SoorglaÜcretsiz Dene

Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Danıştay Kararı

Esas No

2025/909

Karar No

2025/739

Karar Tarihi

11 Mart 2025

Danıştay 9. Daire Başkanlığı 2025/909 E. , 2025/739 K.
"İçtihat Metni"

T.C.
D A N I Ş T A Y
DOKUZUNCU DAİRE
Esas No : 2025/909
Karar No : 2025/739

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Defterdarlığı-...
VEKİLİ : Av. ...

KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Serbest Muhasebecilik Ltd. Şti.
VEKİLİ : Av. ...

İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlik şirketi olan davacı adına ... Mühendislik Doğal Gaz Elektrik Elektronik İnşaat Otomotiv Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'ne ait 2021/Temmuz dönemine ait katma değer vergisi ile fer'ilerinin tahsili amacıyla müşterek ve müteselsil sorumlu sıfatıyla düzenlenen ... tarih ve ... sayılı ödeme emrinin iptali istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; Vergi Usul Kanunu'nun mükerrer 227. maddesinde meslek mensupları için öngörülen, müşterek ve müteselsil sorumluluk kuralının meslek mensupları için geçerli olduğu, meslek mensubu olmadıklarından şirket ve ortaklıklar adına bu kapsamda takip yapılamayacağından, davacı şirket adına düzenlenen dava konusu ödeme emrinde hukuka uygunluk bulunmadığı, kaldı ki, davacının yaptığı sözleşme uyarınca sadece verdiği beyannamelerden kaynaklı olarak sorumlu tutulabileceği, uyuşmazlık konusu ödeme emri içeriği döneme ait beyannamenin davacı şirket tarafından verilmemesi sebebiyle adına gerçekleştirilen takipte hukuka uygunluk görülmediği gerekçesiyle davanın kabulüne, dava konusu ödeme emrinin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun mükerrer 227. maddesinde meslek mensupları için öngörülen, müşterek ve müteselsil sorumluluk kuralının meslek mensupları için geçerli olduğu, meslek mensubu olmadıklarından şirket ve ortaklıklar adına bu kapsamda takip yapılamayacağından, davacı şirket adına düzenlenen dava konusu ödeme emrinde bu nedenle hukuka uygunluk bulunmadığından, istinaf isteminin belirtilen gerekçeyle reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: İdarelerince gerçekleştirilen işlemlerde hukuka aykırılık olmadığı iddiasıyla kararın bozulması istenilmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Yasal dayanaktan yoksun olan temyiz isteminin reddi gerektiği yolundadır.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile Bölge İdare Mahkemesi kararının Dairemiz kararında belirtilen gerekçeyle onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY:Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlik şirketi olan davacı adına ... Mühendislik Doğal Gaz Elektrik Elektronik İnşaat Otomotiv Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'ne ait 2021/Temmuz dönemine ait katma değer vergisi ile fer'ilerinin tahsili amacıyla müşterek ve müteselsil sorumlu sıfatıyla düzenlenen ... tarih ve ... sayılı ödeme emrinin iptali istemine ilişkindir.

İLGİLİ MEVZUAT VE HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun mükerrer 227. maddesinde; Maliye Bakanlığının; vergi beyannamelerinin 3568 sayılı Kanuna göre yetki almış serbest muhasebeci, serbest muhasebeci mali müşavir veya yeminli mali müşavirler tarafından da imzalanması mecburiyetini getirmeye, bu mecburiyeti beyanname çeşitleri, mükellef grupları ve faaliyet konuları itibarıyla ayrı ayrı uygulatmaya, bu uygulamalara ilişkin usul ve esasları belirlemeye yetkili olduğu belirtilmiş, aynı maddede beyannameyi imzalayan veya tasdik raporunu düzenleyen meslek mensuplarının, imzaladıkları beyannamelerde veya düzenledikleri tasdik raporlarında yer alan bilgilerin defter kayıtlarına ve bu kayıtların dayanağını teşkil eden belgelere uygun olmamasından dolayı ortaya çıkan vergi ziyaına bağlı olarak salınacak vergi, ceza ve gecikme faizlerinden mükellefle birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulacağı hüküm altına alınmıştır.
3568 sayılı Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlik ve Yeminli Mali Müşavirlik Kanunu'nun 1. maddesinde kanunun amacı, işletmelerde faaliyetlerin ve işlemlerin sağlıklı ve güvenilir bir şekilde işleyişini sağlamak, faaliyet sonuçlarını ilgili mevzuat çerçevesinde denetlemeye, değerlendirmeye tabi tutarak gerçek durumu ilgililerin ve resmi mercilerin istifadesine tarafsız bir şekilde sunmak olarak düzenlenmiş, aynı Kanun'un 2. maddesinin A bendinde, muhasebecilik ve mali müşavirlik mesleğinin konusunun, gerçek ve tüzel kişilere ait teşebbüs ve işletmelerin, genel kabul görmüş muhasebe prensipleri ve ilgili mevzuat hükümleri gereğince, defterlerini tutmak, bilanço, kâr, zarar tablosu ve beyannameleri ile ilgili diğer belgelerini düzenlemek ve benzeri işler yapmak olduğu belirtilmiştir.
Aynı Kanun'un yasakları düzenleyen 45.maddesinde; birden çok meslek mensubunun çalışmalarını, serbest muhasebeci mali müşavirlik veya yeminli mali müşavirlik ortaklık bürosu veya şirket şeklinde birleştirebilecekleri, bu bürolarda yapılan faaliyetlerin ticari faaliyet sayılmayacağı, şirket şeklinde çalışılması halinde yapılan işlerden doğacak cezai sorumluluğun işi yapan meslek mensubuna ait olacağı düzenlemesine yer verilmiştir.
3568 sayılı Kanun'un serbest muhasebeci, serbest muhasebeci ve mali müşavirler ile yeminli mali müşavirlere vermiş olduğu yetkiye ilişkin mali sorumluluğu düzenleyen 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun mükerrer 227. maddesinde ise, meslek mensuplarının, imzaladıkları beyannamelerde veya düzenledikleri tasdik raporlarında yer alan bilgilerin defter kayıtlarına ve bu kayıtların dayanağını teşkil eden belgelere uygun olmamasından dolayı ortaya çıkan vergi ziyaına bağlı olarak salınacak vergi, ceza, gecikme faizlerinden mükellefle birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulacağı düzenlenmiştir.
5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu'nun 1.maddesinde sermaye şirketleri, kooperatifler, iktisadi kamu kuruluşları, dernek veya vakıflara ait iktisadi işletmeler ve iş ortaklıklarının kazançlarının kurumlar vergisine tabi olduğu, kurum kazancının gelir vergisinin konusuna giren gelir unsurlarından oluştuğu, 2.maddesinde sermaye şirketlerinin 29/06/1956 tarih ve 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu hükümlerine göre kurulmuş anonim, limited ve sermayesi paylara bölünmüş komandit şirketler ile benzer nitelikteki yabancı kurumların sermaye şirketi olduğu hükümlerine yer verilmiştir.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 124.maddesinde sermaye şirketlerinin ticaret şirketi olarak nitelendirildiği,125. Maddesinde ticaret şirketlerinin tüzel kişiliği haiz olduğu ve Türk Medeni Kanunu'nun 48.maddesi çerçevesinde bütün haklardan yararlanabilecekleri ve borçları üstlenebilecekleri hükmüne yer verilmiştir.
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 48.maddesinde ise; tüzel kişilerin cins, yaş, hısımlık gibi insana özgü niteliklere bağlı olanlar dışındaki bütün haklara ve borçlara ehil oldukları düzenlenmiştir.
213 sayılı Vergi Usul Kanunu'un 10.maddesinde " tüzel kişilerle küçüklerin ve kısıtlıların, vakıflar ve cemaatlar gibi tüzel kişiliği olmayan teşekküllerin mükellef veya vergi sorumlusu olmaları halinde, bunlara düşen ödevlerin kanuni temsilcileri, tüzel kişiliği olmayan teşekkülleri idare edenler ve varsa bunların temsilcileri tarafından yerine getirileceği, yukarıda yazılı olanların bu ödevleri yerine getirmemeleri yüzünden mükelleflerin veya vergi sorumlularının varlığından tamamen veya kısmen alınmayan vergi ve buna bağlı alacakların, kanuni ödevleri yerine getirmeyenlerin varlıklarından alınacağı" hükmü, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un mükerrer 35.maddesinde "tüzel kişilerin malvarlığından tahsil edilemeyen veya edilemeyeceği anlaşılan alacakların kanuni temsilcilerin şahsi malvarlığından tahsil edilebileceği" hükümlerine yer verilmiştir.
3568 sayılı Kanun'da "meslek mensuplarının şirket halinde çalışması halinde yapılan işlerden doğacak cezai sorumluluğun işi yapan meslek mensubuna ait olacağına " ilişkin düzenleme; Türk Medeni Kanunu'nun 48.maddesine paralel nitelikte bir düzenleme olup, meslek mensubunun cezai sorumluluğunun; anılan maddede ifade edildiği üzere insana özgü nitelikte borç olarak anlaşılması gerekmektedir. Cezai sorumluluk ceza hukukundan kaynaklanan hapis, adli para cezası gibi yaptırımları kapsayan bir sorumluluk türüdür. Yukarıda yer verilen 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun mükerrer 227.maddesinde ifade edilen sorumluluk ise mali sorumluluk niteliğinde olup, mali sorumluluk zararı veren kişinin malvarlığından karşılanmasına ilişkin bir sorumluluktur.
3568 sayılı Kanun'un anılan maddesinde meslek mensubunun kişisel sorumluluğu cezai sorumluluk ile sınırlanmış olup, mali sorumluluğa maddede ayrıca yer verilmemesi, mali sorumluluğunun cezai sorumluluk gibi maddede istisnai olarak düzenlenmediğini, dolayısıyla Kanun koyucunun mali sorumluluğu şirkete ait olarak gördüğünü göstermektedir.
Ayrıca mükellefler sözleşmeyi muhasebecilik şirketleri ile imzalamakta, beyannameyi veren/tasdik raporunu hazırlayan ise şirketin temsilcisi olarak serbest muhasebeci mali müşavir ve yeminli mali müşavir olmakta, dolayısıyla verilen muhasebe hizmeti, şirket bünyesinde verilmektedir. Bu durumda yukarıda yer alan mevzuat hükümlerinden de anlaşılacağı üzere, hak ve borçlara sahip olan şirketin mali sorumluluğuna gidilebilecek olup, borcun şirketten tahsil edilmesi durumunda özel hukuk ilişkisi içerisinde şirketin meslek mensubuna rücu edebileceği, tahsil edilememesi durumunda ise idarece kanuni temsilcilerden takip ve tahsili yoluna gidilebileceği açıktır.
Dosyada yer alan bilgi ve belgeler ile asıl borçlu ... Mühendislik Doğal Gaz Elektrik Elektronik İnşaat Otomotiv Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi hakkında düzenlenen ... tarih ve ... sayılı vergi tekniği raporu ve davacı şirket hakkında düzenlenen ... tarih ve ... sayılı görüş ve öneri raporunun incelenmesinden; davacı şirketin Maltepe Vergi Dairesi Müdürlüğü'nün ... vergi kimlik numaralı mükellefi olduğu, yukarıda yer alan mevzuat hükümleri uyarınca limited şirket olan davacının kurumlar vergisi mükellefi olduğu, söz konusu raporlarda davacı şirket ile ... Mühendislik Doğal Gaz Elektrik Elektronik İnşaat Otomotiv Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi arasında e-beyanname aracılık sözleşmesi olduğu, sözleşmenin başlama ve bitiş tarihinin 27/05/2021 tarihi olduğu, davacı tarafça sadece 2021/Nisan dönemi katma değer vergisi beyannamesinin verildiği, davacı şirketi temsilen şirketin %100 hisseli ortağı ve temsilcisi olan ... tarafından anılan mükellefin belirtilen döneme ilişkin beyannamesinin verildiği, vermiş olduğu muhasebe hizmeti nedeniyle davacı şirketten savunma isteme yazısı ile savunmasının istenildiği, savunmanın temsilci ... tarafından verildiği görülmüş olup, yukarıda verilen mevzuatta yer alan hükümlerden davacı şirketin muhasebe hizmeti verdiği ... Mühendislik Doğal Gaz Elektrik Elektronik İnşaat Otomotiv Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'ne ait vergi ve borçlardan müşterek ve müteselsilen sorumlu tutulabileceği anlaşıldığından, dosyanın davacı şirketin müteselsil sorumluluğu kapsamında incelenmesi gerekmekte olup, "meslek mensubu olmadıklarından şirket ve ortaklıklar adına bu kapsamda takip yapılamayacağından, davacı şirket adına düzenlenen ödeme emrinde hukuka uygunluk görülmediği" gerekçesiyle davalı idarenin istinaf başvurusunu reddeden Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuka uyarlık bulunmamakta ise de, dava konusu ödeme emri içeriği borcun dayanağı beyanın davacı şirket tarafından verilmemesi nedeniyle sorumlu olmadığı anlaşıldığından, temyize konu kararda bu gerekçeyle sonucu itibarıyla isabetsizlik görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
Davalının temyiz isteminin reddine,
... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının yukarıda yazılı gerekçeyle ONANMASINA
3\. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... Vergi Mahkemesine gönderilmesine,11/03/2025 tarihinde kesin olarak gerekçe yönünden oyçokluğuyla karar verildi.


(X)KARŞI OY : 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun mükerrer 227. maddesinde meslek mensupları için öngörülen, müşterek ve müteselsil sorumluluk kuralının meslek mensupları için geçerli olduğu, meslek mensubu olmadıklarından şirket ve ortaklıklar adına bu kapsamda takip yapılamayacağından, davacı şirket adına düzenlenen dava konusu ödeme emrinde hukuka uyarlık bulunmadığından, Daire kararına gerekçe yönünden katılmıyorum.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim