SoorglaÜcretsiz Dene

Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Danıştay Kararı

Esas No

2024/4856

Karar No

2025/6009

Karar Tarihi

23 Haziran 2025

Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2024/4856 E. , 2025/6009 K.
"İçtihat Metni"

T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2024/4856
Karar No : 2025/6009

TEMYİZ İSTEMİNDE BULUNAN (DAVALI): ... Müdürlüğü
VEKİLİ : Av. ...

KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Mermer San. ve Tic. A.Ş.
VEKİLİ : Av. ...

İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... gün ve E:..., K:...sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Muğla ili, Yatağan ilçesi sınırları içerisinde kalan, davacı şirket uhdesinde bulunan, ... ruhsat numaralı maden sahasına ilişkin olarak 82.951,61 m2’lik alana ilişkin maden işletme ve altyapı tesisi için izin verilmesine dair başvurunun reddine dair Orman Genel Müdürlüğü Muğla Orman Bölge Müdürlüğünün... tarih ve ... sayılı işleminin iptali istenilmektedir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; uyuşmazlık konusu alan dışında yer alan sahalarda açık ocak mermer madenciliğinin devam ettiği, sürdürülen madencilik faaliyetleri nedeniyle halihazırda yakındaki tarım alanları ve güneş panelleri üzerindeki toz baskısının devam ettiği, açık ocak mermer madenciliği yapılan ormansızlaştırılmış alanların bitişiğinde yer alan sahanın madencilik faaliyetinin sürdürülebilmesi amaçlı kullanılabileceği, alanda mermer rezervi bulunduğu, izin talep edilen sahaların olması ve işletme alanının devamı niteliğinde bulunduğu, talep konusu alanlara faaliyetin sürdürülebilmesi bakımından ihtiyaç duyulduğu, talep konusu alanların görüntü kirliliği yaratmadığı, orman bütünlüğünü bozmadığı, herhangi bir sosyal problem yaratmayacağı, toprak muhafaza karakteri taşımadığı, kamu yararındaki üstünlüğün madenin işletilmesi yönünde bulunduğu, davalı idarece uyuşmazlık konusu işlemde ileri sürülen ret gerekçelerinin teknik bakımdan yerinde olmadığı anlaşıldığından; Muğla ili, Yatağan ilçesi sınırları içerisinde kalan, davacı şirket uhdesinde bulunan, ... ruhsat numaralı maden sahasına ilişkin olarak 82.951,61 m2’lik alana ilişkin maden işletme ve altyapı tesisi için izin verilmesine dair başvurunun, rehabilite çalışmasına uygun hale getirilmeyen alanlara ait talepler ile talep alanında kalan amenjman planında 3 kapalı verimli Devlet ormanı olarak görünen meşçere tiplerini içeren alanların talepten çıkarılması, mevcut izinli alanlara mevzuata uygun birleşik oluşturulmasına yönelik revize edilerek başvurulması halinde değerlendirmeye alınacağına dair dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI :Davacı tarafından istemin reddi gerektiği savunulmuştur.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NUN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.


TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Muğla ili, Yatağan ilçesi sınırları içerisinde kalan, davacı şirket uhdesinde bulunan, ... ruhsat numaralı maden sahasına ilişkin olarak 82.951,61 m2’lik alana ilişkin maden işletme ve altyapı tesisi için izin verilmesi hususunda başvuruda bulunulduğu, söz konusu başvurunun Orman Genel Müdürlüğünün ... tarih ve ... sayılı işlemiyle ret edildiği, söz konusu işlemin iptali istemiyle açılan davanın Mahkemenin ... tarih ve E:..., K:... sayılı iptal kararı ile neticelendiği, sonrasında davacı tarafından söz konusu alana ilişkin olarak yeniden başvuruda bulunulması üzerine Orman Genel Müdürlüğü Muğla Orman Bölge Müdürlüğünün... tarih ve ...-... sayılı işlemiyle başvurunun, rehabilite çalışmasına uygun hale getirilmeyen alanlara ait talepler ile talep alanında kalan amenjman planında 3 kapalı verimli Devlet ormanı olarak görünen meşçere tiplerini içeren alanların talepten çıkarılması, mevcut izinli alanlara mevzuata uygun birleşik oluşturulmasına yönelik revize edilerek başvurulması halinde değerlendirmeye alınacağının bildirilmesi üzerine bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.

İLGİLİ MEVZUAT:
3213 sayılı Maden Kanunu'nun, "Madencilik faaliyetlerinde izinler" başlıklı 7. maddesinde; "(...) Devlet ormanları içinde yapılacak maden arama ve işletme faaliyetleri ile bu faaliyetler için zorunlu ve ruhsat süresine bağlı olarak yapılan geçici tesislere 31/8/1956 tarihli ve 6831 sayılı Orman Kanunu hükümlerine göre izin verilir. (...)" düzenlemesine yer verilmiştir.
6831 sayılı Orman Kanunu'nun 16. maddesinde; "Devlet ormanları içinde maden aranması ve işletilmesi ile madencilik faaliyeti için zorunlu; tesis, yol, enerji, su, haberleşme ve altyapı tesislerine, fon bedelleri hariç, bedeli alınarak Çevre ve Orman Bakanlığınca izin verilir. Ancak, temditler dahil ruhsat süresince müktesep haklar korunmak kaydı ile Devlet ormanları sınırları içindeki tohum meşcereleri, gen koruma alanları, muhafaza ormanları, orman içi dinlenme yerleri, endemik ve korunması gereken nadir ekosistemlerin bulunduğu alanlarda maden aranması ve işletilmesi, Çevre ve Orman Bakanlığının muvafakatine bağlıdır. Genel bütçe kapsamındaki kamu idarelerinin; baraj, gölet, liman ve yol gibi yapılarda dolgu amaçlı kullanacağı her türlü yapı hammaddesi üretimi için yapacağı madencilik faaliyetleri ile zorunlu tesislerinden bedel alınmaz. Ruhsatname veya imtiyaz almış olanlarla, ruhsatname veya imtiyaz alacaklar, işe başlamadan evvel çalışma sahalarını orman idaresine haber vermeye ve ormana zarar gelebilecek hallerde, orman idaresinin göstereceği tedbirleri almaya ve yapmaya mecburdurlar. Madencilik faaliyetlerinin ve faaliyetlerle ilgili her türlü yer, yol, bina ile tesislerin hükmi şahsiyeti haiz amme müesseselerine ait ormanlarda veya özel ormanlarda yapılmak istenmesi halinde Çevre ve Orman Bakanlığınca izin verilebilir. Bu takdirde kullanım bedeli, kullanım süresi, yapılan bina ve tesislerin devri gibi hususlar genel hükümlere uygun olarak taraflarca tespit edilir. Madencilik faaliyetlerinin sona ermesi neticesinde idareye teslim edilen veya terk edilen doğal yapısı bozulmuş orman alanları rehabilite edilir. Rehabilite maksadı ile bu alanların orman yetiştirilmek üzere inşaat, yıkıntı ve hafriyat atıkları ile doldurularak ağaçlandırmaya hazır hale getirilmesi için büyükşehir mücavir alanlarında büyükşehir belediyelerine, diğer yerlerde ise il ve ilçe belediyelerine bedeli karşılığında izin verilebilir. Maddenin uygulanması ile ilgili tanım, şekil, şart ve esaslar yönetmelikle düzenlenir." düzenlemeleri yer almıştır.
18/04/2014 tarih ve 28976 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Orman Kanunu'nun 16'ncı Maddesinin Uygulama Yönetmeliği'nin 5. maddesinin 1. fıkrasında, bölge müdürlüğünün kesin izin için yapılan müracaatı öncelikle evrak üzerinde inceleceği, eksiklikler varsa, on işgünü içinde müracaat sahibine bildireceği, eksiklikler tamamlanıncaya kadar talebin değerlendirmeye alınmayacağı, evrakın tam olması halinde heyet tarafından arazi üzerinde gerekli incelemeler yapılarak, talebin Devlet ormanlarına isabet eden kısımları için ön izin veya kesin izin raporu düzenleneceği belirtilmiş; 7. maddesinin 1. fıkrasında, Bakanlıkça uygun görülenlere ruhsat/rödövans süresi dikkate alınarak izin verileceği kurala bağlanmıştır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Uyuşmazlıkta, Dairemizin E:2024/298 ve E:2024/4856 sayılı dosyalarının birlikte incelenmesinden, davacı tarafından ilk olarak dava konusu maden sahasına ilişkin olarak 82.951,61 m2’lik alana dair maden işletme ve altyapı tesisi için izin verilmesi hususunda başvuruda bulunulduğu, söz konusu başvurunun Orman Genel Müdürlüğünün ... tarih ve ... sayılı işlemiyle reddedildiği, bu işleme karşı açılan davada keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırıldığı ve dosyaya sunulan bilirkişi raporu hükme esas alınmak suretiyle ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla (Dairemizin E:2024/298 esas sayılı dosyasında) işlemin iptaline karar verildiği, söz konusu iptal kararı üzerine davacı tarafından aynı alana ilişkin olarak ikinci kez orman izni isteminde bulunulduğu, bu istemin Orman Genel Müdürlüğü Muğla Orman Bölge Müdürlüğünün ... tarih ve ... sayılı işlemiyle reddedildiği, bu işleme karşı açılan davada, aynı dava konusu yer için ikinci kez keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırıldığı ve dosyaya sunulan bilirkişi raporu hükme esas alınmak suretiyle ...İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla (Dairemizin E:2024/4856 sayılı dosyasında) işlemin iptaline karar verildiği görülmektedir.
Dairemizin E:2024/298 ve E:2024/4856 sayılı dosyalarına sunulan bilirkişi raporlarının incelemesi neticesinde, E:2024/298 sayılı dosyaya sunulan raporda özetle "Çevre mühendisi tarafından; işletme izni talep edilen alanların halihazırda ormansızlaştırılmış olması nedeniyle bitki varlığı bulunmadığı, orman olarak muhafazasının söz konusu olamayacağı, orman mühendisi tarafından; sahanın fiili durum bakımından kızılçam, karaçam ve maki alanlardan oluşmakla birlikte yüzeysel taşlılığın varlığından da söz edilebileceği, bu bağlamda alan “bozuk ve 1” kapalı yani 20-50 arasında kapalılık dercesine sahip olması nedeniyle potansiyel kapalılığın tam manasıyla oluşmadığı, 1 kapalı orman ve bozuk vasıfta ormandan oluşması ile maki florası unsurlarınında olduğu tasvir edilebileceği, alanın, orman yapısı bakımından bozuk ve 1 kapalı alanların ağırlıkta olduğu nadiren eski izin sahalarının arasına sıkışmış vaziyette 2 kapalı orman bulunduğu ve bu ormanlık alanların verimli Devlet ormanı statüsünde yer almadığı alanlardan ibaret olduğu, orman ekosistemi evvelce tahrip olduğundan ekosistem bütünlüğünden bahsetmenin mümkün olmadığı, bu kapsamda orman bütünlüğü söz konusu olmadığından orman olarak muhafazasının, çevredeki eski izin alanlarının varlığı da göz önüne alındığında mümkün görünmediği, ayrıca sınırlı sayıda kesilecek ağaçların bozuk ve 1 kapalı alanlarda yer almasının, alanda mevcut olmayan doğal süksesyon üzerinde yaratacağı tahribatı sınırlı tutacağı, alanda yüzey örtü tabakasının ve bitkisel toprağın yok denecek kadar az olmasının, bitkisel toprağın yağmur ve rüzgar erozyonuna maruz kalmasını sınırlı tutacağı" değerlendirmelerine yer verilmiştir.
Davacı tarafından, işletme sahası, pasa döküm sahası ve ulaşım yolu olmak üzere 3 farklı izin talep edilmiş olup, yukarıda ayrıntısı yer alan bilirkişi raporunda talep edilen hangi alanın 1 veya 2 kapalılık içerdiği, hangi alanın bozuk orman alanı olduğuna ilişkin ayrıntılı bir açıklamaya yer verilmediği gibi, çevre mühendisi ve orman mühendisi tarafından yapılan değerlendirmelerin dolayısıyla raporun, sahanın kapalılık oranına, bozuk orman olup olmadığına veya orman varlığı içerip içermediğine ilişkin kendi içerisinde çelişkiler barındırdığı görülmektedir.
Nitekim,... İdare Mahkemesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla (Dairemizin E:2024/298 esas sayılı dosyasında) işlemin iptaline karar verilmesi sonrasında, davalı idare tarafından yeniden yapılan değerlendirmede talep yine uygun görülmemiş, ancak bu kez sahanın 3 kapalı, verimli Devlet ormanı olarak gözüken Çzc3, Çzcd3 meşcere tiplerini içeren alanlarının talepten çıkarılması gerektiği belirtilmiştir. Davalı idarenin 25/08/2023 tarih ve E-9117138 sayılı işleminde, davacı tarafından talep edilen maden işletme sahasının 17,33 m2'sinin; pasa döküm sahasının toplamda 35.091,56 m2'sinin Çzc3, Çzcd3 meşcere tiplerini içerdiği ifade edilmiştir.
Dairemizin E:2024/4856 sayılı dosyasına sunulan raporda özetle "Çevre mühendisi tarafından; sonuç olarak; “İşletme izini talep edilen” alanların halihazırda açık ocak mermer madenciliği yapılan ormansızlaştırılmış alanların bitişiğinde olduğu, madencilik faaliyetinin sürdürülebilmesi amaçlı kullanılabileceği; orman mühendisi tarafından; pasa döküm sahası için, amenajman planı haritasında Çzc2 ve Çzcd1 rumuzu ile gösterilen orta çap kalınlığında, orta kapalılıkta yer yer kalın çaplı daha az kapalılıkta kızılçam ormanı olarak gösterildiği, keşif sırasında bizzat yapılan gözlemde bu bilginin doğru olduğu, alanın orta ve tam kapalılıkta kızılçam ormanı olduğu, üzerinde bulunduğu yerin; küçük ve taşlı, ancak sığ ve orta profilli toprak yapısına sahip olduğu, toprak muhafaza karakteri taşıdığı, ancak mevcut izinli pasa alanına sınır komşusu olduğu, işletme sahası için, amenajman planı haritasında Çzbc2 rumuzu ile gösterilen ince ve orta çap kalınlığında, orta kapalılıkta kızılçam ormanı olarak gösterildiği, keşif sırasında bizzat yapılan gözlemde bu bilginin doğru olduğu, alanın tamamının orta ve tam kapalılıkta kızılçam ormanı olduğu, üzerinde bulunduğu yerin; küçük ve taşlı, ancak sığ ve orta profilli toprak yapısına sahip olduğu, orman bütünlüğünü bozmadığı, mevcut işletmenin çalışma alanının devamı niteliğinde olduğu, toprak muhafaza karakteri taşımadığı, yol için, amenajman planı haritasında Çzbc1-2 rumuzu ile gösterilen ince ve orta çap kalınlığında, orta kapalılıkta kızılçam ormanı olarak gösterildiği, keşif sırasında bizzat yapılan gözlemde bu bilginin doğru olduğu, izin istenen alanın tamamının orta ve gevşek kapalılıkta kızılçam ormanı olduğu, üzerinde bulunduğu yerin; küçük ve taşlı, ancak sığ ve orta profilli toprak yapısına sahip olduğu, orman bütünlüğünü bozmadığı, toprak muhafaza karakteri taşımadığı" değerlendirmelerine yer verilmiştir.
Anayasa'nın 169. maddesinde ormanların ülke yönünden taşıdığı büyük önem gözetilerek, korunmaları ve geliştirilmeleri konusunda ayrıntılı düzenlemelere yer verilmiştir. Bu özel ve ayrıntılı düzenlemenin ülkemizde orman örtüsünün sürekli yok edilmesi gerçeğinden kaynaklandığı kuşkusuzdur. Anayasa'nın 169. maddesi gerekçesinde de belirtildiği gibi maddenin birinci fıkrası doğal kaynaklarımızın en önemlilerinden biri olan ormanların korunması ve sahaların genişletilmesi için Devlete gereken tedbirleri alıp kanun koymayı ve bütün ormanların gözetimi ödevini getirmektedir. (AYM., 13/09/2000 tarih ve E:2000/21, K:2000/16 sayılı kararı)
Ormanlık alanda verilen izne konu edilen kamu yararı ile ormanın muhafazasındaki kamu yararının karşılaştırılmasının yapılması zorunluluğu Anayasa'nın 169. maddesinin 3. fıkrasında yer alan "Ormanlara zarar verebilecek hiçbir faaliyet ve eyleme müsaade edilemez." hükmünden kaynaklanmaktadır.
Anayasa Mahkemesinin 22/11/2007 tarih ve E:2004/67, K:2007/83 sayılı kararında; zaruret halinin, talep edilen faaliyetin orman ekosistemi dışında gerçekleştirilmesi imkanı bulunmaması durumu olarak anlaşılması gerektiği vurgulanmaktadır.
Dava konusu uyuşmazlığın çözümü için, kamu yararı sağlayan iki durumdan hangisinde “kamu yararının” daha çok olduğunun, hukuksal anlamda “üstün kamu yararının” hangisinde olduğunun belirlenmesi ve madencilik faaliyetinin ormanlık alanda gerçekleştirilmesinde zaruret hali bulunduğunun tespit edilmesi gerekmektedir.
Yukarıda ayrıntısı yer alan her iki raporun birlikte değerlendirilmesi neticesinde, her iki dosya ve bilirkişi raporunun orman izni talep edilen aynı yere ilişkin olduğu, bununla birlikte, raporlarda yer alan tespitlerin birbiri ile örtüşmediği gibi, gerek iki rapor arasındaki çelişkiler gerek ilk raporun kendi içerisinde barındırdığı farklı değerlendirmeler nedeniyle hükme esas alınabilecek nitelikte olmadığı sonucuna varılmıştır.
Bu itibarla, izin işleminde ormanların devamlılığının sağlanması yönündeki kamu yararı ile madencilik iznine ait kamu yararı kıyaslamasında "üstün kamu yararı" kavramının değerlendirilmesi ve çıkartılmak istenilen madenin türü de dikkate alındığında faaliyetin ormanlık alanda yapılmasında zaruret bulunup bulunmadığı, zaruret halinin tespiti halinde ormanlık sahada izne konu edilen maden sahasının sağlayacağı kamu yararı ile ormanın muhafazasındaki üstün kamu yararı karşılaştırmasının yapılması, bu kapsamda; ormanın sadece üzerindeki ağaçların çapı ve kullanım amacı ile ölçülebilen ve değer takdir edilen bir varlık olmadığı, insan ve diğer canlıların temel yaşam kaynakları olan başta oksijen ve temiz su kaynağı olması, erozyonu önleme, karbon yutak alanı olması, ılıman bir iklim sağlayarak tarımsal faaliyetlere destek olması, bölgedeki hayvancılığa katkı sağlaması, birçok canlıya yaşam alanı oluşturması ve rekreasyonel fonksiyonları göz önüne alınarak, madencilik yapılması halinde yaşanacak orman kaybının, orman varlığının azalmasının, kesilecek ağaç sayısının, orman bütünlüğünün ve yanan orman alanının kullanım şeklinin de gözetilerek, orman kaybı ile madencilik faaliyeti nedeniyle elde edilecek ekonomik ve diğer faydalar arasında kıyaslama yapılması gerektiği sonucuna varılmıştır.
Diğer taraftan, işletme sahası için talep edilen orman alanları ile yol ve pasa döküm sahası için talep edilen orman alanlarına ilişkin değerlendirmelerin farklı şekilde yapılması gerekmektedir. Bu bakımdan işletme sahalarının maden varlığının bulunduğu alan olması nedeniyle, madenin bulunduğu yerde çıkartılmasının gerekliliği gözetilerek faaliyetin devamı için zorunluluktan bahsedilebilir ise de, pasa döküm sahası ve yol için orman alanlarının bulunmadığı alternatif yerlerin tespit edilip değerlendirilmesi gerektiği, söz konusu alternatif alanların bulunamaması halinde, öncelikle kapalılığı düşük (1 kapalı gibi) ve bozuk orman alanlarının, aksi halde sırasıyla kapalılığı daha yüksek alanların ve son olarak 3 kapalı, verimli ormanların değerlendirmeye alınması gerektiği, pasa döküm alanları ve yol için yukarıda yer verilen bilirkişi raporlarında yer aldığı şekilde, söz konusu yerlerin daha önce izin verilen pasa döküm alanı ve yol alanının devamı niteliğinde veya yakınında olmasının tek başına kapalılığı yüksek orman alanlarında izin verilmesinin gerekliliği şeklinde değerlendirmeye tabi tutulamayacağı gözetilmelidir.
Bu durumda, uyuşmazlığın çözümü, yukarıda ayrıntısı yer alan hususların tespit edilebilmesi ve raporlar arasındaki çelişkilerin giderilmesi için yeni bir bilirkişi heyetiyle mahallinde yeniden keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılarak bir karar verilmesi gerektiğinden, eksik inceleme ve araştırmaya dayalı temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuka uyarlık görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1\. 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesine uygun bulunan temyiz isteminin kabulüne,
2\. ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesinin ... gün ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA,
3\. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın yukarıda belirtilen Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesine,
4\. Kesin olarak 23/06/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim