SoorglaÜcretsiz Dene

Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Danıştay Kararı

Esas No

2024/6021

Karar No

2025/4052

Karar Tarihi

28 Nisan 2025

Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2024/6021 E. , 2025/4052 K.
"İçtihat Metni"

T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2024/6021
Karar No : 2025/4052

TEMYİZ İSTEMİNDE BULUNAN (DAVACI) : ...
VEKİLİ : Av. ...

KARŞI TARAF (DAVALILAR) : 1- ... Birliği
VEKİLİ : Av. ...
2-... Odası
VEKİLİ : Av. ...

İSTEMİN KONUSU : Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin... gün ve E:... , K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: İstanbul ilinde eczacı olan davacı tarafından, sıralı dağıtıma tabi reçetelerin limit-kota dışı karşılanması nedeniyle 6643 sayılı Kanunun 30/c maddesi gereğince İstanbul Eczacı Odası tarafından verilen 3 gün süre ile sanat icrasından men cezası kararının aynı Kanunun 45. maddesi uyarınca 30 gün süre ile sanat icrasından men olarak tasdik edilmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı Türk Eczacıları Birliği Yüksek Haysiyet Divanı kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararıyla; davacının sahibi olduğu ... Eczanesi'nin 01/10/2021 ile 30/09/2022 tarihleri arasındaki Anti-TNF reçetelerinin SGK Medula Sistemi ve İstanbul Eczacı Odası Farmainbox Sistemi üzerinden incelenmesi sonucu bir çok kez ilaç adetlerinin eksik girildiği, hususunun sabit olduğu, her ne kadar davacı tarafından anılan işlemlerin kast olmaksızın sehven yapıldığı ileri sürülmekte ise de, işlem çokluğu ve sıklığı ile davacının eczacı olarak bu duruma ilişkin mevzuat kapsamında sorumluluğunun bulunduğu hususları birlikte değerlendirildiğinde, davacı hakkında 30 gün süreyle sanat icrasından men cezası uygulanmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık görülmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 6. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine kesin olarak karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, istinaf mahkemesince kesin olarak verilen kararın temyize açık kararlardan olduğu, kural ihlali konusunda bir kastı olmadığı, bazı reçetelerin eksik girildiğini fark etmesi üzerine durumun bizzat kendisi tarafından Eczacı Odasına bildirildiği, 6643 sayılı Kanun'un 30. maddesinin Anayasa Mahkemesince iptali uyarınca yürürlüğe giren yeni düzenleme gereğince çıkarılması gereken yönetmeliğin hali hazırda çıkarılmadığı, TEB Yüksek Haysiyet Divanının itiraz sonrasında verdiği kararla cezayı üç günden otuz güne çıkarmasının aleyhe bozma yasağını ihlal ettiği, cezanın orantılılık ilkesine aykırı olduğu belirtilerek belirtilerek, temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmüştür.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı Türk Eczacıları Birliği tarafından, 01/10/2021-30/09/2022 tarihleri arasını kapsayan döneme ilişkin olarak yapılan denetimde reçetelerin eksik olarak sadece %10'unun girildiğinin tespit edildiği, davacının karşıladığı reçete ve kutu sayısı ve meblağı ile ilgili olarak Oda'ya ve SGK'ya farklı bildirimde bulunmak suretiyle limit-kota dışında reçete karşıladığı, bu durumun anlaşılmaması için de reçetelerdeki ilaç sayılarının değiştirildiği, bu hususun personeli tarafından bilgisi dışında sehven yapıldığı davacı tarafından ifade edilmekle birlikte, eylemlerin sistematik olması nedeniyle sehven yapılmasının mümkün olmadığı, sözkonusu eylemlerin sistemsel hata bahanesiyle mazur gösterilemeyeceği, davacıya isnat edilen eylemin sübut bulduğu belirtilerek, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın onanması gerektiği savunulmuştur.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ... 'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 46. maddesi uyarınca, eczacı olan davacıya 30 gün süre ile sanat icrasından men edilmesine ilişkin Türk Eczacıları Birliği Yüksek Haysiyet Divanı kararının iptali istemiyle açılan davanın, anılan maddenin (d) bendinde belirtilen "Belli bir ticari faaliyetin icrasını süresiz veya otuz gün yahut daha uzun süreyle engelleyen işlemlere karşı açılan iptal davaları"ndan olduğu anlaşıldığından, temyiz isteminin kabulü ile ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:... , K:... , sayılı kararının ''kesin olarak'' ibaresi yönünden kaldırılarak; Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra 2577 sayılı Kanun'un 17. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca davacının duruşma istemi yerinde görülmeyerek ve dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin işin gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
İstanbul ilinde eczacı olan davacının, sıralı dağıtıma tabi reçetelerin limit-kota dışı karşılanması nedeniyle 6643 sayılı Kanunun 30/c maddesi gereğince İstanbul Eczacı Odası tarafından verilen 3 gün süre ile sanat icrasından men cezası kararının aynı Kanunun 45. maddesi uyarınca 30 gün süre ile sanat icrasından men olarak tasdik edilmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı Türk Eczacıları Birliği Yüksek Haysiyet Divanı kararının iptali istemiyle bakılan dava açılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT:
6643 sayılı Türk Eczacıları Birliği Kanunu'nun 21/10/2021 tarih ve 31635 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 22/09/2021 tarih ve E:2021/16, K:2021/62 sayılı kararıyla iptal edilen ve dava konusu işlem tarihinde yürürlükte bulunan mülga 30. Maddesinin birinci fıkrasında; "Haysiyet Divanının odaya girmiyen veya bu kanunun kendisine tahmil ettiği diğer vecibeleri yerine getirmiyenler ile evrakı kendisine tevdi edilen azanın meslek adap ve haysiyetine aykırı olan fiil ve hareketlerinin mahiyetine göre: a) Yazılı ihtar, b) Fiilin işlendiği tarihteki oda yıllık aidatının dört katından onbeş katına kadar para cezası, c) Üç günden 180 güne kadar sanat icrasından men, d) Bir bölgede üç defa sanat icrasından memnuiyet cezası almış olanları o mıntakada çalışmaktan menetmek cezalarını verebileceği, haysiyet divanlarının bu cezaların verilmesinde sıra gözetmeksizin takdir hakkını kullanabilecekleri, ancak (c) fıkrasına göre muvakkaten sanat icrasından menedilen azanın eski fiil ve hareketlerinin tekerrürü dolayısiyle yeniden sanat icrasından menedilmeleri icabettiği takdirde bu fıkrada yazılı cezanın azami haddi verileceği, oda haysiyet divanlarının, kendilerine intikal eden dosyaları azami üç ay içerisinde karara bağlamak zorunda oldukları", ikinci fıkrasında; "Haysiyet divanları bu cezaların verilmesinde sıra gözetmeksizin takdir hakkını kullanırlar. Ancak (c) fıkrasına göre muvakkaten sanat icrasından menedilen azanın eski fiil ve hareketlerinin tekerrürü dolayısıyla yeniden sanat icrasından men edilmeleri icabettiği taktirde bu fıkrada yazılı cezanın azami haddi verilir." hükmüne yer verildiği,
Anılan iptal kararı gereği 01/07/2022 tarihinde yürürlüğe giren 7417 sayılı Kanun'un 63. maddesi ile 6643 sayılı Kanun'un yeniden düzenlenen "Haysiyet Divanının görev ve yetkileri" başlıklı 30. maddesinde; "(1)Haysiyet Divanı kayıt zorunluluğu bulunmasına rağmen odaya kayıt yaptırmayan veya bu Kanunun öngördüğü diğer yükümlülükleri yerine getirmeyenler ile evrakı kendisine tevdi edilen üyelerin meslek adap ve haysiyetine aykırı olan fiil ve hallerinin niteliğine ve ağırlık derecesine göre, fiil ile ceza arasında adil bir denge gözeterek aşağıdaki disiplin cezalarını verir: a) Yazılı ihtar: Eczacılık sanatının icrası sırasında veya kişilerle ilişkilerde daha özenli davranılması gerektiğinin yazı ile bildirilmesidir. b) Para cezası: Fiilin işlendiği tarihteki oda yıllık aidatının dört katından onbeş katına kadar verilecek para cezalarıdır. c) Geçici olarak sanat icrasından men cezası: Eczacılık sanatının icra edilmesinin üç günden yüz seksen güne kadar yasaklanmasıdır. ç) Oda bölgesinde sanat icrasından men cezası: Bir oda bölgesinde en az beş defa geçici olarak sanat icrasından men cezası alan veya birden fazla geçici olarak sanat icrasından men cezalarının toplamı yüz seksen gün olan eczacıların, o oda bölgesinde sürekli olarak sanat icrasından men edilmesidir. (2) Oda haysiyet divanları, kendilerine intikal eden dosyaları en geç üç ay içerisinde karara bağlamak zorundadırlar. (3) Disiplin cezası gerektiren fiil ve halleri işleyenler hakkında, bu fiil ve hallerin işlendiğinin öğrenildiği tarihten itibaren altı ay içinde soruşturmaya başlanılmamış ise bu suçlarla ilgili disiplin soruşturması yapılamaz ve ceza verilemez. (4) Disiplin cezası gerektiren fiil ve hallerin işlendiği tarihten itibaren en geç sekiz yıl içinde disiplin cezası verilmemesi hallerinde ceza verme yetkisi zamanaşımına uğrar. (5) Savunma alınmadan ceza verilemez. Savunma yazılı veya sözlü olarak da verilebilir. Hakkındaki iddia ve tespitleri içeren savunma isteme yazısının kendisine tebliğinden itibaren onbeş gün içinde geçerli mazereti olmaksızın yazılı veya kendisine bildirilen günde sözlü savunma vermeyen üye, savunma hakkından vazgeçmiş sayılır. (6) Birinci fıkrada belirtilen disiplin cezalarını gerektiren fiil ve haller, disiplin soruşturmasına ilişkin usul ve esaslar ile disiplinle ilgili diğer hususlar Sağlık Bakanlığının uygun görüşü alınarak Birlikçe hazırlanacak yönetmelikle düzenlenir.
", 31. maddesinin ikinci fıkrasında; "Cezalandırma halinde karar aleyhinde itiraz vakı olmasa dahi geçici olarak sanattan veya bir bölgede çalışmaktan men kararlarının İdare Heyeti Başkanlığınca Yüksek Haysiyet Divanına gönderileceği, bu hususlara mütedair olan kararların Yüksek Haysiyet Divanının tasdikiyle tekemmül edeceği", 45. maddesinde; "Yüksek Haysiyet Divanının, Bölge Haysiyet Divanlarından gelecek evrakı ve kararları inceledikten sonra uygun gördüğü takdirde ya aynen veya tadilen kabul ve tasdik edeceği, mahallince verilen kararları uygun bulmazsa bu husustaki mütalaasiyle birlikte dosyaları ilgili Haysiyet Divanına iade edeceği." hükümlerine yer verilmiştir.
10/12/2024 tarih ve 32748 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Türk Eczacıları Birliği Disiplin Yönetmeliği’nin "Disiplin cezalarını gerektiren fiil ve haller" başlıklı 15. maddesinin birinci fıkrasının c/18 bendinde; "Sıralı dağıtıma tabi reçetelerin belirlenen usul ve esaslar dışında veya limit-kota dışı olarak karşılanması"nın üç günden yüz seksen güne kadar sanat icrasından men cezası ile cezalandırılacağı, "Cezalarda uyum" başlıklı 16. maddesinde; "Haysiyet Divanı, disiplin cezalarının verilmesinde somut durumun özelliklerine, işlenen suçun mahiyetine, eylemin veya yarattığı sonucun ağırlığına, varsa elde edilen haksız kazancın durumuna göre suç ile ceza arasında adil bir denge gözeterek geniş takdir hakkını kullanır. Ancak aynı tür suçun tekrarında daha ağır veya bir üst disiplin cezası verilir.", "Kararlara itiraz" başlıklı 17. maddesinde; "(1)Haysiyet Divanı tarafından verilen disiplin cezaları aleyhine, kararın üyeye tebliğinden itibaren, on beş gün içinde yazılı olarak itiraz edilebilir. İtiraz dilekçesi, karar aleyhindeki belgelere dayanan savunma ile birlikte ve imza karşılığında Yüksek Haysiyet Divanına gönderilmek üzere Yönetim Kuruluna verilir. Süresi içerisinde itiraz edilmeyen disiplin cezalarından, yazılı ihtar ve para cezaları kesinleşir ve derhal Eczacı Odası tarafından uygulanır. (2) Cezalandırma halinde karar aleyhinde itiraz olmasa dahi geçici olarak sanattan veya bir bölgede çalışmaktan men kararları Yönetim Kurulu tarafından Yüksek Haysiyet Divanına gönderilir. Bu disiplin cezaları Yüksek Haysiyet Divanının onayıyla tekemmül eder. İtiraz üzerine veya sanat icrasından men cezası olması nedeniyle yasal zorunluluk gereği itiraz olsun ya da olmasın doğrudan Yüksek Haysiyet Divanına gönderilen dosyalarla ilgili olarak alınan kararlarda sorumluluk Türk Eczacıları Birliğinindir." düzenlemesi yer almaktadır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Anayasa Mahkemesi, 21/10/2021 tarih ve 31635 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 22/09/2021 tarih ve E:2021/16, K:2021/62 sayılı kararıyla "haysiyet divanına tanınan yetkinin somut olayın özelliklerine, eylemin ağırlığına, oluşan zararın büyüklüğüne göre kamu yararı ve hizmet gereklerine uygun olarak kullanılmasını sağlamanın yanında işlenen disiplinsizlik eylemi ile tayin edilen disiplin cezası arasında adil bir dengenin gözetilmesini sağlayacak gerekli ve yeterli mekanizmaların kurulmadığı, bu nedenle kurallar kapsamında verilecek disiplin cezaları bakımından keyfî yorum ve uygulamalara karşı hukuki güvencenin sağlanmadığı, bireylerin hangi somut fiil ve olguya hangi hukuksal yaptırımın veya sonucun bağlandığını belirli bir açıklık ve kesinlikte öngörebilmelerine yasal çerçevede imkân tanımadığından Anayasa’nın 2. maddesinde düzenlenen hukuki belirlilik ilkesine aykırılık oluşturduğu" gerekçesi ile 6643 sayılı Kanun'un 30. maddesini iptal etmiştir. Anayasa Mahkemesi, bu hükmün iptali nedeniyle doğacak hukuksal boşluğun kamu düzenini ihlal edici nitelikte görerek, Anayasa'nın 153/3 ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un 66/3. maddeleri gereğince iptal hükmünün, kararın Resmi Gazete'de yayımlanmasından başlayarak dokuz ay sonra yürürlüğe girmesini kararlaştırmıştır.
Bu çerçevede, Anayasa Mahkemesi'nin iptal kararı uyarınca yeni düzenleme yapılıncaya kadar veya iptal kararının yürürlüğe gireceği 21/07/2022 tarihine kadar 6643 sayılı Kanun'un mülga 30. maddesi yürürlükte olduğundan, idari işlem niteliğindeki disiplin yaptırımının yargısal denetiminin, tesis edildiği tarihte yürürlükte bulunan mevzuata göre yapılması gerekmekte ise de, ilke olarak suç ve cezadan lehe olan normun uygulanması kuralının disiplin cezaları yönünden de geçerli olduğu açıktır. Bu halde dava konusu disiplin cezasının dayanağını teşkil eden mevzuatın değişikliklere muhatap olduğu dikkate alındığında, anılan değişiklikler kapsamında davacı lehine bir durumun ortaya çıkıp çıkmadığının tespiti de uyuşmazlığın çözümü açısından önem arz etmektedir.
Anayasa Mahkemesi'nin anılan iptal kararı gereği başlığı ile birlikte yeniden düzenlenen 6643 sayılı Kanun'un 30. maddesinde; Haysiyet Divanınca, kayıt zorunluluğu bulunmasına rağmen odaya kayıt yaptırmayan veya bu Kanunun öngördüğü diğer yükümlülükleri yerine getirmeyenler ile evrakı kendisine tevdi edilen üyelere meslek adap ve haysiyetine aykırı olan fiil ve hallerinin niteliğine ve ağırlık derecesine göre, fiil ile ceza arasında adil bir denge gözetilerek disiplin cezası verileceği, anılan maddenin son fıkrası uyarınca yürürlüğe konulan Türk Eczacıları Birliği Disiplin Yönetmeliği’nin 16. maddesinde de Haysiyet Divanınca, disiplin cezalarının verilmesinde somut durumun özelliklerine, işlenen suçun mahiyetine, eylemin veya yarattığı sonucun ağırlığına, varsa elde edilen haksız kazancın durumuna göre suç ile ceza arasında adil bir denge gözetileceği hususunun düzenlendiği görülmektedir.
Olayda; davacının ... Eczanesi'nin sahibi ve mesul müdürü olduğu, 07/10/2022 tarihinde Eczacı Odasına verdiği dilekçe ile sehven eksik girilen iki reçeteye ilişkin düzeltme talebinde bulunduğu, anılan dilekçe üzerine davacının eczane kayıtlarında 01/10/2021-30/09/2022 tarihleri arasında yapılan incelemede limit kota dışı farklı girilen reçeteler tespit edildiği, incelemenin eczacının şahsen yaptığı denetim üzerine Eczacı Odasına başvurması ile başladığı, bu halde Eczacı Odası tarafından yapılan denetimde tespit edilen kota-limit aşımı miktarı ve bu miktara tekabül eden tevzi bedeli hususları da dikkate alınmak suretiyle, Türk Eczacıları Birliği Yüksek Haysiyet Divanınca anılan mevzuat hükümleri çerçevesinde, somut durumun özelliklerine, işlenen suçun mahiyetine, eylemin veya yarattığı sonucun ağırlığına, varsa elde edilen haksız kazancın durumuna göre suç ile ceza arasında adil bir denge gözetilerek bir karar verilmesi gerektiğinden, bu hususlar dikkate alınmaksızın davacıya 30 gün meslekten men cezası verilmesi yönünde tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uyarlık görülmemiştir.
Bu itibarla, davanın reddi yönündeki İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf isteminin reddine ilişkin temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1\. 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesine uygun bulunan temyiz isteminin kabulüne,
2\. Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararının BOZULMASINA,
3\. Kullanılmayan ...TL yürütmeyi durdurma harcının istemi hâlinde davacıya iadesine,
4\. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın yukarıda belirtilen Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesine,
5\. Kesin olarak 28/04/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.




10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim