SoorglaÜcretsiz Dene

Danıştay danistay 2023/1943 E. 2025/1985 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Danıştay Kararı

Esas No

2023/1943

Karar No

2025/1985

Karar Tarihi

13 Mayıs 2025

Danıştay 9. Daire Başkanlığı 2023/1943 E. , 2025/1985 K.
"İçtihat Metni"

T.C.
D A N I Ş T A Y
DOKUZUNCU DAİRE
Esas No : 2023/1943
Karar No : 2025/1985

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Defterdarlığı-...

KARŞI TARAF (DAVACI) : ...
VEKİLİ : Av. ...

İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ...Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: ... Kimya İmalat Sanayi Ticaret Limited Şirketine ait vergi borçlarının tahsili amacıyla davacı adına kanuni temsilci sıfatıyla düzenlenen ... tarih ve ... sayılı ödeme emrinin idari para cezaları dışındaki kısımları ile ...,...,...,...,...sayılı ödeme emirlerinin iptali istemine ilişkindir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; olayda, asıl borçlu şirket hakkında yapılan takip aşamasında, şirket adına kayıtlı ve şirket fabrikasının yer aldığı belirtilen Osmaniye İli, Toprakkale İlçesi Organize Sanayi Bölgesi ... Ada ... parsele kayıtlı taşınmazın davalı idare tarafından Toprakkale Tapu Müdürlüğüne gönderilen ... tarih ve ... sayılı yazı ile haczedildiği, bahsi geçen taşınmazın 03/04/2015 tarihinde yapılan ihale sonucu satışının yapıldığı, 18/07/2017 tarihi itibariyle satışın kesinleştiği ve yapılan sıra cetvelinde idareye ödenecek meblağın 242.094,92-TL olarak belirlendiği, netice itibarı ile de 05/01/2022 tarihinde asıl borçlu şirket adına toplam 306.543,24-TL'nin şirket borçlarına mahsup edilmek üzere gönderildiği görüldüğünden asıl borçlu şirket adına tespit edilen mal varlığı hakkında gerekli işlemler tesis edilmeden, şirket adına 18/07/2017 tarihi itibarı ile yapılan alacaklılar sıra cetveline binaen ne miktarda alacak kalemi düştüğü de kesin olarak ortaya konulan alacağa rağmen, bu alacaklar tahsil edilmek veya şirket kanuni temsilcisi takip edilecek ise toplam borçtan mahsup edilmek sureti ile tahsil edilmediği veya tahsil edilmeyeceği anlaşılan borçlar tespit edilmeksizin asıl borçlu şirketin tüm borçlarına yönelik olarak davacı adına, asıl borçlu şirketin kanuni temsilcisi olduğundan bahisle ödeme emirleri düzenlenmek suretiyle takip edilmesinde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, ... tarih ve ... sayılı ödeme emrinin idari para cezaları dışındaki kısımları ile dava konusu diğer ödeme emirlerinin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi Kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Dava konusu edilen ödeme emri içeriği kamu alacakları için, asıl borçlu şirketin usulünce takip edildiği, şirket adına tespit edilen taşınmaz dışında herhangi bir mal varlığına rastlanılmaması sebebiyle şirketin borçların doğduğu tarih itibarı ile kanuni temsilcisi olan davacı adına 213 sayılı Kanun'un 10'uncu ve 6183 sayılı Kanun'un mükerrer 35'inci maddesi hükümleri uyarınca dava konusu ödeme emirlerinin düzenlenerek tebliğ edildiği, asıl borçlu şirket adına tespit edilen gayrimenkule 02/04/2013 tarihinde haciz konularak taşınmazın 18/07/2017 tarihinde icra kanalı ile satıldığı, yapılan sıra cetvelinde idareye ödenecek meblağın 242.094,92-TL olarak belirlendiği, ilgili tarih itibarıyla şirketin vergi dairesine borcunun 15.347.849,24-TL olduğu ve idareye ödenecek meblağ olan 242.094,92-TL’nin şirketin borcunun yaklaşık %1,6’sına denk geldiği, asıl borçlu şirket nezdinde usulüne uygun gerçekleştirilen takip işlemleri neticesinde bu şirketten tahsil edilemeyeceği anlaşılan borçlar için kanuni temsilci sıfatıyla davacı adına düzenlenen ödeme emirlerinde hukuka aykırılık bulunmadığı iddiasıyla kararın bozulması istenilmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NIN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Yedinci ve Dokuzuncu Dairelerince, 2575 sayılı Danıştay Kanunu'na 3619 sayılı Kanunla eklenen Ek 1. madde hükmü uyarınca birlikte yapılan toplantıda Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE:

MADDİ OLAY: ... Kimya İmalat Sanayi Ticaret Limited Şirketine ait vergi borçlarının tahsili amacıyla davacı adına kanuni temsilci sıfatıyla düzenlenen ... tarih ve ... sayılı ödeme emrinin idari para cezaları dışındaki kısımları ile ...,...,...,...,... sayılı ödeme emirlerinin iptali istenilmektedir.

İLGİLİ MEVZUAT:
213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 10. maddesinde, tüzel kişilerle küçüklerin ve kısıtlıların, vakıflar ve cemaatler gibi tüzel kişiliği olmayan teşekküllerin mükellef veya vergi sorumlusu olmaları halinde bunlara düşen ödevlerin kanuni temsilcileri tarafından yerine getirileceği, yukarıda yazılı olanların bu ödevleri yerine getirmemeleri yüzünden mükellef veya vergi sorumlularının varlığından tamamen veya kısmen alınamayan vergi ve buna bağlı alacakların, kanuni ödevleri yerine getirmeyenlerin varlıklarından alınacağı belirtilmiştir.
6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’un "Kanundaki terimler" başlıklı 3. maddesinde; Amme borçlusu veya borçlu terimi; amme alacağını ödemek mecburiyetinde olan hakiki ve hükmi şahısları ve bunların kanuni temsilci veya mirasçılarını ve vergi mükelleflerini, vergi sorumlusunu, kefili ve yabancı şahıs ve kurumlar temsilcilerini, tahsil edilemeyen amme alacağı teriminin, amme borçlusunun bu Kanun hükümlerine göre yapılan mal varlığı araştırması sonucunda haczi kabil herhangi bir mal varlığının bulunmaması, haczedilen mal varlığının satılarak paraya çevrilmesine rağmen satış bedelinin amme alacağını karşılamaması gibi nedenlerle tahsil edilemeyen amme alacaklarını; tahsil edilemeyeceği anlaşılan amme alacağı teriminin, amme borçlusunun haczedilen mal varlığına bu Kanun hükümlerine göre biçilen değerlerin amme alacağını karşılayamayacağının veya hakkında iflas kararı verilen amme borçlusundan aranılan amme alacağının iflas masasından tahsil edilemeyeceğinin anlaşılması gibi nedenlerle tahsil dairelerince yürütülen takip muamelelerinin herhangi bir aşamasında amme borçlusundan tahsil edilemeyeceği ortaya çıkan amme alacaklarını ifade ettiği belirtilmiştir.
Aynı Kanun'un 55. maddesinde, amme alacağını vadesinde ödemeyenlere, 15 gün içinde borçlarını ödemeleri veya mal bildiriminde bulunmaları lüzumunun "bir ödeme emri" ile tebliğ olunacağı; 58. maddesinde de kendisine ödeme emri tebliğ olunan şahsın, böyle bir borcu olmadığı, kısmen ödediği veya zamanaşımına uğradığını ileri sürerek 15 gün içerisinde vergi mahkemesinde dava açabileceği hüküm altına alınmıştır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Yukarıda yer verilen mevzuat hükümlerinin değerlendirilmesinden, tüzel kişiliğe sahip şirketlerin vergi borçları nedeniyle öncelikle o şirket adına tarh ve tahakkuk işlemi yapılacağı, borç ödenmediği takdirde şirket adına ödeme emri düzenleneceği ve kamu alacağının şirketten tahsil edilmesi için idarece 6183 sayılı Kanun'da sayılan tüm takip yollarının tüketileceği ve buna rağmen borç şirketten tahsil edilemezse şirket kanuni temsilcisi hakkında takip yollarına başvurulacağı sonucuna ulaşılmaktadır.
Dosyanın incelenmesinden; ... Kimya İmalat Sanayi Ticaret Ltd. Şti'nin 2008 ila 2016 yıllarının muhtelif dönemlerine ilişkin tahakkuk eden vergi borcunun ödenmemesi nedeniyle şirket adına düzenlenen ödeme emirlerinin şirkete tebliğ edildiğinden bahisle borcun ödenmemesi üzerine yapılan mal varlığı araştırmasında şirket adına kayıtlı gayrimenkule 02/04/2013 tarihinde haciz konularak taşınmazın 18/07/2017 tarihinde icra kanalı ile satıldığı, 18/07/2017 tarihi itibariyle satışın kesinleştiği ve yapılan sıra cetvelinde idareye ödenecek meblağın 242.094,92-TL olarak belirlendiği, netice itibarı ile de dava konusu ödeme emirlerinin tanzim ve tebliğinden sonra 05/01/2022 tarihinde asıl borçlu şirket adına toplam 306.543,24-TL'nin şirket borçlarına mahsup edilmek üzere vergi dairesine gönderildiği, söz konusu gayrimenkul satılsa dahi vergi borcunun karşılanamayacağının anlaşılması üzerine davacı adına kanuni temsilci sıfatıyla dava konusu ödeme emirlerinin düzenlendiği anlaşılmıştır.
Olayda, asıl borçlu şirkete ait taşınmazın 18/07/2017 tarihi itibariyle satışın kesinleştiği ve yapılan sıra cetvelinde idareye ödenecek meblağın 242.094,92-TL olarak belirlendiği, netice itibarı ile de asıl borçlu şirket adına toplam 306.543,24-TL'nin şirket borçlarına mahsup edilmek üzere vergi dairesine gönderildiği, ancak, ödeme emirlerine konu borcun ise yaklaşık 12.300.000,00-TL tutarında olduğu göz önüne alındığında, idarece borcun tahsili amacıyla gerçekleştirilen işlemler sonucunda şirketin vergi borçlarının ödenmesi için söz konusu gayrimenkulün satılması durumunda dahi kamu alacağının asıl borçlu şirketten tahsil edilemeyeceği anlaşılmıştır.
Limited şirket ortaklarının sorumluluğundan farklı olarak, kanuni temsilcilerin 213 sayılı Yasa'nın 10. maddesi kapsamında sorumluluğuna gidilebilmesi için asıl borçlu şirketin tüm mal varlığının satılarak paraya çevrilmesi ve buna ilişkin muamelelerinin sonuçlanmış olması aranmamıştır. Tahsil dairesince yapılacak tahsil işlemlerinin herhangi bir aşamasında, haczedilen ya da tespit edilen asıl borçlu şirkete ait mal varlığı değerinin, borcu karşılamayacağının anlaşılması durumunda, kanun koyucu, kanuni temsilcinin sorumluluğuna gidilebilmesi için gerekli şartları yeterli görmüştür. Bunun için ayrıca borcu karşılamayacağı anlaşılan gerek hacizli olan, gerek hacizli olmayıp tespit edilen mal varlığının cebri icra yolu ile satılıp paraya çevrilmesinin beklenilmesine de gerek duyulmamaktadır.
Bu durumda, ödeme emirleri içeriği kamu alacağının asıl borçlu şirketten tahsil edilemeyeceğinin anlaşılması karşısında, olayda davacının kanuni temsilci sıfatıyla takibi için gereken kamu alacağının asıl borçlu şirketten tahsil edilemeyeceği koşulunun oluştuğunun kabulü gerektiğinden, aksi yöndeki gerekçeyle verilen Vergi Mahkemesi kararına yönelik istinaf istemini reddeden Bölge İdare Mahkemesi kararında isabet bulunmamakta olup, Bölge İdare Mahkemesince, ödeme emri içeriği borçların usulüne uygun kesinleşip kesinleşmediği, kanuni temsilci olan davacının sorumluluğundan kaynaklanıp kaynaklanmadığı hususları ile 6183 sayılı Kanunun 58. maddesi kapsamında ileri sürülebilecek nedenler dikkate alınmak suretiyle yapılacak incelemeye göre bir karar verilmesi gerekmektedir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
Davalının temyiz isteminin kabulüne,
... Bölge İdare Mahkemesi... Vergi Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA,
Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesine gönderilmesine, 13/05/2025 tarihinde kesin olarak oyçokluğuyla karar verildi.


(XXX) KARŞI OY :

Dayandığı hukuki ve kanuni nedenlerle gerekçesi yukarıda açıklanmış bulunan bölge idare mahkemesi kararı, aynı gerekçe ve nedenlerle uygun görülmüş olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar sözü geçen kararın bozulmasını sağlayacak durumda bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ve kararın onanması gerektiği oyu ile, karara katılmıyoruz.




10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim