Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Danıştay Kararı
2025/1732
2025/6319
2 Temmuz 2025
"İçtihat Metni"
T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2025/1732
Karar No : 2025/6319
TEMYİZ İSTEMİNDE BULUNAN (DAVACI) : ... Belediye Başkanlığı
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... İdaresi Genel Müdürlüğü
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... gün ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı idare tarafından, 2015-2016-2017-2018-2019-2020 ve 2021 yıllarına ait yağmur sularının uzaklaştırılmasına yönelik harcama tutarı olan 16.552.162,68-TL'nin 7 gün içerisinde yatırılması ya da Belediyeye gönderilen ÇTV alacaklarından kesilebilmesi hususunda yazılı muvafakat verilmesine ilişkin 4046...41 sayılı işlemin ve bu işleme karşı yapılan ... tarihli itirazın zımnen reddine ilişkin işlemin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; büyükşehir belediyelerinin yetki ve görevleri düzenleyen 5216 sayılı Kanun'un 7. maddesinin (r) bendinde su ve kanalizasyon hizmetlerini yürütmek, bunun için gereken tesisleri kurmak, kurdurmak ve işletmek, büyükşehir belediyesinin görev ve yetkileri arasında belirlenmişken; bu hizmetlerin yürütülmesi için çıkartılan ve özel nitelikte bir kanun olan 2560 sayılı Kanun'un 2/(d) maddesi uyarınca, büyükşehir belediyesine ait bu görev ve yetkinin kullanımının su ve kanalizasyon idaresince kullanılacağı; 5216 sayılı Kanun'da yağmur suyu uzaklaştırılması ile ilgili bir görev ve yetki büyükşehir belediyelerine verilmemişken; 2560 sayılı Kanun'un 2/(b) maddesi uyarınca bu yetki ve görevin doğrudan su ve kanalizasyon idaresine verildiği; bununla birlikte 2560 sayılı Kanun'dan sonra yürürlüğe giren 5393 sayılı Belediye Kanunu'nda yağmur suyunun uzaklaştırılması için gereken tesisleri kurma ve kurdurma görevlerinin belediyelere ait olduğu ve her türlü alt yapı giderinin belediye giderleri arasında olduğu belirtilmekle beraber; bu görevin yüklendiği diğer idarenin kuruluş ve görev yasası mahiyetindeki özel nitelikli kanun olan 2560 sayılı Kanun'un 25. maddesinde de bu hizmetin su ve kanalizasyon idaresi tarafından yapılacağı, ancak gerekli harcamaların ilgili belediyece karşılanacağı belirtildiğinden, bu hizmetin de, büyükşehirlerde su ve kanalizasyon idaresince yapılacağı, bedelin ise bu konuda 5393 sayılı Kanun ile görevli kılınan ilgili belediyece karşılanacağı sonucuna varıldığı; öte yandan, 2560 sayılı Kanun'un "Kuruluş" başlıklı 1. maddesinde su ve kanalizasyon hizmeti sayılmasına rağmen, yağmur suyu uzaklaştırma hizmetinin yer almadığı hususundan yola çıkarak, yağmur suyu hizmetinin kanalizasyon hizmetinin bir parçası olduğu ve bu sebeple tek görevli kuruluşun da davalı idare olduğu yönündeki değerlendirmenin; gerek 2560 sayılı Kanun'un 2/(b) ve 25. maddelerinde açıkça düzenlenen davalı idareye ait yağış sularının uzaklaştırılması görevinin gerekse 5393 sayılı Kanun'un 15/(e) maddesinde düzenlenen ve ilgili belediyelere ait yağmur suyu uzaklaştırma görevinin yok sayılması sonucunu doğuracağı; bu göreve ilişkin olarak 5393 sayılı Kanun ile 2560 sayılı Kanun'un 25. maddesinin birlikte uygulanarak anılan hizmetin, büyükşehirlerde su ve kanalizasyon idaresi genel müdürlüğünce yapılarak; bu hizmetle ilgili görevli olan ilgili belediyece harcamanın karşılanacağı yönündeki değerlendirmenin, söz konusu Kanunların lafzı ve amacına daha uygun olacağı; bu durumda; 2560 sayılı Kanun'un 2/(b) maddesi uyarınca büyükşehir kapsamında yağmur suyu uzaklaştırma görevi bulunan davalı idarece yapılan tesislere ilişkin maliyet ve harcamaların, 5393 sayılı Kanun'un 15. maddesi ile 2560 sayılı Kanun'un 25. maddesi uyarınca ilgili ilçe belediyesinden istenilmesine ilişkin dava konusu işlemde ve bu işleme yapılan itirazın zımnen reddine ilişkin işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu, ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, ilçe belediyelerinin görevleri arasında suyla veya yağmur sularının uzaklaştırılması ile ilgili herhangi bir hususa yer verilmediğinden bağlı idarelerin yağmur sularının giderilmesi için yapılan harcamaları, büyükşehir belediyelerinden tahsil etmesi gerektiği; büyükşehir belediye meclisi tarafından da bu yönde karar alındığı, buna ilişkin emsal yargı kararlarının da bulunduğu, 5216 sayılı Kanun'un Ek-2. maddesi kapsamında belirtilen tüm hizmetlerin 2008 yılında davalıya devredildiği, kabulü anlamına gelmemek üzere, dava konusu yazının ekinde gönderilen hesap tablosunda belirtilen harcamaların ne zaman yapıldığı, harcama kalemlerinin içeriklerinin neler olduğu, hesaplamaların hangi kriterler baz alınarak yapıldığı, bu harcamaların hangi mahalle/cadde/sokakta yapıldığı, kaç metre hat oluşturulduğu, yapılan hizmetler için ne kadar hakediş düzenlendiği, ne kadar fatura kesildiği ve ana paraya ilave edilen fiyat farkının neye göre hesaplandığı hususunda hiçbir bilgi ve belgenin Belediyeye bildirilmediği, davalı idarece yapıldığı ileri sürülen yağmur suyu imalatlarına ilişkin bedel zamanaşımına uğramış olduğundan talep edilmesinin hukuki olmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, ilgili mevzuat ve Sayıştay denetim raporlarına göre yapılan harcamaların ilçe belediyesinden tahsili gerektiği, yargı kararlarının da bu doğrultuda olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile dava konusu işleme konu alacağın doğru hesaplanıp hesaplanmadığına ilişkin bilirkişi incelemesi yapılmak suretiyle karar verilmesi için Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, dosyanın tekemmül ettiği görüldüğünden yürütmenin durdurulması istemi hakkında karar verilmeksizin Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Dava; davacı idare tarafından, 2015-2016-2017-2018-2019-2020 ve 2021 yıllarına ait yağmur sularının uzaklaştırılmasına yönelik harcama tutarı olan 16.552.162,68-TL'nin 7 gün içerisinde yatırılması ya da Belediyeye gönderilen ÇTV alacaklarından kesilebilmesi hususunda yazılı muvafakat verilmesine ilişkin ... sayılı işlemin ve bu işleme karşı yapılan 25/04/2023 tarihli itirazın zımnen reddine ilişkin işlemin iptali istemiyle açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunu'nun 7. maddesinin, (r) bendinde; su ve kanalizasyon hizmetlerini yürütmek, bunun için gerekli baraj ve diğer tesisleri kurmak, kurdurmak, ve işletmenin büyükşehir belediyesinin görev, yetki ve sorumlulukları arasında olduğu belirtildikten sonra 24/d maddesinde; her türlü alt yapı, yapım, onarım ve bakım giderlerinin büyükşehir belediyesinin giderleri arasında olduğu hükme bağlanmış olup, bu Kanunda büyükşehir belediyesinin yağmur suyu tahliye görevinden söz edilmemiştir.
5393 sayılı Belediye Kanunu'nun "Belediyelerin yetkileri ve imtiyazları" başlıklı 15. maddesinin 1. fıkrasının (e) bendinde; atık su ve yağmur suyunun uzaklaştırılmasını sağlamak, bunun için gereken tesisleri kurmak, kurdurmak, belediyenin yetki ve imtiyazları arasında sayılmış; 60 (c) maddesinde de; her türlü alt yapı, yapım, onarım ve bakım giderlerinin belediyenin giderleri arasında olduğu hükmü yer almıştır.
Öte yandan; 2560 sayılı İSKİ Genel Müdürlüğünün Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun'un 1. maddesinde; "büyükşehir belediyesinin su ve kanalizasyon hizmetlerini yürütmek ve bu amaçla gereken her türlü tesisi kurmak üzere, büyükşehir belediyesine bağlı su ve kanalizasyon idaresi genel müdürlüğünün kurulduğu belirtilmiş; 2. maddesinin (a) bendinde içme, kullanma, endüstri suyu ihtiyaçlarının sağlanması ve dağıtımı için her türlü tesisi kurmak, işletmek, onarımını yapmak, (b) bendinde; kullanılmış sular ile yağış sularının toplanması, yerleşim yerlerinden uzaklaştırılması ve zararsız bir biçimde boşaltma yerine ulaştırılması için her türlü tesisin etüt ve projesini yapmak veya yaptırmak; gerektiğinde bu projelere göre tesisleri kurmak veya kurdurmak, bakım ve onarımını yapmak; (d) bendinde; su ve kanalizasyon hizmetleri konusunda hizmet alanı içindeki belediyelere verilen görevleri yürütmek ve bu konulardaki yetkileri kullanmak görev ve yetkileri arasında düzenlenmiş; 25. maddesinde ise; yağmur sularının uzaklaştırılması ile ilgili tesislerin yapılması veya bu tip tesislerin işletilmesinin gerekli harcamalar ilgili belediyelerce karşılanmak şartıyla İSKİ tarafından yerine getirileceği hükme bağlanmış; Ek-5 maddesinde de; bu Kanun'un diğer büyükşehir belediyelerinde de uygulanacağı belirtilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Büyükşehir belediyelerinin yetki ve görevleri düzenleyen 5216 sayılı Kanun'un 7. maddesinin (r) bendinde su ve kanalizasyon hizmetlerini yürütmek, bunun için gereken tesisleri kurmak, kurdurmak ve işletmek, büyükşehir belediyesinin görev ve yetkileri arasında belirlenmişken; bu hizmetlerin yürütülmesi için çıkartılan ve özel nitelikte bir Kanun olan 2560 sayılı Kanun'un 2 (d) maddesi uyarınca, büyükşehir belediyesine ait bu görev ve yetkinin kullanımının su ve kanalizasyon idaresince kullanılacağı; 5216 sayılı Kanun'da yağmur suyu uzaklaştırılması ile ilgili bir görev ve yetki büyükşehir belediyelerine verilmemişken; 2560 sayılı Kanun'un 2 (b) maddesi uyarınca bu yetki ve görevin doğrudan su ve kanalizasyon idaresine verildiği; bununla birlikte 2560 sayılı Kanun'dan sonra yürürlüğe giren 5393 sayılı Belediye Kanunu'nda yağmur suyunun uzaklaştırılması için gereken tesisleri kurma ve kurdurma görevlerinin belediyelere ait olduğu ve her türlü alt yapı giderinin belediye giderleri arasında olduğu belirtilmekle beraber; bu görevin yüklendiği diğer idarenin kuruluş ve görev yasası mahiyetindeki özel nitelikli Kanun olan 2560 sayılı Kanun'un 25. maddesinde de bu hizmetin su ve kanalizasyon idaresi tarafından yapılacağı ancak gerekli harcamaların ilgili belediyece karşılanacağı belirtildiğinden, bu hizmetin de, büyükşehirlerde su ve kanalizasyon idaresince yapılacağı, bedelin ise bu konuda 5393 sayılı Kanun ile görevli kılınan ilgili belediyece karşılanacağı sonucuna varılmaktadır.
Bu haliyle; 2560 sayılı Kanun'un 2 (b) maddesi uyarınca büyükşehir kapsamında yağmur suyu uzaklaştırma görevi bulunan davalı idarece, yapılan tesislere ilişkin maliyet ve harcamaların, 5393 sayılı Kanun ile 2560 sayılı Kanun'un 25. maddesi uyarınca sorumlu olan ilgili belediyeden istenebileceği hususunda şüphe bulunmamaktadır.
Sayıştay denetim raporlarında da davalı tarafından bu bedelin davacı ilçe belediyesi tarafından istenebileceği ilkesel olarak belirtilmiş olup, davalının söz konusu alacağa yönelik işlem tarihine kadar davacıya bir bilgilendirme yapmadığı da dikkate alındığında, bu borca konu harcamaların gerçekten yapılıp yapılmadığı, yapıldıysa bedelin doğru hesaplanıp hesaplanmadığının tespiti için önce adli yargıda açılacak bir davada alacağın varlığının ve miktarının Mahkemece hüküm altına alınması ve sonrasında 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu uyarınca takip ve tahsil işlemleri yapılması gerekirken bu yola başvurulmaksızın doğrudan bir idari işlem tesis edilmesinde hukuka uygunluk görülmemiştir.
Bu itibarla, davanın reddi yönündeki ... İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf isteminin reddine ilişkin temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1\. 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesine uygun bulunan temyiz isteminin kabulüne,
2\. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA,
3\. Davacı idare tarafından ödenmesi gerektiği halde yatırılmayan ...-TL temyiz karar harcından, yürütmenin durdurulması istemi hakkında karar verilmediği için iadesi gereken ...-TL yürütmeyi durdurma harcının karar harcına mahsubu ile bakiye ...-TL harcın davacı idareden tahsiline,
4\. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın yukarıda belirtilen Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesine,
5\. Kesin olarak 02/07/2025 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi.
KARŞI OY :
(X)-Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden, temyize konu kararın onanması gerektiği görüşüyle çoğunluk kararına katılmıyorum.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.