SoorglaÜcretsiz Dene

Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Danıştay Kararı

Esas No

2024/6919

Karar No

2025/4371

Karar Tarihi

7 Mayıs 2025

Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2024/6919 E. , 2025/4371 K.
"İçtihat Metni"

T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2024/6919
Karar No : 2025/4371

DAVACI : ...'a velayeten ...

DAVALILAR : 1- ... Bakanlığı
VEKİLİ : Hukuk Müşaviri ...
2- ... Valiliği
VEKİLİ : Av. ...

DAVANIN KONUSU :
15/12/2023 tarihli ve 92178559 sayılı Makam Onaylı Bilim ve Sanat Merkezleri Yönergesinin 8. maddesinin 1. fıkrasında yer alan; "okul yönlendirme komisyonu" ibaresinin; 9. maddesinin 2. ve 3. fıkralarının; 32. ve 33. maddelerinin;
Milli Eğitim Bakanlığınca yayımlanan 2024-2025 Yılı Bilim ve Sanat Merkezleri Öğrenci Tanılama ve Yerleştirme Kılavuzu'nun "Aday gösterme süreci" başlıklı 2.1.; 2.2.; 2.3.; 2.4.; 2.5.; 2.6. ve 2.7. maddeleri ile;
Velisi olduğu ...'ın ön değerlendirme uygulamasına aday gösterilmemesine ilişkin işlemin iptali istenilmektedir.

DAVACININ İDDİALARI :
Bilim ve Sanat Merkezlerine öğrenci tanılama ve yerleştirme iş ve işlemlerinde Kılavuz hükümleri ile görevlendirilen Okul Yönlendirme Komisyonunun kuruluş şeklinin hukuka aykırı olduğu, anılan komisyonun hukuken yok hükmünde olduğu, komisyonda görev alan üyelerin öğrenci aday gösterme ve tanılama yetkisinin bulunmadığı okul yönlendirme komisyonu kurulması, komisyonun görev ve yetkileri hususunda dayanak Yönetmelik ve Yönerge'de kural bulunmadığı, ayrıca dayanak Yönetmelik ve Yönerge hükümleri ile Kılavuz ile “Okul Yönlendirme Komisyonu” kurulmasına dair yetkinin verilmediği, dava konusu Kılavuz'a dayanak Milli Eğitim Bakanlığı Özel Eğitim hizmetleri Yönetmeliğine göre bir öğrencinin özel eğitim ihtiyacı olduğunu tespit etme görev ve yetkisinin Rehberlik Ve Araştırma Merkezlerine (RAM) ait olduğu, Kılavuzda sınava girecek öğrencilerin sınıf mevcuduna göre sınırlandırılması ile kota uygulamasının Anayasa’ya aykırı olduğu, dava konusu düzenleme ile sınıf mevcudunun en çok %20’sinin aday gösterilebileceğinin belirtilldiği, bu kısıtlamanın Anayasal bir hak olan eğitim ve öğretim hakkının herhangi bir kanuni düzenleme olmaksızın ihlali anlamına geldiği, düzenlemenin eğitim öğretim hakkını kısıtlayıcı nitelikte olduğu ve bu konuda bir kısıtlama yapılacak ise ancak kanuni düzenleme ile yapılabileceği, Kılavuzun üst normu niteliğindeki 1739 sayılı Milli Eğitim Temel Kanunu'nda ön değerlendirmeye girecek öğrencinin sınırlandırılmasına yönelik bir düzenlemenin bulunmadığı, kota uygulamasının Anayasanın 13’üncü ve 42’nci maddesine aykırı olduğu, aday gösterilecek öğrencilerin değerlendirmesinin ve sisteme kayıt işlemlerinin sınıf öğretmenleri tarafından yapılmasının mevzuata uygun olmadığı, okul idaresinin ve sınıf öğretmenlerinin bu konuda yetkisinin bulunmadığı, okulun görevinin, özel yetenekli olduğu değerlendirilen bireyi gerek kendi tespiti gerekse de velinin talebi doğrultusunda RAM'lara yönlendirmek olduğu, dava konusu Kılavuz hükümleriyle, Yönetmelikle okullara tayin edilen görev ve yetkinin genişletildiği, hukuka ve mevzuata aykırı Kılavuz hükümleri uyarınca velisi olduğu öğrencinin ön değerlendirme uygulamasına aday gösterilmemesine ilişkin işlemin hukuka aykırı olduğu, bireysel işlemin ve dayanağı düzenleyici işlemin iptali gerektiği ileri sürülmektedir.

DAVALI İDARENİN SAVUNMASI :
Bilim ve Sanat Merkezlerine öğrenci tanılama ve yerleştirme sürecindeki uygulamaların "sınav" olarak ifade edildiği ve "sınava girecek öğrencilerin sınıf mevcuduna göre sınırlandırılması ve bir kota getirilmesinin Anayasaya aykırı olduğunun" ileri sürüldüğü, ancak; Bakanlıkça yapılan uygulamaların, akademik sınav, mülakat, başarı değerlendirme veya seviye tespit sınavı olmadığı, bilim ve sanat merkezlerinde verilen eğitimin "destek eğitim" niteliği taşıdığı, dolayısıyla Anayasal bir hak olan eğitim öğretim hakkının öğrencinin elinden alınması durumu söz konusu olmadığı, yine aday gösterme sürecinde öğrencilerle daha çok zaman geçiren, öğrencilerin hayata aktarılmış performanslarını gözlemleyen, muhakeme ve akıl yürütme gibi bilişsel beceriler ile resim ve müzik alanlarındaki becerilerini en iyi bilen ve gelişimlerini takip eden sınıf öğretmenleri tarafından yetenek alanlarına ilişkin değerlendirmelerin 23/10/2024 tarihli 117679623 sayılı Makam Onaylı 2024-2025 Bilim ve Sanat Merkezleri Öğrenci Tanılama ve Yerleştirme Kılavuzun ekinde yer alan gözlem formlarına aktarılarak, bu alanlarda akranlarından belirgin olarak yüksek performans sergileyen öğrencilerin okul yönlendirme komisyonuna bildirildiği, davacının velisi olduğu öğrenci ...'ın sınıf öğretmeni tarafından yönlendirilmediği, okul müdürü başkanlığında müdür yardımcıları, rehber öğretmen/ psikolojik danışmanlar ve 1., 2. ve 3. sınıf seviyelerinden en az birer sınıf öğretmeninden oluşan okul yönlendirme komisyonlarının, sınıf öğretmenlerinden gelen gözlem formalarını değerlendirerek aday gösterilecek öğrencileri belirlediği, bu yönüyle aday gösterme sürecinin ilkokul 1., 2., ve 3. sınıfta yer alan tüm öğrencileri içine alacak şekilde, bilimsel çerçevede hayata aktarılmış performans gözlemleri üzerinde kurgulanmış bir yapıya sahip olduğu, 15/12/2023 tarihli ve 92178559 sayılı Makam Onaylı Bilim ve Sanat Merkezleri Yönergesinin 8. maddesinde okul yönlendirme komisyonlarına yer verildiği, ayrıca 07/07/2018 tarihli ve 30471 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Özel Eğitim Hizmetleri Yönetmeliğinde yer aldığı iddia edilen "...velinin de talepte bulunma hakkı vardır." ifadesinin 07/07/2018 tarihli ve 30471 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Özel Eğitim Hizmetleri Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik ile "velinin görüşü alınır." şeklinde değiştirildiği, bilim ve sanat merkezlerin öğrenci tanılama ve yerleştirme süreci yukarıda yer alan mevzuat hükümleri doğrultusunda eğitsel değerlendirme ve tanılama işlemlerinden genel zihinsel yetenek alanındaki uygulamaların ikinci aşaması olan "bireysel değerlendirmenin" rehberlik ve araştırma merkezleri tarafından yürütüldüğü, Bilim ve Sanat Merkezleri öğrenci tanılama ve yerleştirme sürecinde aday gösterilmeyen ancak sınıf öğretmenleri tarafından eğitsel değerlendirme istek formu doldurularak rehberlik ve araştırma merkezlerine yönlendirilen öğrencilerin "Özel Yetenekli Birey" olarak tanılanmaları durumunda 07/07/2018 tarihli ve 30471 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Özel Eğitim Hizmetleri Yönetmelik kapsamında tam zamanlı kaynaştırma/bütünleştirme yoluyla sunulan eğitim hizmetlerinden yararlanma hakkının bulunduğu, dava konusu düzenleme ve bu düzenlemeye dayanılarak tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ : Davanın kısmen reddi kısmen incelenmeksizin reddi gerektiği düşünülmektedir.

DANIŞTAY SAVCISI : ...
DÜŞÜNCESİ : Dava; Milli Eğitim Bakanlığınca yayımlanan 2024-2025 Yılı Bilim ve Sanat Merkezleri Öğrenci Tanılama ve Yerleştirme Kılavuzu'nun "Aday gösterme süreci" başlıklı 2.1.; 2.2.; 2.3.; 2.4.; 2.5.; 2.6. ve 2.7. maddeleri ile velisi olduğu ...'ın ön değerlendirme uygulamasına aday gösterilmemesine ilişkin işlemin iptali istemiyle açılmıştır.
2577 sayılı Kanunun 16. maddesinin 4. fıkrasında düzenlenen davayı genişletme yasağı nedeniyle, açılmış olan bir davada, dava açma süresi geçtikten sonra davacı tarafından verilecek yeni bir dilekçe ile talep sonucu genişletilip, değiştirilemeyeceğinden, aralarında maddi veya hukuki bağlılık ya da sebep-sonuç ilişkisi bulunsa bile dava açıldıktan sonra ileri sürülen yeni taleplerin mevcut davada karşılanması yasal olarak olanaklı olmadığından, ancak bu talepler için koşulları varsa ayrı bir dava açılması olanaklıdır.
Dosyanın incelenmesinden; 29/01/2025 tarihinde kayıtlara giren dilekçeyle; 15/12/2023 tarih ve 92178559 sayılı makam onaylı Bilim ve Sanat Merkezleri Yönergesinin 8. maddesinin 1. fıkrasında yer alan; "okul yönlendirme komisyonu" ibaresinin; 9. maddesinin 2. ve 3. fıkralarının; 32. ve 33. maddelerinin de iptalinin talep edildiği anlaşılmakla, 23/12/2024 tarihli dava dilekçesinde, Yönergenin ilgili hükümleri yönünden iptal isteminde bulunulmadığından, dava açma süresi geçtikten sonra verilen 29/01/2025 tarihli dilekçe ile anılan düzenlemelerin iptali yolundaki istemin davayı genişletme yasağı kapsamında incelenmesine hukuken olanak bulunmamaktadır.
Davanın 2024-2025 Yılı Bilim ve Sanat Merkezleri Öğrenci Tanılama ve Yerleştirme Kılavuzu'nun "Aday gösterme süreci" başlıklı 2.1.; 2.2.; 2.3.; 2.4.; 2.5.; 2.6. ve 2.7. maddeleri yönünden incelenmesine gelince;
Anayasa'nın 124. maddesinde; Cumhurbaşkanı, bakanlıklar ve kamu tüzelkişileri, kendi görev alanlarını ilgilendiren kanunların ve Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinin uygulanmasını sağlamak üzere ve bunlara aykırı olmamak şartıyla, yönetmelikler çıkarabilecekleri kuralı yer almıştır. Anayasanın aktarılan hükmü ve normlar hiyerarşisi bağlamında, bir yasa hükmüne dayalı olarak hazırlanan yönetmelikler ile yasa hükümlerine açıklık getirilmesi ve yasa hükümlerinin uygulamaya geçirilmesi amaçlanır.
Kanun koyucu tarafından idareye tanınan düzenleme yetkisinin başta kamu yararı olmak üzere hizmet gereklerine, hukuk devleti, hukuk güvenliği ve kazanılmış haklara riayet ilkelerine uygun olarak kullanılması gerekmektedir.
Kamu yararı kavramı, tüm devlet organlarının işlem ve eylemlerinin genel nitelikteki amacını ve aynı zamanda nedenini oluşturmakta, çeşitli hak ve özgürlükler açısından bir sınırlama nedeni niteliği de taşımakta olup bu kavram genel bir ifadeyle bireysel, özel çıkarlardan ayrı ve bunlara üstün olan toplumsal yararı ifade etmektedir.
Bu itibarla; Bilim ve Sanat Merkezleri (BİLSEM), örgün eğitim kurumlarına devam eden; genel zihinsel, görsel sanatlar veya müzik yetenek alanlarında özel yetenekli olan öğrencilere, yeteneklerini geliştirerek kapasitelerini en üst düzeyde kullanmalarını sağlamak amacıyla destek eğitim hizmeti vermek üzere açılan kurumlar olduğu, bu kurumlara öğrenci seçme ve yerleştirme işlemlerine yönelik temel ilke ve esasların Bakanlıkça düzenlendiği, bu kapsamda özel yetenekli çocukların yetenekleri doğrultusunda geliştirilmesi amaçlandığı anlaşılmakta olup; öğrencinin örgün eğitime devam ettiği dönemde örgün eğitim saatleri dışında tamamen özel yeteneği doğrultusunda destekleyici ve yönlendirici niteliği haiz BİLSEM eğitimine başlangıç yaşı, programın bitiş yaşı, programın içeriği, programda kullanılacak materyaller, programdan kazanımların neler olduğu gibi hususların tespiti, davalı Milli Eğitim Bakanlığı'nın takdirinde olduğu hususunda duraksama bulunmamaktadır.
Bu itibarla; Bilim ve Sanat Merkezlerinde (BİLSEM) uygulanacak programın niteliği ve kapsamı gözetilerek, 2024-2025 Yılı Bilim ve Sanat Merkezleri Öğrenci Tanılama ve Yerleştirme Kılavuzu'nun "Aday gösterme süreci" başlıklı 2.1.; 2.2.; 2.3.; 2.4.; 2.5.; 2.6. ve 2.7. maddeleri hükümlerinin, normlar hiyerarşisine uygun olarak, kamu yararı ve hizmet gerekleri doğrultusunda düzenlendiği sonucuna ulaşıldığından iptali istenilen hükümlerde ve bu hükümlere göre davacının velisi olduğu ...'ın ön değerlendirme uygulamasına aday gösterilmemesine ilişkin işlemde hukuka aykırılık bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle, davanın 29/01/2025 tarihinde kayıtlara giren dilekçeyle; 15/12/2023 tarih ve 92178559 sayılı Makam Onaylı Bilim ve Sanat Merkezleri Yönergesinin 8. maddesinin 1. fıkrasında yer alan; "okul yönlendirme komisyonu" ibaresinin; 9. maddesinin 2. ve 3. fıkralarının; 32. ve 33. maddelerinin iptali isteminin incelenmeksizin reddi; 2024-2025 Yılı Bilim ve Sanat Merkezleri Öğrenci Tanılama ve Yerleştirme Kılavuzu'nun "Aday gösterme süreci" başlıklı 2.1.; 2.2.; 2.3.; 2.4.; 2.5.; 2.6. ve 2.7. maddeleri hükümlerinin ve davacının velisi olduğu ...'ın ön değerlendirme uygulamasına aday gösterilmemesine ilişkin işlemin iptali isteminin reddi gerektiği, düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Hüküm veren Danıştay Sekizinci Dairesince 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 20/B maddesi uyarınca işin gereği görüşüldü:
Dairemizin 27/12/2024 tarih ve E:2024/6919 sayılı Ara Kararı ile; 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 335 ve 336. maddelerinin amir hükmü gereği ergin olmayan çocuğun, ana ve babasının velâyeti altında olduğu dikkate alındığında; evlilik birlikteliği devam etmekte ise; ...'ın anne ve babası tarafından birlikte imzalanan dava dilekçesi ile davanın açılması gerektiği, bu kapsamda baba ... tarafından açılan işbu davaya annenin muvafakat verdiğini gösteren dilekçenin, ortak hayata son verilmiş veya ayrılık hâli gerçekleşmişse ...'ın velayetinin babasına ait olduğunu gösteren mahkeme kararının dosyaya ibrazının istenilmesine karar verilmiş olup; 17/01/2025 tarihinde kayıtlara giren dilekçe ile anne ...'ın işbu davaya muvafakat verdiği görülmektedir.

İNCELEME VE GEREKÇE:
İLGİLİ MEVZUAT:
Anayasa'nın "Eğitim ve öğrenim hakkı ve ödevi" başlıklı 42. maddesi uyarınca öğrenim hakkının kapsamı kanunla tespit edilir ve düzenlenir.
1739 sayılı Milli Eğitim Temel Kanunu'nun 2. maddesinde; Türk Milli Eğitiminin amacı belirtilmiş; "Genellik ve eşitlik" başlıklı 4. maddesinde; eğitimde hiçbir kişiye, aileye, zümreye veya sınıfa imtiyaz tanınamayacağı belirtilerek "Ferdin ve toplumun ihtiyaçları" başlıklı 5. maddesinde; "Milli eğitim hizmeti, Türk vatandaşlarının istek ve kabiliyetleri ile Türk toplumunun ihtiyaçlarına göre düzenlenir."; "Yöneltme" başlıklı 6. maddesinde; "Fertler, eğitimleri süresince, ilgi, istidat ve kabiliyetleri ölçüsünde ve doğrultusunda çeşitli programlara veya okullara yöneltilerek yetiştirilirler. (Değişik: 16/8/1997 - 4306/3 md.) Milli eğitim sistemi, her bakımdan, bu yöneltmeyi gerçekleştirecek biçimde düzenlenir. Bu amaçla, ortaöğretim kurumlarına, eğitim programlarının hedeflerine uygun düşecek şekilde hazırlık sınıfları konulabilir. Yöneltmede ve başarının ölçülmesinde rehberlik hizmetlerinden ve objektif ölçme ve değerlendirme metotlarından yararlanılır." hükmü yer almakta olup; "Fırsat ve imkan eşitliği" başlıklı 8. maddesinde; eğitimde kadın, erkek herkese fırsat ve imkan eşitliği sağlanacağı hükme bağlanmıştır.
07/07/2018 tarih ve 30471 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Özel Eğitim Hizmetleri Yönetmeliği'nin "Tanımlar ve kısaltmalar" başlıklı 4. maddesinin (d) bendinde; "Bilim ve sanat merkezi: Örgün eğitim kurumlarına devam eden; genel zihinsel, görsel sanatlar veya müzik yetenek alanlarında özel yetenekli olan öğrencilere, yeteneklerini geliştirerek kapasitelerini en üst düzeyde kullanmalarını sağlamak amacıyla destek eğitim hizmeti vermek üzere açılan kurumunu(...) ifade eder." hükmü yer almakta olup; "Eğitsel değerlendirme ve tanılama esasları" başlıklı 7. maddesinin 8. fıkrasında; özel yetenekli olarak BİLSEM’e aday gösterilen öğrencilerin eğitsel değerlendirme ve tanılaması ile ilgili iş ve işlemlerin Bakanlıkça yayımlanan kılavuzda açıklanan takvim doğrultusunda yapılacağı belirtilmiştir.
Bilim ve Sanat Merkezleri Yönergesi'nin "Amaç" başlıklı 1. maddesinde; "Bu Yönerge’nin amacı, Millî Eğitim Bakanlığına bağlı bilim ve sanat merkezlerinin kuruluş, eğitim ve öğretim, yönetim ve işleyişi ile ilgili usul ve esasları düzenlemektir."; "Kapsam" başlıklı 2. maddesinde; " Bu Yönerge, Millî Eğitim Bakanlığına bağlı bilim ve sanat merkezlerinin kuruluşu, bu merkezlere devam edecek öğrencilerin seçilmesi, kayıt kabul işlemleri, öğretmenlerin seçilmesi ve hizmet içi eğitimleri ile bilim ve sanat merkezlerinde gerçekleştirilecek eğitim ve öğretim hizmetlerinin yürütülmesine ilişkin usul ve esasları kapsar."; "Aday Gösterme" başlıklı 9. maddesinde; "(1) Bakanlıkça belirlenen tanılama yaşı veya sınıf seviyesi esas alınarak genel zihinsel, resim ve müzik yetenek alanlarında özel yetenekli olduğu düşünülen öğrencilerin BİLSEM’lere aday gösterilmesi ile ilgili iş ve işlemler, Bakanlıkça yayımlanan kılavuz hükümleri doğrultusunda yürütülür.
Aday gösterme süreci okul yönlendirme komisyonu tarafından yürütülür.
Okul yönlendirme komisyonunun üyeleri ve görevleri Bakanlıkça yayımlanan kılavuzda belirtilir."; "Okul yönlendirme komisyonu ve üyeleri" başlıklı 32. maddesinde; "(1) Okul yönlendirme komisyonu üyeleri okul müdürü başkanlığında müdür yardımcıları, rehber öğretmen/psikolojik danışmanlar ve Bakanlıkça belirlenen sınıf seviyelerinde okul müdürünün her sınıf seviyesinden belirleyeceği en az bir sınıf öğretmeninden oluşturulur.
(2) Komisyonda yer alma şartlarını sağlayan üyelerden herhangi birinin bulunmadığı durumlarda komisyon mevcut üyeler ile toplanır."; "Okul yönlendirme komisyonunun görevleri" başlıklı 33. maddesinde; "(1) Okul yönlendirme komisyonunun görevleri
a) Sınıf öğretmeni tarafından önerilen öğrenci/öğrencilerin gözlem formlarını değerlendirerek aday gösterilecek öğrencileri belirlemek
b) Aday gösterilecek öğrencilerin sınıf bazlı listelerini ilgili sınıf öğretmenlerine tebliğ etmek
c) Aday gösterilen öğrenci bilgilerini kontrol etmek ve varsa gerekli düzeltme işlemlerinin gerçekleştirilmesini sağlamak.
ç) Resim ve müzik yetenek alanları ön değerlendirme uygulamalarında gerekli ortamı sağlamak" hükmü yer almaktadır.
2024-2025 Yılı Bilim ve Sanat Merkezleri Öğrenci Tanılama ve Yerleştirme Kılavuzu'nun "Aday gösterme süreci" başlıklı 2. bölümünde; " 2.1. Sınıf öğretmenleri tarafından “EK-1 Gözlem Formu” doğrultusunda önerilen öğrencilerin aday gösterilme süreçleri, okul yönlendirme komisyonları tarafından yürütülecektir.
2.2. Okul yönlendirme komisyonu; okul müdürü başkanlığında müdür yardımcıları, rehber öğretmen/psikolojik danışmanlar ve ilkokul 1, 2 ve 3. sınıf seviyelerinde okul müdürünün belirleyeceği en az birer sınıf öğretmeninden oluşturulacaktır. Komisyonda yer alması gereken üyelerden herhangi birinin bulunmadığı durumlarda komisyon mevcut üyeler ile oluşturulacaktır.
2.3. Her bir ilkokulda 1, 2 ve 3. sınıf seviyelerinde her bir sınıf seviyesindeki toplam öğrenci sayısının en fazla %20’si aday gösterilebilecektir.
a) Bir öğrenci en fazla iki yetenek alanından aday gösterilebilecektir. İkinci yetenek alanından aday gösterilen öğrenciler %20’lik dilimi etkilemeyecektir.
b) Özel eğitim ihtiyacı olan öğrenciler %20’lik kontenjan içerisinde değerlendirilecektir.
2.4. Sınıf öğretmenleri tarafından aday gösterilmek üzere önerilen öğrenci/öğrenciler için “EK-1 Gözlem Formu”nun çıktısı doldurulduktan sonra form, okul yönlendirme komisyonuna teslim edilecektir.
2.5. Okul yönlendirme komisyonu tarafından aday gösterilmesine karar verilen öğrenci/öğrencilere ait gözlem formları ilgili öğretmenlere imza karşılığında tebliğ edilecektir. Sınıf öğretmenleri, komisyon tarafından tebliğ edilen gözlem formlarını; MEBBİS/e-Okul Yönetim Bilgi Sistemi Modülüne (İlkokul-Ortaokul Kurum İşlemleri/Bilim ve Sanat Merkezi Öğrencileri/ Bilim ve Sanat Merkezlerine Öğrenci Seçimi Gözlem Formu) işleyerek kaydedeceklerdir.
2.6. Sınıf öğretmenleri tarafından MEBBİS/ e- Okul Yönetim Bilgi Sistemi Modülüne yetenek alanına göre girişi yapılan tüm öğrencilerin listesi okul yönlendirme komisyonuna teslim edilecektir.
2.7. Okul yönlendirme komisyonunun görevleri şunlardır: a) Sınıf öğretmenleri tarafından aday gösterilmek üzere önerilen öğrenci/öğrencilerin gözlem formlarını değerlendirerek aday gösterilecek öğrenci/öğrencileri belirlemek, b) Aday gösterilmesine karar verilen öğrenci/öğrencilerin sınıf/şube bazlı listelerini ve “EK-1 Gözlem Formları”nı ilgili sınıf öğretmenlerine tebliğ etmek, c) Aday gösterilen öğrenci bilgilerinin (T.C. kimlik numarası, okul numarası, ad ve soyadı, aday gösterilen yetenek alanı) kontrol edilmesi ve varsa gerekli düzeltme işlemlerinin, gözlem formlarının doldurulma süresi içinde, sınıf öğretmenleri tarafından MEBBİS/e-Okul Yönetim Bilgi Sistemi Modülü (İlkokul-Ortaokul Kurum İşlemleri/Bilim ve Sanat Merkezi Öğrencileri/ Bilim ve Sanat Merkezlerine Öğrenci Seçimi Gözlem Formu) üzerinden yapılmasını sağlamak, ç) Öğrencilerin aday gösterildikleri yetenek alanlarını belgeleyen rapor çıktısının e-Okul Yönetim Bilgi Sistemi Modülü üzerinden 2 (iki) nüsha alınıp sınıf öğretmeni ve okul idarecisi tarafından imzalandıktan sonra 1 (bir) nüshasının veliye verilmesini, diğer nüshasının ise okulda muhafaza edilmesini sağlamaktır." kuralına yer verilmiştir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
15/12/2023 tarihli ve 92178559 sayılı Makam Onaylı Bilim ve Sanat Merkezleri Yönergesinin 8. maddesinin 1. fıkrasında yer alan; "okul yönlendirme komisyonu" ibaresi, 9. maddesinin 2. ve 3. fıkraların ile 32. ve 33. maddeleri yönünden yapılan inceleme:
2577 sayılı Kanunun 16. maddesinin 4. fıkrasının 1. cümlesinde; tarafların, sürenin geçmesinden sonra verecekleri savunmalara veya ikinci dilekçelere dayanarak hak iddia edemeyecekleri kuralı getirilerek adli yargıda olduğu gibi idari yargıda da iddia ve savunmanın genişletilmesi yasağı kabul edilmiştir.
Anılan fıkraya 30/04/2013 tarih ve 28633 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6459 sayılı Kanunun 4. maddesi ile eklenen; "Ancak, tam yargı davalarında dava dilekçesinde belirtilen miktar, süre veya diğer usul kuralları gözetilmeksizin nihai karar verilinceye kadar, harcı ödenmek suretiyle bir defaya mahsus olmak üzere artırılabilir ve miktarın artırılmasına ilişkin dilekçe otuz gün içinde cevap verilmek üzere karşı tarafa tebliğ edilir." kuralıyla sadece tam yargı davalarında dava değerinin artırılmasına imkan tanınmıştır.
2577 sayılı Kanunun 16. maddesinin 4. fıkrasında düzenlenen davayı genişletme yasağı nedeniyle, açılmış olan bir davada, dava açma süresi geçtikten sonra davacı tarafından verilecek yeni bir dilekçe ile talep sonucu genişletilemez veya değiştirilemez. Dolayısıyla; aralarında maddi veya hukuki bağlılık ya da sebep-sonuç ilişkisi bulunsa bile dava açıldıktan sonra ileri sürülen yeni taleplerin mevcut davada karşılanması yasal olarak mümkün değildir. Ancak bu talepler için koşulları varsa ayrı bir dava açılması mümkündür.
Uyuşmazlıkta, 29/01/2025 tarihinde kayıtlara giren dilekçeyle; 15/12/2023 tarih ve 92178559 sayılı Makam Onaylı Bilim ve Sanat Merkezleri Yönergesinin 8. maddesinin 1. fıkrasında yer alan; "okul yönlendirme komisyonu" ibaresinin; 9. maddesinin 2. ve 3. fıkralarının; 32. ve 33. maddelerinin de iptalinin talep edildiği görülmekte olup; 23/12/2024 tarihli dava dilekçesinde, Yönergenin ilgili hükümleri yönünden iptal isteminde bulunulmadığından, davalı idarelerin savunmalarını verdikten ve dava açma süresi geçtikten sonra verilen 29/01/2025 tarihli dilekçe ile anılan düzenlemelerin iptali yolundaki istemin-davayı genişletme yasağı kapsamında- incelenmesine hukuken olanak bulunmamaktadır.

Bu itibarla; 15/12/2023 tarih ve 92178559 sayılı Makam Onaylı Bilim ve Sanat Merkezleri Yönergesinin 8. maddesinin 1. fıkrasında yer alan; "okul yönlendirme komisyonu" ibaresinin; 9. maddesinin 2. ve 3. fıkralarının; 32. ve 33. maddeleri yönünden davanın incelenmeksizin reddi gerekmektedir.
2024-2025 Yılı Bilim ve Sanat Merkezleri Öğrenci Tanılama ve Yerleştirme Kılavuzu'nun "Aday gösterme süreci" başlıklı 2.1.; 2.2.; 2.3.; 2.4.; 2.5.; 2.6. ve 2.7. maddeleri ile velisi olduğu ...'ın ön değerlendirme uygulamasına aday gösterilmemesine ilişkin işlem yönünden yapılan inceleme:
Davacı tarafından, velisi olduğu öğrencinin ön değerlendirme uygulamasına aday gösterilmemesine ilişkin işlemin hukuka aykırı olduğu iddia edilmekte olup; bilim ve sanat merkezlerine öğrenci tanılama ve yerleştirme süreci kapsamında öğrencinin aday gösterilme sürecine ilişkin dava konusu düzenlemelerin -bireysel işlemin dayanağı olmaları nedeniyle- iptali isteminin aynı iddiaya dayandırılması nedeniyle Aday gösterme süreci" başlıklı 2.1.; 2.2.; 2.3.; 2.4.; 2.5.; 2.6. ve 2.7. maddelerinin hukuki denetiminin beraber yapılmasına karar verilmiştir.
Anayasa'nın 125. maddesinin 4. fıkrasında, "Yargı yetkisi, idarî eylem ve işlemlerin hukuka uygunluğunun denetimi ile sınırlı olup, hiçbir surette yerindelik denetimi şeklinde kullanılamaz. Yürütme görevinin kanunlarda gösterilen şekil ve esaslara uygun olarak yerine getirilmesini kısıtlayacak, idari eylem ve işlem niteliğinde veya takdir yetkisini kaldıracak biçimde yargı kararı verilemez." kuralı ve 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2. maddesinin 2. fıkrasında, "İdari yargı yetkisi, idari eylem ve işlemlerin hukuka uygunluğunun denetimi ile sınırlıdır. İdari mahkemeler; yerindelik denetimi yapamazlar, yürütme görevinin kanunlarda gösterilen şekil ve esaslara uygun olarak yerine getirilmesini kısıtlayacak, idari eylem ve işlem niteliğinde veya idarenin takdir yetkisini kaldıracak biçimde yargı kararı veremezler." kuralı yer almıştır.
İdari işlemler üzerindeki yargısal denetim, bu işlemlerin hukuka uygunluğunun saptanmasıyla sınırlıdır. İdarenin takdir yetkisinin denetimine yargı organları yönünden getirilen ve idari işlemlerin yalnızca hukuka uygunluk açısından denetlenebilecekleri biçiminde ifade edilen kural aynı zamanda idarenin takdir yetkisinin kullanılmasında uyması gereken sınırları da koymuş olmaktadır.
Başka bir anlatımla, idarelerin belirli bir kamu hizmetinin etkili ve verimli bir biçimde yürütülmesi, kamu yararının daha somut bir biçimde ortaya konulması için birden çok seçenekten birisini tercihte takdir yetkisiyle donatıldıkları durumda idari yargı organlarının bu yetkisini hukuka uygun olarak kullandığının saptanması koşuluyla idareyi bu seçeneklerden birisini tercihe zorlayacak ya da belli bir yönde işlem veya eylem tesisine zorunlu kılacak biçimde yargı kararı vermeleri Anayasa ve Kanun'un yukarıda belirtilen ilkeleriyle bağdaştırılamaz.
Öğretide türevsel bir yetki olarak kabul edilen idarelerin düzenleme yetkisinin, yasalarla getirilen hükümleri aşacak bir şekilde kullanılamayacağı İdare Hukukunun en temel ilkelerindendir. Ayrıca, mevzuat belirleme tekniği açısından da, idarenin Kanunla kendisine verilmiş olan görevleri idari metinlerle düzenlerken, bu görevlerin gerektirdiği hususlarda, takdir yetkisine sahip olduğu, ancak bu takdir yetkisinin kamu yararı ve düzenine uygun olarak kullanılması gerektiği tartışmasızdır.
Kamu yararı kavramı, tüm devlet organlarının işlem ve eylemlerinin genel nitelikteki amacını ve aynı zamanda nedenini oluşturmakta, çeşitli hak ve özgürlükler açısından bir sınırlama nedeni niteliği de taşımakta olup bu kavram genel bir ifadeyle bireysel, özel çıkarlardan ayrı ve bunlara üstün olan toplumsal yararı ifade etmektedir.
Konuya İlişkin olarak; doktrinde, idareye tanınan takdir yetkisinin kamu yararı amacına ve hizmet gereklerine uygun olarak kullanılmasının zorunlu olduğu, bu hususun, idarenin takdir yetkisi alanı içinde yaptığı işlemlerde hukuken geçerli nedenlere dayanılması ile sağlanacağı, idarenin gösterdiği sebeplerin yargı yerince tartışılacağı, idarenin gösterdiği sebeplerin yargı organınca uygun görülmemesi halinde maksat unsuru yönünden ya da maksat ve sebep unsuru yönünden aykırılık gerekçesiyle iptal edileceği, bir başka anlatımla; idarece işlem tesis gerekçesinin hukuken geçerli bir nedene dayandırılmaması halinde, işlemin tesisinde kamu yararı dışında başkaca bir amaçla hareket edildiği sonucuna ulaşılacağı, dolayısıyla buradaki sebep unsuru yönünden hukuka aykırılık durumunun, işlemi maksat unsuru yönünden sakatlayacağı ifade edilmiştir. (Nuri Alan, Türk İdari Yargısında Yerindelik ve Takdir Yetkisinin Değerlendirilmesi, İdari Yargıda Son Gelişmeler Sempozyumu, (10-11-12 Haziran), Ankara, Danıştay Yayınları,1982, Sf.54-55-56)
Örgün eğitim kurumlarına devam eden; genel zihinsel, görsel sanatlar veya müzik yetenek alanlarında özel yetenekli olan öğrencilere, yeteneklerini geliştirerek kapasitelerini en üst düzeyde kullanmalarını sağlamak amacıyla destek eğitim hizmeti vermek üzere açılan ve temel eğitim içerisinde yer alan bir kademe niteliğinde olmayan Bilim ve Sanat Merkezlerine öğrenci tanılama ve yerleştirme süreci, yarışma esasına ve/veya sıralama esasına dayalı sınav uygulaması niteliğinde olmayıp bilişsel temelli psikolojik ölçme araçlarının kullanımına dayalı değerlendirme uygulamasıdır.
Yukarıda yer dalan mevzuat hükümlerinin değerlendirilmesinden; Bilim ve Sanat Merkezlerine (BİLSEM) öğrenci seçme ve yerleştirme işlemlerine yönelik temel ilke ve esasların Bakanlıkça düzenlendiği, bu kapsamda özel yetenekli çocukların yetenekleri doğrultusunda geliştirilmesi amaçlandığı anlaşılmakta olup; öğrencinin örgün eğitime devam ettiği dönemde örgün eğitim saatleri dışında tamamen özel yeteneği doğrultusunda destekleyici ve yönlendirici niteliği haiz BİLSEM eğitimine başlangıç yaşı, programın bitiş yaşı, programın içeriği, programda kullanılacak materyaller, programdan kazanımların neler olduğu gibi hususların tespiti, davalı Milli Eğitim Bakanlığı'nın takdirinde olduğu hususunda duraksama bulunmamaktadır.
Öte yandan; davacı tarafından öğrenci aday gösterme sürecinin eşitlik ilkesine aykırı olduğu iddia edilmekte ise de; "kanun önünde eşitlik ilkesi" ile hukuksal eşitliğin öngörüldüğü, kanun önünde eşitliğin, herkesin her yönden aynı kurallara bağlı tutulacağı anlamına gelmeyeceği, aynı hukuksal durumların aynı, ayrı hukuksal durumların farklı kurallara bağlanmasının eşitlik ilkesini zedelemeyeceği dikkate alındığında; yukarıda ifade edildiği üzere temel eğitim içerisinde yer alan bir kademe niteliğinde olmayan Bilim ve Sanat Merkezlerine özel yetenekli olan öğrencilerin yönlendirilmesi amaçlandığından davacının bu iddiasına itibar edilmemiştir.
Bu durumda; Bilim ve Sanat Merkezlerinde (BİLSEM) uygulanacak programın niteliği ve kapsamı gözetilerek, öğrenci tanılama işlemlerinin, 1, 2 ve 3. sınıf seviyelerinde yetenek alanı/alanlarında aday gösterilen öğrenciler için kılavuzda belirtilen takvim doğrultusunda gerçekleştirilmesine yönelik hazırlanan dava konusu Kılavuz hükümlerinin, normlar hiyerarşisine uygun olarak, kamu yararı ve hizmet gerekleri doğrultusunda düzenlendiği sonucuna ulaşıldığından iptali istenilen hükümler ile davacının velisi olduğu ...'ın ön değerlendirme uygulamasına aday gösterilmemesine ilişkin işlem yönünden davanın reddi gerekmektedir.
Nitekim; benzer uyuşmazlıkta, davanın reddi yolunda verilen Dairemizin 13/10/2023 tarih ve E:2023/2170, K:2023/4632 sayılı kararı Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 15/02/2024 tarih ve E:2023/3223, K:2024/278 sayılı kararı ile onanmıştır.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1\. 2024-2025 Yılı Bilim ve Sanat Merkezleri Öğrenci Tanılama ve Yerleştirme Kılavuzu'nun "Aday gösterme süreci" başlıklı 2.1.; 2.2.; 2.3.; 2.4.; 2.5.; 2.6. ve 2.7. maddeleri ile velisi olduğu ...'ın ön değerlendirme uygulamasına aday gösterilmemesine ilişkin işlem yönünden DAVANIN REDDİNE,
2\. 15/12/2023 tarihli ve 92178559 sayılı Makam Onaylı Bilim ve Sanat Merkezleri Yönergesinin 8. maddesinin 1. fıkrasında yer alan; "okul yönlendirme komisyonu" ibaresi, 9. maddesinin 2. ve 3. fıkraların ile 32. ve 33. maddeleri yönünden DAVANIN İNCELENMEKSİZİN REDDİNE,
3\. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam ... TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
4\. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca ... TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idarelere verilmesine,
5\. Posta gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra istemi halinde davacıya iadesine,
6\. 2577 sayılı Kanun'un 20/B maddesi uyarınca, bu kararın tebliğ tarihini izleyen 5 (beş) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere,
07/05/2025 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim