Danıştay danistay 2024/6456 E. 2024/6219 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Danıştay Kararı
2024/6456
2024/6219
5 Aralık 2024
"İçtihat Metni"
T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2024/6456
Karar No : 2024/6219
TEMYİZ İSTEMİNDE BULUNAN (DAVACI) : ...
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALILAR) : 1- ... Bakanlığı
VEKİLİ : Av. ...
2- ... Birliği
VEKİLİ : Av. ...
3- ... Başkanlığı
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... gün ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Avukat olarak görev yapan davacının, 1 yıl 6 ay 22 gün süre ile mesleki faaliyetlerden yasaklanmasına ilişkin Kayseri Baro Başkanlığı Disiplin Kurulu'nun ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına yaptığı itirazın reddedilerek, söz konusu Kayseri Baro Başkanlığı Disiplin Kurulu kararının düzeltilerek 1 yıl 10 ay mesleki faaliyetlerden yasaklanma şeklinde onanmasına ilişkin Türkiye Barolar Birliği Disiplin Kurulu'nun ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; ... hakkında "Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma" suçundan yapılan yargılama neticesinde, ... Ağır Ceza Mahkemesi kararıyla; "Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma" suçundan ise 1 yıl 10 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve belirlenen cezanın 2 yıldan az oluşu nedeniyle de hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verildiği durumlarda, ortada ceza hukuku anlamında kesinleşmiş bir mahkumiyet hükmü bulunmasa da, bu husus ortada disiplin hukuku açısından cezayı gerektiren bir eylemin olmadığı sonucuna götürmeyeceği gibi disiplin hukukuyla ceza hukuku arasındaki temel farklar dikkate alındığında, disiplin cezası verilmesine de engel teşkil etmeyeceği, olayda; 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 5. maddesinin (a) bendinde, Türk Ceza Kanunu'nun 53. maddesinde belirtilen süreler geçmiş olsa bile; Devletin güvenliğine karşı suçlar, Anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlar avukatlığa kabule engel haller arasında sayılmış olup, her ne kadar davacı hakkında hükmün açıklanması geri bırakılmışsa da, ... Ağır Ceza Mahkemesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı "Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma" suçundan 1 yıl 10 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve belirlenen cezanın 2 yıldan az oluşu nedeniyle de hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararının incelenmesinden, davacının kolluk görevlilerince yakalanması sonrasında örgütün yapısı ve faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlarla ilgili bilgi vermek ve örgütün içindeki konumu ve eylemlerini açıklamak suretiyle pişmanlık duyduğu ve etkin pişmanlık hükümlerinden faydalandığı, süreklilik, yoğunluk ve çeşitlilik gösteren eylemleri ile örgütün hiyerarşik yapısına dahil olduğunun tespit edildiği, bu durumda, Mahkeme kararında bahsedilen atılı eyleme ilişkin kovuşturmaya konu disiplin soruşturma dosyası içeriğinin değerlendirilmesinden; davacının üzerine atılı disiplin cezası gerektiren eyleminin sübuta erdiği sonucuna varıldığından, Avukatlık Kanunu'nun 140 ve 158. maddeleri uyarınca adli yargı yerinde yapılan yargılamanın sonucunun disiplin cezası verilmesini etkilemeyeceği açık olduğundan eylemine karşılık olarak 1136 sayılı Kanun'un 135/4. maddesi gereğince takdiren 1 yıl 10 ay süre ile işten yasaklama cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık görülmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Hukuka aykırı olan temyiz istemine konu Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesi gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Adalet Bakanlığı ve Türkiye Barolar Birliği tarafından temyiz isteminin reddi savunulmakta olup, Kayseri Barosu tarafından savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin incelenmeksizin reddine karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:
İLGİLİ MEVZUAT :
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun "İstinaf" başlıklı 45. maddesinde, "1) İdare ve vergi mahkemelerinin kararlarına karşı, başka kanunlarda aksine hüküm bulunsa dahi, mahkemenin bulunduğu yargı çevresindeki bölge idare mahkemesine, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde istinaf yoluna başvurulabilir. ...3) Bölge idare mahkemesi, yaptığı inceleme sonunda ilk derece mahkemesi kararını hukuka uygun bulursa istinaf başvurusunun reddine karar verir. Karardaki maddi yanlışlıkların düzeltilmesi mümkün ise gerekli düzeltmeyi yaparak aynı kararı verir. ...6) Bölge idare mahkemelerinin 46 ncı maddeye göre temyize açık olmayan kararları kesindir." hükmüne yer verilmiştir.
Anılan Kanun'un "Temyiz" başlıklı 46. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde, "Belli bir meslekten, kamu görevinden veya öğrencilik statüsünden çıkarılma sonucunu doğuran işlemlere karşı açılan iptal davaları"; (d) bendinde ise, "Belli bir ticari faaliyetin icrasını süresiz veya otuz gün yahut daha uzun süreyle engelleyen işlemlere karşı açılan iptal davaları" hakkında verilen kararların Danıştay'da, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde temyiz edilebileceği kurala bağlanmıştır.
2577 sayılı Kanunun "Temyiz dilekçesi" başlıklı 48. maddesinin 6. fıkrasında ise, temyizin kesin bir karar hakkında olması hâlinde, kararı veren merciin, temyiz isteminin reddine karar vereceği; ilgili merciin bu kararına karşı, tebliğ tarihini izleyen günden itibaren yedi gün içinde temyiz yoluna başvurulabileceği; 7. fıkrasında ise, temyizin kesin bir karar hakkında olduğunun anlaşılması durumunda, 6. fıkrada sözü edilen kararın, dosyanın gönderildiği Danıştay'ın ilgili dairesince kesin olarak verileceği kurala bağlanmıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Yukarıda yer verilen mevzuat hükümlerinin değerlendirilmesinden; İdare Mahkemelerinin kesin olarak karar verdiği kararları dışında kalan bütün kararlarına karşı mahkemenin bulunduğu yargı çevresindeki bölge idare mahkemesine istinaf başvurusunda bulunulabileceği, bölge idare mahkemesince istinaf incelemesi üzerine verilen kararlara karşı ise sadece 2577 sayılı Kanun'un 46. maddesinde yer alan konular ile sınırlı olarak Danıştay'a temyiz başvurusunda bulunulabileceği, bölge idare mahkemelerince istinaf incelemesi üzerine verilen ve 46. madde kapsamı dışında olan kararların ise kesin olduğu görülmektedir.
1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun "Disiplin cezaları" başlıklı 135. maddesinin 1. fıkrasının 4. bendinde, İşten çıkarma, avukatın veya avukatlık ortaklığının üç aydan az ve üç yıldan fazla olmamak üzere meslekî faaliyetlerinin yasaklanması; 5. bendinde, meslekten çıkarma, avukatlık ruhsatnamesinin geri alınarak avukatın adının baro levhasından silinmesi ve avukatlık unvanının kaldırılması olarak tanımlanmıştır.
Uyuşmazlıkta, "1 yıl 10 ay süre ile işten çıkarma" cezasının iptali istemiyle açılan davanın, 2577 sayılı Kanunun temyiz kanun yoluna başvurulabilecek davaların tahdidi olarak sayıldığı 46. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde yer alan "belli bir meslekten, kamu görevinden veya öğrencilik statüsünden çıkarılma sonucunu doğuran işlemlere karşı açılan iptal davası" olarak nitelendirilemeyeceği, öte yandan, avukatlık mesleği ticari faaliyet olarak değerlendirilemeyeceğinden 2577 sayılı Kanunun 46. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendi kapsamında da bulunmadığı anlaşılmaktadır.
Bu durumda, temyiz istemine esas teşkil eden kararın Bölge İdare Mahkemesinin 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunun 46. maddesine göre temyiz yolu açık olmayan "kesin" kararlarından olduğu anlaşıldığından temyiz isteminin incelenmesine yasal olanak bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1- TEMYİZ İSTEMİNİN İNCELENMEKSİZİN REDDİNE,
2- Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, kesin olarak, 05/12/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.