Danıştay danistay 2024/5360 E. 2024/6233 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Danıştay Kararı
2024/5360
2024/6233
5 Aralık 2024
"İçtihat Metni"
T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2024/5360
Karar No : 2024/6233
TEMYİZ İSTEMİNDE BULUNAN (DAVALI) : ... Bakanlığı
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) :...
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ...İdari Dava Dairesinin ... gün ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Dava; eşya taşımacılığı işi yapan davacı tarafından, K1 yetki belgesinin iptaline ilişkin Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı V. Bölge Müdürlüğü'nün ... tarih ve ... sayılı işleminin iptali istemiyle açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; davacının 16.05.2016 tarihi itibariyle yönetmelikte belirtilen şartları taşıyıp taşımadığının araştırılması ve ona göre işlem tesis edilmesi gerekirken yapılmadığı görülmekle tesis olunan dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi ve Danıştay Aşaması : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... gün ve E:..., K:... sayılı kararıyla; davacının Yönetmeliğin emredici hükmü uyarınca babasının ölüm tarihinden başlamak üzere iki yıl içinde en geç 06.05.2016 tarihine kadar Karayolu Taşıma Yönetmeliği'nin 13. maddesinde belirtilen asgari kapasite şartını yerine getirmediği anlaşıldığından istinaf isteminin kabulüne davanın reddine karar verilmiştir.
Bu kararın temyiz incelemesi sonucu Danıştay 8. Dairesi'nin 12/03/2024 tarih ve E:2019/2726 K:2024/1362 sayılı kararı ile davalı idarenin hatalı işleminin sonucundan kamu hizmetinden faydalananların zarar görmemesi gerektiği, idarenin hatasının davacıya yükletilemeyeceği gerekçesiyle temyiz isteminin kabulüne ... Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Bozma kararı üzerine dosya görevli ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince incelenmiş ve bozma kararına uyulduğu belirtildikten sonra “Başvuruya konu Mahkeme Kararında hukuka aykırılık bulunmadığı” gerekçesiyle istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NIN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Davacının babası ...'ın 06.05.2014 tarihinde vefat ettiği, davacının 27.05.2014 tarihinde babasına ait olan K1 yetki belgesinin el değiştirme suretiyle davacı adına düzenlendiği,... tarih ve ... sayılı işlemle davacıya Karayolu Taşıma Yönetmeliği hükümlerinde öngörülen şartları 2 yıl içerisinde (16.05.2016) tamamlayamaması halinde K1 yetki belgesinin iptal edileceğinin bildirildiği, davacı tarafından yönetmelikte kamyon-kamyonet gibi taşıma işinde kullanılan araçların azami yüklü ağırlıklarının 30 tondan az olmaması şartını sağlamak için ... tarihinde... plakalı aracın davacıya ait yetki belgesine eklenmesinin talep edildiği, davalı idare tarafından davacının 06.05.2016 tarihinde kadar yönetmelikte belirtilen şartları sağlamadığından bahisle dava konusu işlemle davacıya ait K1 yetki belgesinin iptal edilmesi üzerine bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
İLGİLİ MEVZUAT:
Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 36. maddesinin 1. fıkrasında, “Herkes, meşrû vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercîleri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile âdil yargılanma hakkına sahiptir.”
; 141. maddesinin 3. fıkrasında, “Bütün mahkemelerin her türlü kararları gerekçeli olarak yazılır.” kuralları yer almış; 2577 sayılı İdari Yargılama Usûlü Kanunu'nun 24. maddesinin 1. fıkrasının (e) bendinde, kararın dayandığı hukukî sebepler ile gerekçe, kararlarda bulunacak hususlar arasında sayılmıştır.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 46. maddesinin 3. fıkrasında "Bölge İdare Mahkemesi kararını hukuka uygun bulursa istinaf başvurusunun reddine karar verir. Karardaki maddi yanlışlıkların düzeltilmesi mümkün ise gerekli düzeltmeyi yaparak aynı kararı verir" hükmü 4. fıkrasında ise "Bölge İdare Mahkemesi, ilk derece mahkemesi kararını hukuka uygun bulmadığı takdirde istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verir. Bu halde bölge idare mahkemesi işin esası hakkında yeniden bir karar verir..." hükmü bulunmaktadır.
2577 sayılı Kanunun "Kararlarda bulunacak hususlar" başlıklı 24. maddesinin (e) bendinde "Kararın dayanağı hukuki sebepler ile gerekçesi ve hüküm tazminat davalarında hükmedilen tazminatın miktarı"'nın Mahkeme kararında yer alması gerektiği belirtilmiştir.
Yine aynı Kanunun 50. maddesinin 3. bendine göre Bölge İdare Mahkemeleri Danıştayca verilen bozma kararlarına uyabileceği gibi kararında ısrarda edebileceği hüküm altına alınmıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Türk Dil Kurumu gerekçeyi "Mahkeme kararlarının dayandığı kanuni ve hukuki sebepler" olarak tanımlamıştır.
Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin "Âdil Yargılanma hakkı" başlıklı 6. maddesinde, herkesin, gerek medenî hak ve yükümlülükleriyle ilgili nizâlar, gerek cezaî alanda kendisine yöneltilen suçlamalar konusunda karar verecek olan, kanunla kurulmuş bağımsız ve tarafsız bir mahkeme tarafından davasının mâkûl bir süre içinde, hakkaniyete uygun ve açık olarak görülmesini isteme hakkına sahip olduğu belirtilmiş olup, âdil yargılanma hakkının düzenlendiği bu maddede, kanun ile kurulmuş bağımsız ve tarafsız bir mahkeme tarafından davanın görülmesi, davanın mâkûl bir süre içinde sonuçlandırılması, hakkaniyete uygun yargılama ve alenî yargılama ilkelerine açıkça yer verildiği görülmektedir. Hakkaniyete uygun yargılama ilkesi, silahların eşitliği, çekişmeli dava, gerekçeli karar hakkı unsurlarının bir arada mevcut olmasını gerektirmektedir.
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararları çerçevesinde, gerekçeli karar hakkı denetiminin, gerekçenin hukukî olup olmadığı, yeterli ve mâkûl olup olmadığı, gerekçenin öğrenilip öğrenilmediği, tarafların iddialarının karşılanıp karşılanmadığı, gerekçenin mâkûl sürede yazılıp yazılmadığı ilkeleri açısından yapıldığı görülmektedir.
Anayasa Mahkemesi'nin 13/06/2013 tarih ve Başvuru No: 2013/1235 sayılı kararında;
' 23.Anılan kurallar uyarınca, ilke olarak mahkeme kararlarının gerekçeli olması, adil yargılanma hakkının bir gereğidir. Derece mahkemeleri, dava konusu maddi olay ve olguların kanıtlanmasını, delillerin değerlendirilmesini, hukuk kurallarının yorumlanması ve uygulanmasını, uyuşmazlıkla ilgili vardığı sonucu, sonuca varılmasında kullandığı takdir yetkisinin sebeplerini makul bir şekilde gerekçelendirmek zorundadır. Bu gerekçelerin oluşturulmasında açıkça bir keyfilik görüntüsünün olmaması ve makul bir biçimde gerekçe gösterilmesi hâlinde adil yargılanma hakkının ihlalinden söz edilemez.
24.Makul gerekçe; davaya konu olay ve olguların mahkemece nasıl nitelendirildiğini, kurulan hükmün hangi nedenlere ve hukuksal düzenlemelere dayandırıldığını ortaya koyucak, olay ve olgular ile hüküm arasındaki bağlantıyı gösterecek nitelikte olmalıdır. Zira tarafların o dava yönünden, hukuk düzenince hangi nedenle haklı veya haksız görüldüklerini anlayıp değerlendirebilmeleri için ortaya usulüne uygun şekilde oluşturulmuş, hükmün hangi nedenle o içerik ve kapsamda verildiğini gösteren, ifadeleri özenle seçilmiş ve kuşkuya yer vermeyecek açıklıktaki bir gerekçe bölümünün ve buna uyumlu hüküm fıkralarının bulunması zorunludur.
25.Bununla birlikte derece mahkemelerinin, taraflarca ileri sürülen tüm iddialara cevap verme zorunluluğu bulunmayıp, hükme esas teşkil eden gerekçelerin nelerden ibaret olduğunu ortaya koyması yeterlidir. Diğer taraftan kanun yolu mercilerince; onama, itiraz veya başvurunun reddi kararları verilmesi hâlinde alt derece mahkemelerinin kararlarında gösterdikleri gerekçeler kabul edilmiş olacağından, anılan kararlarda ayrıca gerekçe gösterilmesine gerek bulunmamaktadır. Nitekim Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi içtihatları da bu yönde' olduğu belirtilmiştir.
2577 sayılı Kanunun 46. maddesi uyarınca bölge idare mahkemelerinin ilk derece mahkemesi kararına yönelik olarak istinaf isteminin reddine karar verebileceği gibi mahkemenin yerine geçerek hukuka uygun bulmadığı gerekçeyi, hükmü kaldırıp ilk derece mahkemesinin yerine geçip yeni bir gerekçe ile hüküm sevk edebileceği açıktır.
Yukarıda belirtilen yargılama süreci dikkate alındığında, ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince, ...İdare Mahkemesince verilen kararın kaldırarak davanın reddine karar verildiği, bu kararın temyiz incelemesi sonucunda ise temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle bozulduğu anlaşılmaktadır.
Dairemizin bozma kararı ise Bölge İdare Mahkemesi hakkında verilmiş olup, anılan kararın 2577 sayılı Kanunun 49. maddesinde de sayılan hususlar yönünden değerlendirilmesinden ibarettir.
Bakılan davada; Adana Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi bozma kararına uyduğunu belirttikten sonra kararında herhangi bir gerekçe göstermeden ... İdare Mahkemesince verilen karara yönelik istinaf başvurusunun reddine karar verdiği görülmektedir.
Dolayısıyla Bölge İdare Mahkemesince Dairemizce verilen bozmaya uyma kararı sonrası hukukun genel ilkeleri ve Yasa kuralı uyarınca benimsediği gerekçeyi kararına yansıtması gerektiği açıktır.
Bu itibarla, davanın reddi yönündeki ... İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf isteminin reddine ilişkin temyize konu gerekçesiz Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1\. 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesine uygun bulunan temyiz isteminin kabulüne,
2\. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... gün ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA,
3\. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın yukarıda belirtilen Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesine,
4\. Kesin olarak 05/12/2024 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi.
KARŞI OY
(X)- İlk derece mahkemesince davacının 16/05/2016 tarihi itibarıyla Yönetmelikte belirtilen şartları taşıyıp taşımadığının araştırılması ve ona göre işlem tesis edilmesi gerekirken böyle yapılmadan tesis olunan işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle işlemin iptaline karar verilmiş, Bölge İdare Mahkemesince bu kararın kaldırılarak davanın reddi yönündeki verilen karar ise; Dairemizce ilk derece mahkemesi kararındaki gerekçe aynı şekilde yazılarak bozulmuştur. Bölge İdare Mahkemesi ise bozma kararına uyarak, ilk derece mahkemesince verilen karara yönelik istinaf başvurusunun reddine karar vermiştir. Gerek ilk derece mahkemesi kararının, gerekse Danıştay bozma kararının aynı gerekçeye dayanması ve aynı yönde yani idari işlemin iptali yönünde olması karşısında, bozmaya uyma kararı ile ilk derece mahkemesi kararını hukuka uygun bulan Bölge İdare Mahkemesinin gerekçeyi tekrar etmeksizin verdiği kararda hukuka aykırılık bulunmamaktadır.
Nitekim, 13/06/2013 tarih, 2013/1235 başvuru numaralı Anayasa Mahkemesi kararının 25. paragrafında "Kanun yolu mercilerince, onama, itiraz veya başvurunun reddi kararı verilmesi halinde alt derece mahkemelerinin kararlarında gösterdikleri gerekçeler kabul edilmiş olacağından anılan kararlarda ayrıca gerekçe gösterilmesine gerek bulunmamaktadır." denilmiştir.
Açıklanan gerekçelerle, temyiz istemine konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin bozmaya uyarak, istinaf başvurusunun reddi yolunda verdiği kararın onanması gerektiği kanaatiyle aksi yöndeki çoğunluk kararına katılmıyorum
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.