Danıştay danistay 2024/5752 E. 2024/5962 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Danıştay Kararı
2024/5752
2024/5962
5 Kasım 2024
"İçtihat Metni"
T.C.
D A N I Ş T A Y
DOKUZUNCU DAİRE
Esas No : 2024/5752
Karar No : 2024/5962
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Defterdarlığı-...
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : ...
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Serbest muhasebeci mali müşavir olan davacı adına muhasebecilik hizmeti sunduğu ...'ün vergi borçları nedeniyle müteselsil sorumlu sıfatıyla düzenlenen ... tarih ve ... ila ... sayılı ödeme emirlerinin iptali istemine ilişkindir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Danıştay Dördüncü Dairesince, yetkili vergi dairesince düzenlenen ödeme emrinin iptali istemiyle açılan davada işin esasının incelenmesi gerektiği gerekçesiyle verilen bozma kararına uyularak dosyanın yeniden incelenmesi suretiyle, davacı hakkında düzenlenen sorumluluk raporunun incelenmesinden, dava konusu ödeme emri içeriği borcun, beyannamelerde yer alan bilgilerin, defter kayıtlarına ve bu kayıtların dayanağını oluşturan belgelere uygun olmadığı yönündeki tespitlerden kaynaklanmadığı, muhasebecilik hizmeti sunulan mükellefin sahte fatura düzenleyerek komisyon geliri elde ettiğinden bahisle yapılan tarhiyata dayandığı anlaşıldığından, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun mükerrer 227. maddesinde belirtilen müteselsil sorumluluk kapsamında değerlendirilemeyecek tespitlerden hareketle düzenlenen dava konusu ödeme emrinde hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle; Vergi Mahkemesince dava konusu ödeme emri içeriği kamu alacaklarının asıl borçludan veya davacıdan takip ve tahsilinde asıl borçlunun bağlı olduğu Etimesgut Vergi Dairesi Müdürlüğünün yetkili olması karşısında, davacının bağlı olduğu Mithatpaşa Vergi Dairesi Müdürlüğünce düzenlenen ödeme emrinde yetki yönünden hukuka uygunluk bulunmadığından, davanın kabulü, ödeme emrinin iptali yolunda verilen karara karşı davalı tarafından yapılan istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Asıl borçlu hakkında düzenlenen vergi tekniği raporuyla asıl borçlunun sahte fatura düzenleme fiilini gizlediği ve gerçekte var olmayan belgelere dayanarak beyanname verdiği tespit edilen davacı hakkında tanzim edilen dava konusu ödeme emrinde hukuka aykırılık bulunmadığı iddiasıyla kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY:
Serbest muhasebeci mali müşavir olan davacı adına muhasebecilik hizmeti sunduğu ...'ün vergi borçları nedeniyle müteselsil sorumlu sıfatıyla düzenlenen ... tarih ve ... ila ... sayılı ödeme emirlerinin iptali istenilmektedir.
İLGİLİ MEVZUAT:
3568 sayılı Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlik ve Yeminli Mali Müşavirlik Kanunu'nun, 1. maddesinde, kanunun amacı, işletmelerde faaliyetlerin ve işlemlerin sağlıklı ve güvenilir bir şekilde işleyişini sağlamak, faaliyet sonuçlarını ilgili mevzuat çerçevesinde denetlemeye, değerlendirmeye tabi tutarak gerçek durumu ilgililerin ve resmi mercilerin istifadesine tarafsız bir şekilde sunmak olarak düzenlenmiş, 2. maddesinin A bendinde, muhasebecilik ve mali müşavirlik mesleğinin konusunun, gerçek ve tüzel kişilere ait teşebbüs ve işletmelerin, genel kabul görmüş muhasebe prensipleri ve ilgili mevzuat hükümleri gereğince, defterlerini tutmak, bilanço, kâr, zarar tablosu ve beyannameleri ile ilgili diğer belgelerini düzenlemek ve benzeri işler yapmak olduğu belirtilmiştir.
3568 sayılı Kanun'un serbest muhasebeci mali müşavirler ile yeminli mali müşavirlere vermiş olduğu yetkiye ilişkin mali sorumluluğu düzenleyen 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun mükerrer 227. maddesinde ise, meslek mensuplarının, imzaladıkları beyannamelerde veya düzenledikleri tasdik raporlarında yer alan bilgilerin defter kayıtlarına ve bu kayıtların dayanağını teşkil eden belgelere uygun olmamasından dolayı ortaya çıkan vergi ziyaına bağlı olarak salınacak vergi, ceza, gecikme faizlerinden mükellefle birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulacağı düzenlenmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Dosyanın ve davacı adına asıl borçlu ...'ün sahte fatura düzenleme fiiline iştirak ettiğinden bahisle kesilen vergi ziyaı cezasının dava konusu edildiği ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin E:... sayılı dosyası ile ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin E:... sayılı dosyasında yer alan bilgi ve belgelerin birlikte incelenmesinden,
Vergi Denetim Kurulu Başkanlığı Elektronik Denetim Uygulamaları Şube Müdürlüğü tarafından yapılan çalışmalar sonucunda, Ankara ve Hatay merkezli olmak üzere, Ankara, Hatay, Adana, İstanbul, Malatya, Gaziantep, Diyarbakır ve İzmir illeri ile bağlantılı 173 mükellefin ve 12 serbest muhasebeci mali müşavirin organize biçimde sahte belge düzenleme faaliyeti içinde bulunduklarına ilişkin şüpheler oluştuğu ve bu kapsamda belirlenen mükellefler Vergi Denetim Kurulu tarafından incelemeye sevk edildiği, yapılan ön araştırma sonucunda 2016 yılı için ... tarih ve ... sayılı, 2017 yılı için ... tarih ve ... sayılı Görüş ve Öneri Raporlarının tanzim edildiği, asıl borçlu ...'ün de bahsi geçen 173 mükellef arasında yer aldığı, davacının ise anılan 12 serbest muhasebeci mali müşavirden biri olduğu,
Asıl borçlu ... hakkında düzenlenen ... tarih ve ... sayılı vergi tekniği raporunda, tuğla, kiremit, briket, kaldırım taşı vb. inşaat malzemeleri toptan ticareti faaliyetinde bulunacağını bildirerek 18/05/2015 tarihinde mükellefiyet tesis ettirdiği, 31/12/2016 tarihinde işi bırakma bildirimiyle faaliyetini terk ettiği, iş yerinin aylık 200,00 TL karşılığında ... isimli kişiden kiralandığı, aynı adreste ...'ün de faaliyet gösterdiği, bu kişinin mükellefin kardeşi olduğu ve sahte belge düzenleme organizasyonu kapsamında incelenen 173 mükellef arasında yer aldığı, mükellefin tek ortağı ve kanuni temsilcisi olduğu ... Demir Çelik İnşaat ve İnşaat Malzemeleri Gıda Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketinin de sahte belge düzenleme organizasyonu kapsamında incelenen 173 mükelleften biri olduğu, 29/12/2015 tarihli yoklamada, mükellefin inşaat malzemeleri toptan satış faaliyetine devam ettiği, deposunun bulunmadığı, satışlarının aracılık şeklinde yapıldığı, işyerinde evrakının olmadığı, 03/01/2017 tarihli yoklamada, inşaat malzemeleri toptan satış faaliyetine devam ettiği, iş yerinin ofis olarak kullanıldığı, stok durumunun bulunmadığı, 25/01/2017 tarihli yoklamada, adresin sürekli kapalı olduğu, bırakılan görüşme mektuplarına cevap verilmediği, 01/02/2017 tarihli yoklamada, adresin sürekli kapalı olduğu hususlarının saptandığı, 2016 yılında işçi çalıştırdığına yönelik beyanının bulunmadığı, adına kayıtlı motorlu araca rastlanmadığı, vadesi geçmiş toplam borcunun 1.096.506,75 TL olduğu, 10.389,51 TL vergi aslı borcu ve 1.144,93 TL gecikme zammı borcu dışında bir ödeme yapmadığı, 2016 yılında mal ve hizmet alım-satımı yaptığı mükelleflerin tamamının haklarında sahte fatura düzenleme nedeniyle vergi tekniği raporu bulunan veya incelenen mükelleflerden oluştuğu, mal ve hizmet alımlarının %88'inin, satışlarının ise tamamının sahte belge düzenleme organizasyonu kapsamında incelenen mükelleflerden/mükelleflere yapıldığı, ...'ün ifadesinde, "Faaliyet konumuz inşaat malzemeleri alış ve satışıydı. Yönetim kurulu başkanı olduğum ... Demir Çelik İnşaat ve İnşaat Malzemeleri Gıda Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi unvanlı şirketim mevcuttur. Ofisimiz kiralıktı. Ofisi kardeşim ... kiraladı. Önce o işletmesini orada açtı. Sonra da bir odasını bana kiraladı. Muhasebecimiz ...'dur. Biz hiç değiştirmememize rağmen muhasebecimizin bir yılda dört kez değiştiğini öğrendik. ...'u ağabeyim ... buldu. Biz de ofisine gidip tanıştık ve sözleşme imzaladık. ... Doğaltaş Madencilik İnşaat ve İnşaat Malzemeleri Pazarlama Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketinin yönetim kurulu başkanı dayım ...'dur. Başkasına para kazandırmak yerine bir yandan ben kazanıyorum bir yandan dayım kazanıyor. Sonuçta ailemiz kazanıyor. Mesela ben dayımın şirketinden faturayla aldığım malları daha sonra fatura tutarı üzerinden komisyon koyup, tekrar dayımın şirketine satmış gibi yapıyorum. Burada amaç kar marjını biraz daha artırmaktır." şeklinde beyanda bulunduğu, ...'un, mükellefe, faaliyetine, alış ve satışlarına ilişkin olarak yöneltilen sorulara cevaben, "Daha önce muhasebesini tuttuğum mükelleflerden birinin ön muhasebesini tutan ... aracılığıyla ...'e muhasebe hizmeti vermeye başladım. Mükellefin işyerine hiç gitmedim. Faaliyeti nasıl yürüttüğüne dair herhangi bir fikrim yok. Mükellefin yasal defter ve belgelerinin kayıtlarını kendi ofisimizde tutuyorduk. Evrakları ... bizzat kendisi elden teslim ediyordu. Yüksek tutarda fatura düzenlediğini gördüm. Sebebini sorduğumda kaliteli mermer satışı yaptıklarından tutarların yüksek olduğunu ifade etti. Genelde demir gibi inşaat malzemesi satışı yapıyordu. Bu nedenle satışları ve kapasitesi hakkında çok şüphelenmedim. ... ... ve kardeşi ... ile bu şahısların yönetici olduğu diğer şirketlerin muhasebesini tuttuğum için pişmanım." şeklinde beyanda bulunduğu, mükellefin muhasebe işlerini yürüttüğü dönemler için savunması istenilen ...'un, muhasebe hizmeti verdiği bazı mükelleflerin Ba/Bs beyanları incelendiğinde 2016 yılı içerisinde aralarında doğrudan veya dolaylı olarak alım-satım yaptıklarının saptandığı, bu durumdan haberdar olup olmadığının sorulması üzerine cevaben, "2016 yılının 11. veya 12. ayında dikkatimi çekti. O döneme kadar beyanları, bildirimleri çalışanlarım veriyordu ve fatura kayıtlarını çalışanlarım yapıyordu. Mükellefler de bilgi almak için beni aramazlardı, çalışanlarımla irtibat kurarlardı. Ben de çalışanlarıma güvendiğimden kontrol etmiyordum. Ancak bu durumu o zaman farketseydim kesinlikle müdahale ederdim." şeklinde beyanda bulunduğu, serbest muhasebeci mali müşavir ...'ın ifadesinde, "İlgili mükellefleri tanımıyorum. Tarafımca düzenlenmiş bir sözleşme bulunmamaktadır. Ortada bir sözleşme varsa bu ... tarafından elektronik ortamda düzenlenmiş bir sözleşmedir. Bu mükelleflerden herhangi bir ücret almadım. Beyannamelerini vermedim. Muhasebe işlerini yürütmedim. 2017/Şubat ayında gördüğüm bir mali müşavirlik iş ilanı üzerine ...'un Ankara/Kızılay'da bulunan ofisine iş görüşmesine gittim. Söz konusu mali müşavir 'kendisinin muhasebesini tuttuğu yedi grup mükellefinin (bu mükelleflere ... ve ... dahil değildir) kendi işyerinde muhasebelerinin tutulması için mali müşavir arandığını, bunun için mali müşavirlik hizmetleri mükellefiyeti tesis ettirilmesi gerektiğini ve kendi bürosunun bu işe uygun olduğunu" söyleyerek, büro sahibi adına kontrat düzenleyip ve diğer işlemleri de kendisi takip ederek Mihtatpaşa Vergi Dairesi Müdürlüğü nezdinde adıma mükellefiyet tesis ettirdi. Grup mükelleflerinin aldıkları faturaların çok büyük tutarlı ve işletmelerin faaliyet konuları ile ilgili olmadıklarını görüp ...'a bu mükelleflerin işlerine bakmak istemediğimi söylediğimde, ...'un 'faturaların arka tarafının işveren ... tarafından imzalanması halinde senin sorumluluğun bulunmayacaktır' demesi üzerine bir ay kadar daha işe devam ettim. Fakat grup mükelleflerinin aynı şekilde fatura almaya devam ettiklerini ve katma değer vergisi ödemekten çekindiklerini fark ettiğimde söz konusu mükelleflere muhasebe hizmeti vermeyi bıraktım." şeklinde beyanda bulunduğu, bu hususa ilişkin olarak ifadesine başvurulan ...'un, "...'ı tanıyorum. 2016 yılının sonlarında, çok fazla mükellefim olması, bunları tek başıma idare edememem ve aynı zamanda TÜRMOB tarafından meslek mensuplarına kota getirilmesi nedenleriyle büromda mali müşavir çalıştırma kararı aldım ve gazeteye ilan verdim. Bahsettiğiniz ... ve ... isimli şahısların muhasebe hizmetlerini firmalarının kuruluşlarından itibaren ben yürüttüm ve beyannameleri benim tarafımdan verildi. 2016 yılının gelir vergisi beyannameleri de tarafımdan verilmiş olup sehven ...'ın şifresiyle gönderilmiştir." şeklinde beyanda bulunduğu, bu hususlardan hareketle, mükellefin düzenlediği faturaların sahte olduğu ve ...'un sahte fatura düzenleme fiiline iştirak ettiği tespitlerine yer verilmiştir.
Öte yandan, davacı hakkında düzenlenen ... tarih ve ... sayılı görüş ve öneri raporunda da benzer tespitlere yer verilerek, 3568 sayılı Kanun'un 1. maddesinde belirtilen, işletmelerde faaliyetlerin ve işlemlerin sağlıklı ve güvenilir bir şekilde işleyişini sağlamak, faaliyet sonuçlarını ilgili mevzuat çerçevesinde denetlemeye, değerlendirmeye tabi tutarak gerçek durumu ilgililerin ve resmi mercilerin istifadesine tarafsız bir şekilde sunmak görevini yerine getirmediği belirtilerek, asıl borçlu adına re'sen tarh edilecek vergi, kesilecek ceza ve hesaplanacak gecikme faizinden müteselsilen sorumlu tutulması gerektiği ifade edilmiştir.
Bu tespitler ve davacının tarafı olduğu ilgili dosyalarda yer alan bilgi ve belgeler birlikte değerlendirildiğinde, asıl borçlunun sahte belge düzenlemek amacıyla kurulan/mükellefiyet tesis ettirilen bir kısım mükellef arasında yer aldığı, otuz yılı aşkın mesleki deneyimi olduğu görülen davacının bir organizasyon dahilinde hareket eden bu mükelleflerden yine aralarında asıl borçlunun da bulunduğu 29 tanesinin muhasebeciliğini yaptığı, bunlardan bazılarıyla aynı iş yerini paylaştığı, sahte fatura düzenleme faaliyetlerini başından beri bildiği, gerek kuruluş/mükellefiyet tesisi, gerekse beyannamelerinin verilmesi gibi eylem ve işlemleri ile sahte fatura düzenleme fiillerine doğrudan katıldığı, bu durumun kesinleşmiş yargı kararlarıyla da somut olarak ortaya konulduğu, çalıştığı mükelleflerin vergisel işlemlerinde de mesleki bilgisine dayalı muhasebe hileleri kullandığı ve yol açılan vergi ziyaı nedeniyle ortaya çıkan kamu alacağından 213 sayılı Kanun'un mükerrer 227. maddesi uyarınca asıl borçluyla birlikte müteselsilen sorumlu tutulmasında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varıldığından, aksi yöndeki gerekçeyle ödeme emrini iptal eden Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
Davalının temyiz isteminin kabulüne,
... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA,
Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesine gönderilmesine, 05/11/2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.