SoorglaÜcretsiz Dene

Danıştay danistay 2023/3234 E. 2025/2449 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Danıştay Kararı

Esas No

2023/3234

Karar No

2025/2449

Karar Tarihi

22 Mayıs 2025

Danıştay 9. Daire Başkanlığı 2023/3234 E. , 2025/2449 K.
"İçtihat Metni"

T.C.
D A N I Ş T A Y
DOKUZUNCU DAİRE
Esas No : 2023/3234
Karar No : 2025/2449

TEMYİZ EDENLER :1)(DAVACI) ...
VEKİLİ : Av. ...
2) (DAVALI) ... Defterdarlığı-...
VEKİLİ : Av. ...

İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, taraflarca temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: ... Limited Şirketi'nin vergi borçlarının tahsili amacıyla kanuni temsilci sıfatıyla davacı adına düzenlenen ... tarih ve ..., ..., ..., .. sayılı ödeme emirlerinin iptali istemine ilişkindir..
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; dava konusu ödeme emirleri içeriğinde yer alan bir kısım borçlar davacının şirket müdürü olarak atanmasından önceki dönemlere ilişkin olsa da asıl borçlu şirket tarafından vergi borçlarının 2011 yılında yapılandırılması nedeniyle nitelik değiştirdiğinden 2011 yılında asıl borçlu şirketin kanuni temsilcisi olduğu anlaşılan davacının ödeme emirleri içeriği bütün borçlardan sorumlu olduğu, şirketin ... Bankası A.Ş. ... Şubesinde bulunan hesabındaki 1.160,38-TL, ... Bankası A.Ş. Ankara Ostim Şubesinde bulunan hesabındaki 31,00-TL, ... A.Ş. ... Şubesinde bulunan hesabındaki 60,00-TL ve ... Bankası A.Ş. ... Şubesinde bulunan hesabındaki 65,55-TL üzerine 2009 yılında haciz tatbik edildiği, hesaplardaki paralar tahsil edilmeyip aynı hesaplardaki aynı miktarlar üzerine 2010 ve 2012 yıllarında da haciz konulduğu, yapılandırmanın iptal edilmesinden sonra asıl borçlu şirket adına yeniden ödeme emri düzenlenmeden şirketin ticaret sicil kaydının silindiğine dair ilanın 28/01/2014 tarih ve 8495 sayılı Türkiye Ticaret Sicil Gazetesinde yayımlandığı, münfesih olan şirketin ... ve ... plakalı araçları üzerine 2015 yılında haciz tatbik edildiği, 2017 ve 2019 yıllarında da söz konusu araç hacizlerinin yenilendiğinin anlaşıldığı, ödeme emirleri içeriği borçların 2011 yılında yapılandırıldığı ve sonrasında şirkete yeniden ödeme emri düzenlenmediği belirtildiğinden, yapılandırma nedeniyle yenilenen borçlar için şirket malvarlığına haciz tatbik edilebilmesi için şirkete yeniden ödeme emri gönderilmesi gerektiği, şirkete yeniden ödeme emri gönderilmeden önceki ödeme emirlerine binaen şirket malvarlığına 2011 yılından sonra konulan hacizlerin zamanaşımı süresini yeniden kesmeyeceği, bu nedenle şirkete ait banka hesaplarına 2012 yılında konulan haczin ve şirket münfesih olduktan sonra 2015,2017 ve 2019 yıllarında şirketin ... ve ... plakalı araçlarına konulan hacizlerin tahsil zaman aşımını kesmeyeceği, bu durumda 2011 yılından itibaren beş yıllık tahsil zamanaşımı süresinin son günü olan 31/12/2016 tarihine kadar asıl borçlu şirketten tahsil edilemeyen amme alacaklarının zamanaşımına uğradığı anlaşıldığından dava konusu ödeme emirlerinde hukuka uygunluk görülmediği gerekçesiyle davanın kabulüne, ödeme emirlerinin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Türk Ticaret Kanunu hükümlerine göre, şirketlerin tüzelkişilikleri, ticaret sicilinden silinmeleriyle sona erdiğinden bu tarihten sonra, adı geçen şirketin haklara sahip olması, borçlu kılınması mümkün olmadığı, tüzelkişiliğin sona ermesinden önceki dönemlerle ilgili olsa dahi, ticaret sicilinden kaydı silinen şirket adına tarh, tahakkuk, ceza kesme ve takibat işlemlerinin tesis edilemiyeceği, tesis edilen işlemlerin de, herhangi bir hukuki sonuç doğurmayacağı, borçlu şirketin ticaret sicilinden silinme tarihinden sonra uygulanan hacizlerin zamanaşımını kesmeyeceği ifade edilmek suretiyle zamanaşımı hesaplanmış ise de, Türk Ticaret Kanunu'nun geçici 7. maddesinin 4/b bendinde, "559 sayılı Kanun Hükmünde Kararname gereğince sermaye artırımında bulunmayarak münfesih olan şirketlere yapılacak ihtarda; ortaklarından, yönetici veya denetçilerden ya da müdürlerinden tebliğ tarihinden itibaren iki ay içinde tasfiye memurunun bildirilmesi, aksi takdirde, bu madde hükümlerine göre ticaret sicili kayıtlarından unvanın silineceği, şirkete ait malvarlığının unvana ilişkin kaydın silindiği tarihten itibaren on yıl sonra Hazineye intikal edeceği ve bunun kesin olduğu açıkça yazılır." hükmü öngörüldüğünden 28/01/2014 tarihinde ticaret sicilinden silinen borçlu şirket adına kayıtlı araç üzerine haciz uygulanabileceği, aracın satışa çıkarılabileceği ve satış tutarından borcun mahsup edilebileceği, bu durumda 2011 yılında yapılan yapılandırma ile kesilen ve 2012 yılından itibaren işleyen zamanaşımının 2015 yılında şirketin araçlarına haciz konulmasıyla tekrar kesildiği, 31/12/2020 tarihinde dolacak tahsil zamanaşımı süresi içinde 13/02/2020 tarihinde düzenlenerek 11/06/2020 tarihinde davacıya tebliğ edilen ödeme emrinde hukuka aykırılık görülmediği gerekçesiyle istinaf başvurusunun kabulüne, Mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI:
DAVACININ İDDİALARI: Münfesih olan şirketin araçları üzerine uygulanan haczin zamanaşımını kesmeyeceği, borçların zamanaşımına uğradığı, asıl borçlu şirketin borçlarının davacı tarafından yapılandırılmadığı iddialarıyla kararın bozulması istenilmektedir.

DAVALININ İDDİALARI: Ödeme emri içeriği borçların zaman aşımına uğramadığı, asıl borçlu şirketten tahsil edilemeyeceği anlaşılan borçlara ilişkin davacı adına düzenlenen ödeme emirlerinde hukuka aykırılık bulunmadığı iddialarıyla kararın bozulması istenilmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI: Taraflarca savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
Davacının duruşma istemi, 2577 sayılı İdari Yargılama Usul Kanunu'nun 17/2. maddesi uyarınca uygun görülmeyerek işin esasına geçildi;

İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY:
... Pazarlama Limited Şirketi'nin vergi borçlarının tahsili amacıyla kanuni temsilci sıfatıyla davacı adına düzenlenen ... tarih ve ..., ..., ..., ... sayılı ödeme emirlerinin iptali istenilmektedir.

İLGİLİ MEVZUAT:
213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun "Kanuni Temsilcilerin Ödevleri" başlıklı 10. maddesinde, tüzel kişilerle, küçüklerin ve kısıtlıların, vakıflar ve cemaatler gibi tüzel kişiliği olmayan teşekküllerin mükellef veya vergi sorumlusu olmaları halinde bunlara düşen ödevlerin kanuni temsilcileri tarafından yerine getirileceği, yukarıda yazılı olanların bu ödevleri yerine getirmemeleri yüzünden mükelleflerin veya vergi sorumlularının varlığından tamamen veya kısmen alınamayan vergi ve buna bağlı alacakların, kanuni ödevlerini yerine getirmeyenlerin varlıklarından alınacağı belirtilmiştir.
6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’un 54. maddesinde; ödeme müddeti içinde ödenmeyen amme alacağının, tahsil dairesince cebren tahsil olunacağı, 55. Maddesinde, amme alacağını vadesinde ödemeyenlere 15 gün içinde borçlarını ödemeleri veya mal bildiriminde bulunmaları lüzumunun bir ödeme emri ile tebliğ olunacağı, 58. maddesinde ise, kendisine ödeme emri tebliğ olunan şahsın, böyle bir borcu olmadığı veya kısmen ödediği veya zamanaşımına uğradığı hakkında tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde vergi mahkemesi nezdinde dava açabileceği, 62. maddesinde; borçlunun mal bildiriminde gösterilen ve tahsil dairesince tespit edilen borçlu ve üçüncü şahıslar elindeki menkul malları ile gayrimenkullerinden, alacak ve haklarından amme alacağına yetecek miktarının tahsil dairesince haczolunacağı, belirtilmiştir.
Aynı Kanun'un tahsil zamanaşımını düzenleyen 102. maddesinin 1. fıkrasında; amme alacağının, vadesinin rastladığı takvim yılını takip eden takvim yılı başından itibaren 5 yıl içinde tahsil edilmezse zamanaşımına uğrayacağı, zamanaşımının kesilmesi başlıklı 103. maddesinde; ödeme, haciz tatbiki, cebren tahsil ve takip muameleleri sonucunda yapılan her çeşit tahsilat, ödeme emri tebliği, mal bildirimi, mal edinme ve mal artmalarının bildirilmesi, bu muamelelerden herhangi birinin kefile veya yabancı şahıs ve kurumlar mümessillerine tatbiki veya bunlar tarafından yapılması, ihtilaflı amme alacaklarında kaza mercilerince bozma kararı verilmesi, amme alacağının teminata bağlanması, kaza mercilerince icranın tehirine karar verilmesi, iki amme idaresi arasında mevcut bir borç için alacaklı amme idaresi tarafından borçlu amme idaresine borcun ödenmesi için yazı ile müracaat edilmesi ve amme alacağının özel kanunlara göre ödenmek üzere müracaatta bulunulması ve/veya ödeme planına bağlanması hallerinde zamanaşımının kesileceği, kesilmenin rastladığı takvim yılını takip eden takvim yılı başından itibaren zamanaşımının yeniden işlemeye başlayacağı belirtilmiştir.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun geçici 7. maddesinin 1. fıkrasında, 01/07/2015 tarihine kadar maddede belirtilen hâlleri tespit edilen ya da bildirilen anonim ve limited şirketler ile kooperatiflerin tasfiyeleri ve ticaret sicilinden kayıtlarının silinmesi, ilgili kanunlardaki tasfiye usulüne uyulmaksızın bu madde uyarınca yapılacağı, 12. fıkrasında, altıncı fıkranın (b) bendi, dokuzuncu fıkra ve onbirinci fıkra uyarınca ticaret sicilinden unvanları silinecek şirket veya kooperatiflerin borçlarının, unvanlarının silinmesine engel teşkil etmeyeceği ancak ticaret sicilinden kaydı silinen anonim şirketler ve kooperatiflerin kanuni temsilcileri ile limited şirket ortaklarının, silinme tarihinden önceki kamu borçlarından doğan sorumluluklarının, 21/7/1953 tarihli ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun kapsamında devam edeceği, (15) numaralı fıkrasında ise, bu maddede düzenlenmeyen hususlarda ilgili kanun ve esas sözleşmelerde öngörülen usullere göre hareket edileceği, bu madde gereğince tasfiye edilmeksizin unvanı silinen şirket veya kooperatiflerin ortaya çıkabilecek malvarlığının, unvana ilişkin kaydın silindiği tarihten itibaren on yıl sonra Hazineye intikal edeceği, hazinenin bu şirket ve kooperatiflerin borçlarından sorumlu tutulmayacağı, tasfiye memurlarının sorumlulukları konusunda, özel kanunlardaki sorumluluğa ilişkin hükümler saklı kalmak kaydıyla bu Kanun veya Kooperatifler Kanunu hükümlerinin uygulanacağı, ticaret sicilinden kaydı silinen şirket veya kooperatifin alacaklıları ile hukuki menfaatleri bulunanların haklı sebeplere dayanarak silinme tarihinden itibaren beş yıl içinde mahkemeye başvurarak şirket veya kooperatifin ihyasını isteyebileceği kurala bağlanmıştır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Davalının temyiz istemi bakımından;
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 46. maddesinde; Danıştay Dava Daireleri ile İdare ve Vergi Mahkemelerinin nihai kararlarının, başka kanunlarda aksine hüküm bulunsa dahi Danıştay'da temyiz edilebileceği hükme bağlanmış ise de kanun yoluna başvuran tarafın, aleyhine kanun yoluna başvurduğu kararın bozulmasını talep etmesinde ve kararın bozulmasında korunmaya değer hukuki bir menfaatin bulunması şarttır.
Dosyanın incelenmesinden, bakılan davada, Vergi Mahkemesince davanın kabulüne karar verildiği, davalının istinaf başvurusunun ise Bölge İdare Mahkemesince kabul edilip Mahkeme kararı kaldırıldıktan sonra davanın reddine hükmedildiği, bu kararla davalı aleyhine bir durumun da meydana gelmediği anlaşıldığından bu kararı temyiz hakkı davacıya ait olup karşı taraf durumunda olan davalının bu kararla hukuki menfaatinin zedelendiğinden söz edilemez.
Bu durumda, davalı tarafından yapılan temyiz başvurusunun incelenmesine olanak bulunmamaktadır.
Davacının temyiz istemi bakımından;
Bir şirketin borçlu kılınabilmesinin ancak tüzel kişilik kazandığı tarih ile bu kişiliğin sona erdiği tarih arasındaki zaman diliminde olanaklı olduğu, Türk Ticaret Kanunu hükümlerine göre, şirketlerin tüzelkişilikleri, ticaret sicilinden silinmeleriyle sona erdiğinden bu tarihten sonra, adı geçen şirketin haklara sahip olması, borçlu kılınması mümkün olmadığı gibi bunun sonucu olarak, tüzelkişiliğin sona ermesinden önceki dönemlerle ilgili olsa dahi, ticaret sicilinden kaydı silinen şirket adına tarh, tahakkuk, ceza kesme ve takibat işlemlerinin tesis edilemiyeceği, tesis edilen işlemlerin de, herhangi bir hukuki sonuç doğurmayacağı tabiidir.
Dosyanın incelenmesinden, dava konusu ödeme emri içeriğinde yer alan borçların vade tarihlerinin 2006,2007,2010,2011 yıllarının muhtelif tarihleri olduğu, asıl borçlu şirket tarafından söz konusu borçların 6111 sayılı Kanun kapsamında yapılandırıldığı, yapılandırma şartların ihlali nedeniyle tecil dosyasının iptali üzerine asıl borçlu şirket adına yeniden ödeme emri düzenlenmediği, asıl borçlu şirketin 23/01/2014 tarihinde Türk Ticaret Kanunu'nun geçici 7. maddesi uyarınca ticaret sicilinden silindiğine ilişkin kararın 28/01/2014 tarih ve 8495 sayılı Ticaret Sicil Gazetesinde yayınlandığı, şirketin ... ve ... plakalı araçları üzerine 2009, 2015 yılında haciz uygulandığı, 2017 ve 2019 yıllarında da söz konusu araç hacizlerinin yenilendiği, şirketten tahsil edilemeyeceği anlaşılan borçlar için kanuni temsilci sıfatıyla davacı adına düzenlenen ... tarih ve ..., ..., ..., ... sayılı ödeme emirlerinin iptali istemiyle bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmıştır.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun geçici 7. maddesi uyarınca 23/01/2014 tarihinde ticaret sicilinden re'sen kaydı silinen ... Pazarlama Limited Şirketi'nin tüzel kişiliği, ticaret sicilinden silindiği tarihte sona ermiş olacağından, hukuk alemindeki varlığı ortadan kalktığı tarihten itibaren şirket adına tesis edilen işlemlerin hukuki sonuç doğurmasının mümkün olmadığı da gözetildiğinde, 2006,2007,2010,2011 vadeli borçlar için şirketin araçları üzerine 2015 yılında uygulanan hacizle zamanaşımının kesilmediği ve zamanaşımına uğrayan borçların tahsili amacıyla davacı adına düzenlenen ödeme emirlerinde hukuka uyarlık bulunmadığından aksi yönde verilen Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerekmektedir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Davalının temyiz isteminin incelenmeksizin reddine, davacının temyiz isteminin kabulüne,
2\. ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA,
3.Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesine gönderilmesine, 22/05/2025 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim