Danıştay danistay 2024/6080 E. 2024/6645 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Danıştay Kararı
2024/6080
2024/6645
11 Aralık 2024
"İçtihat Metni"
T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2024/6080
Karar No : 2024/6645
DAVACI : ...'a velayeten ...
VEKİLİ : Av. ...
DAVALILAR : 1- ... Bakanlığı
VEKİLİ : Hukuk Müşaviri ...
2- ...Bakanlığı
VEKİLİ : Hukuk Müşaviri...
3- ... Müdürlüğü
VEKİLİ : Av. ...
DAVANIN ÖZETİ: Davacının iklim krizi seferberliği ilan edilmesi istemiyle yaptığı 28/12/2021 tarihli başvurunun zımnen reddine ilişkin işlemin, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının ... tarih ve ... sayılı işleminin, 30/11/2021 tarih ve 31675 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Orman Kanununun 17 nci Maddesinin Üçüncü Fıkrasının Uygulanması Hakkında Yönetmelik'in tamamının, 30/11/2021 tarih ve 31675 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Orman Kanununun 18 inci Maddesinin Uygulanması Hakkında Yönetmelik'in tamamının ve anılan Yönetmelikler uyarınca tesis edilen tüm işlemlerin iptali istenilmektedir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ:...
DÜŞÜNCESİ : 2577 sayılı Kanunun 3. ve 5. maddelerine uygun bulunmayan dava dilekçesinin reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Hüküm veren Danıştay Sekizinci Dairesince, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 14. maddesi uyarınca dava dosyası incelenerek işin gereği görüşüldü.
İNCELEME VE GEREKÇE:
USUL YÖNÜNDEN:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun "İdari Davaların Açılması" başlığını taşıyan 3. maddesinde; davanın konusu ve sebepleri ile dayandığı delillerin, davaya konu olan idari işlemin yazılı bildirim tarihinin belirtileceği; dava konusu kararın ve belgelerin asılları veya örneklerinin dava dilekçesine ekleneceği; dilekçeler ile bunlara ekli evrakın örneklerinin karşı taraf sayısından bir fazla olacağı; 15/1-d maddesinde ise; 14. maddenin 3/g bendinde yazılı hallerde otuz gün içinde 3. ve 5. maddelere uygun şekilde yeniden düzenlenmek veya noksanlıkları tamamlanmak üzere dilekçelerin reddine karar verileceği, belirtilmiştir.
İdari Yargılama Usulünde geçerli olan resen araştırma ve yazılılık ilkesi gereği dava dilekçelerinin, 2577 sayılı Kanunda belirtilen şekil kurallarına uygun bir biçimde ve yargılamanın gerektirdiği bilgileri içerecek nitelikte düzenlenmesi gerekmektedir. Bunu sağlamak için, dava dilekçelerinde; dava konusu edilen işlemlerin ve dava sebeplerinin, bir başka ifadeyle; idari işlemin içerdiği iddia edilen hukuka aykırılığın dayandığı hukuk kurallarının açık ve net bir biçimde somut olarak belirtilmesi şarttır. Ayrıca birden fazla işlemin davaya konu edilmesi ya da bir işlemin birden fazla madde, fıkra veya bendinin iptalinin istenilmesi halinde söz konusu işlemler ve bu işlemlerin hangi madde veya fıkralarının iptalinin istendiğinin tek tek sayılmak suretiyle belirtilmesi de yukarıda alıntısı yapılan düzenlemeler ve idari yargılama usulü ilkelerinin bir gereğidir.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2. maddesinde, idari işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlâl edilenler tarafından açılan iptal davaları ve idari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtel olanlar tarafından açılan tam yargı davaları idari dava türleri olarak belirtilmiş, maddenin 2. fıkrasında ise, idari yargı yetkisinin, idari eylem ve işlemlerin hukuka uygunluğunun denetimi ile sınırlı olduğu, idari mahkemelerin; yerindelik denetimi yapamayacağı, yürütme görevinin kanunlarda gösterilen şekil ve esaslara uygun olarak yerine getirilmesini kısıtlayacak, idari eylem ve işlem niteliğinde veya idarenin takdir yetkisini kaldıracak biçimde yargı kararı veremeyeceği; aynı Kanun'un 5. maddesinde, her idari işlem aleyhine ayrı ayrı dava açılacağı; ancak, aralarında maddi veya hukuki yönden bağlılık ya da sebep-sonuç ilişkisi bulunan birden fazla işleme karşı bir dilekçe ile de dava açılabileceği; 14. maddesinin üçüncü fıkrasının (g) bendinde, dilekçeler üzerinde bu Kanun'un 3. ve 5. maddelerine uygun olup olmadığı yönünden inceleme yapılacağı; 15. maddesinin birinci fıkrasının (d) bendinde, bu yönlerden Kanuna aykırılık görülür ise otuz gün içinde 3. ve 5. maddeye uygun şekilde yeniden düzenlenmek veya noksanları tamamlanmak üzere dilekçelerin reddine karar verileceği; 15. maddesinin beşinci fıkrasında, bu yönlerden dilekçenin reddedilmesi üzerine yeniden verilen dilekçelerde aynı yanlışlıklar yapıldığı takdirde davanın reddedileceği hükümlerine yer verilmiştir.
Dava dilekçesinin 2577 sayılı Kanun'un 3. maddesi yönünden incelenmesi: İdari yargılama usulünde geçerli olan yazılılık ilkesi gereği dava dilekçelerinin, 2577 sayılı Kanunda belirtilen şekil kurallarına uygun bir biçimde ve yargılamanın gerektirdiği bilgileri içerecek nitelikte düzenlenmesi gerekmektedir.
Yargılama hukukunun temel ilkelerinden biri de taleple bağlılıktır. Bu ilke uyarınca iptali istenen idari işlemle sınırlı olarak mahkemelerce inceleme yapılabildiğinden, talebin incelemeye konu olabilecek nitelikte açık, belirli ve somut olması gerekmektedir.
Öte yandan, düzenleyici işlemlere karşı açılan iptal davalarında, idari işlemin unsurları açısından hukuka aykırılık bulunduğu iddiasıyla düzenleyici işlemin tamamının iptali istenebileceği gibi düzenleyici işlemin belirli maddelerinin/ibarelerinin iptalinin istenebilmesi de mümkündür. Ancak, her durumda iptali istenen kısımların açıkça belirtilmesi ve bu kısımların davacının menfaatini nasıl etkilediğinin ortaya konulması zorunludur.
İptal davalarındaki subjektif ehliyet koşulunun, doğrudan doğruya hukuk devletinin yapılandırılması ve sürdürülmesine ilişkin bir sorun olması dolayısıyla, idari işlemlerin hukuka uygunluğunun iptal davası yoluyla denetlenmesini engellemeyecek bir biçimde anlaşılması gerekmektedir.
İptal davasının içtihat ve doktrinde belirlenen hukuki nitelikleri göz önüne alındığında, idari işlemlerin, ancak bu idari işlemle meşru, kişisel ve güncel bir menfaat ilgisi kurulabilenler tarafından iptal davasına konu edilebileceği kabul edilmektedir.
Taraf ilişkisinin kurulması için gerekli olan kişisel, meşru ve güncel bir menfaat ilgisinin varlığı, davanın niteliğine ve özelliğine göre idari yargı yerlerince belirlenmekte, davacının idari işlemle ciddi ve makul, maddi ve manevi bir ilişkisinin, hukuken korunması gereken bir menfaat bağının bulunması dava açma ehliyeti için gerekli sayılmaktadır.
Dosyanın incelenmesinden, Antalya'da yaşayan davacı tarafından Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığına yapılan 28/12/2021 tarihli başvuruda; yaşadığı bölgede her geçen sene yüksek sıcaklıklar, şiddetli fırtına, aşırı yağışlar, seller ve orman yangınlarının yaşandığı, bunun gibi iklim sorunları nedeniyle kendisiyle benzer şartlar altındaki pek çok çocuğun ve gencin yaşamının ve geleceğinin ciddi tehdit altında olduğu belirtilerek iklim krizi seferberliği ilan edilmesi ve bu kapsamda Orman Kanununun 17'nci Maddesinin Üçüncü Fıkrasının Uygulanması Hakkında Yönetmelik ile Orman Kanununun 18'inci Maddesinin Uygulanması Hakkında Yönetmelik'in ve anlan Yönetmelikler uyarınca tesis edilen tüm işlemlerin iptal edilmesinin istenildiği, söz konusu başvurunun reddedilmesi üzerine de Orman Kanununun 17'nci Maddesinin Üçüncü Fıkrasının Uygulanması Hakkında Yönetmelik'in ve Orman Kanununun 18'nci Maddesinin Uygulanması Hakkında Yönetmelik'in tüm maddelerinin ve anılan Yönetmeliklere dayanılarak tesis edilen tüm işlemlerin iptalinin talep edildiği, ancak söz konusu Yönetmeliklerin ve buna dayanılarak tesis edilen işlemlerin davacının menfaatini ne şekilde etkilediğinin somut olarak ortaya konulmadığı ya da söz konusu düzenleyici ve bireysel işlemlerin idari işlemin hangi unsuruna aykırı olduğu hususunda bir açıklamanın getirilmediği görülmektedir.
Başka bir ifadeyle, dava konusu Yönetmelikler uyarınca ilgililere ormanlık alanlarda 6831 sayılı Kanun’un 17. maddesinin 3. fıkrası ile 18. maddesinde sayılan tesislerin yapılması hususunda verilecek izinlere ilişkin düzenlemeler yapıldığı, dolayısıyla Yönetmelik hükümlerinin orman alanlarında verilecek izinlere dair genel bir düzenleme niteliğinde olduğu, davacı tarafından ise iklim krizi seferberliği ilan edilmesi istemiyle yaptığı başvurunun reddine ilişkin işlemle birlikte anılan Yönetmelikler ve bu Yönetmelikler uyarınca tesis edilen tüm işlemlerin, her bir Yönetmelik maddesi yönünden somut hukuka aykırılık nedeni ortaya konulmaksızın ve iptali istenilen işlemlerin neler olduğu belirtilmeksizin, anılan Yönetmeliklerin tamamının ve bu kapsamda ormanlarda verilen tüm izinlerin iklim krizine sebep olduğu ve olacağı şeklinde genel bir iddia ile dava konusu edildiği anlaşılmaktadır.
Buna göre, iklimsel ve çevresel etkileri bakımından davacının dosya kapsamındaki iddialarının soyut ve genel nitelikte olduğu, davacı tarafından işlemin bu kısmıyla (Yönetmelikler ve Yönetmelikler uyarınca tesis edilen tüm işlemlerle) aralarında somut olarak gözlemlenebilen kişisel, meşru, güncel bir menfaat ilişkisinin ortaya koyulamadığı sonucuna varılmaktadır.
Bu durumda, dava dilekçesinde iptali istenilen düzenleyici işlemlerin hangi maddelerinin/ibarelerinin iptalinin istenildiği, iptali istenen maddeler yönünden tek tek, tamamının iptali isteniyorsa tamamı yönünden hukuka aykırılık sebepleri ve iptali istenen maddeler ya da Yönetmeliklerin tamamı yönünden menfaatin ne şekilde etkilendiği hususlarının açıkça ortaya konulması; yine, dava konusu Yönetmeliklere dayanılarak tesis edilen tüm işlemlerin neler olduğunun, hangi gerekçelerle iptalinin talep edildiğinin ve bu konuda sahip olunan menfaatin belirtilmesi yargısal denetim yapılabilmesi bakımından gerekli olduğundan, bu haliyle dava dilekçesinde 2577 sayılı Kanun'un 3. maddesine uyarlılık bulunmadığı sonucuna ulaşılmaktadır.
Diğer taraftan, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'nun 30/05/2024 tarih ve E:2023/1519, K:2024/1248 sayılı kararı uyarınca, iklim krizi seferberliği ilan edilmesi istemiyle davalı idareye yaptığı başvurusu reddedilen davacının, başvurusu hakkında tesis edilen bireysel işleme ve zımnen ret işlemine karşı açtığı davada, somut, güncel ve meşru bir menfaat bağının bulunduğu sonucuna varılmıştır.
Dava dilekçesinin 2577 sayılı Kanun'un 5. maddesi yönünden incelenmesi:Yukarıda ilgili kısmına yer verilen mevzuata göre, aralarında maddi veya hukuki yönden bağlılık ya da sebep-sonuç ilişkisi bulunan birden fazla işleme karşı bir dilekçe ile de dava açılabilecektir.
Bu durumda, uyuşmazlık özelinde davaya yol açan maddi olay veya hukuki sebeplerin aynı olması şartının gerçekleşmediği anlaşıldığından, davanın 2577 sayılı Kanun'un 5. maddesine aykırı olduğu, bu nedenle davacı tarafından, iklim krizi seferberliği ilan edilmesi istemiyle yaptığı 28/12/2021 tarihli başvurunun zımnen reddine ilişkin işlem ile Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının ... tarih ve ... sayılı işlemi için ayrı, 30/11/2021 tarih ve 31675 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Orman Kanununun 17 nci Maddesinin Üçüncü Fıkrasının Uygulanması Hakkında Yönetmelik için ayrı, 30/11/2021 tarih ve 31675 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Orman Kanununun 18 inci Maddesinin Uygulanması Hakkında Yönetmelik için ayrı, anılan Yönetmelikler uyarınca tesis edilen tüm işlemler için ayrı olmak üzere dört ayrı dava açılması gerektiği sonucuna varılmıştır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1\. 2577 sayılı Kanunun 3. ve 5. maddelerine uygun bulunmayan DAVA DİLEKÇESİNİN aynı Kanunun 15. maddesinin 1/d bendi uyarınca bu kararın tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içerisinde usulüne uygun biçimde düzenlenecek ayrı ayrı dilekçeler ile gerekli harç ve masrafları yatırılmak suretiyle yeniden dava açılabilmek üzere REDDİNE,
2\. 2577 sayılı Kanun'un 15/5. maddesi hükmüne göre dilekçenin reddi üzerine yeniden verilen dilekçede de aynı yanlışlıkların yapılması halinde davanın reddine karar verileceğinin davacı vekiline bildirilmesine,
3\. Aşağıda dökümü yapılan... TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, davanın yenilenmemesi durumunda artan posta gideri ile kullanılmayan ...TL yürütmenin durdurulması harcının ve fazladan yatırılan ...TL harcın istemi halinde davacıya iadesine, 11/12/2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.