SoorglaÜcretsiz Dene

Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Danıştay Kararı

Esas No

2024/5346

Karar No

2025/7778

Karar Tarihi

20 Ekim 2025

Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2024/5346 E. , 2025/7778 K.
"İçtihat Metni"

T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2024/5346
Karar No : 2025/7778

TEMYİZ İSTEMİNDE BULUNAN (DAVALI): ... Müdürlüğü
VEKİLİ : Av. ...

KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Kum Çakıl Tic. ve San. A.Ş.
VEKİLİ : Av. ...

İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... gün ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı şirket tarafından; Bartın ili, Merkez ilçesi, ... Köyü hudutları dahilinde İR:... ruhsat nolu kalker madeni sahasında bulunan 207.411,22 m² açık işletme alanı için 16/04/2027 tarihine kadar Orman Kanunu'nun 16. maddesi kapsamında izin verilmesi talebiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin Orman Genel Müdürlüğü'nün... tarih ve E:... sayılı işleminin iptali istenilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; dosya kapsamındaki bilgi ve belgeler ile bilirkişi raporundaki tespitler, konuya ilişkin mevzuat hükümleri ile birlikte değerlendirildiğinde; her ne kadar davacının talebi, talep alanının verimli Devlet ormanına isabet etmesi sonucu sosyal probleme sebep olacağı, orman - halk ilişkilerini ve ormancılık faaliyetlerini olumsuz etkileyeceği hususları karşısında izin verilmesinde kamu yararı bulunmadığı gerekçesi ile reddedilmiş ise de; izin talebine konu alan, verimli devlet ormanı sayılan yerlerden olmakla birlikte; tohum meşceresi, gen koruma alanları, muhafaza ormanları, orman içi dinlenme yerleri, endemik ve koruması gereken ekosistem içerisinde kalmadığı, Zonguldak Orman İşletme Müdürlüğü Bartın Orman İşletme Şefliği içerisinde, erozyon önleme fonksiyonunda, KnGncd2, KnKsbc3, KnKscd, 0c meşceresinde verimli orman olmasına rağmen faaliyet sonrasında rehabilitasyon projesine uygun olarak ağaçlandırmaya yapılacağı, üretim sonucu alanda uygulanacak rehabilitasyon takvimine göre; saha sınır kazık noktaları çakılacağı, sahanın üretime açılacağı, pasanın depolanacağı, üretim ve nakliye yapılacağı, sahaların duraylı hale getirileceği, pasa sahasının duraylı hale getirileceği ve gerekli yerlere teraslar açılacağı, tesisler sökülecek ve yerleri temizlenerek ağaçlandırmaya müsait hale getirileceği, bitişiğinde ve yani ruhsat sahası içerisinde daha evvelden maden çalışması için izin verilen alan bulunduğu, bitki örtüsünün (ağaç ve ağaç altı) önceden verilen izinli alanlar ile aynı karakterde olduğu, arazisinin meyilinin yüksek olmaması ve heyelan bölgesi olmaması nedeniyle bitkisel örtünün kaldırılmasının yağış ile beraber erozyon ve heyelan riskini artırmayacağı, orman olarak tescilli sahada izne konu edilen alana ilişkin kamu yararı ile ormanın muhafazasındaki kamu yararı karşılaştırıldığında izin alanında kalker malzemesinin üretiminin ülke altyapısına ve istihdamın gelişimine önemli oranda katkı sağlayacağı, sahadan çıkartılan kalker taşın hazır beton üretiminde kullanılacağı, hem bölgesel hem de genel olarak ülkeye maddi destek sağlayacağı, dere ve nehirlerin çevreye verdiği zararları azaltacağı, Bartın ili ve Filyos Organize Bölgesinde inşaat/yapı malzemesine duyulan talebi karşılamada çok büyük oranda katkıda bulunacağı, orman olarak kalması durumunda ekonomik değerinin sınırlı olacağı, madencilik faaliyeti ile kamuya ait inşaatlarda (liman, yol dolgusu, denizaltı doğal gaz tesislerinin inşası, asfalt, istinat duvarı, dolgu malzemesi için kırma taş vb.) altyapı/yapı malzemesi üretiminde kullanılmasının daha uygun olacağı, dolayısıyla madencilik faaliyetlerine izin verilmesinin kamu yararı açısından daha uygun olacağı anlaşılmakla, davacının başvurusunun reddine ilişkin olarak tesis edilen dava konusu işlemde hukuka ve kamu yararına uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ_EDENİN_İDDİALARI: Davalı idare tarafından, talep sahiplerinin madencilik çalışmaları yapabilmeleri için, Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü tarafından almış oldukları işletme ruhsatları ile çalışma yapılacak alanlarda orman sayılan alanlara denk gelen kısımlar için 3213 sayılı Maden Kanunu’nun 7. maddesi gereği orman sayılan alanlara denk gelen kısımların talebe konu edilmesinin ve orman mevzuatına göre değerlendirilmesinin gerektiği, talep edilen alanlara ilişkin değerlendirme yapılırken kurum olarak devlet ormanlarından çok yönlü faydalanmaya dikkat edilerek tüm iş ve işlemlerin yapıldığı, buna göre talep alanının büyük çoğunluğunu kapsayan kestane ağaçlarının bölgesel ve sosyolojik olarak bakıldığında yöre için önemli bir ağaç türü olduğu, orman köylülerine iş istihdamı oluşturup gelir elde eden sürdürülebilir bir faydalanma olduğu, söz konusu alanın büyük çoğunluğunun orman bütünlüğü açısından yoğun olan ve korunması gereken alanlardan olduğu, Mahkemece hükme dayanak olan bilirkişi raporlarında davacı şirket tarafından talep edilen izin alanının, Bartın ili, Merkez ilçesi, ... Köyü yerleşim alanında en yakın konut uzaklığının 1400 metre olduğu, ayrıca ... ve ... Köylerine uzaklığının da yaklaşık 1,8 km olduğu, verimli devlet ormanı sayılan yerlerden olduğu, gürgen, kayın ve kestane cinsi ağaçlar yanında orman gülü, böğürtlen, defne, diken, karayemiş vb. orman altı flora bulunduğu, 2. ve 3. kapalılıkta orman olduğu, talep edilen alanın 5 km yarıçapındaki alanda 9 köy, 2 mesire yeri, 1 tabiat ve milli park ve bir çevre koruma alanı olduğu tespit edilmesinde rağmen raporun sonuç kısmında madencilik faaliyetlerine izin verilmesinde kamu yararı olduğu kanaatine varılmasının çelişkili olduğu, ayrıca raporda izin talep edilen alanın yakınında turizm bölgesinin olmadığı belirtilse de; izin sahasının İnkum tatil bölgesine yaklaşık 10 km uzaklıkta olduğu, izin talep edilen alanın tarım yapılan arazilere de çok yakın olduğu, her ne kadar raporda arazinin meylinin yüksek olmadığı ve heyelan bölgesi olmadığı belirtilse de, izne konu sahanın meylinin çok yüksek olduğu, aşırı yağış alan bu bölgede bitkisel örtünün kaldırılması ile birlikte erozyon riskinin artacağı, tüm bu nedenler göz önüne alındığında; ormanların devamlılığının sağlayacağı kamu yararı ile maden işletme ve maden altyapı tesisine ilişkin kamu yararı kıyaslamasında ormanların devamlılığının üstün kamu yararı gösterdiği ve idarelerince tesis edilen ret işlemlerinin hukuka uygun olduğu ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından, davalı idarenin ... Bölge İdare Mahkemesi kararına karşı yaptığı temyiz başvurusunda hukuka uyarlık bulunmadığı ve başvurusunun reddinin gerektiği, izin talebine konu alanın, verimli devlet ormanı sayılan yerlerden olmakla birlikte tohum meşceresi, gen koruma alanları, muhafaza ormanları, orman içi dinlenme yerleri, endemik ve koruması gereken ekosistem içerisinde kalmadığı, madencilik faaliyeti sonunda söz konusu sahanın rehabilite edileceği, sahadan çıkartılan madenin inşaat/yapı malzemesine duyulan talebi karşılamada çok büyük oranda katkıda bulunacağı, orman olarak kalması durumunda ekonomik değerinin sınırlı olacağı, madencilik faaliyeti ile kamuya ait inşaatlarda (liman, yol dolgusu, denizaltı doğal gaz tesislerinin inşası, asfalt, istinat duvarı, dolgu malzemesi için kırma taş vb.) altyapı/yapı malzemesi üretiminde kullanılmasının daha uygun olacağı, dolayısıyla madencilik faaliyetlerine izin verilmesinin kamu yararı açısından daha uygun olacağının dosya kapsamı ile sabit olduğu, ayrıca davalı idarenin izin talep edilen alan civarında arıcılık yaparak ve kestane toplayarak geçimini sağlayan orman köylülerinin bulunduğuna, talep sahasına izin verilmesi halinde bu durumun orman-halk ilişkilerini ve ormancılık faaliyetlerini olumsuz etkileyeceğine ve civarda tarım arazilerinin bulunduğuna dair dosyaya hiçbir somut bilgi ve belge sunamadığı, bu iddialarının gerçeği yansıtmadığı, bunun yanında Orman Genel Müdürlüğü'nün ... tarih ve ... sayılı yazıları ekinde Çevre ve Şehircilik Bakanlığına gönderilen ve davaya konu izin talep alanını da kapsayan ÇED İnceleme Ve Değerlendirme Formunun 5. sayfasının sonuç başlığı altında "kalker ocağı ve kırma eleme tesisinin kapasite artışı proje faaliyetinin ormanlar ve ormancılık çalışmaları üzerinde olumsuz etkisi bulunmayacağı" husunun açıkça belirtilerek olumlu görüş bildirildiği, her ne kadar davalı idare tarafından temyiz talebinde, talep sahasına ilişkin daha önceden ÇED Raporuna olumlu görüş bildirmenin bu sahaya mutlaka izin verileceği anlamına gelmediğini beyan edilmişse de bahse konu ÇED incelemesinin zaten mevcut mevzuat çerçevesinde yapıldığı, izin talep edilen alanda 2019 yılında da üzerinde kestane ağaçları bulunan verimli devlet ormanı olduğu, kestane ağaçlarının sahada 2019-2022 yılları arasında alanda birdenbire yetişmesinin imkansız oluşu birlikte değerlendirildiğinde davalı idarenin iş ve işlemlerinin birbiri ile çelişkili olduğu, davalı idarenin temyiz başvuru gerekçelerinde hukuka uyarlık bulunmamakta olup temyiz başvurusunun reddinin gerektiği savunulmuştur.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NIN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Davacı şirket tarafından; Bartın ili, Merkez ilçesi, ... Köyü hudutları dahilinde İR:... ruhsat nolu kalker madeni sahasında bulunan 207.411,22 m² açık işletme alanı için 16/04/2027 tarihine kadar Orman Kanunu'nun 16. maddesi kapsamında izin verilmesi talebinde bulunulduğu, başvuru üzerine dosya ve arazi üzerinde yapılan incelemeler neticesinde Bartın Orman İşletme Müdürlüğünde oluşturulan komisyon marifetiyle tanzim olunan ... tarihli rapor ve ... tarih ve ... sayılı görüş yazısı ile, "Talebe konu yerin verimli kestane ağaçlarının bulunduğu ormanlık alana denk geldiği, verimli kestane ağaçlarının bulunduğu bu alanda %70 ve üzeri kapalılık tespit edildiği, arıcılık yaparak ve kestane meyvesi toplayarak geçimini sağlayan orman köylüsü için sosyal problem teşkil edeceğinden ve köylüye olumsuz etkilerinden dolayı Orman Kanunu'nun 16. maddesi kapsamında bu sahanın maden işletme amacına yönelik olarak izin verilmesinde sakınca bulunduğu" kanaatine varıldığı yönünde değerlendirme yapıldığı, bu değerlendirmeye istinaden söz konusu gerekçeye dayanılarak tesis edilen davaya konu Orman Genel Müdürlüğü'nün... tarih ve E:... sayılı işlemi ile davacının başvurusunun reddedildiği, bunun üzerine anılan ret işleminin iptaline karar verilmesi istemiyle bakılmakta olan dava açılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT:
Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın "Ormanların korunması ve geliştirilmesi" başlıklı 169. maddesinde; "Devlet, ormanların korunması ve sahalarının genişletilmesi için gerekli kanunları koyar ve tedbirleri alır. Yanan ormanların yerinde yeni orman yetiştirilir, bu yerlerde başka çeşit tarım ve hayvancılık yapılamaz. Bütün ormanların gözetimi Devlete aittir. Devlet ormanlarının mülkiyeti devrolunamaz. Devlet ormanları kanuna göre, Devletçe yönetilir ve işletilir. Bu ormanlar zamanaşımı ile mülk edinilemez ve kamu yararı dışında irtifak hakkına konu olamaz. Ormanlara zarar verebilecek hiçbir faaliyet ve eyleme müsaade edilemez. Ormanların tahrip edilmesine yol açan siyasi propaganda yapılamaz; münhasıran orman suçları için genel ve özel af çıkarılamaz. Ormanları yakmak, ormanı yok etmek veya daraltmak amacıyla işlenen suçlar genel ve özel af kapsamına alınamaz. Orman olarak muhafazasında bilim ve fen bakımından hiçbir yarar görülmeyen, aksine tarım alanlarına dönüştürülmesinde kesin yarar olduğu tespit edilen yerler ile 31/12/1981 tarihinden önce bilim ve fen bakımından orman niteliğini tam olarak kaybetmiş olan tarla, bağ, meyvelik, zeytinlik gibi çeşitli tarım alanlarında veya hayvancılıkta kullanılmasında yarar olduğu tespit edilen araziler, şehir, kasaba ve köy yapılarının toplu olarak bulunduğu yerler dışında, orman sınırlarında daraltma yapılamaz." hükmüne ve "Orman köylüsünün korunması" başlıklı 170. maddesinde; "Ormanlar içinde veya bitişiğindeki köyler halkının kalkındırılması, ormanların ve bütünlüğünün korunması bakımlarından, ormanın gözetilmesi ve işletilmesinde Devletle bu halkın işbirliğini sağlayıcı tedbirlerle, 31/12/1981 tarihinden önce bilim ve fen bakımından orman niteliğini tamamen kaybetmiş yerlerin değerlendirilmesi; bilim ve fen bakımından orman olarak muhafazasında yarar görülmeyen yerlerin tespiti ve orman sınırları dışına çıkartılması; orman içindeki köyler halkının kısmen veya tamamen bu yerlere yerleştirilmesi için Devlet eliyle anılan yerlerin ihya edilerek bu halkın yararlanmasına tahsisi kanunla düzenlenir. Devlet, bu halkın işletme araç ve gereçleriyle diğer girdilerinin sağlanmasını kolaylaştırıcı tedbirleri alır." hükmüne yer verilmiştir.
3213 sayılı Maden Kanunu'nun (dava konusu işlem tarihinde yürürlükte olan haliyle) "Madencilik faaliyetlerinde izinler" başlıklı 7. maddesinde, "(1) Madencilik faaliyetlerinin yapılması ve ruhsatlandırma işlemlerinin yürütülmesi ile ilgili olarak yeni verilecek ruhsat alanlarına maden işletme yöntemi, faaliyetin yapıldığı bölge, madenin cinsi, yapılacak yatırımın çevresel etkileri, şehirleşme ve benzeri hususlar dikkate alınarak, temdit talepleri dahil ruhsat verilen alanlarda kazanılmış haklar korunmak kaydıyla, ilgili kurumların görüşleri alınarak Bakanlık tarafından kısıtlama getirilebilir. İlk müracaat veya ihale yolu ile yapılacak ruhsatlandırmalarda müracaatın yapılacağı alanlar diğer kanunlar ile getirilen kısıtlamalar gözönüne alınarak Bakanlıkça ruhsat müracaatına kapatılabilir. Kısıtlama gerekçesi ortadan kalkan alanlar ihale yoluyla aramalara açılır. Bu Kanun dışında madencilik faaliyetleri ile ilgili olarak yapılacak her türlü kısıtlama ancak kanun ile düzenlenir. (2) Özel çevre koruma bölgeleri, milli parklar, yaban hayatı koruma ve geliştirme sahaları, muhafaza ormanları, 4/4/1990 tarihli ve 3621 sayılı Kıyı Kanununa göre korunması gerekli alanlar, 1 inci derece askeri yasak bölgeler, 1/5000 ölçekli imar planı onaylanmış alanlar, 1 inci derece sit alanları ile madencilik amacı dışında tahsis edilen ve Genel Müdürlük tarafından uygun görüş verilen elektrik santralleri, organize sanayi bölgeleri, petrol, doğalgaz ve jeotermal boru hatları gibi yatırım alanlarına ait koordinatlar ilgili kurumlar tarafından Genel Müdürlüğe bildirilir. (...) (4) Devlet ormanları içinde yapılacak maden arama ve işletme faaliyetleri ile bu faaliyetler için zorunlu ve ruhsat süresine bağlı olarak yapılan geçici tesislere 31/8/1956 tarihli ve 6831 sayılı Orman Kanunu hükümlerine göre izin verilir. (...) (7) Madencilik faaliyeti yapılan alanların, izne tabi alan olmaları halinde, ilgili olduğu kanun hükümlerine göre gerekli izinlerin alınması zorunludur. Ancak, Genel Müdürlükçe işletme ruhsatı verildikten sonra, işletme ruhsat alanının diğer kanunlara göre izne tabi alan haline gelmesi durumunda ilgili kanunların öngördüğü yükümlülüklerin yerine getirilmesi suretiyle kazanılmış haklar korunarak faaliyetler sürdürülür. Diğer kanunlara göre izne tabi alanlar, Genel Müdürlüğün görüşü alınarak belirlenir. (...) (11) Çevresel etki değerlendirmesi işlemleri Çevre ve Orman Bakanlığı tarafından, diğer izinlere ilişkin işlemler de ilgili bakanlıklar ve diğer kamu kurum ve kuruluşlarınca çevresel etki değerlendirmesi sürecinde en geç üç ay içinde bitirilir. Bakanlık ve diğer bakanlıkların mevzuatının gerektirdiği maddî yükümlülükler ruhsat sahibi tarafından karşılanır. (...) (17) Bakanlık tarafından verilecek kararlarda; görünür rezerv alanı ile diğer yatırımın çakışması halinde öncelikle madenin makul bir sürede üretilebilme imkanının olup olmadığı, ara ve uç ürüne yönelik madenciliğe dayalı sanayi tesislerinin hammadde ihtiyacını karşılayan ruhsatlı sahalarda, tesisin hammadde ihtiyacını karşılayacak şekilde alternatif alanların bulunup bulunmadığı dikkate alınarak değerlendirme yapılır." hükmüne yer verilmiştir.
21/6/2005 tarih ve 258520 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Madencilik Faaliyetleri İzin Yönetmeliği'nin "Müktesep haklar" başlıklı 18. maddesinin 1. fıkrasında; "Kanunun 7 nci maddesinde ve bu Yönetmelikte belirtilen yerlerde yapılan madencilik faaliyetleri ile bu faaliyetlere bağlı tesisler için verilmiş olan izinler, müktesep hak olarak ruhsat hukuku devam ettiği sürece geçerlidir. Alınan izinler, ruhsatın temdit edilmesi halinde uzatılır. İşletme ruhsatı sınırları dahilinde işletme izni alınan diğer alanlar için de izin verilir." düzenlemesine yer verilmiştir.
6831 sayılı Orman Kanunu'nun, dava konusu işlem tarihinde yürürlükte olduğu haliyle, 16. maddesinin 1. fıkrasında; "Devlet ormanları içinde maden aranması ve işletilmesi ile madencilik faaliyeti için zorunlu; tesis, yol, enerji, su, haberleşme ve altyapı tesislerine, fon bedelleri hariç, bedeli alınarak Çevre ve Orman Bakanlığınca izin verilir. Ancak, temditler dahil ruhsat süresince müktesep haklar korunmak kaydı ile Devlet ormanları sınırları içindeki tohum meşcereleri, gen koruma alanları, muhafaza ormanları, orman içi dinlenme yerleri, endemik ve korunması gereken nadir ekosistemlerin bulunduğu alanlarda maden aranması ve işletilmesi, Çevre ve Orman Bakanlığının muvafakatine bağlıdır. Genel bütçe kapsamındaki kamu idarelerinin; baraj, gölet, liman ve yol gibi yapılarda dolgu amaçlı kullanacağı her türlü yapı hammaddesi üretimi için yapacağı madencilik faaliyetleri ile zorunlu tesislerinden bedel alınmaz." hükmüne yer verilmiştir.
Dava konusu işlem tarihinde yürürlükte olan ve 18/04/2014 tarih ve 28976 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Orman Kanununun 16 ncı Maddesinin Uygulama Yönetmeliği'nin "Müracaat" başlıklı 4. maddesinin 1. fıkrasında; Ruhsat sahiplerinin, madenin adının belirtildiği talep yazısına; a) Ruhsatını, b) 1/25000 ölçekli haritasını veya krokisini, c) Meşcere haritasını, ç) 1/1000 veya uygun ölçekli vaziyet planını, d) Koordinat listesini, e) Orman kadastro haritasını, f) ÇED belgesini, g) Hammadde üretim, maden işletme, pasa döküm alanı, atık barajı, liç, atık kazanma ve atık bertaraf tesis izin taleplerinde rehabilitasyon projesini veya kademeli kapatma planını, ğ) Tesis ve altyapı tesis izin taleplerinde avan projesini dört takım ekleyerek kesin izin için veya (a), (b), (c), (ç), (d) ve (e) bentlerinde belirtilen belgeleri ekleyerek ön izin için bölge müdürlüğüne müracaatta bulunacakları, 3. fıkrasında; muhafaza ormanlarındaki ruhsat görüş taleplerinde; talep yazılarına 1/25000 ölçekli haritasını veya krokisini, meşcere haritasını, 1/1000 veya uygun ölçekli vaziyet planını, koordinat listesini, orman kadastro haritası ile Maden İşleri Genel Müdürlüğüne ruhsat müracaatında bulunduğuna ve hak sağladığına dair belgesi ile birlikte müracaat edecekleri, 4. fıkrasında; mevzuat gereği alınması gereken ilgili kurum görüş yazıları, talep sahibi tarafından müracaat evrakına ekleneceği, kamu kurum ve kuruluşları hariç müracaat sahibinin talebi halinde, ilgili kurum görüş yazıları orman idaresi tarafından isteneceği, "İnceleme ve değerlendirme" başlıklı 5. maddesinin 1. fıkrasında; Bölge müdürlüğünün yapılan müracaatı öncelikle evrak üzerinde inceleyeceği, eksiklikler varsa, on işgünü içinde müracaat sahibine bildireceği, eksiklikler tamamlanıncaya kadar talebin değerlendirmeye alınmayacağı, evrakın tam olması halinde heyet tarafından arazi üzerinde gerekli incelemelerin yapılarak, talebin Devlet ormanlarına isabet eden kısımları için ön izin veya kesin izin raporunun düzenleneceği, 3. fıkrasında; Değerlendirme Komisyonunun görev alanındaki; muhafaza ormanları, gen koruma alanları, tohum meşcereleri, orman içi dinlenme yerleri ile endemik ve korunması gereken nadir ekosistem alanlarına isabet eden maden işletme, tesis ve altyapı tesisi izin müracaatları ile muhafaza ormanlarındaki ruhsat taleplerinin bölge müdürlüğünce müracaat evrakı ve düzenlenen tutanak ile birlikte Genel Müdürlüğe gönderileceği, talebin bir kısmının Değerlendirme Komisyonunca değerlendirilmesi gerektiği durumlarda talebin bir bütün olarak ele alınacağı belirtilmiş; "Kesin İzin" başlıklı 7. maddesinde; "(1) Bakanlıkça uygun görülenlere (Değişik ibare:RG-6/7/2018-30470) ruhsat/rödövans süresi dikkate alınarak izin verilir. Ormanlık alandan verilen izin, müracaat sahibine tebliğ edilir. Tebligat tarihinden itibaren üç ay içerisinde izin sahibinden teminat, bedeller ve onaylı taahhüt senedi istenir. Tebligat tarihinden itibaren üç ay içerisinde bedellerin ödenmemesi, teminatın veya onaylı taahhüt senedinin verilmemesi halinde ise saha teslimi yapılmaz, her hangi bir bildirime gerek kalmaksızın izin iptal edilir. İptal işlemi ilgiliye bildirilir. Aynı yerle ilgili yeniden izin talep edilmesi yeni izin talebi olarak değerlendirilir. (2) Maden işletme izinlerinde, izin sahibi; izne konu alanı kapsayan işletme izin belgesini orman idaresine vermeden saha teslimi yapılmaz. (3) (Değişik:RG-19/4/2015-29331) Madencilik faaliyetine başlanılmadan önce izin sahibine, maden işletme ile tesis izin alanları, maden stok alanı, pasa döküm alanı, verimli toprak depolama alanı ve atık barajı izin sahasının sınırlarının köşe noktalarına zeminden en az iki metre yükseklikte koordinat değerleri belirli sabit işaretler tesis ettirilir. İki nokta arası 25 metreden fazla olamaz. Sabit işaretler izin süresi ve rehabilite izleme sürecinde muhafaza edilir. Aksi halde madencilik faaliyetine müsaade edilmez. (4) İzin verilmemesi halinde durum ilgiliye tebliğ edilir. (5) Ruhsat alanında maden arama, maden işletme veya hammadde üretimi için ormanlık alanlarda Bakanlıkça veya ormanlık alan dışında ilgili kurumlarca izin verilmiş ise, bu ruhsata dayalı olarak madencilik faaliyetleri için gerekli ve orman alanı içinde yapılması zorunlu tesislere ve altyapı tesislerine ruhsat alanı içinde, talep edilen altyapı tesislerinin ruhsat alanı içinde yapılması için uygun alan bulunulmadığının heyet tarafından tespit edilmesi halinde ruhsat alanı bitişiğinde izin verilebilir. (6) Genel bütçe kapsamındaki kamu idareleri ile kamu kurum ve kuruluşlarınca yol, köprü, baraj, gölet, liman gibi projelerin inşasında kullanılacak yapı ve inşaat hammaddelerinin üretimi için hammadde üretim izin belgesine dayanarak orman alanları içinde bu amaçla yapılacak işletme faaliyetleri, tesis ve altyapı tesislerine bu Yönetmelik hükümlerine göre izin verilir. (7) İzin başlangıç tarihi; izin olurunda izin başlangıç tarihi belirtilmemiş ise izin olurunun verildiği tarihtir. İzin süresinin tamamen veya kısmen uzatıldığı izinlerde izin başlangıç tarihi ilk iznin verildiği tarihtir. Farklı tarihlerde verilen izinlerin birlikte uzatılması halinde izin başlangıç tarihi yeni izin tarihi olur." düzenlemesi yer almıştır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Dosya içeriğinde bulunan ve 18/05/2023 tarihinde mahallinde yapılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda tanzim edilen 21/07/2023 tarihli bilirkişi raporunda; dava yerinin konumu ve mevkii, yerleşim bölgelerine yakınlığı yönünden yapılan değerlendirilmesinde; izin talep edilen alanın Bartın ili, Merkez ilçesi, ... Köyü hudutları dahilinde İR:... Ruhsat nolu kalker madeni sahasında kaldığı, talep edilen alana en yakıt konutun uzaklığının yaklaşık 1400 metre olup ... Köyü sınırları içerisinde kaldığı, talep edilen alanının 1,9 km kadar kuzeybatısında Karasu Köyü ve 1,8 km kadar güneybatısında ... Köyünün bulunduğu, izin talep edilen maden ocağının veri ve maden çeşidi açısından değerlendirilerek, madenin mahiyeti, ender nitelikte olup olmadığı, rezerv miktarı, kullanım alanı ve niteliği yönünden yapılan değerlendirilmesinde; izin talep edilen alanda kalker ocağı, kırma, eleme ve cevher hazırlama tesisi işletmeciliği yapıldığı, davacı firmaya ait olan; ..., ..., ... ve ... nolu ruhsatlar birbirine mücavir olduğu, kalkerin, anlam olarak kireçtaşı ya da kireç anlamına gelen bir kelime olduğu, sönmüş veya sönmemiş kirecin hammaddesi olduğu, bunun dışında çimentonun da %60-70 oranında hammaddesi olduğu, inşaat sektöründe (beton, mıcır vb. olarak bina, köprü, barınak, liman, baraj, yol vb.) üst/altyapı tesislerinin yapımında da yaygın olarak kullanıldığı, ayrıca cam, ziraat, metalürji, termik santraller, kağıt, seramik, tuğla, refrakter tuğla, lastik, kimya, soda külü, ilaç, gıda, yem, şeker endüstrisi gibi çok sayıda sektörde kullanıldığı, Türkiye'nin Akdeniz Bölgesinde büyük kalker madenlerinin bulunduğu, ayrıca, Güney Marmara, Batı Karadeniz ve Ege Bölgesinde de gözlendiği, Bartın ili çevresinde kalkerin yayın olarak kullanıldığı çimento, kireç, tuğla,seramik, betonsantrali, kağıt fabrikalarının bulunduğu, çok büyük oranda kalker hammaddesi tüketen firmaların (çimento, kireç, beton vb.) kendilerine ait kalker madenlerinin bulunduğu, davacı firmaya ait olan; ..., ..., ... ve ... Ruhsat No'lu sahalarda faaliyette bulunan kalker ocağı ve kırma eleme tesislerinde; bölgede artan inşaat ve altyapı hizmetlerinden dolayı ve açık işletme olarak faaliyet gösteren maden ocağının derinleşmesinden dolayı ... Ruhsat Nolu Il (a) grubu maden ruhsat alanı içerisinde 207.411,83 m² ormanlık alanda maden işletme izini talebinde bulunulduğu, ... Ruhsat Nolu sahanın Il (a) grubu kalker maden ocağı için kapasite artışı ile birlikte 2.000.000 ton/yıl üretim yapabileceğine dair ÇED raporunun bulunduğu, maden işletme izni talep edilen alanın ÇED raporunda belirtilen alan içerisinde ... Ruhsat Nolu alan ile bitişik konumda olduğu, davacı firmanın izin talep edilen alanda madencilik faaliyetinde bulunması halinde; yıllık kalker madeni üretim miktarının 2.000.000 ton/yıla çıkacağı, bunun 1.160.000 ton/yılı blok taş/tüvenan olarak sahadan alınacağı, hiçbir işleme tabi tutulmadan Bartın ili ve civar kentlerde ya da yurtdışına satışa sunulacağı, kırma-eleme tesisine giden 840.000 ton/yıl kalkerin 194.000 ton/yılı bay-pass olarak ayrılacağının ÇED Tanıtım Raporunda ifade edildiği, aynı raporda bay-pass ön eleme sonrası depolanan kalker cevheri sipariş doğrultusunda satışa sunulacağı, yine piyasa talepleri doğrultusunda kırma-eleme işlemine tabi tutulan 646.00 ton/yıl kalker cevherin ise yurt içinde satışa sunulacağı veya ihraç edileceği, mevcut durumda kırma eleme tesislerinin kapasitelerinin 440.000 ton/yıl olup, kapasite artışı ile birlikte 646.000 ton/yıla çıkacağı, bu artışın tesise elek ve tersiyer kırıcı elenmek suretiyle gerçekleştirileceği, davacı firma tarafından, talep edilen alanda madencilik faaliyeti ile 2.000.000 ton/yıllık üretim gerçekleştirilmesi durumunda proje ömrünün 39 yıl olacağı, bu sürenin temdit projesi ile uzatılabileceği, izin talep edilen alanda, orman haritası ve mevcut durum gözetilerek, meşcere tipi ve kapalılık durumu da dikkate alınarak verimli orman statüsünde kısımların olup olmadığının, şayet var ise hangi kısımların bu nitelikte bulunduğunun ve ormanın türü/yoğunluğu yönünde yapılan değerlendirilmesinde; izin talep edilen alanın Bartın ili, Merkez ilçesi, ... Köyü 12.388.232,63 m² yüzölçümlü ... ada ... nolu orman parseli içerisinde kaldığı, Kuzey-Doğu bakıda ve deniz seviyesinden 120 mt - 270 mt yüksekliğe sahip olduğu, keşif günü yapılan gözlemde arazinin %70-100 eğimli olduğunun tespit edildiği, 6831 sayılı Kanun'un 1. maddesi kapsamında verimli devlet ormanı sayılan yerlerden olduğu, meşcere tipinin KnGncd2, KnKsbc3, KnKscd3, Oc olup sahada kayın, kestane, gürgen cinsi ağaçlar yanında orman gülü, böğürtlen, defne, diken, karayemiş vb. orman altı flora bulunduğu, 2 ve 3 kapalılıkta ve verimli orman niteliğinde olduğu, geçmişte izin verilen ve bugün madencilik faaliyeti yürütülen alanda da benzer ağaçlar ve orman altı bitki örtüsü bulunduğu, izin talep edilen alan ile maden işletme faaliyeti yürütülen alan sınırına denk düşen kısımda meşçere tipinin Oc olduğu ancak batı yönünde meşcere tipinin KnGncd2, KnKsbc3, KnKscd3 olduğu, meşçere tipinin çoğunluğunu kayın ağaçları ve gürgen ağaçları oluşturduğu, yoğunluk olarak kestane ağaçlarının 3. sırada geldiği ve bu kısımlarda kapalılık oranının %40-71'in üzerinde olduğu, izin talep edilen alanda yapılacak maden çalışmalarının, orman bitki örtüsüne, ekolojik yaşama etkilerinin değerlendirilmesi ile maden sahasının verimli ormanlık sahaya doğru genişleyip genişlemediği hususunun tespit edilmesi ve etkilerinin değerlendirilmesi için yapılan değerlendirilmesinde; talep edilen alanda madencilik faaliyetine devam edebilmek için ilk etapta saha yüzeyleri temizlenerek madencilik çalışmalarına uygun hale getirilmesi gerektiği, Zonguldak Orman Bölge Müdürlüğü, Bartın Orman İşletme Müdürlüğü İnkum Orman İşletme Şefliğinin 11/05/2022 tarihli İzin Raporunda (16 ncı Madde İzinleri İçin) 15,16,7 ve 8 numaralı bölgede meşçere tipinin KnGncd2, KnKsbc3, KnKscd3 olan yaklaşık ağaç sayısının 11677 adet olacağının belirtildiği, ayrıca talep edilen alanın 5 km yarıçapındaki alanlarda 9 köy, 2 mesire yeri, 1 tabiat ve milli park ve bir çevre koruma alanı olduğu, fakat dava konusu alanın tohum meşceresi, gen koruma alanları, muhafaza ormanı, orman içi dinlenme yeri, endemik ve korunması gereken nadir ekosistemlerin içerisinde kalmadığı, izne konu madencilik faaliyetinin talep edilen alanda yanılmasında zaruret bulunup bulunmadığı yönünden yapılan değerlendirilmesinde; bölgede farklı alternatiflerin değerlendirilmesi sonucunda izne konu madencilik faaliyetin izin talep edilen alanda yapılmasının zorunlu olduğu, proje alanının bitişiğindeki ve aynı ruhsat alanında ormanlık alanda daha evvelden Bakanlık Makamının oluru ile 28/09/2007 tarihinde 32.500 m² alan için, 21/02/2013 tarihinde ise 17.469 m² ormanlık alanda maden işletme ve altyapı tesisi amacı ile izin verildiği ve halen devam eden madencilik faaliyetlerinin uzun yıllardan beri süregeldiği ve davacı tarafından aynı madenin üretimine yönelik madencilik çalışması yapıldığı, izin talep edilen alanın tohum meşcereleri, gen koruma alanları, muhafaza ormanları, orman içi dinlenme yerleri, endemik ve korunması gereken nadir ekosistemlerin bulunduğu alanlardan olup olmadığının değerlendirilmesinde; tohum meşceresi, gen koruma alanları, muhafaza ormanları, orman içi dinlenme yerleri, endemik ve koruması gereken ekosistem içerisinde kalmadığı, izin talep edilen alanın yakınında yerleşim veri, turizm bölgesi ve tarım arazilerinin bulunup bulunmadığı, şayet varsa yapılacak madencilik faaliyetinin bu alanlar açısından sakıncasının bulunup bulunmadığının değerlendirilmesinde; izin talep edilen alan Bartın ili, Merkez ilçesi, ... Köyü ... ada ... nolu orman parseli içerisinde kaldığı, kuzeybatısında yer alan Karasu Köyüne ise uzaklığı 1,2 km olduğu, kuzeybatısında Bartın-İnkumu karayolunun yer aldığı, maden ocağının kurulacağı bölgenin yakınında yerleşim yeri, turizm bölgesi ve tarım arazisi bulunmadığı, ormanlık sahada ek izne konu edilen alanın, orman olarak korunması veya madencilik faaliyeti için kullanılması hususunda hangisinin kamu yararı açısından daha uygun olacağı yönünden değerlendirilmesinde; izin talep edilen alanın tapulama harici orman arazisi içerisinde kaldığı, verimli devlet ormanı sayılan yerlerden olup meşcere tipinin KnGnbd2, KnKsbc3, KnKscd3, Oc olup sahadan tahminen 11.677 adet ağaç kesileceğinin tahmin edildiği, kesimi yapılacak sahada 2022 fıyatlandırmasına göre ağaçlandırma bedeli 1.017.123,44 TL olarak hesaplandığı, yerleşim yerleri ile bağlantı yolu bulunmamasından dolayı izin talep edilen alana bölge halkının ulaşmasının mümkün olmadığı, orman-halk ilişkilerini olumsuz etkilemeyeceği, yerinde yapılan incele sonucunda talep edilen ormanlık alanda verimli kestane ağaçlarının görülmesine rağmen, bölgede arıcılık faaliyeti yapılmadığı ve kestane meyvesi toplayarak geçimini sağlayan orman köylüsünün bulunduğunu ortaya koyan herhangi bir somut kanıt görülmediği, ÇED Proje Tanıtım Dosyasında yer alan Kurum görüşlerinde belirtilen önlemlerin yerine getirilmesi durumunda madencilik faaliyetinden kaynaklı olumsuzlukların tüm bitki örtüsü, canlı yaşamı ve bölge halkı için tehdit oluşturmayacağı, Devlet Hakkı Hesabı olarak yıllık toplam 42.910.000 TL/yıl MAPEG'e nakit olarak ödeneceği, proje ömrünün 39 yıl olduğu dikkate alındığında proje boyunca ödenecek devlet hakkı miktarının 2022 fiyatında: 39 yıl x 42.910.000 TL/yıl=1.673.490.000 TL olarak hesaplandığı, madencilik faaliyeti yapılacak 207.441,22 m² alanda kesilecek ağaçların sayısı dikkate alınarak yapılan ağaçlandırma bedelinin 1.017.123,88 TL (2022 yılı fiyatı ile) olduğu, sonuç olarak; dava konusu yerin; tohum meşceresi, gen koruma alanları, muhafaza ormanları, orman içi dinlenme yerleri, endemik ve koruması gereken ekosistem içerisinde kalmadığı, Zonguldak Orman İşletme Müdürlüğü Bartın Orman İşletme Şefliği içerisinde, erozyon önleme fonksiyonunda, KnGncd2, KnKsbc3, KnKscd, 0c meşceresinde verimli orman olmasına rağmen faaliyet sonrasında rehabilitasyon projesine uygun olarak ağaçlandırmaya yapılacağı, üretim sonucu alanda uygulanacak rehabilitasyon takvimine göre; saha sınır kazık noktaları çakılacak, saha üretime açılacak, pasa depolanacak, üretim ve nakliye yapılacak, sahalar duraylı hale getirilecek, pasa sahası duraylı hale getirilecek ve gerekli yerlere teraslar açılacak, tesisler sökülecek ve yerleri temizlenerek ağaçlandırmaya müsait hale getirileceği, bitişiğinde ve yani ruhsat sahası içerisinde daha evvelden maden çalışması için izin verilen alan bulunması, bitki örtüsünün (ağaç ve ağaç altı) önceden verilen izinli alanlar ile aynı karakterde olduğu, arazisinin meyilinin yüksek olmaması ve heyelan bölgesi olmaması nedeniyle bitkisel örtünün kaldırılması yağış ile beraber erozyon ve heyelan riskini artırmayacağı, orman olarak tescilli sahada izin konu edilen kamu yararı ile ormanın muhafazasındaki kamu yararı karşılaştırıldığında izin alanında kalker malzemesinin üretiminin ülke altyapısına ve istihdamın gelişimine önemli oranda katkı sağlayacağı, sahadan çıkartılan kalker taşın hazır beton üretiminde kullanılacağı, hem bölgesel hem de genel olarak ülkeye maddi destek sağlayacağı, dere ve nehirlerin çevreye verdiği zararları azaltacağı, Bartın ili ve Filyos Organize Bölgesinde inşaat/yapı malzemesine duyulan talebi karşılamada çok büyük oranda katkıda bulunacağı, orman olarak kalması durumunda ekonomik değerinin sınırlı olacağı, madencilik faaliyeti ile kamuya ait inşaatlarda (liman, yol dolgusu, denizaltı doğal gaz tesislerinin inşası, asfalt, istinat duvarı, dolgu malzemesi için kırma taş vb.) altyapı/yapı malzemesi üretiminde kullanılmasının daha uygun olacağı, dolayısıyla madencilik faaliyetlerine izin verilmesinin kamu yararı açısından daha uygun olacağı" yönünde görüş ve kanaatlerin bildirildiği görülmüştür.
Anayasa'nın 125. maddesinin 4. fıkrasında, yargı yetkisinin, idarî eylem ve işlemlerin hukuka uygunluğunun denetimi ile sınırlı olduğu, hiçbir surette yerindelik denetimi şeklinde kullanılayacağı, yürütme görevinin kanunlarda gösterilen şekil ve esaslara uygun olarak yerine getirilmesini kısıtlayacak, idari eylem ve işlem niteliğinde veya takdir yetkisini kaldıracak biçimde yargı kararı verilemeyeceği ifade edilmiş; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2. maddesinin 2. fıkrasında da benzer kurala yer verilmiştir.
İdari işlemler üzerindeki yargısal denetim, bu işlemlerin hukuka uygunluğunun saptanmasıyla sınırlıdır. İdarenin takdir yetkisinin denetimine yargı organları yönünden getirilen ve idari işlemlerin yalnızca hukuka uygunluk açısından denetlenebilecekleri biçiminde ifade edilen kural aynı zamanda idarenin takdir yetkisinin kullanılmasında uyması gereken sınırları da koymuş olmaktadır.
Başka bir anlatımla, idarelerin belirli bir kamu hizmetinin etkili ve verimli bir biçimde yürütülmesi, kamu yararının daha somut bir biçimde ortaya konulması için birden çok seçenekten birisini tercihte takdir yetkisiyle donatıldıkları durumda idari yargı organlarının bu yetkisini hukuka uygun olarak kullandığının saptanması koşuluyla idareyi bu seçeneklerden birisini tercihe zorlayacak ya da belli bir yönde işlem veya eylem tesisine zorunlu kılacak biçimde yargı kararı vermeleri Anayasa ve Kanun'un yukarıda belirtilen ilkeleriyle bağdaştırılamaz.
Anayasa'nın 169. maddesinde ise ormanların ülke yönünden taşıdığı büyük önem gözetilerek, korunmaları ve geliştirilmeleri konusunda ayrıntılı düzenlemelere yer verilmiştir. Bu özel ve ayrıntılı düzenlemenin ülkemizde orman örtüsünün sürekli yok edilmesi gerçeğinden kaynaklandığı kuşkusuzdur. Anayasa'nın 169. maddesinin gerekçesinde de belirtildiği gibi maddenin birinci fıkrası doğal kaynaklarımızın en önemlilerinden birisi olan ormanların korunması ve sahaların genişletilmesi için Devlete gereken tedbirleri alıp kanun koymayı ve bütün ormanların gözetimi ödevini getirmektedir. (AYM., 13/09/2000 tarih ve E:2000/14, K:2000/21 sayılı kararı)
Ormanlık alanda verilen izne konu edilen kamu yararı ile ormanın muhafazasındaki kamu yararının karşılaştırılmasının yapılması zorunluluğu Anayasa'nın 169. maddesinin 3. fıkrasında yer alan "Ormanlara zarar verebilecek hiçbir faaliyet ve eyleme müsaade edilemez." hükmünden kaynaklanmaktadır.
Anayasa Mahkemesinin 22/11/2007 tarih ve E:2004/67, K:2007/83 sayılı kararında; zaruret halinin, talep edilen faaliyetin orman ekosistemi dışında gerçekleştirilmesi imkanı bulunmaması durumu olarak anlaşılması gerektiği vurgulanmaktadır.
Yine Anayasanın 170. maddesinde, ormanlar içinde veya bitişiğinde yaşayan köylülerin korunması, işletme araç ve gereçleriyle diğer girdilerinin sağlanmasını kolaylaştırıcı tedbirleri alacağı hükmüne yer verilmiştir.
Yukarıda aktarılan mevzuatın incelenmesinden, işlem tarihinde henüz temditler dahil ruhsat süresince müktesep haklar korunmak kaydı ile Devlet ormanları sınırları içindeki verimli orman alanlarının bulunduğu alanlarda maden aranması ve işletilmesi, Tarım ve Orman Bakanlığının muvafakatine bağlı olacağı yönünde doğrudan kanuni düzenleme bulunmamışsa da gerek Anayasanın yukarıda zikredilen hükümleri gerekse diğer mevzuatın amaçsal yorumunda ülkenin orman varlığının ve orman köylülerinin korunması konusunda idarenin görev ve sorumluluğunda olduğu, verimli ormanlar içerisinde yapılacak faaliyetler hakkında idareye takdir hakkı verildiği anlaşılmaktadır.
Ayrıca dava konusu uyuşmazlığın çözümü için, kamu yararı sağlayan iki durumdan hangisinde “kamu yararının” daha çok olduğunun, hukuksal anlamda “üstün kamu yararının” hangisinde olduğunun belirlenmesi ve madencilik faaliyetinin ormanlık alanda gerçekleştirilmesinde zaruret hali bulunduğunun tespit edilmesi gerekmektedir.
Dava dosyasında bulunan ve temyize konu karara esas alınan 21/07/2023 tarihli bilirkişi raporunda; izin talep edilen alanın Bartın ili, Merkez ilçesi, ... Köyü 12.388.232,63 m² yüzölçümlü ... ada ... nolu orman parseli içerisinde kaldığı, Kuzey-Doğu bakıda ve deniz seviyesinden 120 mt - 270 mt yüksekliğe sahip olduğu, keşif günü yapılan gözlemde arazinin %70-100 eğimli olduğu, orman haritası ve mevcut durum gözetilerek 6831 sayılı Kanun'un 1. maddesi kapsamında 2 ve 3 kapalılıkta ve verimli devlet ormanı sayılan yerlerden olduğu, meşcere tipinin KnGncd2, KnKsbc3, KnKscd3, Oc olup sahada kayın, kestane, gürgen cinsi ağaçlar yanında orman gülü, böğürtlen, defne, diken, karayemiş vb. orman altı flora bulunduğu, sahadan tahminen 11.677 adet ağaç kesileceğinin tahmin edildiği, ayrıca talep edilen alanın 5 km yarıçapındaki alanlarda 9 köy, 2 mesire yeri, 1 tabiat ve milli park ve bir çevre koruma alanı olduğu görülmektedir.
Bu kapsamda, bahsi geçen alanın kullanımında üstün kamu yararının orman olarak kalması halinde olacağı açıkça görülmekteyken Mahkemece aksi yönde verilen kararda hukuka uygunluk bulunmamaktadır.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1\. 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesine uygun bulunan temyiz isteminin kabulüne,
2\. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... gün ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA,
3\. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın yukarıda belirtilen Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesine,
4\. Kesin olarak 20/10/2025 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi.


KARŞI OY :
(X)- Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden anılan kararın onanması gerektiği görüşüyle çoğunluk kararına katılmıyoruz.





10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim