Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Danıştay Kararı
2024/5739
2025/381
4 Şubat 2025
"İçtihat Metni"
T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2024/5739
Karar No : 2025/381
TEMYİZ İSTEMİNDE BULUNAN (DAVALI): ... Üniversitesi
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı tarafından; Ardahan Üniversitesi ... Fakültesi ... Bölümünde okurken üniversiteden çıkarılmasına ilişkin Üniversite Yönetim Kurulunun 21.07.2017 tarihli işleminin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; 18.08.2012 tarihli ve 28388 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Yükseköğretim Kurumları Öğrenci Disiplin Yönetmeliği'nin "Yükseköğretim kurumundan çıkarma cezasını gerektiren disiplin suçları" başlıklı 9. maddesinde "Mahkeme kararıyla kesinleşmiş olmak kaydıyla, suç işlemek amacıyla örgüt kurmak, böyle bir örgütü yönetmek veya bu amaçla kurulan örgüte üye olmak, üye olmamakla birlikte örgüt adına faaliyette bulunmak veya yardım etmek" fiilinin yükseköğretim kurumundan çıkarılmayı gerektiren eylemler arasında sayıldığı, yukarıda aktarılan mevzuat hükümlerine göre, herhangi bir öğrencinin, suç işlemek amacıyla örgüt kurmak, böyle bir örgütü yönetmek veya bu amaçla kurulan örgüte üye olmak, üye olmamakla birlikte örgüt adına faaliyette bulunmak veya yardım etmek fiillerini işlediğinin Mahkeme kararıyla ortaya konulması ve söz konusu kararın kesinleşmesi durumunda yükseköğretim kurumundan çıkarma cezası ile cezalandırılabileceği, olayda; her ne kadar dava konusu işlemden sonra davacı hakkında ... Ağır Ceza Mahkemesince yapılan yargılamada üzerine atılı suçtan mahkumiyet kararı verilmiş ise de; söz konusu kararın son olarak temyiz aşamasında olduğu ve bu haliyle henüz kesinleşmediği, bu durumda, dava konusu işlemin tesis edildiği tarihte davacı hakkında adli soruşturmanın yürütüldüğü, dava konusu işlemin de adli soruşturmaya dayanarak tesis edildiği, böylece hakkında kesinleşmiş bir mahkumiyet bulunmamasına rağmen, davalı idarece davacının Yükseköğretim Kurumları Öğrenci Disiplin Yönetmeliği'nin 9/a maddesinde belirtilen "Mahkeme kararıyla kesinleşmiş olmak kaydıyla, suç işlemek amacıyla örgüt kurmak, böyle bir örgütü yönetmek veya bu amaçla kurulan örgüte üye olmak, üye olmamakla birlikte örgüt adına faaliyette bulunmak veya yardım etmek" hükmü uyarınca okuldan ilişiğinin kesildiği anlaşıldığından, işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; Anayasa Mahkemesinin 08/09/2022 tarih ve E:2022/54, K:2022/99 sayılı kararı ile; öğrencilere disiplin cezası verilmesi hususunda Yönetmeliğe yetki veren Kanun maddesinin Anayasa'ya aykırı olduğuna karar vererek iptal edildiği, fakat kararın yürürlüğe giriş tarihinin dokuz ay sonraya ertelendiği, her ne kadar Anayasa Mahkemesi tarafından kararın yürürlüğe girmesinin dokuz ay ertelendiği görülmekte ise de; Anayasa Mahkemesi tarafından verilen karar ve gerekçesinin yargı organları tarafından derhal dikkate alınması gerektiği, Anayasa Mahkemesi tarafından Yükseköğretim öğrencilerine disiplin cezası verilmesi konusunda Yönetmelikle düzenleme yapma yetkisi veren Kanun maddesinin iptali sonrasında yasa koyucu tarafından dokuz aylık sürede yeniden düzenleme yapılsa dahi, yeni düzenlemenin, Anasaya Mahkemesi kararından önce yönetmelik hükümleri esas alınarak tesis edilen işlemleri hukuka uygun hale getirmeyeceğinden; kanuni bir dayanak olmaksızın veya verilen cezaların kanuni dayanaklarının sonradan ortadan kalkması halinde ceza verilemeyeceği veya verilen cezaların kanuni dayanaklarının sonradan ortadan kalkması halinde cezaların ortadan kaldırılması gerektiği gözönüne alındığında; davacıya disiplin cezası verilmesine dair dava konusu işlemin Anayasa Mahkemesinin anılan iptal kararı sebebiyle kanuni dayanaktan yoksun hale geldiği anlaşıldığından; dava konusu işlemde hukuka uyarlık, dava konusu işlemin iptaline yönelik yerel mahkeme kararında ise sonucu itibarıyla isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle; istinaf başvurusunun yukarıda yazılı gerekçeyle reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, Ardahan Üniversitesi ... Fakültesi ... Bölümü öğrencisi olan davacının FETÖ/PDY terör örgütünün iletişim ağı olan ByLock isimli programı aktif bir şekilde kullandığı, örgüte eleman kazandırdığı, sosyal medya üzerinden devletin, hükumetin ve organlarının aleyhine kara propaganda yaptığının bildirildiği, dava konusu işlemin hukuka ve mevzuata uygun olduğu, temyiz isteminin kabulü gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Dava, davacının Ardahan Üniversitesi ... Fakültesi ... Bölümünde okurken üniversiteden çıkarılmasına ilişkin Üniversite Yönetim Kurulunun 21.07.2017 tarihli işleminin iptali istemiyle açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
Anayasanın 42.maddesinde, "kimsenin eğitim ve öğrenim hakkından yoksun bırakılamayacağı, öğrenim hakkının kapsamının kanunla tesbit edilip düzenleneceği", 124.maddesinde ise, "Başbakanlık, bakanlıklar ve kamu tüzel kişilerinin, kendi görev alanlarını ilgilendiren kanunların ve tüzüklerin uygulamasını sağlamak üzere ve bunlara aykırı olmamak şartıyla yönetmelikler çıkarılabileceği" hükmü yer almıştır.
2547 sayılı Yükseköğretim Kanununun 5. maddesinde, yükseköğretimin, hangi ana ilkeler doğrultusunda planlanıp programlanacağı düzenlenmiş; aynı maddenin (e) bendinde; yükseköğretimde imkan ve fırsat eşitliğini sağlayacak önlemlerin alınacağı hüküm altına alınmıştır.
Öte yandan, anılan Kanunun "Yükseköğretime giriş ve yerleştirme" başlıklı 45. maddesinde, yükseköğretime giriş ve yerleştirme işlemlerinin nasıl yapılacağı düzenlenmiş; (a) bendinde de; "Yükseköğretim kurumlarına giriş ve yerleştirme işlemleri imkân ve fırsat eşitliğini sağlayacak tedbirleri almak kaydıyla, Yükseköğretim Kurulu tarafından belirlenen usul ve esaslara göre yapılır." hükmüne yer verilmiştir.
Aynı Kanunun -işlem tarihi itibariyle yürürlükte olan- 54/a maddesinde de, Yükseköğretim kurumları içinde veya dışında yükseköğretim öğrenciliği sıfatına, onur ve şerefine aykırı harekette bulunan, öğrenme ve öğretme hürriyetini, doğrudan doğruya veya dolaylı olarak kısıtlayan, kurumların sükün, huzur ve çalışma düzenini bozan, boykot, işgal ve engelleme gibi eylemlere katılan, bunları teşvik ve tahrik eden, yükseköğretim mensuplarının şeref ve haysiyetine veya şahıslarına tecavüz eden veya saygı dışı davranışlarda bulunan ve anarşik veya ideolojik olaylara katılan veya bu olayları tahrik ve teşvik eden öğrencilere; eylem başka bir suçu oluştursa bile ayrıca uyarma, kınama, bir haftadan bir aya kadar veya bir veya iki yarıyıl için kurumdan uzaklaştırma veya yükseköğretim kurumundan çıkarma cezaları verileceği düzenlemesine yer verilmiş, aynı Kanunun 65.maddesinde ise "öğretim elemanları, memur ve diğer personel ile öğrencilerin disiplin işlemleri ile ilgili hususların Yükseköğretim Kurulu tarafından çıkarılacak yönetmelikle düzenleneceği" hüküm altına alınmıştır.
2547 sayılı Kanun kapsamında çıkarılan 18.08.2012 tarihli ve 28388 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Yükseköğretim Kurumları Öğrenci Disiplin Yönetmeliği'nin "Yükseköğretim kurumundan çıkarma cezasını gerektiren disiplin suçları" başlıklı 9. maddesinde "Mahkeme kararıyla kesinleşmiş olmak kaydıyla, suç işlemek amacıyla örgüt kurmak, böyle bir örgütü yönetmek veya bu amaçla kurulan örgüte üye olmak, üye olmamakla birlikte örgüt adına faaliyette bulunmak veya yardım etmek" yükseköğretim kurumundan çıkarılmayı gerektiren eylemler arasında sayılmıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nce; "Anayasa Mahkemesinin 08/09/2022 tarih ve E:2022/54, K:2022/99 sayılı kararı ile; öğrencilere disiplin cezası verilmesi hususunda Yönetmeliğe yetki veren Kanun maddesinin (işlem tarihi itibariyle yürürlükte olan 2547 sayılı Kanunun 54/a, 65/a-9 maddeleri) Anayasa'ya aykırı olduğuna karar vererek iptal edildiği, fakat kararın yürürlüğe giriş tarihinin dokuz ay sonraya ertelendiği, davacıya disiplin cezası verilmesine dair olan dava konusu işlemin Anayasa Mahkemesinin anılan iptal kararı sebebiyle kanuni dayanaktan yoksun hale geldiği, cezaların kanuni dayanaklarının sonradan ortadan kalkması halinde cezaların da ortadan kaldırılması gerektiği, bu nedenle de dava konusu işlemin hukuka aykırı hale geldiği " yönünde hüküm kurulmuşsa da,
2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının ''Anayasa Mahkemesinin kararları'' başlığını taşıyan 153. maddesinde, ''Anayasa Mahkemesinin kararları kesindir. İptal kararları gerekçesi yazılmadan açıklanamaz.
Anayasa Mahkemesi bir kanun veya Cumhurbaşkanlığı kararnamesinin tamamını veya bir hükmünü iptal ederken, kanun koyucu gibi hareketle, yeni bir uygulamaya yol açacak biçimde hüküm tesis edemez.
Kanun, Cumhurbaşkanlığı kararnamesi veya Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğü ya da bunların hükümleri, iptal kararlarının Resmî Gazetede yayımlandığı tarihte yürürlükten kalkar. Gereken hallerde Anayasa Mahkemesi iptal hükmünün yürürlüğe gireceği tarihi ayrıca kararlaştırabilir. Bu tarih, kararın Resmî Gazetede yayımlandığı günden başlayarak bir yılı geçemez.
İptal kararının yürürlüğe girişinin ertelendiği durumlarda, Türkiye Büyük Millet Meclisi, iptal kararının ortaya çıkardığı hukuki boşluğu dolduracak kanun (…) teklifini öncelikle görüşüp karara bağlar.
İptal kararları geriye yürümez.
Anayasa Mahkemesi kararları Resmî Gazetede hemen yayımlanır ve yasama, yürütme ve yargı organlarını, idare makamlarını, gerçek ve tüzelkişileri bağlar.'' kuralı yer almıştır.
Anayasa Mahkemesi'nin 22.01.1990 tarih ve 20410 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 12.12.1989 tarih ve E:1989/11, K:1989/48 sayılı kararında; ''Türk Anayasal sisteminde, "Devlete güven" ilkesini sarsmamak ve ayrıca devlet yaşamında bir karmaşaya neden olmamak için iptal kararlarının geriye yürümezliği kuralı kabul edilmiştir. Böylece hukuksal ve nesnel alanda etkilerini göstermiş, sonuçlarını doğurmuş bulunan durumların, iptal kararlarının yürürlüğe gireceği güne kadar ki dönem için geçerli sayılması sağlanmıştır.'' ifadeleri yer almıştır.
2547 sayılı Kanunun 54/a, 65/a-9 maddeleri Anayasa Mahkemesi'nce iptal edilmiş ise de; söz konusu hükümlerin dava konusu işlem tarihi itibarıyla yürürlükte olduğu ve Anayasa Mahkemesi kararlarının geriye yürümezliği ilkesi gereği, davaya konu uyuşmazlığa uygulanması gerektiği açıktır.
Bununla birlikte; mevzuat hükümleri ile koruma altına alınan eğitim ve öğretim hakkının kapsamının sınırlarının kanunla belirlenebileceğinin Anayasanın amir hükmü ile açıkça belirtildiği, ayrıca 2547 sayılı Kanunda yükseköğretim kurumlarınca giriş ve yerleştirme işlemlerinin imkan ve fırsat eşitliğini sağlayacak tedbirleri almak kaydıyla yürütüleceğinin hüküm altına alındığı açıktır.
Yukarıda yer verilen Yükseköğretim Kurumları Öğrenci Disiplin Yönetmeliği'nin "Yükseköğretim kurumundan çıkarma cezasını gerektiren disiplin suçları" başlıklı 9. maddesi hükümlerine göre, herhangi bir öğrencinin, suç işlemek amacıyla örgüt kurmak, böyle bir örgütü yönetmek veya bu amaçla kurulan örgüte üye olmak, üye olmamakla birlikte örgüt adına faaliyette bulunmak veya yardım etmek fiillerini işlediğinin Mahkeme kararıyla ortaya konulması ve söz konusu kararın kesinleşmesi durumunda yükseköğretim kurumundan çıkarma cezası ile cezalandırılabileceği açık olup, davacı hakkında adli soruşturmanın yürütüldüğü, dava konusu işlemin de adli soruşturmaya dayanarak tesis edildiği, hakkında kesinleşmiş bir mahkumiyet bulunmamasına rağmen, davalı idarece davacının Yükseköğretim Kurumları Öğrenci Disiplin Yönetmeliği uyarınca disiplin cezası ile cezalandırıldığı anlaşılmakta olup, tesis edilen işlemde bu yönüyle hukuka uygunluk görülmemiştir.
Bu durumda, temyizen incelenen Bölge İdare Mahkemesi kararı neticesi itibarıyla usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle,
1\. Temyiz isteminin reddine,
2\. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının yukarıda belirtilen gerekçeyle ONANMASINA,
3\. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından artan tutarın Mahkeme tarafından iadesine,
4\. 2577 sayılı Kanunun 50. maddesi uyarınca onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine,
5\. Kesin olarak, 04/02/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.