Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Danıştay Kararı
2024/6828
2025/5450
4 Haziran 2025
"İçtihat Metni"
T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2024/6828
Karar No : 2025/5450
TEMYİZ İSTEMİNDE BULUNANLAR: 1- (DAVALI) ... Bakanlığı
VEKİLİ : Hukuk Müşaviri ...
2- (DAVALI YANINDA MÜDAHİL) ... Enerji Elektrik Üretim A.Ş.
VEKİLLERİ : Av. ... - Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Derneği
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... gün ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı tarafından, İstanbul ili, Çatalca ilçesi, Binkılıç Bölgesi Çilingoz Tabiat Parkı hudutları içerisinde olduğu haberler yolu ile öğrenildiği ifade edilen ... Enerji A.Ş. adına 1.016.747,90 m² alan için verilen enerji nakil hattı, yol, şalt alanı ve türbin alanı iznine dair ... tarih ve ... sayılı Bakan Olur'u işleminin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti:Dava konusu işlemin iptali yolundaki İdare Mahkemesi kararının, ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla doğru hasımla tekemmül ettirilip karar bağlanması gerekçesi ile suretiyle karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle bozulması üzerine ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; Tarım ve Orman Bakanlığı hasım konumuna alınarak, uyuşmazlığın çözümü amacıyla çevre mühendisi, kimya-çevre mühendisi, orman mühendisi, ziraat mühendisi, yaban hayat uzmanı bilirkişilerden oluşan bilirkişi heyetiyle yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen bilirkişi raporu değerlendirilerek; Proje alanında, özellikle türbin sahalarının konumlandırılmasında ve ağaç kesim izinlerinin verilmesinde dikkat edilecek en önemli husus olan, orman örtüsüne en az zarar verecek alanların seçilmesi ve bu alanların orman içi boşluklar ve orman örtüsünün en zayıf ve verimsiz olduğu alanların bulunduğu yerler olması gerektiği ilkesine göre izin verildiği belirtilmesine karşılık, özellikle türbin alanları olarak konumlandırılan ve ağaç kesimine izin verilen bu alanların tam kapalı koru ormanı alanları olarak konumlandırıldığı, bu nedenle izin gerekçesinde yer alan orman alanlarının korunması ve en az ağaç kaybı ile projenin yapılması ilkesi göz ardı edildiği, proje sahasının bulunduğu alanın yaban hayatını olumsuz etkilediği, ÇED başvuru dosyasındaki faunaya ait verilerin bilimsel esaslara göre kabul edilebilir düzeyde olmadığı, Proje alanı ve çevresinde çeşitli gözlem, literatür ve yönetim planı bilgilerine göre 6 amfibi, 27 sürüngen, 189 kuş türü ve 44 memeli türü yaşamasına rağmen ÇED başvuru dosyasında 2 amfibi türü, 6 sürüngen türü, 55 kuş türü ve 10 memeli hayvan türüyle sınırlı ve eksik verildiği, ÇED başvuru dosyasında kuş türleri için herhangi koruma ve önlem planının verilmediği, türbinlerin bulunduğu proje sahası kuş göç yolu üzerinde olduğu, olumsuz etkilerin azaltılması için alınması öngörülen önlemler hakkında yeterli bilgi verilmediğinin tespit edildiği, bu kapsamda da söz konusu eksikliklerin düzeltilmeksizin tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesi ile dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI :Davalı idare tarafından, hükme esas alınan bilirkişi raporunun usul ve yasalara aykırı olduğu, bilirkişiler tarafından Mahkemece talep edilen hususlar haricinde inceleme yapıldığı, ÇED olumlu raporuna istinaden izin verildiği, izin verilmesinin Bakanlığın takdir ve yetkisinde olduğu, takdir yetkisi kullanılırken kamu yararı gözetildiği, rüzgar enerjisi santralinin enerjide dışa bağımlılığı azalttığı, yolların kadim yollar olduğu, yalnızca yol alanlarının Çilingoz Yaban Hayatı sınırları içerisinde kaldığı, türbinler, şalt alanları ve enerji nakil hatlarının yaban hayatı sınırları dışında kaldığı, davalı idare yanında müdahil tarafından; davacının dava açma ehliyetinin bulunmadığı, bilirkişiler tarafından Mahkemece talep edilen hususlar dışında inceleme yapıldığı, davanın konusundan uzaklaşıldığı, dava konusu edilmeyen ÇED sürecine ilişkin değerlendirmelerde bulunulduğu, ÇED raporu yokmuş gibi tespitler yapıldığı, raporun proje ile ilgili olmayan olumsuz örnekler içeren literatür çalışmalarından oluştuğu, keşfin davalı idarenin katılımı olmadan gerçekleştirildiği ve hukuki dinlenilme hakkının ihlal edildiği, dava konusu işlemin belirli olmadığı, dava konusu edilen işlem orman izni olduğundan yalnızca orman mevzuatı açısından inceleme yapılması gerektiği, davada bilirkişiler tarafından çevre mevzuatı açısından değerlendirme yapılamayacağı, ÇED sürecinin usulüne uygun şekilde yürütüldüğü, ÇED olumlu kararının 100 tribün için alındığı, daha sonra bu sayının 50'ye ve daha sonra da 44'e düşürüldüğü, proje sahası içerisinde korunan alan bulunmadığı, ağaç kesimi yapılmadığı, düzeltme yapıldığı, ağaç kesiminin idarece gerçekleştirildiği, proje alanının, enerji nakil hatlarının geçebileceği en uygun alanlar olduğu, projenin orman bütünlüğünü etkilemediği, yenilenebilir enerji üretiminin iklim değişikliğine olumlu etkileri bulunduğu ve bunun göz ardı edildiği, projenin çevreye olumsuz etkisinin bulunmadığı, tribünlerin haberleşmede parazite yol açamayacağı, gürültüye neden olmayacağı, projenin inşaa aşamasının tamamlandığı, kamu yararının bulunduğu, mahkeme kararının hukuka ve mevzuata aykırı olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından, istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ : Davaya konu İstanbul ili, Çatalca ilçesi sınırları dahilinde ... Enerji A.Ş. adına 1.016.747,90 m² alan için verilen enerji nakil hattı, yol, şalt alanı ve türbin alanı izninin orman bütünlüğü, orman ekosisteminin ve orman halk ilişkileri açısından değerlendirilerek davacıya ait taahhüt edilen tedbirlerin yeterli olup olmadığının açıklığa kavuşturulması gerektiği, bu nedenle mahallinde yeniden keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle uyuşmazlığın esası hakkında yeniden bir karar verilmesi gerektiği bu gerekçe ile temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemleri hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin işin gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
İstanbul ili, Çatalca ilçesi, Çiftepe, Yaylatepe, Kirazçukuru Mevkiinde bulanan alanda ... Enerji A.Ş. adına 30/06/2015 tarihinde Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından Çed Olumlu Belgesi ve Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu tarafından da söz konusu RES üretim tesisi için 10/09/2020 tarihinde üretim lisansı düzenlenmiştir.
Orman Genel Müdürlüğü tarafından ise 14/09/2020 tarihinde Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu tarafından düzenlenen üretim lisansında belirtilen rüzgar enerjisi santraline dayalı elde edilecek enerji dışa bağımlılığı azaltacağı gerekçesi ile 1.016.747,90m² alanda kesin iznin verilmesinde kamu yararı olduğu tespit edilerek zorunluluk ve kamu yararı tutanağı düzenlenmiştir.
İstanbul Orman Bölge Müdürlüğü tarafından 17/02/2021 tarihinde izin raporu düzenlendiği ve 15/09/2020 tarihinde düzenlenen uygunluk yazısında izin talebinin tepe kapalılık oranı %71'den fazla verimli orman alanında kaldığını, orman bütünlüğü, orman ekosisteminin ve orman halk ilişkileri açısından Makamca değerlendirilmesinin uygun olacağı kanaati ile izin verilmesi uygun bulunmuştur.
... Enerji A.Ş. adına 1.016.747,90 m² alan için verilen enerji nakil hattı, yol, şalt alanı ve türbin alanı iznine dair 07/10/2020 tarih ve 2008144 sayılı Bakan Olur'u işlemi ile 10/09/2069 tarihine kadar kesin izin verilmesi uygun bulunmuştur. Bunun üzerine bakılan dava açılmıştır.
Orman Genel Müdürülüğü tarafından yapılan incelemeler sonucunda 27/11/2020 tarihinde ise kesin izin sahibi şirkete ait rüzgar enerjisine dayalı elektrik üretim santrali projesi kapsamında proje sahasında yürütülen çalışmaların belirlenen koordinatlar haricinde iş ve imalat yapıldığı tespit edilerek tüm çalışmalar süresiz olarak durdurulmuştur.
İLGİLİ MEVZUAT:
2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın "Ormanların korunması ve geliştirilmesi" başlıklı 169. maddesi ile" Devlet, ormanların korunması ve sahalarının genişletilmesi için gerekli kanunları koyar ve tedbirleri alır. Yanan ormanların yerinde yeni orman yetiştirilir, bu yerlerde başka çeşit tarım ve hayvancılık yapılamaz. Bütün ormanların gözetimi Devlete aittir. Devlet ormanlarının mülkiyeti devrolunamaz. Devlet ormanları kanuna göre, Devletçe yönetilir ve işletilir. Bu ormanlar zamanaşımı ile mülk edinilemez ve kamu yararı dışında irtifak hakkına konu olamaz. Ormanlara zarar verebilecek hiçbir faaliyet ve eyleme müsaade edilemez. Ormanların tahrip edilmesine yol açan siyasi propaganda yapılamaz; münhasıran orman suçları için genel ve özel af çıkarılamaz. Ormanları yakmak, ormanı yok etmek veya daraltmak amacıyla işlenen suçlar genel ve özel af kapsamına alınamaz. Orman olarak muhafazasında bilim ve fen bakımından hiçbir yarar görülmeyen, aksine tarım alanlarına dönüştürülmesinde kesin yarar olduğu tespit edilen yerler ile 31/12/1981 tarihinden önce bilim ve fen bakımından orman niteliğini tam olarak kaybetmiş olan tarla, bağ, meyvelik, zeytinlik gibi çeşitli tarım alanlarında veya hayvancılıkta kullanılmasında yarar olduğu tespit edilen araziler, şehir, kasaba ve köy yapılarının toplu olarak bulunduğu yerler dışında, orman sınırlarında daraltma yapılamaz." hükmüne yer verilmiştir.
6831 sayılı Orman Kanunu'nun 17. maddesinin üçüncü fıkrasında ise, "Savunma, ulaşım, enerji, haberleşme, su, atık su, petrol, doğalgaz, altyapı, katı atık bertaraf ve düzenli depolama tesislerinin; baraj, gölet, sokak hayvanları bakımevi ve mezarlıkların; Devlete ait sağlık, eğitim ve spor tesislerinin ve bunlarla ilgili her türlü yer ve binanın Devlet ormanları üzerinde bulunması veya yapılmasında kamu yararı ve zaruret olması halinde, gerçek ve tüzel kişilere bedeli mukabilinde Çevre ve Orman Bakanlığınca izin verilebilir. Devletçe yapılan ve/veya işletilenlerden bedel alınmaz. Bu izin süresi kırkdokuz yılı geçemez. Bu alanlarda Devletçe yapılanların dışındaki her türlü bina ve tesisler iznin sona ermesi halinde eksiksiz ve bedelsiz olarak Orman Genel Müdürlüğünün tasarrufuna geçer. Söz konusu tesisler Orman Genel Müdürlüğü veya Çevre ve Orman Bakanlığı ihtiyacında kullanılabilir veya kiraya verilmek suretiyle değerlendirilebilir. İzin amaç ve şartlarına uygun olarak faaliyet gösteren hak sahiplerinin izin süreleri; yer, bina ve tesislerin rayiç değeri üzerinden belirlenecek yıllık bedelle doksandokuz yıla kadar uzatılabilir. Bu durumda devir işlemleri uzatma süresi sonunda yapılır. Verilen izinler amaç dışında kullanılamaz." hükmüne yer verilmiştir.
(Mülga) Orman Kanununun 17/3 ve 18 inci Maddelerinin Uygulama Yönetmeliği'nin 4. maddesinde; " Ormanlık alanlarda kamu yararı ve zaruret bulunması halinde; yol, liman geri hizmet alanı, havaalanı, demiryolu, teleferik hattı, tünel gibi ulaşım tesislerine; patlayıcı madde emniyet alanı, yer altında yapılacak patlayıcı madde deposu, savunma ve güvenlik tesislerine; enerji nakil hattı, trafo binası, enerji üretim santralleri, ölçüm ve gözlem istasyonları gibi enerji tesislerine; telefon iletim hattı, iletişim panosu, ölçüm istasyonu, R/L tesisleri, radyo-televizyon verici istasyonu ve antenleri, elektronik haberleşme sistemlerine ait baz istasyonları, fiber optik kablo gibi haberleşme tesislerine; su arama, jeotermal kaynak ve doğal mineralli su arama, su kuyusu, kaptaj, su isale hattı, su deposu gibi su tesislerine; atık su tesislerine; petrol ve doğalgaz boru hattı; alt yapı tesislerine; katı atık aktarma istasyonu, katı atık bertaraf ve düzenli depolama tesislerine; ruhsata dayalı petrol ve doğalgaz arama, işletilme ve yeraltı doğalgaz depolanmasına ilişkin tesislere; baraj; gölet; sokak hayvanları bakımevi; mezarlık tesislerine; sağlık ocağı, hastane gibi sağlık tesislerine; ilk, orta ve lise ve dini eğitim tesisi gibi eğitim tesislerine; futbol sahası, kapalı spor salonu, atış poligonu gibi spor tesislerine ve bunlarla ilgili yer, bina ve tesislere izin verilebilir." hükmü yer almaktadır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Ormanların gözetimi Devlete ait olup, sahaların korunması ve genişletilmesi için devlet tarafından tedbirlerin alınacağı ve orman alanlarının Devletçe yönetilip, işletilebileceği yine ormanlarının mülkiyetinin devrolunamayacağı, hususları yasal düzenlemelerle güvence altına alınmıştır. Orman alanında enerji tesislerinin kurulabilmesi için kamu yararı ve zaruret olması halinde, gerçek ve tüzel kişilere bedeli mukabilinde Orman Kanun'un 17. maddesinin 3. fıkrası çerçevesinde izin verilebileceği de düzenlenmiştir.
Uyuşmazlıkta; Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda, Proje alanında, özellikle türbin sahalarının konumlandırılmasında ve ağaç kesim izinlerinin verilmesinde dikkat edilecek en önemli husus olan, orman örtüsüne en az zarar verecek alanların seçilmesi ve bu alanların orman içi boşluklar ve orman örtüsünün en zayıf ve verimsiz olduğu alanların bulunduğu yerler olması gerektiği ilkesine göre izin verildiği belirtilmesine karşılık, özellikle türbin alanları olarak konumlandırılan ve ağaç kesimine izin verilen bu alanların tam kapalı koru ormanı alanları olarak konumlandırıldığı, bu nedenle izin gerekçesinde yer alan orman alanlarının korunması ve en az ağaç kaybı ile projenin yapılması ilkesi göz ardı edildiği, proje sahasının bulunduğu alanın yaban hayatını olumsuz etkilediği, ÇED başvuru dosyasındaki faunaya ait verilerin bilimsel esaslara göre kabul edilebilir düzeyde olmadığı, Proje alanı ve çevresinde çeşitli gözlem, literatür ve yönetim planı bilgilerine göre 6 amfibi, 27 sürüngen, 189 kuş türü ve 44 memeli türü yaşamasına rağmen ÇED başvuru dosyasında 2 amfibi türü, 6 sürüngen türü, 55 kuş türü ve 10 memeli hayvan türüyle sınırlı ve eksik verildiği, ÇED başvuru dosyasında kuş türleri için herhangi koruma ve önlem planının verilmediği, türbinlerin bulunduğu proje sahası kuş göç yolu üzerinde olduğu, olumsuz etkilerin azaltılması için alınması öngörülen önlemler hakkında yeterli bilgi verilmediğinin tespit edildiği; görülmekle söz konusu tespitlerin ÇED olumlu kararına ilişkin olduğu, dava konusu olan Orman Kanunu'nun 17. maddesinin 3. fıkrası çerçevesinde verilen orman izninin orman bütünlüğü, orman ekosisteminin ve orman halk ilişkileri açısından yeterli değerlendirme yapılmadığı açık olup, karara esas alınacak nitelikte değildir.
Dava konusu orman iznine konu proje alanı ve çevresinde Kültür ve Turizm Bakanlığı, Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü, İstanbul Valiliği Çevre ve Şehircilik il Müdürlüğü, Tarım ve Orman Bakanlığı Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü ve DSİ 14. Bölge Müdürlüğünün yazılarının kurum görüşlerinde belirtilen hususlara uyulacağına dair taahhüt senedinin imzalandığı anlaşıldığından, orman, flora ve fauna bakımından da projenin yapılmasında sakınca bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Öte yandan, Orman Genel Müdürlüğü tarafından 14/09/2020 tarihinde Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu tarafından düzenlenen üretim lisansında belirtilen rüzgar enerjisi santraline dayalı elde edilecek enerjinin dışa bağımlılığı azaltacağı gerekçesi ile 1.016.747,90m² alanda kesin iznin verilmesinde kamu yararı olduğu tespit edilerek zorunluluk ve kamu yararı bulunduğuna karar verildiği ve İstanbul Orman Bölge Müdürlüğü tarafından 17/02/2021 tarihinde düzenlenen izin raporunda da izinin verilmesinin uygun bulunduğu belirtildiği bu nedenle bedeli mukabilinde Orman Kanunu'nun 17. maddesinin 3. fıkrası çerçevesinde izin verilmesinin de mümkün olduğu sonucuna ulaşıldığından dava konusu işlemde hukuka aykırılık görülmemiştir.
Bu itibarla, dava konusu işlemin iptali yönündeki ... İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf isteminin reddine ilişkin temyize konu Bölge Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1\. 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesine uygun bulunan temyiz isteminin kabulüne,
2\. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA,
3\. Kullanılmayan ... TL yürütmeyi durdurma harcının istemi hâlinde davalı idare yanında müdahile iadesine,
4\. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın yukarıda belirtilen Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesine,
5\. Kesin olarak 04/06/2025 tarihinde esasta oybirliği gerekçede oyçokluğu ile karar verildi.
KARŞI OY :
(X)- Bölge İdare Mahkemesince verilen karar ve dayandığı gerekçe usul ve yasaya uygun olup, kaldırılmasını gerektiren bir neden bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... gün ve E:..., K:... sayılı kararının onanması gerektiği oyu ile aksi yöndeki çoğunluk kararına katılmıyorum.
KARŞI OY :
(XX)- Dava, İstanbul ili, Çatalca ilçesi sınırları dahilinde ... Enerji A.Ş. adına 1.016.747,90 m² alan için verilen enerji nakil hattı, yol, şalt alanı ve türbin alanı iznine dair ... tarih ve ... sayılı Bakan Olur'u işleminin iptali talebi ile açılmıştır.
6831 sayılı Orman Kanunu'nun 17. maddesinin üçüncü fıkrasında, "Savunma, ulaşım, enerji, haberleşme, su, atık su, petrol, doğalgaz, altyapı, katı atık bertaraf ve düzenli depolama tesislerinin; baraj, gölet, sokak hayvanları bakımevi ve mezarlıkların; Devlete ait sağlık, eğitim ve spor tesislerinin ve bunlarla ilgili her türlü yer ve binanın Devlet ormanları üzerinde bulunması veya yapılmasında kamu yararı ve zaruret olması halinde, gerçek ve tüzel kişilere bedeli mukabilinde Çevre ve Orman Bakanlığınca izin verilebilir. Devletçe yapılan ve/veya işletilenlerden bedel alınmaz. Bu izin süresi kırkdokuz yılı geçemez. Bu alanlarda Devletçe yapılanların dışındaki her türlü bina ve tesisler iznin sona ermesi halinde eksiksiz ve bedelsiz olarak Orman Genel Müdürlüğünün tasarrufuna geçer. Söz konusu tesisler Orman Genel Müdürlüğü veya Çevre ve Orman Bakanlığı ihtiyacında kullanılabilir veya kiraya verilmek suretiyle değerlendirilebilir. İzin amaç ve şartlarına uygun olarak faaliyet gösteren hak sahiplerinin izin süreleri; yer, bina ve tesislerin rayiç değeri üzerinden belirlenecek yıllık bedelle doksandokuz yıla kadar uzatılabilir. Bu durumda devir işlemleri uzatma süresi sonunda yapılır. Verilen izinler amaç dışında kullanılamaz." hükmüne yer verilmiştir.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu ile Vergi Usul Kanununun uygulanacağı haller" başlıklı 31. maddesinde bilirkişi ve keşif konusunda Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu hükümlerinin uygulanacağı düzenlenmiş ve "...bilirkişiler, bilirkişilik bölge kurulları tarafından hazırlanan listelerden seçilir ve bilirkişiler hakkında Bilirkişilik Kanunu ve 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun ilgili hükümleri uygulanır." kuralı yer almaktadır.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun ''Bilirkişiye başvurulmasını gerektiren hâller'' başlığını taşıyan 266. maddesinde ise; mahkemenin, çözümü hukuk dışında, özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde, taraflardan birinin talebi üzerine yahut kendiliğinden, bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar vereceği kurala bağlamıştır.
İdare mahkemesi tarafından, uyuşmazlığın çözümü amacıyla çevre mühendisi, kimya-çevre mühendisi, orman mühendisi, ziraat mühendisi, yaban hayat uzmanı bilirkişilerden oluşan bilirkişi heyetiyle yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen bilirkişi raporu dikkate alınarak, Proje alanında, özellikle türbin sahalarının konumlandırılmasında ve ağaç kesim izinlerinin verilmesinde dikkat edilecek en önemli husus olan, orman örtüsüne en az zarar verecek alanların seçilmesi ve bu alanların orman içi boşluklar ve orman örtüsünün en zayıf ve verimsiz olduğu alanların bulunduğu yerler olması gerektiği ilkesine göre izin verildiği belirtilmesine karşılık, özellikle türbin alanları olarak konumlandırılan ve ağaç kesimine izin verilen bu alanların tam kapalı koru ormanı alanları olarak konumlandırıldığı, bu nedenle izin gerekçesinde yer alan orman alanlarının korunması ve en az ağaç kaybı ile projenin yapılması ilkesi göz ardı edildiği, proje sahasının bulunduğu alanın yaban hayatını olumsuz etkilediği, ÇED başvuru dosyasındaki faunaya ait verilerin bilimsel esaslara göre kabul edilebilir düzeyde olmadığı, Proje alanı ve çevresinde çeşitli gözlem, literatür ve yönetim planı bilgilerine göre 6 amfibi, 27 sürüngen, 189 kuş türü ve 44 memeli türü yaşamasına rağmen ÇED başvuru dosyasında 2 amfibi türü, 6 sürüngen türü, 55 kuş türü ve 10 memeli hayvan türüyle sınırlı ve eksik verildiği, ÇED başvuru dosyasında kuş türleri için herhangi koruma ve önlem planının verilmediği, türbinlerin bulunduğu proje sahası kuş göç yolu üzerinde olduğu, olumsuz etkilerin azaltılması için alınması öngörülen önlemler hakkında yeterli bilgi verilmediğinin tespit edildiği, bu kapsamda da söz konusu eksikliklerin düzeltilmeksizin tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesi ile dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bilirkişi heyetinin oluşumunun ve bunun sonucu düzenlenen raporun ÇED olumlu kararına ilişkin olduğu, iş bu dosyanın ise dava Orman Kanunu'nun 17. maddesinin 3. fıkrası çerçevesinde verilen orman izni olduğu görüldüğünden anılan bilirkişi raporu bu davada esas alınamaz.
Bu itibarla, orman mevzuatı çerçevesinde yeniden bilirkişi heyeti teşekkül ettirilmek suretiyle keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle uyuşmazlığın esası hakkında yeniden bir karar verilmesi gerektiği görüşü ile çoğunluk kararına gerekçe yönünden katılmıyorum.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.