SoorglaÜcretsiz Dene

Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Danıştay Kararı

Esas No

2025/1740

Karar No

2025/4657

Karar Tarihi

15 Mayıs 2025

Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2025/1740 E. , 2025/4657 K.
"İçtihat Metni"

T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2025/1740
Karar No : 2025/4657

DAVACI : ... Derneği Adına Genel Başkan ...

DAVALILAR : 1) ... Bakanlığı
2) ... Bakanlığı
3) ... Başkanlığı

DAVANIN KONUSU : Davacı tarafından, “T.C. Milli Eğitim Bakanlığı, T.C. Diyanet İşleri Başkanlığı ile T.C. Gençlik ve Spor Bakanlığı arasında 2023 yılında hazırlanan 'Çevreme Duyarlıyım, Değerlerime Sahip Çıkıyorum Projesi Uygulama Usul ve Esasları'nın;
1)Yetki, şekil yönünden tamamı;
2)“Amaç”, “Kapsam” hükümleri, “Kısaltmalar ve Tanımlar” kısmındaki ‘ÇEDES Uygulama Mekanları’ hükmü, “manevi danışman”, “rehber öğrenci”, “gençlik merkezi sorumlusu”, “eğitici”, “vaiz” görevlendirilmesine ilişkin hükümleri, ”ÇEDES Uygulama Mekanlarının Yükümlülükleri” başlıklı kısmının ilk maddesi, “Okul Müdürlüklerinin Yükümlülükleri” başlıklı kısmının 8. maddesi, “Gençlik Hizmetleri Genel Müdürlüğünün Yükümlülükleri” başlıklı kısmının 5. maddesi, “Değerler Çalışmaları” başlıklı kısmının 11. maddesinin iptali ile,
3)Belirtilen maddeler iptal edildiğinde söz konusu düzenlemenin diğer maddelerinin de uygulanması mümkün olamayacağından 2023 tarihli Uygulama Usul ve Esaslarının tamamının iptali istenilmektedir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ : 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 15. maddesinin 5. fıkrası uyarınca davanın reddedilmesi gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu ve Sekizinci Dairelerince, 2575 sayılı Danıştay Kanunu'nun Ek 1. maddesi uyarınca birlikte yapılan toplantıda, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dava dosyası incelendikten sonra, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 14. maddesi ile 15. maddesinin 5. fıkrası uyarınca işin gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE:
İlgili Mevzuat:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "İdari davaların açılması" başlıklı 3. maddesinde; 'İdari davalar, Danıştay, idare mahkemesi ve vergi mahkemesi başkanlıklarına hitaben yazılmış imzalı dilekçelerle açılır. Dilekçelerde; a) Tarafların ve varsa vekillerinin veya temsilcilerinin ad ve soyadları veya unvanları ve adresleri ile gerçek kişilere ait Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası, b) Davanın konu ve sebepleri ile dayandığı deliller, c) Davaya konu olan idari işlemin yazılı bildirim tarihi,..., gösterilir. Dava konusu kararın ve belgelerin asılları veya örnekleri dava dilekçesine eklenir. Dilekçeler ile bunlara ekli evrakın örnekleri karşı taraf sayısından bir fazla olur.' hükmüne yer verilmiş; "Dilekçeler üzerine ilk inceleme" başlıklı 14. maddesinin 3. fıkrasının (g) bendinde, dilekçelerin, 3 ve 5 inci maddelere uygun olup olmadıkları yönünden de inceleneceği, "İlk inceleme üzerine verilecek karar" başlıklı 15. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendinde, 14. maddenin 3. fıkrasının (g) bendinde yazılı hallerde otuz gün içinde 3. ve 5. maddelere uygun şekilde yeniden düzenlenmek veya noksanlıkları tamamlanmak üzere dilekçelerin reddine karar verileceği, aynı maddenin 5. fıkrasında ise; dilekçenin reddedilmesi üzerine, yeniden verilen dilekçelerde aynı yanlışlıklar yapıldığı takdirde davanın reddedileceği hususları hüküm altına alınmıştır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Davacı tarafından 07/09/2023 tarihinde açılan davada; Danıştay Sekizinci Dairesinin 15/09/2023 tarih ve E:2023/5214, K:2023/3877 sayılı kararıyla, davaya konu esas ve protokollere dayanılarak tesis edilmiş olan işlemlerin ve atamaların iptal edilmesi isteminde bulunulmasına karşın hangi işlemler ve atamalar olduğunun açık ve net olarak ortaya konulmadığı gerekçesiyle 2577 sayılı Kanun’un 3. maddesi uyarınca dava dilekçesinin reddine karar verilmesi üzerine 15/11/2023 tarihinde yenilenen davada; Danıştay Sekizinci Dairesinin 26/03/2024 tarih ve E:2023/6304, K:2024/1852 sayılı kararıyla, dava konusunun açık ve net bir biçimde ortaya konulamadığı, davacı tarafından işlem ve atamaların iptali isteniliyorsa hangi işlem ve atamaların iptalinin istenildiği hususunun tereddüte yer vermeyecek şekilde açıkça ortaya konulması, iptali istenilen düzenlemeler yönünden hangi kısımlarının iptalinin istenildiğinin menfaat bağı kurulmak suretiyle açıkça belirtilmesi, 2021 yılı işbirliği protokolü ve 2023 yılı uygulama usul-esasları arasında davaya yol açan maddi olay veya hukuki sebeplerin aynı olması şartının gerçekleşmediğinden bahisle her bir yıla ilişkin işbirliği protokolü ile uygulama usul ve esaslarına karşı ayrı ayrı dava açılması gerektiği gerekçeleriyle 2577 sayılı Kanun’un 3. ve 5. maddeleri yönünden dava dilekçesinin reddine karar verilmiş olup 10/07/2024 tarihinde yenilenen davada; Danıştay Onuncu ve Sekizinci Dairelerince verilen 10/12/2024 tarih ve E:2024/4095, K:2024/6483 sayılı kararda, düzenlemenin hangi kısımlarının dava konusu edilmek istenildiğinin açıkça gösterilmesi, hukuka aykırılık sebepleri ve davacının menfaatini ne şekilde etkilediğinin iptali istenilen her bir kısım yönünden ayrı ayrı açıklanması ve tereddüte yer bırakmayacak şekilde ortaya konulması gerektiği gerekçesiyle 2577 sayılı Kanun’un 3. maddesi uyarınca dava dilekçesinin reddine karar verilmiştir.
Davacı tarafından yenilenen ve 07/03/2025 tarihinde kayda alınan dava dilekçesinin "Konu" kısmında; 'T.C. Milli Eğitim Bakanlığı, T.C. Diyanet İşleri Başkanlığı ile T.C. Gençlik ve Spor Bakanlığı arasında 2023 yılında hazırlanan, Çevreme Duyarlıyım, Değerlerime Sahip Çıkıyorum Projesi Uygulama Usul ve Esasları”nın yetki, şekil yönünden hukuka/mevzuata aykırı olduğundan bahisle tamamının iptali, söz konusu düzenleme hukuka/mevzuata aykırı olduğundan, işbu dilekçenin 'sonuç ve istem' kısmında belirtilen hükümlerinin iptali ile düzenlemenin uygulanması halinde, telafisi imkânsız zararların doğması ve idari işlemin açıkça hukuka aykırı olması şartlarının birlikte gerçekleşmesi söz konusu olduğundan, ilgili düzenlemenin yürütmesinin durdurulmasının istenildiği, "Sonuç" kısmında; T.C. Milli Eğitim Bakanlığı, T.C. Diyanet İşleri Başkanlığı ile T.C. Gençlik ve Spor Bakanlığı arasında 2023 yılında hazırlanan, Çevreme Duyarlıyım, Değerlerime Sahip Çıkıyorum Projesi Uygulama Usul ve Esasları'nın, yetki ve şekil yönünden hukuka aykırılık nedeniyle tamamının iptali, söz konusu düzenlemenin hukuka/mevzuata aykırı olan, 'Amaç', 'Kapsam' hükümleri, 'Kısaltmalar ve Tanımlar' kısmındaki 'ÇEDES Projesi Uygulama Mekânları' hükmü, 'manevi danışman', 'rehber öğrenci', 'gençlik merkezi sorumlusu', 'eğitici', 'vaiz' görevlendirilmesine ilişkin hükümleri, 'ÇEDES Uygulama Mekânlarının Yükümlülükleri' başlıklı kısmının ilk maddesi, 'Okul müdürlüklerinin Yükümlülükleri' başlıklı kısmının 8. maddesi, 'Gençlik Hizmetleri Genel Müdürlüğünün Yükümlülükleri' başlıklı kısmının 5. maddesi 'Değerler Çalışmaları' başlıklı kısmının 11. maddesinin iptali, belirtilen maddeler iptal edildiğinde söz konusu düzenlemenin diğer maddelerinin de uygulanması mümkün olamayacağından işbu davaya konu, sebep, konu, amaç bakımından hukuka/mevzuata aykırı 2023 tarihli Uygulama Usul ve Esaslarının tamamının iptali ve işbu dava konusu düzenlemenin yürürlüğe konulması/uygulanması halinde, telafisi imkânsız zararların doğması ve idari işlemin açıkça hukuka aykırı olması şartlarının birlikte gerçekleşmesi söz konusu olduğundan, ilgili düzenlemenin yürütmesinin durdurulmasına karar verilmesi isteminde bulunulduğu, ancak dava dilekçesinin "Olaylar" kısmında "Sonuç" kısmında iptal istemine yer verilmeyen hususlara ilişkin hukuka aykırılık iddialarına yer verilerek, düzenleme kapsamında yapılacak görevlendirmelere ilişkin hükümlerin yürütmesinin durdurulması, ardından iptalinin istenildiği, 2021 tarihli Protokolün hukuki dayanaktan yoksun olduğu, “İl/İlçe Müftülüklerinin Yükümlülükleri” başlıklı kısmında '1. Diyanet Gençlik Merkezlerinde görev alacak diyanet personelini ve gönüllü rehber öğrencilerin sayısını, niteliğini, yeterliliklerini vb. hususları belirleyerek değerler çalışmalarında görevlendirir.' hükmünün hukuka ve mevzuata aykırı olduğu, “Genel Esaslar” başlıklı kısmındaki '8) Kulüp faaliyetlerinin, dersleri aksatmayacak şekilde hafta içi okul ders saatleri dışında veya hafta sonu düzenlenmesine özen gösterilir' hükmünün iptali ile sorumluluk ve zararların/hasarların tazmini konusunun düzenlenmediğinden bahisle iptal isteminde bulunulduğu görülmektedir.
Bu durumda, yukarıda yer verilen dilekçe ret kararları sonucunda davacı tarafından yenilenen dava dilekçesinde, iptali istenilen düzenleme yönünden, hangi kısımlarının iptalinin istenildiğinin tereddüte yer vermeyecek şekilde açık ve net olarak ortaya konulmadığı, aynı yanlışlıkların yapıldığı anlaşılmaktadır.
Bu itibarla, 2577 sayılı Kanun'un 15. maddesinin 5. fıkrası uyarınca davanın reddine karar verilmesi gerektiği sonucuna ulaşılmaktadır.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1\. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 15. maddesinin 5. fıkrası uyarınca DAVANIN REDDİNE,
2\. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam...-TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, kullanılmayan ...-TL yürütmeyi durdurma harcının istemi hâlinde davacıya iadesine,
3\. Posta gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine,
4\. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 15/05/2025 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.


10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim