SoorglaÜcretsiz Dene

Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Danıştay Kararı

Esas No

2025/505

Karar No

2025/1378

Karar Tarihi

25 Şubat 2025

Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2025/505 E. , 2025/1378 K.
"İçtihat Metni"

T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2025/505
Karar No : 2025/1378

Temyiz İsteminde Bulunan (Davalı) : ... Bakanlığı
Vekili : Av. ...

Karşı Taraf (Davacı) : ...
Vekili : Av. ...

İstemin Özeti: 667 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile kapatılan Özel ... Samanyolu Ümit İlköğretim Okulunda öğretmen olarak görev yapmakta iken çalışma izni iptal edilen davacı tarafından, ceza yargılaması neticesinde hakkında verilen beraat kararına istinaden çalışma izninin geri verilmesi istemiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve E... sayılı işlemin iptali ve anılan işlem nedeniyle uğranıldığı ileri sürülen maddi zararın tazmini istemiyle açılan davada; davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun açıklama eklenerek reddine dair ... Bölge İdare Mahkemesi ...İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının Danıştay Sekizinci Dairesinin 27/12/2023 tarih ve E:2021/5029, K:2023/7935 sayılı kararı ile bozulması üzerine, bozma kararına uyularak verilen istinaf başvurusunun kabulü ile Mahkeme kararının kaldırılarak dava konusu işlemin iptaline dair ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının hukuka aykırı olduğu öne sürülerek, 2577 sayılı Kanunun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

Savunmanın Özeti: Savunma verilmemiştir.

Danıştay Tetkik Hakimi : ...
Düşüncesi: Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Dava; 667 sayılı Kanun Hükmünde Kararname (KHK) uyarınca kapatılan okulda öğretmen olarak görev yapan davacının, ceza yargılaması neticesinde hakkında verilen beraat kararına istinaden çalışma izninin geri verilmesi istemiyle yaptığı başvurunun reddine ilişkin işlem ile bu işlem nedeniyle uğranıldığı ileri sürülen maddi zararın tazminine karar verilmesi istemiyle açılmıştır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Temyize konu istinaf kararının dava konusu işlemin iptaline ilişkin kısmı yönünden incelenmesi;
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Temyize konu istinaf kararının dava konusu işlem nedeniyle uğranıldığı ileri sürülen maddi zararın ödenmesi istemi yönünden incelenmesi;
Davacının çalışamamaktan kaynaklanan zararlarının tazmini isteminin hukuka uygunluğu değerlendirilirken; dava konusu işlemin davacının çalıştığı kurumdaki çalışma izninin iptal edilmesi ve bir daha özel öğretim kurumlarında görev verilmemesi şeklinde iki yönünün olduğu kabul edilmelidir.
5580 sayılı Özel Öğretim Kurumları Kanununda yer alan hükümler uyarınca; özel öğretim kurumlarında görev yapan personel için, doğrudan hangi kurumda hangi kadro ve/veya pozisyonda görev verilmek isteniyorsa, o çerçevede ve o kuruma münhasır çalışma izni onayı verildiği, anılan kurumlarda çalışmak isteyen kişilere, istedikleri kurumda çalışabilmelerine imkan verecek genel bir çalışma izni onayı usulünün bulunmadığı, ancak; özel öğretim kurumu ile yapılacak iş sözleşmesini müteakip çalışma izni onayı sürecinin başlatılabileceği dikkate alındığında; süresiz görev verilmemesi nedeniyle uğranıldığı ileri sürülen zararların tazmin edilebilmesi için, herhangi bir özel öğretim kurumuyla yapılan iş sözleşmesi üzerine talep edilen çalışma izni onayının Milli Eğitim Bakanlığı'nın 21/07/2016 tarih ve 7783529 sayılı "FETÖ/PDY Terör Örgütü ile Bağlantılı Olduğu Tespit Edilen Kurumlar" konulu Genelgesi' nin 3. maddesi uyarınca reddedilmesi ve bu hususun somut bilgi ve belgeyle ortaya konulması gerekmektedir.
Bir başka ifadeyle; 5580 sayılı Kanun'a tabi kurumlarda uygulanan personel istihdam rejiminin niteliği gereği, çalışma izni onayı talebine dayanak olan herhangi bir özel öğretim kurumu ile imzalanan iş sözleşmesinin bulunmaması halinde ileri sürülen zararın muhtemel zarar olarak kabulü gerekir.
Bu itibarla; davacının dava konusu işlem nedeniyle bir daha özel öğretim kurumlarında çalışamamasından kaynaklı olarak oluşmuş somut, kesin ve net bir maddi kayıp varsa davacı tarafından bütün kalemleriyle bu hususun ortaya konulması gerekmekte olup; davacı tarafından kesin, somut ve net bir zarar tespitinin ortaya konulmadığı görüldüğünden davacının işlem nedeniyle mahrum kaldığını ileri sürdüğü maddi zararın ödenmesine karar verilmesine ilişkin talebi yönünden davanın reddi gerekmektedir.
Öte yandan; davacının kapatılan kuruma özgülenen çalışma izni onayının iptalinden kaynaklandığı iddia edilen maddi zararın tazmini talebi yönünden ise; işlem tarihinde davacının çalışabileceği kurumun bulunmadığı dikkate alındığında; mahrum kalındığı ileri sürülen parasal ve özlük haklarının tarafına ödenmesi yolundaki talebinin kabul edilmesine de hukuken olanak bulunmamaktadır.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle,
1\. Temyiz isteminin kısmen reddine, kısmen kabulüne
2\. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:... K:... sayılı kararının;
a) Dava konusu işlemin iptaline ilişkin kısmının ONANMASINA oyçokluğuyla,
b) Davacının dava konusu işlem nedeniyle uğradığı ileri sürülen maddi zararın davacıya ödenmesine ilişkin kısmının BOZULMASINA oybirliğiyle,
3\. Bozulan kısım hakkında yeniden karar verilmek üzere dosyanın anılan Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesine,
4\. Kesin olarak 25/02/2025 tarihinde karar verildi.


KARŞI OY :
(X)- 5580 sayılı Özel Öğretim Kurumları Kanunu'nun 4. maddesinde; "Özel öğretim kurumlarının gerçek kişi kurucularında, tüzel kişi kurucularının yönetim organlarında, kurucu temsilcilerinde ve personelinde; 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 53 üncü maddesinde belirtilen süreler geçmiş olsa bile kasten işlenen bir suçtan dolayı bir yıl veya daha fazla süreyle hapis cezası ya da affa uğramış olsa bile Devletin egemenlik alametlerine ve organlarının saygınlığına karşı suçlar, Devletin güvenliğine karşı suçlar, anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlar, millî savunmaya karşı suçlar, Devlet sırlarına karşı suçlar ve casusluk, zimmet, irtikâp, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, güveni kötüye kullanma, hileli iflas, ihaleye fesat karıştırma, edimin ifasına fesat karıştırma, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama, kaçakçılık suçları, cinsel dokunulmazlığa karşı suçlar ve 11/10/2006 tarihli ve 5549 sayılı Suç Gelirlerinin Aklanmasının Önlenmesi Hakkında Kanun kapsamında işlenen suçlardan ceza almamış olması veya haklarında bu suçlardan dolayı kovuşturma bulunmaması, terör örgütlerine ya da Millî Güvenlik Kurulunca Devletin millî güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti ya da iltisakı yahut bunlarla irtibatı olmaması şartı aranır." hükmü yer almaktadır.
Milli Eğitim Bakanlığı'nın 11/10/2016 tarih ve E.11116419 sayılı Bakan Olur'u ile uygun görülen ve ...... tarih ve E... sayılı işlemiyle bütün Valilikler bünyesindeki İl Milli Eğitim Müdürlüklerine gönderilen yazıda; "667 sayılı KHK kapsamında kapatılan kurumlarda çalışmakta olan yönetici, eğitimci, öğretmen, uzman öğretici, usta öğretici ve diğer personel hakkında çalışma izin onaylarının iptal edilmesi, bu personellere başka bir özel öğretim kurumunda çalışma izin onayı düzenlenmemesi ile bazı personellerin mağdur duruma düştüğü yönündeki başvuruların Bakanlığımıza ve valiliklere iletildiği, 667 sayılı KHK kapsamında kapatılan kurumlarla ilgili işlem yapılan personeller hakkında valilikler tarafından komisyon oluşturulacağı, Milli Eğitim Müdürlüklerine müracaat edenlerden 667 sayılı KHK kapsamında millî güvenliğe tehdit oluşturduğu tespit edilen yapı, oluşum veya gruplara ya da terör örgütlerine üyeliği veya iltisakı, bunlarla irtibatı olmadığı; oluşturulan bu komisyon marifetiyle belirlenen personellerin ekteki tabloya işlenerek Bakanlığımızca değerlendirmek üzere Valilikler tarafından Genel Müdürlüğümüze bildirilmesi üzerine ilgili kişiler hakkında MEBBİS'te yer alan şerhlerin düzeltileceği" yolunda yapılan açıklama üzerine bütün valilikler bünyesinde ayrı ayrı komisyon kurulduğu anlaşılmaktadır.
Anılan uygulamayla; 667 sayılı KHK kapsamında kapatılan kurumlarda çalışmakta olan yönetici, eğitimci, öğretmen, uzman öğretici, usta öğretici ve diğer personel hakkında; millî güvenliğe tehdit oluşturduğu tespit edilen yapı, oluşum veya gruplara ya da terör örgütlerine üyeliği veya iltisakı ile bunlarla irtibatının tespitine yönelik bireysel değerlendirme yapılmaksızın, çalışma izin onayları iptal edilerek kişilere özel öğretim kurumlarında bir daha çalışma izni düzenlenmemesine ilişkin işlemlerden kaynaklanan mağduriyetlerin giderilmesine yönelik valilikler bünyesinde oluşturulacak komisyonlarca yapılacak bireysel inceleme neticesinde millî güvenliğe tehdit oluşturduğu tespit edilen yapı, oluşum veya gruplara ya da terör örgütlerine üyeliği veya iltisaki, bunlarla irtibatı olmadığı tespit edilen kişiler hakkında, özel öğretim kurumlarında çalışabilmelerinin önündeki engelin kaldırılması hedeflenmiştir.
İptal davaları idarî işlemlerin yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlâl edilenler tarafından açılan davalardır. İdari işlem ise idarenin kamu gücü kullanarak tek taraflı olarak tesis ettiği hukuki sonuç doğuran işlemdir. İdareyi işlem yapmaya sevk eden maddi ve hukuki etkenler ise idari işlemin sebep unsurunu oluşturmaktadır.
Yukarıda yer alan hükümlerden anlaşıldığı üzere; özel öğretim kurumlarında görev almak isteyen personelde aranan şartların ayrıntılı olarak düzenlendiği, bu bağlamda; "terör örgütlerine ya da Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti ya da iltisakı yahut bunlarla irtibatı olmamak" aranan şartlar arasında sayıldığı görülmektedir.
Bir başka ifadeyle; özel öğretim kurumu personelinde aranacak şartlar mevzuatta sayılmış olup, bu şartların terör örgütlerine üyelikle sınırlı tutulmayarak, esasen ceza yargılamasının ilgi alanında bulunmayan iltisak ve irtibatın varlığı hali de personelin çalışma izninin iptalinin hukuki gerekçeleri arasında sayılmıştır.
Bakılan dava bir ceza davası değildir. Bu nedenle işlem tesis edilirken ceza hukuku ilkelerinin ve kurallarının uygulanıp uygulanmadığını iş bu davada denetlenme imkanı yoktur. Diğer bir ifadeyle bu davada 'suç ve suçlu bulunma halleri' değil, 5580 sayılı Kanun'a tabi kurumda görev alan kişinin çalışma izninin iptalini haklı kılan nedenlerin var olup olmadığı denetlenmektedir. Bununla birlikte, kimi durumlarda çalışma izni iptal edilenler hakkında başlatılmış ceza kovuşturmaları bulunabilmektedir. İlgililerin ceza yargılamasında terör örgütlerine üyelik veya yardım nedeniyle ceza almaları ve bu cezanın kesinleşmesi halinde, idari yargı mercilerince, başka bir delile ve araştırmaya ihtiyaç duyulmaksızın; çalışma izni onayının iptaline ilişkin işlemin hukuka uygun olduğuna karar verilmesi gerekmektedir.
Zira; 5580 sayılı Kanun'a göre "Devletin güvenliğine karşı suçlar, anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlardan ceza almamış olmak" şartı açısından "terör örgütüne üyelik" unsuru, bir mahkeme kararı ile tespit edilmiş olmaktadır.
İlgililer hakkında terör örgütü üyeliği kapsamında açılmış olan ceza davalarının derdest yani kesinleşmemiş olması durumunda ise; -velev ki ilk derece ceza mahkemeleri ve istinaf mahkemeleri terör örgütü üyeliği suçunun unsurlarının sabit olduğu gerekçesiyle hüküm kurmuş olsun- masumiyet karinesi nedeniyle idari yargı mercilerinin söz konusu cezayı dayanak alarak karar vermesi mümkün görülmemektedir.
Bununla birlikte, ceza kovuşturmasının devam ediyor olması ya da davacı hakkında verilen mahkumiyet kararının kesinleşmemiş olması, 5580 sayılı Kanun'un 4. maddesi uyarınca çalışma izni onayının iptaline ilişkin işlemin iptali istemiyle idari yargı mercileri nezdinde açılan davanın görülmesini engellemeyecektir.
Bu bağlamda; ilgililer hakkında ceza yargılaması kapsamında yapılan soruşturma sonucunda kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmesi veya üyelik/yardım etme suçlamalarıyla açılan ceza davalarında beraat, ceza verilmesine yer olmadığı, hükmün açıklanmasının geri bırakılması gibi kararlar verilmiş olsa dahi, idari yargı yeri irtibat ve iltisak unsurları yönünden de işlemi incelemek zorunda olduğundan, davacının FETÖ/PDY ile irtibat ve iltisakının bulunup bulunmadığının tespiti gerekmektedir.
Anayasa Mahkemesince; iltisaklı kavramının kavuşan, bitişen, birleşen; irtibatlı kavramının ise bağlantılı anlamına geldiği belirtilmiş, bu kavramların hukuki niteliği ve objektif anlamlarının yargı içtihatlarıyla belirlenebilecek durumda olduğu, iltisak ve irtibat kavramları açısından yapılacak değerlendirmenin ise kişilerin cezai sorumluluğun bulunup bulunmadığından bağımsız olarak sadece kişinin kamu görevine iade edilmesinin uygun olup olmadığı yönünden yapılacak bir incelemeden ibaret olacağı vurgulanmıştır. (E:2018/89, K:2019/84, T:14/11/2019, P:30, R.G 13/02/2020 / 31028 ).
Burada; Milli Eğitim Bakanlığı'nın 11/10/2016 tarih ve E.11116419 sayılı Bakan Olur'u ile uygun görülen ve ... tarih ve E... sayılı işlemiyle valilikler bünyesinde komisyonların kurularak anılan komisyonlarca yapılacak bireysel değerlendirme neticesinde; ilgililer yönünden irtibat iltisak tespitlerinin bireyselleştirilmesinin amaçlandığı dikkate alındığında; komisyona yapılan başvurunun komisyonca esastan reddi veya zımnen reddi işlemlerinin, hukuken kişinin terör örgütleri ile irtibatlı/iltisaklı olduğu yolundaki değerlendirmeye dayandığı açıktır.
Uyuşmazlığın esası; görev yaptığı okulun KHK ile kapatılması nedeniyle çalışma izni iptal edilen davacının terör örgütüyle irtibat ve iltisak düzeyinde bir ilişkisinin bulunup bulunmadığı hususundan kaynaklanmakta olup; uyuşmazlığın çözümü için; Dairemizin 27/12/2023 tarihli bozma kararı üzerine Bölge İdare Mahkemesince verilen Ara Kararı sonrası dosyaya sunulan bilgi ve belgeler ile beraat kararında yer alan tespitlerin birlikte değerlendirilmesi gerekmektedir.
Milli Eğitim Bakanlığı Özel Öğretim Kurumları Genel Müdürlüğünce gönderilen bilgi ve belgelerin incelenmesi;
Yargıtay (Kapatılan)16. Ceza Dava Dairesi, 3. Ceza Dairesi ve 9. Ceza Dairesi'nin istikrar bulan kararlarında ifade edildiği üzere; FETÖ/PDY'nin hiyerarşik yapılanmasının katmanlar halinde olduğu, okul dershane, yurt,(...) görevlilerinden oluşan katmanın; "İkinci Kat, Sadık Tabaka" olarak nitelendirildiği, zira; anılan kurumların, örgüte insan kaynağı temininde önemli bir yerinin olduğu, dolayısıyla bu katmanda görev yapan kişilerin, sistemli ve amaçlı bir şekilde örgüte müzahir kurumlar arasında atama ve tayin usulüne göre görev yaptıkları, örgüt içi tayin sistemi ile yapılan görevlendirmenin amacı, niteliği, örgüt içerisindeki ehemmiyeti nazara alındığında; ceza yargılamalarında "terör örgütüne üye olma suçunun" maddi unsurları arasında ifade edildiği, hatta başkaca delil olarak değerlendirilebilecek verilerin beklenilmeden örgüt içi tayine tabi olarak görev yapmanın hüküm kurulmasına helal getirmeyeceğinin değerlendirildiği, (bkz: Yargıtay 16. Ceza Dairesi, 16/10/2018 tarih E:2017/3729; K:2018/3393), örgüt içi tayin olarak ifade edilen atama ve rotasyon sisteminin sorunsuz ve etkili bir şekilde işletilmesini sağlamaya yönelik olan ve örgüt içinde "üst kurul" olarak ifade edilen "tayin heyetinin" oluşturulduğu hususları bir bütün olarak irdelendiğinde; örgüte müzahir okul, yurt, dershanelerde görev yapan personelin belirli aralıklarla yine örgüte müzahir kurumlar arasında atamasının yapılarak rotasyona tabi tutulması durumunun; Milli Güvenlik Kurulu tarafından karar verilen ve silahlı terör örgütü olduğu Yargıtayın yerleşik içtihadıyla da kabul edilen FETÖ/PDY ile davacının iltisak veya irtibatının varlığına karine teşkil edeceğinin kabulü gerekmektedir.
Öte yandan; burada ifade edilen atama ve tayin sisteminin; örgütün amaçlarının gerçekleştirilebilmesine yönelik şahsına münhasır bir yapı olarak oluşturulduğu, bir başka ifadeyle; örgütün gizli amaçlarının gerçekleştirilmesi yolunda, dönemsel olarak verilen örgüte matuf görevlerin ifasını gerçekleştirme amacını perdeleyen, görünürde "görev yeri değişikliği" olarak ifade edilse de sistemsel bir döngü olduğu anlaşılan "rotasyon sisteminin" Anayasa'nın 48. maddesinde ifade edildiği üzere Anayasal bir hak olan "çalışma ve sözleşme hürriyeti" uyarınca hukuken korunabilmesi de mümkün görünmemektedir.
Somut olayda; davacının 26/08/2011-26/08/2012 tarihleri arasında Özel ... İlk Adım İlkokulunda, 12/10/2012-12/10/2013 tarihleri arasında Özel ... İlk Adım Ortaokulunda, 08/09/2013-20/11/2015 tarihleri arasında Özel Samanyolu ... İlkokulunda, 26/11/2015-26/11/2016 tarihleri arasında ise Özel Samanyolu ... Anadolu Lisesinde görev yaptığı, son görev yaptığı Özel Samanyolu ... Anadolu Lisesinin 667 sayılı KHK ile kapatıldığı, diğer kurumların da FETÖ/PDY terör örgütüne müzahir kapatılan kurumlar arasında yer aldığı görülmektedir.
Diğer yandan; davacı hakkında silahlı terör örgütüne üye olma isnadı nedeniyle yapılan ceza yargılaması neticesinde.... Ağır Ceza Mahkemesince verilen...tarih ve E:..., K:...sayılı beraat kararında "...sanıkların her ne kadar HTS kayıtları, Bank Asya, Zaman Gazetecilik, Kimse Yok mu Derneği, Feza Gazetecilik ile bağlantıları ve irtibatları tespit edilmiş olsa da söz konusu irtibatların sanıkların örgüt üyeliğine ilişkin herhangi bir delil olarak nitelendirilemeyeceği, sanıkların söz konusu kurumlar ile irtibatlarının bulunmasının sanıkların söz konusu örgüte sempatileri dışında başka bir örgütsel eylem veya faaliyet olarak değerlendirilemeyeceği kanaatine ulaşılmıştır.." ifadelerine yer verildiği anlaşılmıştır.
Bu itibarla; ceza yargılaması neticesinde verilen beraat kararında yer alan tespitler ile davacının 2012-2016 yılları arasında örgüte müzahir kurumlarda rotasyon sistemine tabi öğretmen olarak görev yaptığı dikkate alındığında bu hususların davacının FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütü ile olan iltisak ve irtibat düzeyindeki ilişkisini ortaya koymak için yeterli olduğu sonucuna varılmıştır.
Bu durumda, davanın reddi yönündeki ... İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf isteminin kabulüyle dava konusu işlemin iptali ve işlem nedeniyle uğranıldığı ileri sürülen parasal hakların tazmini isteminin kabulüne ilişkin temyize konu Bölge Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmadığından dava konusu işlem yönünden aksi yönde verilen çoğunluk kararına katılmıyorum.


10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim