Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Danıştay Kararı
2024/6971
2025/2139
16 Mayıs 2025
"İçtihat Metni"
T.C.
D A N I Ş T A Y
DOKUZUNCU DAİRE
Esas No : 2024/6971
Karar No : 2025/2139
TEMYİZ EDEN (DAVACILAR) : ... Mirasçıları
1-...
2-...
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Belediye Başkanlığı-...
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : Davacının hisseli olarak malik olduğu, İzmir ili Konak ilçesi, ... Mahallesi ... ada ... no'lu parselde kayıtlı bulunan taşınmazına ilişkin emlak (bina) vergisi rayiç bedelinin hatalı sokak üzerinden beyan edilmesi nedeniyle geçmişe dönük olarak ikmalen tarh edilen 2014 ila 2019 yıllarına ilişkin emlak (bina) vergileri ve taşınmaz kültür varlıklarının korunmasına ait katkı payının kaldırılması istemiyle açılan davayı kabul eden Vergi Mahkemesi kararına karşı, davalı idare tarafından yapılan istinaf başvurusu üzerine vergi mahkemesi kararını kaldırarak, genel düzenleme dikkate alınmak suretiyle imar mevzuatının uygulanması ve İzmir İmar Yönetmeliğine göre parsel cephesinin belirlenmesi gerektiği, buna göre olayda parselin geniş cephesinin... caddesi olduğu anlaşıldığından ve davalı idarece ... caddesi esas alınarak ikmalen yapılan tarhiyatta hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davayı reddeden Bölge İdare Mahkemesi kararının Danıştay Dokuzuncu Dairesince; davacı-muris ... 08/04/2020 tarihinde vefat etmesi nedeniyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 26. maddesi uyarınca değerlendirme yapılmak suretiyle bir karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle bozulması üzerine; gerçek kişilerin ölümü durumunda, mirasçıları ilgilendiren mirasçıların mal varlığı haklarını etkileyen davalarda davayı takip hakkı ölenin mirasçılarına geçeceğinden, mirasçılar ölenin görülmekte olan davalarında, kendiliğinden davaya taraf olacakları, mirasçıların davayı yürütmek istediklerini bir dilekçe ile mahkemeye bildirecekleri, mirasçıların 28/04/2020 tarihinde (murisin de avukatı olan) Av. ...'a vekaletname vererek davayı devam ettirdikleri ve davanın kabulü yolundaki mahkeme kararını kaldıran istinaf kararını temyiz ettikleri görüldüğünden, dosyada usuli bir eksiklik olmadığına ve ilk kararda ısrar edilmesi gerektiğinden bahisle bozma kararına uymayarak ilk kararında ısrar eden ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı davalı idare tarafından yapılan temyiz başvurusunu ısrar hükmü yönünden reddeden Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu'nun 13/11/2024 tarih ve E:2023/674, K:2024/1016 sayılı kararıyla, kararın ısrar hükmü niteliğinde olmayan diğer hüküm fıkralarına yönelik temyiz incelemesi sonuçlandırılmak üzere dosyanın Danıştay Dokuzuncu Dairesine gönderilmesi nedeniyle temyiz başvurusunun incelenmesine ilişkindir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI:Taşınmazın en uzun cephesinin ... Sokak üzerinde bulunduğu ve taşınmazın ana girişinin de bu yoldan olduğu, İmar yönetmeliğindeki düzenlemelerin yapılaşmayla ilgili olduğu, emlak vergisi hesabında kriter olamayacağı iddialarıyla kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin kabulü ile usul ve yasaya aykırı olan Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY: Davacının hisseli olarak malik olduğu, İzmir ili Konak ilçesi, ... Mahallesi ... ada ... no'lu parselde kayıtlı bulunan taşınmazına ilişkin hatalı sokak rayici bildirildiğinden bahisle geçmişe dönük olarak ikmalen tarh edilen 2014 ila 2019 yıllarına ilişkin emlak (bina) vergileri ve taşınmaz kültür varlıklarının korunmasına ait katkı payının kaldırılması istemine ilişkindir.
İLGİLİ MEVZUAT:
1319 sayılı Emlak Vergisi Kanunu’nun 1. maddesinde, Türkiye sınırları içinde bulunan binaların bu kanun hükümlerine göre bina vergisine tabi olduğu belirtilmiş; vergi değeri başlıklı 29. maddesinde de “a) Arsa ve araziler için, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun asgari ölçüde birim değer tespitine ilişkin hükümlerine göre takdir komisyonlarınca arsalar için her mahalle ve arsa sayılacak parsellenmemiş arazide her köy için cadde, sokak veya değer bakımından farklı bölgeler (turistik bölgelerdeki cadde, sokak veya değer bakımından farklı olanlar ilgili valilerce tespit edilecek pafta, ada veya parseller), arazide her il veya ilçe için arazinin cinsi (kıraç, taban, sulak) itibarıyla takdir olunan birim değerlere göre,b) Binalar için, Maliye ve Bayındırlık ve İskan Bakanlıklarınca müştereken tespit ve ilân edilecek bina metrekare normal inşaat maliyetleri ile (a) bendinde belirtilen esaslara göre bulunacak arsa veya arsa payı değeri esas alınarak 31. madde uyarınca hazırlanmış bulunan tüzük hükümlerinden yararlanılmak suretiyle, hesaplanan bedeldir. Vergi değeri, mükellefiyetin başlangıç yılını takip eden yıldan itibaren her yıl, bir önceki yıl vergi değerinin 213 sayılı Vergi Usul Kanunu hükümleri uyarınca aynı yıl için tespit edilen yeniden değerleme oranının yarısı nispetinde artırılması suretiyle bulunur. 33. maddeye (8 numaralı fıkra hariç) göre mükellefiyet tesisi gereken hallerde vergi değerinin hesaplanmasında, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun mükerrer 49. maddesinin (b) fıkrasına göre belirlenen arsa ve arazi birim değerleri, takdir işleminin yapıldığı yılı takip eden ikinci yıldan başlamak suretiyle her yıl, bir önceki yıl birim değerinin, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu hükümleri uyarınca aynı yıl için tespit edilen yeniden değerleme oranının yarısı nispetinde artırılması suretiyle dikkate alınır. Vergi değerinin hesabında bin liraya, verginin hesaplanmasında ise bir liraya kadar olan kesirler dikkate alınmaz. Bakanlar Kurulu, bu maddede belirtilen artış oranını sıfıra kadar indirmeye veya yeniden değerleme oranına kadar artırmaya yetkilidir. Bakanlar Kurulu bu yetkisini, 2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanunu’nun 95. maddesi uyarınca belirlenen belediye grupları itibarıyla farklı oranlar tespit etmek suretiyle de kullanabilir.” düzenlemesine yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Dosyanın incelenmesinden; davacının hisseli olarak maliki bulunduğu taşınmazıyla ilgili verdiği 1998 tarihli emlak vergisi beyanında ... sokaktan beyan verildiği, idarece yapılan incelemede taşınmazın ...Caddesine de cephesi bulunduğu ve yapı ruhsatı ile numarataj adresinin de ...Caddesinden olduğunun anlaşılması üzerine, zamanaşımı gözetilerek davaya konu fark tarhiyatın yapılması üzerine bakılmakta olan davanın açıldığı, dosyada mevcut plan örneğinden ise taşınmazın en uzun cephesinin ... sokakta, en kısa cephesinin ise ... caddesinde olduğu anlaşılmaktadır.
1319 sayılı Emlak Vergisi Kanunu’nda yola ve caddeye cephesi olan taşınmazların emlak vergilerinin hangi değere göre hesaplanacağına dair bir düzenleme bulunmamaktadır. Bu durumda Bölge İdare Mahkemesince genel düzenlemeye gidilerek olaya imar mevzuatının uygulanması gerektiği belirtilmiş ise de; İmar Yönetmeliğinin parsellere ilişkin cephenin belirlenmesinde öngörülen prensip, bu parseller üzerinde İmar Kanunu ve Yönetmeliğinin öngördüğü yapılaşmadaki kat yüksekliklerinin esas alınmasında cephe tespitine yöneliktir. Bu nedenle emlak vergisi değerinin tespitinde, yol genişliğinin dikkate alınmaması gerektiği sonucuna ulaşılmaktadır.
Danıştay Dokuzuncu Dairesi’nin yerleşik içtihatlarında da, birden çok cadde veya sokağa cephesi bulunan taşınmazlar için, en uzun cepheli cadde veya sokağa ait takdir edilen değerin esas alınması gerektiği kabul edilmektedir. Diğer yandan taşınmazın en uzun cephesinden daha çok yararlanılması, çoğunlukla bina cephesi ile bina ana giririşinin en uzun cepheden olması nedeniyle, tüm ülke çapında uygulanmasını teminen genel ve objektif bir kriter konularak yasadaki boşluk giderilmiştir.
Bu durumda, bu husus gözardı edilerek arsa metrekare birim değeri yüksek olan caddeye göre emlak vergisi tahakkuk ettirilmesinde hukuka uygunluk bulunmayıp; açılan davayı kabul eden vergi mahkemesi kararına yönelik davalı idarece yapılan istinaf başvurusu kabul edilerek, kararın kaldırılması ve davanın reddine ilişkin Bölge İdare mahkemesi kararında isabet görülmemiştir.
Diğer yandan, vergisi ihtilaflı taşınmazın diğer hissedarı ... tarafından aynı istemle açılan davaya ilişkin olarak; Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu'nun 30/04/2025 tarih ve E:2023/575, K:2025/331 sayılı kararı da aynı yöndedir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
Davacının temyiz isteminin kabulüne,
... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA,
Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesine gönderilmesine, 16/05/2025 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.