Danıştay danistay 2024/5531 E. 2024/4835 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Danıştay Kararı
2024/5531
2024/4835
26 Eylül 2024
"İçtihat Metni"
T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2024/5531
Karar No : 2024/4835
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ...
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALILAR) : 1- ... Birliği
VEKİLİ : Av. ...
2- ... Odası Başkanlığı
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ...İdari Dava Dairesinin... gün ve E:..., K:...sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı vekili tarafından; ...Hastanesi’nde ... Polikliniğinde profesör doktor ünvanı ile görev yapmakta olan müvekkili hakkında Bursa Tabip Odası Onur Kurulu tarafından verilen Türk Tabipleri Birliği Disiplin Tüzüğü’nün 5/p maddesi gereğince 4 ay süre ile geçici olarak meslekten alıkoyma cezası ile cezalandırılmasına dair karara yapılan itirazın reddine ilişkin Türk Tabipleri Birliği Onur Kurulu’nun... tarih ve... sayılı kararın iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ...İdare Mahkemesince verilen...tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; dava dosyasında yer alan bilgi ve belgeler ile konu hakkından aldırılan uzman heyet görüş raporu ve Adli Tıp 8.İhtisas Kurulu raporlarının birlikte değerlendirilmesinden; davacı doktorun, sinüs taşikardisi, ileti bozukluğu ve belirgin ST değişikliği tespit edilen, troponin değerinin belirgin bir şekilde yüksek olan ve hemodinamik bozukluğu bulunan hastanın tedavi sürecinde hastaneye gelerek rol almadığı ve acilen anjiyografi uygulamadığı, dolayısıyla davacıya isnat edilen Türk Tabipler Birliği Disiplin Yönetmeliği'nin 5/p maddesinde yer alan, "Meslekte bilgi ve beceri yetersizliği, özen eksikliği, dikkatsizlik ve benzeri kusurlardan dolayı eksik ya da yanlış tanı ve tedavide bulunarak hastaya kalıcı zarar vermek" fiilinin sübuta erdiği anlaşıldığından, sübuta eren fiiline uygun olarak "4 ay süreyle geçici olarak meslekten men" cezası ile cezalandırılmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Uyap Kayıtlarının incelenmesinden; davacı hakkında taksirle ölüme neden olma suçundan dolayı açılan davada Adli Tıp Kurumu raporuna itiraz edilmesi üzerine dosyanın Adli Tıp Üçüncü Üst Kurulu tarafından incelenmesi sonucunda anılan Kurulun A.T.No:...ve ...karar numaralı kararıyla; 31/12/2018 tarihinde şiddetli göğüs ve sırt ağrısı, çenede yorgunluk hissi, soğuk terleme, baş dönmesi ve baygınlık şikayetleriyle müracaat eden hastanın çekilen EKG'sinde sinüs taşikardisi, ileti bozukluğu ve belirgin ST değişikliği tespit edildiği, troponin değerinin (1276 pg/mL) belirgin bir şekilde yüksek olduğu hemodinamik bozukluğu bulunduğu, hastaya acilen anjiyografi yapılması gerektiği, pnömoni (akciğer enfeksiyonu) şüphesinin acil anjiyografi yapılmasına engel bir durum olmadığı da dikkate alındığında; hastanın acilen anjiyografiye alınmamasının tıp kurallarına uygun olmadığı, hastanın tedavisinden sorumlu Kardiyoloji Uzmanı Dr. ...'ın tıbbi uygulama hatasının olduğu, tıbbi uygulama hatası ile ölüm arasında illiyet bağı bulunduğu ancak zamanında anjiyo işlemine alınarak gerekli müdahalenin yapılması durumunda dahi kişinin kurtulmasının kesin olmadığı yolunda mütalaa verildiği görülmüş olup anılan rapor uyarınca da davacının tıbbi uygulama hatası olduğundan 4 ay süreyle geçici olarak meslekten men edilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı açıklaması ile istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Hukuka aykırı olan temyiz istemine konu Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesi gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin incelenmeksizin reddine karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:
İLGİLİ MEVZUAT :
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun "İstinaf" başlıklı 45. maddesinde, "1) İdare ve vergi mahkemelerinin kararlarına karşı, başka kanunlarda aksine hüküm bulunsa dahi, mahkemenin bulunduğu yargı çevresindeki bölge idare mahkemesine, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde istinaf yoluna başvurulabilir. 3) Bölge idare mahkemesi, yaptığı inceleme sonunda ilk derece mahkemesi kararını hukuka uygun bulursa istinaf başvurusunun reddine karar verir. Karardaki maddi yanlışlıkların düzeltilmesi mümkün ise gerekli düzeltmeyi yaparak aynı kararı verir. 6) Bölge idare mahkemelerinin 46 ncı maddeye göre temyize açık olmayan kararları kesindir." hükmü yer almış; aynı Kanun'un "Temyiz" başlıklı 46. maddesinde ise; "Danıştay dava dairelerinin nihai kararları ile bölge idare mahkemelerinin aşağıda sayılan davalar hakkında verdikleri kararlar, başka kanunlarda aksine hüküm bulunsa dahi Danıştayda, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde temyiz edilebilir: (...) c) Belli bir meslekten, kamu görevinden veya öğrencilik statüsünden çıkarılma sonucunu doğuran işlemlere karşı açılan iptal davaları, d) Belli bir ticari faaliyetin icrasını süresiz veya otuz gün yahut daha uzun süreyle engelleyen işlemlere karşı açılan iptal davaları (...)" hükmüne yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Yukarıda yer verilen mevzuat hükümlerinin değerlendirilmesinden; İdare Mahkemelerinin kesin olarak verdiği kararları dışında kalan bütün kararlarına karşı mahkemenin bulunduğu yargı çevresindeki bölge idare mahkemesine istinaf başvurusunda bulunulabileceği, bölge idare mahkemesince istinaf incelemesi üzerine verilen kararlara karşı ise sadece 2577 sayılı Kanun'un 46. maddesinde yer alan konular ile sınırlı olarak Danıştay'a temyiz başvurusunda bulunulabileceği, bölge idare mahkemelerince istinaf incelemesi üzerine verilen ve 46. madde kapsamı dışında olan kararların ise kesin olduğu görülmektedir.
Uyuşmazlıkta, davacının "4 ay süre ile geçici olarak meslekten alıkoyma cezası ile cezalandırılmasına" ilişkin Bursa Tabip Odası Onur Kurulu kararının uygun bulunmasına dair Türk Tabipleri Birliği Yüksek Onur Kurulu kararının iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun temyiz kanun yoluna başvurulabilecek davaların tahdidi olarak sayıldığı 46. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde yer alan "belli bir meslekten, kamu görevinden veya öğrencilik statüsünden çıkarılma sonucunu doğuran işlemlere karşı açılan iptal davası" olarak nitelendirilemeyeceği, zira davaya konu disiplin cezasının, davacının hekimlik mesleğinden çıkarılması sonucunu doğuran bir işlem niteliğine sahip olmadığı anlaşılmaktadır.
Öte yandan, serbest meslek faaliyeti, sermayeden ziyade şahsi mesaiye, ilmi veya mesleki bilgiye veyahut ihtisasa dayanan ve ticari mahiyette olmayan işlerin işverene tabi olmaksızın şahsi sorumluluk altında kendi nam ve hesabına yapılması şeklinde tanımlanmakta olup, belirtilen tanımlamaya göre hekimlik mesleği ticari faaliyet olarak değerlendirilemeyeceğinden, bakılan davanın 2577 sayılı Kanunun 46. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendi kapsamında da bulunmadığı anlaşılmaktadır.
Bu durumda, temyiz istemine esas teşkil eden kararın Bölge İdare Mahkemesinin 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunun 46. maddesine göre temyiz yolu açık olmayan "kesin" kararlarından olduğu anlaşıldığından temyiz isteminin incelenmesine yasal olanak bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1- TEMYİZ İSTEMİNİN İNCELENMEKSİZİN REDDİNE,
2- Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, kesin olarak, 26/09/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.