SoorglaÜcretsiz Dene

Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Danıştay Kararı

Esas No

2025/1008

Karar No

2025/4674

Karar Tarihi

15 Mayıs 2025

Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2025/1008 E. , 2025/4674 K.
"İçtihat Metni"

T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2025/1008
Karar No : 2025/4674

TEMYİZ İSTEMİNDE BULUNAN (DAVACI) :...
VEKİLİ : Av. ...

KARŞI TARAF (DAVALI) :...Üniversitesi
VEKİLİ : Av. ...

İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ...gün ve E:..., K... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Demiroğlu Bilim Üniversitesi Tıp Fakültesi öğrencisi olan davacı tarafından, öğrencilik kaydının silinmesine dair ...tarih ve ...sayılı karar ile bu kararın bildirimine dair ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti:... İdare Mahkemesince verilen... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; Yönetmeliğin 14/5. maddesi hükmü ile davalı idarenin yatay geçiş yönergesi ve 2019/2020 yatay geçiş koşullarında, asgari puan şartının arandığı, davacının da 2014 yılında asgari puan şartını sağlamadığı, dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ...İdari dava Dairesi ... tarih, E:..., K:... sayılı kararıyla, davacının istinaf başvurusu kabul edilerek, davacının gerek QS sıralamasında ilk 500 üniversite içinde yer alan Ukrayna V. N. Karazin Kharkiv Ulusal Üniversitesi Tıp Fakültesi öğrencisi iken davalı idareye yatay geçiş yaptığı ve gerekse tıp eğitimine başladığı ilk yıl olan 2012 yılı ve Nahçivan Devlet Üniversitesi Tıp Fakültesi'ne kaydolduğu 2014 yılı itibarıyla asgari puan koşulunu taşıdığı, yurt dışındaki yükseköğretim kurumlarından yurt içindeki yükseköğretim kurumlarına kayıt şartlarını sağlamadığından bahisle üniversiteden kaydının silinmesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle Mahkeme kararı kaldırılarak dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.

Bu karar temyiz incelemesi sonucu Dairemizin 30/05/2024 tarih, E:2022/7675, K:2024/3420 sayılı kararı ile; uyuşmazlıkta, davacının Macaristan Pecs Üniversitesi Uluslararası Eğitim Merkezinde İngilizce Hazırlık Tıp Kursuna 2012 yılında kaydolduğu, 30/06/2013 tarihine kadar öğrenim gördüğü, daha sonra Azerbaycan Nahçivan Devlet Üniversitesi'ne 12/09/2014 tarihinde yeniden hazırlık sınıfı için kaydolduğu, anılan Üniversitenin ilk 1000 içerisinde yer almadığı, daha sonra 15/02/2019 tarihinde ilk 1000 içerisinde yer alan Ukrayna Kharkiv Ulusal V.N. Karazin Üniversitesi'ne kayıt olduğu, ancak davacının yurt dışı eğitimine başladığı 2014 yılına ait üniversite sınav sonuç belgesi veya muadil belgesinin olmadığı görüldüğü, bu durumda; davacının yatay geçiş hakkının olmadığından, tesis edilen dava konusu işlemde hukuka aykırılık, aksi yöndeki temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmadığı sonucuna ulaşıldığı gerekçesiyle temyiz isteminin kabulüne, ... Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Bozma kararı üzerine dosya görevli ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesince incelenmiş ve bozma kararına uyulduğu belirtildikten sonra “Başvuruya konu Mahkeme Kararının usul ve hukuka uygun olduğu” gerekçesiyle istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, kayıt başvurusunda istenilen bütün evrakları teslim ettiği, yatay geçiş koşullarını taşıdığı ve üniversite ile yapılan yazışmalarda da evrakların teslim edildiğinin teyit edildiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, dava konusu işlemin mevzuat hükümlerine uygun olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'UN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Dava dosyasında; 2012 yılında Üniversite sınavına girerek Y-MF-3 puan türünden 223,18 puan alan davacının aynı yıl Macaristan Pecs Üniversitesi Uluslararası Eğitim Merkezinde İngilizce Hazırlık Tıp Kursunda öğrenci olarak 03/09/2012-30/06/2013 eğitim gördüğü, Azerbaycan Nahçivan Devlet Üniversitesi'ne 12/09/2014 tarihinde hazırlık sınıfı için kaydolduğu, hazırlık sınıfını bitirerek 08/07/2015 tarihinde Üniversiteye kaydının yapıldığı, 17/02/2017 tarihinde ihraç edildiği, 28/07/2017 tarihinde kaydının yenilendiği, 09/02/2021 tarihinde 5. sınıf öğrencileri arasından ihraç edildiği, daha sonra 15/02/2019 tarihinde Ukrayna Kharkiv Ulusal V.N. Karazin Üniversitesi'nin Tıp Fakültesi'ne kaydının yapıldığı, anılan Üniversite'nin 22/04/2021 tarihli yazısında, davacının Üniversitelerine nakledilmeden önce Nahçivan Devlet Üniversitesi'nde eğitim gördüğü hususunun bildirildiği, Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı'nın ... tarih ve ... sayılı kararı uyarınca davalı Üniversite'ye 26/08/2020 tarihinde yatay geçiş yaptığı; dava konusu işlemle de, tıp eğitimine ilk 500 üniversite içinde yer alan Ukrayna Kharkiv Ulusal V.N. Karazin Üniversitesi'nde başlamadığı, Nahçivan Devlet Üniversitesi'nin ilk 500 içinde yer almadığı, ayrıca başarı sıralaması şartı bulunan tıp eğitimine başladığı yıla ait puan türünde ilk 40 bine girildiğine dair sınav sonuç belgesinin de ibraz edilmediğinden bahisle ilişiğinin kesilmesi üzerine bakılmakta olan dava açılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT:
Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 36. maddesinin 1. fıkrasında, “Herkes, meşrû vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercîleri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile âdil yargılanma hakkına sahiptir.”
; 141. maddesinin 3. fıkrasında, “Bütün mahkemelerin her türlü kararları gerekçeli olarak yazılır.” kuralları yer almış; 2577 sayılı İdari Yargılama Usûlü Kanunu'nun 24. maddesinin 1. fıkrasının (e) bendinde, kararın dayandığı hukukî sebepler ile gerekçe, kararlarda bulunacak hususlar arasında sayılmıştır.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 46. maddesinin 3. fıkrasında "Bölge İdare Mahkemesi kararını hukuka uygun bulursa istinaf başvurusunun reddine karar verir. Karardaki maddi yanlışlıkların düzeltilmesi mümkün ise gerekli düzeltmeyi yaparak aynı kararı verir" hükmü 4. fıkrasında ise "Bölge İdare Mahkemesi, ilk derece mahkemesi kararını hukuka uygun bulmadığı takdirde istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verir. Bu halde bölge idare mahkemesi işin esası hakkında yeniden bir karar verir..." hükmü bulunmaktadır.
2577 sayılı Kanunun "Kararlarda bulunacak hususlar" başlıklı 24. maddesinin (e) bendinde "Kararın dayanağı hukuki sebepler ile gerekçesi ve hüküm tazminat davalarında hükmedilen tazminatın miktarı"'nın Mahkeme kararında yer alması gerektiği belirtilmiştir.
Yine aynı Kanunun 50. maddesinin 3. bendine göre Bölge İdare Mahkemeleri Danıştayca verilen bozma kararlarına uyabileceği gibi kararında ısrarda edebileceği hüküm altına alınmıştır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Türk Dil Kurumu gerekçeyi "Mahkeme kararlarının dayandığı kanuni ve hukuki sebepler" olarak tanımlamıştır.
Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin "Âdil Yargılanma hakkı" başlıklı 6. maddesinde, herkesin, gerek medenî hak ve yükümlülükleriyle ilgili nizâlar, gerek cezaî alanda kendisine yöneltilen suçlamalar konusunda karar verecek olan, kanunla kurulmuş bağımsız ve tarafsız bir mahkeme tarafından davasının mâkûl bir süre içinde, hakkaniyete uygun ve açık olarak görülmesini isteme hakkına sahip olduğu belirtilmiş olup, âdil yargılanma hakkının düzenlendiği bu maddede, kanun ile kurulmuş bağımsız ve tarafsız bir mahkeme tarafından davanın görülmesi, davanın mâkûl bir süre içinde sonuçlandırılması, hakkaniyete uygun yargılama ve alenî yargılama ilkelerine açıkça yer verildiği görülmektedir.

Hakkaniyete uygun yargılama ilkesi, silahların eşitliği, çekişmeli dava, gerekçeli karar hakkı unsurlarının bir arada mevcut olmasını gerektirmektedir.

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararları çerçevesinde, gerekçeli karar hakkı denetiminin, gerekçenin hukukî olup olmadığı, yeterli ve mâkûl olup olmadığı, gerekçenin öğrenilip öğrenilmediği, tarafların iddialarının karşılanıp karşılanmadığı, gerekçenin mâkûl sürede yazılıp yazılmadığı ilkeleri açısından yapıldığı görülmektedir.
Anayasa Mahkemesi'nin 13/06/2013 tarih ve Başvuru No: 2013/1235 sayılı kararında;
' 23.Anılan kurallar uyarınca, ilke olarak mahkeme kararlarının gerekçeli olması, adil yargılanma hakkının bir gereğidir. Derece mahkemeleri, dava konusu maddi olay ve olguların kanıtlanmasını, delillerin değerlendirilmesini, hukuk kurallarının yorumlanması ve uygulanmasını, uyuşmazlıkla ilgili vardığı sonucu, sonuca varılmasında kullandığı takdir yetkisinin sebeplerini makul bir şekilde gerekçelendirmek zorundadır. Bu gerekçelerin oluşturulmasında açıkça bir keyfilik görüntüsünün olmaması ve makul bir biçimde gerekçe gösterilmesi hâlinde adil yargılanma hakkının ihlalinden söz edilemez.
24.Makul gerekçe; davaya konu olay ve olguların mahkemece nasıl nitelendirildiğini, kurulan hükmün hangi nedenlere ve hukuksal düzenlemelere dayandırıldığını ortaya koyucak, olay ve olgular ile hüküm arasındaki bağlantıyı gösterecek nitelikte olmalıdır. Zira tarafların o dava yönünden, hukuk düzenince hangi nedenle haklı veya haksız görüldüklerini anlayıp değerlendirebilmeleri için ortaya usulüne uygun şekilde oluşturulmuş, hükmün hangi nedenle o içerik ve kapsamda verildiğini gösteren, ifadeleri özenle seçilmiş ve kuşkuya yer vermeyecek açıklıktaki bir gerekçe bölümünün ve buna uyumlu hüküm fıkralarının bulunması zorunludur.
25.Bununla birlikte derece mahkemelerinin, taraflarca ileri sürülen tüm iddialara cevap verme zorunluluğu bulunmayıp, hükme esas teşkil eden gerekçelerin nelerden ibaret olduğunu ortaya koyması yeterlidir. Diğer taraftan kanun yolu mercilerince; onama, itiraz veya başvurunun reddi kararları verilmesi hâlinde alt derece mahkemelerinin kararlarında gösterdikleri gerekçeler kabul edilmiş olacağından, anılan kararlarda ayrıca gerekçe gösterilmesine gerek bulunmamaktadır. Nitekim Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi içtihatları da bu yönde' olduğu belirtilmiştir.

2577 sayılı Kanunun 46. maddesi uyarınca bölge idare mahkemelerinin ilk derece mahkemesi kararına yönelik olarak istinaf isteminin reddine karar verebileceği gibi mahkemenin yerine geçerek hukuka uygun bulmadığı gerekçeyi, hükmü kaldırıp ilk derece mahkemesinin yerine geçip yeni bir gerekçe ile hüküm sevk edebileceği açıktır.
Yukarıda belirtilen yargılama süreci dikkate alındığında, İstanbul Bölge İdare Mahkemesi 7. İdari Dava Dairesinin ... İdare Mahkemesince verilen kararın davacının gerek QS sıralamasında ilk 500 üniversite içinde yer alan Ukrayna V. N. Karazin Kharkiv Ulusal Üniversitesi Tıp Fakültesi öğrencisi iken davalı idareye yatay geçiş yaptığı ve gerekse tıp eğitimine başladığı ilk yıl olan 2012 yılı ve Nahçivan Devlet Üniversitesi Tıp Fakültesine kaydolduğu 2014 yılı itibarıyla asgari puan koşulunu taşıdığı, yurt dışındaki yükseköğretim kurumlarından yurt içindeki yükseköğretim kurumlarına kayıt şartlarını sağlamadığından bahisle üniversiteden kaydının silinmesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle kaldırarak işlemin iptaline karar verildiği, bu kararın temyiz incelemesi sonucunda ise temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararın dayanağı gerekçenin yerinde olmadığı dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu gerekçesiyle bozulduğu anlaşılmaktadır.
Dairemizin bozma kararı Bölge İdare Mahkemesi hakkında verilmiş olup, anılan kararın 2577 sayılı Kanunun 49. maddesinde de sayılan hususlar yönünden değerlendirilmesinden ibarettir. Bozma kararı üzerine Mahkemece bir bütün olarak incelendiğinde gerekçenin İdare Mahkemesi kararından farklı olduğu ancak aynı sonuca yani davanın reddedilmesi gerektiği sonucuna varıldığı görülmektedir.
Bölge İdare Mahkemelerinin Danıştay tarafından verilen bozma kararlarına uyabileceği gibi kararlarında ısrar da edebileceği açıktır.
Görülmekte olan davada; ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesi bozma kararına uyduğunu belirttikten sonra kararında herhangi bir gerekçe göstermeden... İdare Mahkemesince verilen karara yönelik istinaf başvurusunun reddine karar verdiği görülmektedir.
Dolayısıyla Bölge İdare Mahkemesince Dairemizce verilen bozmaya uyma kararı sonrası hukukun genel ilkeleri ve Yasa kuralı uyarınca benimsediği gerekçeyi kararına yansıtması gerektiği açıktır.
Bu itibarla, davanın reddi yönündeki ...İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf isteminin reddine ilişkin temyize konu gerekçesiz Bölge Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1\. 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesine uygun bulunan temyiz isteminin kabulüne,
2\. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... gün ve E:..., K:...sayılı kararının BOZULMASINA,
3.Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın yukarıda belirtilen ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesine gönderilmesine,
4\. Kesin olarak 15/05/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.


10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim