Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Danıştay Kararı
2025/932
2025/6686
11 Eylül 2025
"İçtihat Metni"
T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2025/932
Karar No : 2025/6686
TEMYİZ İSTEMİNDE BULUNAN (DAVALI) : ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : ... İnşaat Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... gün ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: İzmir Büyükşehir Belediyesi Ulaşım Koordinasyon Merkezi (UKOME) 'nin 04/09/2020 tarih ve 2020/397 sayılı kararı uyarınca 400 adet "S" plakanın açık ihale ile dağıtımına dair ihalede ... plakasını almaya hak kazanan davacı şirket tarafından, davalı idarece gerçekleştirilen ihalenin Danıştay kararı ile iptali sonrasında "plakanın boşa çıkarılması ve noterden alınacak ARTES işlem sonuç belgesinin hak sahipleri tarafından teslim edilmesine" yönelik 08/03/2023 tarih ve 2023/55 sayılı UKOME kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; davacının … tarih ve … sayılı İzmir Büyükşehir Belediyesi Encümen kararı doğrultusunda yapılan ihaleyle plaka, ticari taşıt tahsis belgesi ve çalışma izin belgesi almaya hak kazandıkları, ancak bu belgelere dayanak teşkil eden encümen kararının Danıştay kararı ile iptal edildiği, bunun üzerine sözü edilen encümen kararı öncesine dönülmesinin sağlanması hususunda bağlı yetki içerisinde olan davalı idarece, hukuki dayanağını/varlığını yitirmiş olan ve davacı adına düzenlenen ticari taşıt tahsis ve çalışma izin belgelerinin iptal edilmesinin yasal zorunluluk olduğu, dava konusu işlemin ise belirtilen hukuki nedenlerle davacıya ait ticari taşıt tahsis ve çalışma izin belgelerinin iptalinden ve bu kapsamda diğer bazı usuli işlemlerin gerçekleştirilmesinin istenilmesinden ibaret olduğu hususları birlikte göz önünde bulundurulduğunda, tesis edilen dava konusu işlemde hukuka aykırılık görülmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; uyuşmazlığın özünü teşkil eden 08/03/2023 tarih ve 2023/55 sayılı UKOME kararının, yine aynı UKOME tarafından alınan 18/07/2024 tarih ve 2024/500 sayılı yeni bir karar ile iptal edildiği, bu haliyle bakılan işbu uyuşmazlığın konusunun kalmadığı anlaşıldığından, davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun kabulüne, ... İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının kaldırılmasına, davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, S plaka satışı yapılmasına dair encümen ihalesinin Danıştay 13. Dairesi kararı ile iptal edilmesi üzerine, yargı kararını uygun işlem tesis etmek üzere dava konusu UKOME kararının alındığı, bu karar ile ihale sürecinden önceki duruma dönüşün sağlanması için ihale şartnamesi kapsamında düzenlenen "ticari taşıt tahsis belgesi" ve "çalışma izin belgesinin (ruhsat)" iptal edilmesine ve bu doğrultuda İBŞB Toplu Ulaşım Hizmetleri Şube Müdürlüğünce plakaların boş çıkarılarak noterden alınacak "Artes İşlem Sonuç Belgesin"nin teslim edilmesinin istendiği, yargı kararlarının uygulanması noktasında idarelerin takdir yetkisinin bulunmadığı, davacının maddi taleplerini adli yargı süreci ile ortaya koyabileceği, nitekim bu konuda adli yargıda görülen davaların derdest olduğu, Bölge İdare Mahkemesinin konu hakkında farklı kararları olduğu, aleyhlerine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından, savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usule ve hukuka uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Dava; İzmir Büyükşehir Belediyesi sınırları içerisindeki "S" plakalı araç sayısının 400.000,00-TL muhammen bedel ile ilk etapta 400 adet artırılmasının 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu'nun 45. maddesi gereğince açık teklif usulü ile ihale edilerek yaptırılmasına ilişkin … tarih ve … sayılı İzmir Büyükşehir Belediyesi Encümen kararının iptali istemiyle ... İdare Mahkemesi nezdinde açılan davada, davanın reddi yolunda verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istemiyle yapılan başvuru üzerine Danıştay Onüçüncü Dairesi'nin 21/11/2022 tarih ve E:2022/1828 K:2022/4296 sayılı kararıyla "büyükşehir belediyesi sınırları içerisindeki "S" plakalı araç sayısının 400 adet artırılmasına ihtiyaç bulunduğuna ilişkin kararı alma yetkisi UKOME'ye ait olmakla birlikte bu ihtiyacın bizzat belediye tarafından mı karşılanacağı yoksa üçüncü kişilere mi gördürüleceği konusunda karar alma yetkisinin büyükşehir belediye meclisine ait olduğu dikkate alındığında, dava konusu ihaleye ilişkin olarak İzmir Büyükşehir Belediye Meclisi'nce herhangi bir karar alınmaksızın tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı" gerekçesiyle, temyiz isteminin kabulüne, idare mahkemesi kararının kaldırılmasına ve dava konusu işlemin iptaline karar verilmesi üzerine, anılan bozma karının uygulanmasına ilişkin olduğundan bahisle, "Ticari Taşıt Tahsis Belgesi" ve "Çalışma İzin Belgesinin" iptal edilmesine ve bu doğrultuda, Toplu Ulaşım Hizmetleri Şube Müdürlüğünce plakaların boşa çıkarılarak Noterden alınacak "Artes İşlem Sonuç Belgesi"nin teslim edilmesine ilişkin gerekli bildirimlerin yapılması yolunda alınan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanlığı Ulaşım Koordinasyon Merkezinin 08/03/2023 tarih, 2023/55 sayılı kararının iptali istemi ile açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 2. maddesi; "Türkiye Cumhuriyeti, toplumun huzuru, milli dayanışma ve adalet anlayışı içinde, insan haklarına saygılı, Atatürk milliyetçiliğine bağlı, başlangıçta belirtilen temel ilkelere dayanan, demokratik, laik ve sosyal bir hukuk Devletidir.", 11. maddesi; "Anayasa hükümleri, yasama, yürütme ve yargı organlarını, idare makamlarını ve diğer kuruluş ve kişileri bağlayan temel hukuk kurallarıdır. Kanunlar Anayasaya aykırı olamaz.", 138. maddesinin son fıkrası; Yasama ve yürütme organları ile idare, mahkeme kararlarına uymak zorundadır; bu organlar ve idare, mahkeme kararlarını hiçbir suretle değiştiremez ve bunların yerine getirilmesini geciktiremez." hükümlerini haizdir.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 28. maddesinin 1. fıkrasında; "Danıştay, bölge idare mahkemeleri, idare ve vergi mahkemelerinin esasa ve yürütmenin durdurulmasına ilişkin kararlarının icaplarına göre idare, gecikmeksizin işlem tesis etmeye veya eylemde bulunmaya mecburdur. Bu süre hiçbir şekilde kararın idareye tebliğinden başlayarak otuz günü geçemez." düzenlemesi yer almaktadır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Hukuk devleti ilkesinin olağan bir sonucu olarak idari işlemlerin yargısal denetiminin yapılabilmesi gerekmekte olup, idarenin yargısal denetimi ancak idari yargı mercilerince verilen kararların, fiilî ve hukukî imkansızlık dışında gecikmeksizin yerine getirilmesi ile mümkün olacaktır.
Yukarıda yer verilen emredici hukuk kurallarına göre, idarelerin yargı kararlarını gecikmeksizin uygulaması yasal bir zorunluluk olup, idarenin yargı kararlarına uyması ve bu kararların gereklerine göre işlem tesis etmesi ya da eylemde bulunmak zorunda olması aynı zamanda hukuk devleti olmanın da bir gereğidir. Anayasa'nın 2. maddesinde yer alan "hukuk devleti" ilkesi uyarınca idarenin mahkeme kararlarını "aynen" ve "gecikmeksizin" uygulamaktan başka bir seçeneği bulunmamaktadır. Anayasa'nın 138. maddesinde belirtilen yargı kararlarının uygulanması zorunluluğunu, kararların hiç uygulanmaması hâline özgü olarak değerlendirmekten ziyade, kararların tam olarak yerine getirilmesini sağlamaya yönelik olarak değerlendirmek gerekir. Zira bir hukuk devletinde yargı kararlarının uygulanmamasından söz edilmesi mümkün olmadığı gibi, yargı kararlarının uygulanmasının zorunlu olduğunun belirtilmesine de gerek bulunmamaktadır. Bu nedenle, Anayasa hükmünde yer alan kararların "değiştirilemeyeceği" ifadesi, kararın şeklen değil gerekçesi uygun olarak yerine getirilmesini, "geciktirilemeyeceği" yolundaki ifade ise, uygulamanın belirli bir süre içinde yapılması gerektiğini belirtme amacını taşımaktadır.
Aktarılan mevzuat uyarınca, idareler iptal kararının amaç ve kapsamına göre yeni bir işlem yapmak ve iptal edilen işlemden doğan sonuçları ortadan kaldırmak ve önceki hukukî durumun geçerliliğini sağlamakla görevlidir. Başka bir deyişle, yargı kararlarının uygulanması bakımından idare ''bağlı yetki'' içerisinde bulunmakta olup, 2577 sayılı Kanun'un 28. maddesinde öngörülen süre içerisinde Mahkeme kararlarının yerine getirilmemesi durumunda, idarenin sorumluluğunun ortaya çıkacağı da kuşkusuzdur.
Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ile her ne kadar uyuşmazlığın özünü teşkil eden 08/03/2023 tarih ve 2023/55 sayılı UKOME kararının, yine aynı UKOME tarafından alınan 18/07/2024 tarih ve 2024/500 sayılı yeni bir karar ile iptal edildiği, bu haliyle bakılan işbu uyuşmazlığın konusunun kalmadığı anlaşıldığından, davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş ise de dava konusu işlemin, İzmir Büyükşehir Belediyesi sınırları içerisindeki "S" plakalı araç sayısının 400.000,00-TL muhammen bedel ile ilk etapta 400 adet artırılmasının 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu'nun 45. maddesi gereğince açık teklif usulü ile ihale edilerek yaptırılmasına ilişkin … tarih ve … sayılı İzmir Büyükşehir Belediyesi Encümen kararının Danıştay Onüçüncü Dairesinin 21/11/2022 tarih ve E:2022/1828, K:2022/4296 sayılı kararıyla iptali üzerine, yargı kararının uygulanması amacıyla tesis edildiği anlaşılmakta olup, idarenin, yargı kararının uygulanması için gereken süreden çok sonra, 18/07/2024 tarih ve 2024/500 sayılı yeni bir karar ile dava konusu işlemi iptal etmek suretiyle yargı kararının gereğini uygulama niteliğindeki iş veya işlemlerinin dava konusu işlemi hukuki denetimden yoksun bırakamayacağı ortadadır.
Bu itibarla, istinaf isteminin kabulüne, davanın reddi yönündeki ... İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının kaldırılmasına, davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına ilişkin temyize konu Bölge Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1\. 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesine uygun bulunan temyiz isteminin kabulüne,
2\. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA,
3\. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın yukarıda belirtilen Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesine,
4\. Kesin olarak, 11/09/2025 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi.
KARŞI OY :
(X)- Bölge İdare Mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkün olup, temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olduğundan ve temyiz dilekçesinde ileri sürülen temyiz nedenler anılan kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığından, temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği görüşüyle aksi yöndeki çoğunluk kararına katılmıyoruz.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.