Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Danıştay Kararı
2024/6058
2024/6828
13 Aralık 2024
"İçtihat Metni"
T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2024/6058
Karar No : 2024/6828
TEMYİZ İSTEMİNDE BULUNAN (DAVACI): ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Valiliği
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem:... Anadolu Lisesi'nde öğretmen olarak görev yapmakta iken anılan kurumun 667 sayılı Kanun Hükmünde Kararname uyarınca kapatılması nedeniyle çalışma izni iptal edilen davacı tarafından, çalışma izninin iadesi istemiyle yapmış olduğu başvurunun reddine dair ... tarih ve E... sayılı işlemin iptali istenilmektedir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ...İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:... K:... sayılı kararda; mevzuat hükümlerine göre kapatılan okullarda görev yapıp çalışma izni iptal edilenlere tekrar çalışma izni düzenlenebilmesinin, bu hususta talepte bulunan kişilerin milli güvenliğe tehdit oluşturduğu tespit edilen yapı, oluşum veya gruplara ya da terör örgütlerine üyeliği veya iltisakı ya da bunlarla irtibatının bulunmaması şartına bağlandığı,...Ağır Ceza Mahkemesi kararında davacı hakkında belirtilen tespitlerin, davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile iltisakı ya da irtibatı bulunduğunu hususunun ortaya koyulması açısından yeterli olduğu, davacının çalışma izni verilmesi için gerekli olan milli güvenliğe tehdit oluşturan terör örgütlerine irtibatı ve iltisakı bulunmama koşulunu sağlamadığı, 667 sayılı KHK ile kapatılan bir okulda görev yapan davacının, söz konusu beraat kararı üzerine çalışma izninin tekrar iade edilmesi istemiyle yaptığı başvurunun reddedilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığından davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti:Davanın reddi yönündeki Mahkeme kararına yönelik istinaf başvurusunun belirtilen gerekçe ile reddine ilişkin kararın Dairemizin ... tarih ve E:... K: ... sayılı kararıyla bozulması üzerine ... Bölge İdare Mahkemesi'nin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; davacının ankesör/büfe sorgu raporunda, ardışık irtibat verisine rastlanmadığı, sabit hatlarla irtibat verisine rastlanmasının FETÖ/PDY terör örgütüyle irtibatı ve iltisakını ortaya koyacak nitelikte bir delil olmadığı, kapatılan okulda SGK kaydının bulunmasının, kapatılan okullarda görev yapmasının doğal sonucu olarak Bank Asya'da hesabının bulunmasının ve sendika üyeliğinin ise tek başına davacının, FETÖ/PDY terör örgütüyle irtibatı ve iltisakını ortaya koyacak ayırt edici deliller olarak kabulünün mümkün olmadığı, davacı hakkında ... Bölge Adliye Mahkemesi ... Ceza Dairesince yapılan yargılama neticesinde ulaşılan ( daha önce katılım hesabı bulunmaz iken ilk defa rutin hesap hareketliliğinin dışına çıkarak örgüt liderinin tam çağrı dönemine denk gelir şekilde 17/09/2014 tarihinde EURO katılım hesabı açtığı, yine örgüt liderinin çağrı dönemi içerisinde rutinin dışına çıkarak 05/01/2015 tarihinde hurda altın katılım hesabı açtığı, hesaplara bu şekilde para yatırdığı çağrı dönemi içerisinde hesabında bulunan para miktarının rutinin dışına çıkarak arttırdığına yönelik) tespitlerin davacının terör örgütü ile irtibat ve iltisakını ortaya koyduğu, davacının, terör örgütlerine ya da Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara iltisakı yahut bunlarla irtibatının bulunduğu kanaatine ulaşıldığı anlaşıldığından davacının istinaf başvurusunun belirtilen gerekçe ile reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, kurumsal olanak maaşlarını Bank Asya'dan aldığı, para hareketlerinin belirtilen tarihlere denk gelmesinin tesadüf olduğu, Pak Eğitim İş Sendikasına üye olduğundan haberinin olmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, ... Ağır Ceza Mahkemesince verilen davacı hakkındaki beraat kararının kesinleşmediği, dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının belirtilen gerekçe ile onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Dava, ... İli, ... İlçesi,...Anadolu Lisesi'nde matematik öğretmeni olarak görev yapmakta iken anılan kurumun 667 sayılı Kanun Hükmünde Kararname uyarınca kapatılması nedeniyle çalışma izni iptal edilen davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçundan yargılandığı davada ... Ağır Ceza Mahkemesince verilen beraat kararına istinaden çalışma izninin geri verilmesi istemiyle yapmış olduğu başvurunun reddine dair... tarih ve E... sayılı işlemin iptali istemiyle açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
5580 sayılı Özel Öğretim Kurumları Kanunu'nun 4. maddesinde "Özel öğretim kurumlarının gerçek kişi kurucularında, tüzel kişi kurucularının yönetim organlarında, kurucu temsilcilerinde ve personelinde; 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 53 üncü maddesinde belirtilen süreler geçmiş olsa bile kasten işlenen bir suçtan dolayı bir yıl veya daha fazla süreyle hapis cezası ya da affa uğramış olsa bile Devletin egemenlik alametlerine ve organlarının saygınlığına karşı suçlar, Devletin güvenliğine karşı suçlar, anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlar, millî savunmaya karşı suçlar, Devlet sırlarına karşı suçlar ve casusluk, zimmet, irtikâp, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, güveni kötüye kullanma, hileli iflas, ihaleye fesat karıştırma, edimin ifasına fesat karıştırma, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama, kaçakçılık suçları, cinsel dokunulmazlığa karşı suçlar ve 11/10/2006 tarihli ve 5549 sayılı Suç Gelirlerinin Aklanmasının Önlenmesi Hakkında Kanun kapsamında işlenen suçlardan ceza almamış olması veya haklarında bu suçlardan dolayı kovuşturma bulunmaması, terör örgütlerine ya da Millî Güvenlik Kurulunca Devletin millî güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti ya da iltisakı yahut bunlarla irtibatı olmaması şartı aranır." hükmü yer almaktadır.
Milli Eğitim Bakanlığı'nın ... tarih ve E... sayılı Bakan Olur'u ile uygun görülen ve Milli Eğitim Bakanlığı Özel Öğretim Kurumları Genel Müdürlüğü'nün ... tarih ve ... sayılı "FETÖ/PDY Terör Örgütü ile Bağlantılı Olduğu Tespit Edilen Kurumlar" konulu, bütün Valilikler bünyesindeki İl Milli Eğitim Müdürlüklerine gönderilen Genelge'nin 3. maddesinde (Davacının çalışma iznin iptal edildiği tarihteki halinde) "..Cumhuriyet Savcılıklarınca haklarında işlem başlatılan özel öğretim kurumları ile özel öğrenci yurtlarından yönetimine kayyum atanmayan kurumlar ile kayyum atanan kurumlarda kayyum ataması yapılmadan önce görev yapan, yönetici, eğitimci, öğretmen, uzman öğretici, usta öğretici ve diğer personelin MEBBİS üzerinden tespitleri yapılarak çalışma izinleri valiliklerce iptal edilecek ve bu personele başka bir özel öğretim kurumunda çalışma izin onayı düzenlenmeyecek ve MEBBİS üzerinde gerekli bilgiler işlenecektir." düzenlemesine yer verilmiştir.
Milli Eğitim Bakanlığı'nın ...tarih ve E... sayılı Bakan Olur'u ile uygun görülen ve ... tarih ve E... sayılı işlem ile bütün Valilikler bünyesindeki İl Milli Eğitim Müdürlüklerine gönderilen yazıda ise; "..Bu yöndeki uygulamalar sonucunda bazı personellerin mağdur duruma düştüğü yönündeki başvuruların Bakanlığımıza ve valiliklere iletildiği anlaşılmaktadır. Bu nedenle; 667 sayılı KHK kapsamında kapatılan kurumlarla ilgili yukarıda belirtildiği şekilde işlem yapılan personeller hakkında valilikler tarafından komisyon oluşturulacaktır. Milli Eğitim Müdürlüklerine müracaat edenlerden 667 sayılı KHK kapsamında millî güvenliğe tehdit oluşturduğu tespit edilen yapı, oluşum veya gruplara ya da terör örgütlerine üyeliği veya iltisaki, bunlarla irtibatı olmadığı; oluşturulan bu komisyon marifetiyle belirlenen personellerin ekteki tabloya işlenerek Bakanlığımızca değerlendirmek üzere Valilikler tarafından Genel Müdürlüğümüze bildirilmesi gerekmektedir." açıklamalarına yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
İptal davaları idarî işlemlerin yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlâl edilenler tarafından açılan davalardır. İdari işlem ise idarenin kamu gücü kullanarak tek taraflı olarak tesis ettiği hukuki sonuç doğuran işlemdir. İdareyi işlem yapmaya sevk eden maddi ve hukuki etkenler ise idari işlemin sebep unsurunu oluşturmaktadır.
Yukarıda yer verilen mevzuat hükümlerinin değerlendirilmesi neticesinde; Cumhuriyet Savcılıklarınca haklarında işlem başlatılan özel öğretim kurumları ile özel öğrenci yurtlarından yönetimine kayyum atanmayan kurumlar ile kayyum atanan kurumlarda kayyum ataması yapılmadan önce görev yapan, yönetici, eğitimci, öğretmen, uzman öğretici, usta öğretici ve diğer personelin MEBBİS üzerinden tespitleri yapılarak çalışma izinlerinin valiliklerce iptal edileceği, bu personele başka bir özel öğretim kurumunda çalışma izin onayı düzenlenmeyeceği, bireysel değerlendirme yapılmaksızın tesis edilen bu işlemlerden kaynaklanan mağduriyetlerin giderilmesine yönelik valilikler bünyesinde komisyonlar oluşturulacağı ve bu komisyonlarca yapılacak bireysel inceleme neticesinde anılan kişilerin millî güvenliğe tehdit oluşturduğu tespit edilen yapı, oluşum veya gruplara ya da terör örgütlerine üyeliği veya iltisaki, bunlarla irtibatı olup olmadığının tespit edilmesinin amaçlandığı anlaşılmaktadır.
Diğer yandan; 5580 sayılı Kanunun 4. maddesinde özel öğretim kurumu personelinde aranacak şartlar terör örgütlerine üyelikle sınırlı tutulmamış olup; esasen ceza yargılamasının ilgi alanında bulunmayan iltisak ve irtibatın varlığı hali de personelin çalışma izninin iptalinin hukuki gerekçeleri arasında sayılmıştır.
Bakılan dava bir ceza davası değildir. Bu nedenle işlem tesis edilirken ceza hukuku ilkelerinin ve kurallarının uygulanıp uygulanmadığını iş bu davada denetlenme imkanı yoktur. Diğer bir ifadeyle bu davada 'suç ve suçlu bulunma halleri' değil, 5580 sayılı Kanun'a tabi kurumda görev alan kişinin çalışma izninin iptalini haklı kılan nedenlerin var olup olmadığı denetlenmektedir. Bununla birlikte, kimi durumlarda çalışma izni iptal edilenler hakkında başlatılmış ceza kovuşturmaları bulunabilmektedir. İlgililerin ceza yargılamasında terör örgütlerine üyelik veya yardım nedeniyle ceza almaları ve bu cezanın kesinleşmesi halinde, idari yargı mercilerince çalışma izni onayının iptaline ilişkin işlemin hukuka uygun olduğuna karar verilmesi gerekmektedir. Zira; 5580 sayılı Kanun'a göre "Devletin güvenliğine karşı suçlar, anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlardan ceza almamış olmak" şartı açısından "terör örgütüne üyelik" unsuru, bir mahkeme kararı ile tespit edilmiş olmaktadır.
İlgililer hakkında terör örgütü üyeliği kapsamında açılmış olan ceza davalarının derdest yani kesinleşmemiş olması durumunda ise; -velev ki ilk derece ceza mahkemeleri ve istinaf mahkemeleri terör örgütü üyeliği suçunun unsurlarının sabit olduğu gerekçesiyle hüküm kurmuş olsun- masumiyet karinesi nedeniyle idari yargı mercilerinin söz konusu cezayı dayanak alarak karar vermesi mümkün görülmemektedir.
Bununla birlikte, ceza kovuşturmasının devam ediyor olması ya da davacı hakkında verilen mahkumiyet kararının kesinleşmemiş olması, 5580 sayılı Kanun'un 4. maddesi uyarınca çalışma izni onayının iptaline ilişkin işlemin iptali istemiyle idari yargı mercileri nezdinde açılan davanın görülmesini engellemeyecektir.
Bu bağlamda; ilgililer hakkında ceza yargılaması kapsamında yapılan soruşturma sonucunda kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmesi veya üyelik/yardım etme suçlamalarıyla açılan ceza davalarında beraat, ceza verilmesine yer olmadığı, hükmün açıklanmasının geri bırakılması gibi kararlar verilmiş olsa dahi, idari yargı yeri irtibat ve iltisak unsurları yönünden de işlemi incelemek zorunda olduğundan, davacının FETÖ/PDY ile irtibat ve iltisakının bulunup bulunmadığının tespiti gerekmektedir.
Anayasa Mahkemesi ... tarihli ve E:.../..., K:... sayılı kararında iltisaklı kavramını ''kavuşan, bitişen, birleşen'', irtibatlı kavramını ise ''bağlantılı'' olarak tanımlamıştır. Bu kavramlar ile kişilerin cezai sorumluluğunu gerektiren örgüte üyelik ve mensubiyet kavramlarına nazaran terör örgütleri ile daha az yoğun ve atipik bir bağlantının vurgulandığı açıktır. Bu kapsamda kişilerin terör örgütleri ile irtibat ve iltisaklarının ortaya konulabilmesi için, örgütün amaçlarının gerçekleştirilmesi ya da örgütten yarar sağlamak maksadıyla gerek örgütten gelen talimatlar doğrultusunda gerekse inisiyatif alarak bulundukları hal ve hareketler neticesinde örgüte veya kendilerine yarar sağladıkları ya da örgüt ile amaç birliği veya sosyal birliktelik görünümü içinde oldukları yönünde kanaat oluşması yeterli olacaktır.
Uyuşmazlığın esası; davacının terör örgütüyle irtibat ve iltisakının bulunup bulunmadığından kaynaklanmakta olup; bu hususun tespiti için Dairemizin...3 tarihli bozma kararı üzerine Bölge İdare Mahkemesince verilen Ara Kararı sonrası dosyaya sunulan bilgi ve belgeler ile ceza yargılaması sonucunda elde edilen delillerin değerlendirilmesi gerekmektedir.
Davacı hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçuna istinaden yürütülen ceza yargılamasında; ... Ağır Ceza Mahkemesince verilen... tarih ve E:... K:... sayılı beraat kararının ... Bölge Adliye Mahkemesi ... Ceza Dairesi'nin... tarih ve E:..., K:...... sayılı kararıyla kaldırıldığı ve davacının 1 yıl 13 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, UYAP ekranından yapılan sorgulamada ise anılan davanın Yargıtay'da derdest olduğu anlaşılmıştır.
... Bölge Adliye Mahkemesi .... Ceza Dairesi'nin...tarih ve E:..., K:... sayılı kararında; "..Sanık ...'nın daha önceden Bankasya nezdinde örgüte müzahir okullarda çalışması nedeniyle maaş hesabı (vadesiz hesap) bulunmasına ve bahsi geçen hesap hareketliliği incelendiğinde vadesiz hesabındaki hesap hareketlerinin maaş yatma, para çekme ve kredi kartı ödemesi şeklinde rutin hesap işlemlerinin bulunmasına rağmen daha önce katılım hesabı bulunmaz iken ilk defa rutin hesap hareketliliğinin dışına çıkarak örgüt liderinin tam çağrı dönemine denk gelir şekilde 17/09/2014 tarihinde EURO katılım hesabı açtığı yine örgüt liderinin çağrı dönemi içerisinde rutinin dışına çıkarak 05/01/2015 tarihinde hurda altın katılım hesabı açtığı, hesaplara bu şekilde para yatırdığı çağrı dönemi içerisinde hesabında bulunan para miktarının rutinin dışına çıkararak arttırdığı anlaşılmıştır...bu şekide para yatırdığı çağrı dönemi içerisinde hesabında bulunan para miktarını rutinin dışına çıkarak arttırma faaliyetinin silahlı terör örgütüne yardım etme suçunu oluşturacağı kanaatine varılmış olmakla.." ifadelerine yer verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesince verilen Ara Kararına cevaben gönderilen bilgi ve belgelerin incelenmesinden; davacının ankesör/büfe sorgu raporuna göre sabit hatlarla irtibat verisine rastlanmadığı, diğer GSM numarasının sabit hatlarla irtibat verisine rastlandığı, ardışık irtibatına rastlanmadığı, davacının Bylock kaydının bulunmadığı, 19/03/2014 tarihinde PAK Eğitim İş Sendikasına üye olduğu, 05/09/2007-10/12/2010 tarihleri arasında ...Dershanesinde, 22/03/2011-10/10/2011 tarihleri arasında Özel İkbal Fırat Eğitim Merkezi Dershanesinde, 01/11/2011-30/06/2012 tarihleri arasında Özel İkbal Anafen Dershanesinde, 31/08/2012-30/06/2015 tarihleri arasında Özel Zafer Fen Anafen Dershanesinde, 28/09/2015-21/07/2016 tarihleri arasında ise 667 sayılı KHK ile kapatılan Özel Gülbahar Hatun Anadolu Lisesinde görev yaptığı anlaşılmıştır.
Yukarıda yer verilen açıklamalar ışığında; dava dosyasında yer alan bilgi ve belgeler ile ceza mahkemesi kararında yer verilen tespitlerin bir bütün olarak değerlendirilmesi neticesinde davacının terör örgütü ile iltisak ve irtibat düzeyinde bir ilişkisinin olduğu kanaatine varıldığından; dava konusu işlemin yukarıda yer verilen gerekçe ile hukuka uygun olduğu sonucuna ulaşılmıştır.
Temyizen incelenen karar belirtilen gerekçeyle sonucu itibariyle usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle,
1\. Temyiz isteminin reddine,
2\. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:... K:... sayılı kararının yukarıda belirtilen gerekçeyle ONANMASINA,
3\. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, davacının adli yardım talebi kabul edildiğinden tahsil edilemeyen temyiz yargılama giderlerinin davacıdan tahsili için Mahkemece ilgili vergi dairesine müzekkere yazılmasına,
4\. 2577 sayılı Kanunun 50. maddesi uyarınca onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine,
5\. Kesin olarak, 13/12/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.