SoorglaÜcretsiz Dene

Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Danıştay Kararı

Esas No

2025/1906

Karar No

2025/6961

Karar Tarihi

17 Eylül 2025

Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2025/1906 E. , 2025/6961 K.
"İçtihat Metni"

T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2025/1906
Karar No : 2025/6961

KARARIN DÜZELTİLMESİNİ İSTEYEN (DAVACI): ... Tic. ve San. A.Ş.
VEKİLİ : Av. ...

KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Valiliği
VEKİLİ : Av. ...

İSTEMİN KONUSU : ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının onanmasına dair Danıştay Sekizinci Dairesinin 08/11/2024 gün ve E:2023/6912, K:2024/5759 sayılı kararının 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen 3622 sayılı Kanun ile değişik 54. maddesi uyarınca düzeltilmesi istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı şirketin Antalya ili Konyaaltı ilçesi ... mevkiinde bulunan krokiye bağlanmış stok halinde 677,721m3 eleküstü dolgu malzemesinin alımı talebiyle yaptığı başvurunun reddine ilişkin Antalya İl Özel İdaresi Çevre Koruma ve Kontrol Dairesi Başkanlığı'nın 21/04/2011 tarihli işleminin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarihli ve E:... K:... sayılı kararı ile davacı şirketin mülga Taşocakları Nizamnamesi uyarınca almış olduğu kum çakıl işletmeciliği ruhsatının 03/11/1997 tarihinde süresinin dolduğu bu tarihten sonra da 3213 sayılı Maden Kanunu uyarınca verilmiş bir ruhsat bulunmadığı, davacı şirketin Yasa maddesi uyarınca ruhsat süresi sonunda 6 ay içerisinde eleküstü malzemeyi almadığı, uyuşmazlık konusu alanın yer aldığı Antalya ili, Konyaaltı ilçesi, ... Havzasındaki ocak ve tesislerin çevreye büyük ölçüde zarar verdiği, can ve mal güvenliği açısından sakınca yarattığı deniz kirliliğine ve ekolojik dengenin bozulmasına neden olduğu, taşımacılık nedeniyle yerleşim alanlarına zarar verildiğinin mahallinde çalışma yapan komisyon raporları ile tespit edilmesine dayanılarak bu alandaki tüm tesislerin faaliyetlerinin 08/02/1995 ve 15/07/1998 günlü mahalli çevre kurulu kararları ile durdurulduğu ve davacı şirketin malzemesinin Mahalli Çevre Kurulunun ... sayılı kararıyla yasaklı bölge dışına çıkarılan alan içerisinde olmadığı davacı şirketin ruhsat süresinin 1997 yılında dolmasına rağmen 2006 yılına kadar faaliyette bulunan şirketin ... Sulh Hukuk Mahkemesinin kararı ile bölgeden çıkarıldığı görüldüğünden davacının talebinin reddine ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dairemizin 26/12/2013 tarihli ve E:2012/10553 K:2013/11141 sayılı kararı ile davacı şirketin stok halindeki 677.721 m3 malzemeyi ruhsatlı faaliyette bulunduğu dönemde çıkarıp çıkarmadığına dair davalı idarece dava dosyasına sunulan somut bir bilgi ve belge bulunmadığı, 2000 yılında davacı şirketçe söz konusu sahada mevcut eleküstü malzemenin miktarının tespiti amacıyla yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucunda ... Hukuk Mahkemesinin ... sayılı dosyasında söz konusu sahada o dönemde 1.674.296 m3 malzeme bulunduğunun tespit edildiği ve bu durumun da nakliyesi talep edilen malzemenin 2000 yılına kadar olan süreçte çıkarıldığını ortaya koyduğu; ruhsat süresinin sona erdiği 03/11/1997 tarihinden bu tarihe kadar da ruhsatsız faaliyette bulunarak bu malzemenin stoklandığı yönünde de herhangi bir tespit yapılmadığı, diğer taraftan davalı idarece dosyaya sunulan belgelerden, davacı şirketin yine Boğaçayı Havzasında farklı zamanlarda ruhsatsız olarak ve izin almadan faaliyette bulunarak malzeme çıkarmış olduğu anlaşılmaktaysa da, bu çıkarılan malzemenin davaya konu edilen eleküstü malzeme ile ilgisi olmadığı ve bu faaliyetlere iilişkin adli yargı merciilerinde davacı şirket aleyhine açılan davalarda şirketin tazminata mahkum edildiği, öte yandan davanın reddine dair kararda eleküstü malzemenin kanunda belirtilen altı aylık sürede sahadan alınmadığı söylenmekteyse de, ilgili madde de ruhsat sahasından çıkarılan malzemenin altı aylık sürede ruhsat sahasından naklinin yapılması gerektiğinin belirtildiği, dava dosyasından davacı şirketin bu malzemeyi ruhsat sahasından çıkardıktan sonra ruhsat dışı farklı bir sahada depoladığı anlaşılmakta olup 3213 sayılı Maden Kanunu'nun 36/2. maddesinin somut olayda uygulanamayacağı sonucuna varılarak; davacı şirkete ruhsatsız faaliyette bulunarak stok yaptığı gerekçesiyle istenilen malzemenin nakline veya alınmasına izin verilmemesi yönündeki dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine yönelik kararın bozulmasına karar verilmiştir.
Dairemizin 26/06/2014 tarihli ve E:2014/4296 K:2014/5838 sayılı kararı ile idarenin karar düzeltme istemi reddedilmiştir.
... İdare Mahkemesinin ... tarihli E:... K:... sayılı kararı ile bozmaya uyularak dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Dairemizin 21/05/2015 tarihli ve E:2014/11149 K:2015/4886 sayılı kararı ile dava konusu işlemin iptaline ilişkin ilk derece mahkemesi kararı onanmıştır.
Dairemizin 10/10/2017 tarihli ve E:2015/12508 K:2017/7041 sayılı kararı ile idarenin karar düzeltme istemi kabul edilmiş ve Dairemizin 21/05/2015 tarihli ve E:2014/11149 K:2015/4886 sayılı kararı kaldırılarak, ... İdare Mahkemesinin ... tarihli E:... K:... sayılı kararının bozulmasına karar verilmiştir.
... İdare Mahkemesinin ... gün ve E:..., K:... sayılı kararıyla; bozma kararına uyularak; uyuşmazlıkta, davacı şirket tarafından ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nde açılan tespit davasında yaptırılan inceleme sonucunda düzenlenen bilirkişi raporunda, tespite konu yerin Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü'nün yapmış olduğu Taşkın Koruma ve Islah Projesi kapsamında yer aldığı, davacının gösterdiği yerlerde toplam 677.721m3 malzeme bulunduğu tespit edilmiş, davalı idarece sunulan belgelerden, davacının Boğaçayı havzasında faaliyette bulunması için Maden Kanunu kapsamında mevcut bir ruhsatı bulunmadığı, davacının Taşocakları Nizamnamesine göre 1993-1997 yılları arası kum- çakıl ocağı işletmek için Antalya Valiliği Özel İdare Müdürlüğü tarafından verilmiş taş ocağı açma ve işletme ruhsatı bulunduğu, bu ruhsatların ruhsat süresi sonunda dereden ya da stokta kalan malzemenin alınmasına yönelik hak sağlayan bir ruhsat olmadığı, ayrıca davacının Maliye ile stok malzemenin işlenmesi konusunda 22/03/2002-22/03/2005 tarihleri arasındaki süreyi kapsayan üç yıllık kira sözleşmesinin süresinin sona erdiği, 15/07/1998 tarihli Mahalli Çevre Kurulu toplantısında alınan kararda, halihazırda belli bir malzeme stoğu olduğunu iddia eden tesislerin bu stoklarını en geç üç ay içinde Boğaçayı havzası dışına taşımalarına, bu süre içinde taşınmayan malzemelerin alana serilmesine karar verildiğinin görüldüğü, davacının her ne kadar eleküstü malzemeyi ruhsat sahası dışına taşımış oluğunu iddia etmekte ise de; söz konusu malzemenin yine Mahalli Çevre Kurulu kararıyla yasaklanan bölgede kaldığı, dosyada ekli belgelerden Boğaçayı havzasındaki ocak ve tesislerin çevreye büyük ölçüde zarar verdiği, can ve mal güvenliği açısından sakınca yarattığı, deniz kirliliğine ve ekolojik dengenin bozulmasına neden olduğu, taşımacılık nedeniyle yerleşim alanlarına zarar verildiğinin mahallinde çalışma yapan komisyon raporları ile tespit edildiğinden bu alandaki tüm tesislerin faaliyetlerinin 08/02/1995 ve 15/07/1998 tarihli Mahalli Çevre Kurulu kararları ile durdurulduğu anlaşıldığından, davacı şirketin talep ettiği malzemenin de Mahalli Çevre Kurulu'nun ... tarihli ... sayılı kararıyla yasaklı bölge dışına çıkarılan alan içinde olmadığı bölgeden malzeme alınmasının hukuka uygun olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
... İdare Mahkemesinin ... gün ve E:..., K:... sayılı davanın reddine yönelik kararı, Dairemizin 25/06/2018 tarih, E:2018/1455, K:2018/3586 sayılı kararı ile onanmıştır. Davacı tarafından yapılan karar düzeltme istemi de Dairemizin 29/01/2019 tarih, E:2018/5687 K:2019/546 sayılı kararı ile reddedilerek karar kesinleşmiştir.
Davacı tarafından Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru yapılması üzerine Anayasa Mahkemesinin ... tarih ve ... başvuru numaralı kararı ile ''gerekçeli karar hakkının ihlal edildiğine'' sonucuna varılmış ve ihlal sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmasına karar verilmiştir.
Davacı şirketin gerekçeli karar hakkının ihlal edildiğine dair Anayasa Mahkemesince yapılan tespit, Dairemizin 25/06/2018 tarih ve E:2018/1455 K:2018/3586 sayılı kararından kaynaklandığından, 6216 sayılı Kanun'un 50. maddesi ile Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü gereği Dairemizin söz konusu kararının kaldırılarak, ihlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılması gerekmektedir.

KARAR DÜZELTME TALEP EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, temyiz aşamasında ileri sürdüğü iddiaların değerlendirilmediği, ... sayılı Mahalli Çevre kurulu kararının mahkeme kararı ile iptal edildiğini, 1994-1997 yılları arasında yürütülen kum-çakıl işletmeciliği sırasında orman idaresinden alınan izne istinaden malzemenin depolandığını, orman alanının istismarının söz konusu olmadığını, Antalya Valiliği tarafından 21/12/2022 tarihinde gerçekleştirilen ihale sonucunda dava konusu malzemenin satışı ve 240 gün içinde bulunduğu yerden alınması işinin ihaleyi kazanan kişilere verildiğini, yargılama sırasında davanın reddi yönündeki ilk kararın Danıştay tarafından bozulması ve ilk derece mahkemesince bozmaya uyularak işlemin iptaline karar verilmesi neticesinde bakılan dava yönünden usuli müktesep hakkının oluştuğu, aynı maddi olay ve mevzuata dayanılarak farklı bir sonuca ulaşılarak hukuki güvenlik ilkesinin ihlal edildiği çevre ve orman hassasiyetlerinin usuli müktesep hakkın istisnasını oluşturamayacağı ileri sürülerek Danıştay Sekizinci Dairesince verilen kararın düzeltilmesi istenilmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Düzeltilmesi istenen kararın usul ve yasaya uygun olduğu, ileri sürülen nedenlerin 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 54. maddesine uymadığı, bu nedenle istemin reddi gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ : Karar düzeltme isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:
Kararın düzeltilmesi dilekçesinde ileri sürülen nedenler, 2577 sayılı Kanun'un Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen 3622 sayılı Kanun ile değişik 54. maddesi hükmüne uygun bulunduğundan, karar düzeltme isteminin kabulü ile Danıştay Sekizinci Dairesinin 08/11/2024 gün ve E:2023/6912, K:2024/5759 sayılı kararı kaldırılarak uyuşmazlık incelendi.

İNCELEME VE GEREKÇE :
MADDİ OLAY:
Davacı tarafından 1994-2007 yılları arası Antalya Konyaaltı ... mevkiinde kum- çakıl ocağı işlettiğini, kendisine ait olduğunu iddia ettiği talep fazlası bir kısım malzemenin sahada stoklandığı, stoklanan elek üstü 677.721m3 malzemenin verilmesi istemiyle yaptığı başvurunun, Mahalli Çevre Kurulu'nun ..., ... ve ... sayılı kararlarıyla kum-çakıl ocağı, maden ocağı ve her türlü kum- çakıl eleme yıkama tesisine yönelik ruhsat verilmemesi, Taşocakları Nizamnamesi'ne göre davacı adına devam eden bir ruhsat hakkı bulunmadığı, malzemelerin nakline veya alınmasına yönelik bir faaliyetin tespiti halinde idari yaptırım uygulanacağı belirtilerek reddine ilişkin Antalya İl Özel İdaresinin ... tarihli ... sayılı işleminin dava konusu edildiği anlaşılmaktadır.

İLGİLİ MEVZUAT:
6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un "Kararlar" başlıklı 50. maddesinin birinci fıkrasında; "Esas inceleme sonunda, başvurucunun hakkının ihlal edildiğine ya da edilmediğine karar verilir. İhlal kararı verilmesi halinde ihlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılması için yapılması gerekenlere hükmedilir. "; ikinci fıkrasında, "Tespit edilen ihlal bir mahkeme kararından kaynaklanmışsa, ihlali ve sonuçlarını ortadan kaldırmak için yeniden yargılama yapmak üzere dosya ilgili mahkemeye gönderilir. Yeniden yargılama yapılmasında hukuki yarar bulunmayan hallerde başvurucu lehine tazminata hükmedilebilir veya genel mahkemelerde dava açılması yolu gösterilebilir. Yeniden yargılama yapmakla yükümlü mahkeme, Anayasa Mahkemesinin ihlal kararında açıkladığı ihlali ve sonuçlarını ortadan kaldıracak şekilde mümkünse dosya üzerinden karar verir." hükmü yer almıştır.
2577 sayılı Kanunun 50. maddesinin 4. fıkrasında " Danıştayın bozma kararına uyulduğu takdirde, bu kararın temyiz incelemesi, bozma kararına uygunlukla sınırlı olarak yapılır." kuralına yer verilmiştir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Dava davacı şirketin Antalya ili, Konyaaltı ilçesi, ... mevkiinde bulunan krokiye bağlanmış stok halinde 677,721m3 eleküstü dolgu malzemesinin alımı talebiyle yaptığı başvurunun reddine ilişkin Antalya İl Özel İdaresi Çevre Koruma ve Kontrol Dairesi Başkanlığı'nın 21/04/2011 tarihli işleminin iptali istemiyle açılmıştır.
... İdare Mahkemesinin ... tarihli ve E:..., K:... sayılı kararı ile davanın reddine karar verilmiş olup bu karar temyiz incelemesi sırasında Danıştay Sekizinci Dairesinin 26/12/2013 tarihli ve E:2012/10553, K:2013/11141 sayılı kararı ile bozulmuştur.
Danıştay Sekizinci Dairesinin 26/06/2014 tarihli ve E:2014/4296, K:2014/5838 sayılı kararı ile idarenin karar düzeltme istemi reddedilmiştir.
... İdare Mahkemesinin ... tarihli E:... K:... sayılı kararı ile bozmaya uyularak dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Danıştay Sekizinci Dairesinin 21/05/2015 tarihli ve E:2014/11149 K:2015/4886 sayılı kararı ile dava konusu işlemin iptaline ilişkin ilk derece mahkemesi kararı onanmıştır.
Danıştay Sekizinci Dairesinin 10/10/2017 tarihli ve E:2015/12508, K:2017/7041 sayılı kararı ile idarenin karar düzeltme istemi kabul edilmiş ve Dairenin 21/05/2015 tarihli ve E:2014/11149, K:2015/4886 sayılı kararı kaldırılarak, ... İdare Mahkemesinin ... tarihli E:... K:... sayılı kararının bozulmasına karar verilmiştir.
... İdare Mahkemesinin ... gün ve E:..., K:... sayılı kararıyla; bozma kararına uyularak; davanın reddine karar verilmiştir.
... İdare Mahkemesinin ... gün ve E:.., K:... sayılı davanın reddine yönelik kararı, Dairemizin 25/06/2018 tarih, E:2018/1455, K:2018/3586 sayılı kararı ile onanmıştır. Davacı tarafından yapılan karar düzeltme istemi de Dairemizin 29/01/2019 tarih, E:2018/5687 K:2019/546 sayılı kararı ile reddedilerek karar kesinleşmiştir.
Davacı tarafından Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru yapılması üzerine Anayasa Mahkemesinin ... tarih ve ... başvuru numaralı kararı ile ''gerekçeli karar hakkının ihlal edildiğine'' sonucuna varılmıştır.
Anayasa Mahkemesinin ... başvuru numaralı ... tarihli ''Diğer taraftan bu ihlal kararının davanın esasıyla ilgili herhangi bir değerlendirme içermediği vurgulanmalıdır. Zira gerekçeli karar hakkı, taraflara yargılama sırasında ileri sürdükleri iddialarının kurallara uygun biçimde incelenip incelenmediğini bilmelerine imkan sağlayan bir hak olup yargılama sonucuna yönelik bir teminat sağlamaz....gereken kararı vermek yine yargılama mercilerinin takdirindedir.'' kararda yer alan açıklamalardan anlaşıldığı üzere, Anayasa Mahkemesi tarafından, gerekçeli karar hakkının ihlaline karar verilen dosyalarda ilgili mahkemelerce yapılacak yeniden yargılamanın mahiyetini belirleme noktasında önem arz etmektedir.
Başvurucunun gerekçeli karar hakkının ihlal edildiğine dair ... başvuru numaralı kararıyla Anayasa Mahkemesince yapılan tespit, Dairemizin 25/06/2018 tarih ve E:2018/1455, K:2018/3586 sayılı kararından kaynaklandığından 6216 sayılı Kanun'un 50. maddesi hükmü gereği Dairemizin söz konusu kararının kaldırılarak, ihlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılması gerekmiştir ve Dairemizin 08/11/2024 tarihli E:2023/6912, K:2024/5759 sayılı kararı ile yeniden ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararın gerekçe ile onanmasına karar verilmiştir.
Ancak, Anayasa Mahkemesine davacı tarafından yapılan bireysel başvuru sonucu gerekçeli karar hakkının ihlal edildiğinden bahisle yeniden başlanılan yargılama kapsamında uyuşmazlıkta ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı davanın reddine ilişkin kararının Dairemizin 23/12/2013 tarih ve E:2012/10553, K:2013/11141 sayılı kararıyla bozulması ve karar düzeltme istemininde reddedilmesi üzerine İdare Mahkemesince Dairemizin bozma kararına uyularak 11/09/2014 tarih ve E:201/1148, K:2014/1180 sayılı kararıyla dava konusu işlemin iptaline karar verilmesi ve söz konusu iptal kararının da Dairemizin 21/05/2015 tarih ve E:2014/11149, K:2015/4886 sayılı kararıyla onanması üzerine davacının lehine oluşan usuli kazanılmış hakkın korunması kapsamında Danıştay Sekizinci Dairesinin 08/11/2024 gün ve E:2023/6912, K:2024/5759 sayılı kararı kaldırılarak, Danıştayın bozma kararına uyulduğu takdirde, bu kararın temyiz incelemesi, bozma kararına uygunlukla sınırlı olarak yapılacağından, Dairemizin 26/12/2013 tarih ve E:2012/10553, K:2013/11141 sayılı bozma kararındaki gerekçelerle işlemin iptaline karar verilmesi gerektiğinden davanın reddi yolundaki ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:... K:... sayılı kararında hukuki uygunluk bulunmamaktadır.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle:
1\. Davacının kararın düzeltilmesi istemimin kabulüne,
2\. ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesi uyarınca BOZULMASINA,
3\. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine,
17/09/2025 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.



10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim