Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Danıştay Kararı
2025/3453
2025/7256
6 Ekim 2025
"İçtihat Metni"
T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2025/3453
Karar No : 2025/7256
TEMYİZ İSTEMİNDE BULUNAN (DAVACILAR) :...'ya velayeten ...
ve ...
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Üniversitesi
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... gün ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Galatasaray Lisesi hazırlık sınıfı öğrencisi olan ...'nın özel eğitime ihtiyacı olması nedeniyle resmi sınav tedbirleri kapsamında yeniden sınava alınması istemiyle velisi tarafından 10/06/2024 tarihinde yapılan başvurunun reddedilmesi suretiyle okuldan ilişiğinin kesilmesine ilişkin ... tarihli ve ...sayılı işlemin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararda; Beyoğlu Rehberlik ve Araştırma Merkezi'nin 12/06/2024 tarihli raporuyla davacı hakkında "Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu" eğitsel değerlendirme ve tanısı konulması ve öncelikle tam zamanlı kaynaştırma eğitimine alınması, öğrencinin öncelikli ihtiyaçları doğrultusunda okulda kurulacak BEP birimince "Bireyselleştirilmiş Eğitim Programı" hazırlanarak Özel Eğitim Hizmetleri Yönetmeliği'nin kaynaştırma eğitimi ile ilgili 22. maddesi ve 23. maddesi hükümlerinin dikkate alınması önerisinde bulunulduğu, söz konusu raporun davacı tarafından okul yönetimine sunulmasına rağmen okul yönetimince dikkate alınmaksızın davacının 12/06/2024 tarihli rapor öncesine ait notlarının düşük olmasından dolayı hazırlık sınıfını geçmesinin mümkün olmadığı gerekçesiyle sınıfta bırakılması neticesinde Orta Öğretim Kurumları Yönetmeliği'nin 60. maddesi uyarınca hazırlık sınıfı kaydına son verildiği, davacı küçük ...'la ilgili her ne kadar kaynaştırma yoluyla eğitim önerisi içeren RAM raporu 12/06/2024 tarihine ait olsa da, mevzuata göre örgün ve yaygın eğitim kurumlarının özel eğitime ihtiyaç duyan bireyin yönlendirilmesinde sorumluluğu paylaştıklarının açık olduğu, sorumluluğun daha önce rapor almaması nedeniyle mağdur olan davacıya yüklenemeyeceği, 12/06/2024 tarihli rapordan önce alınan 04/05/2017 tarihli ... Pendik Hastanesinden alanan ilaç kullanım raporuna göre davacıya "Dikkat Eksikliği Hiperaktivite Bozukluğu" tanısı konduğu ve 04/05/2017 tarihinden itibaren hastane tarafından tedavisinin devam ettiği, bu nedenle davacının rahatsızlığının 12/06/2024 tarihli rapordan çok önceye dayandığının açık olduğu, dolayısıyla davacının rahatsızlığının uzun bir süredir devam ettiği de dikkate alınarak davacı küçük ...'un dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğunun davalı idare tarafından fark edilebilecek nitelikte olduğu ve gerekli önlemlerin alınması gerekirken alınmadığı, davalı idarece Rehberlik ve Araştırma Merkezine yönlendirilmeyen davacının başarı değerlendirmesinin Özel Eğitim Hizmetleri Yönetmeliği'nin 23. maddesi uyarınca yapılmaması neticesinde almış olduğu notların düşük olması nedeniyle başarısız sayılmasının ilgili mevzuat hükmüne aykırılık teşkil ettiği gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Davacı küçükte, "Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu" olduğu ve bu durumun 04/05/2017 tarihli ...Pendik Hastanesinden alınan raporla da sabit olduğu, ancak aile tarafından bu durumun çocuğun hazırlık eğitiminde iki yıl üst üste başarısız olarak kaydının silinmesi aşamasına kadar okul idaresine bildirilmediği, çocuğun özel durumu nedeniyle kaynaştırma veya Bireselleştirilmiş Eğitim Programına dahil edilmesi talebinde bulunulmadığı, davacı küçüğün geriye dönük olarak kaynaştırma eğitimine tabi tutulmasının da mümkün olmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun kabulüne,...İdare Mahkemesi'nin ... gün ve E:..., K:... sayılı kararın kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından; çocuğa tanının konulduğu 2017 yılında durumun sözlü olarak okula bildirildiği, okul tarafından yönlendirme ve bilgilendirme yapılmadığı, ilkokul ve ortaokul sürecinin anne ve babanın desteğiyle tamamlandığı,2022-2023 eğitim öğretim yılında Galatasaray Lisesi'nde hazırlık eğitimine başladığı, bu dönemin başlarında tansiyon yüksekliği ve baş ağrısı sorunlarının ortaya çıktığı, bunun üzerine uzman doktorlarca hiperaktivite ve dikkat eksikliği tedavisine ilişkin ilaçların kullanılmamasının önerildiği, en başından beri bu süreci bildiği halde okulun çocuğu Rehberlik ve Araştırma Merkezine yönlendirmediği, çocuk hakkında mevzuattan doğan yükümlülükleri yerine getirmediği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, 26/06/2024 tarihli dava konusu işlemin mevzuat gereği şartları gerçekleşen bir durumun davacıya bildiriminden ibaret olduğu, dava konusu işlemin idareye güven ve idari istikrar ilkeleri ile uyumlu olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Bölge İdare Mahkemesi tarafından ilk derece mahkemesi kararının kaldırıldığı ve işin esası hakkında yeni bir karar verildiği anlaşıldığından; Anayasa Mahkemesi'nin 27/03/2025 tarih ve E:2024/189, K:2025/83 sayılı kararı gereğince "istinaf başvurusunun kısmen veya tümden kabulü" halinde hükmün denetlenmesini talep etme hakkı kapsamında, Bölge İdare Mahkemesince verilen bu karara karşı temyiz kanun yolunun açık olduğuna karar verilerek Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin işin gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Davacıların çocuğu ..., 2014-2015 eğitim-öğretim yılında düzenlenen kura kapsamında Galatasaray Üniversitesi Galatasaray İlköğretim Okulu'nda eğitim görmeye hak kazanmış olup; çocuğun ilkokula başladığı ilk yıl (1.sınıf) öğretmenleri vasıtasıyla Rehberlik Birimi ile görüştürüldüğü, 2. ve 3. sınıfta rehber öğretmeni olan F.S. tarafından çocukta hiperaktivite ve dikkat eksikliği olabileceği, bu yönde sorunları olduğu hususunun davacı anne ve babaya belirtildiği ve pedagoga yönlendirildiği, pedagog tarafından dikkat eksikliği ve hiperaktivite teşhisi konulduğu, dikkat eksikliği ve hiperaktivite tedavisine yönelik bazı ilaçlar verildiği anlaşılmaktadır.
2022-2023 eğitim-öğretim döneminden itibaren Galatasaray Lisesi hazırlık sınıfında eğitim gören çocuğun yüksek tansiyon ve baş ağrısı sorunları yaşaması üzerine ailenin İstanbul Tıp Fakültesi Hastanesi Hematoloji ve Onkoloji Birimine başvurduğu, Prof. Dr. ... tarafından yüksek tansiyon ve baş ağrısına yönelik tedavi için çocuğa dikkat eksikliği ve hiperaktivite tanısına istinaden verilen ilaçların kesilmesinin istenilmesi üzerine bu ilaçların kesildiği, çocukta hiperaktivite bozukluğuna ilişkin semptomların belirginleşmesi ve yaşanan sürecin okuldaki başarı durumunu olumsuz etkilemesi sonrasında 10/06/2024 tarihinde davacılar tarafından çocuğa dikkat eksikliği ve hiperaktivite teşhisi konulduğundan bahisle kaynaştırma öğrencisi olarak değerlendirilmesi ve pasaj sınavına alınması istemiyle İl Milli Eğitim Müdürlüğüne başvuru yapıldığı, Beyoğlu Rehberlik ve Araştırma Merkezi'nin 12/06/2024 tarihli raporuyla çocuk hakkında "Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu" eğitsel değerlendirme ve tanısı konulması ve öncelikle tam zamanlı kaynaştırma eğitimine alınması, öğrencinin öncelikli ihtiyaçları doğrultusunda okulda kurulacak BEP birimince "Bireyselleştirilmiş Eğitim Programı" hazırlanarak Özel Eğitim Hizmetleri Yönetmeliği'nin kaynaştırma eğitimi ile ilgili 22. maddesi ve tam zamanlı kaynaştırma/bütünleştirme yoluyla eğitim ile ilgili 23. maddesi hükümlerinin dikkate alınması önerisinde bulunulduğu ve bu raporun 13/06/2024 tarihinde davalı idareye sunulduğu anlaşılmıştır.
Uyuşmazlık; davalı idarece çocuğa ait Özel Eğitim Değerlendirme Kurulu raporunun 2023-2024 eğitim öğretim yılına ilişkin sınav sürecinin tamamlanmasından sonra sunulduğu belirtilerek hazırlık sınıfında ikinci yılda da başarısız olan çocuğun Ortaöğretim Kurumları Yönetmeliği'nin 60/2. maddesi uyarınca ilişiğinin kesilerek hazırlık sınıfı bulunmayan diğer ortaöğretim kurumlarının 9. sınıfına kayıt yaptırması gerektiğine ilişkin işlemden kaynaklanmaktadır.
İLGİLİ MEVZUAT:
Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın "Eğitim ve öğrenim hakkı ve ödevi" başlıklı 42. maddesinde; "Kimse, eğitim ve öğrenim hakkından yoksun bırakılamaz. Öğrenim hakkının kapsamı kanunla tespit edilir ve düzenlenir...Devlet, durumları sebebiyle özel eğitime ihtiyacı olanları topluma yararlı kılacak tedbirleri alır." hükmü yer almaktadır.
573 sayılı Özel Eğitim Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin 1. maddesinde "Bu Kanun Hükmünde Kararnamenin amacı, özel eğitim gerektiren bireylerin, Türk Milli Eğitiminin genel amaçları ve temel ilkeleri doğrultusunda, genel ve mesleki eğitim görme haklarını kullanabilmelerini sağlamaya yönelik esasları düzenlemektir.", 4. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde "c) Özel eğitim hizmetleri, özel eğitim gerektiren bireyleri sosyal ve fiziksel çevrelerinden mümkün olduğu kadar ayırmadan planlanır ve yürütülür." hükmüne yer verilmiştir.
07/07/2018 gün ve 30471 sayılı Resmi Gazete yayınlanarak yürürlüğe giren Özel Eğitim Hizmetleri Yönetmeliği'nin "Tanımlar" başlıklı 4. maddesinde, "BEP: Bireyselleştirilmiş eğitim programını, Çocuklar İçin Özel Gereksinim Raporu (ÇÖZGER): Sağlık kurulunca hazırlanan 18 yaşını doldurmamış bireylerin özel gereksinimlerini belirten belgeyi, Özel eğitim ihtiyacı olan birey: Bireysel ve gelişim özellikleri ile eğitim yeterlilikleri açısından akranlarından anlamlı düzeyde farklılık gösteren bireyi, Özel eğitim: Bireysel ve gelişim özellikleri ile eğitim yeterlilikleri açısından akranlarından anlamlı düzeyde farklılık gösteren bireylerin eğitim ve sosyal ihtiyaçlarını karşılamak üzere geliştirilmiş eğitim programları ve özel olarak yetiştirilmiş personel ile uygun ortamlarda sürdürülen eğitimi, RAM: Rehberlik ve Araştırma Merkezini ifade eder." hükmü ile "Eğitsel değerlendirme ve tanılama esasları" başlıklı 7. maddesinin 2. fıkrasında, "Bireylerin eğitsel değerlendirmesi ve tanılamasıyla ilgili ilk başvuru; okul yönetimi, veli ya da zihinsel engeli olmayan 18 yaşından büyük bireyin kendisi tarafından; resmî kurumlarda bakım ve barınma hizmetinden yararlanan bireyler için kurumun resmî yazı ile görevlendireceği personel tarafından RAM’a yapılır." hükmü yer almaktadır.
Aynı Yönetmeliğin "Kaynaştırma/bütünleştirme yoluyla eğitim" başlıklı 22. maddesinde, "Özel eğitim ihtiyacı olan bireyler Özel Eğitim Değerlendirme Kurulu Raporu doğrultusunda her tür ve kademedeki eğitimlerini kaynaştırma/bütünleştirme yoluyla sürdürebilirler. (2) Özel eğitim ihtiyacı olan bireyler, kaynaştırma/bütünleştirme yoluyla eğitimlerini akranları ile birlikte aynı sınıfta tam zamanlı veya özel eğitim sınıflarında yarı zamanlı olarak sürdürebilirler. (3) Okul öncesi eğitim, ilköğretim ya da mesleki ve teknik eğitim programlarının uygulandığı özel eğitim okullarında kaynaştırma/bütünleştirme yoluyla eğitim verilebilir. (4) Kaynaştırma/bütünleştirme yoluyla eğitim yapılan okullarda BEP geliştirme birimi oluşturulması zorunludur. (5) Öğrenci Davranışlarını Değerlendirme Kurulu ile Ödül ve Disiplin Kurulu’nda kaynaştırma/bütünleştirme yoluyla eğitimlerine devam eden öğrencilerle ilgili alınacak kararlarda BEP geliştirme birimiyle iş birliği yapılır." düzenlemesi, devam eden "Tam zamanlı kaynaştırma/bütünleştirme yoluyla eğitim" başlıklı 23. maddesinde; "(1) Tam zamanlı kaynaştırma/bütünleştirme yoluyla eğitim hizmetlerinin sunulmasında aşağıdaki hususlar dikkate alınır: a) Öğrenciler, kayıtlı bulundukları okulda uygulanan eğitim programını takip ederler. Öğrencilerin takip ettikleri programlar temel alınarak BEP hazırlanır. b) Ortaöğretimi tamamlayan öğrencilere akranlarına verilen diploma düzenlenir. c) Tam zamanlı kaynaştırma/bütünleştirme yoluyla eğitim yapılan okullarda özel eğitim ihtiyacı olan öğrenciler için uygun ortam düzenlemeleri yapılır ve destek eğitim odası açılır. ç) Tam zamanlı kaynaştırma/bütünleştirme yoluyla eğitim uygulaması yapılan okullarda özel eğitim ihtiyacı olan bireyler gelişim özellikleri de dikkate alınarak sınıflara eşit sayıda ve her bir şubede 2 öğrenciyi geçmeyecek şekilde yerleştirilir. Ancak bu sayı birleştirilmiş sınıf uygulaması yapılan okullarda ihtiyaç doğrultusunda artırılabilir. d) Kaynaştırma/bütünleştirme yoluyla eğitim yapılan özel eğitim okullarında sınıf mevcutları 5’i özel eğitim ihtiyacı olan birey olmak üzere okul öncesi eğitimde en fazla 14; diğer kademelerde 15 öğrenci olacak şekilde oluşturulur." düzenlemesi getirilmiştir.
Milli Eğitim Bakanlığı Ortaöğretim Kurumları Yönetmeliği'nin 60. maddesinde ise "...Hazırlık sınıfında sınıf geçmeye esas derslerden ders yılı sonunda başarılı olamayan öğrenciler, üçüncü fıkra hükümlerine göre yeterlilik sınavına alınır. Başarısız olanlar bir yıl daha hazırlık sınıfına devam eder. İkinci yılda da hazırlık sınıfında başarısız olan öğrencilerin okulla ilişiği kesilerek hazırlık sınıfı bulunmayan diğer ortaöğretim kurumlarının 9 uncu sınıfına bu Yönetmeliğin nakil ve geçişe ilişkin hükümleri çerçevesinde kayıtları yapılır..." düzenlemesi yer almaktadır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Yukarıda yer verilen mevzuat hükümlerinin değerlendirilmesi neticesinde; hiç kimsenin, eğitim ve öğrenim hakkından yoksun bırakılamayacağı, bireysel ve gelişim özellikleri ile eğitim yeterlilikleri açısından akranlarından anlamlı düzeyde farklılık gösteren bireylerin eğitim ve sosyal ihtiyaçlarının karşılanması gerektiği, bu kapsamda özel eğitim ihtiyacı olan bireylerin genel eğitim sisteminden dışlanmamaları ve eğitim haklarından etkili bir şekilde yararlanmaları amacıyla gerekli tedbirlerin alınması gerektiği ve devletin bu kapsamda bazı düzenlemeler yapmakla yükümlü olduğu anlaşılmaktadır.
Türk Millî Eğitiminin genel amaçları ve temel ilkeleri doğrultusunda, özel eğitim ihtiyacı olan bireylerin eğitim haklarından yararlanmalarını sağlamaya yönelik usul ve esaslar detaylı bir şekilde Özel Eğitim Hizmetleri Yönetmeliği'nde düzenlenmiş olup; anılan Yönetmelikte bu bireylerin her tür ve kademedeki eğitimlerini kaynaştırma/bütünleştirme yoluyla sürdürmelerinin esas olduğu, gerekli olması halinde bu bireylere yönelik özel eğitim kurumları veya özel eğitim sınıfları da açılabileceği kurala bağlanmıştır. Nitekim Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarında da kaynaştırma modelli eğitimin özel eğitime ilişkin esasları sağlamak için en uygun araç olduğu (Çam/Türkiye, B. No: 51500/08, 23/02/2016, § 64) ve bu hakkın ilke olarak Türk eğitim sisteminde hukuken korunduğu ve bunun, özelleşmiş kurumlarda özel eğitim ya da normal okullar bünyesinde kaynaştırma modelli eğitim şeklinde sağlandığı (Şanlısoy/Türkiye, B. No: 77023/12, 08/11/2016, § 57) tespitine yer verilmiştir.
Ancak; özel eğitime ihtiyacı olan bireylerin yaşadığı sorunlar ile yargı yerlerinin karşılaştığı uyuşmazlıklar dikkate alındığında; devletin özel eğitim alanına ilişkin detaylı mevzuat düzenlemeleri yapmasının bu kişilerin bireysel anlamda hukuken menfaatlerinin her durumda korunması için yeterli olmadığı, bu düzenlemelerin uygulayıcısı konumunda olan kamu idarelerince özel eğitime ihtiyaç duyan bireylerin ve ailelerinin hem mevzuat düzenlemelerinden hem de özel eğitim sürecinden haberdar edilmesi, bilgilendirilmesi, tanı ve değerlendirme için yönlendirilmesi bu konuda devlete düşen sorumluluğun tam olarak yerine getirilmesi noktasında büyük önem arz etmektedir.
Bu bağlamda dava konusu uyuşmazlığa bakıldığında; Özel Eğitim Hizmetleri Yönetmeliği'nin 7. maddesinde bireylerin eğitsel değerlendirmesi ve tanılamasıyla ilgili başvuru sorumluluğunun okul yönetimi ve veli arasında paylaştırıldığı görülmekle birlikte; davacıların konuya ilişkin mevzuat düzenlemeleri hakkında idarece yeterince bilgilendirilmediği ve özel eğitim olanaklarına erişilmesi konusunda yönlendirilmediği (nitekim davalı idarece aksi ortaya konulamamıştır.) anlaşılmaktadır.
Bu itibarla; eğitsel değerlendirme ve tanılama süreci için gerekli olan başvuru sorumluğunun sadece ebeveyn sıfatıyla davacılara yüklenmesinin özel eğitim ihtiyacı olan bireylerin eğitim haklarından yararlanmasını engelleyecek şekilde yoruma sebebiyet vereceği sonucuna varıldığından dava konusu işlemin iptali yönündeki ... İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf isteminin kabulü ile davanın reddine ilişkin temyize konu Bölge Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1\. 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesine uygun bulunan temyiz isteminin kabulüne,
2\. İstanbul Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesinin ... gün ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA,
3\. Kullanılmayan ... TL yürütmeyi durdurma harcının istemi hâlinde davacıya iadesine,
4\. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın yukarıda belirtilen Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesine,
5\. Kesin olarak 06/10/2025 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi.
KARŞI OY :
(X)-Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Bakılan davada, davacıların çocuklarında "Dikkat eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu" olduğunu 04/05/2017 tarihli raporla bildikleri ve bu durumu kayıt silme aşamasına kadar okula bildirmedikleri açık olmakla davalı idareye herhangi bir kusur affedilmeyeceğinden dolayı, bununla birlikte geriye doğru kaynaştırma eğitimine tabii tutma isteminin kabulü halinin ve sonuçları geriye doğru işlem tesis etme uygulamasının İdare Hukuku ilkelerine aykırılık teşkil etmesi sebebiyle temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden temyiz edilen kararın onanması gerektiği görüşüyle çoğunluk kararına katılmıyorum.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.