Danıştay danistay 2024/5091 E. 2024/4862 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Danıştay Kararı
2024/5091
2024/4862
26 Eylül 2024
"İçtihat Metni"
T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2024/5091
Karar No : 2024/4862
TEMYİZ EDEN (DAVALILAR) : 1- ... Bakanlığı
VEKİLİ : Av. ...
2- ... Birliği
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : ...
İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesinin ... gün ve E:..., K:...sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Dava, İstanbul Barosu'na bağlı olarak avukatlık stajı yapan davacı tarafından, Avukatlık Kanunu'nun 11. maddesine aykırı olarak avukatlıkla birleşmeyen görev ifa ettiğinden bahisle baro levhasına kaydının yapılmamasına ilişkin Türkiye Barolar Birliği Yönetim Kurulu'nun ... tarih ve ... sayılı Kararı'nın iptali istemiyle açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti:...İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K...... sayılı kararda; Devlet memuru olan davacının aylıklı bir işle uğraştığı, bu görevinin avukatlıkla birleşmesinin olanaksız olduğu, ancak aylıksız izinli olduğu dönemde özlük haklarının iznin bitimine kadar ödenmemesi gerçeğininde var olduğu, dolayısıyla aylıksız izinli bulunduğu dönemde yapılan staj, Avukatlık Kanunu'nun 11. maddesine aykırılık teşkil etmeyip geçerli olsa da, stajın kesintisiz yapılması gerektiğinin de mevzuatta açıkça düzenlenmiş olması karşısında; davacının stajını tamamladığı 07.03.2013 tarihinden önce aylıksız izin süresinin sona ermesi üzerine 15.02.2013 tarihinde Sosyal Güvenlik Kurumundaki uzmanlık görevine başladığı, bu hususun hizmet belgesinde de yer aldığı ve davacı tarafından da aksinin iddia edilmediği dikkate alındığında, yapılan stajın, aylık, ücret, gündelik veya kesenek gibi ödemeler karşılığında görülen hiçbir hizmet ve görevin avukatlıkla birleşemeyeceğini öngören Avukatlık Kanunu'nun 11. maddesine aykırılık teşkil ettiği sonucuna varılmakla, dava konusu işlemde hukuka aykırılık görülmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: 1136 sayılı Yasa'nın 16. maddesine eklenen 2. fıkra sonrasında oluşan hukuki duruma göre avukatlık stajına fiilen engel olmamak şartıyla herhangi bir işte sigortalı olarak çalışılmasının avukatlık stajının yapılmasına engel teşkil etmeyeceği, yine kamu kurum ve kuruluşlarının kadro veya pozisyonlarında görev yapanların görevleri sırasında avukatlık stajını yapabileceklerinin açık olduğu, dolayısıyla, herhangi bir işte sigortalı olarak çalışmakta olan kişiler ile kamu kurum ve kuruluşlarının kadro veya pozisyonlarında görev yapanların 7409 sayılı Kanun'un 1. maddesi ile 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 16. maddesine eklenen 2. fıkra hükmünün tanıdığı hak kapsamında avukatlık stajı yapabilecekleri, çalıştıkları kamu kurum ve kuruluşlarının, gün olarak avukatlık stajına ara verilmesine mahal vermeden, staj eğitim programını aksatmadan, stajyerin duruşmalarda, keşiflerde, soruşturmalarda, kararın görüşülmesinde ve yazılmasında hazır bulunmasını, stajyere verilecek dosya ve kararları incelemesini ve rapor hazırlamasını, baroca düzenlenen konferans, panel, sempozyum gibi etkinliklere katılmasını engellemeyecek şekilde, stajyerlerin yarı zamanlı, dönüşümlü, vardiyalı, nöbet usulü, uzaktan veya esnek çalışma gibi sınırlı sayıda olmayan ve stajyerin yukarıda sayılan yükümlülüklerini yerine getirmesini engellemeyecek biçimde çalışma saatlerini düzenlemeleri gerektiği ve bu konuda gereken kolaylığı sağlamakla yükümlü bulundukları, diğer taraftan, baronun, Cumhuriyet Savcısının ve Hakimin denetiminde staj yapan stajyer hakkında, mahkeme ve adalet dairelerinde stajyerlere ayrılmış bir staj defteri ile devam çizelgesi bulunacağı, staj devam çizelgesinin stajyer tarafından her gün imzalanacağı, staj sonunda devam çizelgesinin Cumhuriyet savcısı veya hakim tarafından devam yönünden onaylanacağı açık olup, stajyerin devamsızlığının ya da yasa ve yönetmelikler ile kendisine yüklenen sorumlulukları yerine getirmediğinin tespiti halinde stajyerler hakkında yasal mevzuatlar ile öngörülen yaptırımların uygulanacağı, yine stajın kesintisiz yapılacağı ilkesinin uygulanıp uygulanmadığının ise ancak devam eden bir staj sırasında denetlenebileceği dikkate alındığında, 7409 sayılı Kanun'un 1. maddesi ile 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 16. maddesine eklenen 2. fıkra hükmünün tanıdığı hakkın kullanılmasını engelleyecek şekilde staj listelerine yazılma taleplerinin reddine yönelik tesis edilecek bir işlemin yasa koyucunun amacına aykırılık taşıyacağı, buna göre; davacının, Sosyal Güvenlik Kurumu Ankara Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğünde uzman olarak görev yaparken, 15/02/2012 tarihinde ücretsiz izne ayrılarak, 15/02/2012-07/03/2013 tarihleri arasında stajını tamamladığı, bu arada 15/02/2013 tarihinde ücretsiz izninin bitmesi üzerine göreve başlayarak, bu tarihten stajını tamamladığı, 07/03/2013 tarihine kadar stajın kalan kısmını çalışarak, tamamladığı görülmekte ise de; ücretsiz izin süresi içinde Avukatlık Kanunu'nun 11. maddesine uygun olarak ve kesintisiz avukatlık stajını yapan davacının, ücretsiz izninin bitmesinden sonra stajının geri kalan kısmını da tamamladığı dikkate alındığında, davacının baro levhasına kaydının yapılmaması hukuka ve hakkaniyete aykırı olup, 7409 sayılı Kanun'un 1. maddesi ile 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 16. maddesine eklenen 2. fıkra hükmünün tanıdığı hakkın kullanılmasını engelleyecek yönde tesis edilen Türkiye Barolar Birliği Yönetim Kurulu'nun ... tarih ... sayılı kararında hukuka uyarlık görülmediği gerekçesiyle istinaf isteminin kabulü ile idare mahkemesi kararının kaldırılmasına, dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Hukuka aykırı olan temyiz istemine konu Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesi gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin incelenmeksizin reddine karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:
İLGİLİ MEVZUAT :
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun "İstinaf" başlıklı 45. maddesinde, "1) İdare ve vergi mahkemelerinin kararlarına karşı, başka kanunlarda aksine hüküm bulunsa dahi, mahkemenin bulunduğu yargı çevresindeki bölge idare mahkemesine, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde istinaf yoluna başvurulabilir.
3) Bölge idare mahkemesi, yaptığı inceleme sonunda ilk derece mahkemesi kararını hukuka uygun bulursa istinaf başvurusunun reddine karar verir. Karardaki maddi yanlışlıkların düzeltilmesi mümkün ise gerekli düzeltmeyi yaparak aynı kararı verir.
6) Bölge idare mahkemelerinin 46 ncı maddeye göre temyize açık olmayan kararları kesindir." hükmüne yer verilmiştir.
Aynı Kanun'un "Temyiz" başlıklı 46. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde; Belli bir meslekten, kamu görevinden veya öğrencilik statüsünden çıkarılma sonucunu doğuran işlemlere karşı açılan iptal davaları hakkında verilen kararların Danıştay'da, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde temyiz edilebileceği kurala bağlanmıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Uyuşmazlık; İstanbul Barosu'na bağlı olarak avukatlık stajı yapan davacının Avukatlık Kanunu'nun 11. maddesine aykırı olarak avukatlıkla birleşmeyen görev ifa ettiğinden bahisle baro levhasına kaydının yapılmamasına ilişkin TBB Yönetim Kurulu kararı kararından kaynaklanmış olup, bu haliyle dava konusu işlemin tesisi ile ilgilinin baro levhasına yazılarak herhangi bir statü elde etmediği, dolayısıyla davaya konu işlem ile bu statünün sonlandırılması sonucunu doğuracak herhangi bir durumun da mevzu bahis olmadığı, aksine dava konusu kararın ilgilinin levhaya yazılmamasına yönelik olduğu dikkate alındığında uyuşmazlığın 2577 sayılı Kanun'un 46. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamına girmediği sonucuna ulaşılmaktadır.
Bu durumda, temyiz istemine esas teşkil eden kararın, Bölge İdare Mahkemesinin 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 46. maddesine göre temyiz yolu açık olmayan "kesin" kararlarından olduğu anlaşıldığından, temyiz isteminin incelenmesine yasal olanak bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1- TEMYİZ İSTEMİNİN İNCELENMEKSİZİN REDDİNE,
2- Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, kesin olarak, 26/09/2024 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi.
KARŞI OY :
(X)- 2577 sayılı Kanun'un "Temyiz" başlıklı 46'ncı maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde; belli bir meslekten, kamu görevinden veya öğrencilik statüsünden çıkarılma sonucunu doğuran işlemlere karşı açılan iptal davaları hakkında bölge idare mahkemelerince verilen kararların Danıştay'da, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde temyiz edilebileceği kurala bağlanmıştır.
Uyuşmazlık, baro levhasına kaydının yapılmamasına ilişkin TBB Yönetim Kurulu kararından kaynaklanmakta olup, ilgilinin meslek icra edebilmesi mevzuat gereği baro levhasına kayıtlı olmasını zorunlu kıldığından, dava konusu işlemin mahiyeti nedeniyle belli bir meslekten çıkarılma sonucunu doğuran işlemlerden olduğunun kabulü ile dava konusu işleme karşı açılan dava hakkında bölge idare mahkemelerince verilen kararın Danıştay'da, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde temyiz edilebileceği sonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle, işin esası incelenerek bir karar verilmesi gerekirken Bölge İdare Mahkemesi kararının kesin olduğu gerekçesiyle temyiz isteminin incelenmeksizin reddi yönünde oluşan çoğunluk kararına katılmıyoruz.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.