Danıştay danistay 2023/7685 E. 2025/1551 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Danıştay Kararı
2023/7685
2025/1551
24 Nisan 2025
"İçtihat Metni"
T.C.
D A N I Ş T A Y
DOKUZUNCU DAİRE
Esas No : 2023/7685
Karar No : 2025/1551
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Defterdarlığı-...
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Derneği İktisadi İşletmesi
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacı adına düzenlenen ... tarih ve ... sayılı ödeme emrinin iptali istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; dosyanın incelenmesinden, dava konusu ödeme emri içeriği borçlara ilişkin vergi/ceza ihbarnamelerinin tebliği üzerine kaldırılması istemiyle açılan davalarda, Mahkemelerinin ... tarih ve E:... ... ve K:..., ... sayılı kararları üzerine davalı idarece düzenlenen 2 no'lu ihbarnamelerin davacı şirket müdürünün ikametgah adresinde eşi ...'e 28/02/2022 tarihinde tebliğ edildiği, amme alacaklarının vadesinde ödenmediğinden bahisle de dava konusu ödeme emrinin düzenlenerek tebliği üzerine bakılmakta olan davanın açıldığı, olayda, davalı idarece Mahkeme kararlarına istinaden davacı adına düzenlenen 2 no'lu ihbarnamelerin; öncelikle davacının bilinen işyeri adresine tebliğe çıkarılması ve bu adreste bulunamaması durumunda durum, posta memuru tarafından tebliğ alındısı üzerine şerh ve imza edilerek, tebliğ evrakı gönderildiği idareye iade edilmesi, mükellefin adreste bulunamaması, işin bırakılması veya işin bırakılmış addolunması hallerine isabet etmesi durumunda 213 sayılı Yasanın 101 inci maddesinin üçüncü fıkrasına göre işlem yapılması gerektiği, uyuşmazlıkta ise davacının bilinen işyeri adreslerine gidildiğine, işin bırakıldığına veya bırakılmış addolunduğuna dair dava dosyasına bilgi ve belge sunulmaması nedeniyle Kanunda öngörülen bilinen işyeri adreslerine tebliğ usulü denenmeden doğrudan şirket müdürünün ikametgah adresinde eşine tebliğ edildiği anlaşıldığından, amme alacağının vadesi ve miktarı 2 no'lu ihbarnamelerle usulüne uygun şekilde davacıya tebliğ yoluyla bildirilmeden düzenlenen dava konusu ödeme emrinde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne ödeme emrinin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi Kararının hukuka uygun olduğu belirtilerek, davalı istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacının yönetim kurulu kararıyla işi bırakma kararı alması üzerine, İdarelerince terk işlemi yapıldığı, bu hususta Vergi Mahkemesince İdarelerinden bilgi ve belge istenilmediği, idarelerince gerçekleştirilen işlemlerde hukuka aykırılık bulunmadığı iddialaryla kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY: Davacı adına düzenlenen ... tarih ve ... sayılı ödeme emrinin iptali istemine ilişkindir.
İLGİLİ MEVZUAT:
213 saylı Vergi Usul Kanunu'nun "Tebliğ esasları" başlıklı 93. maddesinde, "Tahakkuk fişinden gayri, vergilendirme ile ilgili olup, hüküm ifade eden bilümum vesikalar ve yazılar adresleri bilinen gerçek ve tüzel kişilere posta vasıtasiyle ilmühaberli taahhütlü olarak, adresleri bilinmiyenlere ilan yolu ile tebliğ edilir.Şu kadar ki, ilgilinin kabul etmesi şartiyle, tebliğin daire veya komisyonda yapılması caizdir." düzenlemesine, "Tebliğ yapılacak kimseler" başlıklı 94. maddesinde, "Tebliğ mükelleflere, bunların kanuni temsilcilerine, umumi vekillerine veya vergi cezası kesilenlere yapılır. Tüzel kişilere yapılacak tebliğ, bunların başkan, müdür veya kanuni temsilcilerine, vakıflar ve cemaatler gibi tüzel kişiliği olmıyan teşekküllerde bunları idare edenlere veya temsilcilerine yapılır. Tüzel kişilerin mütaaddit müdür veya temsilcisi varsa tebliğin bunlardan birine yapılması kafidir. Tebliğ, kendisine tebligat yapılacak kimsenin bulunmaması halinde ikametgah adresinde bulunanlardan veya işyerlerinde memur ya da müsdahdemlerinden birine yapılır. (Muhatap yerine bu şekilde kendisine tebliğ yapılacak kimsenin görüşüne nazaran 18 yaşından aşağı olmaması ve bariz bir surette ehliyetsiz bulunmaması gerekir.)" kuralına yer verilmiş, "Bilinen adresler" başlıklı 101. maddesinin 1, fıkrasının 3.bendinde 25/4/2006 tarihli ve 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu'na göre oluşturulan adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresinin de bilinen adreslerden olduğu belirtilmiş, aynı maddenin 3. fıkrasında "İşyeri adresinde tebliğ yapılacak olanların bu adresinde bulunamaması, işin bırakılması veya işin bırakılmış addolunması hallerinde tebliğ, gerçek kişilerde kendisinin, tüzel kişilerde bunların başkan, müdür veya kanuni temsilcilerinden birinin, tüzel kişiliği olmayan teşekküllerde ise bunları idare edenler veya varsa temsilcilerinden herhangi birinin adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresinde yapılır." düzenlemesine, 102. maddesinde ise "Bu Kanunun 101. maddesinin birinci fıkrasının (3) numaralı bendinde sayılan adrese tebliğe çıkılan hallerde, tebliğ yapılacak kişinin adresinde bulunamaması durumunda (Bulunamama durumu o adresten geçici ayrılmaları da kapsar.) durum, posta memuru tarafından tebliğ alındısı üzerine şerh ve imza edilerek, tebliğ evrakı gönderildiği idareye iade edilir. Bunun üzerine tebliği çıkaran merci tarafından tayin olunacak münasip bir süre sonra yeniden tebliğ çıkarılır. İkinci defa çıkarılan tebliğ evrakı da aynı sebeplerle tebliğ edilemezse, tebliğ evrakının gönderildiği idareden alınabileceği şerhini içeren bir pusula kapıya yapıştırılır. Bu durum, posta memuru tarafından tebliğ alındısı üzerine şerh ve imza edilerek, tebliğ evrakı, gönderildiği idareye iade edilir. Tebliğ evrakının pusulanın yapıştırıldığı tarihten itibaren on beş gün içerisinde muhatabı tarafından alınması hâlinde alındığı günde, bu süre içerisinde alınmaması hâlinde ise on beşinci günde tebliğ yapılmış sayılır." hükmüne yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Yukarıda yer verilen yasal düzenlemelere göre, bir tebligatın geçerli sayılabilmesi için, öncelikle muhatabın bilinen adreslerinde, muhataba veya Kanun'da sayılan bazı özel durumlar için muhatap yerine tebligatı kabule yetkili kimselere yapılmış olması gerekir. Kanun, muhatap yerine tebligatı kabule yetkili kimselere yapılacak tebliğin, muhataba yapılmış sayılacağını öngörmüştür. Ayrı bir tüzel kişiliği olan şirketler ile tüzel kişiliğ bulunmayan teşekküller adına yapılacak tebligatın da kural olarak öncelikle şirketin veya teşekkülün bilinen adresinde tebliği yoluna gidilerek ilgilinin adreste bulunamaması veya adresin boş ve kapalı olduğu hususlarının usulüne uygun şekilde tespit edilmesi durumunda, kanuni temsilcisinin ikâmet adresinde bulunanlardan birine yapılabileceği açıktır. İkâmet adresinde yapılacak tebligatlarda da tebliğ yapılabilecek kişiler bakımından, görünüşüne nazaran 18 yaşından aşağı olmama ve bariz bir surette ehliyetsiz bulunmama şartları dışında herhangi bir sınırlama getirilmemiştir.
Dosyanın incelenmesinden, davacı iktisadi işletmenin 29/10/2021 tarihli yönetim kurulu kararı ile işi bırakma kararı aldığı, durumun davalı idareye bildirilmesi üzerine davalı idarece 03/11/2021 tarihinde terk işlemi gerçekleştirildiği, bu nedenlede davalı İdarece, davacı adına düzenlenen ödeme emirleri dayanağı 2 no'lu ihbarnamelerin kanuni temsilcisinin mernis adresinde tebliğ edildiği görülmüştür.
Bu durumda; mükellefiyeti 03/11/2021 tarihinde terkin edilen davacı iktisadi işletme adına düzenlenen 2 no'lu ihbarnamenin, mükellefiyet kaydının terkininin idareye bildirilmesi üzerine terk işlemi gerçekleştirildikten sonra 09/06/2016 tarihinden itibaren münferiden ve süresiz olarak kanuni temsilcisi olan ...'in mernis adresinde 28/02/2022 tarihinde ikametgah adresinde eşine tebliğ edilmesinde 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 101/3. maddesi uyarınca hukuka aykırılık bulunmadığından, işin esası incelenerek bir karar verilmesi gerekirken, dava konusu ödeme emrinin dayanağı olan 2 no'lu ihbarnamenin yukarıda özetlenen gerekçeyle usulsüz tebliğ edildiğinden bahisle dava konusu ödeme emrinde hukuka uygunluk görülmediği gerekçesiyle davanın kabulüne karar veren Vergi Mahkemesi kararına yönelik davalı istinaf başvurusunu reddeden Bölge İdare Mahkemesi kararında isabet görülmemiştir.
Diğer yandan ödeme emrinin dayanağı olan cezalı tarhiyatlara karşı açılan davalardan ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:... ve K:... sayılı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine ilişkin kararına yönelik davacı istinaf başvurusunun reddine dair karara yönelik davacı temyiz istemi kabul edilerek, Dairemizin 20/11/2024 tarih ve E:2023/4753,K:2024/6520 sayılı kararı ile bozulması nedeniyle, bozma üzerine yeniden verilecek karar ile ödeme emrinin dayanağı olan diğer davaların sonucunun da dikkate alınarak bir karar verileceği tabidir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
Davalının temyiz isteminin kabulüne,
... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA,
Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesine gönderilmesine, 24/04/2025 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.