SoorglaÜcretsiz Dene

Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Danıştay Kararı

Esas No

2024/5433

Karar No

2025/7616

Karar Tarihi

15 Ekim 2025

Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2024/5433 E. , 2025/7616 K.
"İçtihat Metni"

T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2024/5433
Karar No : 2025/7616

TEMYİZ İSTEMİNDE BULUNANLAR: 1- (DAVACI)...
VEKİLİ : Av. ...

2- (DAVALI) ... Üniversitesi
VEKİLLERİ : Av. ..., Av. ...

İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, taraflarca temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Karabük Üniversitesinde öğretim üyesi olarak görev yapmakta iken 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile kamu görevinden çıkarılarak Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu kararı ile görevine iade edilen ve Kastamonu Üniversitesi Orman Fakültesi Orman Endüstrisi Mühendisliği Bölümünde öğretim üyesi (doçent doktor) olarak görev yapan davacı tarafından, kamu görevinden ihraç edildiği 01/09/2016 ile görevine iade edildiği 08/07/2019 tarihleri arasında uğranıldığı ileri sürülen maaş ödemelerine ilişkin faiz alacağı yönünden şimdilik 1.000,00.-TL (15/01/2021 tarihli miktar artırırm dilekçesiyle 16.381,89.-TL'ye çıkarılmıştır.), ek ders ücreti yönünden şimdilik 500,00-TL, (15/01/2021 tarihli miktar artırım dilekçesiyle 35.910,52.-TL'ye çıkarılmıştır.), akademik teşvik alacağı yönünden şimdilik 100,00-TL(15/01/2021 tarihli miktar artırım dilekçesiyle 19.809,33.-TL'ye çıkarılmıştır.), geliştirme ödeneği yönünden şimdilik 100,00-TL (15/01/2021 tarihli miktar artırım dilekçesiyle 24.798,72-TL'ye çıkarılmıştır.), idari görev ödeneği yönünden şimdilik 100,00-TL (15/01/2021 tarihli miktar artırım dilekçesiyle 5.118,59-TL'ye çıkarılmıştır.) ile kamu görevinden ihraç edilmeden önce yürütmekte olduğu ... sayılı proje kapsamında hak kazandığı proje teşvik ikramiyesi olan 22.500,00.-TL, aynı proje kapsamında proje yürütücüsü görevi çerçevesinde Viyana'da katıldığı konferans nedeniyle ödenmeyen geçici görev yoluğu olan 4.452.31-TL, görevinden ihraç edilmeden önce yürütmekte olduğu ... ayılı proje kapsamında hak kazandığı proje teşvik ikramiyesi olan 30.000.00.-TL olmak üzere toplam 58.752,31.-TL (15/01/2021 tarihli miktar artırım dilekçesiyle 132.019,07.-TL'ye çıkarılmıştır.) maddi tazminat ile görevinden ihraç edilmesi nedeniyle uğranıldığı ileri sürülen manevi zararların karşılığı olarak 200.000,00-TL manevi tazminatın; maddi zararlarının hak kazandığı her bir aya ilişkin ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle; manevi tazminatın ise; kamu görevinden ihraç edildiği 01/09/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı idareden tahsiline karar verilmesi istenilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; davacıya ödenen maaş alacaklarının ödenmeyen faizinin ödenmesi telebi yönünden; davacıya ödenecek mali ve sosyal hakların geç ödenmesi nedeniyle oluşan değer kaybı niteliğinde olan yasal faizin mali ve sosyal hak olarak değerlendirilmesi gerektiği, asıl alacağa bağlı fer'i nitelikteki hak olan faiz talebinin Kanun'da belirtilen anlamda bir tazminat olarak değerlendirilemeyeceği, kamu görevinden çıkarılıp sonra iade edilen davacının, bu süreçte alması gereken maaşlarına kendisinden kaynaklanmayan nedenlerle geç kavuştuğu, paranın değerinde meydana gelen aşınma nedeniyle mağdur olduğu gibi parasını kullanma, tasarruf ederek veya yatırıma dönüştürerek gelirinden yararlanma imkanın da mahrum kaldığı ve davacının mali haklarının, geç ödemenin bir karşılığı olarak, davacı kamu görevinden ihraç edilmemiş olsaydı ödenmesi gereken tarihlerden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesi gerektiği, davacının kamu görevinden çıkarıldığı döneme ilişkin olarak davacıya ödenen maaş alacaklarının ödenmeyen faizinin tespiti edilmesi amacıyla, Mahkemenin 15/09/2020 tarihli ara kararı ile davacının kamu görevinden çıkarıldığı 01/09/2016 tarih ile görevine iade edildiği 08/07/2019 tarihleri arasındaki dönem için davacıya ödenen maaş ödemelerinin yapılması gereken tarihten fiilen ödemenin yapıldığı tarih arasında işleyecek yasal faizini gösterir hesap tablosunun istenildiği, Mahkeme kayıtlarına 15/10/2020 tarihinde giren davalı idare yazısı ekinde anılan dönem için ödenen maaş ödemelerinin yapılması gereken tarihten fiilen ödemenin yapıldığı tarih arasındaki yasal faizin 16.381,89-TL olarak bildirildiği, davacı tarafından 15/01/2021 tarihli dilekçe ile bu alacak kalemi yönünden 1.000,00-TL olan talebini bir defaya mahsus olarak 16.381,89-TL-TL'ye artırmak suretiyle davayı ıslah ettiği, davanın, ödenen maaş alacaklarının ödenmeyen faizinin ödenmesi telebi yönünden davacıya ödenmeyen toplam 16.381,89-TL yasal fazin davalı idarece davacıya ödenmesi gerektiği; ek ders ücreti ödenmesi istemi yönünden; öğretim elemanlarına vermekle yükümlü bulundukları mecburi ders saati haricinde isteğe bağlı ek dersler ile diğer faaliyetlerin fiilen yapılması halinde ek ders ücretinin ödenebileceği, talep konusu dönemde ise davacının görevde olmadığı, dolayısıyla söz konusu ek ders ile diğer faaliyetleri fiili olarak yapmadığı, idarenin sorumlu olduğu maddi zararın hesaplanmasında, tespiti mümkün olan kesin, belli ve gerçek zararlar dışında ihtimale dayalı zarar taleplerinin ise karşılanamayacağı; akademik teşvik ücreti istemi yönünden; üniversite bünyesinde görev yapan akademisyenlere verilecek olan akademik teşvikin her bir takvim yılı için, bir önceki yıl bilim, teknoloji ve sanata katkı sağlayıcı nitelikte yurt içinde veya yurt dışında sonuçlandırılan proje, araştırma, yayın, tasarım, sergi, patent ile çalışmalarına yapılan atıflar, bilim kurulu bulunan uluslararası düzeydeki toplantılarda tebliğ sunma ve almış olduğu akademik ödüller esas alınarak ve üniversitedeki akademisyenlerin unvanları da dikkate alınmak suretiyle yapılacak hesaplama doğrultusunda verileceği, davacının, kamu görevinden çıkarıldığı dönem itibariyle herhangi bir bilim, teknoloji ve sanata katkı sağlayıcı nitelikte yurt içinde veya yurt dışında sonuçlandırılan proje, araştırma, yayın, tasarım, sergi, patent ile çalışmalarının bulunmadığı, kamu görevinden çıkarılması nedeniyle yarım kalmış bir çalışmasının da olmadığı dikkate alındığında, davacıya akademik teşvik ödeneği ödenmesini gerektirecek herhangi bir durumun olmadığı; geliştirme ödeneği istemi yönünden; yükseköğretim kurumlarına göre sosyo-ekonomik açıdan daha az gelişmiş yerlerde öğretim yapan ve/veya yeterli sayıda öğretim elemanı sağlanamayan yükseköğretim kurumları ile bunların bölümlerinde görevli öğretim elemanlarına; almakta oldukları aylık gösterge ve ek gösterge toplamının 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu uyarınca belirlenen aylık katsayı ile çarpımı sonucu bulunacak miktarın beş katına kadar geliştirme ödeneği ödenebileceği, geliştirme ödeneğinin ödenmesi şartlarını düzenleyen ilgili Bakanlar Kurulu Kararı'nda; geliştirme ödeneğinden yararlanabilmek için fiilen çalışmanın (hükümde sayılan istisnai haler dışında) gerektiği, başka bir anlatımla ilgili yüksek öğretim kurumunda fiilen göreve başlayıp hizmet etmenin gerektiği; idari görev ödeneği istemi yönünden; 2914 sayılı Kanun'un 13. maddesinde düzenlenen idari görev ödeneğinin rektörlere, rektör yardımcılarına, dekanlara, dekan yardımcılarına, enstitü ve yüksekokul müdürlerine, konservatuar müdürleri ile bölüm başkanlarına, enstitü, yüksekokul ve konservatuar müdür yardımcılarına ödeneceğinin düzenlendiği, yürütülen görev gereği yapılması gereken ödeneğin kamu görevinden çıkarıldığı dönemde bu görevlerde bulunmadığı açık olan davacıya yapılmasının mümküm olmadığı, kesin, belli ve gerçek zararlar dışında ihtimale dayalı zarar taleplerinin ise karşılanamayacağı; davacının yürütücüsü olduğu 5140041 sayılı proje nedeniyle proje teşvik ikramiyesi ödenmesi istemi yönünden; Mahkemenin 02/12/2020 tarihli ara karari ile davacının kamu görevinden çıkarılmadan önce yürütmekte olduğu ... sayılı proje için teşvik ikramiyesine hak kazanıp kazanmadığı, anılan ... sayılı proje için proje teşvik ikramiyesine hak kazanılamamış ise hak kazanmama nedenlerinin Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu Başkanlığından açıklanmasının istenilmesi üzerine söz konusu kurum tarafından ara kararına verilen cevapta; davacının proje yürütücüsü olduğu ... sayılı proje için sadece projenin 2. dönemi için teşvik ikramiyesine hak kazandığı ve bu ödemenin davacıya ödendiği, projenin 1. dönemi için dönem raporunun geç gönderilmesi nedeniyle, 3. ve 4. dönem için ise ise proje çalışmalarının başarı ile yürütülmemesi nedenleri ile proje teşvik ikramiyesi ödemesine hak kazanmadığının bildirildiği, davacının yürütücüsü olduğu söz konusu proje için, proje teşvik ikramiyesine hak kazanamadığı, iş bu proje bakımından kamu görevinden çıkarılması nedeniyle uğradığı bir zararının bulunmadığı, proje teşvik ikramiyelerinin ödenmemesinin, Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu tarafından bu yönde tesis edilen işlemler olduğu; davacının görevinden ihraç edilmeden önce yürütmekte olduğu ... sayılı proje nedeniyle proje teşvik ikramiyesi ile aynı proje kapsamında Viyana'da katıldığı konferans nedeniyle ödenmeyen geçici görev yoluğuna ilişkin istemi yönünden; davacı tarafından 15/01/2021 tarihli ıslah dilekçesinde; kamu görevinden ihraç edilmeden önce yürütmekte olduğu ... sayılı proje kapsamında hak kazandığı proje teşvik ikramiyesi olan 22.500,00-TL ile proje yürütücüsü görevi çerçevesinde Viyana’da katıldığı konferansa ilişkin olarak geçici görev yoluğu olan 4.452,31 TL'nin dava tarihinden sonra ödendiği belirtilerek bu kısım yönünden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi talep edildiği; manevi tazminat istemi yönünden; davacının KHK ile görevine son verilmesi ve devamında OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonu kararı neticesinde görevine tekrar dönmesi karşısında, idareye yüklenebilecek herhangi bir kusur bulunmadığı, ilgili Kanun'la bu konuda tazminat istenemeyeceğinin hükme bağlandığı gerekçesiyle; davacıya, ödenen maaş alacaklarının ödenmeyen faizinin ödenmesi isteminin kabulüne, söz konusu isteme ilişkin 16.381,89-TL'nin faiz miktarının davalı idarece davacıya ödenmesine, ek ders ücretleri için talep edilen 35.910,52.-TL, akademik teşvik alacağı için talep edilen 19.809,33.-TL, geliştirme ödeneği için talep edilen 24.798,72-TL, idari görev ödeneği için talep edilen 5.118,59-TL ve ... sayılı proje nedeniyle proje teşvik ikramiyesi için talep edilen 30.000,00-TL olmak üzere toplam 115637,16-TL maddi tazminat talebi yönünden davanın reddine, davacının görevinden çıkarılmadan önce yürütmekte olduğu ... sayılı proje için ile talep edilen 22.500,00-TL ile aynı proje kapsamında Viyana'da katıldığı konferansın geçici görev yoluğu için 4.452,31-TL maddi tazminat talebi yönünden konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına, 200.000,00-TL manevi tazminat isteminin reddine karar verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesine göre yapılan inceleme sonucu, İdare Mahkemesi kararının davacıya ödenen maaş alacaklarının ödenmeyen faizinin ödenmesi isteminin kabulüne, ek ders ücretleri için talep edilen 35.910,52.-TL; akademik teşvik alacağı için talep edilen 19.809,33.-TL; 5140041 sayılı proje nedeniyle proje teşvik ikramiyesi için talep edilen 30.000,00-TL olmak üzere maddi tazminat talebinin bu kısımları yönünden davanın reddine, davacının görevinden ihraç edilmeden önce yürütmekte olduğu 1140644 sayılı proje için ile talep edilen 22.500,00-TL ile aynı proje kapsamında Viyana'da katıldığı konferansın geçici görev yoluğu için 4.452,31-TL maddi tazminat talebi yönünden konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına, davacının talep ettiği 200.000,00-TL manevi tazminat isteminin reddine ilişkin kısımları yönünden usul ve hukuka uygun olduğu, kaldırılmasını gerektiren bir neden bulunmadığı, davacı ve davalı idarenin bu kısımlara yönelik istinaf başvurularının yerinde görülmediği; geliştirme ödeneği için talep edilen 24.798,72-TL ve idari görev ödeneği için talep edilen 5.118,59-TL alacaklarının yasal faiziyle ödenmesi isteminin reddine ilişkin kısmına yönelik istinaf başvurusunun incelenmesinden; yükseköğretim kurumlarına göre sosyo-ekonomik açıdan daha az gelişmiş yerlerde öğretim yapan ve/veya yeterli sayıda öğretim elemanı sağlanamayan yükseköğretim kurumları ile bunların bölümlerinde görevli öğretim elemanlarına; almakta oldukları aylık gösterge ve ek gösterge toplamının 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu uyarınca belirlenen aylık katsayı ile çarpımı sonucu bulunacak miktarın beş katına kadar geliştirme ödeneği ödenebileceği, idari görev ödeneğinin rektörlere, rektör yardımcılarına, dekanlara, dekan yardımcılarına, enstitü ve yüksekokul müdürlerine, konservatuar müdürleri ile bölüm başkanlarına, enstitü, yüksekokul ve konservatuar müdür yardımcılarına ödeneceğinin düzenlendiği, geliştirme ödeneğinin ödenmesi şartlarını düzenleyen ilgili Bakanlar Kurulu Kararı'nda; geliştirme ödeneğinden yararlanabilmek için fiilen çalışmanın (hükümde sayılan istisnai haler dışında) gerektiği, başka bir anlatımla ilgili yüksek öğretim kurumunda fiilen göreve başlayıp hizmet etmenin gerektiği, bir öğretim üyesine geliştirme ödeneği ve idare görev ödeneğinin verilebilmesi için görevde olmasının yeterli olduğu, başka bir şartın aranmadığı, davacının, kamu görevinden çıkarma işlemi olmasaydı görevi başında bulunup, başka bir şart da aranmaması sebebiyle geliştirme ödeneği ve idari görev ödeneğini alacak durumda bulunduğundan, göreve iadesi sonrasında da hangi tarihte göreve başladığına bakılmaksızın söz konusu ödeneklerin yukarıda aktarılan mevzuat gereği davacıya ödenmesi gerektiği gerekçesiyle; davalı idarenin ve davacının istinaf başvurularının; davacıya ödenen maaş alacaklarının ödenmeyen faizinin ödenmesi isteminin kabulüne, ek ders ücretleri için talep edilen 35.910,52.-TL, akademik teşvik alacağı için talep edilen 19.809,33.-TL, 5140041 sayılı proje nedeniyle proje teşvik ikramiyesi için talep edilen 30.000,00-TL olmak üzere maddi tazminat talebinin bu kısımları yönünden davanın reddine, davacının görevinden ihraç edilmeden önce yürütmekte olduğu 1140644 sayılı proje için ile talep edilen 22.500,00-TL ile aynı proje kapsamında Viyana'da katıldığı konferansın geçici görev yoluğu için 4.452,31-TL maddi tazminat talebi yönünden konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına, davacının talep ettiği 200.000,00-TL manevi tazminat isteminin reddine ilişkin kısımları yönünden reddine; geliştirme ödeneği için talep edilen 24.798,72-TL, idari görev ödeneği için talep edilen 5.118,59-TL alacaklarının yasal faiziyle ödenmesi isteminin reddine ilişkin kısmına yönelik istinaf başvurusunun kabulüne kararın bu kısmının kaldırılmasına, talep edilen 24.798,72-TL geliştirme ödeneği ile 5.118,59-TL idari görev ödeneğinin ödemesi gereken tarihlerden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ve davacıya ödenmesine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından; temyiz istemine konu kararın; ek ders ücreti, akademik teşvik ödeneği ve kamu görevinden çıkarılmadan önce yürütmekte olduğu ... sayılı proje için teşvik ikramiyesi ile manevi tazminat isteminin reddine ilişkin kısımlarının hukuka aykırı olduğu ve bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
Davalı idare tarafından, temyiz istemine konu kararın; davacıya ödenen maaş alacaklarına işletilecek faiz, geliştirme ödeneği ile idari görev ödeneğinin ödenmesi isteminin kabulüne ilişkin kısımlarının hukuka aykırı olduğu, anılan kısımların bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Taraflarca savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kısmen reddi kısmen kabulü ile temyiz istemine konu kararın kısmen onanması kısmen bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Kastamonu Üniversitesi Orman Fakültesi Orman Endüstrisi Mühendisliği Bölümünde öğretim üyesi (doçent doktor) olarak görev yapan davacının, Karabük Üniversitesinde öğretim üyesi olarak görev yapmakta iken 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile kamu görevinden çıkarıldığı, Olağanüstü Hal İnceleme Komisyonunu kararıyla göreve iade edilip Kastamonu Üniversitesine ataması yapılarak göreve başladığı, kamu görevinden ihraç edildiği 01/09/2016 ile görevine iade edildiği 08/07/2019 tarihleri arasında uğranıldığı ileri sürülen maaş ödemelerine ilişkin faiz alacağı ile aynı dönemde ödenmeyen ek ders ücreti, akademik teşvik alacağı, geliştirme ödeneği, idari görev ödeneği ve kamu görevinden ihraç edilmeden önce yürütmekte olduğu ... sayılı ... sayılı projeler kapsamında hak kazandığı proje teşvik ikramiyesiyle ... sayılı proje kapsamında proje yürütücüsü görevi çerçevesinde Viyana'da katıldığı konferans nedeniyle ödenmeyen geçici görev yoluğunu nedeniyle oluşan maddi zararlarının hak kazandığı her bir aya ilişkin ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle; manevi tazminatın ise kamu görevinden ihraç edildiği 01/09/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı idareden tahsiline karar verilmesi istemiyle görülmekte olan dava açılmıştır.
... İdare Mahkemesince, davacının görevine iade edilmesi üzerine davacıya ödenen maaş alacaklarının ödenmeyen faizinin ödenmesi isteminin kabulüne, davacının görevinden çıkarılmadan önce yürütmekte olduğu ... sayılı proje için ile talep edilen 22.500,00-TL ile aynı proje kapsamında Viyana'da katıldığı konferansın geçici görev yoluğu için 4.452,31-TL maddi tazminat talebi yönünden konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına, diğer kısımlar yönünde davanın reddine karar verilmiş; ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesince anılan kararın geliştirme ödeneği ve idari görev ödeneği ödenmesi isteminin reddine ilişkin kısmına yönelik istinaf başvurusunun kabulüyle bu kısımların kaldırılmasına, geliştirme ödeneği ile idari görev ödeneğinin ödemesi gereken tarihlerden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine, diğer kısımlar yönünden istinaf istemlerinin reddine karar verilmiştir.
Davacı ve davalı idare tarafından temyiz isteminde bulunulmuştur.

İLGİLİ MEVZUAT:
2914 sayılı Yüksek Öğretim Personel Kanunu'nun "Ek ders ücreti" başlıklı 11. maddesinde; "(1) 2547 sayılı Yükseköğretim Kanununun 36 ncı maddesine göre haftalık okutulması mecburi ders yükü saati dışında, kısmi statüde bulunanlar dahil öğretim elamanlarına görev unvanlarına göre Maliye Bakanlığının görüşü üzerine Yükseköğretim Kurulu tarafından belirlenen mecburi ve isteğe bağlı dersler ve diğer faaliyetler için bu ders ve faaliyetlerin haftalık ders programında yer alması ve fiilen yapılması şartıyla en çok yirmi saate kadar, ikinci öğretimde ise en çok on saate kadar ek ders ücreti ödenir. Ders yüklerinin tamamlanmasında öncelikle normal örgün öğretimde verilen ders ve faaliyetler dikkate alınır. (2) Öğretim elemanlarının teorik derslerle yaptırdıkları uygulama, yönettikleri tez, seminer ve doktora çalışmalarının ve ara sınavların ne ölçüde ders yükünden sayılacağı Yükseköğretim Kurulunca belirlenir. Ara sınavlar için Yükseköğretim Kurulunca öğrenci sayısı gözönünde bulundurulmak suretiyle tespit edilecek ders yükü beş saati, diğer faaliyetler için belirlenecek ders yükü ise bir saati geçemez. Teorik dersler dışındaki faaliyetlerin ders yükünün tamamlanmasından sonraki kısmı ek ders ücretinin hesabında dikkate alınır. Ancak mecburi ders yükünün tamamlanmasında ve ek ders ücretinin hesabında, teorik dersler dışındaki faaliyetlerin haftalık en fazla on saatlik kısmı dikkate alınır, kalan kısmı ise maaş karşılığı sayılır. (...)" hükmüne, "İdari görev ödeneği" başlıklı 13. maddesinde; "Almakta oldukları aylık gösterge ve ek gösterge brüt tutarının; Rektörlere %70'i, Rektör Yardımcıları ve Dekanlara %30'u, Dekan Yardımcıları, Enstitü ve Yüksekokul Müdürleri, Konservatuar Müdürleri ile Bölüm Başkanlarına %20'si, Enstitü, Yüksekokul ve Konservatuar Müdür Yardımcılarına %15 'i idari görev ödeneği olarak ayrıca ödenir. Birden fazla idari görevi bulunanlara İdari Görev Ödeneğinden en yüksek olanı verilir." hükmüne, "Akademik teşvik ödeneği" başlıklı Ek 4. maddesinde; "Her bir takvim yılı için, bir önceki yıl, bilim, teknoloji ve sanata katkı sağlayıcı nitelikte yurt içinde veya yurt dışında sonuçlandırılan proje, araştırma, yayın, tasarım, sergi, patent ile çalışmalarına yapılan atıflar, bilim kurulu bulunan uluslararası düzeydeki toplantılarda tebliğ sunma ve almış olduğu akademik ödüller esas alınarak öğretim elemanları için yüz puan üzerinden yıllık akademik teşvik puanı hesaplanır. Akademik teşvik puanı otuz ve üzerinde olanlara, Devlet Memurları Kanununa tabi en yüksek Devlet memuru brüt aylık (ek gösterge dâhil) tutarının; a) Profesör kadrosunda bulunanlar için %100’üne, b) Doçent kadrosunda bulunanlar için %90’ına, c) Doktor Öğretim Üyesi kadrosunda bulunanlar için %80’ine, d) Araştırma Görevlisi kadrosunda bulunanlar için %70’ine, e) Öğretim Görevlisi kadrosunda bulunanlar için %70’ine, aldıkları akademik teşvik puanının yüze bölünmesi suretiyle bulunacak oranın uygulanması suretiyle hesaplanan tutarda akademik teşvik ödeneği verilir. Bu madde uyarınca yapılacak ödeme; bu Kanun uyarınca aylık ödendiği sürece ve kadrolarının bulunduğu yükseköğretim kurumları tarafından şubat ayının on beşinden itibaren on iki ay süreyle her ayın on beşinde yapılır, damga vergisi hariç herhangi bir vergiye tabi tutulmaz. İlgili mevzuatı uyarınca ödenmekte olan zam, tazminat, ödenek, döner sermaye ek ödemesi, ikramiye, ücret ve her ne ad altında olursa olsun yapılan benzeri ödemelerin hesabında dikkate alınmaz. Bilim alanlarının özellikleri ve öğretim elemanlarının unvanlarına göre akademik teşvik puanlarının hesaplanmasında esas alınacak faaliyetlerin ayrıntılı özellikleri ve bu faaliyetlerin puan karşılıkları, akademik teşvik toplam puanının %30’unu geçmemek üzere her bir akademik faaliyet türünün toplam puanının hesaplanmasındaki ağırlıkları, akademik teşvik puanının hesaplanmasına ilişkin usul ve esaslar ile bu hesaplamaları yapacak komisyonun oluşumu ile diğer hususlar Cumhurbaşkanı tarafından yürürlüğe konulan yönetmelikle belirlenir. Bu madde hükümleri, Türk Silahlı Kuvvetleri kadrolarında bulunan öğretim elemanları hakkında da uygulanır." hükmüne; ''Geliştirme Ödeneği'' başlıklı 14. maddesinde; ''Diğer yükseköğretim kurumlarına göre sosyo-ekonomik açıdan daha az gelişmiş yerlerde öğretim yapan ve/veya yeterli sayıda öğretim elemanı sağlanamayan yükseköğretim kurumları ile bunların bölümlerinde görevli öğretim elemanlarına; almakta oldukları aylık gösterge ve ek gösterge toplamının 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu uyarınca belirlenen aylık katsayı ile çarpımı sonucu bulunacak miktarın beş katına kadar geliştirme ödeneği ödenebilir. Geliştirme ödeneği verilecek yükseköğretim kurumları, ödeneğin verilmesine ilişkin usul ve esaslar ile oran veya miktarları, bu ödenekten yararlanma süresi ile yararlanamayacak olanlar ve diğer hususlar Yükseköğretim Kurulu ile Milli Eğitim Bakanlığının görüşü ve Maliye Bakanlığının teklifi üzerine Bakanlar Kurulu Kararı ile tespit edilir. Bu ödenek damga vergisi hariç herhangi bir vergi ve kesintiye tabi tutulmaz.'' hükmüne yer verilmiştir.
278 sayılı Türkiye Bilimsel ve Teknik Araştırma Kurumu Kurulması Hakkında Kanunun 16.maddesinde, "Kurum tarafından yürütülen dış destekli projelere ilişkin faturalı olarak veya ön ödeme alınması suretiyle tahsil edilen tutarlar, Kurum bütçesine gelir ve ödenek kaydedilir. Kaydedilen bu tutarlar ile Kurum tarafından desteklenen araştırma ve geliştirme projeleri ile diğer projeler için tahsis edilen kaynaklardan Kurumun uygun göreceği projelere ilişkin tutarlar, Kurum bütçesine gider kaydedilmek suretiyle proje yürütücüsü kamu kurum ve kuruluşları (bu Kanunun 2 nci maddesinin (c) bendi gereği kurulan merkez ve enstitüler dâhil) ile gerçek ve tüzel kişilerin hesaplarına aktarılır. Bu şekilde kaynak aktarılan proje yürütücüsünün 10/12/2003 tarihli ve 5018 sayılı Kamu Malî Yönetimi ve Kontrol Kanununa ekli (I) ve (II) sayılı cetvellerde yer alan kamu idareleri ve bu idarelerde görevli kişilerden olması halinde, aktarılan tutarlar ilgili idarelerin bütçelerine gelir kaydedilmeksizin açılacak özel hesaplarda izlenir. Bu kapsamda yapılan harcamalar 5018 sayılı Kanuna göre denetlenir. Kurum tarafından desteklenen projelerde, proje süresiyle sınırlı olmak kaydıyla proje kapsamında ve projeye ilişkin hizmetlerde görev alan kamu kurum veya kuruluşlarının kadro veya pozisyonlarında bulunanlara, kadro veya pozisyonlarına bağlı olarak bir ayda ödenmekte olan tutarın yüzde 75'ini geçmemek kaydıyla proje sözleşmesinde belirlenen tutarlar üzerinden proje teşvik ikramiyesi ödenebilir. Bu ödeme, bir kişinin aynı anda birden fazla projede yürütücü olarak görevli olması durumunda en fazla iki, araştırmacı ve diğer personel olması durumunda ise en fazla dört proje için yapılır ve buna ilişkin esas ve usuller Bilim Kurulu tarafından belirlenir. Bu projelerde görev alan diğer proje personeline ve hizmetinden yararlanılacak diğer kişilere proje sözleşmesinde belirlenen tutarlar üzerinden ücret ödenir." hükmüne yer verilmiştir.
27/06/2018 tarih ve 30461 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Akademik Teşvik Ödeneği Yönetmeliği'nin "Amaç ve kapsam" başlıklı 1. maddesinde; " (1) Bu Yönetmeliğin amacı; Devlet yükseköğretim kurumları kadrolarında bulunan öğretim elemanlarına yapılacak olan akademik teşvik ödeneğinin uygulanmasına yönelik olarak, bilim alanlarının özellikleri ve öğretim elemanlarının unvanlarına göre akademik teşvik puanlarının hesaplanmasında esas alınacak faaliyetlerin ayrıntılı özellikleri ve bu faaliyetlerin puan karşılıkları, akademik teşvik toplam puanının %30’unu geçmemek üzere her bir akademik faaliyet türünün toplam puanın hesaplanmasındaki ağırlıkları, akademik teşvik puanının hesaplanmasına ilişkin usul ve esaslar ve bu hesaplamaları yapacak komisyonun oluşumu ile diğer hususları belirlemektir." kuralı; "Akademik teşvik ödeneğinin hesaplanması" başlıklı 8. maddesinde;" (1) Akademik teşvik ödemesi, en yüksek Devlet memuru brüt aylık tutarının; profesör kadrosunda bulunanlar için %100’üne, doçent kadrosunda bulunanlar için %90’ına, doktor öğretim üyesi kadrosunda bulunanlar için %80’ine, araştırma görevlisi ve öğretim görevlisi kadrolarında bulunanlar için %70’ine, akademik teşvik puanının yüze bölünmesiyle bulunacak oranın uygulanması suretiyle hesaplanır [Akademik teşvik ödemesi tutarı = en yüksek Devlet memuru brüt aylığı x akademik kadro unvanlarına göre belirlenmiş olan oran x (akademik teşvik puanı/100)].
(2) Akademik teşvik puanı, bu Yönetmeliğin ekinde yer alan Faaliyet Hesaplama Tablosu esas alınarak aşağıdaki şekilde hesaplanır (Tablo 4).
a) Öncelikle her bir akademik faaliyet türünün puanı hesaplanır. Bu hesaplama, öğretim elemanının her bir faaliyet türü için tanımlanan faaliyetlerden dolayı almış olduğu oranların toplamı ile her bir akademik faaliyet türü için belirlenmiş olan puanın çarpılması sonucu elde edilir [Akademik faaliyet türü puanı = faaliyet oranları toplamı x akademik faaliyet türü için belirlenmiş olan puan].
b) Her bir akademik faaliyet türünden elde edilen puanların toplanmasıyla akademik teşvik ödemesine esas akademik teşvik puanı hesaplanır.
(3) Öğretim elemanının her bir faaliyet türünden topladığı faaliyet puanı akademik faaliyet türü için belirlenmiş olan puanı, akademik teşvik puanı (toplam faaliyet puanı) ise yüz puanı geçemez.
(4) Çok isimli yayın (makale, derleme, kitap veya kitap bölümü), tebliğ ve patent için oranlar belirlenirken faaliyetteki kişi sayısına göre farklı değerler alan aşağıdaki tablodaki (k) katsayısı esas alınır ." kuralı yer almaktadır.
19/04/2005 tarih ve 25791 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 2005/8681 saylı Geliştirme Ödeneği Ödenmesine İlişkin Bakanlar Kurulu Kararı'nın 6. maddesinde; ''Geliştirme ödeneğinden yararlanabilmek için görevin ilgili yükseköğretim kurumlarında fiilen çalışması şarttır. Ancak; a) Yıllık izin süresince, b) Bir takvim yılında toplam 15 günü aşmayan mazeret izni süresince, c) Hastalık izni kullanılması, tedavi kurum ve kuruluşlarında yatmak suretiyle tedavi görülmesi ve 6245 sayılı Harcırah Kanunu'nun 20 inci maddesine göre refakatçi izni verilmesi hallerinde, d) 2547 sayılı Kanun'un 39 uncu maddesi ile mevzuatı uyarınca yurt içi veya yurtdışı geçici görevlendirme sebebiyle ayrılmalarda 15 güne kadar olan süreler için,fiilen çalışma şartı aranmaz.'' hükmü yer almaktadır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
DAVALI İDARENİN TEMYİZ BAŞVURUSU YÖNÜNDEN YAPILAN İNCELEME:
Davacıya ödenen maaş alacakları için ödenmeyen toplam 16.381,89-TL yasal faiz ve 24.798,72-TL geliştirme ödeneği istemi yönünden;
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen kararın; davacıya ödenen maaş alacakları için ödenmeyen toplam 16.381,89-TL yasal faiz ile 24.798,72-TL geliştirme ödeneğinin ödenmesi isteminin kabulüne ilişkin kısmı usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
İdari görev ödeneği kapsamında talep edilen 5.118,59-TL için yapılan inceleme:
2914 sayılı Yüksek Öğretim Personel Kanunu'nun 13. maddesi uyarınca almakta oldukları aylık gösterge ve ek gösterge brüt tutarının; Rektörlere %70'i, Rektör Yardımcıları ve Dekanlara %30'u, Dekan Yardımcıları, Enstitü ve Yüksekokul Müdürleri, Konservatuar Müdürleri ile Bölüm Başkanlarına %20'si, Enstitü, Yüksekokul ve Konservatuar Müdür Yardımcılarına %15 'i idari görev ödeneği olarak ayrıca ödenecektir.
Mahkemece, 15/09/2020 tarihli verilen Ara Kararıyla davalı idareden, davacının kamu görevinden çıkarıldığı 01/09/2016 tarih ile görevine iade edildiği 08/07/2019 tarih arasındaki dönem için davacıya ödenmesi gereken idari görev ödeneğinin ne kadar olduğunun sorulduğu, Ara karar gereği dosyaya sunulan cevabi yazıda; davacının kamu görevinden çıkarılmadan 2547 sayılı Kanunun 21. maddesi gereğince 15/07/2015 tarihinden itibaren üç yıllığına Orman Endüstrisi Bölüm Başkanlığına atandığı, dolayısıyla davacının kamu görevinden çıkarıldığı 01/09/2016 tarihine kadar 13,5 ay Bölüm Başkanlığı görevinde bulunduğu, görevine iade edildiği tarihe kadar anılan görevine devam etmiş olsaydı davacıya 5.118,59 TL’nin ödeneceğinin bildirildiği görülmektedir.
Uyuşmazlıkta; davacının kamu görevinden çıkarılmamış olsaydı 15/07/2015 ila 15/07/2018 tarihleri arasında Orman Endüstri Bölüm Başkanlığı görevini yürüteceği tartışmasız olup; üç yıllık görev süresi dolduktan sonra anılan idari görevine devam edip etmeyeceğinin belirsiz olduğu, bu haliyle; 15/07/2018 tarihine kadarki döneme ilişkin idari görev ödeneğinin davacıya ödenmesi gerektiği, 15/07/2018 tarihi ile görevine iade edildiği 08/07/2019 tarih arasındaki dönem için idari görev ödeneği ödenmesinin hukuken mümkün olmadığı değerlendirilmektedir.
Bu itibarla; davacı tarafından talep edilen 5.118,59 TL idari görev ödeneğinin 3.042,07 TL'lik kısmının (2016 Ağustos ila Temmuz 2018 dönemi için her bir ay için ödenmesi gereken miktara hak ediş tarihlerinden itibaren işleyecek yasal faizle birlikte) kabulüne; fazlaya ilişkin kısmının ödenmesi isteminin reddine karar verilmesi gerekmektedir.
Bu durumda; temyize konu kararın, idari görev ödeneğine dair 3.042,07 TL'lik kısmının kabul edilmesinde hukuka aykırılık; 2.076,52 TL'lik kısmının kabul edilmesinde hukuka uyarlık bulunmamaktadır.

DAVACININ TEMYİZ İSTEMİ YÖNÜNDEN YAPILAN İNCELEME: Akademik Teşvik Ödeneği kapsamında talep edilen 19.809,33-TL yönünden yapılan inceleme:
6100 sayılı Kanunun "Taleple bağlılık ilkesi" başlıklı 26. maddesinde, "Hâkim, tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır; ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Duruma göre, talep sonucundan daha azına karar verebilir. Hâkimin, tarafların talebiyle bağlı olmadığına ilişkin kanun hükümleri saklıdır. " hükmüne yer verilmiştir.
Buna göre, davacının dava açarken Mahkemeden hüküm altına alınmasını talep ettiği istem sonucuyla bağlı kalınarak, her bir istem sonucu hakkında karar vermek medeni ve idari yargılama hukukuna hakim olan ilkelerden olan taleple bağlılık ilkesinin bir gereğidir.
Davacı tarafından dava dilekçesinde, kamu görevinden çıkarıldığı tarihten önce akademik teşvik ödeneğine hak kazandığı, oniki aylık dönemler halinde ödenmekte olan ve ilk ödemesi Mart 2016 dönem maaş bordrosunda yer almak suretiyle yapılan akademik teşvik ödemelerinin; Mart 2016 döneminde 286,67 TL, Nisan 2016 döneminde 286,67 TL, Mayıs 2016 döneminde 286,67 TL, Haziran 2016 döneminde 286,67 TL, Temmuz 2016 döneminde 301,01 TL olarak yapıldığı, akademik teşvik ödemesinin 01/09/2016 tarihinden itibaren ödenmediği, aylık dönem halinde yapılacak ödemenin Mart 2017 dönemine kadar devam etmesi gerekmekte iken kamu görevinden çıkarılması nedeniyle akademik teşvik ödemelerinin yapılmadığı ileri sürülmekte olup; davalı idarece, davacının görevine iade edilmesinden sonra tarafına yapılan ödemeler kapsamında 2016 Aralık dönemine kadarki akademik teşvik ödeneğinin ödendiği ifade edilmektedir.
Uyuşmazlıkta; davalı idarece sunulan maaş bordrolarının incelenmesi neticesinde en son Aralık 2016 dönemi için ödeme yapıldığı, 2017 yılı Ocak, Şubat ve Mart dönemine ilişkin ödemelerin yapılmadığı, Mahkemece verilen 15/09/2020 tarihli Ara Karar gereği davalı idarece sunulan bilgi ve belgelerden 2017 Ocak dönemi için 549,45 TL; 2017 Şubat dönemi için 549,45 TL ve 2017 Mart dönemi için 549,45 TL akademik teşvik ödeneğine hak kazandığı görülmekte olup; taleple bağlılık ilkesi gereği, dava dilekçesinde aylık dönem halinde yapılacak ödemenin Mart 2017 dönemine kadar talep edildiğinden anılan döneme ilişkin toplam 1.648,35 TL'lik kısmının ödenmesi isteminin (her bir ay için ödenmesi gereken miktara hak ediş tarihlerinden itibaren işleyecek yasal faizle birlikte) kabulü gerekmektedir.
Bu itibarla; temyize konu kararın, 2017 yılı Ocak, Şubat ve Mart dönemine ilişkin ödenmesi gereken toplam 1.648,35 TL akademik teşvik ödeneği ödenmesi isteminin kabulüne ilişkin kısmında hukuka aykırılık; fazlaya ilişkin kısmının ödenmesi isteminin kabulüne ilişkin kısmında hukuki isabet bulunmamaktadır.
Ek ders ücreti kapsamında talep edilen 35.910,52-TL yönünden yapılan inceleme:
2914 sayılı Yükseköğrenim Personel Kanunu'nun "Ek ders ücreti" başlıklı 11. maddesinin 1. fıkrasında; 2547 Sayılı Yükseköğretim Kanununun 36 ncı maddesine göre haftalık okutulması mecburi ders yükü saati dışında, kısmi statüde bulunanlar dahil öğretim elamanlarına görev unvanlarına göre Maliye Bakanlığının görüşü üzerine Yükseköğretim Kurulu tarafından belirlenen mecburi ve isteğe bağlı dersler ve diğer faaliyetler için bu ders ve faaliyetlerin haftalık ders programında yer alması ve fiilen yapılması şartıyla en çok yirmi saate kadar, ikinci öğretimde ise en çok on saate kadar ek ders ücreti ödeneceği kuralı uyarınca, ders ve faaliyetlerin haftalık ders programında yer alması ve fiilen yapılması şartıyla en çok yirmi saate kadar, ikinci öğretimde ise en çok on saate kadar ek ders ücreti ödenebileceği anlaşılmaktadır.
... Bölge İdare Mahkemesi Başkanlar Kurulunun...tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla konuya ilişkin olarak farklı Bölge İdare Mahkemesi kararları bulunması nedeniyle, Bölge İdare Mahkemesi kararları arasındaki aykırılığın giderilmesi için yaptığı başvuru üzerine verilen Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 08/10/2024 tarih ve E:2024/21, K:2024/45 sayılı kararıyla "...öğretmen olarak görev yapan davacıların olağanüstü hal kararnameleri ile kamu görevinden çıkarıldığı; ilgililerin, ya Olağanüstü Hal Komisyonunca yapılan incelemeler sonucunda verilen kabul kararları ile ya da idarenin kendi yaptığı değerlendirmeler sonucunda 697 sayılı KHK aracılığıyla görevlerine iade edildiği anlaşılmaktadır.
Davacılar tarafından bu suretle, hukuka aykırı olduğu tespit edilen meslekten çıkarma işlemlerinden dolayı yoksun kaldıkları ek ders ücretlerinin tazmin edilmesi istenilmektedir.
Bu aşamada, "mülkiyet hakkı" kavramına da değinilmesi gerekmektedir. Anayasanın 35. maddesinde düzenlenen mülkiyet hakkı, sadece taşınmaz/gayrimenkul ve taşınırlar/menkul mallar üzerindeki mülkiyet veya intifa gibi diğer ayni haklar ile fikri ürünler üzerinde kurulan fikri mülkiyet gibi mutlak hakları kapsamamaktadır; aynı zamanda, alacak haklarını, sosyal güvenlik pozisyonlarından kaynaklanan talep hakları gibi şahsi/nisbi hakları da kapsamaktadır. Mülkten yoksun bırakma ve mülkiyetin düzenlenmesi, mülkiyet hakkına müdahalenin özel biçimlerini oluşturmaktadır.
OHAL KHK’larıyla doğrudan kamu görevinden, meslekten veya görev yapılan teşkilattan çıkarılan ya da ilişiği kesilen kişilerin, anılan işlemlerin hukuka aykırılığı tespit edilerek görevlerine iade edilmeleri durumunda, hukuka aykırı bir şekilde kamu görevinden çıkarılarak mali ve sosyal haklardan mahrum edilmeleriyle birlikte mülkiyet haklarına da sınırlama getirildiğinin kabulü gerekmektedir.
Hukuk devletinde idare, hukuka aykırı olarak tesis ettiği işlemlerin sebep olduğu ihlalleri giderme yükümlülüğü altındadır; bu yükümlülük nedeniyle idarenin, ilgili hakkında, hukuka aykırı işlem tesis edilmemiş olsaydı kişi hangi durumda olacaksa onu mümkün olduğunca en yakın konuma getirmek amacıyla ilgili işlemleri tesis etmesi gerekmektedir. Hukuka aykırı olduğu tespit edilen işlemler ile ilgililerin, mülkiyet haklarına yönelik getirilen sınırlama nedeniyle oluşan mağduriyetin tam olarak giderildiğinden söz edilebilmesi için hukuka aykırı işlem tesis edilmemiş olsaydı kamu görevinden çıkarılan kişilerin, anılan döneme ilişkin mali, sosyal ve özlük haklarının tazmin edilmesi gerekmektedir.
Kararın "ilgili mevzuat" başlığı altında "ek ders" konusuna ilişkin aktarılan mevzuat hükümleri uyarınca, her ne kadar, ek ders ücreti ödemesinin yapılabilmesi için "fiilen çalışma şartı" getirilmiş olsa da aykırılığın giderilmesine konu edilen dosyaların davacıları, kendi iradeleri dışında, "fiilen çalışma şartı"nı yerine getirememişlerdir yani görevden ihraç edildikleri dönemde ilgililer çalışmak isteseler bile fiilen anılan görevi yerine getirmeleri mümkün değildir.
OHAL KHK’larıyla doğrudan kamu görevinden, meslekten veya görev yapılan teşkilattan çıkarılan ya da ilişiği kesilen ilgililer hakkında tesis edilen işlemlerin hukuka aykırılığı her ne kadar yargı makamlarınca verilen iptal kararlarıyla tespit edilmemiş ise de, gerek 7075 sayılı Kanun hükümleri çerçevesinde kurulan komisyonlar tarafından verilen kabul kararlarının, gerek idarenin kendi yaptığı incelemeler neticesinde işlemin hukuka aykırı olduğunu tespit ederek göreve iade yolunda 697 sayılı KHK'nın 2.maddesinde yaptığı düzenlemenin iptal kararlarının etkisine benzer sonuçlar doğurması gerektiği sonucuna varılmaktadır. Nitekim 7075 sayılı Kanunun 10. maddesinde de, 697 sayılı KHK'nın 2. maddesinde düzenlenen iade hükümlerinde de, tıpkı iptal kararları gibi, ilgililer bakımından kamu görevinden çıkarma işlemlerinin tüm hüküm ve sonuçlarının ortadan kalkacağı kurala bağlanmıştır.
Dolayısıyla, hukuka aykırılığı anılan kararlar ile saptanan işlemler nedeniyle, ek ders görevini fiilen yerine getiremediği açık olan ilgililerin, bu işlemler sonucu uğradığı zararların Anayasanın 125. maddesi uyarınca davalı idarece tazmini gerekmektedir.
Bu nedenle, ilgililerin “fiilen” çalışamaması hukuka aykırı bulunan işlemlerden kaynaklandığından ve ek ders ücreti ödemesi de davacıların yoksun kaldığı parasal hak kalemlerinden birisi olduğundan, yukarıda aktarılan anayasal hükümler ve idare hukuku ilkeleri çerçevesinde ek ders ücretlerinin idare tarafından tazminen ödenmesi gerekmektedir." gerekçesiyle aykırılığın, görevine OHAL Komisyon kararı veya KHK hükümleri kapsamında iade olunan öğretmenlerin kamu görevinden çıkarıldıkları döneme ilişkin ek ders ücretlerinin yasal faiziyle birlikte ödenmesi gerektiği yolunda giderilmesine karar verilmiştir.
Yukarıda gerekçesine yer verilen Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 08/10/2024 tarih ve E:2024/21, K:2024/45 sayılı kararı uyarınca, hukuka aykırılığı OHAL Komisyon kararı ile saptanan işlem nedeniyle, ek ders görevini fiilen yerine getiremediği açık olan davacının, bu işlem sonucu uğradığı zararların Anayasanın 125. maddesi uyarınca davalı idarece tazmini gerektiği, fiilen çalışamaması hukuka aykırı bulunan işlemlerden kaynaklandığından ve ek ders ücreti ödemesi de davacının yoksun kaldığı parasal hak kalemlerinden birisi olduğundan ek ders ücretlerinin ödenmemesine ilişkin işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Uyuşmazlıkta; Mahkemece verilen 15/09/2020 tarihli Ara Karar gereği davalı idarece sunulan bilgi ve belgelerden davacının kamu görevinden çıkarıldığı 01/09/2016 tarih ile görevine iade edildiği 08/07/2019 tarih arasındaki dönem için davacıya ödenmesi gereken 35.910,52.-TL ek ders ücretinin hakediş tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile ödenmesi isteminin kabulüne karar verilmesi gerekmekte olup; temyize konu kararın anılan kısım yönünden davanın reddine ilişkin kısmında hukuka uyarlık bulunmamaktadır.
... sayılı proje kapsamında talep edilen 30.000.00-TL proje teşvik ikramiyesi yönünden yapılan inceleme: 278 sayılı Türkiye Bilimsel ve Teknik Araştırma Kurumu Kurulması Hakkında Kanunun 16.maddesinde, kurum tarafından desteklenen projelerde, proje süresiyle sınırlı olmak kaydıyla proje kapsamında ve projeye ilişkin hizmetlerde görev alan kamu kurum veya kuruluşlarının kadro veya pozisyonlarında bulunanlara, kadro veya pozisyonlarına bağlı olarak bir ayda ödenmekte olan tutarın yüzde 75'ini geçmemek kaydıyla proje sözleşmesinde belirlenen tutarlar üzerinden proje teşvik ikramiyesi ödenebileceği; kurum tarafından yürütülen dış destekli projelere ilişkin faturalı olarak veya ön ödeme alınması suretiyle tahsil edilen tutarların, Kurum bütçesine gelir ve ödenek kaydedileceği, kaydedilen bu tutarlar ile Kurum tarafından desteklenen araştırma ve geliştirme projeleri ile diğer projeler için tahsis edilen kaynaklardan Kurumun uygun göreceği projelere ilişkin tutarların, Kurum bütçesine gider kaydedilmek suretiyle proje yürütücüsü kamu kurum ve kuruluşları (bu Kanunun 2 nci maddesinin (c) bendi gereği kurulan merkez ve enstitüler dâhil) ile gerçek ve tüzel kişilerin hesaplarına aktarılacağı kurala bağlanmıştır.
Uyuşmazlıkta, Mahkemenin 02/12/2020 tarihli Ara Kararıyla; Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu Başkanlığından, davacının kamu görevinden çıkarılmadan önce yürütmekte olduğu ... sayılı proje için teşvik ikramiyesine hak kazanıp kazanmadığı, anılan ... sayılı proje için proje teşvik ikramiyesine hak kazanılamamış ise hak kazanmama nedenlerinin açıklanmasının istenilmesi üzerine, Ara Kararı gereği verilen cevapta; davacının proje yürütücüsü olduğu ... sayılı proje için sadece projenin 2. dönemi için teşvik ikramiyesine hak kazandığı ve bu ödemenin davacıya ödendiği, projenin 1. dönemi için dönem raporunun geç gönderilmesi nedeniyle, 3. ve 4. dönem için ise ise proje çalışmalarının başarı ile yürütülmemesi nedenleri ile proje teşvik ikramiyesi ödemesine hak kazanmadığının bildirildiği görülmekte ise de; ... sayılı proje kapsamında 3. ve 4. dönem için proje çalışmalarının başarı ile yürütülmemesinin davacının proje kapsamında proje sözleşmesinde belirlenen yükümlülüklerin yerine getirmemesinden mi yoksa kamu görevinden çıkarılması nedeniyle fiilen ve hukuken projeye devam edememesinden mi kaynaklandığı hususunun açıklığa kavuşturulmadığı anlaşılmaktadır.
Zira; davacının kamu görevinden çıkarılması nedeniyle uyuşmazlığa konu proje ile ilgili çalışmalarına devam edemeyerek “fiilen” proje kapsamında çalışamamasından kaynaklı bir başarısızlığın söz konusu olması halinde; bu durumun, hukuka aykırı bulunan işlemden kaynaklandığının kabulü ile bu kapsamda tarafına proje teşvik ikramiyesi adı altında yapılacak ödemelerin hak ediş tarihleri itibarıyla ödenmesi gerekmektedir.
Bir başka ifadeyle; kamu görevinden çıkarılma işleminden bağımsız olarak proje kapsamında ve projeye ilişkin hizmetlerde görev alan ilgililerin proje sözleşmesi çerçevesinde yükümlülüklerinin yerine getirilmemesinden kaynaklı projenin başarısız olması veyahut da projenin amacına ulaşmadığı veya amacından uzaklaştığı gerekçesiyle kurumca projenin iptal edilmesi halinde; oluştuğu ileri sürülen zarara yönelik kamu görevinden çıkarılma işlemiyle illiyet bağı bulunduğundan söz edilemeyeceğinden idarece tazmini gereken zararın bulunmadığı açıktır.
Bu itibarla; Mahkemece, ... sayılı proje kapsamında 3. ve 4. dönem için proje çalışmalarının başarı ile yürütülmemesi gerekçe gösterilerek teşvik ikramiyesi ödenmemesinin, proje kapsamında proje sözleşmesinde belirlenen yükümlülüklerin davacı tarafından yerine getirilmemesinden mi yoksa davacının kamu görevinden çıkarılması nedeniyle fiilen ve hukuken projeye devam edememesinden mi kaynaklandığı hususunun açıklığa kavuşturulması suretiyle yeniden bir karar verilmesi gerekmektedir.
Bu itibarla; anılan kısım yönünden eksik araştırma ve incelmeye dayalı olarak davanın reddine karar verilmesinde hukuki isabet bulunmamaktadır.
Manevi tazminat istemi yönünden yapılan inceleme:
Manevi zarar, kişinin fizik yapısının ve iç huzurunun bozulmasını, yaşama gücünün ve sevincinin azalmasını, kişilik haklarının zedelenmesini, şeref ve haysiyetinin rencide edilmesini, duyulan acı ve ıztırabı, kişinin günlük yaşamını zorlaştıran her türlü üzüntü ve sıkıntıyı ifade etmekte, fiziki veya manevi acılar duyan, ruhsal dengesi bozulan, yaşama sevinci azalan kişinin manevi yönden zarara uğramış olduğu kabul edilmektedir.
Manevi tazminat, mal varlığında meydana gelen bir eksilmeyi karşılamaya yönelik bir tazmin aracı değil, manevi tatmin aracıdır. Olay nedeniyle duyulan elem ve ızdırabı kısmen de olsa hafifletmeyi amaçlar. Belirtilen niteliği gereği iptal edilen her idari işlem nedeniyle manevi tazminat verilemeyeceği gibi verilmesi durumunda takdir edilecek miktarın zenginleşmeye neden olmayacak şekilde belirlenmesi, zarar doğuran işlemin tesis edilmesi nedenine davacının katkısı, işlem öncesi idarenin karşı karşıya olduğu durum ve olayın oluş şeklinin de dikkate alınması gerekir.
İptal edilen her işlem nedeniyle ya da maddi tazminat ödenmesini gerektiren her durumda manevi tazminata hükmetmek ise, manevi tazminatın getiriliş amacını aşan bir sonuç olacaktır. Zira, maddi tazminat sorumluluğu için, kişilerin uğradığı zarar ile kusurlu yürütülen idari faaliyet arasında illiyet bağı bulunması, hatta kimi durumlarda idari faaliyet kusurlandırılmasa bile kusursuz sorumluluk şartlarının oluşmasıyla sadece öznel zarar ile yürütülen kamu hizmeti arasında sebep-sonuç ilişkisinin kurulması yeterli görülmekte iken manevi tazminat bakımından diğer şartlara ek olarak idarenin kusurunun ağırlığına ve zarar doğurucu olayın oluş şekline de bakılmaktadır.
Nitekim; çoğu zaman ödenecek maddi tazminat tutarı, bir takım hesaplama araçları kullanılarak bulunurken manevi tazminat hakimin takdirine göre belirlenmektedir. Demokratik bir yaklaşımla idari faaliyetin neden veya etkisiyle maddi olarak kişisel bir zarara uğrayan bireylerin bu zararlarının ödenmesi ne kadar gerekli ise; her iptal edilen işlem ya da her maddi tazminata konu olan eylem nedeniyle idarenin, ağır kusurunun varlığına veya bireyin ağır bir çöküntü, elem ve üzüntü duyup duymadığına bakılmaksızın manevi tazminata maruz bırakılması o kadar sakıncalıdır.
Kısacası, tam yargı davalarının ve manevi tazminatın belirtilen niteliği gereği takdir edilecek manevi tazminat miktarının, olayın, zararın ve varsa idarenin kusurunun ağırlığını ortaya koyacak, hukuka aykırılığı özendirmeyecek, bir başka ifade ile benzeri olayların bir daha yaşanmaması için caydırıcı ve aynı zamanda cezalandırıcı olacak şekilde belirlenmesi, bununla birlikte olayın meydana geliş şekli, idari faaliyetin niteliği ve idarenin sorumluluk sebebi gözetilerek hakkaniyetli ve makul bir tutarı aşmaması gerekmektedir.
Buna göre; manevi tazminat takdir edilirken, davacı yönünden, manevi tatmin duygusunu sağlamaya yetecek, zarara yol açan idari faaliyet sonucu duyulan elem ve ızdırabın kişi üzerindeki etki ve ağırlığını karşılayacak düzeyde olmasına; davalı yönünden ise, hakkaniyet sınırlarını aşmayan, ölçülü, adil dengeyi sağlayacak ve aşırı mali külfet oluşturmayacak makul bir seviyede olmasına dikkat edilmesi gerektiği açıktır.
Uyuşmazlıkta; davacı tarafından, Kastamonu Üniversitesi Orman Fakültesi Orman Endüstri Mühendisliği Bölümünde öğretim üyesi (doçent doktor) olarak görev yapan davacının, Karabük Üniversitesinde öğretim üyesi olarak görev yapmakta iken 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile kamu görevinden çıkarıldığı, Olağanüstü Hal İnceleme Komisyonunu kararıyla göreve iade edilip Kastamonu Üniversitesine ataması yapılarak göreve başladığı, kamu görevinden çıkarıldığı 01/09/2016 tarihi ile görevine iade edildiği 08/07/2019 tarih arasında yaşadığı manevi zararın tazmini istenilmektedir.
Ülkemizde TSK içindeki Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) mensupları tarafından 15 Temmuz 2016 gecesi darbe teşebbüsünde bulunulmuş, 21/07/2016 tarih ve 29777 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren ve aynı gün TBMM tarafından onaylanan Bakanlar Kurulu kararıyla, ülke genelinde 21/07/2016 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere doksan gün süreyle olağanüstü hâl ilan edilmiş, sonrasında üçer aylık dönemler hâlinde uzatılan olağanüstü hâl 18/07/2018 tarihinde kaldırılmıştır.
Olağanüstü hâl ilanı üzerine terör örgütlerine veya Devletin millî güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna MGK tarafından karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilenlere yönelik KHK'larla meslekten veya kamu görevinden çıkarılmalarına ilişkin tedbir uygulanmıştır.
Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararnamelerin ilgili hükümlerinde öngörülen meslekten veya kamu görevinden çıkarma veya bu hükümlere dayanılarak idari işlem ile kamu hizmetindeki görevine son verme işlemleri; adli suç veya disiplin suçu işlenmesi karşılığında uygulanan yaptırımlardan farklı olarak terör örgütleri ile milli güvenliğe karşı faaliyette bulunduğu kabul edilen diğer yapıların kamu kurum ve kuruluşlarındaki varlığını ortadan kaldırmayı amaçlayan, geçici olmayan ve nihai sonuç doğuran "olağanüstü tedbir" niteliğinde olup yargı içtihatlarının da bu yöndedir. (Danıştay Beşinci Dairesi E:2016/8196, K:2016/4066, 04/10/2016)
"Olağanüstü tedbir" niteliğindeki anılan uygulama, demokratik toplum düzeni açısından gereklilik arz etmesi, durumun ciddiyeti ve müdahalenin aciliyeti gözetilerek, hukuk devletinde demokratik toplum düzeninin korunması amacıyla, kamu görevlisi sıfatını haiz olan ya da kamu hizmeti ifa eden ilgililerin Devlete sadakat yükümlülüğü çerçevesinde ilgili kurum ve kuruluşlarınca yapılan inceleme, tespit ve değerlendirme neticesinde gerçekleşmiş olup; anılan inceleme ve değerlendirmeyi yapan kurum ve kuruluşlarca FETÖ/PDY terör örgütüne olan mensubiyet, üyelik, iltisak, irtibat seviyesindeki ilginin, kişiselleştirme ve somutlaştırma yoluyla kurulması gerektiği tartışmasızdır.
Bu bağlamda; 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile kamu görevinden çıkarılarak Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu kararı ile görevine iade edilen davacı hakkında kamu görevinden çıkarılma yolunda uygulanan tedbirin, davacı açısından kişiselleştirme ve somutlaştırılmasına yönelik idarece gerekli inceleme, araştırma ve değerlendirme süreçlerinin sağlıklı ve nitelikli bir şekilde, ciddi ve somut delillerle desteklenmek suretiyle yürütülüp yürütülmediği hususlarının ayrıca araştırılması suretiyle manevi tazminata hükmedilmesi gerektiği kanaatine ulaşılmıştır.
Bu itibarla; davacı tarafından istenilen manevi tazminat isteminin yukarıda yer alan açıklama doğrultusunda, zarar doğuran işlemin tesis edilmesi nedenine davacının katkısı, işlem öncesi idarenin karşı karşıya olduğu durum ve olayın oluş şeklinin irdelenmesi suretiyle Mahkemece yeniden yapılacak değerlendirme neticesinde karara bağlanması gerekmektedir.
Bu durumda, Mahkemece, davacının terör örgütü ile iltisak ve irtibatı olduğu kanaatine varılmasında; işlem tarihindeki olay ve olgular değerlendirilerek, işlemin kamu yararı amacı dışında kişisel nedenlerle tesis edildiğine dair veri bulunup bulunmadığının, davacı hakkında açılan bir ceza davası bulunmakta ise; ceza yargısı süreci incelenerek veya OHAL Komisyon Raporu değerlendirilerek araştırılması suretiyle manevi tazminat istemi hakkında hüküm kurulması gerektiği sonucuna varıldığından, istemin doğrudan reddine ilişkin Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamıştır.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle,
1\. Temyiz istemlerinin kısmen kabulüne kısmen reddine,
2\. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:... K:... sayılı kararının;
a) Talep edilen idari görev ödeneğinin ... TL'lik kısmı;...TL ek ders ücreti; Akademik Teşvik Ödeneğinin ...TL'lik kısmı; ... sayılı proje kapsamında talep edilen ....-TL proje teşvik ikramiyesi ve manevi tazminat istemine ilişkin kısımlarının BOZULMASINA,
b) Davacıya ödenen maaş alacakları için ödenmeyen toplam ...-TL yasal faiz; ...TL geliştirme ödeneği; 2017 yılı Ocak, Şubat ve Mart dönemine ilişkin ödenmesi gereken ... TL akademik teşvik ödeneği; ... TL idari görev ödeneğine ilişkin kısımlarının ONANMASINA,
3\. Bozulan kısım hakkında yeniden karar verilmek üzere dosyanın anılan Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesine,
4\. Kesin olarak, 15/10/2025 tarihinde, ek ders ücreti ve manevi tazminat istemi yönünden oyçokluğu diğer kısımlar yönünden oybirliği ile karar verildi.


KARŞI OY :
(X)-
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun "Ders Görevi" başlıklı 89. maddesinde; "Her derecedeki eğitim ve öğretim kurumları ile Üniversite ve Akademi (Askeri Akademiler dahil), okul, kurs veya yaygın eğitim yapan kurumlarda ve benzeri kuruluşlarda öğretmen veya öğretim üyesi bulunmaması halinde öğretmenlere, öğretim üyelerine veya diğer memurlara veyahut açıktan atanacaklara ücret ile ek ders görevi verilebilir." düzenlemesine yer verilmiştir.
2914 sayılı Yüksek Öğretim Personel Kanunu'nun "Ek Ders Ücreti" başlıklı 11. maddesinde; "2547 Sayılı Yükseköğretim Kanununun 36 ncı maddesine göre haftalık okutulması mecburi ders yükü saati dışında, kısmi statüde bulunanlar dahil öğretim elamanlarına görev unvanlarına göre Maliye Bakanlığının görüşü üzerine Yükseköğretim Kurulu tarafından belirlenen mecburi ve isteğe bağlı dersler ve diğer faaliyetler için bu ders ve faaliyetlerin haftalık ders programında yer alması ve fiilen yapılması şartıyla en çok yirmi saate kadar, ikinci öğretimde ise en çok on saate kadar ek ders ücreti ödenir. Ders yüklerinin tamamlanmasında öncelikle normal örgün öğretimde verilen ders ve faaliyetler dikkate alınır. Öğretim elemanlarının teorik derslerle yaptırdıkları uygulama, yönettikleri tez, seminer ve doktora çalışmalarının ve ara sınavların ne ölçüde ders yükünden sayılacağı Yükseköğretim Kurulunca belirlenir. Ara sınavlar için Yükseköğretim Kurulunca öğrenci sayısı gözönünde bulundurulmak suretiyle tespit edilecek ders yükü beş saati, diğer faaliyetler için belirlenecek ders yükü ise bir saati geçemez. Teorik dersler dışındaki faaliyetlerin ders yükünün tamamlanmasından sonraki kısmı ek ders ücretinin hesabında dikkate alınır. Ancak mecburi ders yükünün tamamlanmasında ve ek ders ücretinin hesabında, teorik dersler dışındaki faaliyetlerin haftalık en fazla on saatlik kısmı dikkate alınır, kalan kısmı ise maaş karşılığı sayılır. Dersi veren öğretim elemanına her ders için ayrı ayrı olmak üzere yarı yıl ve yıl sonu dönemlerinde her 50 öğrenci için 300 gösterge rakamının Devlet Memurları Kanununa göre aylıklar için belirlenen katsayı ile çarpımı sonucu bulunacak tutarda sınav ücreti ödenir. Öğrenci sayısının hesabında küsurlar tama iblağ edilir ve 500 öğrenciden fazlası dikkate alınmaz. Ara sınavlar ve bütünleme sınavları için sınav ücreti ödenmez. Ek ders ücreti, aşağıdaki göstergelerin Devlet Memurları Kanununa göre aylıklar için belirlenen katsayı ile çarpımından oluşur.(...) " kuralı yer almaktadır.
Yukarıda yer alan düzenlemelerden anlaşıldığı üzere; ders ve faaliyetlerin haftalık ders programında yer alması ve fiilen yapılması şartıyla en çok yirmi saate kadar, ikinci öğretimde ise en çok on saate kadar ek ders ücreti ödenebileceği, davacının kamu görevine devam etmesi durumunda ek ders görevi verilip verilmeyeceğinin kesin olmadığı, ek ders görevinin görev yapılan bölümün personel durumuna ve haftalık ders saatine göre yapılan bir görevlendirme olduğu, ek ders ücreti alınabilmesi için fiilen derse girilmiş olması olmasının zorunlu olduğu hususu göz önünde bulundurulduğunda, davacının ek ders ücretini alamadığını ileri sürdüğü ve ödenmesini talep ettiği dönemde kamu görevinden çıkarılmış olması nedeniyle fiilen görevinin başında bulunmadığı, esasen ek ders verip vermeyeceği belli olmayan davacıya bir an için ders verileceği kabul edilse bile ne kadar ders verileceği bilinmediğinden ödenecek ders ücretinin de hesaplanamayacağı davacının çalışmadığı süre içerisinde ek ders ücretlerinin yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesinin hukuken mümkün olmadığı gerekçesiyle ek ders ücreti kapsamında talep edilen 35.910,52-TL yönünden davanın reddi yolunda verilen Mahkeme kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine dair kararın onanması gerektiği görüşüyle aksi yöndeki çoğunluk kararına katılmıyoruz.


KARŞI OY :
(XX)- Manevi tazminat; kişinin mal varlığında meydana gelen eksilmeyi gidermeye yönelik bir tazmin aracı değil, manevi değerlerinde bir eksilme meydana gelen ve yaşama sevinci ve zevki azalan kişinin manen tatminini sağlamaya yönelik bir tazmin aracıdır. Manevi zararın başka türlü giderim yollarının bulunmayışı veya yetersiz kalışı manevi tazminatın parasal olarak belirlenmesini zorunlu kılmaktadır.
Tam yargı davalarının ve manevi tazminatın belirtilen niteliği gereği takdir edilecek manevi tazminat miktarının, olayın, zararın ve varsa idarenin kusurunun ağırlığını ortaya koyacak, hukuka aykırılığı özendirmeyecek, bununla birlikte olayın meydana geliş şekli, idari faaliyetin niteliği ve idarenin sorumluluk sebebi gözetilerek hakkaniyetli ve makul bir tutarı aşmaması gerekmektedir.
Buna göre; manevi tazminat takdir edilirken, davacı yönünden, manevi tatmin duygusunu sağlamaya yetecek, zarara yol açan idari faaliyet sonucu duyulan elem ve ızdırabın kişi üzerindeki etki ve ağırlığını karşılayacak düzeyde olmasına; davalı yönünden ise, hakkaniyet sınırlarını aşmayan, ölçülü, adil dengeyi sağlayacak ve aşırı mali külfet oluşturmayacak makul bir seviyede olmasına dikkat edilmesi gerektiği açıktır.
İptal edilen her işlem nedeniyle ya da maddi tazminat ödenmesini gerektiren her durumda manevi tazminata hükmetmek ise manevi tazminatın getiriliş amacını aşan bir sonuç olacaktır.
Zira, maddi tazminat sorumluluğu için, kişilerin uğradığı zarar ile kusurlu yürütülen idari faaliyet arasında illiyet bağı bulunması, hatta kimi durumlarda idari faaliyet kusurlandırılmasa bile kusursuz sorumluluk şartlarının oluşmasıyla sadece öznel zarar ile yürütülen kamu hizmeti arasında sebep-sonuç ilişkisinin kurulması yeterli görülmekte iken manevi tazminat bakımından diğer şartlara ek olarak idarenin kusurunun ağırlığına ve zarar doğurucu olayın oluş şekline de bakılmaktadır.
İdari faaliyetin neden veya etkisiyle maddi olarak kişisel bir zarara uğrayan bireylerin bu zararlarının ödenmesi ne kadar gerekli ise; her iptal edilen işlem ya da her maddi tazminata konu olan eylem nedeniyle idarenin ağır kusurunun varlığına veya bireyin ağır bir çöküntü, elem ve üzüntü duyup duymadığına bakılmaksızın manevi tazminata maruz bırakılması o kadar sakıncalıdır.
Yukarıda yer alan açıklamalar ışığında; uyuşmazlıkta manevi tazminata hükmedilebilmesi için gerekli şartların bulunmadığı, bu kısmı yönünden davanın reddi yolunda verilen Mahkeme kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine dair Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği görüşüyle gerekli araştırma ve değerlendirme yapıldıktan sonra Mahkemece manevi tazminata hükmedilip hükmedilmemesine karar verilmesi yolunda oluşan çoğunluk kararına katılmıyorum.


10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim