Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Danıştay Kararı
2025/174
2025/7810
21 Ekim 2025
"İçtihat Metni"
T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2025/174
Karar No : 2025/7810
TEMYİZ İSTEMİNDE BULUNAN (DAVACI): ...
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Üniversitesi
VEKİLİ : Av. ...
DAVALI YANINDA MÜDAHİLLER : 1- ...
VEKİLİ : Av. ...
2- ...
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ...tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Hacettepe Üniversitesi Rektörlüğünce Fen Fakültesi Kimya Bölümü Anorganik Kimya Anabilim Dalı için ilan edilen iki kişilik Doçent kadrosuna başvuran davacı tarafından, anılan kadroya müdahil Doç. Dr. ... ve müdahil Doç. Dr. ...'in atanması ile kendisinin atanmamasına ilişkin davalı idare işleminin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti:... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:... K:... sayılı kararı ile; dava dosyasındaki bilgi ve belgeler ile bilirkişi raporunun birlikte değerlendirilmesinden; davalı idare Fen Fakültesi Kimya Bölümü Anorganik Kimya Anabilim Dalı için ilan edilen iki kişilik Doçent kadrosuna, davacının da dahil olduğu üç kişi tarafından atanma istemiyle başvurulduğu, başvuran adaylardan Doç. Dr. ...'ün diğer adaylar ile kıyaslandığında etki değeri yüksek dergilerde yayımlanmış birçok makalede sorumlu yazar olarak yer aldığı, Q1 kategorisindeki dergilerde yayımlanmış makalelerine ait toplam puanının en yüksek olduğu, Q1 kategorisindeki bir dergide yayımlanmış tek yazarlı makalesinin bulunduğu ve en yüksek atıf puanına sahip olduğu ve özellikle üniversiteler dışındaki kamu kuruluşları ile yapılan dört adet projede yürütücülüğü nedeni ile adaylar arasında sıralama yapıldığında birinci sırada yer aldığından dava konusu işlemin ...'ün doçentlik kadrosuna atanmasına ilişkin kısmında hukuka aykırılık bulunmadığı; karşılaştırılan adaylardan davacının, toplam makale sayısı ve Q1/Q2 kategorisindeki dergilerde yer alan makalelerinin toplam sayısı bakımından diğer adaylara üstünlük sağlamasına rağmen, üniversiteler dışındaki kamu kuruluşları ile yapılan sadece bir projede yürütücü olması nedeni ile adaylar arasında sıralama yapıldığında ikinci sırada yer aldığı, diğer aday Doç. Dr. ...in ise toplam makale sayısının 1. sırada önerilen Doç. Dr. ...'ten fazla olmasına rağmen, Doç. Dr....in en düşük toplam Q1/Q2 makale sayısına ve en düşük atıf sayısına sahip olduğu ve proje yürütücülüğü olmadığından diğer adaylar arasında sıralama yapıldığında üçüncü sırada yer aldığı, yürütülen hizmetin niteliği, önemi ve özelliği ve liyakat esasları dikkate alındığında dava konusu işlemin anılan kadroya Doç. Dr. ...'in atanması, davacının atanmamasına ilişkin kısmında hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin Doç. Dr. ...'ün doçentlik kadrosuna atanmasına ilişkin kısmı bakımından davanın reddine, dava konusu işlemin doçentlik kadrosuna Doç. Dr....'in atanması, davacının atanmamasına ilişkin kısmı yönünden ise iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Dosyada yer alan jüri raporları ile bilirkişi raporunun birlikte değerlendirilmesinden; söz konusu raporlar arasında adayların akademik çalışmaları ile ilgili yapılan tespitler bakımından belirgin düzeyde farklılıkların bulunmadığı, bilirkişi raporlarında belirtilen kanaatlerin ise Mahkemeleri bağlayıcı niteliğinin olmadığı, atama yapma hususunda davalı idareye tanınan takdir yetkisinin, davalı idarece davacının ilan edilen doçentlik kadrosuna atanmaması diğer iki adayın atanması yönünde kullanılmasında kamu yararı ve hizmet gereklerine aykırılık bulunmadığı, dolayısıyla dava konusu işlemlerin hukuka uygun olduğu sonucuna varıldığından, davanın tamamen reddi gerekirken, aksi yönde değerlendirme ile dava konusu işlemin kısmen iptali yolundaki İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet görülmediği gerekçesiyle davalı idare ile müdahil ... tarafından yapılan istinaf başvurusunun kabulüne, başvuruya konu Mahkeme kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, akademik çalışmalarının atanan her iki adaydan fazla olduğu ve onlardan daha liyakatli olduğu, bilirkişi raporunda da atanmaya uygun olduğunun belirtildiği, bilimsel çalışmaları yanında tez danışmanlıkları ve Tübitak ile BAP proje yürütücülükleri olduğu, jürinin objektif değerlendirme yapmadığı, farklı üniversiteden atanan jüri üyesinin kendisinin atanması yönünde görüş bildirdiği, takdir yetkisinin hukuka uygun olarak kullanılması gerektiği, dava konusu işlemin hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, jüri üyelerince, adaylar hakkında nitelik, öz geçmiş, bilimsel katkı gibi hususlara göre değerlendirme yapıldığı, puana göre sıralama yapılması halinde bilim jürisinin değerlendirmesine ihtiyaç olmayacağı, bunu herhangi birinin de yapabileceği, puan esas alınsa dahi ... ile davacı arasında 4-5 yıllık bir deneyim farkı olduğundan puan fazlalığı olmasının doğal olduğu, davacının çalışmalarının doktora tezine yakın çalışmalar olduğu, davacının diğer adayların tersine yurt dışı deneyiminin olmadığı, takdir yetkisinin hukuka uygun kullanıldığı, işlemin hukuka uygun olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
Müdahil ... tarafından, idarenin takdir yetkisini hukuka uygun kullandığı, kadroya başvurusunda sunduğu yayınların dokuz tanesinde çarpıtma yaptığı gerekçesi ile davacı hakkında etik ihlal kararı verildiği, dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu belirtilmiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NİN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin işin gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Hacettepe Üniversitesi Fen Fakültesi Kimya Bölümü Anorganik Kimya Anabilim Dalı'na iki adet Doçent öğretim üyesi alımı için 30/12/2021 tarih ve 31705 sayılı Resmi Gazete ile akademik personel alım ilanı yapılmıştır.
Karamanoğlu Mehmetbey Üniversitesi Mühendislik Fakültesi'nde öğretim üyesi olarak görev yapmakta olan davacı, söz konusu kadro için başvuruda bulunmuştur. Yapılan ön değerlendirme sonrasında davacı ile birlikte koşulları sağlayan diğer adaylara ait dosyalar değerlendirilmek üzere bilim jürilerine gönderilmiştir. Bilim jürilerinden gelen raporlar doğrultusunda anılan Doçent öğretim üyesi kadrosuna Doç. Dr. ... ve Doç. Dr. ... atanmıştır.
Bunun üzerine davacı tarafından, söz konusu kadroya Doç. Dr. ... ve Doç. Dr....'in atanmasına ilişkin işlem ile kendisinin atanmamasına ilişkin işlemin iptali istemiyle bakılmakta olan dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu'nun "Doçentlik ve atama" başlıklı 24. maddesinin (e) bendinde, "Doçentlik unvanına sahip olanlar yükseköğretim kurumları tarafından ilan edilen doçent kadrolarına başvurur. Doçent kadrosuna başvuran adayların durumlarını incelemek üzere rektör tarafından, varsa biri ilgili birim yöneticisi, en az biri de o üniversite dışından olmak üzere üç profesör tespit edilir. Bu profesörler her aday için ayrı ayrı olmak üzere birer rapor yazarlar ve kadroya atanacak birden fazla aday varsa tercihlerini bildirirler. Üniversite veya yüksek teknoloji enstitüsü yönetim kurulunun bu raporları göz önünde tutarak alacağı karar üzerine, rektör atamayı yapar." hükmüne yer verilmiştir.
12/6/2018 tarih ve 30449 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Öğretim Üyeliğine Yükseltilme Ve Atanma Yönetmeliği'nin doçent kadrolarına atanmanın düzenlendiği 3. bölümünde yer alan "Atanma şartı" başlıklı 8. maddesinde; "(1) Doçent kadrolarına atanabilmek için, 2547 sayılı Kanun'un 24. maddesi uyarınca doçentlik unvanını almış bulunmak veya yurt dışında alınan doçentlik unvanının, 2547 sayılı Kanun'un 27. maddesi gereğince Üniversitelerarası Kurul tarafından Türkiye’de geçerli sayılmış olması gereklidir." hükmü; "İlan ve başvuru" başlıklı 9. maddesinde; "(1) Bir üniversite veya yüksek teknoloji enstitüsündeki açık bulunan doçent kadroları, Resmî Gazete’de ve üniversite veya yüksek teknoloji enstitüsünün internet ana sayfasında rektörlükçe ilan edilerek duyurulur. Bu ilanda adaylara on beş günden az olmamak üzere başvuru süresi tanınır ve son başvuru tarihi belirtilir. (2) Adaylar özgeçmişlerini, bilimsel çalışma ve yayınlarını kapsayan bir dosyayı dört nüsha olarak, ilanda belirtilen süre içerisinde rektörlüğe teslim eder." hükmü; "Atama süreci" başlıklı 11. maddesinde; "(1) Rektör, ilan edilen doçent kadrosuna başvuran adayların durumlarının incelenmesi için en az biri başka üniversite veya yüksek teknoloji enstitüsünden olmak üzere adayın başvurduğu bilim alanı ile ilgili olan üç profesörü, ilana son başvuru tarihinden itibaren on beş gün içinde, sözlü sınavın yapılması halinde ise sözlü sınavların bitiş tarihinden itibaren on beş gün içinde tespit eder. İlan edilen kadronun bulunduğu birimin bölüm başkanının profesör olması halinde, tespit edilecek üç profesörden birinin bölüm başkanı olması zorunludur. (2) Rektör, aday veya adayların özgeçmişlerini, bilimsel çalışma ve yayınlarını kapsayan dosyaları bu profesörlere göndererek kişisel raporlarını bir ay içinde bildirmelerini ister. Bu profesörler aday veya adaylar hakkında ayrı ayrı tercih ve görüşlerini rektöre bildirir. (3) Dosya inceleme sonuçlarının bir ay içinde gelmemesi halinde aynı usulle tespit edilen başka profesörlere dosyalar incelenmesi için gönderilir. (4) Rektör dosya inceleme sonuçlarına dayanarak, üniversite veya yüksek teknoloji enstitüsü yönetim kurulunun gerekçeli görüşünü de aldıktan sonra atama hakkındaki kararını verir." hükmü yer almaktadır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Dava dosyasının incelenmesinden; İdare Mahkemesince bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verildiği, bilirkişi incelemesi sonrasında dava dosyasına sunulan bilirkişi raporunda özetle; "Hacettepe Üniversitesi Rektörlüğü tarafından Fen Fakültesi Kimya Bölümü Anorganik Kimya Anabilim Dalı için 30/12/2021 tarihinde ilan edilen iki kişilik Doçent kadrosu için başvuruda bulunan üç adayın (Doç. Dr. ..., Doç. Dr.... ve Doç. Dr. ...) dosyalarını değerlendirmek üzere Prof. Dr. ..., Prof. Dr. ... ve Prof. Dr. ...'ın görevlendirildiği, üç jüri üyesinin de adayların başvurduğu bilim alanında çalıştığı, Prof. Dr....'ın, başka bir üniversitede (Gazi Üniversitesi) görev yapmakta olup mevzuat gereği "Jüri üyelerinden en az birinin başka üniversiteden olma” koşulunu sağladığı, Prof. Dr. ... ve Prof. Dr....'ın ise Hacettepe Üniversitesi Fen Fakültesi Kimya Bölümü Anorganik Kimya Anabilim Dalı'nda görev yaptığı, oluşturulan jüri üyelerinden Prof. Dr....'ın, aday...'in Yüksek Lisans ve Doktora tez danışmanı olduğu ve dolayısı ile ortak makaleleri ve bildirileri bulunduğu, ancak, Yükseköğretim Kurulu'nun Öğretim Üyeliğine Yükseltilme ve Atanma Yönetmeliği'nin 11/1. maddesinde "İlan edilen kadronun bulunduğu birimin bölüm başkanının Profesör olması halinde, tespit edilecek üç Profesörden birinin Bölüm Başkanı olması zorunludur” ifadesinin yer alması nedeniyle Prof. Dr. ...'ın bölüm başkanı olması sebebiyle jüri üyesi olarak görevlendirilmesinin uygun bulunduğu, dolayısıyla adayların akademik çalışmalarını incelemek için belirlenen jüri üyelerinin mevzuat dikkate alınarak oluşturulduğu, ilan edilen kadroya özgü spesifik bir koşul bulunmamakta olup kadroya başvuran tüm adayların ilanda belirtilen açıklamaya göre “Doçentlik ünvanını Kimya alanında almış olmak, Anorganik Kimya alanında çalışmalar yapmış olmak" niteliğini taşıdığı, Doçent kadrolarına atanmak için başvuruda bulunan her üç adayın da bilimsel çalışmalarının söz konusu kadrolara atanmak için yeterli olduğu, adayların bilimsel etkinlikleri değerlendirildiğinde; etki değeri yüksek dergilerde yayımlanmış birçok makalede sorumlu yazar olarak yer alması, Q1 kategorisindeki dergilerde yayımlanmış makalelerine ait toplam puanının en yüksek olması, Q1 kategorisindeki bir dergide yayımlanmış tek yazarlı makalesinin bulunması ve en yüksek atıf puanına sahip olması ve özellikle, üniversiteler dışındaki kamu kuruluşları ile yapılan dört adet projede yürütücülüğü nedeni ile Doç. Dr. ...'ün ilk sırada yer aldığı; toplam makale sayısı ve Q1/Q2 kategorisindeki dergilerde yer alan makalelerinin toplam sayısı bakımından diğer adaylara üstünlük sağlamasına rağmen üniversiteler dışındaki kamu kuruluşları ile yapılan sadece bir projede yürütücü olması nedeni ile Doç. Dr. ...'ün ikinci sırada yer aldığı; puanlama tablosuna göre, Doç. Dr. ...'in toplam makale sayısı 1. sırada önerilen Doç. Dr....'ten fazla olmasına rağmen Doç. Dr. ...'in en düşük toplam Q1/Q2 makale sayısına ve en düşük atıf sayısına sahip olması ve proje yürütücülüğünün olmaması nedeni ile 3. sırada yer aldığı, sonuç olarak; Hacettepe Üniversitesi Fen Fakültesi Kimya Bölümü Anorganik Kimya Anabilim Dalı için ilan edilen iki kişilik Doçent kadrosuna birinci sırada Doç. Dr. ...'ün, ikinci sırada Doç. Dr. ...'ün atanması gerektiği" görüş ve kanaatine yer verildiği görülmektedir.
İdareler, kanunlarla kendilerine verilen görev, yetki ve sorumluluklar çerçevesinde, sundukları kamu hizmetinin ifasına yönelik olarak, kamu hizmetinin etkili ve verimli bir biçimde yürütülmesi, kamu yararının daha somut bir biçimde ortaya konulması için hizmet gerekleri doğrultusunda -ilgili kanununda bağlı yetki içinde bulunduğu belirtilmediği takdirde- birden çok seçenekten birisini tercihte takdir yetkisiyle donatılmışlardır.
Ancak; idareye tanınan bu takdir yetkisinin, idarenin keyfi olarak hareket edebileceği anlamına gelmeyeceği izahtan varestedir. Takdir yetkisinin yargısal denetimi, bu yetkinin hukuka, eşitlik ilkesine ve kamu yararına uygun olup olmadığı ile sınırlıdır.
Bir başka deyişle; idarelerin işlem tesis ederken Anayasa ve yasalarla çizilen çerçeve içinde takdir hakkına sahip oldukları açık ise de, bu takdir hakkı, serbestçe ve keyfi şekilde kullanılanabilecek bir durumu ifade etmeyip, kamu yararı ve hizmet gerekleri açısından hukuka uygun olarak temellendirilmiş olgularla desteklenmelidir.
Yukarıda yer alan hükümlerden de anlaşıldığı üzere; idarenin takdir yetkisi kapsamında ilan edilen herhangi bir kadroya başvuran ve jüri değerlendirmesi sonucunda ataması olumlu görülen adaylar arasından söz konusu kadro için en uygun adayın tercihi konusunda yasaların tanıdığı serbesti çerçevesinde tercihte bulunabileceği tartışmasız olup; uyuşmazlıkta, bu takdir yetkisinin öncelikle ilgili mevzuatta belirlenen sınırlar çerçevesinde, 2547 sayılı Kanun'un öngördüğü amaçlar doğrultusunda ve objektif kriterlere dayanılarak ve bu suretle takdir yetkisinin hukuka uygun olarak kullanılıp kullanılmadığının yargısal denetimine imkân verecek şekilde belirlenmesi gerekmektedir.
Dava dosyasındaki bilgi ve belgeler ile bilirkişi raporunun birlikte değerlendirilmesinden; Hacettepe Üniversitesi Rektörlüğü Fen Fakültesi, Kimya Bölümü, Anorganik Kimya Anabilim Dalı için ilan edilen iki kişilik Doçent kadrosuna davacı ve müdahiller dahil olmak üzere üç kişi tarafından atanma istemiyle başvurulduğu, bilim jürisinde yer alan ve Gazi Üniversitesi'nde görev yapan Prof. Dr. ...'ın, davacının atanması yönünde görüş bildirdiği, mahkeme tarafından yapılan bilirkişi incelemesinde de yine davacının atanması gerektiği yönünde görüş bildirildiği görülmektedir. Her ne kadar temyize konu Bölge İdare Mahkemesince verilen kararda; adayların akademik çalışmaları ile ilgili yapılan tespitler bakımından belirgin düzeyde farklılıkların bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de, dosyadan ...'ün 353.5 ve...'in ise 350.09 toplam puanının olduğu, davacının puanının diğer iki adaydan daha yüksek olup, toplam 553,50 puanının olduğu görülmektedir.
Uyuşmazlıkta; adayların akademik ve bilimsel çalışmalar neticesinde elde edilen akademik puanları itibariyle yapılan karşılaştırmada; davacıya ait puanın, anılan kadroya atanan kişilere ait puanın çok üzerinde olduğu görülmekte olup; uyuşmazlığa konu doçent öğretim üyesi kadrosu için gerekli bütün şartları sağlayan adaylar arasından kadroya atanan adayların görece daha düşük akademik puana sahip olmasına rağmen; davalı idarece, anılan kadroya atanmalarının tercih edilmesine ve kadro için bilimsel ve akademik anlamda daha uygun olduğuna ilişkin gerekli ve yeterli gerekçenin ortaya konulamadığı değerlendirilmektedir.
Bu itibarla; dava konusu iki adet doçent kadrosu için adayların çalışmaları ve puanlarına göre bir değerlendirme yapılması gerektiği, davacının akademik yayın, atıf ve puan açısından diğer iki adaydan önde bulunduğu, bilirkişi raporunda da davacının atanması yönünde görüş bildirildiği anlaşıldığından; puan üstünlüğü dikkate alındığında kamu yararı ve hizmet gerekleri bakımından anılan kadroya davacının atanma talebinin uygun bulunmamasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Bununla birlikte; temyiz aşamasında müdahil ... tarafından verilen dilekçede; davacının kadroya başvuru sırasında davalı idareye sunduğu dokuz yayınında çarpıtma suretiyle etik ihlalde bulunduğunun, bunun da bilimsel dürüstlük ve akademik liyakat ilkesine uygun olmadığının belirtildiği ve davacının etik ihlalde bulunduğuna dair 22/07/2025 tarihli Yayın Etiği Komisyonu(Fen ve Mühendislik) Toplantı kararlarının eklendiği görülmektedir.
Ayrıca İdare Mahkemesince dava konusu işlemin Doç. Dr. ...'ün doçentlik kadrosuna atanmasına ilişkin kısmı bakımından davanın reddine karar verildiği, kararın bu kısmına ilişkin olarak davacı tarafından istinaf başvurusunda bulunulmadığı ve kararın bu kısmının kesinleştiği anlaşıldığından, temyize konu olan dava konusu işlemin doçentlik kadrosuna Doç. Dr....'in atanmasına yönelik kısmı yönünden temyiz incelemesi yapılması gerekmektedir.
Bu durumda; öncelikle davacı hakkındaki etik ihlal iddiasının ve buna ilişkin verilmiş idari ya da adli bir karar olup olmadığının araştırılması, bu hususun değerlendirilmesi ve gerekirse yeniden bilirkişi incelemesi yaptırılması, etik ihlal olmaması halinde yaptırılan bilirkişi incelemesi sonrası düzenlenen rapor esas alınmak suretiyle davacı ve Doç. Dr....'in çalışmaları ve puanlarına göre bir değerlendirme yapılması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekmektedir.
Bu itibarla, dava konusu işlemin kısmen iptali yönündeki ... İdare Mahkemesi kararına yönelik davalı idare ve müdahil ...'in istinaf istemlerinin kabulü ile davanın reddine ilişkin temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1\. 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesine uygun bulunan temyiz isteminin kabulüne,
2\. ... Bölge İdare Mahkemesi ...İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:... K:... sayılı kararının BOZULMASINA,
3\. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın yukarıda belirtilen Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesine,
4\. Kesin olarak 21/10/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.