SoorglaÜcretsiz Dene

Danıştay danistay 2023/8052 E. 2025/1666 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Danıştay Kararı

Esas No

2023/8052

Karar No

2025/1666

Karar Tarihi

28 Nisan 2025

Danıştay 9. Daire Başkanlığı 2023/8052 E. , 2025/1666 K.
"İçtihat Metni"

T.C.
D A N I Ş T A Y
DOKUZUNCU DAİRE
Esas No : 2023/8052
Karar No : 2025/1666

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Defterdarlığı-...
VEKİLİ : Av. ...

KARŞI TARAF (DAVACI) : ...
VEKİLİ : Av. ...

İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: ... Ürünleri İthalat İhracat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'ne ait vergi borçlarının tahsili amacıyla, kanuni temsilci sıfatıyla davacının banka hesabına uygulanan haczin kaldırılması istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; dava konusu haczin dayanağı ödeme emirleri içeriği borçların tamamının asıl borçlu şirket tarafından 7256 sayılı Kanun kapsamında (05/12/2020 tarihli dilekçe ile), 7326 sayılı Kanun kapsamında (29/09/2021 tarihli dilekçe ile) yapılandırıldığı, bahse konu yapılandırma işlemleri sonucu asıl borçlu şirket adına tecil dosyaları oluşturularak taksitlendirildiği, taksitlerin bir kısmının ödendiği anlaşıldığından, bu haliyle yapılandırma işlemleri sonrasında yeni bir borcun doğduğu, bu durumda, asıl borçlu şirket tarafından borcun yapılandırılması ile yeni bir hukuki durum ortaya çıkmış olup yapılandırma sırasında borçlu şirketle ilişkisi bulunmayan ve 26/01/2022 - 03/06/2022 tarihleri arasında kanuni temsilci olan davacının yapılandırılan borçlar nedeniyle sorumlu tutularak, davacı adına kanuni temsilci sıfatıyla tesis edilen dava konusu haciz işleminde hukuki isabet görülmediği gerekçesiyle davanın kabulüne, dava konusu haczin kaldırılmasına karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Mahkeme kararının dava konusu haciz işleminin davacı adına düzenlenen ... tarih ve ... sayılı ödeme emrinden kaynaklanan kısmına ilişkin kısmı, usul ve esas bakımından hukuka uygun olduğundan, bu kısma yönelik davalı istinaf başvurusunun reddine, kalan kısım yönünden ise davalı idare istinaf başvurusunun kabulüne, Vergi Mahkemesi kararının, haciz işleminin ... tarihli ... sayılı ödeme emrinden kaynaklanan kısmı yönünden kaldırılmasına, bu kısım yönünden davanın reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI:Savunma ve istinaf dilekçelerindeki iddiaların tekrarıyla kararın aleyhe olan kısmının bozulması istenilmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'ÜN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY:
... Ürünleri İthalat İhracat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'ne ait vergi borçlarının tahsili amacıyla, kanuni temsilci sıfatıyla davacının banka hesabına uygulanan haczin kaldırılması istenilmektedir.

İLGİLİ MEVZUAT:
213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 10. maddesinde, tüzel kişilerle küçüklerin ve kısıtlıların, vakıflar ve cemaatler gibi tüzel kişiliği olmayan teşekküllerin mükellef veya vergi sorumlusu olmaları halinde bunlara düşen ödevlerin kanuni temsilcileri tarafından yerine getirileceği, yukarıda yazılı olanların bu ödevleri yerine getirmemeleri yüzünden mükellef veya vergi sorumlularının varlığından tamamen veya kısmen alınamayan vergi ve buna bağlı alacakların, kanuni ödevleri yerine getirmeyenlerin varlıklarından alınacağı belirtilmiştir.
17/11/2020 tarih ve 31307 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 7256 sayılı Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun'un 3. maddesinin, 6. fıkrasında, bu Kanuna göre ödenmesi gereken taksitlerin ilk ikisinin süresinde ve tam ödenmesi koşuluyla, kalan taksitlerden; bir takvim yılında iki veya daha az taksitin, süresinde ödenmemesi veya eksik ödenmesi hâlinde, ödenmeyen veya eksik ödenen taksit tutarlarının son taksiti (peşin ödeme seçeneğinin tercih edilmesi hâlinde ilk taksiti) izleyen ayın sonuna kadar, gecikilen her ay ve kesri için 6183 sayılı Kanunun 51 inci maddesine göre belirlenen gecikme zammı oranında hesaplanacak geç ödeme zammı ile birlikte ödenmesi şartıyla bu Kanun hükümlerinden yararlanılacağı, ilk iki taksitin süresinde tam ödenmemesi ya da süresinde ödenmeyen veya eksik ödenen diğer taksitlerin belirtilen şekilde de ödenmemesi veya bir takvim yılında ikiden fazla taksitin süresinde ödenmemesi veya eksik ödenmesi hâlinde bu Kanun hükümlerinden yararlanma hakkının kaybedileceği, 8. fıkrasında, bu Kanun kapsamına giren alacakların altıncı fıkrada belirtilen şekilde tamamen ödenmemiş olması hâlinde borçluların, ödedikleri tutarlar kadar bu Kanun hükümlerinden yararlanacakları, Kanun kapsamında yapılandırıldığı hâlde bu Kanunda öngörülen süre ve şekilde ödenmeyen alacakların yapılandırma öncesi türü ve vadesi dikkate alınarak takip işlemlerinin ilgili mevzuat kapsamında yapılacağı ve bu Kanunun yayımı tarihinden önce başlamış olan takip işlemlerinin geçerliliğini koruyarak kaldığı yerden devam edeceği hükme bağlanmıştır.
Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılmasına İlişkin 7256 Sayılı Kanun Genel Tebliği'nin (Seri No:1) “II- Alacakların Yapılandırılmasına İlişkin Açıklamalar” başlıklı kısmının "D- Taksitlerin Süresinde Ödenmemesi Halinde Yapılacak İşlemler” başlıklı bölümünün “4- İhlal Hâlinde Alacakların Takibi” başlıklı alt bölümünde, "7256 sayılı Kanunun 3 üncü maddesinin sekizinci fıkrasında “(8) Bu Kanun kapsamına giren alacakların altıncı fıkrada belirtilen şekilde tamamen ödenmemiş olması hâlinde borçlular, ödedikleri tutarlar kadar bu Kanun hükümlerinden yararlanırlar. Kanım kapsamında yapılandırıldığı hâlde bu Kanunda öngörülen süre ve şekilde ödenmeyen alacakların yapılandırma öncesi türü ve vadesi dikkate alınarak takip işlemleri ilgili mevzuat kapsamında yapılır ve bu Kanunun yayımı tarihinden önce başlamış olan takip işlemleri geçerliliğini koruyarak kaldığı yerden devam eder.” hükmü yer almaktadır. Bu hükme göre, Kanun kapsamında yapılandırıldığı halde Kanunda öngörülen süre ve şekilde ödenmeyen alacakların, yapılandırma öncesi türü ve vadesi dikkate alınarak takip işlemleri ilgili mevzuat kapsamında yapılacak ve bu Kanunun yayımı tarihinden önce başlamış olan takip işlemleri geçerliliğini koruyarak kaldığı yerden devam edecektir. Dolayısıyla, alacakların Kanun hükümlerinden yararlanmak suretiyle yapılandırılması bu alacakların niteliğini değiştirmediğinden, Kanunda öngörülen süre ve şekilde ödenmeyen alacakların yapılandırma öncesi türü ve vadesi dikkate alınarak, daha önce yapılan takip işlemleri yenilenmeksizin, bu işlemlere kaldığı yerden devam edilecektir. Diğer taraftan, alacağın ödenmesinden sorumlu olan diğer kişiler (213 ve 6183 sayılı Kanunlar ile diğer kanunlarda yer alan sorumluluk düzenlemeleri nedeniyle mirasçılar, kefiller, şirket ortakları ve kanuni temsilciler gibi amme borçlusu sayılan kişiler) hakkında yapılan takip işlemlerine de Kanunun 3 üncü maddesinin sekizinci fıkrasına göre kaldığı yerden devam edilmesi gerekmektedir." hükümlerine yer verilmiştir.
09/06/2021 tarih ve 31506 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 7326 sayılı Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun ile Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılmasına İlişkin 7326 Sayılı Kanun Genel Tebliği'nde (Seri No:1) de benzer düzenlemeler bulunmaktadır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Önceki yapılandırma kanunlarından farklı olarak 7256 sayılı Kanun ve sonrasında yayımlanan 7326, 7440 sayılı Kanunlarla, kanun kapsamında yapılandırıldığı hâlde bu kanunda öngörülen süre ve şekilde ödenmeyen alacakların yapılandırma öncesi türü ve vadesi dikkate alınarak takip işlemlerinin ilgili mevzuat kapsamında yapılacağı ve kanunun yayımı tarihinden önce başlamış olan takip işlemlerinin geçerliliğini koruyarak kaldığı yerden devam edeceği yönünde hüküm getirildiği, bu hüküm dikkate alındığında 7256, 7326 ve 7440 sayılı Yasalar uyarınca yapılandırılıp koşulları ihlal edilen kamu alacaklarının yeniden takibi sırasında yapılandırma öncesi yapılan işlemlerin geçerliliğini koruduğu ve takibin, hangi aşamada kaldıysa o aşamadan devam edeceği hususunun açıkça belirtildiği görülmüştür.
Yukarıda yer verilen mevzuatın birlikte değerlendirilmesinden, asıl borçlu şirket tarafından 7256, 7326 ve 7440 sayılı Kanunlar'dan yararlanılarak borçların yapılandırılması daha sonra yükümlülüklerin yerine getirilmemesi nedeniyle hakkın kaybedilmesi ve bunun sonucunda yapılandırmanın iptali durumunda borcun yapılandırma öncesi türü ve vadesi dikkate alınarak takibe devam edileceği, daha önceden yapılan takip işlemlerinin kaldığı yerden devam edeceği, başka bir anlatımla yapılandırmanın borcun takibinde gelinen aşamayı değiştirmeyeceği, bu nedenle de asıl borçlu şirket adına 6183 sayılı Kanun kapsamındaki alacakların yapılandırılması halinde yeniden ödeme emri düzenlenmesine gerek olmadığı gibi kanuni temsilcinin veya şirket ortağının sorumluluğunun da kaldığı yerden devam edeceği açıktır. Dolayısıyla, yapılandırma şartlarının ihlali nedeniyle tecilin iptal edilmesi durumunda borcun usulüne uygun kesinleşip kesinleşmediği, şirketten tahsil imkanını bulunup bulunmadığı yine borcun zamanaşımına uğrayıp uğramadığı ve kanuni temsilci sıfatıyla yapılan takiplerde kanuni temsilcinin sorumluluğunun bulunup bulunmadığı hususlarında değerlendirme yapılması gerekmektedir.
Dosyanın incelenmesinden; davacının 21/01/2022-23/05/2022 tarihleri arasında ... Ürünleri İthalat İhracat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nin kanuni temsilcisi olduğu, haczin dayanağı davacı hakkında kanuni temsilci sıfatıyla düzenlenen ... tarih ve ... sayılı ödeme emri içeriği borçların davacı kanuni temsilci olarak atanmadan önce adı geçen şirket tarafından 05/12/2020 tarihinde 7256 sayılı Kanun kapsamında yapılandırıldığı, yapılandırılan borçlar ilişkin ödeme yapılmadığından tecil dosyasının iptal edildiği, anılan borçların daha sonra 29/09/2021 tarihinde 7326 sayılı Kanun kapsamında yapılandırıldığı, yapılandırma sonucu taksitlerin bir kısmının ödenerek tecil dosyasının iptal edildiği, asıl borçlu şirketten tahsil edilemeyeceğinden bahisle borçların tahsili amacıyla kanuni temsilci sıfatıyla davacı adına tesis edilen dava konusu haciz işleminin kaldırılması istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmıştır.
Vergi Mahkemesince, haczin dayanağı ... sayılı ödeme emri içeriği borçların 7256 ve 7326 sayılı Kanunlar kapsamında yapılandırıldığı esnada şirketin kanuni temsilcisi olmayan davacının anılan borçlardan sorumlu tutulması mümkün olmadığından davacı hakkında tesis edilen haciz işleminde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle verilen kabul kararına yönelik davalı idare istinaf istemi Bölge İdare Mahkemesi tarafından reddedilmişse de; yapılandırma şartlarının ihlali nedeniyle tecil dosyasının iptali üzerine, 7256 ve 7326 sayılı Kanunların yayımı öncesinde başlamış olan takip işlemleri geçerliliğini koruyarak kaldığı yerden devam edeceğinden Bölge İdare Mahkemesince yukarıda belirtilen hususlar yönünden inceleme yapılarak karar verilmesi gerekmektedir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1\. Davalının temyiz isteminin kabulüne,
2\. ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyize konu kısmının BOZULMASINA,
3\. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesine gönderilmesine, 28/04/2025 tarihinde kesin olarak oyçokluğuyla karar verildi.


(X)KARŞI OY: Asıl borçlu şirkete ait borçlar nedeniyle kanuni temsilci sıfatıyla davacı adına düzenlenen ödeme emirleri usulüne uygun olarak tebliğ edilmesine rağmen süresi içinde dava açılmadığı, şirket hakkındaki takibin usulüne uygun kesinleşip kesinleşmediğine ilişkin usule aykırılık iddiaları ancak davacı adına düzenlenen ödeme emirlerine karşı açılan davada inceleme konusu olabileceği, oysa uyuşmazlık davacı adına düzenlenen ödeme emri değil haciz işlemi olduğundan ve bu aşamada bulunan işleme karşı açılan davada ancak bir önceki aşama olan davacı adına ödeme emri düzenlenip usulüne uygun olarak tebliğ edilip edilmediği hususuna bakılabileceğinden daha önceki aşamalara bakılmayacaktır. Hal böyle olunca dava açılmadan kesinleşen ödeme emirlerine dayanılarak uygulanan haciz işlemi hukuka uygun olduğundan Bölge İdare Mahkemesi kararının temyize konu kısmının bu gerekçeyle bozulması gerektiği oyu ile Daire kararına katılmıyorum.


10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim