SoorglaÜcretsiz Dene

Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Danıştay Kararı

Esas No

2024/6843

Karar No

2025/4806

Karar Tarihi

20 Mayıs 2025

Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2024/6843 E. , 2025/4806 K.
"İçtihat Metni"

T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2024/6843
Karar No : 2025/4806

TEMYİZ İSTEMİNDE BULUNAN (DAVALILAR) : 1- ...Bakanlığı
VEKİLİ : Av. ...
2- ... Genel Müdürlüğü
VEKİLİ : Av....

KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Çimento Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi
VEKİLİ : Av. ...

İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ...İdari Dava Dairesinin ... gün ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Çanakkale ili, Ezine ilçesi sınırlarında, S:... sayılı, I (b) grubu kil madeni işletme ruhsatı sahibi olan davacı şirketin, söz konusu ruhsat sahasında 47.638,75 metrekare alana ilişkin orman izni verilmesi isteminin reddine ilişkin ... tarih ve ...sayılı işlemin iptali istenilmektedir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; davacı tarafından orman izin talebinde bulunulan alanın daha önceden orman yangını çıkan alan oluşu nedeniyle ağaçlandırılacak alan olması ve tarım arazilerine yakınlığı göz önüne alındığında, ormanların devamlılığının sağlayacağı kamu yararı ile madencilik iznine ait kamu yararı kıyaslamasında ormanların devamlılığının üstün kamu yararı gösterdiği görüldüğünden, orman izni verilmemesine ilişkin işlemde hukuka ve mevzuata aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Dava dosyasındaki tüm bilgi ve belgelerin ve mahallinde yapılan keşif üzerine düzenlenen bilirkişi raporunun değerlendirilmesinden, davaya konu taşınmazın bulunduğu sahada daha önceden yapılan incelemelerde taşınmaza yönelik talebin değerlendirmeye alınmasında sakınca bulunmadığının belirtilmesine karşın talebin reddedildiği, madenin bulunduğu yer nerdeyse orada üretim faaliyetinin yapılması gerektiği, dolayısıyla dava konusu sahada üretim faaliyetlerinin yapılacağı yerin başka bir yere kaydırılması ve orman sayılan alan dışında yapılmasının mümkün olmadığı, faaliyetin gerçekleştirilmesinde kamu yararı bulunduğu, alanın tohum meşceresi, gen koruma alanları, muhafaza ormanı ve orman içi dinlenme yerleri ile endemik ve korunması gereken nadir ekosistemlerin içerisinde kalmadığı, sahanın yanında veya bitişiğinde maden faaliyeti yapılmış bir alanın bulunmadığı, davacının ÇED projesinde öngördüğü tedbirleri alması ile dava konusu maden sahasının çevre ve insan sağlığına zarar vermeyeceği dikkate alındığında dava konusu işlemde hukuka ve mevzuata uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle, davacının istinaf isteminin kabulüne, İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasına, dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : Davalı Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından, hazırlık aşamasında talebin uygun olduğu yönündeki değerlendirmenin izin verileceği anlamına gelmediği ileri sürülmektedir.
Davalı Orman Genel Müdürlüğü tarafından, yanan orman alanlarının ağaçlandırılmasının öncelikli amaç olduğu, dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından istemin reddi gerektiği savunulmuştur.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NUN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca karar verilmeksizin işin gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Davacı tarafından, 21/05/2019 tarihli dilekçe ile Çanakkale ili, Ezine ilçesi hudutlarında bulunan S:... sayılı ruhsat numaralı kil madeni sahasında toplam 47.638,75 m2'lik alana ilişkin orman izni verilmesi talebinde bulunulduğu, dava konusu işlem ile izin talep edilen alanın tarım arazilerine yakın mesafede oluşu, izin verilmesi halinde orman bütünlüğünün bozulacak olması ve 01/06/2018 tarihinde çıkan orman yangını sonrasında ağaçlandırma yükümlülüğüne öncelik verilmesi gerektiği değerlendirilerek talebin reddedilmesi üzerine bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT:
3213 sayılı Maden Kanunu'nun "Madencilik faaliyetlerinde izinler" başlığını taşıyan 7. maddesinin 4. fıkrasında; "(Ek fıkra: 10/6/2010-5995/3 md.) Devlet ormanları içinde yapılacak maden arama ve işletme faaliyetleri ile bu faaliyetler için zorunlu ve ruhsat süresine bağlı olarak yapılan geçici tesislere 31/8/1956 tarihli ve 6831 sayılı Orman Kanunu hükümlerine göre izin verilir." aynı maddenin yedinci fıkrasında; "(Ek fıkra: 10/6/2010-5995/3 md.) Madencilik faaliyeti yapılan alanların, izne tabi alan olmaları halinde, ilgili olduğu kanun hükümlerine göre gerekli izinlerin alınması zorunludur. Ancak, Genel Müdürlükçe işletme ruhsatı verildikten sonra, işletme ruhsat alanının diğer kanunlara göre izne tabi alan haline gelmesi durumunda ilgili kanunların öngördüğü yükümlülüklerin yerine getirilmesi suretiyle kazanılmış haklar korunarak faaliyetler sürdürülür. Diğer kanunlara göre izne tabi alanlar, Genel Müdürlüğün görüşü alınarak belirlenir." düzenlemesi yer almaktadır.
6831 sayılı Orman Kanunu'nun 16. maddesinde; "(Değişik birinci fıkra: 10/6/2010-5995/19 md.) Devlet ormanları içinde maden aranması ve işletilmesi ile madencilik faaliyeti için zorunlu; tesis, yol, enerji, su, haberleşme ve altyapı tesislerine, fon bedelleri hariç, bedeli alınarak Çevre ve Orman Bakanlığınca izin verilir. Ancak, temditler dahil ruhsat süresince müktesep haklar korunmak kaydı ile Devlet ormanları sınırları içindeki tohum meşcereleri, gen koruma alanları, muhafaza ormanları, orman içi dinlenme yerleri, endemik ve korunması gereken nadir ekosistemlerin bulunduğu alanlarda maden aranması ve işletilmesi, Çevre ve Orman Bakanlığının muvafakatine bağlıdır. Genel bütçe kapsamındaki kamu idarelerinin; baraj, gölet, liman ve yol gibi yapılarda dolgu amaçlı kullanacağı her türlü yapı hammaddesi üretimi için yapacağı madencilik faaliyetleri ile zorunlu tesislerinden bedel alınmaz. Ruhsatname veya imtiyaz almış olanlarla, ruhsatname veya imtiyaz alacaklar, işe başlamadan evvel çalışma sahalarını orman idaresine haber vermeye ve ormana zarar gelebilecek hallerde, orman idaresinin göstereceği tedbirleri almaya ve yapmaya mecburdurlar." kuralı bulunmaktadır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Uyuşmazlıkta, davacının talebinin talep edilen alanın tarım arazilerine yakın mesafede oluşu, izin verilmesi halinde orman bütünlüğünün bozulacak olması ve 01/06/2018 tarihinde çıkan orman yangını sonrasında ağaçlandırma yükümlülüğüne öncelik verilmesi gerektiği gerekçesiyle reddedildiği görülmektedir.
Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında, keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle düzenlenen bilirkişi raporu hükme esas alınarak dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir. Bilirkişi raporunda özetle, "Dava konusu ... ruhsat numaralı 47.638,75 m2 alanın; A harfi ile gösterilen 2083,89 m2 ve B harfi ile 3371,07 m2 alanın (Toplam; 5454,96 m2) yangın sonrasında ağaçlandırılmış olduğu, C harfi ile gösterilen 42183,79 m2 alan taşlık ve kayalık olduğundan ağaçlandırılmamış olduğu, C harfi ile gösterilen 42183,79 m2 alan, genel olarak taşlık ve kayalık olup, toprak derinliği sığ durumda olduğundan ve dava konusu sahada üretim faaliyetlerinin yapılacağı yerin başka bir yere kaydırılması ve dolayısıyla orman sayılan alan dışında yapılması mümkün olmadığından, faaliyetin gerçekleştirilmesinde kamu yararı bulunduğu" tespitlerine yer verilmiştir.
Bilirkişi raporunda davacı tarafından orman izni talep edilen alanın bir kısmında orman yangını çıkığı ve bu alanın A ve B harfi ile gösterilen 5454,96 m2'lik kısmının ağaçlandırıldığı, dava konusu alanın yanında veya bitişiğinde herhangi bir madencilik

yapılmış alan bulunmadığı, dolayısıyla sahanın ilk defa izne konu edileceği tespitleri bulunmaktadır.
Anayasa'nın 169. maddesinde ormanların ülke yönünden taşıdığı büyük önem gözetilerek, korunmaları ve geliştirilmeleri konusunda ayrıntılı düzenlemelere yer verilmiştir. Bu özel ve ayrıntılı düzenlemenin ülkemizde orman örtüsünün sürekli yok edilmesi gerçeğinden kaynaklandığı kuşkusuzdur. Anayasa'nın 169. maddesinden gerekçesinde de belirtildiği gibi maddenin birinci fıkrası doğal kaynaklarımızın en önemlilerinden biri olan ormanların korunması ve sahaların genişletilmesi için Devlete gereken tedbirleri alıp kanun koymayı ve bütün ormanların gözetimi ödevini getirmektedir. (AYM., 13/09/2000 tarih ve E:2000/21, K:2000/16 sayılı kararı)
Ormanlık alanda verilen izne konu edilen kamu yararı ile ormanın muhafazasındaki kamu yararının karşılaştırılmasının yapılması zorunluluğu Anayasa'nın 169. maddesinin 3. fıkrasında yer alan "Ormanlara zarar verebilecek hiçbir faaliyet ve eyleme müsaade edilemez." hükmünden kaynaklanmaktadır.
Anayasa Mahkemesinin 22/11/2007 tarih ve E:2004/67, K:2007/83 sayılı kararında; zaruret halinin, talep edilen faaliyetin orman ekosistemi dışında gerçekleştirilmesi imkanı bulunmaması durumu olarak anlaşılması gerektiği vurgulanmaktadır.
Dava konusu uyuşmazlığın çözümü için, kamu yararı sağlayan iki durumdan hangisinde “kamu yararının” daha çok olduğunun, hukuksal anlamda “üstün kamu yararının” hangisinde olduğunun belirlenmesi ve madencilik faaliyetinin ormanlık alanda gerçekleştirilmesinde zaruret hali bulunduğunun tespit edilmesi gerekmektedir.
Bu nedenle izin işleminde ormanların devamlılığının sağlanması yönündeki kamu yararı ile madencilik iznine ait kamu yararı kıyaslamasında "üstün kamu yararı" kavramının değerlendirilmesi ve çıkartılmak istenilen madenin türü de dikkate alındığında faaliyetin ormanlık alanda yapılmasında zaruret bulunup bulunmadığı, zaruret halinin tespiti halinde ormanlık sahada izne konu edilen maden sahasının sağlayacağı kamu yararı ile ormanın muhafazasındaki üstün kamu yararı karşılaştırmasının yapılması, bu kapsamda; ormanın sadece üzerindeki ağaçların çapı ve kullanım amacı ile ölçülebilen ve değer takdir edilen bir varlık olmadığı, insan ve diğer canlıların temel yaşam kaynakları olan başta oksijen ve temiz su kaynağı olması, erozyonu önleme, karbon yutak alanı olması, ılıman bir iklim sağlayarak tarımsal faaliyetlere destek olması, bölgedeki hayvancılığa katkı sağlaması, birçok canlıya yaşam alanı oluşturması ve rekreasyonel fonksiyonları göz önüne alınarak, madencilik yapılması halinde yaşanacak orman kaybının, orman varlığının azalmasının, kesilecek ağaç sayısının, orman bütünlüğünün ve yanan orman alanının kullanım şeklinin de gözetilerek, orman kaybı ile madencilik faaliyeti nedeniyle elde edilecek ekonomik ve diğer faydalar arasında kıyaslama yapılması gerektiği sonucuna varılmıştır.

Bu durumda, uyuşmazlığın çözümü ve yukarıda ayrıntısı yer alan hususların tespit edilebilmesi için 2 orman mühendisi, 2 maden mühendisi ve 1 çevre mühendisinden oluşan en az profesör veya doçent unvanına sahip 5 kişilik bilirkişi heyetiyle mahallinde yeniden keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılarak bir karar verilmesi gerektiğinden, eksik inceleme ve araştırmaya dayalı temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuka uyarlık görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1\. 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesine uygun bulunan temyiz isteminin kabulüne,
2\. ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesinin ... gün ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA,
3\. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın yukarıda belirtilen Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesine,
4\. Kesin olarak 20/05/2025 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi.


KARŞI OY :

(X)-Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görmediğimden, onanması gerektiği gerekçesiyle aksi yönde oluşan çoğunluk kararına katılmıyorum.


10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim