.
D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2024/1389
Karar No : 2025/1262
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Odası
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Bakanlığı
VEKİLİ : Huk. Müş. ...
İSTEMİN KONUSU : Danıştay Altıncı Dairesinin 05/02/2024 tarih ve E:2022/7392, K:2024/552 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: 23/07/2022 tarih ve 31901 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Plansız Alanlar İmar Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 3. ve 6. maddelerinin iptali istenilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay Altıncı Dairesinin 05/02/2024 tarih ve E:2022/7392, K:2024/552 sayılı kararıyla;
Davacı tarafından, Yönetmeliğin 57. maddesinin son cümlesi yürürlükten kaldırılarak güneş kaynaklı yenilenebilir enerji sistemleri için proje onay şartının ortadan kaldırıldığı iddia edilmiş ise de, Yönetmeliğin 10. maddesine "etüt ve projelerinin ruhsat vermeye yetkili idarece incelenmesi, fen, sanat ve sağlık kurallarına uygun olması zorunludur." denmek suretiyle proje onayının ruhsat vermeye yetkili idarece yapılacağı, teknik bir eksiklik ya da fen, sağlık ve çevre şartlarına aykırılık durumunda yetkili idarece izin verilemeyeceği, dolayısıyla ana yapının proje müellifi mimar ve mühendislerin bilgisi dışında yapılan uygulamalarla ilgili ana yapının müellifine sorumluluk yüklenmesinin mümkün olmadığı, düzenlemede yer alan yenilenebilir enerji sistemine dair etüt ve projelerinin ve inşasının sorumluluğu, proje müellifi ve fenni mesulü olan mimar ve mühendislere ait olduğundan anılan iddiaya itibar edilmediği,
Her ne kadar, "yapıların çatısına oturtulması öngörülen güneş kaynaklı enerji sistemlerinin yapıya ekstra ağırlık ve rüzgar yükü getireceği, enerji panellerinin yüzey alanı ile çatı yüzey alanının dengeli olması ve bu hususun da uzman mimar ve mühendisler tarafından hesaplanması, mimari ve statik projelerinin buna göre tadil edilmesi gerektiği, aksi halde mal ve can güvenliğini tehdit eden yıkımların ortaya çıkabileceği" ifade edilmiş ise de, yapıların çatısına oturtulması öngörülen güneş kaynaklı enerji sistemlerinin yapıya ekstra ağırlık ve rüzgar yükü getirmesi, enerji panellerinin yüzey alanı ile çatı yüzey alanının dengeli olmasına dair hususun uzman mimar ve mühendisler tarafından, yapının mimari ve statik projelerine göre, güneş kaynaklı enerji sistemine ait yapının müellifi ve fenni mesulü olan mimar ve mühendislerce hesaplanacağından bu iddiaya da itibar edilmediği,
Davacı tarafından, "güneş kaynaklı enerji sistemine ait yapının muhtarlığa bildirilmesi gerekmeyeceği düzenlendiğinden, projesine aykırı imalatların bilinmesi ve denetlenmesinin mümkün olamayacağı, mühendislik ve mimarlık hizmetinin, sağlıklı yapılaşmadan kamu güvenliğine kadar birçok boyutu içinde barındırdırdığı, bu nedenle sorumluların tespiti bakımından, yapı belgelerinde o yapı ile ilgili tüm kişilerin imzasının aranması ve bunun kamu eliyle denetiminin yapılması gerektiği" belirtilmiş ise de, Yönetmeliğin 10. maddesine "etüt ve projelerinin ruhsat vermeye yetkili idarece incelenmesi, fen, sanat ve sağlık kurallarına uygun olması zorunludur." ibaresi ve 57. maddesine de "yapı projelerinin fen ve sağlık kurallarına uygun olduğuna dair ilgili idare onayı alınmasından sonra, muhtarlığa bildirimde bulunulmak suretiyle yapılması şarttır." ibaresi eklendiğinden bu iddiaya da itibar edilmediği,
Yine davacının, "dava konusu düzenleme ile Binalarda Enerji Performansı Yönetmeliği'nin, 'mevcut binalarda bu enerji sistemlerinin eklenmesi konusunda tadilat yapılması halinde projelerin idareler tarafından onaylanması gerektiği' kuralına uygun olmadığı, her ne kadar çatıya oturtulmak suretiyle yapılacak güneş kaynaklı yenilenebilir enerji sistemlerinin mimari görünüşe bağlı kalınmak kaydı ile yapılması yönünde düzenleme yapılmış ise de; mimari görünüşe aykırı uygulamaları engelleyecek herhangi bir düzenlemeye yer verilmeyerek mimarın 5846 sayılı Yasa ile korunan haklarının ihlal edilmesine yol açıldığı, mimari projelerin tadilatının eserde değişiklik sayıldığı ve 5846 sayılı Kanun'un 16. maddesi uyarınca eser sahibinin iznine bağlı olarak gerçekleştirilebileceği, projesi ile yapı ruhsatı alınan mimarın tadilat projesinin başka kişiler tarafından hazırlanması ya da hiç proje tadilatı yapılmadan çatıya panellerin montajının yapılması halinde hak ihlalinin söz konusu olacağı" iddiasına ilişkin olarak, 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 8. maddesinin 1. fıkrasının (j) bendine göre, ilgili idarelerin, Bakanlıkça belirlenen esaslara göre mimari estetik komisyonu kuracağı, komisyonun, yapıların ve onaylı mimari projelerinin özgün fikir ifade edip etmediğine karar vermeye yetkili olduğu, özgün fikir ifade etmeyenlerde yapılacak değişikliklerde ilk müellifin görüşünün aranmayacağı, özgün fikir ifade eden mimarlık eser ve projelerinde ise; eserin bütünlüğünü bozmadığına, estetik görünümünü değiştirmediğine, teknik, yönetsel amaçlar ve kullanım amacı nedeniyle zorunlu olduğuna karar verilen değişikliklerin müellifinin izni alınmaksızın yapılabileceği, bu durumda ilk müellif tarafından talep edilebilecek telif ücretinin; ilgili meslek odasınca belirlenen mimari proje asgari hizmet bedelinin, tamamlanan yapılarda yüzde yirmisini, inşaatı süren yapılarda yüzde on beşini geçemeyeceği hükmü gereğince mimari projelerde yapılacak değişikliğin 5846 sayılı Kanun'un 16. maddesine aykırı olduğu, projesi ile yapı ruhsatı alınan mimarın tadilat projesinin başka kişiler tarafından hazırlanması ya da hiç proje tadilatı yapılmadan çatıya panellerin montajının yapılması halinde hak ihlalinin söz konusu olacağı iddiasının da yerinde bulunmadığı anlaşıldığından, dava konusu düzenlemelerde hukuka ve mevzuata aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, herhangi bir hukuki düzenlemenin, amacına uygun olarak hazırlanması gerektiği, dava konusu Yönetmelik'te yapılan değişikliğin Yönetmeliğin 1. maddesinde yer alan, "imar planı bulunmayan alanlardaki yapılaşmaların fen, sağlık ve çevre şartlarına uygun teşekkülünü sağlamak" amacından uzak olduğu, Yönetmeliğin 57. maddesinin son cümlesi yürürlükten kaldırılarak güneş kaynaklı yenilenebilir enerji sistemleri için proje onay şartının ortadan kaldırıldığı, bütün yapılar için projelendirme hizmetinin söz konusu olması, projelerin ve inşasının sorumluluğunun müelliflere ait olması ve ilgili idarenin incelemesine tabi olması nedenleriyle ruhsat eki projelerine işlenmesi gerektiği, aksi durumda, proje müellifi mimar ve mühendislerin bilgisi dışında yapılabilecek uygulamalarla ilgili müellife sorumluluk yüklenmesinin mümkün olmadığı, Yönetmeliğin 10. maddesinde yapılan düzenleme ile güneş kaynaklı yenilenebilir enerji sistemlerinin etüd, proje ve inşasının sorumluluğu mimar ve mühendise yüklenirken, diğer yandan 57. maddede yapılan değişiklik ile projelerin ilgili idare onay şartının kaldırıldığı, mevcut yapılara eklenecek güneş kaynaklı yenilenebilir enerji sistemlerinin çatılara montajı için mimar ve mühendise başvurulmasının denetiminin yapılamayacağı, bununla birlikte "sorumluluk mimar ve mühendise aittir" denilerek mimar ve mühendisin sorumlu tutulacağı, yapıların çatısına oturtulması öngörülen güneş kaynaklı enerji sistemlerinin yapıya ekstra ağırlık ve rüzgar yükü getireceği, enerji panellerinin yüzey alanı ile çatı yüzey alanının dengeli olması ve bu hususun da uzman mimar ve mühendisler tarafından hesaplanması, mimari ve statik projelerinin buna göre tadil edilmesi gerektiği, aksi halde mal ve can güvenliğini tehdit eden yıkımların ortaya çıkabileceği, dava konusu düzenlemenin 10. maddesinde etüd proje ve uygulama sorumluluğunun mimar ve mühendise ait olacağı, ancak muhtarlığa bildirilmesi gerekmeyeceği düzenlendiğinden, projesine aykırı imalatların bilinmesi ve denetlenmesinin mümkün olamayacağı, mühendislik ve mimarlık hizmetinin, sağlıklı yapılaşmadan kamu güvenliğine kadar birçok boyutu içinde barındırdırdığı, bu nedenle sorumluların tespiti bakımından, yapı belgelerinde o yapı ile ilgili tüm kişilerin imzasının aranması ve bunun kamu eliyle denetiminin yapılması gerektiği, yapının proje aşamasından kullanılır hale gelmesine kadarki süreçte mimarın birtakım yetki ve sorumlulukları bulunduğu, can ve mal güvenliğinin söz konusu olduğu yapım sürecinde ve sonrasında, görev alan mimar ve mühendislerin projelendirmediği ve/veya bunun kamu eliyle denetiminin yapılmadığı bütün imalatların kamu güvenliği ve esenliğini tehlikeye sokacağı, binalarda enerji performansı sağlanmak üzere çeşitli kurallar getirildiği, enerji kimlik belgesi bulunmayan yapılara ruhsat düzenlenmeyeceği, mimari tasarımda dikkat edilmesi gereken kurallar ile projelerdeki hatalardan proje müelliflerinin sorumlu olduğunun belirtildiği, uygulama projesinin, yapı kullanım izni veren ilgili idare tarafından onaylanacağı ve uygulanmasının sağlanacağı kuralı getirildiği, dava konusu düzenlemede yukarıda anılan kuralların gözardı edildiği, ayrıca dava konusu düzenleme ile Binalarda Enerji Performansı Yönetmeliğinin, "mevcut binalarda bu enerji sistemlerinin eklenmesi konusunda tadilat yapılması halinde projelerin idareler tarafından onaylanması gerektiği" kuralına uygun olmadığı, her ne kadar çatıya oturtulmak suretiyle yapılacak güneş kaynaklı yenilenebilir enerji sistemlerinin mimari görünüşe bağlı kalınmak kaydı ile yapılması yönünde düzenleme yapılmış ise de; mimari görünüşe aykırı uygulamaları engelleyecek herhangi bir düzenlemeye yer verilmeyerek mimarın 5846 sayılı Kanun ile korunan haklarının ihlal edilmesine yol açıldığı, mimari projelerin tadilatının eserde değişiklik sayıldığı ve 5846 sayılı Kanun'un 16. maddesi uyarınca eser sahibinin iznine bağlı olarak gerçekleştirilebileceği, projesi ile yapı ruhsatı alınan mimarın tadilat projesinin başka kişiler tarafından hazırlanması ya da hiç proje tadilatı yapılmadan çatıya panellerin montajının yapılması halinde hak ihlalinin söz konusu olacağı, idare onayı istenmeyerek denetimi sağlanmayan bir süreçte bu ihlalin önüne geçilemeyeceği, tüm bu yönleriyle dava konusu değişikliklerin, mimarların mesleki anlamda kayıplar yaşamasına sebep olacağı belirtilerek temyize konu Daire kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, üye ...'in dava konusu Yönetmelik hükümlerinin iptalini istemekte davacı Oda'nın menfaatinin ve ehliyetinin bulunmadığı yönündeki usule ilişkin oyuna karşılık, davacı Oda'nın ehliyetinin bulunduğuna oyçokluğu ile karar verilerek gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY: 23/07/2022 tarih ve 31901 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Plansız Alanlar İmar Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 3. maddesi ile asıl Yönetmeliğin 10. maddesine "Bu yönetmelik kapsamındaki yapıların ihtiyacı için saçak sınırlarına taşmamak ve mimari görünüşüne bağlı kalınmak kaydı ile çatıya oturtulmak suretiyle yapılacak güneş kaynaklı yenilenebilir enerji sistemleri ile tarımsal amaçlı sulama sistemlerinin ihtiyacı için sorumluluk alanına göre il tarım ve orman müdürlüğünden veya orman bölge müdürlüğünden uygun görüş alınmak kaydıyla betonarme temel içermeden metal konstrüksiyon ile yapılacak olan panel yüzey alan toplamı 125 m²'yi ve en yüksek noktasının zemin yüzeyine uzaklığı 150 cm'yi geçmeyen güneş kaynaklı yenilenebilir enerji sistemleri yapı ruhsatı ve yapı kullanma iznine tabi değildir. Ancak etüt ve projelerinin ruhsat vermeye yetkili idarece incelenmesi, fen, sanat ve sağlık kurallarına uygun olması zorunludur. Etüt ve projelerinin ve inşasının sorumluluğu, müellifi ve fenni mesulü olan mimar ve mühendislere aittir. Bu yapılar ilgili idarece ulusal adres bilgi sistemine ve kadastro paftasına işlenir." fıkrası eklenmiş ve aynı Yönetmeliğin 6. maddesinde "Aynı Yönetmeliğin 57'nci maddesinin birinci fıkrasının son cümlesi yürürlükten kaldırılmıştır." hükmü düzenlenmiştir. Anılan düzenlemelerin iptali istemiyle temyizen incelenen dava açılmıştır.
Plansız Alanlar İmar Yönetmeliğinin 57. maddesinin 1. fıkrasının yürürlükten kaldırılan son cümlesinde "Bu yapıların ihtiyacı için çatılarında, saçak sınırlarına taşmamak ve mimari görünüşe bağlı kalınmak kaydı ile yapılacak güneş kaynaklı yenilenebilir enerji sistemleri de aynı hükümlere tabidir." düzenlemesi yer almıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
3194 sayılı İmar Kanunu'nun 44. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde, "Enerji, sulama, tabii kaynaklar, ulaştırma ve benzeri hizmetlerle ilgili tesisler ve müştemilatından hangileri için ruhsat alınmayacağı;" (d) bendinde, "Ruhsata tabi olmayan yapılarda uyulacak esasların" Bakanlıkça çıkarılacak yönetmelikle belirleneceği hüküm altına alınmıştır.
Aynı Kanun'un 8. maddesinin 1. fıkrasının (j) bendinde, "İlgili idareler, Bakanlıkça belirlenen esaslara göre mimari estetik komisyonu kurar. Komisyon, yapıların ve onaylı mimari projelerinin özgün fikir ifade edip etmediğine karar vermeye yetkilidir. Özgün fikir ifade etmeyenlerde yapılacak değişikliklerde ilk müellifin görüşü aranmaz. Özgün fikir ifade eden mimarlık eser ve projelerinde; eserin bütünlüğünü bozmadığına, estetik görünümünü değiştirmediğine, teknik, yönetsel amaçlar ve kullanım amacı nedeniyle zorunlu olduğuna karar verilen değişiklikler müellifinin izni alınmaksızın yapılabilir. Bu durumda ilk müellif tarafından talep edilebilecek telif ücreti; ilgili meslek odasınca belirlenen mimari proje asgari hizmet bedelinin, tamamlanan yapılarda yüzde yirmisini, inşaatı süren yapılarda yüzde on beşini geçemez.
" hükmüne yer verilmiştir.
3194 sayılı İmar Kanunu'nun 27. maddesinde ise, "Belediye ve mücavir alanlar dışında köylerin köy yerleşik alanlarında, civarında ve mezralarda yapılacak konut, entegre tesis niteliğinde olmayan ve imar planı gerektirmeyen tarım ve hayvancılık amaçlı yapılar ile köyde oturanların ihtiyaçlarını karşılayacak bakkal, manav, berber, köy fırını, köy kahvesi, köy lokantası, tanıtım ve teşhir büfeleri ve köy halkı tarafından kurulan ve işletilen kooperatiflerin işletme binası gibi yapılar için yapı ruhsatı aranmaz. Ancak etüt ve projelerin valilik onayını müteakip muhtarlığa bildirimi ve bu yapıların yöresel doku ve mimari özelliklere, fen, sanat ve sağlık kurallarına uygun olması zorunludur. Etüt ve projelerin sorumluluğu müellifi olan mimar ve mühendislere aittir. Bu yapılar valilikçe ulusal adres bilgi sistemine ve kadastro planlarına işlenir. Bu fıkrada belirtilen projelerin, valilik onayı ve muhtarlığa bildirim şartı sağlanmadan veya projesine aykırı yapı yapıldığının muhtarca tespiti ya da öğrenilmesi halinde durum, muhtar tarafından ivedilikle valiliğe bildirilir. Köy yerleşik alan sınırları dışında kalan ve entegre tesis niteliğinde olmayan ve imar planı gerektirmeyen tarım ve hayvancılık amaçlı yapıların yapı ruhsatı alınarak inşa edilmesi zorunludur. Tarım ve hayvancılık amaçlı yapıların denetimine yönelik fennî mesuliyet 28 inci madde hükümlerine göre mimar ve mühendislerce üstlenilir." hükmü yer almaktadır.
23/07/2022 tarih ve 31901 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Plansız Alanlar İmar Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin; 3. maddesi ile Plansız Alanlar İmar Yönetmeliği'nin 10. maddesine "Bu yönetmelik kapsamındaki yapıların ihtiyacı için saçak sınırlarına taşmamak ve mimari görünüşüne bağlı kalınmak kaydı ile çatıya oturtulmak suretiyle yapılacak güneş kaynaklı yenilenebilir enerji sistemleri ile tarımsal amaçlı sulama sistemlerinin ihtiyacı için sorumluluk alanına göre il tarım ve orman müdürlüğünden veya orman bölge müdürlüğünden uygun görüş alınmak kaydıyla betonarme temel içermeden metal konstrüksiyon ile yapılacak olan panel yüzey alan toplamı 125 m²yi ve en yüksek noktasının zemin yüzeyine uzaklığı 150 cm'yi geçmeyen güneş kaynaklı yenilenebilir enerji sistemleri yapı ruhsatı ve yapı kullanma iznine tabi değildir. Ancak etüt ve projelerinin ruhsat vermeye yetkili idarece incelenmesi, fen, sanat ve sağlık kurallarına uygun olması zorunludur. Etüt ve projelerinin ve inşasının sorumluluğu, müellifi ve fenni mesulü olan mimar ve mühendislere aittir. Bu yapılar ilgili idarece ulusal adres bilgi sistemine ve kadastro paftasına işlenir." hükmü eklenmiştir.
Plansız Alanlar İmar Yönetmeliği'nin 57. maddesinde, "Köy ve mezraların yerleşik alanları ve civarı ile kırsal yerleşik alanlar ve civarında yapılacak konut, tarımsal ve hayvancılık amaçlı yapılar ile müştemilat binaları yapı ruhsatı ve yapı kullanma iznine tabi değildir. Ancak, yapı projelerinin fen ve sağlık kurallarına uygun olduğuna dair ilgili idare onayı alınmasından sonra, muhtarlığa bildirimde bulunulmak suretiyle yapılması şarttır. Büyükşehirlerde proje onayları ilçe belediyesince yapılır. İnşa edilen yapının fen ve sağlık kurallarına uygunluğu İmar Kanununun 30 uncu maddesine göre valiliklerce belirlenir. Valilikler, talep halinde köy yerleşik alanlarında yapılacak yapılar için, yörenin geleneksel, kültürel ve mimari özelliklerine uygun olarak üretilmiş projeleri temin edebilirler.
" düzenlemesine yer verilmiştir.
Plansız Alanlar İmar Yönetmeliği'nin 57. maddesinin 1. fıkrasının son cümlesindeki "Bu yapıların ihtiyacı için çatılarında, saçak sınırlarına taşmamak ve mimari görünüşe bağlı kalınmak kaydı ile yapılacak güneş kaynaklı yenilenebilir enerji sistemleri de aynı hükümlere tabidir." düzenlemesi dava konusu değişiklikle yürürlükten kaldırılmıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Daire kararının, 23/07/2022 tarih ve 31901 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Plansız Alanlar İmar Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 3. maddesi yönünden verilen redde ilişkin kısmının temyizen incelenmesinden;
Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan;
"a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,
b) Hukuka aykırı karar verilmesi,
c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Dayandığı hukuksal nedenler ve gerekçesi yukarıda açıklanan Danıştay Altıncı Dairesi kararının, anılan kısmı, aynı gerekçe ile Kurulumuzca da uygun bulunmuş olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar, kararın bu kısmının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Daire kararının, 23/07/2022 tarih ve 31901 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Plansız Alanlar İmar Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 6. maddesi yönünden verilen redde ilişkin kısmının temyizen incelenmesinden ise;
Plansız Alanlar İmar Yönetmeliği'nin 57. maddesinin 1. fıkrasında, "Köy ve mezraların yerleşik alanları ve civarı ile kırsal yerleşik alanlar ve civarında yapılacak konut, tarımsal ve hayvancılık amaçlı yapılar ile müştemilat binaları yapı ruhsatı ve yapı kullanma iznine tabi değildir. Ancak, yapı projelerinin fen ve sağlık kurallarına uygun olduğuna dair ilgili idare onayı alınmasından sonra, muhtarlığa bildirimde bulunulmak suretiyle yapılması şarttır. Büyükşehirlerde proje onayları ilçe belediyesince yapılır. İnşa edilen yapının fen ve sağlık kurallarına uygunluğu İmar Kanununun 30 uncu maddesine göre valiliklerce belirlenir. Valilikler, talep halinde köy yerleşik alanlarında yapılacak yapılar için, yörenin geleneksel, kültürel ve mimari özelliklerine uygun olarak üretilmiş projeleri temin edebilirler. Bu yapıların ihtiyacı için çatılarında, saçak sınırlarına taşmamak ve mimari görünüşe bağlı kalınmak kaydı ile yapılacak güneş kaynaklı yenilenebilir enerji sistemleri de aynı hükümlere tabidir." hükümleri yer almakta iken dava konusu düzenleme ile söz konusu hükmün son cümlesinde yer alan, "Bu yapıların ihtiyacı için çatılarında, saçak sınırlarına taşmamak ve mimari görünüşe bağlı kalınmak kaydı ile yapılacak güneş kaynaklı yenilenebilir enerji sistemleri de aynı hükümlere tabidir." ibaresi yürürlükten kaldırılmıştır.
Davacı tarafından, Yönetmeliğin 57. maddesinin son cümlesi yürürlükten kaldırılarak güneş kaynaklı yenilenebilir enerji sistemleri için proje onay şartının ortadan kaldırıldığı iddia edilmiş ise de, Yönetmeliğin 10. maddesine "etüt ve projelerinin ruhsat vermeye yetkili idarece incelenmesi, fen, sanat ve sağlık kurallarına uygun olması zorunludur." denmek suretiyle proje onayının ruhsat vermeye yetkili idarece yapılacağı, teknik bir eksiklik ya da fen, sağlık ve çevre şartlarına aykırılık durumunda yetkili idarece izin verilemeyeceği, dolayısıyla ana yapının proje müellifi mimar ve mühendislerin bilgisi dışında yapılan uygulamalarla ilgili ana yapının müellifine sorumluluk yüklenmesinin mümkün olmadığı, düzenlemede yer alan yenilenebilir enerji sistemine dair etüt ve projelerin ve inşasının sorumluluğu, proje müellifi ve fenni mesulü olan mimar ve mühendislere ait olduğundan anılan iddiaya itibar edilmemiştir.
Davacı tarafından, "güneş kaynaklı enerji sistemine ait yapının muhtarlığa bildirilmesinin gerekmeyeceği düzenlendiğinden, projesine aykırı imalatların bilinmesi ve denetlenmesinin mümkün olamayacağı, mühendislik ve mimarlık hizmetinin, sağlıklı yapılaşmadan kamu güvenliğine kadar birçok boyutu içinde barındırdırdığı, bu nedenle sorumluların tespiti bakımından, yapı belgelerinde o yapı ile ilgili tüm kişilerin imzasının aranması ve bunun kamu eliyle denetiminin yapılması gerektiği" belirtilmiş ise de, Yönetmeliğin 10. maddesine "etüt ve projelerinin ruhsat vermeye yetkili idarece incelenmesi, fen, sanat ve sağlık kurallarına uygun olması zorunludur." ibaresi eklendiğinden bu iddiaya da itibar edilmemiştir.
Bu durumda, proje onayının ruhsat vermeye yetkili idarece yapılacağı, teknik bir eksiklik ya da fen, sağlık ve çevre şartlarına aykırılık durumunda, yetkili idarece izin verilmeyeceği anlaşıldığından, dava konusu düzenlemenin bu kısmında yukarıda anılan mevzuat hükümlerine aykırılık bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
Bu itibarla, davanın reddine ilişkin temyize konu Daire kararının anılan kısmında sonucu itıbarıyla hukuka aykırılık görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Davacının temyiz isteminin reddine,
2.Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine dair Danıştay Altıncı Dairesinin temyize konu 05/02/2024 tarih ve E:2022/7392, K:2024/552 sayılı kararının, dava konusu Yönetmeliğin 3. maddesine ilişkin kısmı yönünden ONANMASINA, Yönetmeliğin 6. maddesine ilişkin kısmının yukarıda belirtilen gerekçeyle ONANMASINA,
3\. Kesin olarak, 11/06/2025 tarihinde, usulde oyçokluğu, esasta oybirliği ile karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.