Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Danıştay Kararı
2025/2112
2025/6006
23 Haziran 2025
"İçtihat Metni"
T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2025/2112
Karar No : 2025/6006
Kanun Yararına Temyiz Eden : ... Başsavcılığı
Davacı : ...
Vekili : Av. ...
Davalı : ... Defterdarlığı
Vekili : Av. ...
İstemin Özeti : ... İdare Mahkemesi'nin ... gün ve E:..., K:... sayılı kararının 2577 sayılı Kanun'un 51. maddesi uyarınca kanun yararına temyizen incelenerek bozulması istemidir.
Danıştay Tetkik Hâkimi : ...
Düşüncesi : İstemin kabulü gerektiği düşünülmektedir.
Danıştay Başsavcısı : ...
Düşüncesi : Davacı hakkındaki 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 73/C maddesi uyarınca trafik idari para cezasının tahsili amacıyla düzenlenen ... tarihli ve ... sayılı ödeme emrinin iptali istemiyle açılan davanın reddine ilişkin ... İdare Mahkemesi'nin ... tarihli ve E:..., K:... sayılı kararının kanun yararına incelenerek bozulması istemiyle Başsavcılığımızı bilgilendiren dilekçe üzerine konu incelendi:
2577 sayılı İdarî Yargılama Usûlü Kanunu'nun 28 Haziran 2014 tarihli ve 29044 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 6545 sayılı Kanun'un 24. maddesi ile değişik "Kanun Yararına Temyiz” başlıklı 51. maddesinde, "1. İdare ve vergi mahkemeleri ile bölge idare mahkemelerinin kesin olarak verdiği kararlar ile istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeden kesinleşmiş bulunan kararlardan niteliği bakımından yürürlükteki hukuka aykırı bir sonucu ifade edenler, ilgili bakanlıkların göstereceği lüzum üzerine veya kendiliğinden Başsavcı tarafından kanun yararına temyiz olunabilir.
2\. Temyiz isteği yerinde görüldüğü takdirde karar, kanun yararına bozulur. Bu bozma kararı, daha önce kesinleşmiş olan merci kararının hukukî sonuçlarını kaldırmaz.
3\. Bozma kararının bir örneği ilgili bakanlığa gönderilir ve Resmi Gazete'de yayımlanır." kuralına yer verilmiştir.
Kanunî süre geçtikten sonra kanun yolu başvurusunda bulunulması üzerine süre aşımı yönünden başvurunun reddedilmesi veya herhangi bir usulî sebeple kanun yolu incelemesine tâbi tutulmadan kararın kesinleşmesi hâllerinde kanun yolu incelemesi yapılmış olmadığından, bu kararlar kanun yararına temyiz edilebilir.
2577 sayılı Kanun'un 20/A ve 20/B maddeleri uyarınca ivedi yargılama usûlü uygulanarak verilen ve istinaf kanun yoluna başvurmadan temyiz edilebilen kararlardan temyiz incelemesinden geçmeden kesinleşenlerin kanun yararına temyiz edilebileceği hususunda da tereddüt bulunmamaktadır. Bu itibarla, 2577 sayılı Kanun'un 51. maddesine göre kanun yararına temyiz; istinaf veya temyiz kanun yolları kapalı olduğu için kesinleşmiş ya da istinaf veya temyiz kanun yolları açık olduğu halde taraflardan hiçbirinin süresi içinde istinaf veya temyiz yoluna başvurmaması sebebiyle kesinleşmiş olan idare ve vergi mahkemeleri ile bölge idare mahkemelerince verilen nihai kararlara karşı başvurulabilen olağanüstü bir kanun yolu olup, bu kararlardan niteliği bakımından yürürlükteki hukuka aykırı bir sonucu ifade edenlerin kanun yararına temyiz edilmesi mümkündür.
Kanun yararına bozma isteminin konusunu; 5216 sayılı Kabahatler Kanunu'nun 17. maddesi uyarınca genel bütçeye gelir kaydedilmesi öngörülen idari para cezalarına itiraz edilmesi halinde, itiraz üzerine verilecek mahkeme kararının kesinleştiği tarihten önce bu cezanın tahsili amacıyla ödeme emri düzenlenip düzenlenemeyeceği; idari para cezasına itiraz edilmekle birlikte ödeme emrinin iptali istemiyle dava açılmış ise, sulh ceza mahkemesi kararıyla para cezasının kısmen kaldırılması halinde, iptal davasında ödeme emrinin tamamının mı yoksa kaldırılan kısmının mı iptaline karar verilmesi gerektiği oluşturmaktadır.
6183 sayılı Âmme Alacaklarının Tahsil Usûlü Hakkında Kanun'un 37. maddesinde: "Amme alacakları hususi kanunlarında belli edilen zamanlarda ödenir. Hususi kanunlarında ödeme zamanı tesbit edilmemiş amme alacakları Maliye Vekaletince belirtilecek usule göre yapılacak tebliğden itibaren bir ay içinde ödenir. Bu ödeme müddetinin son günü amme alacağının vadesi günüdür. Amme borçlusu isterse borcunu belli zamanlardan önce ödiyebilir." kurallarına yer verilmiştir.
Bu maddeye göre, takip işlemlerini yürüten davalı idarenin, Kanun'da belirtilen şekilde ödeme zamanının belirlenip belirlenmediği hususunu re'sen inceleyerek, ödeme zamanı belirlenmemiş alacaklar için bir aylık ödeme süresi tanıyarak vade tarihini belirlemesi, akabinde süresi içerisinde ödenmeyen alacaklar için ödeme emri düzenlemesi gerekmektedir.
6183 sayılı Kanun'un 55. maddesinde, kamu alacağını vadesinde ödemeyenlere 15 gün içinde borçlarını ödemeleri veya mal bildiriminde bulunmaları lüzumunun bir ödeme emri ile tebliğ olunacağı; 58. maddesinde ise, kendisine ödeme emri tebliğ olunan şahsın böyle bir borcu olmadığı veya kısmen ödediği veya zamanaşımına uğradığı hakkında tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde dava açabileceği kuralı yer almıştır.
5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun 3. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde, bu Kanun'un genel hükümlerinin, idarî para cezası veya mülkiyetin kamuya geçirilmesi yaptırımını gerektiren bütün fiiller hakkında uygulanacağı; 17. maddesinin 3. fıkrasında, 5018 sayılı Kamu Malî Yönetimi ve Kontrol Kanunu'na ekli (I), (II) ve (III) sayılı cetvellerde yer alan kamu idareleri tarafından verilen idarî para cezaları ile Cumhuriyet başsavcılıkları ve mahkemeler tarafından verilen idari para cezalarının genel bütçeye gelir kaydedileceği; 4. fıkrasında, genel bütçeye gelir kaydedilmesi gereken idarî para cezalarına ilişkin kesinleşen kararların, 6183 sayılı Âmme Alacaklarının Tahsil Usûlü Hakkında Kanun hükümlerine göre tahsil edilmek üzere Maliye Bakanlığınca belirlenecek tahsil dairelerine gönderileceği; 27. maddesinin 1. fıkrasında, idarî para cezası ve mülkiyetin kamuya geçirilmesine ilişkin idarî yaptırım kararına karşı, kararın tebliği veya tefhimi tarihinden itibaren en geç onbeş gün içinde sulh ceza mahkemesine başvurulabileceği, bu süre içinde başvurunun yapılmamış olması hâlinde idarî yaptırım kararının kesinleşeceği kurallarına yer verilmiştir.
İdarî para cezasına ilişkin genel kurallar Kabahatler Kanunu'nun çeşitli başlıklar altındaki maddelerinde düzenlenmiş, ancak bunların ödeme emri ile ne zaman isteneceğini gösteren özel bir düzenleme getirilmemiştir. Kanun'un 17. maddesinin 4. fıkrasında, genel bütçeye gelir kaydedilmesi gereken idarî para cezalarına ilişkin kesinleşen kararların, 6183 sayılı Kanun hükümlerine göre tahsil edileceği şeklinde dolaylı bir ifadeye yer verilmiştir. Maddenin genel ifadesinde, cezanın hangi idare tarafından ve hangi kurallara dayanılarak tahsil edileceği gösterilmiştir. Kanun'un 27. maddesinde, idarî yaptırım kararının, onbeş gün içinde sulh ceza mahkemesine başvurulmaması hâlinde kesinleşeceği öngörüldüğünden, 17. maddesinde geçen "kesinleşen karar" ibaresinden, idari para cezasına karşı dava açılması halinde mahkeme kararının, yargısal sürecin sonunda kesinleşmesinin anlaşılması gerekmektedir. Ancak kesinleşme aşamasından sonra idari para cezasının 6183 sayılı Kanun'a dayanılarak tahsil edilebileceği sonucuna varılmaktadır.
Dosyanın incelenmesinden, 28/07/2024 tarihinde davacının, Karayolları Trafik Kanunu'nun 73/C maddesindeki "sürücülerin seyir halinde cep veya araç telefonu ya da benzer haberleşme cihazlarını ele alarak kullanması" hükmünü ihlal ettiğinden bahisle adına düzenlenen 1.506,00 TL tutarlı ... sayılı idari para cezasının kaldırılması istemiyle ... Sulh Ceza Hakimliğine ... tarihinde itiraz edildiği (... Sulh Ceza Mahkemesi D.İş:...), yargılama devam ederken, para cezasının tahsili için de İdari Yaptırım Tutanağı'nın Taşıtlar Vergi Dairesi Müdürlüğü'ne gönderildiği, bu şekilde vadesinde ödenmeyen kamu alacağının tahsili amacıyla davaya konu edilen ... tarihli ve ... sayılı ödeme emrinin düzenlendiği, idari para cezasına yapılan itirazın ... Sulh Ceza Mahkemesinin ... tarihli, K:... sayılı kararıyla reddedildiği, ödeme emrinin iptali istemiyle ... İdare Mahkemesinde ... esasına açılan davanın da ... tarihli, K:... sayılı kararıyla reddedildiği anlaşılmaktadır.
Yukarıda aktarılan yasal düzenlemeler birlikte ele alındığında;
1)5216 sayılı Kabahatler Kanunu'nun 17. maddesi uyarınca genel bütçeye gelir kaydedilmesi öngörülen idari para cezalarına karşı onbeş gün içinde sulh ceza mahkemesine başvurulmaması üzerine itirazın son günü idari para cezası kesinleşir. İdari yaptırım olan söz konusu idari para cezasına karşı sulh ceza mahkemesine itiraz edilmiş ise; bu durumda idari para cezasının kesin hâl kazanması, ancak mahkeme kararının -kanun yolları tüketilerek- kesinleşmesi üzerine mümkündür. İdari para cezasına ilişkin sözü geçen her iki ayrı durum gerçekleşince, tahsil dairesince tahsil edilebilecek nitelik kazanmış kamu alacağı olarak kendisini gösterir.
2)Tahsil dairesi tarafından, öncelikle tahsile konu kesinleşmiş kamu alacağının kaynaklandığı kanunda ödeme zamanının belirlenip belirlenmediği incelenir. Ödeme zamanı belirlenmemiş kamu alacakları için, bir aylık ödeme süresi tanıyarak vade tarihi belirlenir. Kamu alacağının bu şekilde belirlenen vadede ödenmemesi halinde, ancak 6183 sayılı Kanun'a göre tahsil aşamasına geçilebilir.
3)Ödeme emri aşamasına, idari para cezası kesinleşmeden, kamu alacağının kaynaklandığı kanununda ödeme zamanı varsa vadesi gelmeden ya da kanununda ödeme zamanı belirlenmemiş olanlar için tanınan ödeme süresi sona ermeden geçilemez. Aksi takdirde düzenlenen ödeme emri hukuka aykırı olacaktır.
Uyuşmazlıkta, Karayolları Trafik Kanunu hükümlerinin davacı tarafından ihlal edildiği nedeniyle adına idari para cezası verildiği ve cezaya karşı sulh ceza mahkemesinde itirazda bulunulmakla birlikte para cezasının tahsili amacıyla idari yaptırım tutanağının vergi dairesine gönderildiği, tahsil dairesince, söz konusu cezanın kesinleşip kesinleşmediği tespit edilmeden, bu cezanın kaynaklandığı kanunda ödeme zamanı belirli olmadığı için 6183 sayılı Kanun'a göre ödeme gününü belirleyen tahakkuk işleminin tesis edilip kesinleşmeyen bu kamu alacağının vadesinde ödenmediğinden bahisle dava konusu ödeme emrinin düzenlendiği; idare mahkemesince davacı hakkında; idari para cezası uygulanmasına ilişkin işlemin hukuka va mevzuata uygun olduğu sulh ceza mahkemesince belirlendiğinden, vadesinde ödenmeyen amme alacağı niteliği kazanan bu cezanın tahsili amacıyla düzenlenen ödeme emrinde hukuka aykırılık görülmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de; ödeme emrinin düzenlendiği 14/09/2024 tarihinde henüz idari para cezasının kesinleşmediği, idari para cezasının ödeme emrinin düzenlendiği tarihten sonra ... Sulh Ceza Mahkemesinin 25/09/2024 tarihinde verdiği karar ile kesinleştiğinin anlaşılması karşısında henüz kesinleşmeyen amme alacağının tahsili amacıyla düzenlenen ödeme emrinde yasal isabet bulunmamaktadır.
Bu durumda, kesinleşmeyen idari yaptırım olarak idari para cezasının 6183 sayılı Kanun kapsamında tahsili yoluna gidilerek düzenlenen dava konusu ödeme emrinin iptali gerekirken, idare mahkemesince davanın reddi yolunda verilen kararın, "niteliği bakımından yürürlükteki hukuka aykırı bir sonucu ifade" etmesi karşısında kanun yararına bozulması gerekmektedir.
Açıklanan nedenlerle, ... İdare Mahkemesi'nin ... tarihli ve E:..., K:... sayılı kararı niteliği bakımından yürürlükteki hukuka aykırı bir sonucu ifade ettiğinden, kanun yararına temyizen incelenerek bozulması 2577 sayılı İdarî Yargılama Usulü Kanunu'nun 51. maddesi uyarınca talep olunur.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Hüküm veren Danıştay Sekizinci Dairesince işin gereği görüşüldü:
Dava, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 73/c bendi uyarınca trafik para cezasının tahsili amacıyla düzenlenen ... tarihli ve ... sayılı ödeme emrinin iptali istemiyle açılmıştır.
... İdare Mahkemesi'nin ... gün ve E:..., K:... sayılı kararıyla, dava konusu ödeme emrinin dayanağı trafik para cezasının uygulanmasına dair ... seri sıra numaralı işleme davacı tarafından yapılan itirazın ... Sulh Ceza Hakimliği'nin ... tarih ve Değişik İş:..., K:... sayılı kararıyla kesin olarak reddedildiği anlaşıldığından, söz konusu trafik para cezasının tahsili amacıyla düzenlenen ... tarih ve ... numaralı 1.506,00-TL bedelli ödeme emrinde hukuka ve mevzuata aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine kesin olarak karar verilmiştir.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Kanun yararına temyiz" başlıklı 51. maddesinde, idare ve vergi mahkemeleri ile bölge idare mahkemelerinin kesin olarak verdiği kararlar ile istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeden kesinleşmiş bulunan kararlardan niteliği bakımından yürürlükteki hukuka aykırı bir sonucu ifade edenlerin, ilgili bakanlıkların göstereceği lüzum üzerine veya kendiliğinden Başsavcı tarafından kanun yararına temyiz olunabileceği, temyiz isteği yerinde görüldüğü takdirde kararın, kanun yararına bozulacağı, bozma kararının, daha önce kesinleşmiş olan merci kararının hukuki sonuçlarını kaldırmayacağı, bozma kararının bir örneğinin ilgili bakanlığa gönderileceği ve Resmi Gazete'de yayımlanacağı hükümleri yer almaktadır.
6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un 55. maddesinde, amme alacağını vadesinde ödemiyenlere, 15 gün içinde borçlarını ödemeleri veya mal bildiriminde bulunmaları lüzumu bir “ödeme emri” ile tebliğ olunacağı; 58. maddesinde ise, kendisine ödeme emri tebliğ olunan şahsın böyle bir borcu olmadığı veya kısmen ödediği veya zamanaşımına uğradığı hakkında tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde dava açabileceği hükmüne yer verilmiştir.
5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun 3. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde, bu Kanun'un genel hükümlerinin, idarî para cezası veya mülkiyetin kamuya geçirilmesi yaptırımını gerektiren bütün fiiller hakkında uygulanacağı; 17. maddesinin 3. fıkrasında, 5018 sayılı Kamu Malî Yönetimi ve Kontrol Kanunu'na ekli (I), (II) ve (III) sayılı cetvellerde yer alan kamu idareleri tarafından verilen idarî para cezaları ile Cumhuriyet başsavcılıkları ve mahkemeler tarafından verilen idari para cezalarının genel bütçeye gelir kaydedileceği; 4. fıkrasında, genel bütçeye gelir kaydedilmesi gereken idarî para cezalarına ilişkin kesinleşen kararların, 6183 sayılı Âmme Alacaklarının Tahsil Usûlü Hakkında Kanun hükümlerine göre tahsil edilmek üzere Maliye Bakanlığınca belirlenecek tahsil dairelerine gönderileceği; 27. maddesinin 1. fıkrasında, idarî para cezası ve mülkiyetin kamuya geçirilmesine ilişkin idarî yaptırım kararına karşı, kararın tebliği veya tefhimi tarihinden itibaren en geç onbeş gün içinde sulh ceza mahkemesine başvurulabileceği, bu süre içinde başvurunun yapılmamış olması hâlinde idarî yaptırım kararının kesinleşeceği hükümlerine yer verilmiştir.
Öte yandan; Maliye Bakanlığı'nca hazırlanıp 12/05/2007 günlü, 26520 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 442 sayılı "Tahsilat Genel Tebliği"nde; 5326 sayılı Kanun hükümleri doğrultusunda, "İdari Para Cezalarının Kesinleşmesi" konusunda da açıklama yapılmış ve genel bütçeye gelir kaydedilmesi gereken idari para cezalarının 6183 sayılı Kanun'a göre takip ve tahsil edilebilmesi için, bu cezalara ilişkin idari yaptırım kararlarının kesinleşmesinin gerektiği, idari yaptırım kararlarına karşı kanun yoluna başvurulmaması veya kanun yoluna başvurulması halinde yargılama aşamalarının son bulması neticesinde idari para cezalarının takip edilebilir aşamaya gelmesinin, idari para cezasının kesinleşmesi anlamına geleceği ifade edilmiştir.
Söz konusu Tebliğde ayrıca, idari para cezasına yönelik Kabahatler Kanunu'nun hükümleri dışında kanun yolu öngörülmesi halinde, ilgili kanunlarında yer verilen kesinleşme nedenlerine bağlı olarak idari para cezalarının kesinleşeceği belirtilmiştir.
Dosyanın incelenmesinden, 28/07/2024 tarihinde davacının, Karayolları Trafik Kanunu'nun 73/c maddesindeki "sürücülerin seyir halinde cep veya araç telefonu ya da benzer haberleşme cihazlarını ele alarak kullanması" hükmünü ihlal ettiğinden bahisle adına düzenlenen 1.506,00 TL tutarlı ... sayılı idari para cezasının kaldırılması istemiyle ... Sulh Ceza Hakimliğine ... tarihinde itiraz edildiği (... Sulh Ceza Mahkemesi D.İş:...), yargılama devam ederken, idari para cezasının tahsiline yönelik olarak düzenlenen İdari Yaptırım Tutanağı'nın Taşıtlar Vergi Dairesi Müdürlüğü'ne gönderilmesi üzerine vadesinde ödenmeyen kamu alacağının tahsili amacıyla dava konusu edilen ... tarihli ve ... sayılı ödeme emrinin düzenlendiği, idari para cezasına yapılan itirazın ... Sulh Ceza Mahkemesinin ... tarihli, K:... sayılı kararıyla kesin olarak reddedildiği, ödeme emrinin iptali istemiyle ... İdare Mahkemesi nezdinde açılan davanın da ... tarih ve E:..., K:... sayılı karar ile reddedildiği anlaşılmaktadır.
İdarî para cezasına ilişkin genel kurallar Kabahatler Kanunu'nun çeşitli başlıklar altındaki bir çok maddesinde düzenlendiği hâlde, bunların ödeme emri ile ne zaman isteneceğini gösteren müstakil bir madde bulunmamaktadır. Kanun'un 17. maddesinin 4. fıkrasında, genel bütçeye gelir kaydedilmesi gereken idarî para cezalarına ilişkin kesinleşen kararların, 6183 sayılı Kanun hükümlerine göre tahsil edileceği şeklinde dolaylı bir ifadeye yer verilmiş ise de, maddenin genel ifadesinden burada asıl anlatılmak istenilenin, cezanın hangi idare tarafından ve hangi hükümlere göre tahsil edileceğini göstermek olduğu, Kanun'un 27. maddesinde, idarî yaptırım kararının, onbeş gün içinde sulh ceza mahkemesine başvurulmaması hâlinde kesinleşeceği öngörüldüğünden, 17. maddesinde geçen "kesinleşen karar" ibaresinden, cezanın dava açılması hâlinde davanın sonunda kesinleşeceğinin anlaşılması gerektiği, dolayısıyla ancak bundan sonra ödeme emri ile istenebileceği sonucuna ulaşılmaktadır.
Bakılan uyuşmazlıkta ise, davacının ödeme emrinin dayanağı olan idari para cezasına yaptığı itiraza ilişkin dava devam ederken, söz konusu ödeme emrinin düzenlendiği, dolayısıyla dava konusu ödeme emrinin düzenlendiği tarih itibarıyla kesinleşmemiş idari yaptırımın tahsili amacıyla işlem tesis edildiği görülmektedir.
Bu durumda, 2918 sayılı Kanun uyarınca verilen idari para cezası kesinleşmeden tahsili olanağı bulunmadığından, söz konusu para cezasının 6183 sayılı Kanun kapsamında tahsili için düzenlenen dava konusu ödeme emrinin iptali gerekmekte iken davanın reddine yönelik İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle; Danıştay Başsavcılığı'nın kanun yararına temyiz isteminin kabulüne, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 51. maddesi gereğince ... İdare Mahkemesi'nin ... gün ve E:..., K:... sayılı kararının, hukuki sonuçları kalkmamak koşulu ile kanun yararına bozulmasına, kararın birer örneğinin taraflar ile Danıştay Başsavcılığı'na gönderilmesine ve bu kararın Resmi Gazete'de yayımlanmasına, 23/06/2025 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.