SoorglaÜcretsiz Dene

Danıştay danistay 2024/6020 E. 2025/6951 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Danıştay Kararı

Esas No

2024/6020

Karar No

2025/6951

Karar Tarihi

17 Eylül 2025

Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2024/6020 E. , 2025/6951 K.
"İçtihat Metni"

T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2024/6020
Karar No : 2025/6951

Temyiz İsteminde Bulunanlar : 1- (Davacılar) ...'a velayeten, kendi adlarına asaleten ..., ...
Vekili : Av. ...

2- (Davalı) ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı
Vekili : Av. ...

İstemin Özeti: Davacılar tarafından, ...'ın 20/10/2012 tarihinde Bursa Büyükşehir Belediyesi'ne ait Ürünlü Gençlik Kampı'nda elektrik çarpması sonucu sakat kalması nedeniyle uğranıldığı öne sürülen ... için 5.000,00-TL (27/05/2024 tarihli miktar artırım dilekçesi ile 2.460.250,16-TL) maddi, 300.000,00-TL manevi,... için 5.000,00-TL maddi, 50.000,00-TL manevi, ...... için 5.000,00-TL maddi, 50.000,00-TL manevi zarar ile 1.000,00-TL yol ve çeşitli giderler nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemiyle açılan davada verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının hukuka aykırı olduğu öne sürülerek, 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesi uyarınca taraflarca karşılıklı olarak temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

Savunmaların Özeti : Davacılar tarafından davalı idarenin temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmakta olup, davalı idarece savunma verilmemiştir.

Danıştay Tetkik Hakimi :...
Düşüncesi : İdare Mahkemesi kararının kısmen onanması, kısmen bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Hüküm veren Danıştay Sekizinci Dairesince işin gereği görüşüldü:
Dava; davacılar tarafından, ...'ın 20/10/2012 tarihinde Bursa Büyükşehir Belediyesi'ne ait Ürünlü Gençlik Kampı'nda elektrik çarpması sonucu sakat kalması nedeniyle uğranıldığı öne sürülen ... için 5.000,00-TL (27/05/2024 tarihli miktar artırım dilekçesi ile 2.460.250,16-TL) maddi, 300.000,00-TL manevi, ... için 5.000,00-TL maddi, 50.000,00-TL manevi, ... için 5.000,00-TL maddi, 50.000,00-TL manevi zarar ile 1.000,00-TL yol ve çeşitli giderler nedeniyle uğranılan zararın yasal faiziyle birlikte tazminine karar verilmesi istemiyle açılmıştır.
İdare Mahkemesince; Dairemizin 25/03/2021 tarih ve E:2016/947, K:2021/1851 sayılı bozma kararına uyularak verilen... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; yeniden bilirkişi incelemesi yaptırılması sonucu hazırlanan 30/10/2023 havale tarihli raporda davacılardan ... için 2.460.250,16-TL efor kaybı nedeniyle maddi tazminat hesaplandığı, meydana gelen elektrik çarpması olayı sebebiyle davacılardan ... için 2.460.250,16-TL efor kaybı nedeniyle maddi tazminatın idareye başvuru tarihi olan 22/08/2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte hesaplanarak tazmini gerektiği; öte yandan, anne ve baba için talep edilen destekten yoksunluk zararının davacı ...yaşadığı için destekten yoksunluk oluşmaması nedeniyle, 1.000,00-TL yol ve çeşitli giderler nedeniyle uğranılan zararın tazmini isteminin de bu istem delillendirilemediğinden tazminine hukuken olanak bulunmadığı; davacıların manevi tazminat istemine ilişkin olarak ise; davacılardan ...için 100.000,00-TL manevi, ...için 50.000,00-TL manevi, ...için 50.000,00-TL manevi olmak üzere, toplam 200.000,00-TL manevi tazminatın idareye başvuru tarihi olan 22/08/2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte hesaplanarak davacılara ödenmesi gerektiği gerekçesine yer verilerek sonuç olarak davanın kısmen kabulü ile davacı ... için 2.460.250,16-TL maddi ve 200.000,00-TL manevi, davacı anne ...(...) ... için 50.000,00-TL manevi, davacı baba ... için 50.000,00-TL manevi tazminat olmak üzere toplam 2.460.250,16-TL maddi, 300.000,00-TL manevi tazminatın davalı idareye başvuru tarihi olan 22/08/2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı idarece davacılara ödenmesine, fazlaya ilişkin maddi ve manevi tazminat istemlerinin ise reddine karar verilmiştir.
Temyize konu kararın hükmedilen manevi tazminata ilişkin kısmı dışında kalan kısımlarının incelenmesi:
İdare ve vergi mahkemeleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenip bozulabilmeleri 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinin 1. fıkrasında yazılı nedenlerin bulunmasına bağlıdır.
Tam yargı davalarında istemle bağlı olma kuralının sebep olduğu hak kayıplarının giderilmesi amacıyla 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 16. maddesinin 4. fıkrasına, 30/04/2013 tarihinde yürürlüğe giren 6459 sayılı Kanun'un 4. maddesi ile “Ancak, tam yargı davalarında dava dilekçesinde belirtilen miktar, süre veya diğer usul kuralları gözetilmeksizin nihai karar verilinceye kadar, harcı ödenmek suretiyle bir defaya mahsus olmak üzere artırılabilir ve miktarın artırılmasına ilişkin dilekçe otuz gün içinde cevap verilmek üzere karşı tarafa tebliğ edilir” cümlesi, aynı Kanun'un 5. maddesi ile de 2577 sayılı Kanun'a Geçici 7. madde olarak “Bu maddeyi ihdas eden Kanunla, bu Kanunun 16 ncı maddesinin dördüncü fıkrasına eklenen hüküm, kanun yolu aşaması dâhil, yürürlük tarihinde derdest olan davalarda da uygulanır.” cümlesi eklenmiştir.
Nitekim, 6459 sayılı Kanun'un 4. maddesinin (Tasarının 3. maddesi) gerekçesinde, “AİHM, devletin sorumluluğuna ilişkin tazminat davalarında, davacıların yargılamanın yavaş işlemesinden doğan zararlarını ortadan kaldıracak yeterli bir çözüm bulunmadığı yönünde ülkemiz aleyhinde ihlal kararları vermektedir. Düzenlemeyle, idarî yargıda açılan tam yargı davalarında talep edilen tazminatın daha yüksek olduğunun dava devam ederken anlaşılması durumunda, davacıya talep edilen miktarı arttırma hakkı verilmemesinin adil yargılama hakkının ihlali olarak kabul edilmesi sebebiyle, nihai karar verilinceye kadar ıslah suretiyle talep edilen tazminat miktarını arttırma hakkı tanınmaktadır.” ifadesine yer verilmiştir.
Anılan Kanun için tanzim edilen 04/04/2013 tarih ve E:1/748, K:19 sayılı Adalet Komisyonu Raporunda ise, “İdari yargının tabi olduğu hukuk rejimi, zararların tazminini ve telafisini mümkün kılacak rasyonellikten uzaktır. Adli yargının aksine tespit ve kısmi dava seçeneklerinden yoksun idari yargılama düzeni, kişilerin kavramakta zorlanacağı usul öngörmektedir. İdari yargılama usulünün hak aramayı zorlaştıran bir özellik taşıdığı kuşkusuzdur. Ülkemiz, idari yargılama usulündeki bu ve benzeri kurgulama hataları nedeniyle Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin ihlal kararlarına muhatap olmaktadır. (Bkz. Okçu/Türkiye Kararı, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi 2. Daire, 39515/03) Hâlihazırda yürürlükte bulunan usul kurallarını mülkiyet hakkının ihlali olarak değerlendiren Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararı, Tasarı ile benimsenen yapının inşasını zorunlu kılmıştır. Tasarıyla benimsenen model çerçevesinde, zarar hesabının yapıldığı tarih itibarıyla dava dışı alacak yönünden sürenin dolması, hakkın talebi artırmak suretiyle ileri sürülmesine engel olmayacak ve talebi artırmak için başvuru ve benzeri diğer usul şartları aranmayacaktır. Benimsenen usul, adli yargıda benimsenen usulün ilerisindedir. Norm, bu yönüyle etkili başvuru ve adil yargılama hakkı temelinde amaca uygun bir aşamaya işaret etmektedir. Artırmayı mümkün kılan yeni kural yalnızca bir usul normu değil, aynı zamanda maddi hukuk normudur. Olağan dava döneminde mahkeme tarafından gözetilmesi gereken süre aşımı (altmış günlük, bir yıl, on yıl süre vb.), talep artırımında etki doğurmamaktadır. Söz gelimi, olay tarihinden itibaren on yıl geçse dahi talep artırılabilecektir. Diğer taraftan Tasarının çerçeve 1 ve 3’üncü maddelerinde yer alan “nihai karar verilinceye kadar” kaydının olası bozmalardan sonraki hüküm aşamasını da kapsadığı şüphesizdir. Ayrıca artırmanın bir defaya mahsus olduğu kuralı -örneğin bozma sonrası ve bozma gereği yapılan/yaptırılan bilirkişi incelemesindeki tazminat miktarındaki pozitif değişmeler bakımından- için amaçsal yorum yapılması zaruretinin doğabileceği de gözden kaçırılmamalıdır.” ifadeleri yer almaktadır.
... İdare Mahkemesi’nin ...... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının taraflarca karşılıklı olarak temyiz edilmesi sonucu Dairemizin 25/03/2021 tarih ve E:2016/947, K:2021/1851 sayılı kararında, davacı ...’in sürekli iş göremezliğe bağlı zararlarının hesaplanması amacıyla alınan ve 699.826,96-TL tutarında maddi zararının bulunduğuna dair düzenlenen 13/07/2015 tarihli bilirkişi raporunda yer alan hesaplama yönteminde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesine yer verildiğinden, İdare Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesi üzerine bozma kararına uyularak yeniden bilirkişi incelemesi yaptırılmış, 27/10/2023 tarihli bilirkişi raporunda rapor tarihine kadar olan güncel asgari ücretler ve bozma kararında belirtilen gerekçe göz önüne alınarak yapılan hesaplamada davacı ...’in sürekli iş göremezlik kaybına bağlı maddi zararı 2.460.250,16-TL olarak hesaplanmıştır. Mahkemenin 30/04/2024 tarihli ara kararı ile, bilirkişi raporuna göre İYUK 16. maddesinin 4. fıkrası uyarınca beyanda bulunmak üzere davacılara süre verilmiş, verilen süre içerisinde davacılar 27/05/2024 tarihli dilekçe ile davacı ...adına istenen maddi tazminat miktarını 2.460.250,16-TL olarak artırmışlardır.
Uyuşmazlıkta her ne kadar, 13/07/2015 tarihli bilirkişi raporunun tebliği üzerine davacı ...adına talep edilen miktar 08/09/2015 tarihli dilekçeyle 699.826,96-TL olarak artırılmış ise de, Dairemizin bozma kararı üzerine yeni bir bilirkişi raporu alınmasının lüzumlu hale geldiği, bu durumda da önceki miktar artırımı dilekçesinin geçersiz sayılacağı, son hukuki duruma göre verilen miktar artırım dilekçesinin kabulünün, hak arama özgürlüğü kapsamında mahkemeye erişim hakkının etkili şekilde kullanılması ve miktar artırım müessesesiyle ulaşılmak istenen adil yargılanma hakkının gerçekleştirilmesi amacına da daha uygun bir çözüm olduğu sonuç ve kanaatine varılmıştır.
Nitekim Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'nun 19/02/2020 tarih ve E:2019/2428, K:2020/388 sayılı kararı da bu yöndedir.
Bu itibarla, davalı idarenin, Mahkemenin, davacı ...lehine 27/05/2024 tarihli miktar artırım talebi dilekçesinde talep edilen miktarın tazminine karar verilmesinde hukuka uyarlık bulunmadığı yönündeki temyiz iddiaları yerinde görülmemiştir.
İdare Mahkemesince verilen karar ve dayandığı gerekçe usul ve kanuna uygun olup, bozulmasını gerektiren bir neden bulunmadığından, temyiz istemlerinin reddi ile anılan kararın bu kısımlarının onanması gerekmektedir.
Temyize konu kararın hükmedilen manevi tazminata ilişkin kısmının incelenmesi:
İdare Mahkemesi kararının gerekçe bölümünde; davacılardan ...için 100.000,00-TL manevi, ...için 50.000,00- TL manevi, ...için 50.000,00-TL manevi olmak üzere, toplam 200.000,00-TL manevi tazminatın davalı idareye başvuru tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte hesaplanarak davacılara ödenmesi gerektiği belirtilmiş iken, hüküm kısmında; davacı ... için 200.000,00-TL manevi, davacı anne ...(...) ... için 50.000,00-TL manevi, davacı baba ... için 50.000,00-TL manevi tazminat olmak üzere toplam 300.000,00-TL manevi tazminatın davalı idareye başvuru tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davacılara ödenmesine karar verilmiştir. Bu haliyle, davacı ... için takdir edilen manevi tazminat miktarının 100.000,00-TL mi 200.000,00-TL mi olduğu anlaşılamamakta olup, gerekçe ve hüküm fıkrası arasındaki farklılıktan kaynaklı belirsizlik nedeniyle kararda bu yönüyle hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmaktadır.
Bu durumda, yukarıda bahsi geçen durumun açıklığa kavuşturulmak üzere temyize konu kararın manevi tazminata ilişkin kısmının bozulması gerekmektedir.
Açıklanan nedenlerle, ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının manevi tazminata ilişkin kısmının oybirliği ile bozulmasına, diğer kısımlarının ise oyçokluğu ile onanmasına, bu kararın tebliğ tarihini izleyen 15 (onbeş) gün içerisinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere, 17/09/2025 tarihinde karar verildi.



KARŞI OY :
(X)- Dava; davacılar tarafından, ...'ın 20/10/2012 tarihinde Bursa Büyükşehir Belediyesi'ne ait Ürünlü Gençlik Kampı'nda elektrik çarpması sonucu sakat kalması nedeniyle uğranıldığı öne sürülen ... için 5.000,00-TL (27/05/2024 tarihli miktar artırım dilekçesi ile 2.460.250,16-TL) maddi, 300.000,00-TL manevi, ... için 5.000,00-TL maddi, 50.000,00-TL manevi, ...(...) ... için 5.000,00-TL maddi, 50.000,00-TL manevi zarar ile 1.000,00-TL yol ve çeşitli giderler nedeniyle uğranılan zararın yasal faiziyle birlikte tazminine karar verilmesi istemiyle açılmıştır.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 16. maddesinin 4. fıkrasında; "Taraflar, sürenin geçmesinden sonra verecekleri savunmalara veya ikinci dilekçelere dayanarak hak iddia edemezler. Ancak, tam yargı davalarında dava dilekçesinde belirtilen miktar, süre veya diğer usul kuralları gözetilmeksizin nihai karar verilinceye kadar, harcı ödenmek suretiyle bir defaya mahsus olmak üzere artırılabilir ve miktarın artırılmasına ilişkin dilekçe otuz gün içinde cevap verilmek üzere karşı tarafa tebliğ edilir" hükmüne; Geçici 7. maddesinin 1. fıkrasında ise; "Bu maddeyi ihdas eden Kanunun 16'ncı maddesinin dördüncü fıkrasına eklenen hüküm, kanun yolu aşaması dâhil, yürürlük tarihinde derdest olan davalarda da uygulanır." hükmüne yer verilmiştir.
Dosyanın incelenmesinden; olay nedeniyle meydana gelen zararın tespiti amacı ile dosya üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırıldığı, düzenlenen 13/07/2015 tarihli raporda, davacı ...için 699.826,96-TL iş göremezlik zararı hesaplanması üzerine, davacılar tarafından 08/09/2015 tarihli dilekçe ile ... için talep edilen maddi tazminat miktarının 699.826,96-TL'ye artırıldığı, Dairemizin bozma kararı sonrası yeniden yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucu iş göremezlik zararının 2.460.250,16-TL olarak hesaplanması nedeniyle bu sefer 27/05/2024 tarihli dilekçe ile ... için talep edilen miktarın 2.460.250,16-TL'ye artırıldığı görülmektedir.
Yukarıda belirtilen mevzuat hükmü uyarınca, tam yargı davalarında, dava dilekçesinde belirtilen miktarın bir defaya mahsus artırılabileceği anlaşıldığından, ikinci miktar artırım dilekçesi ile talep edilen maddi tazminat miktarının kabulüne ilişkin temyize konu İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği görüşüyle çoğunluk kararına bu kısım yönünden katılmıyorum.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim