Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Danıştay Kararı
2024/6774
2025/5488
11 Haziran 2025
"İçtihat Metni"
T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2024/6774
Karar No : 2025/5488
TEMYİZ İSTEMİNDE BULUNANLAR : 1- (DAVACI) ...
2- (DAVALI) ... Valiliği
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Çalıştığı kurumunun 667 saylı Kanun Hükmünde Kararname kapsamında faaliyetine son verildiğinden bahisle çalışma lisansı iptal edilen davacı tarafından, çalışma lisansının yeniden verilmesi istemiyle yapılan başvurunun reddine dair ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali ile işlem nedeniyle yoksun kaldığı özlük ve parasal haklarının yasal faiziyle birlikte tazminine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; davacı hakkında ceza yargılaması neticesinde beraat kararı verilmiş olsa da; bu kararın davacının fiillerinin "örgüt üyeliği suçunu" oluşturması için yeterli delil bulunmadığı gerekçesiyle delil yetersizliğinden beraate ilişkin olduğu, davacının çalıştığı okulun milli güvenliğe tehdit oluşturduğu tespit edilen yapı, oluşum veya gruplara ya da terör örgütlerine üyeliği veya iltisakı yada bunlarla irtibatı bulunduğundan bahisle Kanun Hükmünde Kararname ile kapatılmış olduğu, özel öğretim kurumu öğretmeni olarak, sorumlulukları bakımından devlet memurları hakkındaki düzenlemelere tabi olan davacı hakkında tesis olunan davaya konu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... gün ve E:..., K:... sayılı kararıyla; davacı hakkında açılan ceza yargılamasında beraat kararı verilmesi karşısında, terör örgütlerine ya da Milli Güvenlik Kurulu'nca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti ya da iltisakı yahut bunlarla irtibatı olmadığının yargı kararı ile ortaya konulduğu, davacının çalışma izni verilmesi talebiyle yaptığı başvurunun, 5580 sayılı Kanun'un çalışma izni başvurusu ile ilgili şartlar yönünden değerlendirilmesi gerektiği, davacının talebinin reddine dair dava konusu işlemde ve davanın reddine dair Mahkeme kararında hukuki isabet görülmediği, davacı tarafından çalışma izni verilmesi talebiyle yapılan başvurunun reddine dair işlemin iptaline dair kararının, davacıya doğrudan çalışma izni verilmesi neticesini doğurmayacağı ve verilen karar gereğince davalı idarece, davacının çalışma izin talebinin, 5580 sayılı Özel Öğretim Kanunu'nda belirtilen diğer şartları taşıyıp taşımadığı yönünden bir değerlendirme yapıldıktan sonra işlem tesis edileceği, davacının özlük ve parasal hak talebi hakkında bu aşamada karar verilmesine yer bulunmadığı belirtilerek istinaf başvurusunun kabulüne, İstinafa konu ... İdare Mahkemesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının kaldırılmasına, dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Anılan kararın Danıştay Sekizinci Dairesinin 06/12/2023 tarih ve E:2022/3280, K:2023/6827 sayılı kararıyla bozulması bozma kararına uyularak verilen ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; davacının Millî Güvenlik Kurulunca Devletin millî güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti ya da iltisakına dair herhangi bir bilgiye rastlanılmadığı gibi davalı idarece de, davacının Millî Güvenlik Kurulunca Devletin millî güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti ya da iltisakı yahut bunlarla irtibatı bulunduğuna ilişkin hukuken kabul edilebilir bir bilgi veya belgenin ortaya konulmadığı gerekçesiyle davacı tarafından yapılan istinaf başvurusunun, çalışma izninin yeniden verilmesi istemiyle yapılan başvurunun reddine dair ... tarih ve .. sayılı işleminin iptaline ilişkin kısmı yönünden kabulüne, ... İdare Mahkemesince verilen ... gün ve E:..., K:... sayılı kararının kaldırılmasına, dava konusu işlemin iptaline, davacının özlük hakları ve maddi tazminat istemine ilişkin kısmı yönünden reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Temyize konu kararın; davacı tarafından, işlem nedeniyle yoksun kalındığı ileri sürülen zararının tazmini istemi yönünden davanın reddi yolunda verilen kısmının hukuka aykırı olduğu ve bozulması gerektiği; davalı idare tarafından; çalışma izninin yeniden verilmesi istemiyle yapılan başvurunun reddine dair ... tarih ve ... sayılı işleminin iptaline ilişkin kısmı yönünden kabulüne, ... İdare Mahkemesince verilen ... gün ve E:..., K:... sayılı kararının kaldırılmasına, dava konusu işlemin iptaline ilişkin kısmının hukuka aykırı olduğu ve bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından savunma verilmemiş olup; davalı idare tarafından, istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Yine 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun "Temyiz incelemesi üzerine verilecek kararlar" başlıklı 49. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde; temyiz incelemesi sonunda kararda yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan maddi hatalar ile düzeltilmesi mümkün eksiklik veya yanlışlıklar varsa Danıştay'ın kararı düzelterek onayacağı, hükme bağlanmıştır.
492 sayılı Harçlar Kanununun "Mevzuu" başlıklı 2. maddesinde " Yargı işlemlerinden bu kanuna bağlı (1) sayılı tarifede yazılı olanları, yargı harçlarına tabidir.", "Mükellef" başlıklı 11. maddesinde "Genel olarak yargı harçlarını davayı açan veya harca mevzu olan işlemin yapılmasını istiyen kişiler ödemekle mükelleftir.", "Harçdan müstesna işlemler" başlıklı 13. maddesinde, "Aşağıda yazılı mevzular harçdan müstesnadır: (...) j) Genel Bütçeye dahil idarelerin bu Kanunun 1 ve 3 sayılı tarifelerine giren bütün işlemleri." hükmüne yer verilmiştir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 323. maddesinde, yargılama giderlerinin kapsamı sayılmış olup; 326/1. maddesinde, "Kanunda yazılı haller dışında, yargılama giderlerinin, aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verilir."; "Yargılama giderlerine hükmedilmesi" başlıklı 332. maddesinde, "(1) Yargılama giderlerine, mahkemece resen hükmedilir. (2) Yargılama gideri, tutarı, hangi tarafa ve hangi oranda yükletildiği ve dökümü hüküm altında gösterilir. (3) Hükümden sonraki yargılama giderlerini hangi tarafın ödeyeceği, miktarı ve dökümü ile bu giderlerin hangi tarafa yükletileceği, mahkemece ilamın altına yazılır." hükmü yer almıştır.
Yukarıda yer verilen mevzuat hükümlerinin değerlendirilmesi neticesinde; davayı açan veya harca mevzu olan işlemin yapılmasını isteyen kişilerin yargı harçlarını ödemekle mükellef olduğu, Harçlar Kanununun 13/1-j bendi gereğince Genel Bütçeye dahil idarelerin Harçlar Kanununun (1) ve (3) sayılı tarifelerine giren bütün işlemlerinin harçtan muaf olduğu, anılan Kanun maddesiyle öngörülen muafiyetin bu idarelerin davacı veya kanun yollarına başvuran sıfatını haiz olduğu davalar için söz konusu olduğu, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 326. maddesinin 1. fıkrasında, yargılama giderlerinin aleyhine hüküm verilen tarafa yükleneceğine açıkça yer verildiği, yargı harçlarının da yargılama giderlerinin bir unsuru olduğu, dava açılırken davacı tarafından yatırılan veya adli yardım nedeniyle yatırılması ertelenen ve dava sürecinde yargılama giderine dönüşen yargı harçlarının -haklılık oranı gözetilerek- davalı idarece ödenmesine hükmedilmesi gerektiği anlaşılmaktadır.
Diğer yandan; yargılama giderlerine hükmedilmesinin kamu düzeninden olduğu ve Mahkemelerce re'sen incelenmesi gerekeceğinden, bu kapsamda yapılan değerlendirmelerin aleyhe bozma yasağı kapsamı dışında olduğunun kabulü gerekmektedir.
Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının hüküm fıkrasında haklılık oranına göre hesaplanan harç miktarının davalı idarenin harçtan muaf olması sebebiyle tahsiline yer olmadığına dair karar verildiği ayrıca, davalı idarenin temyiz aşamasında kanun yoluna başvuran taraf sıfatıyla muaf tutulduğu temyiz yargılama harçlarının da (397,80 TL Temyiz Başvuru Harcı+168,30 TL Temyiz Karar Harcı olmak üzere toplam 566,10 TL) ayrı bir kalem olarak hesaplanması suretiyle posta avansıyla beraber toplam tutarının yarısının davacıdan tahsili için müzekkere yazılmasına karar verildiği anlaşılmaktadır.
Ayrıca, kendisini vekille temsil ettirmediği görülen davacı lehine vekalet ücretine hükmedilmesinde de hukuki isabet bulunmamaktadır.
Bu durumda; ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının hüküm fıkrasında yer alan; "2-Dava netice itibariyle kısmen iptal kısmen ret ile sonuçlandığından yargılama giderlerinin yeniden hesaplanması gerekmekte olup, adli yardım talebinin kabulü nedeniyle tahsili ertelenen ve aşağıda dökümü yapılan 312,40 TL ilk derece, 297,10 TL istinaf ve 902,10 TL temyiz safhalarına ait olmak üzere 1.511,60 TL yargılama giderinin davadaki haklılık durumuna göre belirlenen 755,80-TL'sinin davacı üzerinde bırakılmasına ve tahsili için kararın kesinleşmesinden sonra mahkemesince ilgili tahsil dairesine müzekkere yazılmasına,
3-Davacının adli yardım isteminin kabulüne karar verildiğinden dava, istinaf ve temyiz aşamasında davacıdan tahsil edilmeyen 54,40-TL Başvurma Harcı, 54,40-TL Karar Harcı, 162,10-TL İstinaf Başvuru Harcı, 397,80-TL temyiz başvuru harcı, 168,30-TL temyiz karar harcı olmak üzere toplam 902,10-TL'nin davadaki haklılık durumuna göre yarısının, 492 sayılı Yasa'nın 13/j maddesi uyarınca davada haksız çıkan davalı idareden tahsili gerekmekte ise de, davalı idarenin harçtan muaf olması nedeniyle tahsiline yer olmadığına, Hazineden karşılanan toplam 585,00-TL resmi posta ücretinin ise davalı idareden tahsili için Mahkemesi'nce kararın kesinleşmesinden sonra ilgili tahsil dairesine müzekkere yazılmasına," kısmının "Dava kısmen iptal kısmen ret ile sonuçlandığından ve davacının adli yardım talebi kabul edildiğinden; adli yardım nedeniyle yatırılması ertelenen ve dava sürecinde yargılama giderine dönüşen toplam 945,50 TL yargılama giderinin haklılık oranına göre 1/2'si olan 472,75 TL'sinin davacıdan; kalan yarısı olan 472,75 TL'sinin davalı idareden tahsili için Mahkemesince ilgili Vergi Dairesine müzekkere yazılmasına" şeklinde düzeltilmesi, ayrıca, hüküm fıkrasında yer alan "..ve Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 10.500,00-TL vekalet ücretinin davalı idare tarafından davacıya ödenmesine" ibaresinin çıkartılması gerekmektedir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle,
1\. Temyiz istemlerinin reddine,
2\. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
3\. Temyiz giderlerinin istemde bulunanlar üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından artan tutarın Mahkeme tarafından iadesine,
4\. 2577 sayılı Kanunun 50. maddesi uyarınca onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine,
5\. Kesin olarak, 11/06/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.