Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Danıştay Kararı
2025/743
2025/466
6 Şubat 2025
"İçtihat Metni"
T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2025/743
Karar No : 2025/466
TEMYİZ İSTEMİNDE BULUNAN (DAVALI) : ...Başkanlığı
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ...
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulmasının istenilmesi üzerine Dairemizce verilen 10/11/2021 tarih, E:2021/6728, K:2021/5216 sayılı kesin karara yönelik yapılan bireysel başvuru sonrası Anayasa Mahkemesince verilen ... tarih ve ... başvuru numaralı kararla hükmedilen hak ihlalinin sonuçlarının ortadan kaldırılması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Nevşehir Hacı Bektaş Veli Üniversitesinde öğretim üyesi olarak görev yapmış olan davacı tarafından, 2008 yılı Mart Dönemi Üniversitelerarası Kurul Yabancı Dil Sınavı (ÜDS) sonucunun hayatın olağan akışına uygun olmadığından bahisle 6114 sayılı Kanun'un 9/8 maddesi uyarınca çağrıldığı eşdeğer sınava katılmaması nedeniyle 2008 yılı Mart Dönemi Üniversitelerarası Kurul Yabancı Dil Sınavı (ÜDS) sonucunun geçersiz sayılmasına ilişkin ÖSYM Yönetim Kurulunun ... tarih ve ... sayılı işleminin iptaline karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:... K:... sayılı kararda; davacının 2008 yılı Mart Dönemi ÜDS sonucunun hayatın olağan akışına uygun olmadığından bahisle eşdeğer sınava çağrılmasına ilişkin işlemin iptali istemiyle açılan davada, ... İdare Mahkemesince verilen ... gün ve E:..., K:... sayılı iptal kararının temyiz incelemesinde Danıştay Sekizinci Dairesi'nin 04/07/2019 tarih ve E:2019/5546, K:2019/6639 sayılı kararı ile kaldırılarak davanın reddine karar verildiği, davacının eşdeğer sınava çağrıldığı halde 12.05.2018 tarihinde yapılan e-YDS 2018/05 sınavına sağlık mazereti bildirerek katılmadığı, tekrar çağrıldığı 27.09.2020 tarihinde yapılan 2020 e-YDS-1 sınavına da katılmadığıının görüldüğü, uyuşmazlıkta, her ne kadar davacının eşdeğer sınava çağrılmasına tekrar karar verilmesi üzerine 27.09.2020 tarihinde yapılan 2020 e-YDS-1 sınavına katılmadığı sabit ise de dosyanın incelenmesinden, 27.09.2020 tarihinde göğüs ağrısı şikayeti ile Özel Lokman Hekim Hastanesine başvurduğu, 30.09.2020 tarihli dilekçesi ile sınava rahatsızlığı nedeniyle giremediğini davalı idareye bildirerek tedavi gördüğüne dair belgeyi dilekçe ekinde sunduğunun görüldüğü, bu durumda, davacının sınava katılmamasının ardından davalı idareye sağlık sorunları nedeniyle sınava katılamadığını bildirdiği dikkate alındığında, sınava katılmamasının hukuken geçerli sayılabilecek bir sebebe dayanıp dayanmadığı hususu incelenmeksizin sırf eşdeğer sınava katılmadığından bahisle 2008 ÜDS Mart Dönemi sınav sonucunun geçersiz sayılmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka uyarlık görülmediği gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Danıştay Sekizinci Dairesi Kararının özeti: Dairemizin 10.11.2021 tarih ve E:2021/6728, K:2021/5216 sayılı kararında, davacının eşdeğer sınava çağrılması üzerine tercih ettiği 12.05.2018 tarihli e-YDS 2018/5 sınavına; 11.05.2018-14.05.2018 tarihleri arasında Üroloji polikliniğinde tedavi görmesi nedeniyle katılamadığı; eşdeğer sınava çağrılmasına ilişkin işlemin iptali istemiyle açtığı davada işlemin iptali yönünde verilen İdare Mahkemesi kararının temyizen incelenmesi üzerine Dairemizin 04.07.2019 tarih ve E:2019/5546 K:2019/6639 sayılı kararı ile iptal kararının kaldırılmasına ve davanın reddine kesin olarak karar verilmesi üzerine eşdeğer sınav işlemleri yeniden başlatılarak 18.09.2019 tarihli yazı ile davacının eşdeğer sınava davet edildiği, davacının 01.12.2019 tarihinde yapılacak olan YDS sınavını tercih etmesine karşın 30.11.2019-01.12.2019 tarihleri arasında göğüs ağrısı şikayeti ile başvurduğu Ankara Yıldırım Beyazıt Eğitim Araştırma Hastanesinde tedavi görmesi sebebiyle anılan sınava katılmadığı; bunun üzerine 10.12.2019 tarihli Yönetim Kurulu kararı ile yeni bir sınav tarihinin belirlendiği, ancak 12.04.2020 tarihinde yapılacak olan 2020 e-YDS-1 sınavının pandemi sebebiyle ertelenmesi üzerine 27.09.2020 tarihinde yapılan sınava davacının bu defa aynı tarihte göğüs ağrısı şikayetiyle Özel Lokman Hekim Hastanesi acil servisine başvurması sebebiyle katılmadığı, 30.09.2020 tarihli dilekçesi ile belirtilen tarihte tedavi gördüğünü belirtir hasta muayene formunu davalı idareye sunduğunun anlaşıldığı, davacının 2008 ÜDS Mart Dönemi sınav sonucunun davalı idarece olağandışı bulunması üzerine 6114 sayılı Kanun'un 9/8 maddesinin idareye verdiği yetki kapsamında toplamda üç kez eşdeğer sınava çağrılmasına karşın özellikle sınav tarihlerine denk gelen dönemlerde davacının tekrarlayan bir şekilde sağlık mazereti sunduğu görülmekte olup, 12.05.2018 ve 01.12.2019 tarihlerinde yapılan eşdeğer sınavlarda davacının sunduğu mazeretin davalı idarece kabul edilmesine ve yeni sınav tarihi belirlenmesine karşın üçüncü kez belirlenen 27.09.2020 tarihinde yapılan sınava da benzer sebeplerle katılmadığının anlaşıldığı, buna göre, 6114 sayılı Kanun'un 9/8 maddesi ile adayın eşdeğer sınava tabi tutularak olağandışılık tespiti yapılan sınava yönelik şüphenin ortadan kaldırılması amaçlandığından, daha önce bir çok defa idarece mazereti kabul edilmesine ve yeni sınav tarihi belirlenmesine karşın, benzer sebeple sınava katılmadığı görülen davacının bu mazeretinin haklı bir mazeret olarak kabulüne olanak bulunmadığı gibi sınav tarihlerine denk gelecek şekilde sağlık mazereti sunmasının eşdeğer sınava girme yükümlülüğünü de ortadan kaldırmayacağının açık olduğu, bu durumda, temyiz incelemesinin yapıldığı tarih itibarıyla da eşdeğer sınav sonucunu dosyaya sunamayan davacının olağan dışı görülen 2008 ÜDS Mart Dönemi sınav sonucunun geçersiz sayılmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmiştir.
Davacı, hükmün kesinleşmesini müteakip Anayasa Mahkemesine bireysel başvuruda bulunmuş, Anayasa Mahkemesinin ... tarih ve ... başvuru numaralı kararı ile başvurucunun Anayasa'nın 36. maddesinde güvence altına alınan adil yargılanma hakkı kapsamındaki gerekçeli karar hakkının ihlal edildiğine karar verilmiştir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacının yıllar önce aldığı yabancı dil sınav sonucu hakkında hiçbir somut tespit bulunmamasına karşın eşdeğer sınava çağrıldığı, bu sınava katılmadığından bahisle de sınav sonucunun geçersiz sayıldığı, sınav tarihinde davacının rahatsız olduğu, buna ilişkin hastane kayıtlarının davalı idarenin bilgisine sunulduğu, öte yandan FETÖ/PDY ile ilgili olarak hakkında herhangi bir soruşturmanın yürütülmediğine dair Elazığ, Nevşehir ve Ankara Cumhuriyet Başsavcılıklarından alınmış resmi yazıların bulunduğu, temyize konu kararın onanması gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Anayasa Mahkemesinin ... tarih ve ... başvuru numaralı kararı ile başvurucunun Anayasanın 36. maddesinde güvence altına alınan adil yargılanma hakkı kapsamındaki gerekçeli karar hakkının ihlal edildiğine karar verildiği, söz konusu ihlalin sonuçlarının ortadan kaldırılması amacıyla yeniden yargılama yapılmak üzere dosyanın Dairemize gönderildiği anlaşılmakta olup Anayasa Mahkemesini ihlal kararı vermeye yönelten sebepleri dikkate almak suretiyle İdare Mahkemesi kararının belirtilen gerekçe ile onanmasına karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Hüküm veren Danıştay Sekizinci Dairesince, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 20/B maddesi uyarınca işin gereği görüşüldü:
HUKUKİ SÜREÇ :
Bir ihbar mektubunda davacının yabancı dil sınav sonuçlarında şaibeli artış bulunduğu iddiası üzerine, konu hakkında inceleme başlatan davalı İdare İhbar Değerlendirme Komisyonunca hazırlanan 2018/3 sayılı rapor görüşülerek, ihbarda adı geçen davacının girmiş olduğu toplam 10 yabancı dil sınavından son 9 sınav ortalamasının 33,3 olduğu, bu sınavlar arasında şüpheli bulunan sınav sonucu hariç en yüksek puanın 38,75 olduğu, 2008 ÜDS Mart Dönemi sınavından bir dönem önce yapılan 2007 Ekim Dönemi ÜDS sınavından 22,5 puan almış iken, sadece bir dönem sonra 2008 Mart Dönemi ÜDS sınavında puanını 86,25'e çıkarmış olmasının hayatın olağan akışına uygun olmadığı değerlendirilerek, 07.02.2018 tarih ve 2018/06 sayılı ÖSYM Yönetim Kurulu kararı ile 2018 Mart, Nisan veya Mayıs aylarında yapılacak herhangi bir e-YDS sınavına veya Nisan ayında yapılacak 2018 YDS İlkbahar Dönemi sınavına eşdeğer sınav hükmünde olmak üzere çağrılmasına karar verildiği, bu işlemin ÖSYM Sınav Hizmetleri Daire Başkanlığının ... tarih ve E... sayılı yazısı ile davacıya bildirildiği, davacının 12.05.2018 tarihinde yapılacak e-YDS 2018/5 sınavını tercih ettiği, ancak sağlık mazereti sebebiyle anılan sınava katılmadığı, bunun üzerine ÖSYM Yönetim Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararı ile davacının Haziran, Temmuz aylarında yapılacak herhangi bir e-YDS sınavına veya Eylül ayında yapılacak YDS Sonbahar Dönemi sınavına eşdeğer hükmünde olmak üzere çağrılmasına karar verildiği, davacının 09.09.2018 tarihli YDS Sonbahar Dönemi sınavına katılma talebinde bulunduğu, bu arada davacının eşdeğer sınava çağrılmasına yönelik tesis edilen ilk işleme karşı açılan davada ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:... K:... sayılı kararı ile dava konusu işlemin iptaline karar verildiği, kararın temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 04.07.2019 tarih ve E:2019/5546 K:2019/6639 sayılı kararı ile iptal kararının kaldırılmasına ve davanın reddine kesin olarak karar verildiği, bunun üzerine eşdeğer sınav işlemleri yeniden başlatılarak 18.09.2019 tarihli yazı ile davacının eşdeğer sınava davet edildiği, davacının 01.12.2019 tarihinde yapılacak olan YDS'ye katılma talebinde bulunduğu, ancak belirtilen sınava da sağlık mazereti sebebiyle katılmadığı, bunun üzerine davacının ... tarih ve ... sayılı Yönetim Kurulu kararı ile tekrar eşdeğer sınava çağrıldığı, 12.04.2020 tarihinde yapılacak olan 2020 e-YDS-1 sınavının bu defa pandemi sebebiyle ertelendiği, 27.09.2020 tarihinde yapılan sınava davacının katılım sağlamaması sebebiyle olağan dışı bulunan 2008 yılı Mart Dönemi ÜDS sınavının geçersiz sayılması üzerine bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmıştır.
İNCELEME VE GEREKÇE :
İlgili Mevzuat:
6114 sayılı Ölçme Seçme ve Yerleştirme Merkezi Hizmetleri Hakkında Kanun'un "Sınav güvenliği" başlıklı 9. maddesinin 09.12.2016 tarih ve 29913 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6764 sayılı Kanun'un 71. maddesi ile eklenen 8. fıkrasında, "Sınavlardan sonra incelenen sınav belgelerinde, elektronik kayıtlarda veya yapılan analizlerde olağandışı bulgulara rastlanması halinde adaylar, maliyeti Başkanlık tarafından karşılanmak üzere Yönetim Kurulu kararı ile eşdeğer sınava çağrılabilir. Adayın sınavının geçerli sayılıp sayılmayacağına eşdeğer sınav sonuçlarına bakılarak Yönetim Kurulu tarafından karar verilir. Çağrıya rağmen eşdeğer sınava katılmayan adayın sınavı geçersiz sayılır." hükmüne yer verilmiş; Bakanlıklara Bağlı, İlgili, İlişkili Kurum ve Kuruluşlar ile Diğer Kurum ve Kuruluşların Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nin "Başkan, Başkan yardımcıları ve Yönetim Kurulu" başlıklı 348. maddesinin 6. fıkrasının (d) bendinde ise, "Gerekli hâllerde sınavların kısmen veya tamamen iptaline, ertelenmesine, adayların eşdeğer sınavlara alınmasına veya aday işlemlerinin geçersiz sayılmasına ve sorumlular hakkında gerekli işlemlerin başlatılmasına karar vermek", Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi Yönetim Kurulunun görevleri arasında sayılmıştır.
Öte yandan 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un "Kararlar" başlıklı 50. maddesinin birinci fıkrasında; "Esas inceleme sonunda, başvurucunun hakkının ihlal edildiğine ya da edilmediğine karar verilir. İhlal kararı verilmesi halinde ihlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılması için yapılması gerekenlere hükmedilir. Ancak yerindelik denetimi yapılamaz, idari eylem ve işlem niteliğinde karar verilemez."; ikinci fıkrasında, "Tespit edilen ihlal bir mahkeme kararından kaynaklanmışsa, ihlali ve sonuçlarını ortadan kaldırmak için yeniden yargılama yapmak üzere dosya ilgili mahkemeye gönderilir. Yeniden yargılama yapılmasında hukuki yarar bulunmayan hallerde başvurucu lehine tazminata hükmedilebilir veya genel mahkemelerde dava açılması yolu gösterilebilir. Yeniden yargılama yapmakla yükümlü mahkeme, Anayasa Mahkemesinin ihlal kararında açıkladığı ihlali ve sonuçlarını ortadan kaldıracak şekilde mümkünse dosya üzerinden karar verir." hükmü yer almıştır.
Anayasa Mahkemesi İçtüzüğünün "İhlal kararı ve ihlalin giderilmesi" başlıklı 79. maddesinin birinci fıkrasında; "Bölüm, ihlalin bir mahkeme kararından kaynaklandığını tespit ederse; a) İhlali ve sonuçlarını ortadan kaldırmak için yeniden yargılama yapmak üzere dosyayı ilgili mahkemeye gönderir. İlgili mahkeme, Bölümün ihlal kararında açıkladığı ihlali ve sonuçlarını ortadan kaldıracak şekilde yeniden yargılama yapar ve mümkünse dosya üzerinden ivedilikle karar verir. (...)"; ikinci fıkrasında ise; "Bölüm kararında, gerekli görüldüğü takdirde Kanunun 50 nci maddesinin birinci fıkrası doğrultusunda ihlalin ve sonuçlarının hangi şekilde ortadan kaldırılabileceği hususunda yapılması gerekenler belirtilir." hükmüne yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Anayasa Mahkemesince verilen ... tarih ve ... başvuru numaralı ... Başvurusu (2) kararında; Anayasa Mahkemesinin ... kararındaki tespitler çerçevesinde Dairenin bir değerlendirme yaparak neticeye varması gerektiğine işaret edilmiştir.
Davacının eşdeğer sınava çağrılmasına ilişkin işleme karşı açtığı ve İdare Mahkemesince verilen iptal kararının temyizi üzerine Dairemizin kaldırma-ret kararı ile sonuçlanan yargısal süreçte, davacının bireysel başvurusu üzerine Anayasa Mahkemesinin ... tarih ve ... başvuru numaralı ... kararında, başvurucunun gerekçeli karar hakkının ihlaline karar verilmiştir.
Anılan kararda; çeşitli güvenlik tedbirleri çerçevesinde gerçekleştirilmiş, geçerliliği uzun yıllar boyunca tüm kamusal makamlarca kabul edilmiş ve kişilere akademik yeterlilik elde etmeleri noktasında önemli hak veya menfaatler sağlamış bir sınavla ilgili olarak kişinin şüpheli sonuçlar elde ettiği yönünde ortaya atılan iddianın ciddi bir şüpheye yol açıp açmadığı hususunun tartışılmadığının altı çizilmiş, 6114 sayılı Kanun'da öngörülen olağan dışı bulgulara rastlanması kriterinin sağlanması için basit ve soyut bir şüphenin yeterli olmadığı, başvurucunun sınavda usulsüzlük yaptığının, yapılan bir usulsüzlüğe ortak olduğunun veya sonuçlarından faydalandığı bir usulsüzlüğün yapılmasına göz yumduğuna ilişkin bulgunun somut olarak ortaya konulması gerektiği ifade edilmiştir. Kararda ayrıca başvurucuya sınavda usulsüzlük yaptığına ilişkin açık bir suçlamada bulunulmadığı ve başvurucunun ilgili artışla alakalı açıklamalarının tümüyle anlamsız veya görülmemiş bir durum olarak değerlendirilmesinin de mümkün olmadığı, dolayısıyla eşdeğer sınava çağrılma için kanun tarafından aranan olağan dışı bulgulara rastlanması kriterinin -özellikle sınavın üzerinden geçen süre dikkate alındığında- karşılanmış olduğunun söylenemeyeceği vurgulanmıştır. Sonuç olarak Anayasa Mahkemesi gerek ÖSYM'nin gerekse Dairenin başvurucunun eşdeğer sınava çağrılması ile ilgili olarak girdiği sınavların ortalaması ve son iki sınavı arasındaki puan farkı dışında başka hiçbir tespitte bulunmadığını ve bu tespitin kanun tarafından aranan olağan dışı bulgu kriterini karşılamaya yeterli olup olmadığının tartışılmadığını değerlendirmiştir. Dolayısıyla başvurucunun davanın sonucuna ilişkin temel iddialarının karşılanmadığına karar vermiştir.
Buna göre; başvurucunun adil yargılanma hakkı kapsamındaki gerekçeli karar hakkının ihlal edildiğine dair Anayasa Mahkemesince yapılan tespit, Dairemizin 10/11/2021 tarih, E:2021/6728, K:2021/5216 sayılı kararından kaynaklandığından 6216 sayılı Kanun'un 50. maddesi ile Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü'nün yukarıda yer verilen hükmü gereği Dairemizin söz konusu kararının kaldırılarak, ihlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılması gerekmektedir.
Davaya konu olayda, davacının eşdeğer sınava çağrılmasına ilişkin ÖSYM Yönetim Kurulunun ... tarih ve ... sayılı işlemine bakıldığında, davalı idarece ihbar başvurusu ve sınavlardan alınan puanların kıyaslanması haricinde 2008 yılı ÜDS Mart Dönemi sınavının şaibeli bulunması ile ilgili başkaca herhangi bir somut gerekçe sunulmadığı, davacının sınav sorularını önceden ele geçirdiği veya kopya çektiği ya da sınavın tümü ile ilgili soruların önceden alındığı, toplu kopya çekildiği vs. gibi herhangi bir durumun bu sınav bakımından mevcut olmamasına rağmen sadece davacının daha önceden girdiği sınavlarda aldığı notlar kıyaslanarak eşdeğer sınava çağırma işleminin tesis edildiği anlaşılmaktadır.
Nitekim Anayasa Mahkemesinin ... tarih ve ... başvuru numaralı ... kararında yer verilen tespitler doğrultusunda Dairemizin 12.09.2023 tarih ve E:2023/4014 K:2023/3736 sayılı kararı ile Anayasa Mahkemesini ihlal kararı vermeye yönelten sebepleri ortadan kaldırmaya yeter derecede açık ve makul gerekçe içerdiği gerekçesiyle Dairemizin 04.07.2019 tarih ve E:2019/5546 K:2019/6639 sayılı kararının kaldırılmasına, ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı iptal kararının onanmasına karar verilmiştir.
Buna göre, eşdeğer sınava çağrılması hukuka aykırı bulunarak iptal edilen davacı hakkında anılan çağrıya -sınav tarihlerini kapsayacak şekilde ve tekrarlayan tarzda sağlık mazereti sunulmak suretiyle- uymayarak eşdeğer sınava katılmadığından bahisle davacının 2008 ÜDS Mart Dönemi sınav sonucunun geçersiz sayılmasına ilişkin işlemde de hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmaktadır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1\. Dairemizin 10.11.2021 tarih ve E:2021/6728, K:2021/5216 sayılı kararının KALDIRILMASINA,
2\. Davalı idarenin temyiz isteminin kabulüne,
3\. ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının yukarıda belirtilen gerekçe ile ONANMASINA,
4\. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam ... TL yargılama giderinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine,
5\. Artan posta avansının taraflara iadesine,
6\. 2577 sayılı Kanunun 20/B maddesi uyarınca kesin olarak, 06/02/2025 tarihinde kesin olarak oybirliği ile karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.