SoorglaÜcretsiz Dene

Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Danıştay Kararı

Esas No

2024/6002

Karar No

2025/8559

Karar Tarihi

12 Kasım 2025

Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2024/6002 E. , 2025/8559 K.
"İçtihat Metni"

T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2024/6002
Karar No : 2025/8559

TEMYİZ İSTEMİNDE BULUNAN (DAVACI) : ... Elektrik Dağıtım Anonim Şirketi
VEKİLİ : Av. ...

KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı
VEKİLİ : Av. ...

İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... gün ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı şirket tarafından, davalı Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığı'na bağlı çalışma ekiplerince "Ankara ili, Mamak ilçesi, ... Mahallesi, ... Bulvarı, ... Kavşak" adresinde 29/05/2022 tarihinde gerçekleştirilen çalışma sırasında davacı şirkete ait yüksek gerilim (YG) kablosuna zarar verildiğinden bahisle uğranılan 961.298,99-TL zararın yasal faizi ile birlikte tazminine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; uyuşmazlıkta, davalı idarece 18/09/2019 tarihli yazı ile hasar tespit tutanaklarını imzalama yetkisi olan idare personellerinin isim, cep telefonu numarası ve hangi saatler arasında görevli olduğu hususlarının davacı şirkete bildirildiği, 28/05/2022 tarihinde davacı şirket personeli tarafından "Ankara Büyükşehir Belediyesi tarafından yapılan çalışma sırasında YG kablosuna zarar verildiği" belirtilerek hasar tespit tutanağının tanzim edildiği, davalı idarenin hasar tespit tutanağı imzalamaya yetkili kıldığı personelin tutanak tanzimi sırasında çağrılmadığı, davacı şirket tarafından bu durumun sebebi olarak kablonun zarar görmesi nedeniyle meydana gelen elektrik kesintisi ve arızasının giderilmesi ve kamu hizmetinin aksamaması için oluşan hasara hızlı bir şekilde müdahale edilmesi maksadıyla mücbir sebep kapsamında arızanın giderilmesi gerektiği, davalı idarenin personelinin beklenmesi halinde kamu hizmetinin ciddi derecede aksayacağının belirtildiği, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığı Fen İşleri Daire Başkanlığı Hasar Tespit Komisyonunca 30/05/2022 tarihinde düzenlenen altyapı hasar tespit tutanağında "Elektrik tesisatının Elektrik Dağıtım Şebekeleri Enerji Kabloları Montaj Usul ve Esaslarına uygun döşenmediği, tesisat sahibine işe başlamadan önce yapılan yazışmalarda yönlendirici ve gözetmen personelin iş başında olmadığı" tespitlerine yer verildiği, davacı şirket yetkilisinin imzadan imtina ettiğine dair şerh düşüldüğünün görüldüğü, bu durumda, mevzuat hükümleri, yapılan açıklamalar ve dosya kapsamında yer alan bilgi ve belgelerin birlikte değerlendirilmesinden; uğranıldığı ileri sürülen bir zararın tazminine karar verilebilmesi için, ortada, zarar, kusur ve zarar ile kusur arasındaki illiyet bağının birlikte mevcut olması gerektiği, dolayısıyla oluştuğu ileri sürülen zararın idarenin kusurundan meydana gelip gelmediği hususunun her türlü şüpheden uzak tereddütsüz net bir şekilde ortaya konulması gerektiği, somut olayda, davalı idare ekiplerinin zararın oluştuğu ileri sürülen yerde çalıştığı, çalışırken davacı şirketin YG kablosuna ihmal suretiyle veya kusurlu bir şekilde zarar verip vermediği hususunun hukuken geçerli ve tazmin sorumluluğu açısından illiyet bağını ortaya koyacak bir tutanakla tespit edilemediği, davalı idare bünyesindeki hasar tespit komisyonunca düzenlenen 30/05/2022 tarihli tutanakta elektrik tesisatının usulüne uygun olarak döşenmediği tespitlerine yer verildiği, davacı şirket yetkilisinin söz konusu tutanağı imzadan imtina ettiği, davalı idarenin dava konusu fiilin gerçekleşmesinden önce yazılan yazı ile söz konusu hasar tespit raporu düzenlenmeden kendi personelinin de davet edilmesi yönünde davacı şirkete bildirimde bulunulmasına rağmen davacı şirket personelince tek başına tutanak tanzim edildiği, davacı şirket personelinin tek başına düzenlediği 29/05/2022 tarihli tutanağın ise davalı idarenin oluştuğu ileri sürülen zararla illiyet bağını ortaya koymasına imkan bulunmadığı, bu nedenle dosyadaki bilgi ve belgelere göre, somut olayda, idarenin tazmin koşullarının oluşmadığı sonucuna varıldığından, davacı şirketin tazminat talebinin kabulüne hukuken olanak bulunmadığı sonucuna varıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı şirket idare tarafından, mahkeme tarafından keşif ve bilirkişi incelemesi yapılmaksızın eksik incelemeye dayalı olarak karar verildiği, davalı idarece savunma dilekçesi ekinde sunulan ve dosyada yer alan bilgi / belgelerden de görüleceği üzere davalı idare tarafından 28/05/2022 tarihli hasar tespit tutanağının düzenlendiği bu sebeple davalı idarenin eylemi ile meydana gelen zarar arasında illiyet bağının olduğu hususunda kuşku bulunmadığı, benzer mahiyette görülen davalarda birden çok emsal kararın bulunduğu ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'ÜN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Dava, Ankara ili, Mamak ilçesi, ... Mahallesi, ... Bulvarı, ... Kavşak adresinde davalı idareye bağlı çalışma ekiplerince 28/05/2022 tarihinde yapılan yol yapım çalışmaları sırasında, davacı elektrik dağıtım şirketine ait yüksek gerilim (YG) kablolarına zarar verildiğinden bahisle uğranıldığı iddia edilen ve dava dilekçesi ekinde sunulan faturada yer verilen anılan zarardan kaynaklı montaj işçilik, demontaj işçilik ve kullanılan malzeme kalemlerinden oluşan 961.298,99-TL zararın yasal faizi ile birlikte tazminine karar verilmesi istemiyle açılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT:
Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 125. maddesinin ilk fıkrasında; "İdarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolu açıktır" kuralı yer almakta olup, aynı maddenin son fıkrasında; idarenin, kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu kurala bağlanmıştır.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2/1-b maddesinde ise, idari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtel olanlar tarafından açılan tam yargı davaları, idari dava türleri arasında sayılmıştır. Aynı Kanunun “Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu ile Vergi Usul Kanununun Uygulanacağı Haller” başlığını taşıyan 31. maddesinde, bu Kanunda hüküm bulunmayan hususlarda; … bilirkişi, keşif, delillerin tespiti, … işlemlerinde Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu hükümlerinin uygulanacağı, ancak, davanın ihbarı ve bilirkişi seçiminin Danıştay, mahkeme veya hakim tarafından re'sen yapılacağı kurala bağlanmış olup anılan hükümle atıfta bulunulan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun “Bilirkişiye Başvurulmasını Gerektiren Hâller” başlığını taşıyan 266. maddesinde, Mahkemenin, çözümü hukuk dışında, özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde, taraflardan birinin talebi üzerine yahut kendiliğinden, bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar vereceği, hâkimlik mesleğinin gerektirdiği genel ve hukuki bilgiyle çözümlenmesi mümkün olan konularda bilirkişiye başvurulamayacağı, 282. maddesinde ise hâkimin, bilirkişinin oy ve görüşünü diğer delillerle birlikte serbestçe değerlendireceği hükmüne yer verilmiştir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
İdare kural olarak, yürüttüğü kamu hizmetiyle nedensellik bağı kurulabilen zararları tazminle yükümlü olup; idarenin sorumluluğunu yerine getirmemesi sonucu hizmetin kötü veya geç işlemesi veyahut hiç işlememesi ve bu yüzden zarara neden olunması hali idareye bu zararın, hizmet kusuru ilkelerine göre tazmini sorumluluğu yüklemektedir. Bireylerin uğradıkları özel nitelikteki zararların, idari faaliyet ile zarar arasında nedensellik bağının bulunması koşuluyla tazmin edilebilecek olması ise Anayasa'nın ve sorumluluk hukukunun temel ilkelerinin gereğidir.
Kamu idareleri, yürüttükleri hizmetin işleyişini sürekli kontrol etmek ve gerekli önlemleri almakla yükümlüdürler. Bu yükümlülüğün tam ve gereği gibi yerine getirilmemiş olması nedeniyle doğan zararların, hizmeti yürütmekle yükümlü bulunan idare tarafından tazmini gerekeceği açıktır. İdari eylem ve/veya işlemlerden doğan zararlar idare hukuku kuralları çerçevesinde hizmet kusuru veya kusursuz sorumluluk ilkeleri gereği tazmin edilmektedir.
Bu bakımdan; tam yargı davalarında, öncelikle zarara yol açtığı öne sürülen idari işlem veya eylemin hukuka uygunluğunun denetlenmesi esastır. Olayın oluşu ve zararın niteliğinin değerlendirilerek, idarenin hizmet kusuru olup olmadığının tespit edilmesi, hizmet kusuru yoksa kusursuz sorumluluk ilkelerinin uygulanıp uygulanmayacağının belirlenmesi gerekmektedir.
Kamu hizmetlerinin yerine getirilmesi sırasında bu hizmetten doğan nedenlerle kişilerin uğradığı zararların hizmetin sahibi idarece karşılanması esas olmakla birlikte, tazminata hükmedilirken, olayın meydana geliş şekline göre zarara uğrayan kişilerin de kusurlu olup olmadığının, dolayısıyla olayda müterafik kusur bulunup bulunmadığının da ortaya konulması gerekmektedir. Müterafik kusur, zarara uğrayanın, zararın doğumuna veya zararın artmasına katkıda bulunmasıdır. Böyle bir durumda, zarara uğrayana ödenecek tazminat miktarları müterafik kusur oranında azaltılmalıdır.
Dosyanın incelenmesinden; Ankara ili, Mamak ilçesi, ... Mahallesi, ... Bulvarı, ... Kavşak adresinde davalı idareye bağlı çalışma ekiplerince 28/05/2022 tarihinde yapılan yol yapım çalışmaları sırasında, yüksek gerilim kablolarına zarar verilmesi üzerine, davacı şirket tarafından hasar tespit raporu ve hasar malzeme raporlarının düzenlendiği, devamında Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığı Fen İşleri Daire Başkanlığı Hasar Tespit Komisyonunca 30/05/2022 tarihinde düzenlenen altyapı hasar tespit tutanağında "Elektrik tesisatının Elektrik Dağıtım Şebekeleri Enerji Kabloları Montaj Usul ve Esaslarına uygun döşenmediği, tesisat sahibine işe başlamadan önce yapılan yazışmalarda yönlendirici ve gözetmen personelin iş başında olmadığı" tespitlerine yer verildiği, davacı şirket yetkilisinin imzadan imtina ettiğine dair şerh düşüldüğünün düzenlenmesi üzerine davacı elektrik dağıtım şirketi tarafından, ... tarih ve ... numaralı faturada yer verilen anılan zarardan kaynaklı montaj işçilik, demontaj işçilik ve kullanılan malzeme kalemlerinden oluşan 961.298,99-TL zararın ödenmesinin talep edildiği, bu talebe istinaden ''...altyapı kuruluşlarınca tek taraflı olarak düzenlenen ve idarelerince yapıldığı ispatlanamayan hiçbir hasar bedelinin kesinleşmiş mahkeme kararı olmadan ödenmesinin mümkün olmadığı...'' gerekçesiyle reddedilmesi üzerine uğranılan 961.298,99-TL zararın yasal faizi ile birlikte tazminine karar verilmesi istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Uyuşmazlıkta, mahkeme tarafından her ne kadar oluştuğu ileri sürülen zararla davalı idarenin illiyet bağının bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de; dava dosyasında yer alan Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığı Fen İşleri Daire Başkanlığı Hasar Tespit Komisyonunca 30/05/2022 tarihinde düzenlenen altyapı hasar tespit tutanağı ile davacı şirket tarafından tanzim edilen hasar tespit raporu ve hasar malzeme raporları ile tutanak ekinde yer alan fotoğraflardan görüldüğü üzere meydana gelen olay tarihinde davalı Belediye çalışma ekiplerince gerçekleştirilen yol yapım çalışmaları sırasında, davacı elektrik dağıtım şirketine ait yüksek gerilim (YG) kablolarına zarar verildiği hususunun sabit olduğu ve bu sebeple davalı idarenin meydana gelen zarar ile illiyet bağının bulunduğunun açık olduğu görülmekle birlikte, öncelikle meydana gelen zarardan davacı ve davalı idarenin hangi oranda sorumlu olduklarının belirlenmesi gerektiği kanaatine ulaşılmıştır.
Bu itibarla, dosyada yer alan bilgi / belgelerin incelenmesinden davalı belediye tarafından anılan tarihte ve belirtilen adreste yol çalışması yapılacağının davacı şirkete usulüne uygun olarak bir bildirim yapılıp yapılmadığının hiç bir tereddüte mahal bırakmayacak şekilde bildirildiğine ilişkin açık ve net bir şekilde gösterir bilgi / belgenin yer almadığı, bu hususa ilişkin mahkemece herhangi bir inceleme ve araştırmanın yapılmadığı anlaşıldığından, öncelikle mahkemece yapılacak ara kararı ile davalı idare tarafından tazminata konu yol çalışmasının yapılacağı gün ve yer ile ilgili olarak davacı şirkete yapılacak yol çalışması öncesinde usulünce bildirim yapılıp yapılmadığının, davacı şirketten deplase çalışması için bölgeyi bilen teknik personel bulundurulmasının talep edilip edilmediğinin araştırılması gerekmektedir.
Bu durumda, yukarıda belirtilen hususların değerlendirilmesinden, hizmetin yürütülmesinden sorumlu olan davalı idarenin, tazminat istemine konu meydana gelen davacı şirkete ait yüksek gerilim kablolarına verilen zarardan sorumluluk hususunda illiyet bağının bulunduğu, ancak yapılacak ara kararı neticesinde davacıya çalışma yapılacak gün ve yerin davacı şirkete gerekli önlemleri alması için teknik personel bulundurup bulundurmadığının araştırılması neticesinde şayet usule uygun olarak yapılan bildirime rağmen davacı şirket tarafından teknik personel bulundurulmamış ise meydana gelen zararın oluşumuna davacı şirketin de katkı yaptığı sonucuna ulaşılacağından, başka bir ifadeyle davacının zararın oluşumunda müterafik kusuru (ortak kusur) bulunduğu anlaşılacağından, yapılacak ara kararı neticesinde Anayasa'nın 125. maddesi gereği hizmet kusuru ilkesi ve davacının mahkemece tespit edilecek müterafik kusur oranına göre tazminat istemi hakkında yeniden bir karar verilmesi gerekmektedir.
Öte yandan, yukarıda belirtilen eksik hususlar giderildikten ve belirlenen müterafik kusur (ortak kusur) oranı neticesinde davacı şirket tarafından sunulan ve dosyada yer alan kesin hesap cetveli, fatura ekinde yer alan hasar malzeme raporu, faturada belirtilen alacak kalemleri ve diğer bütün hususlar değerlendirilerek kullanılan malzemelerin türü, miktarı, ölçü birimi ve montaj - demontajına ilişkin işçilik giderlerine ilişkin masraf kalemlerinin de belirlenmesi noktasında davacı şirket tarafından Sulh Hukuk Mahkemesinde herhangi bir tespit yaptırıp yaptırmadığının araştırılmasına eğer yaptırılmamış ise bu hususların gerektiğinde bilirkişi incelemesi yapılmak suretiyle araştırılarak gerçek hasar bedelinin de belirlenmesi gerektiği de açıktır.
Bu itibarla, eksik inceleme neticesinde verilen davanın reddi yönündeki ... İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf isteminin reddine ilişkin temyize konu Bölge Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1\. 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesine uygun bulunan temyiz isteminin kabulüne,
2\. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... gün ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA,
3\. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın yukarıda belirtilen Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesine,
4\. Kesin olarak 12/11/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim