SoorglaÜcretsiz Dene

Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Danıştay Kararı

Esas No

2024/634

Karar No

2025/7856

Karar Tarihi

21 Ekim 2025

Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2024/634 E. , 2025/7856 K.
"İçtihat Metni"

T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2024/634
Karar No : 2025/7856

TEMYİZ İSTEMİNDE BULUNAN (DAVACI) : ...
VEKİLİ : Av. ...

KARŞI TARAF (DAVALILAR) : 1- ... Bakanlığı
VEKİLİ : Av. ...
2- ... Barolar Birliği
VEKİLİ : Av. ...
3- ... Barosu

İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesinin ... gün ve E:..., K:...sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: "FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olmak" suçundan kesinleşmiş mahkumiyeti bulunan davacı hakkında ... Barosu Disiplin Kurulunca verilen ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararın "meslekten çıkarma cezasıyla cezalandırılması ve meslekten çıkarma cezası kesinleşinceye kadar tedbiren işten yasaklanması" olarak düzeltilerek onanmasına yönelik Türkiye Barolar Birliği Disiplin Kurulu'nun ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ...tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; davacının ...Ağır Ceza Mahkemesi'nin ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararı ile "silahlı terör örgütüne üye olmak" suçundan 7 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği ve kararın istinaf aşamasından geçerek kesinleştiği, 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 5/1-(a) bendinde yazılı bir suçtan kesin olarak hüküm giyme halinde meslekten çıkarma cezası uygulanmasının ve haklarında meslekten çıkarma cezası verilen avukatların işten yasaklanmalarının zorunlu olduğu, bu hususta davalı idarelerin takdir yetkilerinin bulunmadığı anlaşıldığından, 1136 sayılı Kanun'un emredici hükümleri çerçevesinde tesis edilen dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, hakkında verilen hapis cezası nedeniyle avukatlık mesleğini icra etmesinin engellenmesine karar verilmekle birlikte cezanın infazı ile güvenlik tedbirlerinin de sona ereceği kuralının göz ardı edildiği, özel sektör kamu sektörü ayrımına ilişkin herhangi bir değerlendirme yapılmadığı, özel hayata saygı hakkının ihlal edildiği belirtilerek temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmüştür.

DAVALI ... BAKANLIĞI'NIN SAVUNMASI: Temyiz isteminin reddi ile temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği savunulmuştur.

DAVALI ...'NİN SAVUNMASI: Temyiz isteminin reddi ile temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği savunulmuştur.

DAVALI ... BAROSU'NUN SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince dosyanın tekemmül ettiği anlaşıldığından davacı tarafça yapılan yürütmenin durdurulması istemi hakkında karar verilmeyerek ve 16/05/2025 tarihli Ara Kararına yanıtın geldiği anlaşıldığından, işin gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE:

MADDİ OLAY :
Denizli Barosuna kayıtlı avukat olan davacının ...Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 7 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, bu kararın Yargıtay ...Ceza Dairesi'nin ... tarih ve E: ..., K: ...sayılı ilamı ile onanarak kesinleştiği görülmektedir.
Davacı avukat hakkında verilen mahkumiyet kararının kesinleşmesi üzerine Denizli Barosu Disiplin Kurulunun "Avukatlık ruhsatının geri alınarak baro levhasından silinmesi, avukatlık unvanının kaldırılması, meslekten çıkarma ve baro sicilinden silinmesi"ne yönelik ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararına karşı davacı vekilince yapılan itirazın Türkiye Barolar Birliği Disiplin Kurulunca reddi ile baro disiplin kurulu kararının "meslekten çıkarma ve meslekten çıkarma cezası kesinleşinceye kadar tedbiren işten yasaklanma" şeklinde düzeltilerek onanmasına karar verilmesi üzerine bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.

İLGİLİ MEVZUAT:
1136 sayılı Avukatlık Kanununun "Avukatlığa kabul şartları" başlıklı 3. maddesinin 1. fıkrasının (f) bendinde, bu Kanuna göre avukatlığa engel bir hali olmamak gerektiği, "Avukatlığa kabulde engeller" başlıklı 5. maddesinde, "Aşağıda yazılı durumlardan birinin varlığı halinde, avukatlık meslekine kabul istemi reddolunur : a) (Değişik bend: 23.01.2008 - 5728 s.k/madde 326) Türk Ceza Kanununun 53 üncü maddesinde belirtilen süreler geçmiş olsa bile; kasten işlenen bir suçtan dolayı iki yıldan fazla süreyle hapis cezasına ya da Devletin güvenliğine karşı suçlar, Anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlar, (...) zimmet, irtikap, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, güveni kötüye kullanma, hileli iflas, ihaleye fesat karıştırma, edimin ifasına fesat karıştırma, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama veya kaçakçılık suçlarından mahkum olmak, b) Kesinleşmiş bir disiplin kararı sonucunda hakim, memur veya avukat olma niteliğini kaybetmiş olmak,"; 34. maddesinde, "Avukatlar, yüklendikleri görevleri bu görevin kutsallığına yakışır bir şekilde özen, doğruluk ve onur içinde yerine getirmek ve avukatlık unvanının gerektirdiği saygı ve güvene uygun biçimde davranmak ve Türkiye Barolar Birliğince belirlenen meslek kurallarına uymakla yükümlüdürler."; "Disiplin cezalarının uygulanacağı haller" başlıklı 134. maddesinde, "Avukatlık onuruna, düzen ve gelenekleri ile meslek kurallarına uymayan eylem ve davranışlarda bulunanlarla, mesleki çalışmada görevlerini yapmayan veya görevinin gerektirdiği dürüstlüğe uygun şekilde davranmayanlar hakkında bu Kanunda yazılı disiplin cezaları uygulanır."; "Disiplin cezaları" başlıklı 135/1-5. maddesinde, "Meslekten çıkarma; avukatlık ruhsatnamesinin geri alınarak avukatın adının baro levhasından silinmesi ve avukatlık unvanının kaldırılmasıdır. Avukatlık ortaklığı için de baro avukatlık ortaklığı sicilinden silinmesidir."; "Cezaların uygulanma şekli" başlıklı 136/1. maddesinde, "Bu kanunun avukatların hak ve ödevleri ile ilgili altıncı kısmında yazılı esaslara uymıyanlar hakkında ilk defasında en az kınama, tekrarında, davranışın ağırlığına göre, para veya işten çıkarma cezası ve 5 inci maddenin (a) bendinde yazılı bir suçtan kesin olarak hüküm giyme halinde meslekten çıkarma cezası uygulanır."; "Savunma hakkı" başlıklı 137. maddesinde, "Avukatlar hakkında yapılacak kovuşturmalarda, isnat olunan hususun avukata açıkça ve yazılı olarak bildirilmesi, yazılı savunmasının istenmesi ve bu savunma için en az on günlük bir süre tanınması zorunludur."; "Ceza kovuşturmasının disiplin cezalarına tesiri" başlıklı 140. maddesinde, "Avukat hakkında başlamış olan ceza kovuşturması, disiplin işlem ve kararlarının uygulanmasına engel olmaz. Şu kadar ki, disiplin işlem ve kararına konu teşkil edecek bir eylemde bulunmuş olan avukat hakkında aynı eylemlerden dolayı ceza mahkemesinde dava açılmış ise, avukat hakkındaki disiplin kovuşturması, ceza davasının sonuna kadar bekletilir. Bu halde yönetim kurulunun isteği üzerine disiplin kurulu, avukatın işten yasaklanmasına yer olup olmadığı hakkında 153 ve 154 üncü maddeler uyarınca bir karar vermek zorundadır. Eylemin işlenmemiş veya sanığı tarafından yapılmamış olması sebebiyle beraat hali müstesna, beraatle sonuçlanmış bir ceza davasının konusuna giren eylemlerden dolayı disiplin kovuşturması, o eylemin ceza kanunları hükümlerinden ayrı olarak başlı başına disiplin kovuşturmasını gerektirir mahiyette olmasına bağlıdır. Baro yönetim kurulları hükümlülükle sonuçlanan bir ceza davasının konusunu teşkil eden eylemlerden dolayı ayrıca disiplin kovuşturması açmak zorundadırlar."; "Disiplin kovuşturmasının açılması" başlıklı 141. maddesinin üçüncü fıkrasında; "Yönetim kurulu, ilgilinin ihbar ve şikâyeti veya Cumhuriyet savcısının isteği üzerine yahut re'sen, disiplin kovuşturması açılmasına karar vermeye esas olacak soruşturmanın yapılması görevini kendi üyelerinden birine verebilir. Soruşturma ile görevlendirilen üye, delilleri toplar, gerekli gördüğü kimselerin ifadelerini yeminle de alabilir; hakkında soruşturma yapılan avukatı da dinledikten veya dinlemek için verilen süre dolduktan sonra dosyayı bir raporla yönetim kuruluna verir. (Ek cümle: 2/5/2001 - 4667/68 md.) Yönetim kurulu, soruşturma maksadıyla her türlü adlî ve idarî mercilerden bilgi ve belge isteyebilir, ilgili dosyaları veya örneklerini isteyip, inceleyebilir.", "Disiplin kurulunda duruşma" başlıklı 144. maddesinde, "Disiplin kovuşturması açılmasına karar verilen hallerde, yönetim kurulunun iletmesi üzerine, disiplin kurulu, incelemesini evrak üzerinde yapar. Disiplin kuruluna gönderilen dosya içinde avukatın sicili de bulunur. Avukatın isteği veya disiplin kurulunca gerek görülmesi halinde, inceleme duruşmalı olarak yapılır. Duruşma gizli olur. Disiplin kurulu incelemeyi ivedilikle ve herhalde kararın kendisine gelişi tarihinden itibaren en geç bir yıl içinde sonuçlandırmak zorundadır. Ceza davasının sonucunun beklenmesini gerektiren haller saklıdır."; "İşten yasaklanma" başlıklı 153. maddesinde, "Hakkında meslekten çıkarma cezasını gerektirebilecek mahiyette bir işten dolayı kovuşturma yapılmakta olan avukat disiplin kurulu karariyle, tedbir mahiyetinde işten yasaklanabilir. Kararın verilmesinden önce ilgilinin dinlenmiş veya dinlenmek üzere çağrılmış olup da belirtilen günde gelmemiş olması şarttır. Ancak, baroya bildirdiği büro adresine tebligat yapılamayan avukatın ayrıca çağrılması ve dinlenmesi zorunlu değildir. Disiplin kurulu, bu karara esas olacak delillerin hangi sınır dahilinde gösterilip inceleneceğini, istekle bağlı olmaksızın, serbestçe takdir eder. Karar, hakkında kovuşturma yapılan avukata gerekçesiyle birlikte tebliğ olunur ve bu karar verildiği tarihte yürürlüğe girer. Ancak, karara karşı Türkiye Barolar Birliği Disiplin Kuruluna itiraz olunabilir. İtiraz kararın uygulanmasını durdurmaz. Bu husustaki itirazlar ivedilikle ve en geç bir ay içinde karara bağlanır. İtiraz yerinde görülürse karar kaldırılır. İşten yasaklanma kararı, yargı organları ile sair mercilere baro başkanlığı tarafından derhal duyurulur."; "İşten yasaklanmanın zorunlu olduğu haller" başlıklı 154. maddesinde, "Haklarında meslekten çıkarma cezası verilen veya (...) (...) 42 nci madde uyarınca geçici olarak görevlendirilmiş olup, yapılan işlerin ücretini iş sahibinden aldığı halde aynı maddenin son fıkrası gereğince kabule değer bir sebep olmaksızın ilgili mercie ödememiş olan avukatların işten yasaklanmaları zorunludur. Yukarıdaki fıkrada belirtilen işten yasaklanma sebeplerinin meydana gelmesinden itibaren iki ay içinde disiplin kurulunca haklarında işten yasaklama kararı verilmeyen avukatlar, Türkiye Barolar Birliği Disiplin Kurulunun doğrudan vereceği kararla işten yasaklanırlar."; "Disiplin kurulu kararına karşı itiraz" başlıklı 157. maddesinde, "Disiplin kurulu kararlarına karşı, Cumhuriyet Savcısı ve ilgililer, tebliğ tarihinden itibaren otuz gün içinde Türkiye Barolar Birliği Disiplin Kuruluna itiraz edebilirler. Birlik disiplin kurulu, disiplin davalarını dosya üzerinde inceler. Ancak, işten veya meslekten çıkarma cezasına yahut işten yasaklanmaya dair kararların incelenmesi sırasında, ilgili avukatın isteği üzerine veya kendiliğinden duruşma yapılmasına karar verebilir. (...)" hükümleri yer almaktadır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Dairemizin 16/05/2025 tarihli ara kararına istinaden gönderilen bilgi ve belgelerden; Denizli Barosuna kayıtlı avukat olan davacı hakkında, FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan Denizli Cumhuriyet Başsavcılığınca soruşturma yürütüldüğünün bildirilmesi üzerine Baro Yönetim Kurulunun... tarih ve...sayılı kararı ile davacı hakkında disiplin soruşturması açılarak dosyasının disiplin kuruluna sevkine karar verildiği, Disiplin Kurulu'nun ... tarih ve ... sayılı yazısı ile davacıdan yazılı savunmasını, suçlamalara ilişkin delil, bilgi, belge ve tanıkları ile duruşma talep edip etmediği hususlarını 10 gün içerisinde bildirmesinin istenildiği, davacının anılan yazıya 13/02/2017 tarihinde verdiği cevapta, Cumhuriyet Savcılığı soruşturma yazısının ekte bulunmaması nedeniyle suçlandığı konular ile ilgili bilgi sahibi olamadığından savunma yapma hakkını saklı tuttuğu ve duruşma talebinin bulunduğu, ayrıca hakkında yapıldığı iddia edilen ceza soruşturmasının kesinleşmesinin beklenilmesi hususunu Baro Başkanlığına ilettiği,... Ağır Ceza Mahkemesi'nin 10/08/2020 tarihli yazısı ile davacı hakkındaki mahkumiyet kararının kesinleştiğinin Baro'ya bildirildiği, akabinde davacının yazılı ve sözlü savunmasının alınmadığı, Denizli Barosu Disiplin Kurulunun ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile davacının yazılı savunma vererek isnat edilen suçu işlemediği ve ceza yargılamasından beraat edeceğini beyan ettiği belirtilerek meslekten çıkarılmasına ve meslekten çıkarma cezası kesinleşinceye kadar tedbiren işten yasaklanmasına karar verildiği, davacı ve vekilince sözkonusu karara yapılan itirazlarda 14/02/2017 tarihli yazılı beyanın savunma olarak nitelendirilemeyeceği, anılan beyanda savunma yapma haklarını saklı tutarak duruşma talep ettiklerini belirttikleri anlaşılmaktadır.
Yukarıda yer verilen mevzuat hükümlerinden de anlaşılacağı üzere; avukatlar hakkında yapılacak kovuşturmalarda, isnat olunan hususun avukata açıkça ve yazılı olarak bildirilmesi, yazılı savunmasının istenmesi ve bu savunma için en az on günlük bir süre tanınması zorunlu olduğu gibi, hakkında disiplin kovuşturması açılan avukatın isteği üzerine baro disiplin kurulunca duruşma açılmasının zorunlu olduğu, bu hususta idareye takdir yetkisinin tanınmadığı, aynı zorunluluğa hakkında ceza kovuşturması yürütülen avukat ile ilgili tedbiren işten yasaklama kararı verilmesinden önce ilgilinin sözlü savunmalarının alınması gerektiği belirtilmek suretiyle Kanunun 153. maddesinde de yer verildiği, buna mukabil baro disiplin kurulu kararına karşı yapılan itirazlarda ise duruşma açılmasının, Birlik Disiplin Kurulunun ihtiyarına bırakıldığı görülmektedir.
Bu durumda, davacı avukat hakkında "FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olmak" suçundan verilen kesinleşmiş mahkumiyet kararı nedeniyle, Baro Disiplin Kurulu'nun mevzuat gereği davacının meslekten çıkarılması ve işten yasaklanması hususunda bağlı yetki içinde olduğu, farklı bir işlem tayini konusunda takdir yetkisine sahip bulunmadığı anlaşılmakta ise de, davacı avukatın baro disiplin kuruluna verdiği 14/02/2017 tarihli dilekçesinde, disiplin kovuşturmasının duruşmalı yapılması talebine açıkça yer verdiği ve savcılık soruşturma evrakı Ekte yer almadığından isnatlar hakkında bilgi sahibi olamadığı gerekçesiyle savunma hakkını saklı tuttuğunu belirttiği halde Baro Disiplin Kurulunun ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile davacının yazılı savunma vererek isnat edilen suçu işlemediği ve ceza yargılamasından beraat edeceğini beyan ettiğini belirtilerek hakkında yürütülen ceza kovuşturmasının mahkumiyetle sonuçlandığından bahisle esasen davacı avukatın kendisini sözlü olarak ifade etme ve savunma hakkı kısıtlanmak suretiyle verilen meslekten çıkarma cezasına ilişkin kararda hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna ulaşılmaktadır. Nitekim konuya ilişkin Dairemiz içtihatları da aynı yöndedir (Danıştay 8. Dairesi E:2021/6315; E:2022/7412, E:2023/6305).
Öte yandan davacı vekilinin talebi üzerine itiraz aşamasında Birlik Disiplin Kurulunca takdiren duruşma açılmasına karar verilmiş ise de; bu hususun baro disiplin kurulunda avukatın talebi üzerine duruşma açılması zorunluluğunu ortadan kaldırmayacağı, zira Birlik Disiplin Kurulunun itiraz mercii olduğu, disiplin kovuşturmasına konu eylemin disiplin cezası gerektirip gerektirmediğine yönelik disiplin hukukuna özgü usul ve esaslar çerçevesinde ilk elden inceleme yetkisine haiz olmadığı, yasal düzenleme gereği yetkisinin onama, bozma veya düzelterek onama şeklinde kararlarla sınırlı olduğu, itiraz başvurusu sonucu şayet kovuşturmanın derinleştirilmesi gerektiği düşüncesinde ise ancak kararın bozularak dosyanın ilgili barosuna gönderilmesi kararı verebileceği, kanun koyucunun da bu hususu dikkate alarak itiraz başvurularında sözlü savunma talebi üzerine duruşma açılması kararını Birlik Disiplin Kurulunun takdirine bıraktığı anlaşılmaktadır.
Bu durumda, baro disiplin kurulunca duruşma açılarak davacı avukatın sözlü savunması alındıktan sonra yeniden bir değerlendirme yapılarak işlem tesis edilmesi gerekmektedir.
Bu itibarla temyizen incelenen Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1\. 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesine uygun bulunan temyiz isteminin kabulüne,
2\. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ...gün ve E:..., K:...sayılı kararının BOZULMASINA,
3\. Kullanılmayan ...-TL yürütmeyi durdurma harcının istemi hâlinde davacı tarafa iadesine,
4\. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın yukarıda belirtilen Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesine,
5\. Kesin olarak 21/10/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.




10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim