Danıştay danistay 2023/3707 E. 2025/2801 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Danıştay Kararı
2023/3707
2025/2801
4 Haziran 2025
"İçtihat Metni"
T.C.
D A N I Ş T A Y
DOKUZUNCU DAİRE
Esas No : 2023/3707
Karar No : 2025/2801
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ...
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Defterdarlığı-...
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacı adına 2016 yılı vergi ziyaı cezalı gelir vergisi, 2016/Nisan-Haziran, Temmuz-Eylül dönemlerine ilişkin geçici vergiler üzerinden kesilen üç kat vergi ziyaı cezası ve 2016/Nisan-Eylül dönemlerine ilişkin vergi ziyaı cezalı katma değer vergisi ile hesaplanan gecikme faizinin tahsili amacıyla düzenlenen ... tarih ve ... sayılı ödeme emrinin istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; dava konusu ödeme emri içeriği borçların dayanağı olan vergi/ceza ihbarnamelerinin davacıya 28/06/2021 tarihinde imzası karşılığında bizzat tebliğ edildiği, bunlara karşı süresinde dava açılmadığından ve vadesinde ödeme yapılmadığından dava konusu ödeme emrinin düzenlendiği, ihbarnamelerin tebliğine ilişkin olarak dosyaya sunulan tebliğ alındısındaki ihbarname numaralarının bir kısmının el ile yazılmış olmasının tebliğ işlemini kusurlandırmayacağı, ayrıca borcun dayanağı ihbarnamelerin tebliğ alındısındaki imza ile ödeme emrinin tebliğ alındısındaki imza ve vekaletnamede yer alan imza ile benzeştiği dolayısıyla usulüne uygun olarak tebliğ edilerek kesinleşen ihbarnamelerin içeriği vergi borçlarının tahsili için davacı adına düzenlenen dava konusu ödeme emrinde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu, kararın kaldırılmasını gerektiren bir neden bulunmadığı belirtilerek, davalı istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: İhbarnamelerin tebliğine ilişkin mazbatadaki imzanın davacıya ait olmadığı, imza incelemesi yapılması gerektiği, kaldı ki, ihbarnamelerin kanunda öngörülen şekil şartlarına uygun olmadığı, inceleme raporunun eklenmediği, dava açıma süresinin yer almadığı iddialarıyla kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin geçici vergiler üzerinden kesilen bir katı aşan vergi ziyaı cezalarına ilişkin kısmı yönünden kabulü, diğer kısımlara yönelik temyiz isteminin ise reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY: Davacı adına, 2016 yılı vergi ziyaı cezalı gelir vergisi, 2016/Nisan-Haziran, Temmuz-Eylül dönemlerine ilişkin geçici vergiler üzerinden kesilen üç kat vergi ziyaı cezası ve 2016/Nisan-Eylül dönemlerine ilişkin vergi ziyaı cezalı katma değer vergisi borçları ile hesaplanan gecikme faizinin tahsili amacıyla düzenlenen ... tarih ve ... sayılı ödeme emrinin istemine ilişkindir.
İLGİLİ MEVZUAT
6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’un 54. maddesinde, müddeti içinde ödenmeyen amme alacağının tahsil dairesince cebren tahsil edileceği, 55. maddesinde, amme alacağını vadesinde ödemeyenlere 15 gün içinde borçlarını ödemeleri veya mal bildiriminde bulunmaları lüzumunun bir ödeme emri ile tebliğ olunacağı, 58. maddesinde de kendisine ödeme emri tebliğ olunan şahsın, böyle bir borcu olmadığı veya kısmen ödediği veya zamanaşımına uğradığı hakkında tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde vergi mahkemesi nezdinde dava açabileceği belirtilmiştir.
193 Sayılı Gelir Vergisi Kanununun mükerrer 120. maddesinin 1. fıkrasında, "Ticari kazanç sahipleri (basit usulde vergilendirilenler hariç) ile serbest meslek erbabı cari vergilendirme döneminin gelir vergisine mahsup edilmek üzere, bu Kanunun ticari veya mesleki kazancın tespitine ilişkin hükümlerine göre (indirim ve istisnalar ile Vergi Usul Kanunun değerlemeye ait hükümleri de dikkate alınarak) belirlenen ilgili hesap döneminin altışar aylık kazançları (42. madde kapsamına giren kazançlar ile noterlik görevini ifa ile mükellef olanların bu işten sağladıkları kazançlar hariç) üzerinden, 103. maddede yer alan tarifenin ilk gelir dilimine uygulanan oranda geçici vergi öderler." hükmü yer almakta olup, 4. fıkrasında ise yapılan incelemeler sonucunda, geçmiş dönemlere ait geçici verginin %10'unu aşan tutarda eksik beyan edildiğinin tespiti halinde, eksik beyan edilen bu kısım için re'sen veya ikmalen geçici vergi tarh edileceği, mahsup süresi geçtikten sonra, kesinleşen geçici vergilerin terkin edileceği, ancak gecikme faizi ve ceza tahsil edileceği hüküm altına alınmıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge İdare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Bölge İdare Mahkemesi kararının, dava konusu ödeme emri içeriği borçlardan; 2016 yılı vergi ziyaı cezalı gelir vergisi, 2016/Nisan-Eylül dönemlerine ilişkin vergi ziyaı cezalı katma değer vergisi, 2016/Nisan-Haziran, Temmuz-Eylül dönemlerine ilişkin geçici vergiler üzerinden kesilen vergi ziyaı cezasının bir katı tutarındaki kısmı ile bu vergilere ilişkin gecikme faizlerine yönelik davacı tarafından ileri sürülen temyiz nedenleri kararın belirtilen hüküm fıkrasının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının, dava konusu ödeme içeriğinde yer alan 2016/Nisan-Haziran, Temmuz-Eylül dönemlerine ilişkin geçici vergi üzerinden kesilen vergi ziyaı cezasının bir katı aşan kısmı ile bu kısma ilişkin gecikme faizine yönelik davacı temyiz istemi yönünden ise;
193 Sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nun mükerrer 120. maddesinin 5. fıkrasında; yapılan incelemeler sonucunda geçmiş dönemlere ait geçici verginin %10’unu aşan tutarda eksik beyan edildiğinin tespiti halinde eksik beyan edilen bu kısım için re’sen veya ikmalen geçici vergi tarh edileceği, mahsup süresi geçtikten sonra kesinleşen geçici verginin terkin edileceği ancak gecikme faizi ve cezanın tahsil edileceği kuralına yer verilmiştir.
Bu durumda; geçici vergi üzerinden ceza kesilmesi yukarıda belirtilen hükme uygun ise de, yıllık vergiye mahsuben peşin alınan bir vergi niteliği taşıyan geçici vergi nedeniyle yol açılan vergi kaybından dolayı bir kat vergi ziya cezası uygulanması gerektiği hususu yargı kararlarıyla istikrarlı hale geldiğinden davacı iddialarının borcum yoktur kapsamında değerlendirilmesi gerektiği sonucuna varılmış olup, 2016/Nisan-Haziran, Temmuz-Eylül dönemlerine ilişkin geçici vergi üzerinden kesilen vergi ziyaı cezasının bir katı aşan kısmı için düzenlenen ödeme emrinde ve bu kısma ilişkin gecikme faizinde hukuka uyarlık bulunmadığından açılan davayı anılan kısım yönünden reddeden Vergi Mahkemesi kararının bu kısmına yönelik davacı tarafından yapılan istinaf başvurusunu reddeden Bölge İdare Mahkemesi kararının anılan kısmında hukuka uyarlık görülmemiştir.
KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle;
Davacının temyiz isteminin kısmen kabulüne, kısmen reddine;
... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının dava konusu ödeme emri içeriğinde yer alan 2016/ Nisan-Haziran, Temmuz-Eylül dönemlerine ilişkin geçici vergiler üzerinden kesilen vergi ziyaı cezasının bir katı aşan kısmı ile bu kısma ilişkin gecikme faizi yönünden BOZULMASINA, diğer kısımların ONANMASINA,
Temyiz isteminde bulunan davacıdan ...-TL maktu harç alınmasına
Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesine gönderilmesine, 04/06/2025 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.