SoorglaÜcretsiz Dene

Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Danıştay Kararı

Esas No

2025/927

Karar No

2025/2016

Karar Tarihi

15 Mayıs 2025

Danıştay 9. Daire Başkanlığı 2025/927 E. , 2025/2016 K.
"İçtihat Metni"

T.C.
D A N I Ş T A Y
DOKUZUNCU DAİRE
Esas No : 2025/927
Karar No : 2025/2016

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ...Lojistik Filo A.Ş.
(Eski Unvan: ... Nakliye Gıda Teks. İç ve Dış. Tic. Ltd.Şti.)
VEKİLİ : Av. ...

KARŞI TARAF (DAVALI) : ... İdaresi Başkanlığı-...
VEKİLİ : Av. ...

İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ...Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacı tarafından, Posta ve Telgraf Teşkilatı A.Ş. Genel Müdürlüğünce ihale edilen ... ve... ihale kayıt numaralı"Şehirlerarası Posta Taşıttırılması Hizmet Alımı işleri"ne ilişkin ihale kararları ve ihale sözleşmeleri nedeniyle ödenen toplam 1.778.199,92-TL damga vergisinin faiziyle birlikte iadesi talebiyle yapılan düzeltme şikayet başvurusunun zımnen reddine dair işlemin iptali ile ödenen tutarların yasal faiziyle birlikte iadesine karar verilmesi istenimine ilişkindir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti:Danıştay Dokuzuncu Dairesince dava konusu işlemin ihale kararları damga vergisine ilişkin kısmı yönünden verilen bozma kararına uymak suretiyle 488 sayılı Kanunun 8. maddesinde belirtilen resmi daire sıfatını haiz olmayan ve damga vergisinden muaf tutulmayan makamlarca alınan ihale kararlarına ilişkin damga vergisinin mükellefinin ihaleyi yapan ve ihale kararında imzası bulunan ihale makamları olduğu, ancak anonim şirketler gibi sürekli damga vergisi mükelleflerinin, ihale kararına ilişkin damga vergisinin mükellefi olmaması ve kararda imzaları bulunmamasına rağmen sürekli damga vergisi mükellefiyetleri gereği ihale kararına ilişkin verginin beyan edilmesinden ve ödenmesinden sorumlu bulunduğundan, davacı şirketin ihale kararına ilişkin damga vergisinin mükellefi olmasa da ihale kararının tarafı olması ve sürekli damga vergisi mükellefiyeti gereği 488 sayılı Kanunun 24. maddesinin 3. fırkası uyarınca ihale kararına ilişkin verginin beyan edilmesinden ve ödenmesinden sorumlu bulunduğu, sonucuna varıldığı, bu durumda, düzeltme-şikayet başvurusunun reddine ilişkin olarak tesis edilen dava konusu işlemde hukuka aykırılık görülmediğinden, Vergi Mahkemesi kararının ihale kararı damga vergisine ilişkin kısmına yönelik kısmında hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun kabulüne, Vergi mahkemesi kararının ihale kararı damga vergisine ilişkin kısmının kaldırılmasına, esastan incelenen davanın reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Vergiyi doğuran olay tarihinde şirket nevinin limited şirket olduğu, sonradan nevi değiştirmek suretiyle anonim şirkete dönüştüğü, limited şirketlerin sürekli damga vergisi mükellefiyetinin bulunmadığından ihale kararları damga vergisinden sorumluluğu bulunmadığı, bozma sebebinin şirket nevinin anonim şirket olmasına dayandığı, vergiyi doğuran olay tarihinden sonra şirket nevinin anonim şirkete dönüşmüş olmasının ihale kararı damga vergisinin beyan ve ödenmesinden sorumlu tutulmayı gerektirmediği, vergiyi doğuran olay tarihindeki şirket nevinin dikkate alınması gerektiği iddiasıyla kararın bozulması istenilmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ:Olayda, davacının 28.02.2023 tarihinde UYAP üzerinden dosyaya sunduğu şirket nevi değişikliğine ilişkin ... tarih ve ... sayılı TTSG'nden şirket nevinin ihale kararları tarihinde limited şirket olduğu, bu hususa dosyanın tetkiki zamanında ve sorgulamada ilanların yayın tarihi dahilinde teselsül etmemesinden dolayı ulaşılamadığı gözetildiğinde, ihale kararları tarihinde nevi limited şirket olan davacının anonim şirket olmasına dayanılarak verilen bozma kararında, maddi olguya yönelik hata bulunduğu anlaşıldığından, maddi yanılgıya dayanan kararın usulü müktesep hak doğurmayacağı gözetilerek ve sürekli damga vergisi mükellefiyeti bulunanların taraf oldukları işlemlere ilişkin kağıtlara ait verginin beyan ve ödenmesinden sorumluluğunun bulunması nedeniyle davacının ihtiyari olarak sürekli damga vergisi mükellefiyeti tesis ettirip ettirmediği de araştırılarak oluşacak sonucuna göre bir karar verilmek üzere, kararın bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY: Davacı tarafından, Posta ve Telgraf Teşkilatı A.Ş. Genel Müdürlüğünce ihale edilen ... ve... ihale kayıt numaralı"Şehirlerarası Posta Taşıttırılması Hizmet Alımı işleri"ne ilişkin ihale kararları ve ihale sözleşmeleri nedeniyle ödenen toplam 1.778.199,92-TL damga vergisinin faiziyle birlikte iadesi talebiyle yapılan düzeltme şikayet başvurusunun zımnen reddine dair işlemin iptali ile ödenen tutarların yasal faiziyle birlikte iadesine karar verilmesi istenilmektedir.

İLGİLİ MEVZUAT:
488 sayılı Damga Vergisi Kanunu’nun 1. maddesinde; bu Kanuna ekli (1) sayılı tabloda yazılı kağıtların damga vergisine tabi tutulacağı, bu Kanundaki kağıtlar teriminin, yazılıp imzalamak veya imza yerine geçen bir işaret konmak suretiyle düzenlenen ve herhangi bir hususu ispat veya belli etmek için ibraz edilebilecek olan belgeler ile elektronik imza kullanılmak suretiyle manyetik ortamda ve elektronik veri şeklinde oluşturulan belgeleri ifade ettiği; 2. maddesinde, vergiye tabi kağıtlar mahiyetinde bulunan veya onların yerini alan mektup ve şerhlerle, bu kağıtların hükümlerinin yenilenmesine, uzatılmasına, değiştirilmesine devrine veya bozulmasına ilişkin mektup ve şerhlerin de damga vergisine tabi olduğu; 3. maddesinde; damga vergisinin mükellefinin kağıtları imza edenlerin olacağı, resmi daireler ile kişiler arasındaki işlemlere ait kağıtların damga vergisini kişilerin ödeyeceği, Kanunun 8. maddesinde; bu Kanunda yazılı resmi daireden maksadın, genel ve özel bütçeli idarelerle, il özel idareleri, belediyeler ve köyler olduğu, bu dairelere bağlı olup ayrı tüzel kişiliği bulunan iktisadi işletmelerin resmi daire sayılmayacağı,Kanuna ekli (1) sayılı Tablonun l-Akitlerle ilgili kağıtlar bölümünün A/1.maddesinde belli parayı ihtiva eden kağıtların damga vergisine tabi olacağı, aynı tablonun "II-Kararlar ve mazbatalar" bölümünün 2. maddesinde, ihale kanunlarına tabi olan veya olmayan resmi daire ve kamu tüzel kişiliğini haiz kurumların her türlü ihale kararlarının damga vergisine tabi olduğu, hükmüne yer verilmiştir.

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 6545 sayılı Kanun'un 23. maddesiyle değiştirilen temyizen verilen karar üzerine yapılacak işlem başlıklı 50/4. maddesinde ise Danıştayın bozma kararına uyulduğu takdirde, bu kararın temyiz incelemesi, bozma kararına uygunlukla sınırlı olarak yapılacağı, düzenlenmiştir. Anayasa Mahkemesi'nin norm denetimi suretiyle iptali istemiyle önüne gelen davada yüksek mahkemenin 12/06/2020 tarih ve E:2019/115, K:2020/31 sayılı düzenlemeyi Anayasaya aykırı bulmamış, bu maddenin istisnalarının yargı mercilerince belirleneceğine hükmetmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Yukarıda yer alan mevzuatın değerlendirilmesinden; 488 sayılı Kanunun 8. maddesinde belirtilen resmi daire sıfatını haiz olmayan ve damga vergisinden muaf tutulmayan makamlarca alınan ihale kararlarına ilişkin damga vergisinin mükellefinin ihaleyi yapan ve ihale kararında imzası bulunan ihale makamları olduğu, ancak anonim şirketler gibi sürekli damga vergisi mükelleflerinin, ihale kararına ilişkin damga vergisinin mükellefi olmaması ve kararda imzaları bulunmamasına rağmen sürekli damga vergisi mükellefiyetleri gereği ihale kararına ilişkin verginin beyan edilmesinden ve ödenmesinden sorumlu bulunduğu, limited şirketler gibi sürekli damga vergisi mükellefiyeti tesis ettirmesi ihtiyarine bırakılan kurum ve kuruluşların ihtiyarilik hakkını kullanarak sürekli damga vergisi mükellefiyeti tesis ettirmemesi halinde ise ihale kararına ilişkin verginin beyan edilmesinden ve ödenmesinden sorumluluğu bulunmamaktadır.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50/4. maddesinde yapılan düzenleme ile usulü müktesep hak ilkesinin kanuni dayanağa kavuşturulduğu, yasal düzenleme öncesinde Danıştay içtihatları ile kabul edilen usulü kazanılmış hak ilkesinin, bir çok hukuk kuralında olduğu gibi yine Danıştay içtihatları ile geliştirilmiş istisnaları bulunmaktadır.
Nitekim Anayasa Mahkemesi 12/06/2020 tarih ve E:2019/115, K:2020/31 sayılı kararı ile 2577 sayılı Kanun'un 50/4. maddesinin Anayasa’ya aykırılığı itirazını incelenmiş ve kuralın Anayasa'ya aykırı olmadığına dair verilen karar gerekçesinde, "... yargı içtihatlarıyla kabul edilmiş olan usuli kazanılmış hak ilkesini hukuki güvenliği sağlama ve kamu yararını gerçekleştirme amacıyla kanun hükmü niteliğine kavuşturan kanun koyucunun meşru amaçlarla ve hukuk devleti ilkesiyle bağdaşmayacak şekilde yargılamanın hakkaniyet, hukukun üstünlüğü gibi ilkelerin görmezden gelinerek ya da temel hak ve özgürlükler ihlal edilerek sonuçlandırılması yolunda bir iradesinin varlığından söz etmek mümkün değildir. Dolayısıyla kural, yargı yerlerince usuli kazanılmış hak ilkesinin uygulanmasında hukuk devleti ve adil yargılanma hakkı ilkeleri gereğince içtihat yoluyla istisnai durumlar öngörülebilmesine engel teşkil etmemektedir. Aksi yönde bir kabulün hukuki güvenlik ilkesinin öz değil sadece şekil itibarıyla korunması anlamına geleceği gibi temel görevi adaleti tesis etmek olan yargı mercilerinin varlık sebebiyle de bağdaşmayacağı açıktır. Belirtilen hususlar dikkate alındığında sınırlama ile ilgililere orantısız bir külfet yüklenmediği anlaşılmaktadır." hususlarına yer verilmiştir.
Olayda, Vergi mahkemesince, Posta ve Telgraf Teşkilatı A.Ş.'nin resmi daire sıfatını haiz olmaması ve damga vergisinden muafiyeti de bulunmaması nedeniyle ihale kararına ilişkin damga vergisinin mükellefinin, ihaleyi yapan ve ihale kararında imzası bulunan Posta ve Telgraf Teşkilatı A.Ş. olduğu, dolayısıyla mükellefi ve sorumlusu olmayan davacıdan "ihale karar pulu" adı altında damga vergisi tahsil edilmesinde, vergilendirme hatası yapıldığından dava konusu işlemin ihale kararı damga vergisine ilişkin kısmında hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle bu kısım yönünden davanın kabulüne dair verilen karara karşı yapılan istinaf başvurusu üzerine Bölge İdare Mahkemesince bu kısım yönünden verilen istinaf başvurusunun reddi kararı Dairemizin 28/03/2024 tarih ve E:2023/303, K:2024/1556 sayılı bozma ilamı ile 488 sayılı Kanunun 8. maddesinde belirtilen resmi daire sıfatını haiz olmayan ve damga vergisinden muaf tutulmayan makamlarca alınan ihale kararlarına ilişkin damga vergisinin mükellefinin ihaleyi yapan ve ihale kararında imzası bulunan ihale makamları olduğu, ancak anonim şirketler gibi sürekli damga vergisi mükelleflerinin, ihale kararına ilişkin damga vergisinin mükellefi olmaması ve kararda imzaları bulunmamasına rağmen sürekli damga vergisi mükellefiyetleri gereği ihale kararına ilişkin verginin beyan edilmesinden ve ödenmesinden sorumlu bulunduğundan, davacı şirketin ihale kararına ilişkin damga vergisinin mükellefi olmasa da ihale kararının tarafı olması ve sürekli damga vergisi mükellefiyeti gereği 488 sayılı Kanunun 24. maddesinin 3. fırkası uyarınca ihale kararına ilişkin verginin beyan edilmesinden ve ödenmesinden sorumlu bulunduğu, sonucuna varıldığı, bu durumda, düzeltme-şikayet başvurusunun reddine ilişkin olarak tesis edilen dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle bozulmuş ve Bölge İdare Mahkemesince bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda yukarıda yazılı gerekçeyle ihale kararı damga vergisi yönünden davanın reddine karar verilmiş ise de, davacı tarafından 28/02/2023 tarihinde UYAP sistem üzerinden dosyaya sunulan ve limited şirket nevinin tür değişikliğine gidilerek anonim şirket nevine dönüştürdüğüne dair ilanı içeren 23/08/2021 tarih ve 10393 sayılı Türkiye Ticaret Sicil Gazetesinden şirket nevinin ihale kararı tarihinde limited şirket olduğu, bozma sebebinin ise ihale tarihinde davacı şirket nevinin anonim şirket olmasına dayandığı, dolayısıyla Dairemizin bozma ilamının maddi hataya dayalı olduğu, maddi hataya dayanan bozma ilamının usulü kazanılmış hak sağlamasının mümkün olmadığı, lehine uyma kararı verilen davalı taraf bakımından müktesep hak oluşturmayacağı sonucuna varılmıştır.
Bu durumda, Posta ve Telgraf Teşkilatı A.Ş.'nin resmi daire sıfatını haiz olmaması ve damga vergisinden muafiyeti de bulunmaması nedeniyle ihale kararına ilişkin damga vergisinin mükellefinin, ihaleyi yapan ve ihale kararında imzası bulunan Posta ve Telgraf Teşkilatı A.Ş. olduğu, dolayısıyla mükellefi ve sorumlusu olmayan davacıdan ihale kararlarına ilişkin damga vergisi alınmasının vergilendirme hatasına dayandığı anlaşıldığından, dava konusu işlemin ihale kararı damga vergisine ilişkin kısmında hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle bu kısım yönünden davanın kabulüne dair verilen karara karşı yapılan istinaf başvurusunu kabul edip bu kısma ilişkin Vergi mahkemesi kararınını kaldırılmasına, davanın reddine hükmeden Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
Davacının temyiz isteminin kabulüne,
... Bölge İdare Mahkemesi ...Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA,
Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ...Vergi Dava Dairesine gönderilmesine, 15/05/2025 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.





10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim