Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Danıştay Kararı
2025/3300
2025/6633
10 Eylül 2025
"İçtihat Metni"
T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2025/3300
Karar No : 2025/6633
TEMYİZ İSTEMİNDE BULUNAN (DAVACILAR) : 1- ...
2- ...
...
8- ...
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALILAR) : 1-...Genel Müdürlüğü
VEKİLİ : Av. ...
2- ... Valiliği
VEKİLİ : Av. ...
DAVALI YANINDA MÜDAHİL : ... Mozaik Kireç Madencilik İthalat İhracat Ticaret Sanayi Anonim Şirketi
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin... gün ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacılar tarafından, Elazığ ili, Merkez ilçesi, ... Mahallesi hudutları içinde yürütülen kalker ocağı madencilik projesinin faaliyetinin durdurulması istemiyle Elazığ Valiliği'ne yapılan başvurunun zımnen reddine ilişkin işlemin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; dava konusu maden ocağının kültür ve tabiat varlıklarına zarar vermediği, olumsuz olan diğer tespitlere ilişkin olarak ise bahsi geçen durumların ilgili idarelerce değerlendirmesinin yapıldığı ve 3213 sayılı Kanun ve ilgili yönetmelikler çerçevesinde bahsi geçen kalker ocağı nezdinde alternatif yaptırımlara gidildiği görüldüğünden davacıların işbu kalker ocağının faaliyetinin tamamının durdurulması istemiyle yapmış oldukları başvurunun zımnen reddine ilişkin işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : Davacılar tarafından, kalker ocağı madencilik projesi faaliyetinden kaynaklı olarak çevresel tahribatın meydana geldiği, ekosistemin zarar gördüğü, bilirkişi raporunda da dava konusu madencilik projesinin çevre ve insan sağlığına olumsuz etkilerinin bulunduğunun açıkça belirtildiği, Mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI : Davalı idareler tarafından, istemin reddi gerektiği savunulmuştur. Davalı idare yanında müdahil tarafından savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ...'İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemlerinin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin işin gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Elazığ ili, Merkez ilçesi sınırları dahilinde bulunan S:... sayılı II-(a) grubu (kalker) işletme ruhsatı 30/10/2014 tarihinde düzenlenmiştir. Elazığ Valiliği Çevre, Şehircilik ve İklim İl Müdürülüğü tarafından ise söz konusu maden ocağına 08/11/2023-08/11/2028 tarihleri arasında geçerli "Çevre İzin Belgesi" verilmiştir.
25/02/2021 tarihinde Elazığ Valiliği tarafından müdahil maden ruhsat sahibi şirkete, tesis alanında ve tesis etki alanında çöken toz ölçümlerinin Hava Kirliliği Kontrol Yönetmeliğinde belirtilen sınır değerlerini sağlamadığının görüldüğü gerekçesi ile 2872 sayılı Çevre Kanunu'nun "Kirletme yasağı" başlıklı 8. maddesine aykırı davranışı nedeniyle 88.500 TL İdari para cezası verilmiştir.
Davaya konu maden ocağının bulunduğu sahada ikamet eden davacılar; anılan tesisin hava kirliliğine, gürültüye, su kirliliğine ve bölgede yer alan kültürel ve doğal mirasa zarar verdiği gerekçesiyle madencilik projesinin faaliyetinin durdurulması istemiyle 14/02/2022 tarihinde Elazığ Valiliği'ne başvurmuştur. Elazığ İl Özel İdaresi tarafından ise 14/03/2022 tarihli yazı ile davacılara ait söz konusu başvuru Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğüne gönderilmiştir.
Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü tarafından ise şikayete konu maden sahası 16/03/2022 tarihinde denetim programına alınarak, 07/09/2022 tarihli Olura istinaden mahallinde tetkik edilmiş ve düzenlenen mahalli tetkik raporunda, temsili ... kordinatlarda 2-4 basamaklı ocakta faaliyetlerin yürütüldüğü ... ancak şev yüksekliklerin yaklaşık 25-30 metre civarında olduğu ve ocağın ilerlemesinde sorun teşkil ettiği, nakliye yolunun alternatif yollardan yapılarak şikayetlerin azaltılabileceği, delme ve patlatma işlemlerine de özen gösterilerek çalışılması gerektiği tespitlerine yer verilmiş, aynı idarenin 17/02/2023 tarihli işlemi ile de maden sahasında bulunan açık işletme ocaklarında üretim faaliyetleri Maden Kanunu'nun 29/1. fıkrası kapsamında doğrudan durdurulmuştur.
İLGİLİ MEVZUAT:
3213 sayılı Maden Kanunu'nun "Tanımlar" başlıklı 3. maddesinde Madencilik Faaliyetleri, "Madenlerin aranması, üretime yönelik hazırlık çalışmaları, üretilmesi, sevkiyatı, cevher hazırlama ve zenginleştirme, atıkların bertarafı, ruhsat sahasındaki stoklama/depolama işlemleri, maden işletmelerinin kapatılması ve çevre ile uyumlu hale getirilmesi ile ilgili tüm faaliyetler ve bu faaliyetlere yönelik geçici tesislerin yapılması." şeklinde tanımlanmıştır.
3213 sayılı Maden Kanunu'nun dava konusu işlem tarihinde yürürlükte olan haliyle 7. maddesinin 10. fıkrasında ise; İlgili bakanlıkların mevzuatı gereği yapacakları inceleme ve denetimlerde; ruhsat alanlarında ilgili Kanun esaslarına uygun çalışılmadığının tespiti halinde, mevzuat çerçevesinde yapılacak işlemler Genel Müdürlüğe bildirilir. Çevre ve insan sağlığına zarar verdiği tespit edilen madencilik faaliyetleri gerekli önlemler alınıncaya kadar durdurulur" hükmüne yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Madencilik faaliyetlerinin çevresel ve kamusal etkileri bulunduğu, sonuçları itibarıyla çevre yapısına ve insan sağlığına zarar verebileceği açıktır. Yukarıda belirtilen mevzuat hükümü gereği ilgili bakanlıkların yapacakları inceleme ve denetimlerde; ruhsat alanlarında ilgili Kanun esaslarına uygun çalışılmadığının tespiti halinde, mevzuat çerçevesinde yapılacak işlemler Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğüne bildirilecek ve çevre ve insan sağlığına zarar verdiği tespit edilen madencilik faaliyetleri ise gerekli önlemler alınıncaya kadar durdurulacaktır.
Bu bağlamda her ne kadar, Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü tarafından şikayete konu maden sahası 16/03/2022 tarihinde denetim programına alınarak, 07/09/2022 tarihli Olur'a istinaden mahallinde tetkik edilmiş ve sonucunda düzenlenen mahalli tetkik raporunda, temsili ... kordinatlarda 2-4 basamaklı ocakta faaliyetlerin yürütüldüğü ... ancak şev yüksekliklerin yaklaşık 25-30 metre civarında olduğu ve ocağın ilerlemesinde sorun teşkil ettiği, nakliye yolunun alternatif yollardan yapılarak şikayetlerin azaltılabileceği, delme ve patlatma işlemlerine de özen gösterilerek çalışılması gerektiği tespitlerine yer verilerek, 17/02/2023 tarihli işlem ile maden sahasında bulunan açık işletme ocaklarında üretim faaliyetleri Maden Kanunu'nun 29/1. fıkrası kapsamında doğrudan durdurulmuş ise de; ;madencilik faaliyetlerinin; salt üretim faaliyetlerinden ibaret olmadığı, madenlerin aranması, üretime yönelik hazırlık çalışmaları, sevkiyatı, cevher hazırlama ve zenginleştirme, atıkların bertarafı, ruhsat sahasındaki stoklama/depolama işlemleri, maden işletmelerinin kapatılması ve çevre ile uyumlu hale getirilmesi ile ilgili tüm faaliyetler ve bu faaliyetlere yönelik geçici tesislerin yapılması gibi faaliyetleri de kapsadığı göz önüne alındığında; davacıların dava konusu 14/02/2022 tarihli başvurularında yer alan, tesisin hava kirliliğine, gürültüye, su kirliliğine ve bölgede yer alan kültürel ve doğal mirasa zarar verdiği iddialarının tümünün idare tarafından incelenmediği ve bu yönde işlem tesis edilmediği anlaşılmaktadır.
İdare mahkemesince mahallinde yapılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen 23/07/2023 havale tarihli bilirkişi raporunda ise, "sürdürülebilir çevre ve sürdürülebilir kalkınma açısından değerlendirildiğinde ekonomik sürekliliği olmayan; madenin miktarı ve çıkarılma hızına bağlı olan, faaliyet bittiği zaman, yüzyıllardır bölgede yaşayan insanların sağlığını bozacak, muhtemel yan etkileri nedeniyle tarımsal üretimdeki verim kayıpları, üretimdeki düşüş ve benzeri etkiler göç olayına neden olabilecek ve belki tarım alanlarını ve meraları yok edecek, yaban hayatını bozacak, bu tip faaliyetler için ruhsatlandırma aşamasında, proje tanıtım dosyası yerine çevresel etki değerlendirme raporu hazırlanmasının daha doğru olacağı, bu sayede ÇED rapor hazırlama sürecinde gerçekleştirilecek olan halkın katılım toplantısı vesilesiyle madencilik firma yetkilileri, bölgede yaşayan insanlar ve ilgili yetkililerin bir araya gelerek çevre, kamu sağlığı ve madencilik açısından daha doğru kararların alınacağı düşüncesiyle ilgili madencilik firmasından çevresel etki değerlendirme raporu hazırlanması talebi kanaatine varıldığı" belirtildiğinden söz konusu raporun somut tespitlere yer verilmediği soyut ve tavsiye niteliğinde olduğu görülmüştür.
Bu itibarla uyuşmazlığın çözümü için davacılar ve davalı idareler tarafından ileri sürülen hususların ve şikayete konu alanındaki madencilik faaliyetinin çevresel ve kamusal etkileri ile madencilik faaliyetinde bulunulması ve mevcut maden projesinin çevre ve insan sağlığına zarar verip vermeyeceği, mevzuat hükümlerine uygun olup olmadığı, anılan tesisin hava kirliliğine, gürültüye, su kirliliğine ve bölgede yer alan kültürel ve doğal mirasa olan etkilerinin açıkça ortaya konulması gerektiğinden, mahkemece bu hususlar ile ilgili tekrar keşif ve bilirkişi incelemesi yapılmak suretiyle bunun aydınlatılması, ayrıca sahadaki durumun madencilik faaliyetlerinin tamamının durdurulmasının gerektirip gerektirmediği hakkında değerlendirme yapılarak bir karar verilmesi gerekirken, dosyada mevcut bilgi ve belgelere göre karar verilmesinde hukuki isabet bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Bu durumda, eksik inceleme ve araştırmaya dayanılarak verilen Mahkeme kararına yönelik istinaf isteminin reddine ilişkin temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuka uyarlık bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1\. 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesine uygun bulunan temyiz istemlerinin kabulüne,
2\. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... gün ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA,
3\. Kullanılmayan ... TL yürütmeyi durdurma harcının istemi hâlinde davacılara iadesine,
4\. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın yukarıda belirtilen Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesine,
5\. Kesin olarak 10/09/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.